İşleyen Demir Işıldar

  1. İşleyen Demir Işıldar Hikayesi - Handan Akbaş Yazıları - Handan Akbaş - Hikayeler



    Çalışmak, çabalamak! İnsanoğlu dünyaya geldiği andan itibaren bir uğraş içine girmiş demektir. Minik bebek dünyaya gelir, Mevla’mın ona verdiği karnını doyurma içgüdüsüyle, annesini emmeye uğraşır. Biraz büyür, dişleri çıkmaya başlar, katı gıdaları çiğnemeye uğraşır.
    Yaşını biraz geçince, tay tay durmayı öğrenir, yürümeye uğraşır. Üç yaş civarında renkleri ayırmayı öğrenir, anaokulu çağında arkadaşlarıyla, varsa diğer kardeşleriyle, eşyalarını ve oyuncaklarını paylaşmayı öğrenir. Okul çağı başladığında uzun soluklu bir maratona girer, öğrenimini devam ettirirse, üniversite master derken, mesleğini kazanana kadar, hep uzun çalışmalarla geçer yıllar. İnsan ne kadar aktif, çalışıp çabalama içindeyse, kendini o kadar verimli, üretken ve mutlu hisseder.
    Erkeklerin askerlik dönemleri, vücutlarının düzenli eğitimlerle formda olmasını, düzenli saatlerde uyuyup uyanmaları ile, sağlık problemlerinin en az olduğu yıllardır. Rutin çalışma hayatı başladığında, herkesin bir koşuşturma ve çabalama içinde olduğunu görüyoruz.
    Evlenince çalışma hayatı olmayıp, yalnızca ev hanımı olanların da ev işleri, temizlik çocuk bakımı gibi, emek gerektiren işlerinin olduğunu, kendi deneyimlerimizden biliyoruz.
    İnsan, çalıştıkça kendini tazeleyen, bir şeylerle uğraştığı zaman, yorgun ama mutlu olan bir canlıdır. Bir işe yarama duygusu, bazı şeyleri becerebilme yetisi, insanı olumlu yönde güçlendirir.
    Bütün bunlardan sonra bir de bakıyoruz ki, kırkbeş ya da ellili yaşlarda emekli olup, her şeyden elini eteğini çekip köşesine çekilenler. Ben artık yaşlandım psikolojisiyle, kendini kahvehane köşelerine atan erkekler, çalışma hayatı olmayıp, kızını oğlunu evlendirip, kızdan ve gelinden medet uman anneler. Sağlık sorunları hastalıklar gibi istisnai durumlar haricinde, her kadın evinin normal işlerini, eli ayağı tuttuğu sürece zevkle yapmalıdır.Bunu kendine borçludur.Normal çalışmaya alışmış bir beden, birden boş ve atıl kaldığı zaman, hareket ve koşturmanın verdiği huzur ve mutluluğu yakalayamaz. Sevdiklerine güzel yiyecekler hazırlayıp, hayati gereksinimlerimizin yerine getirilmesinin verdiği rahatlamayı bulamaz.
    Evinin ihtiyaçları için, pazardan marketten yapılan bir alış veriş bile, insana mutluluk verebilir.
    Köy ve kasabalarımızda sürekli toprakla iç içe çalışarak yaşayan insanlarımız, daha sağlıklı ve mutlular. Çalışarak veya spor yapıp, en azından düzenli yürüyerek, beynimizde seratonin salgılanmasını sağlayarak mutlu olmak elimizde.
    Gelinimizden kızımızdan, kendi yapabileceğimiz işleri beklemeden, vücutlarımızı zinde tutmak, işleyen demir ışıldar özlü sözü gereği, daha sağlıklı ve kaliteli bir hayat sürmek elimizde. Boş duranı, çalışmayanı Allah (C.C.) de sevmez kullar da.
    İşten emekli olabiliriz, ama lütfen hayatımızdan emekli olmayalım. Her yaşa göre, hepimizin yapabileceği bir şeyler olabiliyor.Yaşlı kayınvalidem bile, seksenbeşi geçmesine rağmen,
    -Boş durmayı sevmiyorum kızım, ayıklayacak sebze filan varsa ver, yardım edeyim, der.
    İnsanın bir işe yaradığını, yaşlı da olsa onun da bir şeyler başarabildiğini göstermeye ihtiyacı var.
    Sözün önemine binaen tekrar ediyorum, işleyen demir ışıldar, lütfen kendimizi seviyorsak, hayattan emekli olmayalım.

    Handan Akbaş

     

     

    MiSS-FENER - 28.10.2010 - 19:47



Benzer Konular

  1. Işıldar Sürücü Kursu Merkez Antalya
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Antalya.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 09.11.2012, 11:04
  2. Işıldar Köyü Viranşehir Şanlıurfa
    Konuyu Açan: GaYe, Forum: Şanlıurfa.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 07.03.2010, 19:49
  3. Zafer İşleyen Resimleri
    Konuyu Açan: Nehir, Forum: Ünlüler.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 08.11.2009, 12:24
  4. Zafer İşleyen
    Konuyu Açan: Nehir, Forum: Kim Kimdir.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 15.06.2009, 20:34
  5. Ayça Işıldar
    Konuyu Açan: DENİZLİSPORLUYUZ, Forum: Sinema Ve Tiyatrocular.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05.04.2008, 13:57

copyright

Soru Cevap