REKLAM




+ Konuyu Cevapla

Borçlar Hukuku Test Soruları 2

  1. Yazan: BiR-DOST
    BiR-DOST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    REKLAM


    hukuk dersi - borçlar hukuku sınav soruları - borçler hukuku soruları ve cevapları - borçlar hukuku testi

    S. 1. Aşağıdakilerden hangisi külfet değil, yükümlülüktür?


    A) Satın alınan malın muayene edilmesi B) Ayıbın ihbarı


    C) Faiz alacağının saklı tutulması D) Hekimin hastayı aydınlatması E) Alacaklının sözleşmeye uygun olan ifayı kabul etmesi


    CEVAP:

    Hekemin hastayı aydınlatması bir koruyucu yan yükümlülüktür. Yerine getirilmezse, bu yüzden ortaya çıkan zararların tazmini talep edilebilir. Oysa diğer seçeneklerde verilenlerin hepsi külfettir. Karşı tarafın bu külfetleri yerine getirmemesi halinde bir ifa davası açılamayacağı gibi tazminat da talep edilemez. Örneğin alacaklı ifayı kabul etmezse borçlu edimi tevdi edebilir. Fakat alacaklıyı ifayı kabule zorlayamaz. Bu yüzden bir zararı almayacağı için tazminat da isteyemez.



    S. 2. Aşağıdakilerden hangisi eşyaya bağlı borçların özelliklerinden bir tanesidir?


    A) Bu tür borçlarda da akit serbestisi ilkesi geçerlidir. B) Sadece kanundan doğarlar. C) Konusu sadece müspet bir edim (yapma ya da verme edimi) olabilir. D) Eşyaya bağlı borçlarda eşyanın zilyedi değil maliki borç altına girer ve borç mülkiyet hakkını takip eder. E) Borç yeni maliki bağlar fakat sonraki malikleri bağlamaz.


    CEVAP:

    Bu tür borçlarda akit serbestisi değil sınırlı sayı ilkesi geçerlidir. Eşyaya bağlı borçlar sözleşmeden de doğabilirler. Örneğin kira sözleşmesinin şerhedilmesi gibi. Bu nedenle A ve B seçenekleri yanlıştır.


    Eşyaya bağlı borç, bir eşyaya zilyet ya da malık olmak dolayısıyla bir kimsenin borç altına girmesidir. Bu nedenle D seçeneği de yanlıştır.


    Eşyaya bağlı borçlarda borç, o eşyanın tüm yeni maliklerini bağlayacağı için E seçeneği de yanlıştır.



    Doğru cevap C’dir. Çünkü eşyaya bağlı borçların konusu olumsuz edimler olamaz.


    S. 3. Aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?


    A) Takas, tek taraflı irade beyanıyla kullanılabilen bozucu yenilik doğuran bir haktır. B) Yenilik doğuran haklar genellikle bir yıllık zamanaşımı süresine tabidirler.

    C) Yenilik doğuran hakların başkasına devri mümkün değildir. D) Şarta bağlı yenilik doğuran haklar şart gerçekleşmeden ileri sürülemez. E) Hak sahibi yenilik doğuran hakkını kullandıktan sonra 1 ay içinde rücu etmezse bir daha rücu edemez.


    CEVAP:


    Doğru cevap A’dır. Takas ile karşı tarafın bir hakkı sona erdirildiği için bozucu yenilik doğuran bir haktır. Bu hak tek taraflı bir irade beyanıyla kullanılabilir. Diğer tarafın kabul beyanına ihtiyaç yoktur.


    B seçeneği yanlıştır. Çünkü yenilik doğuran haklar hak düşürücü süreye bağlıdır.


    C de yanlıştır. Çünkü bu haklar, ait oldukları hukuki ilişki ile birlikte bir başkasına devredilebilirler.


    Yenilik doğuran haklar şarta bağlanamayacağı için D seçeneği de yanlıştır.


    Yenilik doğuran haklar kullanıldıktan sonra rücu edilemez. Bu nedenle E seçeneği de yanlıştır.



    S. 4. Def’i ile ilgili söylenenlerden hangisi doğrudur?


    A) Varlığı tartışmasız bir biçimde kabul edilen def’ilere kesin def’iler; doğup doğmadığı henüz belli olmayan def’ilere ise kesin olmayan def’iler denir. B) Def’iyi menfaati olan herkes ileri sürebilir. C) Def’i, borcun doğmadığı yahut sona erdiği veya geçersiz olduğunun ileri sürülmesidir. D) Def’i, hakim tarafından resen dikkate alınamaz. E) Def’i hakkı doğduktan sonra 1 yıl içinde ileri sürülmezse bir daha ileri sürülemez.


    CEVAP:


    Kesin def’i, karşı tarafın hakkını kesin olarak ortadan kaldıran def’idir. Örneğin zamanaşımı def’i gibi. Kesin def’ilerin karşısında geciktirici def’iler yer alırlar. Bunlar hak sahibinin hakkını belli bir süre (geçici olarak) ileri sürmesini engellerler. Örneğin ödemezlik def’i ya da kefilin def’i gibi. Bu nedenle A seçeneği yanlıştır.


    Def’i bir hak olduğundan sadece hak sahibi ileri sürebilir. Dolayısıyla B de yanlıştır.


    Borcun doğmadığı, sona erdiği ya da geçersiz olduğunun ileri sürülmesi def’i değil itiraz olduğu için C de yanlıştır.


    Def’i hakkı ilk cevap layihasında yahut ilk celsede ileri sürülmelidir. 1 yıllık bir süre yoktur. Onun için E seçeneği de yanlıştır.


    Doğru cevap D’dir. Çünkü def’’i bir haktır. Hak sahibi tarafından ileri sürülmesi gerekir. Hakim tarafından resen dikkate alınamaz.



    S. 5. Yeni güven teorisi aşağıdakilerden hangisinin beyana verdiği anlamı esas almıştır?



    A) Beyan sahibinin B) Somut olaydaki muhatabın


    C) Farazi muhatabın D) Hem farazi, hem somut olaydaki muhatabın E) Objektif üçüncü kişinin


    CEVAP:


    Doğru cevap D seçeneğidir. Çünkü yeni güven teorisi farazi muhatap ile somut olaydaki muhatabın bildiği ve bilmesi gereken tüm şartları dikkate alarak, muhatabın beyan sahibini yanlış anlamakta haklı olup olmadığını araştırmaktadır.



    S. 6. Aşağıdakilerden hangisi hukuki işlem benzeri fiildir?


    A) İhtar B) Fesih C) İkrar D) İkametgah tesisi E) Sözleşmeden dönme


    CEVAP:


    Doğru cevap A seçeneğidir. Fesih ve sözleşmeden dönme tek taraflı hukuki işlem, ikametgah tesisi maddi fiil, ikrar ise bir tasavvur (bilgi) açıklamasıdır.



    S. 7. Aşağıdakilerden hangisi uyarlamanın şartlarından biri değildir?


    A) Sözleşme yapılırken var olan şartlar daha sonra değişmeli ve edimler arasındaki denge önemli ölçüde bozulmalıdır. B) Şartlarda meydana gelen değişiklik önceden öngörülemeyen bir değişiklik olmalıdır. C) Edimin ifasına başlanmamış olmalıdır. D) Edimler arasındaki dengenin bozulmasının sebebi, şartlardaki öngörülemeyen değişiklik olmalıdır. E) Sözleşmede uyarlamayı yasaklayan bir hüküm bulunmamalıdır.


    CEVAP:


    Uyarlamanın yapılabilmesi için edimin ifa edilmemiş (ifanın tamamlanmamış) olması gerekir: İfaya başlanıp başlanmadığı önemli değildir. Zaten uyarlama genellikle sürekli borç ilişkilerinde, ifaya başlandıktan bir süre sonra gündeme gelmektedir. Bu nedenle doğru cevap C seçeneğidir. Diğerlerinin tamamı uyarlamanın şartlarıdır.


    S. 8. Aşağıdakilerden hangisinde muhtemel zarar vardır?


    A) Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin çalışma gücünü yüzde elli oranında kaybetmesi B) Şahsiyet hakkı ihlâl edilen genç kızın iyi bir evlilik yapma şansını kaybetmesi C) İş makinesi zarar gören (A)’nın, bir süre üretim yapamadığı için kâr kaybına uğraması D) Bir böbreğini kaybeden kişinin diğer böbreğinin de hastalanma riskinin olması E) Babaları öldürülen çocukların baba desteğinden yoksun kalmaları



    CEVAP:


    A ve B seçeneklerinde müstakbel zarar vardır. Hakim tazminat hesabını yaparken kar kaybı gerçekleşmişse bu zarar mevcut zarar olur. Henüz gerçekleşmemişse bu da müstakbel zarardır. E seçeneğindeki zarar da müstakbel zarardır. Ancak D seçeneğindeki zarar muhtemel zarardır. Çünkü bir böbreğini kaybeden kişinin diğer böbreğinin de hastalanıp hastalanmayacağı belli değildir. Bu belki ilave bir riskin gerçekleşmesiyle ortaya çıkabilecek olan bir durumdur. Fakat böyle bir zara hiç olmayadabilir. Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir.


    alıntı


    Facebook




    Üyelik



  1. Yazan:
    no avatar


    REKLAM



Benzer Konular

  1. Borçlar Hukuku Test Soruları 3
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Üniversite.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 11.04.2012, 00:59
  2. Borçlar Hukuku Test Soruları 1
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Üniversite.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 11.04.2012, 00:38
  3. Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borçlar - Test Soruları
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: AÖF Açık Öğretim.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 29.08.2011, 00:21
  4. Borçlar Hukuku Genel Pratik Çalışma Soruları
    Konuyu Açan: MiSS-FENER, Forum: Üniversite.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 03.09.2010, 23:10
  5. Borçlar Hukuku Genel - Çalışma Soruları
    Konuyu Açan: MiSS-FENER, Forum: Üniversite.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 03.09.2010, 23:04

copyright

Soru Cevap

izmit düğün salonları - grafimx