REKLAM




+ Konuyu Cevapla

Panel Örneği

  1. Yazan: BiR-DOST
    BiR-DOST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    REKLAM


    panel örneği - bilim adamı yetiştirme lisansüstü eğitim konulu toplantı - bilimle ilgili örnek panel - bilim ile ilgili panel örneği

    Açılış konuşması;
    ORHAN OZTURK Yönetici:

    Türkiye Bilimler Akademisi'nin düzenlemiş olduğu bilimsel toplantılar dizilerinin son derecede uyarıcı ve yararlı geçtiğini biliyoruz. Bu toplantıları düzenleyen Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof.Dr.Ayhan O.Çavdar'ı ve çalışma arkadaşlarını kutlamak isterim.Bu oturumu yönetme göreviyle beni onurlandırdılar; kendilerine teşekkür ederim.Ülkemizde, bilimsel düşünce ve çalışmanın üstünlüğü yerine, bilim dışıinancın egemenliğini savunanların güç kazandığı şu dönemde, TUBA vebütün biiim kuruluşlarımız, bilim adamı yetiştirme konusu üzerinde ne denli dursalar azdır. Bilimsel düşüncenin ve buna dayalı yaşam biçiminin ülkemizde yerleşmesi, gelişmesi kuşkusuz çocukluk çağından başlayarak uygulanan, bilime dayalı yaygın bir eğitim düzeyi ile sağlanabilir. Bunu gerçekleştirebildiğimiz oranda, bilim adamı yetiştirme çabalarımız amacınaulaşacaktır. 20 Haziran'da, yine, Türkiye Bilimler Akademisincedüzenlenecek olan Temel Eğitimle ilgili toplantıda, bu noktanın yeterinceaçıklanacağına inanıyorum.Bugünkü toplantı, Bilim Adamı Yetiştirmede önemli bir aşama olanLisansüstü Eğitim konusunu ele almaktadır. Şimdi, TÜBİTAK Başkanı,Değerli Prof.Dr.Tosun Terzioğlu'nu ilk açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet ediyorum.Buyrun.

    TOSUN TERZİOGLU:

    21. yüzyıla birkaç yıl kala, tüm ülkeler gelecekleri için en önemlikaynağın iyi eğitime sahip, nitelikli insan gücü olduğunu görmektedir.Bilimin ve teknolojinin gelecekteki rekabet gücümüzü belirleyen esas unsurolduğunu bugünden bilirsek, kaynaklarımızı bu bilinçle ve akılcı programlarla eğitime yönlendirmenin yapılacak en iyi yatırım olduğunuanlarız.Son yıllarda dünyanın seçkin dergilerinde çıkan Türkiye adresli makalesayısında çok ümit verici artışlar olduğunu gözlemliyoruz. Fen Bilimleri AtıfEndeksine göre ülkeler sıralamasında 1980'lerde 46 ile 40 sıralarındagezinen Türkiye, 1990'dan sonra hemen her yıl ilerleme kaydederek 1996'da 29'uncu sıraya yükselmiştir. Bu sevindirici başarıyı asla küçümsememek gerekir. Ama bu başarıyla da yetinmek doğru olmaz.Unutmamak gerekir ki, dünyada bilimsel üretimin aslan payı bu sıralamadailk on veya onbeşinci sırada yer alan ülkelerindir.Araştırıcı sayımızda da bir yükselme vardır. 1990'ların başında 10 binçalışanda 7 olan araştırıcı sayısı 10 binde 9'a yaklaşmaktadır. Bu sayısalartışın hızlanması en büyük dileğimizdir. Ancak bu artışın yanısıra mutlakabir nitelik yükselmesini de sağlamalıyız. Lisansüstü eğitimde bazılarımızınkullanmayı adet edindiği "Türkiye için yeterli bu tez" veya "Biz ancak bukadarını başarırız" gibi ifadelerde yer alan düşünce tarzı, bizi küreselleşmişbir bilim dünyasında taşralı kalmaya mahkum eder. Çoğu zaman tembelliğeözür bulma çabalarının ürünü olan bu yaklaşımdan kurtulalım ve eğitiminher safhasına kalite kavramını yerleştirelim.Son yıllarda bilimsel makale sayımızda, daha az belirgin olsa da araştırıcı sayımızda artışlar yaşanırken araştırma ve geliştirmeye ayırdığımızparasal kaynak hemen hiç artmamış, hatta 1994'de ciddi bir düşüş kaydetmiştir.

    Araştırma ve geliştirmeye yeterli kaynak ayrılmasını sağlamak için üniversitelerimizin, TÜBA'nın, TÜBİTAK'ın ve tüm bilim insanlarımızınsabırla ve sebatla birlikte uğraş vermeleri kaçınılmaz bir görevdir.Politikacılarımıza, ekonomistlerimize, sanayicimize, medyaya ve toplumunher kesimine araştırmaya, bilime, eğitime yeterli kaynak ayırmanın yaşamsalönemini anlatmayı sürdürmeliyiz. Bu uğraşta bilim camiası olarak birbirimizikötülemekten kaçınmak başarının birinci şartıdır. Eğitimle, araştırma vegeliştirmeyle uğraşan kurumlar, kuruluşlar ve kişiler bir dayanışma içindeolmalıdır. Hatta dayanışmanın da ötesinde sistemsel bir yaklaşımla anlamlı ilişkilerle bu kurumlar bir ağ oluşturursa, eğitime, araştırma ve geliştirmeyeayrılan kaynakları çok daha verimli kullanmanın yollarını da bulabiliriz.Yurtdışı lisansüstü bursları kullanma bu ağı oluşturmanın ilk adımı olabilir.Gerçekten öğretim üyesi yetiştirmek için son yıllarda önemli sayıda gencimizi yurtdışına burslu olarak göndermekteyiz.

    Bu alana önemli parasal kaynak ayırmaktayız. Objektif ölçütlerle seçilmiş gençlerimizi, bilimsel esaslara ve önceliklere göre yapılmış bir insan kaynakları planlamasına göreyurtdışında seçkin üniversitelerde doktora yapmaları için göndermek,geleceğe yapılan önemli yatırımdır. Ama bu kaynağı özensiz vebilimsellikten uzak kullandığımız yıllar da olmuştur. Yurtdışı doktoraburslarını belirli bir düzene sokmaya başladık. Bununla birlikte TÜBİTAK'ın ve TÜBA'nın yürütmeye başladığı Yurtiçi - Yurtdışı Bütünleştirilmiş Doktora Burs Programlarını yaygınlaştırmak, bu programlara daha çok kaynakayırmak akılcı bir yaklaşımın gereğidir. Özellikle, lisansüstü bursprogramında kaliteyi ön plana çıkarmak ve burs veren kurumlar arasında ¡yibir işbirliği kurmak ve sürdürmek zorundayız.Yurtiçi-Yurtdışı Bütünleştirilmiş Doktora Burs Programlarının bir avantajıda, programa dahil olan üniversitelerimizin doktora öğrencileri vasıtasıyla yurtdışı üniversitelerle doğal köprüler kurmasıdır. Yurtiçi lisansüstü programlarda da kendi üniversitelerimiz arasında benzer işbirlikleri, ortakprogramları oluşturmalıyız. Bu konuda YÖK'ün çalışmalarını ilgiyle izliyoruz.Bütün siyasilerimizin üzerinde birleştiği slogan olan, 21. yüzyıldaTürkiye'nin en önemli ülkelerden biri olacağı konusuna inanıyorsak, herkesinanıyorsa, yapmamız gereken şey, eğitime, çağdaş, laik, nitelikli birey yetiştiren eğitime gereken önemi vermemiz ve kaynağı ayırmamızdır. Bu konularda bilimsel tartışmaların olması, Türkiye Bilimler Akademisi'nin bu platformu gibi, başka platformların da bu konuyu tartışması ve kamuoyunuetkilemeye çalışması, siyasileri, karar alıcıları etkilemeye çalışması,hepimizin geleceğimize olan borcudur.Toplantıya katılan herkese başarılar diler, teşekkür ederim.Saygılarımla.


    YÖNETİCİ- Çok teşekkür ederiz Sayın Prof.Terzioğlu


    yukarıdaki yazı bilimsel bir panelden alınmış bir bölümdür. panele katılan tüm konuşmacılar konuşma yaptıktan sonra ,Panelin sonunda dinleyiciler, konuşmacılara konuyla ilgili çeşitli sorular sorabilirler.daha sonra panel başkanı ,yönetici son sözü söyler ve oturumu kapatır.




    alıntı


    Facebook




    Üyelik



  1. Yazan:
    no avatar


    REKLAM



Benzer Konular

  1. Huzur Panel V9 inDir Yeni link 2 tane mdb panel
    Konuyu Açan: tek_siyah, Forum: Script Zone.
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj : 22.02.2014, 20:41
  2. İyi Panel Hariç Kimsede Olmayan Panel Buyrun
    Konuyu Açan: KURTBEY_MHP, Forum: Script Zone.
    Cevaplar: 42
    Son Mesaj : 22.02.2014, 20:38
  3. Panel Örneği
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Lise.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 15.11.2012, 22:45
  4. Kısa Panel Örneği
    Konuyu Açan: Şayeste, Forum: Lise.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 17.04.2012, 00:23
  5. Cevaplar: 8
    Son Mesaj : 05.01.2012, 10:25

copyright

Soru Cevap

grafimx