Sigorta Kavramı Ve Sigortanın İşlevleri

  1. Sigorta Nedir - Sigorta Hakkında - Sigorta Süresi - Sigortacılık Konu Anlatım



    Sigorta Bilgileri

    Sigorta Nedir

    Sigorta; sigortacının bir prim karşılığında, diğer bir kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratacak olası bir tehlikenin, rizikonun oluşması halinde tazminat ödemeyi yada bireylerin hayatlarında meydana gelen bazı olaylar (hastalık, sakatlık, ölüm) dolayısıyla bir para ödemeyi üzerine aldığı bir sözleşmedir.

    Sigorta; bireylerin belli koşullar altında karşılaşabilecekleri, zarar ve masrafa neden olabilecek olayların ekonomik sonuçlarından kendilerini korumak için oluşacak ihtiyacın belli bir prim karşılığında giderilmesine yönelik olarak bağımsız bir hukuki talebe bağlı olarak yapılan sözleşmeler olarak da ifade edilebilmektedir.

    Sigorta aynı riske maruz kalan birçok insanın prim ödeme yolu ile sigorta şirketi tarafından bir araya toplandığı ve risk gerçekleştiğinde, bu insanlardan toplanarak oluşan fondan, hasarların karşılandığı bir havuz sistemidir.

    Sigorta hiçbir şekilde riski ortadan kaldırmaz. Sigortanın görevi riskin oluşması durumunda oluşan zarar karşısında bireylerin maduriyetini minimum seviyeye düşürebilmektir.
    Sigortanın İşlevleri, Sigortanın Yararları

    Sigortanın, bireylere sağlamış olduğu güvence işlevinin yanı sıra makro ekonomi açısından da tasarruf seviyesinde meydana gelen artışlar, kaynakların değerlendirilmesi aşamasında finans piyasaları aracılığı ile yatırımlara yönlendirilmesi önemli bir yer tutmaktadır.

    Ekonomik ve Sosyal Güvence Sağlanması: Meydana gelebilecek bazı olumsuzluklar sonucu gelecekle ilgili korku ve belirsizlikleri en aza indirecek güven ortamı sağlanmaktadır.

    Tasarruf Seviyesinde Artış Sağlanması: Bireyler risklerin gerçekleşmesi durumunda karşılaşacakları zararlarını tazmin edebilmek amacı ile tasarruflarının bir kısmını sigorta primlerine yönlendirebilmektedirler. Ödenen primlerin uzun vadede sağlayacak olduğu getirilerin yüksek olması beklentisi ise tasarrufların artmasına neden olabilmektedir.

    Fon Birikimi Sağlanması: Primlerin sigorta şirketleri tarafından değerlendirilmesi sürecinde para ve sermaye piyasalarına aktarılan kaynaklar makro ekonomik faydalar sağlayabilmektedir. Bu faydaların en önemlisi kaynak hacminin artması sonucunda kaynak maliyetlerinde meydana gelen ucuzlama ve bu sürecin yarattığı yatırım, üretim, istihdam artışı yer almaktadır.

    Zararların Tazmin Edilmesi: Risklerin gerçekleşmesi durumunda zararların tazmin edilmesi,

    gerçekleşen riskler sonucu meydana gelebilecek zararları karşılayarak hasarı en aza indirilebilmektedir.

    Uluslararası ilişkilerin Geliştirilmesi: Reasürans anlaşmaları ile risk tüm dünyaya yayılabilmektedir.

    Sigortada Devlet Denetimi, Sigorta Denetimi

    Sigortada devletin denetimi sigorta şirketlerinin kuruluş.faaliyet ilkeleri.uygulayacak oldukları prim tarifeleri gibi kriterlerin belirlenmesi ve uygulamaların denetlenmesi aşamalarında oluşmaktadır.Bu kapsamda sigorta sektöründe devlet denetimini yapılan sektörel düzenlemeler,yükümlülük!erin yerine getirilmesi ve fonların değerlendirilmesi aşamalarında incelememiz mümkün olmaktadır.

    Sektörel Düzen: Sigorta şirketleri uygulamada kullanılacak tarifeleri oluşturduklarında, Hazine Müsteşarlığı sektörün genel durumunu göz önünde bulundurarak, sigortalıların ve sektörün lehine olacak şekilde bu tarifeleri inceler ve uygun bulduklarını onaylar.

    Yükümlülükler: Sigorta şirketlerinin, verilen teminatları yerine getirip getiremeyeceklerinin kontrolü Hazine Müsteşarlığınca denetlenir.

    Fon Yönetimi: Hazine Müsteşarlığı sigorta şirketlerinin yönettiği sigorta fonlarının yönlendirileceği yatırım alanlarının kontrolü ile fon havuzlarına sağlanan yıllık getirinin (kar payı) enflasyonun üzerinde olması için gerekli yönlendirmeleri yapar.

    Sigorta Aracıları

    Sigorta şirketleri, karşılıklı sigorta şirketi yada anonim şirket biçiminde kurulmaktadırlar. Sigorta şirketlerinin amacı, sigortalı sayısını yani üretimi arttırmaktır. Sigorta şirketleri, sigorta üretimlerini yani topladıkları prim tutarlarını arttırabilmek için bireylere ve işletmelere pazarlama yapmak amacı ile sigorta aracılarından yararlanmaktadırlar.

    Sigorta işlemlerinin yapılması, bireylerle görüşmeler yapılması ve sigorta konusunda bireylere pazarlama faaliyetlerinin gerçekleştirilmesine bağlıdır. Hasarın gerçekleşmesi durumlarında ise tesbit, ödeme süreçleri sigorta şirketlerinin faaliyetleri arasında önem kazanmaktadır. Sigorta şirketleri bu işlemlerinin özellikler pazarlama kısmını dış örgütlenme ağları aracılığı ile gerçekleştirmektedirler. Dış örgütler, sigorta şirketlerinin bireylere ulaşabilmek için örgütlemiş oldukları ve sigorta şirketleri ile bireyler arasındaki ilişkileri düzenleyen aracı kuruluşlardır. Bu kuruluşların başlıca fonksiyonları, sigorta ihtiyacı olduğunun bilinci içerisinde olmayan potansiyel sigortalı adaylarını belirlemek, sigorta güvencesini pazarlamak ve sigorta konusunda bilgilendirmektir.Sigorta şirketleri açısından sigorta güvencesini pazarlamak, sigorta üretmektir.Sigorta şirketlerinde üretim ve satış fonksiyonları bir arada gerçekleşmektedir.

    Başlıca sigorta aracıları aşağıda yer almaktadır;

    SİGORTA ŞİRKETİ >>>> PRODÜKTÖR > SİGORTA EKSPERİ > SİGORTA BROKER!

    Acente: Sigorta şirketi namına faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişi olarak kurulan üretim kurumlarıdır. Acenteler bağımsız tüccar olarak görülmektedirler. Acente ile sigortalı arasındaki ilişki süreklilik göstermektedir.

    Prodüktör: Belli bir sigorta şirketine bağlı olmayan, çeşitli sigorta branşlarında sigorta olmak isteyen kişileri bilgilendirerek poliçelerin düzenlenmesinde aracılık eden gerçek veya tüzel kişilerdir. Acente işin sigortacı kısmında, prodüktör ise sigortalı kısmında yer almaktadır.

    Sigorta Eksperi: Sigorta edilen rizikonun gerçekleşmesi sonucunda oluşan zarar ve hasarların nedenlerini ve miktarlarını belirleyen Hazine Müsteşarlığı tarafından yetki belgesi verilmiş olan gerçek veya tüzel kişilerdir.

    Sigorta Brokerı: Sigorta sözleşmelerinde sigortalıyı temsil eden, sigorta şirketinin seçiminde tarafsız davranarak sigorta yapmak isteyenler ile sigorta şirketlerini biraraya getiren, sigorta sözleşmesinin akdinden önce çalışmalar yapan ve özellikle tazminat ödemelerinde aracılık faaliyeti yapan gerçek veya tüzel kişilerdir. Broker ve prodüktörler acentelik yapamazlar.

    istatistik ve olasılık hesapları yoluyla sigorta rizikolarını ve primlerini hesaplayan kişilere aktüer adı verilmektedir.

    Sigorta edilen rizikoların gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleme kıymet, ön ekspertiz ve gözetim gibi işlemleri meslek halinde yapan kişilere sigorta hasar eksperi adı verilmektedir.

     

     

    MiSS-FENER - 11.09.2010 - 23:20
  2. Sigortanın Genel İlkeleri

    Sigortanın Genel Prensipleri, her türlü sigorta teminatı için uyulması ve uygulanması zorunlu olan ilkelerdir.
    Sigorta Edilebilir Menfaat

    Sigorta Edilebilir Menfaat, poliçe sahibi ile sigorta konusu arasındaki yasal bir ilişkiden doğan sigorta ettirme hakkıdır.

    Sigortanın konusu, sigortalı şey ya da olası sorumluluktur. Bu, yangın sigortalarında "Bina, gayrimenkul...", nakliyat sigortalarında "Gemi, Yük..." sorumluluk sigortalarında, bir kimsenin yasal sorumlukları, hayat sigortalarında ise "Yaşam" dır.

    Sigorta sözleşmesinin konusu ise, poliçe sahibinin bunlar üzerindeki para ile ölçülebilir menfaatidir. Sigortalıya verilen teminat, sigorta sözleşmesinin koşullan çerçevesinde, sigortalının finansal kaybını gidermeyi veya yerine koymayı amaçlamaktadır.

    Sigortalının sigorta konusu olan malı yada yaşamının zarara uğraması durumunda oluşacak olan maddi kayıplar sigorta edilebilir menfaatleri gündeme getirmektedir.

    Sigorta edilebilir menfaat: Sigorta; mal, yaşam, sorumluluk alanlarında bir konuyu içermeli, sigorta ile sigorta konusu arasında finansal bir ilişki bulunmalı, bu ilişki yasal ve para ile ölçülebilir olmalıdır.


    Azami İyi Niyet

    Azami iyi niyet, sigorta sözleşmesindeki taraflardan her birinin, diğerine, sözleşmeyi kabul edip etmemesinde etkili olabilecek bütün bilgileri, talep edilmemiş olsalar bile, vermesini gerektirir. Azami iyi niyet, hem sigortalı hem de sigortacı açısından gerekli olmakla birlikte, uygulamada daha çok sigortacıyı ilgilendiren bir yükümlülükdür. Azami iyi niyet'in oluşması için beyan yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerekmektedir. Azami iyi niyet tek taraflı bir uygulama değildir. Sigortalının beyan yükümlülüğü azami iyi niyetin göstergesi sayılırken, sigorta şirketinin azami iyi niyeti de tazminatı kısa sürede ödemesi ile oluşmaktadır.

    Sigortalının verdiği bilgiler, bir sigortacının sigorta teminatı verip vermeme kararında etkili olabilecek bütün detayları içermelidir.

    Sigortalı, sigorta konusu üzerinde, sürekli denetim olanakların ve özel bir koşul ya da yükümlülük söz konusu olmadıkça, dilediği biçimde tasarruf ve kullanım hakkına sahiptir. Sigortacı ise, sigortalının ihmalinden doğmuş olsa bile hasarı karşılama durumundadır.

    Sigortacı açısından bu ilkeye uyulmaması durumu, rizikonun gerçekleşmeyeceğini bilerek sigorta sözleşmesi yaparak sigortalıdan prim tahsil etmek ya da poliçede kasıtlı olarak belirsiz bir ifade kullanmak biçiminde ortaya çıkmaktadır.
    Tazminat Prensibi

    Hayat ve ferdi kaza sigortaları dışındaki bütün mal ve sorumluluk sigortaları tazminat sözleşmeleridir. Sigorta yapılması konusunda parasal bir çıkar bulunmuyor ise diğer bir ifade ile tazmin olacak bir maddi kayıp söz konusu değilse sigorta sözleşmesi de kurulamayacaktır.

    Tazminat sözleşmelerinin amacı, sigortalının mali durumunu hasar meydana gelmeden evvelki duruma getirebilmek ve hasarı yerine koymaktır.

    Sözleşmede belirtilen sigorta bedeli yeterli bir miktar ise, sigortalının zararını tatmin edecek bir biçimde tazmin etme olanağı sağlanmaktadır. Sigorta sözleşmesi, sigortalının hasardan önceki mali düzeyinin üzerine çıkarılması için bir araç olarak kullanılamaz. Amaç asla yerine koymanın ötesine geçip sebepsiz zenginleşme veya spekülatif bir kazanç elde etmek olamaz.
    Halefiyet ve Hakların Devri

    Bir kimsenin bir başkasına karşı sahip olduğu hakların, üçüncü bir kişiye devredilip bu üçüncü kişi tarafından kullanılmasına halefiyet adı verilmektedir. Sigortacılıkta, sigortacı, bir hasar da ilgili olarak sigortalıya ödediği tazminat oranında, sigortalının yerine geçmektedir. Sigortalının bu zarardan ötürü üçüncü kişilere karşı bir dava hakkı var ise, bu hak, tazmin edilen zarar oranında sigortacıya devredilmiş olmaktadır.

    Sigorta ettirilen değer, başkasının kusuru ile hasara uğramışsa, sigortalının bu kimseyi dava edip zararını ondan alma hakkı vardır. Eğer sigortalı, aynı zarar sigortacıdan da almakta ise, sorumlu kişiden ikinci kez tazminat alınması, kendisi için haksız bir kazanç kaynağı olmaktadır. Bu durumu önlemek ve sigortalının hem sigortacıdan hem de kusuru kişiden tazminat almasını önlemek için, bu ilke uyarınca sigorta konusunun uğradığı zarardan ötürü sigortacı sigortalıya herhangi bir ödemede bulunmuşsa, yaptığı ödeme oranında sigortalının yerine geçerek, onun bütün haklarına "halef" olur. Amaç; sigortalının zararından fazlasını tazminat olarak almasına engel olmaktır.

    Ayrıca reasüre edilmiş sigortalarda sigorta şirketi de sigortalının yerine geçerek onun hak ve menfaatlerini temsil etmektedir.
    Hasara Katılım

    Hasara katılım poliçe koşullarına göre hasarı ödemiş olan bir sigortacının, aynı hasardan dolayı herhangi bir şekilde sorumlu olan diğer sigortacılara hasarı paylaşmaya davet hakkıdır. Poliçe kaç sigorta şirketi arasında hangi oranlarda paylaşılmış ise hasarda aynı sigorta şirketlerince aynı oranlarda karşılanmasıdır.

    Hasara katılımın söz konusu olabilmesi için aşağıdaki koşulların varlığı gereklidir;

    • iki yada daha çok sayıda tazminat sigortası poliçesi bulunmalıdır.

    • Bütün poliçeler, aynı sigorta konusu ile ilgili olmalıdır.

    • Bu poliçelerin hepsi, hasara yol açan tehlikeyi temin etmiş olmalıdır.

    • Hasar anında bütün poliçeler yürürlükte olmalıdır.

    • Poliçeler aynı sigortalının aynı menfaat ilişkisini sağlamış olmalıdır.

    • Poliçeler hasara katılmayı engelleyecek bir hüküm içermemelidir.

    Hasara katılımda genel kural, sigortalının tazminatı sigortacıların herhangi birinden talep etmesi, bu sigortacının da ödemeyi yaptıktan sonra, diğer sigortacılara rücu etmesi yönündedir. Ancak, birçok sigorta sözleşmesine, her sigortacının hasardan kendi payı oranında sorumlu olacağını öngören bir hüküm konulmaktadır.
    Yakın Neden

    Sigorta uygulamasında, sigorta poliçeleri, sigorta konusu ile ilgili olarak ortaya çıkabilecek bütün hasarları, güvence altına almamaktadırlar. Temin edilen rizikolar, poliçede gösterilenler ile sınırlıdır.

    Sigortalının karşı karşıya kaldığı zarardan ötürü, sigortacıdan bir talepte bulunabilmesi için meydana gelen hasarın poliçede teminat altına alınan tehlike veya olaydan ileri geldiğini belirlemek gerekir.

    Sigorta konusunu etkileyecek rizikolar, sigorta poliçesi açısından üç bölümde toplanabilir;

    • Teminat altındaki rizikolar; bunlar, sigorta poliçesinde güvence altına alındığı, belirtilen rizikolar,

    • Teminat altında olmayan rizikolar;temin edilen rizikolar arasında sayılmayan sigortacının sorumluluğu dışında kalan tehlikelerdir,

    • Yakın neden, ön plandaki neden olmalıdır. Yakın neden ile hasar arasından doğrudan ilişki bulunması gerekmektedir. Yakın neden belirlenirken bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Hasar, tek bir nedene bağlı olabileceği gibi, birbirini kesintili yada kesintisiz bir biçimde izleyen bir çok olayın sonucu olarak da ortaya çıkabilir. Bir başka olasılık da birden fazla nedenin bir arada etkide bulunarak hasara yol açmalarıdır. Bu farklı nedenlerin bazılarının poliçe teminatına dahil olmasına karşılık, diğerlerinin tazminat dışında olması hasarın yakın nedeninin belirlenmesinde güçlük yaratmaktadır.

    Yakın nedenin kolay anlaşılması için bir örnek vermek gerekirse; bir kasko poliçesi içindeki arabanın camının kırılması durumunu göstermemiz mümkündür. Cam kırılması durumunda kasko poliçeniz var ise poliçenin tüm değeri üzerinden değil zararı oluşturan alt risikonun karşılığına denk gelen meblağı tazminat olarak ödemektedir. Kısaca sigorta şirketi sadece camın bedelini ödemektedir.

     

     

    MiSS-FENER - 11.09.2010 - 23:22



Benzer Konular

  1. AIG Sigorta
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Genel Konular.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 17.08.2013, 11:22
  2. Sigorta
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Elektrik - Elektronik.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 30.07.2011, 16:22
  3. Çokuluslu İşletme Kavramı - Aöf Halkla ilişkiler Kavramı
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: AÖF Açık Öğretim.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 10.07.2011, 23:12
  4. sigorta
    Konuyu Açan: KuvvetmiraTR, Forum: Bunları Biliyormuydunuz.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 31.01.2010, 20:19
  5. Dilin İşlevleri
    Konuyu Açan: youngts, Forum: Edebiyat.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 14.12.2009, 18:32

copyright

Soru Cevap

grafimx