sınıf öğretmenliği okul deneyimi 2 staj raporu

  1. Öğretmen Adayının
    Adı ve Soyadı : Erdoğan TÜRK
    Fakülte No/Şube : 2003241150 – 4/D
    Bölümü : İlköğretim Bölümü
    Ana Bilim Dalı : Sınıf Öğretmenliği
    Öğretim Yılı ve Dönemi : 2006/2007 – Güz
    Uygulama Okulunun Adı :Tütün İhracatçılar Birliği İ.Ö.O
    Uygulama Öğretmeninin Adı ve Soyadı : Ülfet KANMAZ
    Uygulama Öğretim Elemanın Adı ve Soyadı :Yrd.Doç.Dr Mehmet MABOÇOĞLU
    Etkinlik 1 : Dönem Planı


    TARİH
    KONU

    11.10.2006
    Dönem planı

    18.10.2006
    Yönerge ve açıklamalar

    01.11.2006
    Soru sorma çalışmaları

    08.11.2006
    Dersin yönetimi ve sınıfın kontrolü

    15.11.2006
    Öğrenci çalışmalarının değerlendirilmesi
    22.11.2006
    29.11.2006 Ders kitaplarından yararlanma

    06.12.2006
    Grup çalışması
    13.12.2006

    20.12.2006
    Çalışma yapraklarının hazırlanması ve kullanılması
    27.12.2006 Değerlendirme ve Kayıt Tutma
    10.01.2007 Test hazırlama, puanlama, analiz
    Öğretmen Adayının
    Adı ve Soyadı : Erdoğan TÜRK
    Fakülte No/Şube : 2003241150 – 4/D
    Bölümü : İlköğretim Bölümü
    Ana Bilim Dalı : Sınıf Öğretmenliği
    Öğretim Yılı ve Dönemi : 2006/2007 – Güz
    Uygulama Okulunun Adı :Tütün İhracatçılar Birliği İ.Ö.O
    Uygulama Öğretmeninin Adı ve Soyadı : Ülfet KANMAZ
    Uygulama Öğretim Elemanın Adı ve Soyadı :Yrd.Doç.Dr Mehmet MABOÇOĞLU
    Etkinlik 2 : Yönerge ve Açıklamalar



    Öğretmenimiz derse giriş ve hazırlık için ortalama 5 dakika kadar bir zaman harcamıştır. Özellikle çocukların dersi dinlemelerini uyarılar yaparak belirtmiştir. Dersin başında ; ne işleneceği, bu derste ne öğrenileceği hakkında açıklama yapmıştır. Kendisini dinleyen öğrencilerin olduğunu fark edince de ; “Ben dışarı çıkıyorum” diyerek öğrencilerin yanlışını anlamalarını sağlamış hem de dikkatini üstüne çekmiştir. Öğretmenler çocukların dikkatlerini çekmek için çeşitli yöntemler kullanmaktadır. Kimisi tahtaya ve ya masaya elindeki sopa ya da kalemle vurarak ses çıkartır. Kimisi de konuşmalarıyla ya da bağırarak sınıfa hakim olmaya çalışmaktadır.

    Derste öğretmenimiz sahip olduğu temel düşüncelerini mantık bütünlüğüne sahip olarak sıra ve düzen içinde vermeye çalışmıştır.Türkçe dersinde iyiliğe karşı iyilik yapma ve kötülüğe karşı iyilik yapma işlenmektedir. Bu konu öğrencilerle karşılıklı diyalog kurularak işlenmiştir. Yapılması gerekeni direk olarak söylemeyip öğrencilerin her birine “sen olsaydın ne yapardın?” şeklinde sorular yöneltilmekte ve çeşitli cevaplar alınmaktadır. Her öğrencinin düşüncelerine de saygı gösterilmektedir. Düşünceler arasında bağlantılar kurulmaya çalışılmakta en sonunda da olaylar bir sonuca bağlanmaktadır. Herkes iyiliğe karşı iyilik yapar ama kötülüğe karşı iyilik yapmak zordur sonucuna varılmıştır. Yanlış cevap veren öğrenciler terslenmemiştir. Onlara başka sorular sorularak ve ya başka söz hakkı verilerek yanlışlarını anlamalarını sağlanmaya çalışılmıştır. Çok konuşan ya da derse ilgisiz hareket halinde olan öğrencilere daha çok söz hakkı verilerek ya da omuzlarına dokunarak onlarında derse katılmaları sağlanmıştır. Öğretmenimiz bu dersi öğrenci merkezli olarak işlemeyle çalışmıştır. Onlara sorular yönelterek düşüncelerini almaya çalışmış ve konu hakkında düşünmeye yönlendirmiştir.

    Öğretmenimiz ders anlatım sırasında açık, anlaşılır ve akıcı bir dil kullanmıştır. Cümlelerini kurarken çocukların seviyelerini göz ardı etmemiştir. Kısa ve anlaşılır cümleler kurmuştur. Onların anlamadığı bir şey olursa bunu ilk önce sınıfta sorup “bilen var mı?” dedikten sonra kendisi gerekli açıklamayı yapmıştır. Konuyu somutlaştırmak için anlaşılır örnekler kullanılmaktan biraz uzak durulmuştur. Örneğin ; çocukların kendi yaşantılarına ait örnekler verilebilirdi. Ayşe senin saçını çektiğinde sen ona ne yaptın ya da biri sana tokat vurursa sen ne yaparsın diye somutlaştırıcı örnekler kurulabilirdi diye düşünüyorum. Ancak düşünce birkaç kez tekrarlanarak çocukların kafalarına yerleştirmeleri sağlanmıştır. Konu anlatımında her hangi bir görsel araç ya da gereç kullanılmamıştır. Ama dramatisazyondan yararlanılabilirdi. Ders sonunda dönüt biraz ihmal edilmiştir. Konu yalnızca yapılması gerekenlerin anlatılması şeklinde işlenmiştir. Öğretmenimiz ders işleniş sırasında neredeyse sınıf içinde hiç gezmemiştir. Ortadaki öğrenci sıralarından birinde oturarak dersi işlemiştir. Jest, hareket ve mimiklerinden yararlanma imkanı da bu şekilde olmamıştır. Ama ses tonunu iyi kullanmış. Vurgulanmalarda ve duraksamalarda dikkatli olmuştur. Sesi sınıfın her yerinden duyulmuştur. Ortada oturduğu için arkasında kalan öğrencilerle göz teması neredeyse hiç yoktur. Öğrenciler sorulan sorulara cevap verebilmek için ayağa kalkarak parmak kaldırmaktadır. Bu durumu onları uyarak düzeltmeye çalışmıştır. Sessizce oturarak parmak kaldıranlara söz hakkı verilmiştir. Öğrencilerin sözünü kesmemekte onları dikkatlice dinlemektedir. Diğer öğrencilerinde dinlemesini sağlamaktadır. Öğretmenimiz kendiside yanlış yaptığı zaman öğrencilerinden özür dilemektedir. Bu şekilde öğrencilere saygı göstermekte ve saygının önemini kavratmaktadır.












    Öğretmen Adayının
    Adı ve Soyadı : Erdoğan TÜRK
    Fakülte No/Şube : 2003241150 – 4/D
    Bölümü : İlköğretim Bölümü
    Ana Bilim Dalı : Sınıf Öğretmenliği
    Öğretim Yılı ve Dönemi : 2006/2007 – Güz
    Uygulama Okulunun Adı :Tütün İhracatçılar Birliği İ.Ö.O
    Uygulama Öğretmeninin Adı ve Soyadı : Ülfet KANMAZ
    Uygulama Öğretim Elemanın Adı ve Soyadı :Yrd.Doç.Dr Mehmet MABOÇOĞLU
    Etkinlik 3 : Soru Sorma Alıştırmaları


    Soru sorarken dikkat edilecek noktalar şunlardır :

    1. Soruyu sorduktan sonra öğrencilere düşünmeleri için yeterli zamanı vermeliyiz. Bu zaman hızlı düşünenlere göre değil sınıfın geneline verilmelidir. Öğrenciler bulduğu cevabı hemen söylemek isterler. Bu davranışların önüne geçilmeli ve diğer öğrencilere de düşünmeye zaman sağlanmalı.
    2. Sorular sınıf içinde değişik öğrencilere sorulmalıdır.
    3. Sorulara cevapları sadece öğretmenin söz hakkı verdiği öğrenci cevaplandırmalıdır.
    4. Sorular daha önceden hazırlanmış olmalı ve açık bir ifade de olmalıdır.
    5. Sorular istenilen cevaba göre açık bir şekilde şekillendirilmelidir.
    6. Öğrencilere sorulan her bir sorunun amacı olmalıdır. Soru sormak için soru sorulmamalıdır.
    7. Sorulan sorular öğrencilerin seviyesine uygun olmalıdır.
    8. Sorulara verilen cevaplar doğruysa hemen pekiştirilmeli yanlış ise hemen düzeltilmelidir. Aksi takdirde öğrencilerde yanlış anlama olabilir.


    Soru türleri ;
    1. Hatırlatmayı yoklayan sorular: Hatırlanması beklenen olgular ve diğer bilgi birikimi öğelerinin sorulduğu sorulardır.
    2. Belli ve tek bir yanıtı olan sorular: Düşünmeye gerek kalmadan net bir cevabı olan sorular
    3. Bellik ve tek bir yanıtı olmayan sorular: Düşünmeye gerek kalmadan net olarak birden fazlası olan sorulardır.
    4. Değerlendirme soruları: Öğrencilerin neler öğrendiğini ölçmek için kullanılan sorulardır.


    Öğretmenin öğrencilere soru sorma amaçlarını aşağıdakiler gibi sıralayabiliriz :

    1. Öğrencileri öğrenmeye güdüleme
    2. Dersi, öğrencilerin kendi deneyimleriyle ilişkilendirme
    3. Öğrencilerin neleri hatırlamakta olduklarını anlama
    4. Öğrencilerden, öğretim ile ilgili dönüt sağlama
    5. Öğrencilerin öğrenmekte olup olmadıklarını anlama
    6. Öğrencilerin düşünmelerini sağlama
    7. Öğrencilerin, konuşmalarına yardımcı olma
    8. Problemleri çözme
    9. Öğrencilerin birbirlerinden öğrenmelerini sağlama
    10. Sınıfı denetim altına alma

    Ülfet öğretmen genelde her derste bir önceki işlemiş oldukları konu ile ilgili sorular soruyor. Geçmiş konuların hatırlanmasına yardımcı oluyor. Doğru cevap veren öğrencilere aferin diyerek onları derse motive ediyor. Yanlış cevap veren öğrencilere ise, mimikleri ile cevabın yanlış olduğunu, düzeltmesi gerektiğini belirtir ifadeler kullanıyor. Öğretmen genelde hatırlamaya yönelik sorular soruyor, ayrıca, yorumlayıcı sorulara da ağırlıklı olarak yer veriyor. Öğretmen geçen hayat bilgisi dersinde öğrencilere resimler yorumlatmıştı. Bu resimlerde neler anlatılıyor, bu resimde anlatılmak istenen nedir? Tarzında sorular soruyor. Öğrenci bu yöntemle daha çok düşünecek ve orijinal cevaplar verebilecektir. Öğrenci burada olaya kendi yorumunu koyuyor ve doğruyu kendisi düşünerek etkin şekilde ifade ediyor.

    Anlatılan dersin sonunda bir değerlendirme aşaması olarak öğrencilere, o derste anlatılanlar hakkında sorular yöneltiyor. O derste anlatılanlar ile daha önceki derste anlatılan dersler ile bağlantılar kurarak çeşitli sorular da öğrencilere yöneltiliyor.

    Öğrencilere sorular yöneltilirken, erkek-kız, çalışkan-tembel, dinleyen-dinlemeyen ayrımı yapılmaksızın homojen şekilde davranılıyor.

    Öğretmenin sorduğu sorulara zorluk derecesine göre zaman tanınıyor. Öğrencilere yeteri kadar düşünme payı veriliyor. Sorular sorulurken soru cümleleri sade ve anlaşılır niteliktedir. Bu da öğrencilerin soruya verdikleri cevabın süresini kısaltmaktadır.

    Bu etkinlik için test hazırlığı “Okul Deneyimi” dersinin ikinci dönem olan kısmında yapılacaktır. Staj grubundaki arkadaşlarla her hangi bir test hazırlamadık ancak gözlemci olarak bulunduğumuz sınıfta üç kez test uygulamasında bulunduk. Bu uygulamada çocukların durumunu gözleme fırsatımız oldu

    Testte yer alan sorular sınıf seviyesine oldukça uygun zor ve anlamsız suru testlerde bulunmuyor. Bu değerlendirmenin sağlıklı bir şekilde yapılması açısından oldukça önemli etken olarak gördüm. Test soruları hazırlanırken çok dikkat edilmelidir. Karmaşıklığı yer verilmemesi gerekir. Uygulanan testlerin seviyeye uygun olması, öğrencilerin başarılarını arttıran bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.






















    Öğretmen Adayının
    Adı ve Soyadı : Erdoğan TÜRK
    Fakülte No/Şube : 2003241150 – 4/D
    Bölümü : İlköğretim Bölümü
    Ana Bilim Dalı : Sınıf Öğretmenliği
    Öğretim Yılı ve Dönemi : 2006/2007 – Güz
    Uygulama Okulunun Adı :Tütün İhracatçılar Birliği İ.Ö.O
    Uygulama Öğretmeninin Adı ve Soyadı : Ülfet KANMAZ
    Uygulama Öğretim Elemanın Adı ve Soyadı :Yrd.Doç.Dr Mehmet MABOÇOĞLU
    Etkinlik 4 : Dersin Yönetimi ve Sınıfın Kontrolü


    Öğrenciler ders başlamadan önce zilin çalmasını bekliyorlar. Ders zili çalınca sınıf içindeki karmaşa biraz daha azalıyor. Her öğrenci kendi sırasına geçiyor. Gürültü tam olarak kesilmese de yerlerinde öğretmenlerini bekliyorlar. Öğretmenimiz biraz geç olarak içeri girer girmez bütün öğrenciler ayağa kalkıyor. Öğretmen oturmalarını söyleyince yerlerine oturuyorlar. Yerlerine oturmanın verdiği rahatlıkla aralarında konuşmalar başlıyor. Biraz boş bırakılırsa sınıf gürültü başlıyor. Buna fırsat vermemek için öğretmenimiz en kısa süre içerisinde derse başlıyor. Bu sırada öğretmen hangi ders işlenecekse konu hakkında bilgi veriyor. Daha önce öğrenilen geçmiş öğrenmelerin kısa bir tekrarı yapılıyor. Öğretmenimiz çocukların dikkatlerini konu üzerinde toplamak için özellikle en çok konuşan ya da hareket halinde olan öğrenciye tahtayı temizlettiriyor ve ya öğrencilerin bulunduğu sıralardan birine oturup tahtadaki öğrenciye yazı yazdırıyor. Bu genelde sınıfa yöneltilen soru oluyor. Bu şekilde derste başlamış oluyor. Başka şeylerle ilgilenen öğrenciye isimleriyle hitap edip onları uyarıyor susmalarını sağlıyor. Ya da yüksek sesle konuşan öğrencinin yüzünü görmese de sesinden tanıyor ve susmasını söylüyor. Sınıfa geç giren öğrencilerin çok çabuk yerine geçmesi söyleniyor. Zaten öğrenciler izin istemeden yerine geçiyorlar. Bu öğrencilerin dersi bölmelerine izin verilmiyor. Gürültü çok fazla olursa ya da öğrencilerden bazıları hata kabul edilir bir şey yapılırsa bu öğrenciler tahtaya çıkıp tek ayak üzerinde durma cezası alıyorlar. Bir süre sonra tahtadaki öğrencilere sorulan sorulara cevap hakkı sağlanıyor. Doğru cevap veren öğrenci yerine oturuyor. Veremeyen öğrenci ise doğru cevap verebileceği bir soru olana kadar tahtada kalıyor. En sonunda bu öğrenciler ya af ediliyor ya da öğretmen yanlarına gidip kulaklarını çekiyor bir takım öğütler vererek yerlerine geçmelerini söylüyor.

    Ders sırasında öğrencilere her zaman isimleriyle hitap ediliyor.sorulan sorular bazen anlaşılmayabiliyor.sorunun öğrenci tarafından anlaşılmadığının bilincine varan öğretmen daha açık sorular yöneltiyor. Öğretmenimiz öğrencilerle konuşurken onlara sorular yöneltirken elinden geldiği kadar öğrencinin yüzüne bakmaya çalışıyor. Bir yandan da sınıfa göz gezdiriyor.diğer yandan elindeki kitabına bakıyor. Bu yüzden konuşan öğrenciyle göz teması kesilebiliyor. Sınıftaki diğer öğrencilerde kontrol altında tutuluyor. Konuşan arkadaşlarını dinlemeleri isteniyor. Öğrenciler bazen çok uzun düşünüp yavaş cevap verebiliyorlar. Bu durumda öğrencinin çabuk olması isteniyor. Öğretmenimiz düşünen öğrencisine “hadi biraz çabuk ol” diyor. Soruyu bilen öğrenciler parmak kaldırarak “öğretmenim” diye bağırıyorlar. Öğretmenimiz “şitt” diyerek söz alana cevap hakkı tanıyor. Cevap hakkı genellikle dersten kopmuş olan başka şeylerle uğraşan ya da az parmak kaldıran öğrencilere verilerek onlarında derse katılımı sağlanıyor.

    Öğretmen sınıf içinde gezmeyip bir yerde otursa ya da öğretmen masasında olsa da sınıfın tamamına sahip olabiliyor. Ama sınıf içinde sürekli dolaşırsa hakimiyet daha iyi sağlanacaktır. Sınıfta her öğrencinin yanına gitmek hem öğretmenin sesinin her yere ulaşmasını sağlar hem de öğrenciler daha iyi motivasyon olurlar. Dikkatleri dağılmaz.

    Ders esnasında övgü ve cesaretlendirmelerden pek yararlanılmıyor. Ancak doğru cevap veremeyen öğrencide ayıplanmıyor. Doğru cevabı verecek öğrenci bulununcaya kadar öğrencilere söz hakkı veriliyor. Öğrenciler söz hakkı verilmiş öğrencinin beklemesine ya da yanlış cevap vermesine tahammül edemiyorlar. Sabırsızlanıp kendileri cevap hakkı alabilmek için çaba harcıyorlar.bu durumda öğretmenimiz saygılı olma konusunda öğrencileri uyarıyor. Ayağa kalkmalarını oturdukları yerden sessizce parmak kaldırmalarını onları gördüğünü belirtiyor. Kısa süre önce öğrenilmiş olan bir konunun öğrencilerin bilememesi durumunda öğretmenimiz öğrencileri kınıyor. Her gün düzenli olarak ders çalışmalarını yapılan çalışmaların evde tekrarlanması gerektiğini belirtiyor.

    Ders bitimine doğru öğrenilen konular kısa bir tekrar ediliyor. Ders sonu ziline yakın öğrenciler hareketlenmeye başlıyor. Özellikle ders zili çaldıktan sonra öğrencileri tutmak çok zor oluyor. Ancak öğretmenimiz henüz dersine son vermediği için öğrencilerin dağılmalarına “size çıkın demedim” diyerek engelliyor. Teneffüs zamanından iki ya da üç dakika geç çıkılıyor. Ancak öğretmenleri zilinden sonra öğretmeni sınıfa iki üç dakika geç girerek bu süreyi dengelemiş oluyor.











































    Öğretmen Adayının
    Adı ve Soyadı : Erdoğan TÜRK
    Fakülte No/Şube : 2003241150 – 4/D
    Bölümü : İlköğretim Bölümü
    Ana Bilim Dalı : Sınıf Öğretmenliği
    Öğretim Yılı ve Dönemi : 2006/2007 – Güz
    Uygulama Okulunun Adı :Tütün İhracatçılar Birliği İ.Ö.O
    Uygulama Öğretmeninin Adı ve Soyadı : Ülfet KANMAZ
    Uygulama Öğretim Elemanın Adı ve Soyadı :Yrd.Doç.Dr Mehmet MABOÇOĞLU
    Etkinlik 5 : Öğrenci Çalışmalarının
    Değerlendirilmesi


    Ülfet öğretmen her konu ve ünite sonunda öğrencileri test sorularıyla sınav yapıyor. Ancak bu sınavlardan öğrencilere not vermiyor. Sadece öğrencilerin neler verdikleri ya da öğrenemediklerini ortaya koymak için bu çalışma yapılmaktadır. Not verilen sınavlar klasik sınav tipi şeklinde olmaktadır. Ama bu sorular karışık da olabilir. Örneğin soruların içinde çoktan seçmeli yanıt vermeli ya da boşluk doldurma şeklinde sorular da var.Öğretmenimiz matematik dersine ait test sorularını sınıfa dağıttı. Bir ders saati içerisinde çocuklar bu soruları cevaplandırmaya çalıştılar.Kimi öğrencilere bu süre yetmedi. Son soruları cevaplandıramadılar ve kağıtlarını eksik teslim ettiler. Kimileri ise kağıtlarını çoktan teslim etmişlerdi. Test sınavı sonraki derste, özellikle öğrencilerin sınavda zorlandıkları sorular seçilerek tahtada çözülmeye başlandı. Böylece her öğrenci, soruların doğru cevaplarını ve çözüm yollarını görmüş oluyordu. Bir müddet sonra öğretmenimiz müdürden izin aldığını ve bir işi olduğunu söyledi. Sınıftan kısa süreliğine ayrılırken, benim devam etmemi istedi. Soruları cevaplandırmaya ben devam ettim. Özellikle; cevaplandırılan soruyu yapamayan öğrencileri tahtaya çıkararak, hiç olmazsa o sorudan bilgilenmelerini sağlamaya çalıştım. Öğretmenimiz ünite sonlarında gerçekleştirilen bu testleri matematikte olduğu gibi, Türkçe gibi diğer derslerde de uyguluyordu. Bu çalışmaların öğrencilerin başarı seviyelerini ortaya koymak için iyi bir yöntem olduğunu düşünüyorum. Ancak bu çalışmalar not olarak da değerlendirmeye alınabilir. Çünkü değerlendirme sayısı ne kadar fazla olursa, doğru sonuca ulaşmak o kadar başarılı olacaktır. Bu çalışmalar sonucunda öğretmen öğrencilerin yanlışlarını görüp düzeltmekte, onların eksikliklerini tamamlamakta, öğrenciyi öğrenmeye güdülemektedir. Özellikle öğretmenimiz not verdiği klasik sınav kağıtlarını not verdikten sonra öğrencinin velisine götürüp imzalamalarını istemektedir. Böylece velilerde öğrencinin gerçekleştirdiği gelişmelerden haberdar olacaktır. Değerlendirme sonuçları, öğretmenin ne derece de başarılı olup olmadığını ya da öğrencinin ne kadar çaba harcayıp harcamadığının bir göstergesi olduğundan oldukça önemlidir. Sınıf içinde ders sonunda öğrencilere yöneltilen sorularda değerlendirmedir. Öğretmen bunu kanaat notu olarak yıl sonunda kullanacaktır. Notlar pekiyi, iyi, orta, geçer, başarısız şeklinde verilmektedir. Yüz alan öğrencide seksen beş alan öğrencide pekiyi almaktadır. Sınıf içinde yapılan değerlendirme çalışmalarına genel olarak bakıldığında “orta” dan aşağı alan öğrenci yoktur. İyi ve ya pekiyi alan öğrenci çoktur. Klasik yapılan ve not olarak değerlendirmeye alınan matematik sınavında öğretmenimiz birkaç öğrenciye sorunun cevabı doğru olmadığı halde, çözmek için çaba harcadığından on tam puan vermiştir. Özellikle büyük bir başarı gösteren öğrencilerin başarısı da sınıf tarafından kutlanmıştır. Eski düzeylerinden geriye giden bazı öğrencilerin ise üzülüp ağladıklarını gözlemledim. Not verirken öğrencilere karşı tarafsız olunmalı, notlar kişiliğe ve ya öğrenciye göre değişmemelidir. Her öğrenci gerçekte farklı birer bireydir. Ancak değerlendirme sırasında herkes eşittir. Aynı standart ölçülerle değerlendirilmelidir. Bu çok hassas ve öğretmenlerin dikkat etmesi gereken, çok önemli bir konudur.























    Öğretmen Adayının
    Adı ve Soyadı : Erdoğan TÜRK
    Fakülte No/Şube : 2003241150 – 4/D
    Bölümü : İlköğretim Bölümü
    Ana Bilim Dalı : Sınıf Öğretmenliği
    Öğretim Yılı ve Dönemi : 2006/2007 – Güz
    Uygulama Okulunun Adı :Tütün İhracatçılar Birliği İ.Ö.O
    Uygulama Öğretmeninin Adı ve Soyadı : Ülfet KANMAZ
    Uygulama Öğretim Elemanın Adı ve Soyadı:Yrd.Doç.Dr Mehmet MABOÇOĞLU
    Etkinlik 6 : Ders Kitaplarından
    Yararlanma

    ÇALIŞMA STRATEJİSİ ÖĞRETMENİN YAPTIĞI ÖĞRENCİNİN YAPTIĞI TAKİP İŞLEMİ
    1 Edinilecek bilgiyi belirleme • Seçilen metin: Atatürk'ün Hayatı..
    • Atatürk'ün örnek hayatının çocuklar yakın olan kısmının (çocukluğunun) öğrencilerce anlaşılması ve benimsenmesini sağlama.
    • Metni iyice anlamaları istenir.
    Aranan bilgiyi
    bulmak için metnin taranması, bulunanlar tartışılarak görüş birliği sağlamaya çalışılması ve bilginin ne olduğunun belirlenmesi. Sonuçları gruplar arasında paylaşma ve öğretmen ile tartışma.
    2 Bilgiyi tablo halinde özetleme • Özetlenecek metin: Atatürk'ün Hayatı.
    • Özetlenecek bilgiye göre tahtaya örnek bir tablo çizilir.
    • Bilgileri tabloya nasıl yerleştirmeleri hakkında bilgi verilir. Doğum yılı, ölüm yılı vs. önemli sütunlar açtırılıp işlenir.
    Öğretmen tarafından metin okunur ve hazırlanan tabloya önemli bilgileri öğrenciler işlemeye başlar.
    Sonuçları gruplar arasında paylaşma ve öğretmen ile tartışma. Tablodaki başlıklar ve kapsamları üzerinde anlaşma
    3 Bilgiyi şema veya şekil halinde özetleme • Aynı derste öğrenci kitabındaki Atatürk inkılapları şeması tahtaya çizilir.
    • Şemadaki yazıların bir kısmı silinir.
    • Öğrencilerin metne göre şemayı doldurmaları istenir. Şemadaki gerekli adlandırmaları yapmak için metin kullanılır Doğru ad verme konusunda gruplar öğretmenle anlaşır .

    4 Verilen bilgileri sıralama veya düzene koyma
    • Örnek metin: Atatürk'ün Hayatı.
    • Metinde geçen bilgi basmaklarının öğrenciler tarafından bulunup tekrar yazılması istenir.
    • Gruptaki her kişi en az bir bölümü seçer.
    Gruptaki kişiler seçtikleri bölümleri birleştirerek tam sıraya koyarlar. Gruplar arası doğru sıra tartışılır.
    Son şekil tartışılır ve en iyi sıra üzerinde anlaşılır.
    5 Metnin verilen kısmını tamamlayarak bütünlük sağlama
    • Seçilen metin: Atatürk'ün Hayatı.
    • Seçilen metinin, anlaşılmasındaki güçlük ve öğrencilerin yetenekleri göz önüne alınarak, her yedinci, dokuzuncu, ve on ikinci sözcüğün çıkarılması suretiyle yeniden yazılması. Öğrenciler parçayı okurlar, boşluklara uyabilecek sözcükleri düşünür ve tartışırlar, anlaşma sağlanınca bunlarla metni tamamlarlar.
    Öğretmen metindeki yarler için önerilen kelimeleri sınıfla birlikte gözden geçirir.




    Öğretmenimiz, dersi işlerken genellikle ders kitabındaki sırayı takip ediyor. Öğretmen işleyeceği konuya öğrencilerin hazırlanmaları için bir gün önceden söyleyip hazırlıklı gelmelerini istiyor. Öğrencilerde değişik kaynaklardan da yararlanarak hazırlanıyorlar.

    Bu etkinliği uygulamak için hayat bilgisi dersindeki “Yalancı” başlıklı konuyu seçtim. Öğretmenimiz bir gün önceden çalışmalarını söylediğinden öğrenciler derse hazır gelmişler. Bu sebepten dersi işlemek kolay oldu. Bu metin için öğretmenimizin amacı öğrencilerin köyü ve köy yaşamını anlayabilmeleridir. Metin sınıfta 3-4 kez okunduktan sonra, iyice kavranıldı. Daha önceden evde de okutulan metini herkes anlamış duruma geldi. Ve öğretmenimiz birkaç öğrenciye anlattırdı.


    Etkinliğin bu aşamasında öğretmenimiz öğrencilerden metnin özetini yapmalarını istedi. Bu sayede metin içindeki bilgilerin çocukların zihinlerindeki kalıcılığının daha fazla olacaktır. Her öğrencinin metnin özetini çıkarmasını istedi. Öğrencilerin anlatımı sırasında atladıkları yerleri de sınıftaki diğer öğrencilere tamamlattı. Bu sayede her öğrencinin dikkatini aynı yerde topladı, bu da sınıfta belli bir düzeni sağlamış oldu. Öğrencilerin anlatımları sırasında giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini iyi kullanmalarına da dikkat etti. Çocuklar yaptıkları özetler de genelde başarılı ancak bazıları ezber yapmaya çalıştıkları için zorlanıyor. Ezber yapan öğrencileri öğretmenimiz uyarıyor. Akıllarında kalanları anlatmalarını istiyor. Dikkat çekici bir nokta da öğrencilerin atladıkları ve eksik yaptıkları yerlerde yine öğrenciler devreye girip arkadaşlarını uyarıyor. Bu öğrencilerin dikkatinin üst düzeyde olduğunu ve hepsinin dersi dinlediğini gösteriyor. Ancak burada da öğrencilerin metinleri ezberleyerek öğrendiği ortaya çıkıyor.


    Konuyla ilgili olan bu çalışmada, kitapta yer alan Köyümüz başlıklı konunun yanında köyün içinde yer alan cami, çeşme, bağ, bahçe ve okulun rahatlıkla belli olduğu bir fotoğraf koyulmuş. Bu resimlerin her birinden birer ok çıkartarak neler olduğu sorulabilir. Öğretmen önce metne bakmadan çocuklara bunların neler olduğunu sorar ve doğru bir şekilde kitaba işaretletir. Bu sayede öğrenciler metine bağlı olmadan da konunun tekrarını yaparak, bilgileri pekiştirmişlerdir. Bundan sonra öğretmen çocuklardan sadece şekil yardımı ile bir özet yapmalarını ister. Akıllarında kalan bölümleri anlatan öğrenciler konuyu tam anlamı ile anlamış duruma gelirler.

    Konunun özetlenmesi ve şekille incelenmesi işlemleri bittikten sonra ; öğretmen konu içinde geçen önemli bölümlerin ve kelimelerin içinde bulunduğu cümleler kurdurur. Öğrencilerin oluşturduğu cümleleri öğrencilere okuttuktan sonra deftere yazdırıp bu işlemi tamamladık. Bu sayede konuyu öğrencilerin tam olarak anladıklarını rahatlıkla gördük.

    Konu içinde geçen ve çocuklara kazandırılmak istenen önemli bilgiler, öğrencilere öğretildikten sonra öğretmenimiz sorduğu sorularla konunun anlaşılıp anlaşılmadığını ölçtü. Bazı sorular içinde yanlış bilgiler vererek çocukların dikkatini ölçtük. Burada öğrenciler çok dikkatli ve ilgiliydi yaptığımız yanlışları hemen fark edip düzelttiler.

    Bu etkinlik sonunda öğrencilere bir metnin nasıl okunacağını ve nasıl anlatılabileceğini aktarmış olduk . Zevkli ve eğitici bir çalışma oldu.






























    Öğretmen Adayının
    Adı ve Soyadı : Erdoğan TÜRK
    Fakülte No/Şube : 2003241150 – 4/D
    Bölümü : İlköğretim Bölümü
    Ana Bilim Dalı : Sınıf Öğretmenliği
    Öğretim Yılı ve Dönemi : 2006/2007 – Güz
    Uygulama Okulunun Adı :Tütün İhracatçılar Birliği İ.Ö.O
    Uygulama Öğretmeninin Adı ve Soyadı : Ülfet KANMAZ
    Uygulama Öğretim Elemanın Adı ve Soyadı :Yrd.Doç.Dr Mehmet MABOÇOĞLU
    Etkinlik 7 : Grup Çalışmaları



    Uygulama okulunda anlatmış olduğum Hayat Bilgisi derside öğrencilerin konuyu daha iyi anlamaları, birbirleriyle daha iyi iletişim kurmaları açısından konuyu oyunlarla grup çalışması yaparak anlattım.

    Her grupta bir iki tane başarılı öğrenci olacak şekilde sınıfı altı gruba ayırdım. Her grupta eşit kişi vardı. Her grupta bir başkan bir sözcü olacak şekilde görev dağılımı kendi istekleri doğrultusunda gerçekleştirdi. Her gruba bir isim verildi. Grup çalışmasına geçiş düzenli oldu.

    Gruplar oluşturulduktan sonra konuyla ilgili hazırlamış olduğum oyun kartlarını her gruba dağıttım. Anlatmış olduğum konuyla ilgili örnekleri ve bunların birbirine eşleşmesi gerektiğini, bu soruları tüm grup üyelerinin ortaklaşa yapması gerektiğini, doğru bir şekilde ilk bitiren grubun yarışma birincisi olacağını anlattım. Ayrıca bu soruların nasıl eşleştireceklerini, belli bir süre içinde yapmaları gerektiğini söyledim. Yapmalarını istediğim şeyler öğrencilerin hazır oluş düzeylerine uygundu.

    Yapabildiğim kadar her grupla ilgilendim. Anlamadıkları yerleri tekrar anlattım. Nasıl yaptıklarını izledim. Gerektiği yerlerde onları güdüledim, biraz ipucu verdim. Birbirleriyle işbirliği yapmaları gerektiğini söyleyerek onlara yardımcı olmaya çalıştım.

    Çalışmayı yaparken muhakkak sorunlar çıktı. Özellikle grup üyeleri arasında tartışma çıktı. Yanlarına gidip ne olduğunu sordum ve kendi aralarında halletmeleri gerektiğini söyledim. Genellikle gruplar arasında onları izlemek için dolaştım.

    Ben yardım isteyen bütün grupların yanına gittim. Anlamadıkları yerleri anlatana kadar onlarla ilgilendim. Ama bir şey olduğu zaman onlara müdahale edecek durumdaydım.

    Görev dağılımını kendi aralarında yapmışlardı. Fakat konuyu anlayanlar grup içinde daha aktiftiler. Buna rağmen nasıl yapılması gerektiğinde grubun tüm üyeleri bu süre içerisinde kat6ılmışlardı. Bana göre istenilen düzeyde öğrenme gerçekleşti. Çünkü bu bir yarışma niteliğindeydi. Kazanan grup hediye alacaktı. Bu yüzden daha sık çalıştılar. Böylece bir şeyler yapmanın, paylaşmanın zevkine vardıklarını düşünüyorum.
































    Öğretmen Adayının
    Adı ve Soyadı : Erdoğan TÜRK
    Fakülte No/Şube : 2003241150 – 4/D
    Bölümü : İlköğretim Bölümü
    Ana Bilim Dalı : Sınıf Öğretmenliği
    Öğretim Yılı ve Dönemi : 2006/2007 – Güz
    Uygulama Okulunun Adı :Tütün İhracatçılar Birliği İ.Ö.O
    Uygulama Öğretmeninin Adı ve Soyadı : Ülfet KANMAZ
    Uygulama Öğretim Elemanın Adı ve Soyadı :Yrd.Doç.Dr Mehmet MABOÇOĞLU
    Etkinlik 8 : Çalışma Yapraklarının
    Hazırlanması ve Kullanılması



    Eğitim sistemimizde, alışılmış öğretim sunuş yöntemine dayalı öğretim, öğrencilerin sınıflamada pasif kalmasına neden olan sıkıcı bir ortam yaratmaktadır. Bu nedenle öğrenciler, derslerin soyut ve sembolik dil yapısını yığılma bilgi birikimi özelliğini ve hayata ait objelerin arasındaki ilişkilerden daha ileri ilişkiler keşfetme süreci olduğunu fark edememektedirler. Bu yüzden okullarımızda konu alanlarının özel amaçları, konuları ezberleme, hatırlama ve kullanma amacıyla sınırlı kalmaktadır.

    Öğretmek demek, öğrencinin düşünme kabiliyetini geliştirmek, yeni ilişkileri anlamada kendi zihin özgürlüğünün farkına varmasına yardımcı olmak, evrenin anlamlaştırılmasında zihinsel gücünü kullanmaya istekli hale getirmektir. Mademki bilgi aktarılmaz ve bireyin kendisi tarafından kurulur. O halde öğrencilere bilgilerini kullanabilecekleri ortamları hazırlamalıyız. Böyle ortamları sağlamanın bir yolu da öğrenci çalışma yapraklar uygulamalarıdır. Bu çalışma yapraklarına; işlem yaprakları, alıştırma yaprakları veya çalışma kağıtları da denilmektedir.

    Genellikle bir dosya kağıdının bir veya iki yüzünü kaplar. Çalışma yaprakları öğrencilerinin, öğretmenin hazırladığı planı izlemeleri ve sınıftaki bütün öğrencilerin etkinliğe katılımın sağlanması için yararlanabilecekleri iyi bir araçtır.

    Ben bu çalışma için matematik dersiyle ilgili bir çalışma yapmayı karalaştırdım. Bunun içinde öğrenci düzeyine göre araştırma yaparak sorular oluşturdum. Ayrıca bu etkinliği grup çalışmasıyla birlikte yapmayı karalaştırdım. Soruları da ona göre hazırladım. Bu çalışmada; sınıfa girdim ve sınıfın kontrolünü sağladım. Daha sonra yapacağım çalışmadan öğrencileri haberdar ettim ve çalışmaya başladım. İlk önce sağ sıra başından olmak üzere öğrencilere birden altıya kadar saydırdım. Sayma işlemi bittikten sonra öğrencilerden; birlerin bir grup oluşturmasını, ikilerin bir grup oluşturmasını,vb. istedim. Gruplar oluşturulduktan sonra her gruba bir tane olmak üzere çalışma yapraklarını dağıttım ve kuralları belirledim. Her grubun birlikte , işbirliği kurarak çalışması gerektiğini , diğer gruplardan yardım alınmaması gerektiğini, bunun sadece bir çalışma olduğunu ve zevkli bir çalışma yapacaklarını belirttim. Öğrenciler soruların üzerine yoğunlaştılar, bütün öğrencilerin grup içerisinde aktif olduğunu gördüm. Bu esnada öğrencilerin cevaplarına karışmıyor tamamen kendi başlarına bıraktım. Tabi ki onları izliyor ve ne yaptıklarını kontrol ediyordum. Zaman ilerledikçe öğrencilerin çalışmaları da beliriyordu. Bazı öğrencilere ipucu vererek yol gösterdim. Bitiren öğrencilerin cevaplarını kontrol ettim ve nerelerde yanlış yaptığını gösterdim ve birkaç ipucu verdim. Bir grup cevabını gösterdi ve yaptıkları çalışma doğruydu. Onları tebrik ettim ve arkadaşlarını beklemeleri gerektiğini söyledim. Verdiğim süre dolmuştu artık ve sürenin dolduğunu söyleyerek sırasıyla doğru bitiren grupları söyleyerek onları alkışlattım. Birinci olan gruba kitap hediye ettim ve bu kitapları bitirdiklerinde arkadaşlarıyla değişmelerini ve paylaşmalarını söyledim.

    Çalışma ile ilgili konuşmaya başladım öğrencilerle. Daha önceden bir arkadaşın da bu çalışmayı yapmasından dolayı bu çalışma o kadar da öğrencilere yabancı gelmemişti. Ama bu çalışmanın farklı bir yanı vardı. Bu çalışma grup çalışması etkinliğiyle bir arada oluşturuldu. Öğrenciler bu çalışmadan çok zevk aldıklarını, soruları çözerken hiç korkmadıklarını, arkadaşlarına güven duyduklarını belirttiler.











    Öğretmen Adayının
    Adı ve Soyadı : Erdoğan TÜRK
    Fakülte No/Şube : 2003241150 – 4/D
    Bölümü : İlköğretim Bölümü
    Ana Bilim Dalı : Sınıf Öğretmenliği
    Öğretim Yılı ve Dönemi : 2006/2007 – Güz
    Uygulama Okulunun Adı :Tütün İhracatçılar Birliği İ.Ö.O
    Uygulama Öğretmeninin Adı ve Soyadı : Ülfet KANMAZ
    Uygulama Öğretim Elemanın Adı ve Soyadı :Yrd.Doç.Dr Mehmet MABOÇOĞLU
    Etkinlik 9 : Değerlendirme ve Kayıt Tutma


    Öğretmenlerin öğrencileri değerlendirmesini gerektirecek pek çok sebep bulunmaktadır. Bu sebebe göre de değişik yöntemler bulunmaktadır.

    Uygulama sınıfımda matematik dersinde “bölme” işlemini bir çok yöntem ve tekniklerle anlattım. İkinci derste de anlattığım konunun ne kadar anlaşılmış olduğunu anlamak için değerlendirme yapıp bunu gerekli ölçekle kayıt ettim.

    Değerlendirmedeki amacı konunun ne kadar kavranıp kavranmadığını anlamak, yöntemim de sınıf içi ödev vermeydi. Bu değerlendirme hem grupsal hem de bireyseldi. Öğrencileri gruplara ayırarak her gruba eşit miktarda oyun kartlarını dağıttım. Oyun kartlarında anlatmış olduğun konuyla ilgili sorular vardı. Gruplar neler yapmaları gerektiğini tekrar tekrar anlatarak belli bir süre verdim. Süre bittikten sonra tüm kartları topladım. Zaten süre bitmeden tüm gruplar kartları çözmüşlerdi. Yine bir tekrar olsun diye işlemlerin aynısını tahtada bazı öğrencilere çözdürdüm. Ders boyunca takip ettiğim gruplar hakkında hem grupsal hem bireysel bir ölçek hazırlayıp öğretmenimize gösterdim.

    Sınıf içi gözlemlerimde öğrencilerin durumlarını inceledim. Öğrenciler aşağı yukarı her soruya cevap vermeye çalışıyor. Ancak tüm sorulara parmak kaldıran öğrenci sayısı da belli. Sınıfta seviyesi yüksek olan öğrenciler ile vasat öğrenciler var. Sınıftaki her öğrencinin seviyesi birbirine yakın. Ancak 1 öğrenci diğer arkadaşlarından daha geride. Bu öğrenci 2. sınıf öğrencisi olmasına karşı halen tam olarak okuyup yazamıyor.

    Sınıftaki diğer öğrenciler genelde sorulara cevap veriyor ve derslere katılıyorlar. Soru cevaplamada , metin okumada, özet yapmada ve sınıf içi diğer etkinliklerde başarılı bir sınıf olduğu görülüyor. Öğretmenin öğrencilere yaklaşımı da çok iyi aynı şekilde öğrencilerde öğretmenlerine karşı çok iyiler. Sınıfta öğretmenin otoritesi açık bir şekilde belli. Öğrenciler derslerde sessizce öğretmenlerini dinliyorlar.

    Soru yöneltme bölümüne gelince; öğretmenimiz sürekli bize fırsatlar verip derste konuları işlememize izin verdi ve konuların işlenişinde yardımcı olduk. Bu sayede biz de sınıfta konuları işlerken soru sorma fırsatı bulduk. Ben genelde konuyu anlatıp işledikten sonra, pekiştirme amacıyla öğrencilere sorular yönelttim. Sorularım konu ile işlediğim metin ile ilgili olursa hemen cevap verebiliyorlar. Ancak konu ile bağlantılı ama metnin dışından soru sorarsam biraz karıştırıyorlar. Önce düşünüp sonra cevap veriyorlar. Yine de öğrencilerin çoğu sorulara cevap verebiliyorlar.




































    Öğretmen Adayının
    Adı ve Soyadı : Erdoğan TÜRK
    Fakülte No/Şube : 2003241150 – 4/D
    Bölümü : İlköğretim Bölümü
    Ana Bilim Dalı : Sınıf Öğretmenliği
    Öğretim Yılı ve Dönemi : 2006/2007 – Güz
    Uygulama Okulunun Adı :Tütün İhracatçılar Birliği İ.Ö.O
    Uygulama Öğretmeninin Adı ve Soyadı : Ülfet KANMAZ
    Uygulama Öğretim Elemanın Adı ve Soyadı :Yrd.Doç.Dr Mehmet MABOÇOĞLU
    Etkinlik 2.10 : Test Hazırlama,
    Puanlama, Analiz


    Ülfet öğretmen genelde her derste bir önceki işlemiş oldukları konu ile ilgili sorular soruyor. Geçmiş konuların hatırlanmasına yardımcı oluyor. Doğru cevap veren öğrencilere aferin diyerek onları derse motive ediyor. Yanlış cevap veren öğrencilere ise, mimikleri ile cevabın yanlış olduğunu, düzeltmesi gerektiğini belirtir ifadeler kullanıyor. Öğretmen genelde hatırlamaya yönelik sorular soruyor, ayrıca, yorumlayıcı sorulara da ağırlıklı olarak yer veriyor. Öğrenci bu yöntemle daha çok düşünecek ve orijinal cevaplar verebilecektir. Öğrenci burada olaya kendi yorumunu koyuyor ve doğruyu kendisi düşünerek etkin şekilde ifade ediyor.

    Anlatılacak dersin başında konuya hazırlayıcı ve hatırlatıcı derse girişi sağlayan konu sonunda da bir değerlendirme aşaması olarak öğrencilere, o derste anlatılanlar hakkında sorular yöneltiyor. O derste anlatılanlar ile daha önceki derste anlatılan dersler ile bağlantılar kurarak çeşitli sorular da öğrencilere yöneltiliyor.

    Öğrencilere sorular yöneltilirken, erkek-kız, çalışkan-tembel, dinleyen-dinlemeyen ayrımı yapılmaksızın homojen şekilde davranılıyor.

    Öğretmenin sorduğu sorulara zorluk derecesine göre zaman tanınıyor. Öğrencilere yeteri kadar düşünme payı veriliyor. Sorular sorulurken soru cümleleri sade ve anlaşılır niteliktedir. Bu da öğrencilerin soruya verdikleri cevabın süresini kısaltmaktadır.

    Staj grubundaki arkadaşlarla her hangi bir test hazırlamadık ancak gözlemci olarak bulunduğumuz sınıfta bir kez test uygulamasında bulunduk. Bu uygulamada çocukların durumunu gözleme fırsatımız oldu

    Testte yer alan sorular sınıf seviyesine oldukça uygundu ve zor veya anlamsız suru testlerde bulunmuyordu. Bu değerlendirmenin sağlıklı bir şekilde yapılması açısından oldukça önemli etken olarak gördüm. Test soruları hazırlanırken çok dikkat edilmelidir. Karmaşıklığı yer verilmemesi gerekir. Uygulanan testlerin seviyeye uygun olması, öğrencilerin başarılarını arttıran bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Derste cevaplanan ve bahsedilen, birçok kez pekiştirilen yada sorulardan önce verilen parçayla ilgili sorular sorulmaktadır. Böylece öğrencilerin öğrenip öğrenmedikleri tam anlamıyla ve sağlıklı bir şekilde ölçülebiliyor.

     

     

    manyak_625 - 13.01.2009 - 23:08
  2. eyvallah, kardeş.çok teşekkür...

     

     

    fk2509 - 15.01.2009 - 18:36
  3. okul deneyimi 1 var mı?

     

     

    DevrimGzde - 22.04.2009 - 18:53
  4. çok saol yaa eline sağlık

     

     

    mücella21 - 14.05.2009 - 16:38
  5. çok saol teşekkür ederim

     

     

    nacshy - 09.06.2009 - 16:03
  6. TEŞEKKURLER

     

     

    gulsade0208 - 13.10.2009 - 23:49
  7. emeğine sağlık

     

     

    ahmed003 - 03.11.2009 - 19:49
  8. COOOKK TESEKKURLER

     

     

    glsm_a - 11.11.2009 - 14:12
  9. allah razı olsun.. gardaşşşş

     

     

    uygar21151 - 05.12.2009 - 17:16



Benzer Konular

  1. Biyoloji öğretmenliği staj raporu
    Konuyu Açan: didem__t, Forum: Biyoloji.
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj : 31.05.2014, 00:14
  2. Sınıf Öğretmenliği Okul Deneyimi 1 Staj Raporu
    Konuyu Açan: Nehir, Forum: Üniversite.
    Cevaplar: 30
    Son Mesaj : 12.05.2014, 17:44
  3. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Staj Raporu
    Konuyu Açan: Nehir, Forum: Üniversite.
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj : 20.03.2013, 17:10
  4. Okul Öncesi Öğretmenliği 4. Sınıf Staj Dosyası
    Konuyu Açan: Nehir, Forum: Üniversite.
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj : 17.09.2012, 17:27
  5. Okul Öncesi Öğretmenliği 3. Sınıf Staj Dosyası
    Konuyu Açan: Nehir, Forum: Üniversite.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 12.01.2010, 15:32

copyright

Soru Cevap