TOKAT


  1. TOKAT


    Tokatlilar Buraya Lüften...

     

     

    SERKANCO - 09.02.2005 - 19:52
  2. Tokat

    Tokat

    Bilindiği gibi 19. yüzyılın ikinci yansın-(Terbiyeden-Yoksunum)-da sanayinin gelişmesi, sömürgecilik ve diplomatik ilişkilerin hızlanmasına neden oldu. Bu durum ise aynı zamanda büyük devletler arasında siyasi rekabet, ekonomik çıkar çatışmaları ve anlaşmazlıkları meydana getirdi. I. Dünya savaşı öncesi karışıklıklar merkezi durumuna gelen Avrupa, adeta bir barut fıçısından farksızdı.

    Teknik üstünlük kompleksine kapılan Avrupa, Osmanlı Devleti''''ne "Hasta Adam" gözüyle bakıyor ve onu sömürülecek bir devlet; Türk Milleti''''ni de idare edilmeye muhtaç bir millet olarak görüyordu.

    Osmanlı Devleti''''ne gelince; I. Dünya Savaşından önce 1911 yılında girdiği Trablusgarb Savaşı''''nda son Afrika topraklarını İtal-(Terbiyeden-Yoksunum)-ya''''ya kaptırmış, 1912-1913 yıllarındaki Balkan Savaşları''''nda aldığı mağlubiyetle de Rumeli''''deki nüfuzunu kaybetmiştir.

    Çanakkale mucizesine rağmen I. Dünya Savaşı''''ndan da yenik ayrılan Osmanlı Devleti, Mondros Mütarekesi gibi haysiyet kırıcı bir antlaşmayı imzalamak mecburiyetinde bırakılmıştır.

    Türk Milleti''''ne esaret zinciri vurmaya yönelik mütarekenin imzalanmasıyla Osmanlı Devleti artık resmen değilse bile, fiilen yıkılmış sayılmakta idi.

    Türk Milleti, maddi ve manevi bakımdan iyice sarsılmıştı. Memlekette, açlık, sefalet, asayişsizlik ve gelecek konusunda ise ümitsizlik hakimdi.

    Ancak, bütün bu olumsuzluklara rağmen, millet egemenliğine dayalı yeni bir Türk Devle-(Terbiyeden-Yoksunum)-ti kurma fikri ile yola çıkan Mustafa Kemal, Türk Milleti''''nin kurtuluşu yönünde hiç bir za-(Terbiyeden-Yoksunum)-man ümitsizliğe kapılmadı. O, Türk Milletinin vatanı, bağımsızlığı, bayrağı, namusu... gibi kutsal saydığı değerleri korumada her türlü fe-(Terbiyeden-Yoksunum)-dakârlıktan kaçınmayacağını çok iyi biliyordu.

    Türk Milleti''''ne olan güvenini her fırsatta ifade eden Mustafa Kemal, bilindiği gibi 19 Mayıs 1919 günü Samsun''''a çıkarak Kurtuluş Savaşımız yolunda ilk adımı atmış oldu. Samsun''''da başlayan bu yolculuk Kavak, Havza, Amasya ve Tokat istikametinde devam edecek-(Terbiyeden-Yoksunum)-tir.

    Tokat, Birinci Dünya Savaşı sonlarında Sivas vilayetine bağlı bir sancak merkezi duru-(Terbiyeden-Yoksunum)-munda idi. Bu tarihlerde nüfusu yüz bini aşan Tokat Sancağı''''nda, Türkler çoğunlukta, Rum ve Ermeniler ise azınlık durumunda idi. Zile, Reşadiye, Niksar ve Erbaa Tokat''''a bağlı kazalardı.

    Mondros Mütarekesi''''nin imzalandığı günlerde ve hemen sonrasında Anadolu''''da baş gösteren sıkıntı, şüphesiz Tokat Sancağı halkını da üzmüş ve gelecek hakkında endişeye düşür-(Terbiyeden-Yoksunum)-müştür. Bilhassa, Tokat''''ta azınlık durumunda olan Rumların, merkezi Samsun olmak üzere Tokat''''ı da içine alan bölgede Pontus Devleti kurmak istemeleri, Tokat halkının tedirginliğini daha da artırmakta idi. Bu durum karşısında Tokat''''ta yaşayan Müslümanlar tedbir amacı ile 25 Şubat 1919 tarihinde "Karadeniz Türkleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" Tokat şubesini kurdular. Bu şubenin bir ay sonra da merkezi İstanbul''''da olan "Vilayeti Şarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti''''ne" bağlandığı bilinmektedir.

    Tokat Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti''''nin yaptığı hizmetler konusunda araştırmacı merhum Halis CİNLİOĞLU''''nun tespitleri şöyledir:

    Erzurum Kongresi''''ne gönderilen Rıfat Bey''''in 800 liralık yol harcını ödediler. (O zamanın Müdafaa-i Hukuk Heyeti bu parayı hiç bir yardım görmeden yalnız kendi keselerinden verdiler).

    Maraş ve izmir''''de çatışan yurttaşlarımıza "iane" toplandı. Çamaşırlar diktirildi.

    Bir yerden diğer yere taşınan "Darüleytâm" talebesine yardım edildi.

    Genci harpten dönen esirlerimizin yurtlarına kavuşmalarına çalışıldı.

    Şehir içinde yaya Kuva-yı Milliye kuruldu. Çoğu bu gibi işlere yeni atılan gençlerden ibaret olarak bu kuvvet, ihtiyat zabitleri kumandasına verildi.

    Şehir dışı için Mütevellioğlu Nuri Bey kumandasında süvari "Kuva-yı Milliye" kurul-(Terbiyeden-Yoksunum)-du.

    Numara kullanan, adlarını ve sayılarını saklayan adamları vasıtasıyla olan biten işlerden haber alınmaya çalışıldı.

    Tokat Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti İdare Heyeti''''nde görev alanlar: Tahir Rüştü. Hacı Hüsnü, Rıfat (Hamamcıoğlu), Nuri (Mütevelli-(Terbiyeden-Yoksunum)-oğlu), Mehmet (Yağcıoğlu), Vahap (Baloğlu). İbrahim (Yoğurtçuoğlu), Fuat (Evliyaoğlu), Hacı Mustafa (Müftükâtipoğlu), Hafız Agah (Emekli Komiser), İzzet (Gençağaoğlu). Remzi (Doktor), Fehmi (Celepoğlu), Şevki (Emekli Binbaşı), Vehbi (Muhasebecioğlu) ve Salih (Bekçioğlu) beylerdir.

    15 Mayıs 1919''''da Yunanlıların İzmir''''i işgal etmeleri Tokat halkı tarafından tepkiyle karşılanır. Tokat ve kazalarında Redd-i İlhak Cemiyetleri kuruldu. Yunan işgalini protesto et-(Terbiyeden-Yoksunum)-mek amacıyla da 20 Haziran 1919 günü Niksar''''da miting yapıldı. Niksar halkı nümayiş (miting) sonunda alınan kararları "Redd-i İlhak Cemiyeti Reisi Mahir" imzasıyla itilaf Devletleri temsilcileri ile A.B.D. Cumhurbaşkanı Wilson''''a gönderir. Bu kararlarda "Biz Türk olan her vatan parçasının Türk kalmasını istiyoruz. Siz de buna söz vermiş idiniz. Şimdi ise sözü-(Terbiyeden-Yoksunum)-nüzde durmadığınızı görüyoruz. Anadolu''''ya uzatılacak bir tecavüz bizi öldürmek için uzatılan bir adımdır. İnsaniyet ve adalet namına suikastten vazgeçiniz." denilmektedir.

    Bu arada, 1. Dünya Savaşı''''ndan dönen ihtiyat Zabitleri Tokat''''ta "İhtiyat Zabitleri Teavün Cemiyeti" adı altında bir cemiyet kurdular. Bu cemiyeti kuranlar hem kendi aralarında yardımlaşmayı sağlamak hem de memleket davalarıyla ilgilenmek amacıyla ortaya çıkmışlardır. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti''''nin çalışmalarını yeterli görmeyen ihtiyat Zabitleri: "Memleketin derin yaralarını saracak vatanperver adamları göremiyoruz. Kuvvetli bir heyet yoktur ki, Tokat''''ı bu hususta tanıtabilsin. Kendilerini idareden aciz adamlar, bu tehlikeli zamanlarda Tokat halkım nasıl yönetecekler?" diyerek Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti İdari Hey eti''''ne gençlerin de alınmasını istemişlerdi. Sonunda istekleri yerine getirilerek gençlerin de Müdafa-i Hukuk Cemiyeti''''ne girmeleri sağlanmıştır. Bu durum Tokat''''taki mücadele azmine daha da güç kazandırmıştır.

    9. Ordu Müfettişi olarak Anadolu''''ya gön-(Terbiyeden-Yoksunum)-derilen Mustafa Kemal Paşa, 26/27 Haziran 1919 gecesini Tokat''''ta geçirdi ve ertesi sabah Sivas''''a hareket etti. Mustafa Kemal Tokat''''a geldiğinde Belediye binasında şehrin ileri ge-(Terbiyeden-Yoksunum)-lenleriyle bir toplantı yaparak memleketin duru-(Terbiyeden-Yoksunum)-mu hakkında genel bilgi verdikten sonra Milli Mücadele''''nin kaçınılmaz olduğu konusunda Tokatlıları ikna etti. Tabii bu arada Mustafa Ke-(Terbiyeden-Yoksunum)-mal Paşa''''nın bazı engellerle karşılaştığımı belirt-(Terbiyeden-Yoksunum)-mek gerekir. Mesela, Sivas''''a hareketi sırasında Sivas Valisi Reşit Paşa, Mustafa Kemal''''i tevkif etmesi için özel olarak görevlendirilir. Ancak Mustafa Kemal Paşa, tedbirliliği ve ince zekâsı sayesinde bu engelleri aşmayı başarmıştır.

    23 Temmuz 1919''''da toplanan Erzurum Kongresi''''nde vatanın bütünlüğü ve milletin is-(Terbiyeden-Yoksunum)-tiklâli ile ilgili kararların alındığı bilinmektedir. Bu kongreye Tokat''''tan Rıfat (Hamamcıoğlu) Bey ile Sabri Efendi (Emekli Askeri Kâtip) katılmışlardır. Rıfat Bey, kongrede yaptığı konuş-(Terbiyeden-Yoksunum)-mada davalarının "Hak ve istiklal" davası olduğunu belirtmiştir. Sivas Kongresi''''ne Tokat''''tan temsilci katılmamasına rağmen, Erzurum Kongresi''''nde Temsil Heyeti üyeliğine seçilen Bekir Sami Bey''''in Tokatlı olmasından dolayı Tokat''''ın Sivas Kongresi''''nde temsil edilmiş ol-(Terbiyeden-Yoksunum)-duğunu söyleyebiliriz.

    Sivas Kongresi sona erdikten hemen sonra Temsil Heyeti, Damat Ferid Paşa hükümetini istifaya zorlamak amacıyla İstanbul ile haberleşmeyi kesme kararı aldı. Alınan bu karara Tokat da aynen uymuştur. 12 Ocak 1920''''de açılan son Osmanlı Mebusan Meclisi''''nde Tokat, Ahmet ve Şevki Beyler ile Ömer Fevzi Efendi tarafından temsil edilmiştir.

    İstanbul''''un İngilizler tarafından işgal edilmesi ve İngilizlerin Meclis-i Mebusan''''ı basarak bazı Mebusları tutuklayıp sürgüne göndermeleri, diğer illerde olduğu gibi Tokat''''ta da nefretle karşılandı. Türk Milleti''''ne yapılan bu haksızlıkları protesto etmek için Tokat ve kazalarında mitingler tertip edildi. Ayrıca, bu vahim olayı kınamak amacıyla itilaf Devletleri mümessillerine telgraflar çekildi.

    İstanbul''''un işgali ve Mebuslar Meclisi''''nin dağıtılmasından sonra artık İstanbul''''un dışında yeni bir hükümet kurma fikri iyice kuvvet kazanmaya başladı. Nihayet, 23 Nisan 1920''''de Ankara''''da açılan TBMM İstanbul''''u tanımadığını ilan etmek suretiyle Türk Milleti''''nin kurtarılması görevini üzerine almış oldu. Açılan bu yeni mecliste Tokat''''ı temsil eden milletvekilleri ise; Rıfat (Hamamcıoğlu) Bey, Hamdi (Mütevellioğlu) Bey, Mustafa Vasfi (Süsoy) Bey, Nazım (Eski Harput Valisi) Bey ve İzzet (Gençağaoğlu) Bey''''dir.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi''''nin açıl-(Terbiyeden-Yoksunum)-ması kararını tepkiyle karşılayan İstanbul Hü-(Terbiyeden-Yoksunum)-kümeti, Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efen-(Terbiyeden-Yoksunum)-di''''ye 11 Nisan 1920''''de bir fetva verdirerek bu yolla Kuva-yı Milliye ruhunu yok etmeye çalış-(Terbiyeden-Yoksunum)-tı. Anadolu''''nun her tarafına duyurulan bu fetva bazı bölgelerde etkisini göstererek isyanların çıkmasına sebep oldu. Nitekim, 14 Mayıs 1920 günü Postacı Nazım adında biri, Sivas''''ın Yıldızeli kazasına bağlı Kaman köyünde isyan etti. Bu isyana karşı tedbir maksadıyla Tokat''''ta 50 kişilik Kuva-yı Milliye kuruldu. Ayrıca Köprü-(Terbiyeden-Yoksunum)-başı, Niksar Yolu, Çay, Beybağı ve Erenler ma-(Terbiyeden-Yoksunum)-hallelerinde dışarıdan gelebilecek bir tehlikeye karşı kuvvet bulunduruldu. Bu arada Niksar ve nahiyelerinden de yardım sağlandı.


     

     

    cr@ckman - 09.02.2005 - 20:23
  3. Doğal Güzellikler
    Tokat - Doğal Güzellikleri



    TOPÇAM YAYLASI

    Tokat il merkezine 15.km ve 1600 metre yükseklikteki Topçam yaylası temiz havası ve gür ormanları ile olağanüstü bir güzelliğe sahiptir.Yazın yayla evlerinde kalan insanların sıcak konukseverliği misafirleri memnun etmektedir.

    SELEMEN YAYLASI

    Tarih, kültür ve doğal zenginliğin bir arada en üst seviyeye ulaştığı yaylamızdır.1514 yılında çaldıran seferine çıkan Yavuz Sultan Selim, ordusu ile bu yaylada konaklamış ve Cuma namazını bu yaylada kılmıştır.O günden günümüze kadar ilkbahardan itibaren ilk kar düşene kadar her Cuma günü Selemen de yayla pazarı kurulmaktadır.Kurulan pazarda hala mübadele usulü alışverişin yapılıyor olması, yörenin kültürel zenginliğini gösterir.



    BATMANTAŞ YAYLASI

    İl merkezine 28 km uzaklıkta ve 1850 metre yükseklikteki Batmantaş Yaylası sık ve gür çam ormanları tertemiz yayla havası ve buz gibi suları ile yayla turizminde hizmet etmeyi beklemektedir.

    AKBELEN ( BİZERİ) YAYLASI

    Tokat il merkezine 29 km uzaklıktadır.Çevrenin en büyük yaylasıdır.(1740 metre).Çim kayağına uygun geniş kırsal alanı, çam ve kayın ağaçlarından oluşan muhteşem manzaralı ormanlarla çevrilidir.

    DUMANLI YAYLASI

    İl merkezine 70 km. uzaklıkta ve 2578 metre yükseklikteki Dumanlı yaylasında rengarenk yayla çiçeklerinin görüntüsü, insanın yaşam sevincini bir kat daha arttırmaktadır.Dumanlı yaylası zinciri çevresinde başta Çatak Yaylası olmak üzere 40 dan fazla yayla bulunmaktadır.



    ÇAMİÇİ YAYLASI

    Tokatın Karadeniz e açılan dağları üzerinde bulunan Çamiçi yaylası yazın insanlara konaklama hizmeti vermektedir.Her yıl Niksar Belediyesince Çamiçi yayla şenlikleri burada düzenlenmektedir.Çamiçi yaylasında Turizm Bakanlığından yatırım belgeli tesis yanında nitelikli apart konaklama yerleri ve lokantalar yaz kış hizmet sunmaktadır.

    ZİNAV GÖLÜ

    Reşadiye İlçesinin Yolüstü ( Meğedün) Köyüne 3 Km uzaklıktadır.Gölün suları tatlıdır.Göl bir dere ve küçük sularla beslenir.Ortalama 1.5 km2 alana sahiptir.Gideğeninden ( Gölyalağından) boşalan sular, Kelkit Çayına ulaşır.Kenarında bataklık yerler yoktur.Ortalama derinlik 10-15 m. Civarındadır.Etrafı korunmaya alınmış orman alanıdır.Gölde kızılkanat denilen çok lezzetli bir tatlı su balık türü yaşamaktadır



    KAZ GÖLÜ

    Tamamına yakını sazlıklarla kaplı olan Kaz Gölünün kıyısında akşam güneşinin batışını seyretmek yeterde artar bile .Saksağan, akleylek, angıt, alaca balıkçıl, akkuyruk, sallayan, karatavuk, küçük batağan gibi onlarca çeşit kuşu barındıran Kaz gölünde sazlar arasında ilkel sallarla gezinti yapmanın heyecanını yaşamak apayrı bir zevktir.Orman Bakanlığınca Kaz Gölü Yaban Hayatı Koruma Sahası olarak tefrik edilerek avlanma yasaklandıktan sonra kuş türleri artmıştır.

    GÖLLÜ KÖY GÖLÜ

    Reşadiye ilçesinin aynı isimle anılan köyü sınırları içerisinde yer alan göl doğal bir güzelliğe sahiptir.

    MESİRE YERLERİ



    Gıj gıj tepesi: Tüm haşmetiyle Tokatın bir bölümünü kuşatan gıj gıj tepesi, özellikle sıcak havalarda Tokatlıların serinlemek için çıktıkları, çam kokularının buram buram yayıldığı, Tokatı adeta uçaktan seyrediyor havası veren olağanüstü güzellikte bir mesire yeridir.

    Gümenek: tarihi Komana Pontika yerleşim yeri üzerinde yer alır.Tokata 10 km .mesafededir.Tozanlı çayının etrafını çevreleyen asırlık ulu ağaçların altında serinleyerek piknik yapmanın zevki bambaşkadır.Özellikle hafta sonları Tokatlıların ilk uğrak yeridir.

    Belediye Şehitler Parkı : Şehir merkezinde Tozanlı deresinin etrafında belediyece düzenlenmiş şehitler parkı, özellikle akşam saatlerinde Tokalıların semaverde çay içme keyfini yaşadığı güzel bir mekandır.

    Ayrıca : Topçam Tekmezar, Batmantaş Yaylası, Alan yaylası, Gözova Regülatörü, Gökçeyol Göleti, Almus Orman evleri, Almus Belediye Parkı, Çatak Yaylası, Niksar Çamiçi Yaylası, Ayvaz Parkı, Erbaa Düden Gölü, Reşadiye Zinav Gölü, Kurt Gölü, Selemen Yaylası, Zile-Şeyh Ahmet, Esvap Çayı, Başçiftlik Düden Yaylası, Sulusaray-Kaplıcalar, Artova Alçakgedik, Baraj bölgemizin mesire yerlerinin başında gelir.

     

     

    karabi_spider - 13.04.2005 - 18:22
  4. KOMŞU TOKAT'A SİVAS'TAN SELAMLAR



    [schild]TANRI TÜRK'Ü KORUSUN ve YÜCELTSİN!![/schild]

     

     

    Anka - 28.10.2005 - 16:02
  5. Gözlerim Zile'yi de aradı.Teşekkürler.

     

     

    liamsi - 26.11.2005 - 20:58
  6. eline sağlık kardes

     

     

    corleoni - 27.02.2006 - 16:22
  7. elıne sağlık

     

     

    elevitli - 28.02.2006 - 14:05
  8. Reşadiye - Zınav Gölü

     

     

    bykilic - 27.06.2006 - 11:45
  9. Bizim Eller...


    Gelin seyredelim bizim elleri
    Dolaşalım birer birer köyleri
    Koklayalım misk-i amber gülleri
    Bağban ayrı güzel 'bağ' ayrı güzel...

    İlçeye varmadan sağa dönelim
    Emir Şeyh Yakupa selam verelim
    Fatiha okuyup dua edelim
    Eren ayrı güzel er ayrı güzel

    Altı yüz rakımlı Reşadiyemiz
    Yetmiş dokuz köyle on üç beldemiz
    Her nereye gitsek seni söyleriz
    Sevdan ayrı güzel sen ayrı güzel

    Çermik'e gidelim dostlar topluca
    Şifa kaynağıdır termal kaplıca
    Nereyi kazarsan kaynar ılıca
    Derman ayrı güzel 'em' ayrı güzel...

    Bağdatlı, Karataş sonra Kovanı
    Keses'de yıkarlar bulgur yarmayı
    Kudurur arada Delice Çayı
    Tufan ayrı güzel sel ayrı güzel

    Kapaklıdan geçip şöyle yan üstü
    Pırıl pırıl belde işte Yolüstü
    Nihayet yolumuz buraya düştü
    Zinav ayrı güzel göl ayrı güzel

    Kiresbiden sonra dönelim sağa
    Varalım beş dakka bizim oraya
    Hal hatır soralım emmi dayıya
    Kıran ayrı güzel çal ayrı güzel

    Taşlıcada durup çıkmadan yola
    Uğrayalım bizim Çavuşoğluna
    Merhaba diyelim Durmuş ağama
    Selam ayrı güzel hey ayrı güzel

    Bura Bereketli her yanı çiçek
    Tarlaya varıp da ekin ot biçek
    Panayıra gidek güreş seyredek
    Kısbet ayrı güzel 'don'ayrı güzel...

    Eski Turaç ile Çakraz yan yana
    Hebüllü, Keteni, Halaç o yana
    Cimiden geçelim nazlı Cimbana
    Duman ayrı güzel,'sis' ayrı güzel

    Gelyeme,Elmacık hemen Maşala
    Bozçalı girişi verelim mola.
    Çiseyle dumanı girmiş kol kola
    Poyraz ayrı güzel yel ayrı güzel

    Hikmet Hoca gelsin bize bal versin
    Köksal'a söyleyin bir kuzu kessin
    İplikçi'nin oğlu türkü söylesin
    Kaval ayrı güzel saz ayrı güzel

    Güzleden su içtim dişimde sızı
    Nebişeyhe geldim bastım avazı
    Kırmızı giyinir gelini kızı
    Duvak ayrı güzel fes ayrı güzel

    Pertekle Kuzbağı geldik İslamlı
    Edepli insani hem de irfanlı
    Gör Katı Yaylayı başı dumanlı
    Gece ayrı güzel 'gün ayrı güzel

    Gödülüş,Gördolos bir de Değeri
    Nohutun buğdayın en güzel yeri
    İbrahimşeyh de var,haydin ileri
    Arpa ayrı güzel fiğ ayrı güzel

    Uluköy, Çakıllı, Keçiköy, Yağtaş
    Hasanşeyh Tekkede bekle arkadaş
    Buluruz orada birkaç gönüldaş
    Canan ayrı güzel can ayrı güzel

    Gemene, Gürpınar derken Baydarlı
    Sarraf sanatında epeyce ünlü
    Aslı Oğuz nesli, boyu Beydilli
    Bayram ayrı güzel toy ayrı güzel

    Kurt Gölüne çıkıp piknik yapalım
    Gönülden kasveti pası atalım
    Kuyucakta bir gecelik yatalım
    Gerçek ayrı güzel düş ayrı güzel

    Kızılcören İskefsür'ün düzünde
    İlimde irfanda her daim önde
    Bulunur devlette her kademede
    Prof ayrı güzel 'Doç' ayrı güzel...

    Demirci gençleri fazla hovarda
    Dünyanın en güzel kızları burda
    Çıkarlar yayalaya her yıl baharda
    Gelin ayrı güzel kızayrı güzel

    Danişment adını tarihten almış
    Eskiden burada bir devlet varmış
    İnsanları mutlu mesut yaşarmış
    Kağan ayrı güzel han ayrı güzel

    Firenköy, Büşürüm karşı cephesi
    Darıdere derler Çakmak ötesi
    Ünlüdür heryerde dutu pekmezi
    Kiraz ayrı güzel nar ayrı güzel

    Tinyabada Şemşi Kızı söyleriz
    Tilemsede elma toplayıp yeriz
    Sazakta ocakta mantar közleriz
    Ateş ayrı güzel köz ayrı güzel

    Gedahorun üstü bura Çambalı
    Tavaradan önce gelir Kabalı
    Çamlıkaya denen Feselek adı
    Yamaç ayrı güzel düz ayrı güzel

    Batmışın başında bir yiğit çeri
    Erdem Baba yatar Selçuk neferi
    Dizilmiş toprağa yol erenleri
    Yaren ayrı güzel yar ayrı güzel

    Göllüköy, Gülkonak ve Muratkaya
    İnelim oradan şirin Elmaya
    Fardas Deresi'nden dönelim yaya
    Kelkit ayrı güzel çay ayrı güzel

    Dolaştım ilçede şöyle sıradan
    Davul sesi gelir Soğukpınardan
    Gidenleri sordum koca çınardan
    Yarın ayrı güzel dün ayrı güzel

    Tozanlı Vadisi bir başka özel
    Ahlakı, töresi daha da güzel
    Giyimi kuşamı tam Türke özel
    Peşti ayrı güzel, beş ayrı güzel

    Yılancık denilen Eyüp Yaylası
    Sivasla Tokatın ortak merası
    Beşdereden çıkar sazın ustası
    Mızrap ayrı güzel tel ayrı güzel

    Benimle Ficeke gider misiniz
    Tereyağlı ekmek ister misiniz
    Çökelekli yufka sever misiniz
    Peynir ayrı güzel keş ayrı güzel

    Samayır, Dutdibi bir de Gurbetli
    Burda yiğitlerin hepsi heybetli
    Toprağı verimli, hem bereketli
    Yaprak ayrı güzel dal ayrı güzel

    Karşıkent belinden indim aşağı
    Erenlerin olmaz solu ve sağı
    Esenköy,Öküzlü erenler bağı
    Semah ayrı güzel cem ayrı güzel

    Unutmuşuz Konak ile Eymürü
    Yağsiyan, Dalpınar bir de Kündürü
    Gönlüm ister kimse kalmasın geri
    Hatır ayrı güzel 'gam' ayrı güzel...

    Türkoğlu anlattı,devede kulak
    Sarılın a dostlar beraber olak
    Atalım benliği sevgi dokuyak
    Dirlik ayrı güzel 'biz' ayrı güzel...

    Dursun Elmas
    Tokat-Reşadiye
    Taşlıca Ky.

     

     

    bykilic - 27.06.2006 - 11:48



Benzer Konular

  1. Tokat Sınav Dershanesi Tokat Merkez
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Tokat.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 11.06.2013, 12:27
  2. Tokat Uzman Sürücü Kursu Merkez Tokat
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Tokat.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 28.11.2012, 10:23
  3. Tokat Mutfağı - Tokat Yayla Tarhanası
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Tokat.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 04.09.2011, 21:22
  4. Tokat - Merkez - Tokat Anadolu Lisesi
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: Liseler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 18.07.2009, 20:29
  5. Tokat - Merkez - Tokat Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: Liseler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 18.07.2009, 20:19

copyright

Soru Cevap