REKLAM




+ Konuyu Cevapla

Bebelerin Hababam Sınıfı Harfleri Öğreniyor - Çocuk Oyunu -Tiyatro Tekstleri

  1. Yazan: Sari Menekse
    No Avatar

    REKLAM


    tiyatro tekstleri - tiyatro sketcleri - tiyatro metinleri - tiyatro oyunlari - tiyatro yazilari - cocuk oyunlari - cocuk tekstleri




    Yazan: FEVZİ GÜNENÇ

    BU OYUNDA KİMLER VAR?

    BAYAN ÖĞRETMEN
    SUNA ABLA
    SELİN ABLA
    BETÜL:
    CEREN:
    GÜLER
    MURAT ABİ
    ALİCİK
    VELİCİK:
    CANCAN
    NURİ
    CİMİ


    DEKOR:
    Bir ana okulu sınıfı. Karşıda Beyaztahta, çevrede oyuncaklar. Duvarlarda çocuk resimleri.

    BAYAN ÖĞRETMEN:
    Çocuklar bugün harfleri öğrenecektik. Ama ben rahatsızlandım. Şimdi eve dinlenmeye gideceğim.

    ALİCİK:
    Dersimiz boş mu geçecek öğretmenim?

    BAYAN ÖĞRETMEN:
    Boş geçer mi hiç. Büyük sınıflardan ablalarınız, ağabeyleriniz geldi. Harfleri size onlar öğretecek. Size tanıtayım onları. Bu Suna ablanız.

    SUNA ABLA:
    Merhaba çocuklar.

    ALİCİK: (Parmak kaldırır.)
    Benim adım Ali. Arkadaşlar bana Alicik diyorlar. Seni sevdim abla. Sen de Alicik diyebilirsin bana.

    SUNA ABLA:
    Peki Alicik. Bir şey mi soracaksın?

    ALİCİK:
    Evet.

    SUNA ABLA:
    Sor bakalım.

    ALİCİK:
    Bana mı dediniz?

    SUNA ABLA:
    Neyi?

    ALİCİK:
    Merhaba dediniz ya…

    SUNA ABLA:
    Haa, evet… Herkese dedim. Bu arada sana da demiş oldum tabii.

    ALİCİK:
    Bir daha söyler misiniz?

    SUNA ABLA:
    Elbette. Merhaba… Merhaba Alicik!

    ALİCİK: (Arkadaşlarına döner, sevinçle)
    Bana merhaba dedi…

    BAYAN ÖĞRETMEN:
    Bu ağabeyinizin adı da Murat.

    MURAT:
    Günaydın arkadaşlar.

    HEPSİ:
    Günaydın Murat abi!

    ALİCİK: (Parmak kaldırır)

    MURAT ABİ:
    Tamam Alicik, tamam, sana da günaydın dedim.

    BAYAN ÖĞRETMEN:
    Bu da Selin ablanız.


    SELİN ABLA:
    İyi günler arkadaşlar…

    ALİCİK:
    Bana arkadaş dedi…

    BAYAN ÖĞRETMEN: (Çocuklara)
    Öğreticilerinizi tanıttım. Siz de kendinizi tanıtırsınız artık.

    ALİCİK:
    Ben kendimi tanıttım.

    BAYAN ÖĞRETMEN:
    Aferin Alicik. Ben gidiyorum artık. Size iyi öğrenmeler. (Öğreticilere) Size de iyi öğretmeler gençler.

    SUNA ABLA:
    İyi günler efendim.

    MURAT ABİ:
    Güle güle öğretmenim.

    SELİN ABLA:
    Geçmiş olsun.

    ÖĞRETMEN:
    Var olun.. (Çıkar)

    MURAT ABİ:
    Eveeet… Şimdi dersimize başlayabiliriz. Konumuz neydi çocuklar?

    VELİCİK: (Güler)

    MURAT ABİ:
    Niçin güldün arkadaşım?

    VELİCİK:
    Benin adım Veli. Arkadaşlar bana da Velicik diyorlar.

    MURAT ABİ:
    Peki… Tanıştığımıza sevindim Velicik. Şimdi söyle bakalım. Demin niçin güldün?

    VELİCİK:
    Siz bize bir şey öğretemezsiniz. Ona güldüm.

    MURAT ABİ:
    Neden öğretemeyecekmişiz?

    VELİCİK:
    Baksana konumuzu bile bilmiyorsunuz. Konumuz neydi çocuklar diye bize soruyorsunuz.

    SUNA ABLA:
    Sizinle işimiz var.

    SELİN ABLA:
    Ana okulu değil, miniklerin hababam sınıfı burası galiba.

    SUNA ABLA:
    Bilmediğimizden sormadı o soruyu size Murat abiniz çocuklar.

    VELİCİK:
    Niçin sordu ya?

    SUNA ABLA:
    Sizinle iletişim kurmak için.

    VELİCİK:
    Öyleyse ben de onunla iletişim kurayım. Konumuz neydi Murat abi?

    MURAT ABİ:
    Harfler… Harfleri öğreneceğiz.

    VELİCİK:
    Aferin, bildin.

    HEPSİ: (Alkışlar)

    MURAT ABİ:
    Artık derse başlasak iyi olacak.

    CANCAN:
    Bence sakıncası yok.

    MURAT ABİ:
    Sen kimsin?

    CANCAN:
    Ben Cancan’ım.

    MURAT ABİ:
    Tanıştığımıza memnun oldum Cancan.

    CANCAN:
    Tanıştığıma diyecektiniz galiba.

    MURAT ABİ:
    Neden?

    CANCAN:
    Ben daha tanıyamadım ki sizi. Tanıdıktan sonra söylerim memnun olup olmadığımı.

    MURAT ABİ:
    Peki… Şimdi harfleri öğrenmeye başlayalım. (Beyaz tahtaya bir A, bir de a) yazar. Farkında olmadan A’yı biraz küçük, a’yı biraz büyük düşürür. A’yı gösterir.) Bu büyük A arkadaşlar. (a’yı gösterir) Bu da küçük a’dır.

    CİMİ:
    Yanlışınız olmasın öğretmenim?


    MURAT ABİ:
    Kendini tanıt da öyle konuş.

    CİMİ:
    Ben Cimi’yim. Asıl adım Cemil ama arkadaşlar Cimi diye çağırır.

    MURAT ABİ:
    Peki Cemil…

    CİMİ:
    Cimi derseniz daha çok sevinirim. Çünkü fena halde alıştım buna.

    MURAT ABİ:
    Peki Cimi… Söyle bakalım yanlışım neredeymiş?

    CİMİ:
    Siz küçücük yazdığınız A’ya büyük A, dediniz. Büyücek yazdığınız a’ya da küçük a, dediniz.

    MURAT ABİ: (Kendi kendine)
    Çattık balaya. (Tahtaya yazdıklarını siler, iki harfi de aynı boyutta yazar. Şimdi oldu mu?

    CİMİ:
    Oldu galiba.

    MURAT ABİ:
    Öyleyse sen oku bakalım bu harfi. Neymiş?

    CİMİ:
    Neymiş?

    MURAT ABİ:
    Aaa…

    CİMİ:
    Ne oldu?

    MURAT ABİ:
    Neye ne oldu?

    CİMİ:
    Aaa, dediniz ya. Neye şaşırdınız?

    MURAT ABİ:
    Bir şeye şaşırdığım yok. A harfini okuyorum A… Tekrar et.

    CİMİ:
    Aaa… Ben de şaştım bir şeye ama neye şaştım bilmiyorum.

    MURAT ABİ:
    (Sınıfa) Siz de tekrarlayın:

    HEPSİ:
    Aaa!..

    MURAT ABİ: (Seyircilere döner) Aaa… Siz de söyleyin… Aaa…

    SEYİRCİLER: (Söyler)

    MURAT ABİ:
    Tamam, A’yı öğrendik. (Tahtaya B yazar) Be… (Cimi’ye) Tekrar et… Be…

    CİMİ:
    Edemem.

    MURAT ABİ:
    Neden?

    CİMİ:
    Ben kimseye “be” diyemem. Ayıp olur.

    MURAT ABİ:
    Bu B o “be” değil. Senin öğrendiğin yeter. Şimdi de başka birine soralım. (Tahtadaki B’yi gösterir.) Beee… Kim söyleyecek…

    BETÜL:
    Betül söylesin.

    MURAT ABİ:
    Betül kim?

    BETÜL:
    Ben…

    MURAT ABİ:
    Söyle öyleyse Betül.

    MURAT ABİ:
    Beee…

    MURAT ABİ:
    Aferin… (Sınıfa) Bakın, ne kadar kolay… Şimdi hep birlikte söyleyelim. Bee…

    HEPSİ:
    Beee…

    MURAT ABİ: Aferin… (Seyircilere döner) Bee… Siz de söyleyin…

    SEYİRCİLER: (Söyler)

    MURAT ABİ: (Seyircilere)
    Size de aferin. (Tahtaya C yazar) Şimdi de Ceee… Oku bakalım Betül.

    BETÜL:
    Ceee…

    MURAT ABİ:
    Aferin. (Tahtaya Ç yazar) Bunu da oku. Ç…

    BETÜL:
    Çeee…

    MURAT ABİ:
    Çok iyi. Şimdi sıra D’de. Deee…

    BETÜL:
    Ne diyeyim?

    MURAT ABİ: “D” de… “D.”

    BETÜL:
    Tamam, diyeceğim ama ne diyeyim?

    MURAT ABİ:
    D harfini söyle. Deee…

    BETÜL:
    Böyle desenize. Deee.

    MURAT ABİ: (Tahtaya E yazar) Şimdi de Eee… Evet Betül?

    BETÜL:
    Ne?

    MURAT ABİ:
    Eee…

    BETÜL:
    İyilik, sağlık.

    MURAT ABİ:
    Ne iyiliği? Ne sağlığı?..

    BETÜL:
    Eee? Dediniz ya. Yani eee, ne var ne yok anlamında sormadınız mı?

    MURAT ABİ:
    Tanrım, sen benim aklımı koru. Ne zor şeymiş öğretmenlik… Lütfen başka biri kalksın derse.

    CEREN:
    Ben kalkabilir miyim? Siz sormadan söyleyeyim. Adım Ceren.

    MURAT ABİ:
    Peki Ceren… (Tahtaya F yazar) Bu F’dir. Oku.

    CEREN:
    Feee…

    MURAT ABİ:
    Sonunda aklı başında biri çıktı. (Tahtaya G yazar.) Şimdi de şunu oku bakalım.) G.

    CEREN:
    Geee…

    MURAT ABİ: (Tahtaya Ğ yazar.)
    Sıra yumuşak ge de. Oku bakalım Ceren.

    CEREN:
    Yumuşak g…

    MURAT ABİ:
    Aferin be. Ben söylemeden bildin. Şimdi de okunduğu gibi söyle.

    CEREN:
    Yumuşak g ile başlayan harf yok ki.

    MURAT ABİ:
    Başlayan yoksa biten de mi yok? Dağın sonundaki gibi söyle.

    CEREN:
    Hangi dağın?

    MURAT ABİ: (Sinirlenir.)
    Kaf dağının!

    CEREN:
    Kaf dağının sonunda ğ yok ki…

    MURAT ABİ:
    O zaman yağın sonundaki gibi söyle.

    CEREN:
    Ne yağının?

    MURAT ABİ:
    (Sinirlenir) Margarinin!

    CEREN:
    Tereyağının olmaz mı?

    MURAT ABİ:
    Tanrım! Şu ders bir bitseydi…

    SUNA ABLA:
    Biraz da ben öğreteyim Murat. Şöyle otur, sen dinlen biraz.

    MURAT ABİ:
    Teşekkürler Suna. Bu iyi oldu işte. Şimdi de Tanrı senin yardımcın olsun.


    SUNA ABLA:
    Yumuşak g’den sonra H gelir çocuklar. (Yazar) H budur işte. Söyleyelim. Hee…

    CEREN:
    Yanlışınız var Suna abla. He denmez.

    SUNA ABLA:
    Ya ne denir tatlım?

    CEREN:
    He kaba olur, evet demeliyiz.

    SUNA ABLA:
    Ama bu harfin adı evet değil. He…

    CEREN:
    Çok kaba bir adı varmış. Sevmedim.

    SUNA ABLA:
    Sevsen de sevmesen de öğreneceksin Söyle bakalım: He…

    CEREN:
    Affedersiniz… Heee…

    SUNA ABLA:
    Şimdi yeni bir arkadaş kalksın derse.

    GÜLER: (Parmak kaldırır.)

    SUNA ABLA:
    Sen mi kalkacaksın? Adın ne senin?

    GÜLER:
    Güler…

    SUNA ABLA:
    H sonra I gelir Güler. (Tahtaya I yazar) I da budur işte. Söyle bakalım. Iıı…

    GÜLER: (Ağlar)
    Iıı…

    SUNA ABLA:
    Niçin ağlıyorsun Güler?

    GÜLER:
    Size yardım ediyorum.

    SUNA ABLA:
    Ne yardımı bu?

    GÜLER:
    Ağlama yardımı. Siz ııı diye ağlıyorsunuz ya…

    SUNA ABLA:
    I ağlama sesi değil. Alfabede H’den gelen sonra gelen harfin adıdır. Tanıdın mı şimdi onu.

    GÜLER:
    Tanıdım. Tanıştığımıza de memnun oldum. Keşke eli de olsaydı.

    SUNA ABLA:
    Ne yapacaktın elini?

    GÜLER:
    Tokalaşırdık.

    SUNA ABLA:
    Şimdi de “İ” ile tanış bakalım… (Tahtaya İ yazar.) İii… Söylesene, “İ” mi, değil mi bu?..

    GÜLER:
    Sormadan bilemem ki. İzninizle sorayım. (Seslenir) Nasılsınız!

    SUNA ABLA:
    Kime sesleniyorsun Güler?

    GÜLER:
    Tahtadaki harfe…


    SUNA ABLA:
    Tahtadaki harfe niçin soruyorsun bunu?


    GÜLER:
    İyi mi değil mi, dediniz ya. Cevap vermediğine göre iyi değilmiş demek.


    SUNA ABLA:
    İ… İ… bu. İ…

    GÜLER:
    İyi mi? Madem iyi olduğunu biliyorsunuz, bana niçin soruyorsunuz?

    SUNA ABLA:
    Seni gidi büyümüş de küçülmüş seni… Aklınca benimle eğleniyorsun değil mi, yaramaz!..

    GÜLER:
    Pek eğleniyor sayılmam. Bu ders biraz sıkıcı.

    NURİ:
    Suna abla, Güler arkadaşı biraz eğlendireyim mi?

    SUNA ABLA:
    Eğlendir bakalım.

    NURİ: (Şarkı söyler)
    Nuri attı iki taş
    Kırdı bir cam bir de baş
    Nerde kaldı terbiye
    Doğru söyle arkadaş…

    HEPSİ: (Alkışlar.)

    SUNA ABLA:
    Aferin Nuri. Şimdi de J eğlendirsin sizi biraz. (Tahtaya J yazar) Oku bakalım: J…

    GÜLER:
    Je…

    SUNA ABLA:
    Aferin be! Şimdi de K… L…(Tahtaya K, L yazar.)

    ALİCİK:
    Ben söyleyeyim mi Suna abla, ben söyleyeyim mi?

    SUNA ABLA:
    Söyle bakalım Alicik.

    ALİCİK:
    Hasan Şaş.

    SUNA ABLA:
    Anlamadım. Hasan Şaş’ın ne ilgisi var şimdi alfabemizde?

    ALİCİK:
    K… L... dediniz ya. Hasan Şaş da kel.

    HEPSİ: (Güler.)

    SUNA ABLA:
    K ile L’yi de öğrendiniz. Şimdi sıra M’de. (Tahtaya M yazar) Söyleyelim: Meee…

    HEPSİ:
    Meee…

    VELİCİK:
    Hepimiz kuzuyuz, hepimiz kuzuyuz. Yaşasın! Meee…

    HEPSİ:
    Meee….

    CANCAN: (Seyircilere)
    Siz de meleyin siz de meleyin. Meee… Meee…
    SEYİRCİLER DE MELER.

    CİMİ:
    Hiç de sıkıcı değilmiş ya, alfabeyi öğrenmek.

    SUNA ABLA: Öyleyse N’ye geçelim. (Tahtaya N yazar.) Okuyoruz: N… Neymiş Cimi?

    CİMİ:
    Ne okuyoruz?

    SUNA ABLA:
    Söyledim ya. Ne?

    CİMİ:
    Siz söylemeden nerden bileyim ne?

    SUNA ABLA:
    N… N…

    CİMİ:
    Nene mi?

    SUNA ABLA:
    Hayır nene değil Ninenin başındaki harf.

    CİMİ:
    Ninemin başında harf ne arar? Onun başında saç var. Saçlarının ağardığı belli olmasın diye kına yakıyor başına ninem. Biliyor musunuz?

    SUNA ABLA:
    Tamam tamam… Evdeki evde kalsın. Nine sözcüğünün başındaki harf N’dir.

    CİMİ:
    Haaa…. Yaaa… Öyle mi?

    SUNA ABLA:
    Neyse boş ver anlamadın ya anladın sayalım.


    SUNA ABLA: (Tahtaya O yazar.) Şimdi de O. Ooo…

    CANCAN:
    Kapıdakini içeriye çağırayım mı Suna abla?

    SUNA ABLA:
    Neden? Kim var ki kapıda.

    CANCAN:
    Ne bileyim… Ooo dediğinize göre sevdiğiniz biri olmalı.

    SUNA ABLA:
    Kapıda imse yok. Biz dersimize bakalım.

    CANCAN:
    Maden yok, neden Ooo! diyorsunuz?

    SUNA ABLA:
    O alfabenim harflerinden biri.

    CANCAN:
    Ya… Ben de ikisi sanmıştım.

    SUNA ABLA:
    Otur yerine! Dalgacı Mahmut!..

    SELİN ABLA:
    Sinirlerin bozuldu kardeşim. Şimdi de sen dinlenmeye geç. Ben kendimi harap edeyim.

    SUNA ABLA:
    Teşekkür ederim Selin. Tam zamanında yetiştin. Bittim, tükendim… Bitirdi beni bu minik “Ha babam”cılar. (Bir sıraya oturur.)

    SELİN ABLA:
    Biraz da ben kendimi harap edeyim.

    GÜLER:
    Neden böyle düşünüyorsunuz ablacığım?

    SELİN ABLA: Az bile düşünüyorum. Size bir şey öğretmeye kalktığımda kendimi aslanların önüne atmış gibi oluyorum. Neyse, işimize bakalım. (Tahtaya Ö yazar.) Bu da Ö harfi. Ööö…

    GÜLER:
    Selin abla öcü olmuş… Boşuna uğraşma Selin abla, ben öcüden korkmam. Hen öcü diye bir şey yok ki… Onu bebeleri uyutmak için uydurmuşlar.

    SELİN ABLA: A (Tahtaya P yazar.) Bu P… Paranın başında P vardır.

    GÜLER:
    Ben paranın başında hep veznedarların durduğunu sanırdım.

    SELİN ABLA: Sen öyle sanmaya devam et. (Tahtaya R yazar.) Bu R’dir. Radyonun başında bulunur.

    CİMİ:
    Televizyonun başında ne bulunur?

    GÜLER:
    Anan bulunur.

    CİMİ:
    Yok, bizim evde hep babam bulunuyor. Kumanda aletini kaptırmaz kimseye.

    SELİN ABLA: Şimdi de S yazıyorum. (Tahtaya S yazar.) Bu da S oluyor. Islık çalan bir yılan düşünün. Tıpkı ona benzer. Sııııs…

    NURİ:
    Islık çalmayan yılanlar S’ye benzemez mi?

    SELİN ABLA: Hayır, onlar sana benzer. (Tahtaya Ş yazar.) Bu da Ş… Ş de yılana benzer ama kuyruğunda çengel var. Ona Şışşşt… diyebilirsiniz.

    NURİ:
    Şışşşt…

    HEPSİ:
    Şışşşt… Şışşşt… Şışşşt…

    ALİCİK (Seyircilere siz de katılın… der gibi işaret eder.) Şışşşt…

    SALONDAN UĞULTA HALİNDE ŞIŞŞŞT SESLERİ GELİR.

    SELİN ABLA: İmdat, boğuluyorum…

    MURAT: (Seyircilere) Susun susun!.. Susmazsanız oynuna devam etmeyiz ha…

    SELİN ABLA:
    Oh… Hamamın suyu kesildi. (Tahtaya T yazar.) Bu T’dir.

    NURİ:
    T neye benzer?

    SELİN ABLA:
    Tek ayaklı masaya.

    NURİ:
    Harika, T, tek ayaklı masa!

    SELİN ABLA: A (Tahtaya U yazar.)

    CİMİ:
    U’nun neye benzediğini biliyorum. Söyleyeyim mi?

    SELİN ABLA:
    Söyle bakalım.


    SELİN ABLA: (Tahtaya Ü yazar.) Bu neye benziyor peki? Bilen var mı?

    CEREN:
    Var…

    SELİN ABLA:
    Söyle…

    CEREN:
    Ü Harfi… U dönüşü ile onun başımda bekleyen iki trafik polisine benzer.

    SELİN ABLA: (Bitkin görünür.)
    İyi benzetme… Bu arada ben de muşmulaya benzedim.

    MURAT ABİ: Ben biraz kendime geldim. Şimdi de sen dinlen Selin. Ben kafayı yiyeyim.

    SELİN:
    Teşekkürler Murat. Buna gerçekten ihtiyacım vardı. Zira bu çocuklar yedi bitirdi beni.

    MURAT ABİ: (Selin’e) Önemli değil, kardeşim. ((Tahtaya V yazar. Çocuklara) Bu harf V harfidir arkadaşlar. İster öğrenin, ister öğrenmeyin.

    NURİ:
    Öğrendik gitti.

    MURAT ABİ: Bu da Y harfidir. (Tahtaya Y yazar.) Tıpkı alfabenin “A”sında şaştığınız gibi çıkardığınız şaşkınlık sesine benzer bunun sesi de. Y’yi başka bir şeye benzetmek isteyenler benzetebilir.

    CANCAN: Ben kuş avlama süngerine benzetiyorum Y’yi.

    MURAT ABİ: Çok iyi… Devler de senin gibi insan yavrularını avlama süngerine benzetebilirler onu.

    CANCAN:
    Anaaa…

    MURAT ABİ:
    Alfabemizin son harfi Z’dir. (Tahtaya Z yazar.)

    NURİ:
    Aman ne iyi! Demek Z son harf.

    MURAT ABİ: Evet, son…

    NURİ:
    Hoş geldiniz Sayın Z… İyi ki geldiniz. Bu harflerin sonu gelmeyecek sanıyordum.

    MURAT ABİ:
    Şimdi… İçinizde bütün harfleri sıralı olarak sayabilecek biri var mı?,

    ALİCİK:
    Var Murat abi, ben…

    MURAT ABİ:
    Say öyleyse Alicik…

    ALİCİK:
    Ey, bi, si,di, ay, cey, key…

    SELİN ABLA: (Öteden)
    Dur dur dur… Bu ne? (Yanlarına gelir.)

    NURİ:
    Alfabenin harfleri.

    SELİN ABLA:
    Ne alfabesinin?

    NURİ:
    İngiliz alfabesinin…

    SELİN ABLA:
    Ama biz Türkçe alfabeyi öğreniyorduk. Ne işimiz var İngiliz alfabesiyle.

    NURİ:
    Oooo… Siz yaya kalmışsınız Selin ablacığım. Biz Türkçe’yi çoktan bitirdik, İngilizce’ye geçtik. Onu da öğrendik, şimdi sıra Almanca’da. Bakın sayayım. Öğrenebilmiş miyim bakalım? (Sayar) Ayn, zvay, dray…

    MURAT ABİ:
    Dur dur!

    NURİ:
    Ne oldu?

    MURAT ABİ:
    Bunlar Almanca harfler değil, sayılar.

    NURİ:
    Sahi, birbirine karıştırmışım. Almanca harfler nasıldı? Nasıldı nasıldı?.. Aklıma gelmiyor. Onu da öğrenirim, gelecek derste sayarım artık.

    ZİL ÇALAR

    SUNA ABLA: (Dışarıya doğru kaçar.)
    Gemisini kurtaran kaptan.

    SELİN ABLA: (Dışarıya doğru kaçar.)
    Kaçalım arkadaşlar…

    MURAT ABİ: (Dışarıya doğru kaçar.)
    Canını seven bu sınıftan kaçar!

    ANA SINIFI ÖĞRENCİLERİ KAHKAHALARLA GÜLER.

    NURİ: (Arkaları sıra seslenir.)
    Dersinizi çalışmadan gelmeyin ha…




    SON


    Facebook




    Üyelik



  1. Yazan:
    no avatar


    REKLAM



Benzer Konular

  1. Akıllı Eşek - Çocuk Oyunu - Tiyatro Tekstleri
    Konuyu Açan: Sari Menekse, Forum: Tiyatro.
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 24.10.2010, 02:33
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 10.09.2010, 03:08
  3. Masal Bilmeyen Çocuk - Çocuk Oyunu -Tiyatro Tekstleri
    Konuyu Açan: Sari Menekse, Forum: Tiyatro.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 14.02.2010, 21:58
  4. BEN ANNE İSTİYOYUM! - Çocuk Oyunu -Tiyatro Tekstleri
    Konuyu Açan: Sari Menekse, Forum: Tiyatro.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 14.02.2010, 21:52
  5. AH, GÜL O - Çocuk Oyunu -Tiyatro Tekstleri
    Konuyu Açan: Sari Menekse, Forum: Tiyatro.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 14.02.2010, 21:45

copyright

Soru Cevap

grafimx