Halil Cibran'dan Sözler - Halil Cibran Şiirleri

  1. Halil Cibran Sözleri - Halil Cibran Şiir - Halil Cibran Güzel Sözler - Halil Cibran Resimli Söz






    Sonra Almitra tekrar konustu: 'Peki ya beraberlik? '

    Ve o cevap verdi:

    'Siz beraber dogdunuz ve hep öyle kalacaksiniz.
    Ölümün beyaz kanatlari, sizin günlerinizi
    dagittiginda da beraber olacaksiniz.

    Siz Tanri'nin sessiz belleginde bile beraber olacaksiniz.

    Fakat birlikteliginizde belli bosluklar birakin.

    Ve izin verin, cennetlerin rüzgarlari aranizda dans edebilsin...

    Birbirinizi sevin; ama sevgi bir bag olmasin,
    Daha ziyade, ruhlarinizin sahilleri arasinda
    hareket eden bir deniz gibi olsun.

    Birbirlerinizin bardaklarini doldurun;
    ancak ayni bardaktan içmeyin...
    Ekmeklerinizi paylasin; ama
    birbirinizinkini yemeyin...

    Beraberce sarki söyleyin, dans edin, cosun;
    fakat birbirinizin yalnizligina izin verin;
    Tipki bir lavtanin tellerinin ayri ayri olup,
    yine de ayni müzikle titresmeyi bilmeleri gibi...

    Birbirinize kalbinizi verin; ama digerinin saklamasi için degil;
    Çünkü yalnizca Hayat'in eli, sizin kalplerinizi kavriyabilir...

    Ve yanyana ayakta durun; ama çok yakin degil,
    Çünkü bir mabedin ayaklari arasinda mesafe olmalidir;
    Ve mese agaciyla, selvi agaci,
    birbirinin gölgesi altinda büyüyemez.'


    Halil Cibran
    __________________________

    Diğer Yanın
    En şık elbiselerin
    Diğer yanının tezgahında dokundu.
    En tatlı yemeklerin
    Diğer yanının sofrasında yediğin.
    İstirahat ettiğin en rahat divan
    Diğer yanının evindeki.
    Allah aşkına!
    De bana
    Nasıl olur da
    Kendini diğer yanından ayırabilirsin?


    Halil Cibran

    __________________________


    Kırık Kanatlar
    Yirmi yaşımdayken annem bana şöyle demişti:

    - Manastıra girseydim, hem kendim, hem başkaları için en iyisini yapmış olacaktım.
    - Eğer manastıra girmiş olsaydın ben dünyaya gelmezdim, dedim.
    - Dünyaya gelmen daha önce kararlaştırılmıştı oğlum, dedi.
    - Evet ama, dünyaya gelmeden çok önce seni annem olarak seçmiştim ben, diye karşılık verdim.
    - Dünyaya gelmeseydin cenette bir melek olarak kalacaktın, dedi.
    - Ama ben hâlâ bir meleğim, diye cevaplardım.

    Gülümsedi ve dediki ' Kanatların nerede peki? '
    Elini tutup omzuma koydum ve ' Burada ', dedim.
    ' Kırılmışlar ', dedi.

    Bu konuşmadan dokuz ay sonra, annem dönülmez ufukta yitip gitti. Ama 'kırılmışlar' sözü içimde yankılanmaya devam etti...

    * * *

    Bana mutluluktan söz etme; anısı beni mutsuz ediyor. Bana huzurdan söz etme; gölgesi beni korkutuyor; ama ban bana, sana, Cennet' in kalbimin külleri içinde yaktığı mübarek feneri göstereceğim; seni bir annenin yegane bir çocuğunu sevdiği gibi sevdiğimi biliyorsun. Aşk seni kendimden dahi korumayı öğretti bana. Beni, seninle birlikte uzak diyarlara gitmekten alıkoyan şey, ateşle temizlenmiş o aşktır. Aşk, senin özgürce ve erdemli bir şekilde yaşamana imkan vermek için içimdeki arzuyu öldürüyor. Sınırlı aşk, sevdiğini sahiplenmek, sınırsız aşk ise sadece kendini ister. Gençliğin saflığı ve uyanışı arasına düşen aşk kendini sahiplenme ile tatmin eder ve sarılmalarla büyür. Ama gökkubbenin kucağında doğan ve gecenin sırlarıyla inen aşk, edebiyat ve ölümsüzlükten başka hiçbir şeyle huzurlu olamaz; İlahi varlık dışında hiçbir şeyin önünde hürmetle eğilemez.


    Halil Cibran

    ______________________________

    Konuşma
    Ve bir öğrenci, 'Bize konuşmadan bahset' dedi.

    Ve o cevap verdi:

    'Siz konuştuğunuzda, düşüncelerinizle
    barış içinde olmayı terkedersiniz;

    Ve kalbinizin ıssızlığında daha fazla kalamadığınızda,
    dudaklarınızla yaşamaya başlarsınız.

    Ses sizin için bir eğlence, bir zaman geçirme aracı olur.

    Ve konuşmalarınızın çoğunda,
    düşünce yarı yarıya katledilir;
    Çünkü düşünce, boşlukta uçan bir kuş gibidir;
    kelimelerin kafesinde kanatlarını açabilir ama uçamaz.

    Aranızda bazıları,
    yalnızlığın korkusuyla konuşkan birini ararlar;
    Çünkü, tek başına olmanın sessizliği, gerçek ve çıplak
    kendilerinigözleri önüne serer, ki onlar bundan kaçarlar.

    Ve konuşmayı seven bazılarınız vardır ki, bilgisizce ve
    önceden düşünmeden, kendilerinin bile anlamadığı
    bir gerçeği ifşa edebilirler.

    Ancak bazılarınız ise içlerinde gerçeği taşır,
    ama onu kelimelerle dile getirmezler.

    Böylelerinin sinelerinde ruh,
    ritmik bir sessizlik içinde dinlenir.

    Bir arkadaşınızla karşılaştığınızda, ruhunuzun
    dudaklarınıza doğru hareket etmesini
    ve dilinizi yönetmesini sağlayın.

    Sesinizin içindeki sesin, onun kulağının
    içindeki kulağa seslenmesine izin verin;
    Çünkü onun ruhu, sizin kalbinizin
    gerçeğini saklıyacaktır;

    Tıpkı kadeh boşalıp, rengi unutulsa bile,
    şarabın tadının ağızda kalması gibi...'


    Halil Cibran

     

     

    Leyl-i Lal - 15.11.2010 - 11:48

  2. Halil Cibran

    Yenilgi


    Yenilgi, yenilgim, yalnızlığım ve kimsesizliğim.
    Binlerce yengiden de bana değerli olan sen!
    Dünyadaki tüm parlak başarılardan
    sensin yüreğime yakın olanı!


    Yenilgi, yenilgim, baskaldırım
    ve de benim kendimle tanışmam.
    Sayendedir ki, hala ben ayağı yere basan
    ve solmuş defneler peşinde koşmayan
    biri olduğumun bilincindeyim;
    ve sende, yalnızlığımı buldum
    ve de herkesten uzak,
    ve de gururlu olmayı.


    Yenilgi, yenilgim, benim parlak kılıcım
    ve de kalkanım.
    Gözlerinde okudum tahtı arayanın
    kendi kendisinin kuluna dönüştüğünü.
    Ve, bir kimsenin derinliklerindeki
    esasını anlayabilmemiz için
    onun gücünü söndürmemiz gerektiğini.
    Ve ancak böylesine olgunlaştıktan sonradır ki,
    bir meyvenin tadına varılabildiğini.


    Yenilgi, yenilgim,
    benim sözünü sakınmaz yol arkadaşım
    şarkımı, bağrışmalarımı, sessizliklerimi hep duyacaksın.
    Ve senden baska hiçkimse bana söz etmeyecek
    kanat çırpınmalarından ve deniz kabarmalarından
    ve de geceleri yanan dağlardan.
    Ve sen, tek başına
    ruhumun sarp ve kayalık
    yollarından tırmanacaksın.



    Yenilgi, yenilgim, benim ölmez cesaretim
    sen ve ben fırtınada birlikte güleceğiz;
    ve biz ikimiz, derin mezarlar kazacağız
    içimizde ölmekte olanlara;
    ve tutunacağız, tüm gücümüzle,
    güneşin karşısında;
    ve de tehlikeli olacağız.

    Daha önce paylaştığım çok sevdiğim bir şiir..

    Emeğine Sağlık Leylim..

     

     

    hayalll - 15.11.2010 - 11:54



Benzer Konular

  1. Kum ve Köpük - Halil Cibran
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Kitap Tanıtımı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 11.05.2012, 14:55
  2. Kum ve Köpük - Halil Cibran
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Kitap Tanıtımı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 20.05.2011, 12:23
  3. Halil Cibran - Sevgi
    Konuyu Açan: byHaktan, Forum: Sözler Yazılar Mesajlar.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 13.11.2010, 12:58
  4. Halil Cibran -Deli
    Konuyu Açan: hayalll, Forum: Sözler Yazılar Mesajlar.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 10.05.2010, 04:33
  5. Halil Cibran
    Konuyu Açan: ozgurluk_5643, Forum: Edebiyatçılar.
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 21.07.2009, 15:03

copyright

Soru Cevap

grafimx