REKLAM




+ Konuyu Cevapla

Eskiden Kullanılan Teknolojik Aletler Nelerdir?(Şuan Kullanılmıyan)

  1. Yazan: yasaronur
    No Avatar

    REKLAM


    ßirinden Cevap Alırsam Çok Sevinirim


    Facebook




    Üyelik

  2. Yazan: KaRaKıZ
    No Avatar
    IV - ALET TEKNOLOJİSİ



    Biyolojik türlerin kültür geliştirme yetenekleri, genetik yapıdan kaynaklanan ve aynı zamanda genetik yapıyı kendi yönünde etkileyen toplu bir uyarlanma sonucudur. İnsansıların yaşam tarzında kültürel beceriler, ekolojik başarı açısından güçlü bir seçilim baskısı oluşturmuş; yaşam tarzı ve genetik yapı arasındaki sürekli etkileşme insanın öteki primat türlerine göre arayı bu yönde açmasıyla sonuçlanmıştır..



    1950'lerde ve 1960'larda bulunarak, geliştirilmiş radyometri teknikleriyle tarihlendirilen taş aletler, insansıların alet yapımı/kullanımına ilişkin paleontolojik zaman çizelgelerimizin önemli ölçüde yeniden gözden geçirilmesini gerektirmiştir.(17) Buna göre, Homo erektüs öncesi insansılarının, avcılık-toplayıcılık ile birlikte, alet teknolojisine dayalı yaşam tarzını, Homo döneminin en az dört katı süreyle -- başarıyla -- sürdürdükleri düşünülmektedir. Taş aletler milyonlarca yıl pek az değişime uğrayarak kullanıldı. Günümüz insanına ulaşan çizgideki nöro-anatomi ve davranışlar karmaşığı da bu uzun zaman aralığı içinde oluştu. Bu oluşumu en yalın çizgilerle tanımlamak istersek, bunun kültürel bir dünyanın geliştirilmesi olduğunu söyleyebiliriz.

    Eldeki paleontolojik verilerin sınırlı olduğu önceki kuşak teorilerinde, insanın evriminde asıl itici gücün beyindeki evrim olduğu inancı oldukça yaygındı. Buna göre, alet teknolojisi büyük sığalı beyinlerin ardından kazanılmış bir beceri olmalıydı. Alet teknolojisi ile birlikte, hızla ve doğrudan günümüz kültürlerine girilmiş olduğu düşünülüyordu. Yeni bulgular, bu görüşlerin geçersizliğini gösteriyor.

    Olduvai'de (Tanzanya), Lake Turkana'da (Kenya), Hadar'da (Cibuti) ve öteki kimi Afrika kazı mahallerinde bulunan kaba taş aletlerin günümüzden üç milyon yıl öncesi dönemlerle ilişkili olduğu gösterilmiştir. Dolayısıyla alet teknolojisi tarihinin, el-baltası yapımı ve beyindeki hacim genişlemesiyle tanımlanan Homo erektüs'ten (Aşölyen ve daha sonraki dönemler) birkaç milyon yıl daha geriye götürülebileceği anlaşılmaktadır. O dönem insansıları, genel çerçevede Ostralopitek adı verilen nüfuslardan oluşmakta ve tanım ölçütlerinden birisi olarak küçük hacimli beyinler üzerinde durulmaktadır.(18)

    En eski taş alet kültürü, Oldovan (Oldowan) geleneği olarak biliniyor. Bu tür âletler ilk kez Olduvai Gorge'da bulunmuştu. Ancak bugüne kadar kayıtlara geçmiş en eski Oldovan taş aletleri Olduvai Gorge'da değil, Doğu Afrika Rift Valley sisteminde bulunmuşlardır. Kenya'nın kuzeydoğu uçunda Lake Turkana üzerindeki Koobi Fora yarımadasında çıkarılan taş âletler günümüzden 2.6 milyon yıl, Cibuti'nin Hadar yöresinde elde edilenler ise 2.5 - 2.7 milyon yıl geriye gitmektedirler.(19)

    Öte yandan taş aletlerden önce, ya da en azından onlarla birlikte, kemik ve ağaçtan yapılmış aletlerin kullanılmış olacağı düşünülebilir.(20) Ancak ağaç genellikle kalıcı değildir; kemik âletlerin ise tanınma güçlüğü vardır (Weitz, 1979: 236). Ayrıca taş, ağaç ya da kemiklerin işlenerek alet yapımının gerçekleştirilmesinden çok önceleri, çevredeki bu tür doğal malzemeden bulunduğu biçimiyle yararlanıldığı uzun bir âlet kullanımı döneminin varlığı da akla yatkındır. Yakın zamanlarda, başta şempanzeler olmak üzere, insan-dışı primat türlerinde gerek laboratuar koşullarında gerekse doğal çevrelerinde gözlemlenen âlet kullanımı ve alet yapımı örnekleri, aynı becerilerin belki de ön-insansılardan başlayarak geçerlik kazanmış olabileceğini düşündürmektedir.(21) Tüm bu bulgular ve varsayımlar, insansıların alet teknolojisi tarihinin çok eskilere dayandığı görüşünü desteklemektedir.

    Hadar yöresinde 1976 ve 1977'de Fransız arkeolog Hélene Roche ve Yeni Zelanda'lı arkeolog Jack Harris tarafından bulgulanan taş âletler konusunda uzmanların görüşlerini alan Lewin (1981: 806-7), bu aletlerin günümüzden ortalama 2.5-2.7 milyon yıl gerilere tarihlenebileceğini bildiriyor. Hadar'da âletlerle birlikte kimi fosil kemik parçaları da bulundu. Bunlardan bir fildişi parçası ve bir antilop çene kemiği kesin olarak tanımlanmıştır (Lewin, 1981: 807). Böyle bulguların iri hayvan avcılığı açısından değerlendirilebileceği açıktır.

    Arkeolog Glynn Isaac'a göre Hadar'daki taş aletler, buna ilişkin teknolojinin beyin hacmindeki genişlemeden önce gerçekleştirilmiş olduğu yolunda inandırıcı kanıttır: "Eğer Hadar aletleri için yapılan tarihlendirme doğruysa, elimizdeki paleontolojik fosil kayıtlarında, beyin gelişimini tartışılmaz biçimde gösteren ilk örnekten(22) en az yarım milyon yıl daha geriye giden âlet yapımı ile karşı karşıyayız demektir" (Lewin, 1981: 807).

    1960'lardan bu yana, gerek laboratuar koşullarında ve gerekse doğal çevrelerinde primat türlerinde alet kullanımı/yapımına ilişkin beklenmedik gözlemler gerçekleştirilmiştir. Bulgular arasında özellikle şempanzelerde rastlanılan beceri ve davranışlar dikkati çekiyor. Goodall (1964, 1965, 1979), alet yapımının şempanzelerin doğal bir davranış örüntüsü olduğunu şüpheye yer bırakmayacak açıklıkla gösterdi. Şempanzeler, termit yuvalarına deşmekte,(23) su içmek için gerektiğinde uygun bir "sünger" hazırlanmasında,(24) saldırgan hayvanları korkutup kaçırmak için çevrede ele geçirilen taş ya da sopa gibi nesnelerin kullanılmasında(25) dikkati çeker davranışlar geliştirmişlerdir. Bu beceriler genç şempanzeler tarafından yetişkinleri gözlemek ve taklit yoluyla kazanılmakta, dolayısıyla şempanze gruplarının kültürel becerilerini oluşturmaktadır. Burada andığımız üçüncü davranış -- korunma davranışı -- alet kullanımının yiyecek sağlanması dışımda, düşmana karşı silah olarak da değer taşıyacağı yorumunu desteklemektedir.

    Üst primatlar dışındaki biyolojik türler için bildirilen alet kullanımı davranışlarında itici gücün çoğunlukla genetik uyarlanma olduğu gösterilebilir. Oysa şempanzelerde bunların sonradan öğrenilen, kültürel geçişliliğe dayalı uyarlanmalar oldukları kesindir. Elimizdeki veriler, kültürel davranışlar geliştirme gizilgücü açısından -- çok geniş bir farkla da olsa -- insanın en yakın izleyicisinin şempanze olduğu yolundadır. Bu gerçek, aradaki genetik yakınlık dolayısıyla, şaşırtıcı olmasa gerektir. Biyolojik türlerin kültür geliştirme yetenekleri, genetik yapıdan kaynaklanan ve aynı zamanda genetik yapıyı kendi yönünde etkileyen toplu bir uyarlanma sonucudur.(26) İnsansıların yaşam tarzında kültürel beceriler, ekolojik başarı açısından güçlü bir seçilim baskısı oluşturmuş; yaşam tarzı ve genetik yapı arasındaki sürekli etkileşme insanın öteki primat türlerine göre arayı bu yönde açmasıyla sonuçlanmıştır. Daha önce de dokunduğumuz gibi, bu yoğun etkileşmede geçerli olan süreç otokataliz ilkesiyle tanımlanabilir. Ekolojik çentik, genetik yapı, ve uyarlanma tarzı arasındaki dinamik bütünleşmeyi ifade etmektedir.

    Dolayısıyla insan ve öteki üst primatlar arasında alet yapımı/ kullanımı açısından yapılacak karşılaştırmaların bazı güçlükleri vardır. Acaba şempanzeler bu davranışları geriye doğru hangi dönemlerde kazanmışlardır? Ortak atatürler âlet yapımı/kullanımı olarak niteleyebileceğimiz davranışlar geliştirmişler miydi, yoksa insan ve şempanze bu davranışları herbirisi kendi evrim çizgisinde birbirinden bağımsız olarak mı kazanmışlardır? Daha önce de belirttiğimiz gibi evrim, türlerin biyolojisi, ekolojisi ve davranışları arasındaki bütünleşmeyi ifade eder. Aynı ekolojik çentiği birden çok türün birlikte paylaşamayacağı, evrimin altın kuralıdır. Rakip türlerden birisi ya başka bir yaşam tarzına kaymak, ya da tükenmek durumundadır. Âlet yapımı/kullanımına dayalı yaşam çentiği yeryüzünde en az 35.000 yıldır Homo sapiens'in tekelindedir. Nüfus yoğunluğunun az, kaynakların yeterli, ve âlet teknolojisinin ilkel olduğu Homo erektüs öncesi dönemlerde, bu yaşam tarzını birden çok insansı grubunun birbirinden bağımsız sürdürmeleri mümkün olmuştur. Fakat sapiens derecesinin bütün coğrafî bölgelere yoğun biçimde yayılmış bulunduğu günümüz dünyasında bu yaşam çentiği artık farklı türlere ya da alt-türlere kapalıdır. Hatta denilebilir ki, kitle haberleşmesi ve yoğun coğrafî hareketlilik çağında, teknolojinin değiştirmekte olduğu dünyaya ayak uydurmakta güçlük çeken kültürlere de kapalıdır.(27)

    O halde genel görünüm şöyledir: Miyosen çağından başlayarak, ekolojik koşulların zorlamasıyla, primat atatürlerinden, henüz oldukça küçük sığadaki beyinlerine karşın, yiyecek sağlamada ve kendilerini korumada avcı-toplayıcı yaşam tarzını ve alet yapımı/kullanımını geliştirmekte olan birden çok insansı grubu oluşmuştur. Günümüzden yarım milyon yıl öncesine gelindiğinde, gerek beyin sığası ve gerekse âlet teknolojisinde -- ve belki de konuşma dilinin ayrıcalıklı evrencelerinin kazanımında yada ileri derecede geliştirilmesinde -- hızlanmış bir evrilme dönemine girildiğini görüyoruz. Bu hızlanmada, otokataliz ilkesinin itici güç durumunda olması akla yatkındır. Homo erektüs'ten sapiens derecesine geçilirken, kültürel yaşam çentiği artık rakip alt-türlere kapalıdır. Bundan böyle insana giden gelişmeler tek çizgide birleşmiştir. Neandertal nüfuslarının Kro-Manyon nüfuslarıyla yüzyüze gelmeleri sonucu kısa sürede tükenmelerini de bu çerçevede düşünmek gerekir. Aslında günümüz insanının biyolojik âlemdeki özel konumu ve yalnızlığı bundan ileri gelmektedir. Belki de onbeş milyon yıla ulaşan bir ayrımlaşma çizgisinde, insan ve genetik bakımdan en yakın akrabaları olan bugünkü primat türleri arasındaki uzaklık sonunda uçurum boyutlarına ulaşmıştır.

    İnsanın yaşam tarzı ve nöro-anatomik evrimi arasındaki koşutluğun bir diğer ilgi çekici yönü, tercihli el geliştirimidir. Her iki elin aynı ustalıkla kullanılması (ambidexterity) ilk bakışta bir üstünlük gibi görünebilir. Ancak bu sözcüklerdeki bir yanılmadan öteye gitmez. İleri düzeyde âlet yapımı/kullanımı becerilerinin, biyolojik yetenek ve kültürel deneyimin tek elde yoğunlaştırılması ile bağlaşık olduğu kolaylıkla gösterilebilir.

    El-tercihi olgusunun, beyin yarıküreleri arasındaki işlev uzmanlaşması ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Öte yandan, dilin nöro-anatomisi ve nöro-patolojisi üzerinde Paul Broca ve Carl Wernicke'den bu yana yüz yılı aşkın yoğun bir tarihçeye dayanan verimli bir kuram ve araştırma alanında, konuşmanın üretilmesi ve anlaşılmasıyla ilgili beyin bölgelerinin yarıkürelerden birisinde uzmanlaşması ile el-tercihi arasında anlamlı istatistiksel ilişkiler bulunduğu gösterilmiştir.(28)

    Paleoantropolojik ve arkeolojik bulgular, insana giden çizgide, alet teknolojisinin daha büyük yada belki yarıküre uzmanlaşması gösteren beyinlerden önce geldiği yolundadır.(29) Âlet teknolojisi ve yetişkin erkekler tarafından toplu iri hayvan avcılığına dayalı yaşam tarzı, iri beyinli Homo erektüs'ten önce -- bugünkü bilgilerimize göre -- erektüs döneminin en az dört katı süreyle geçerli olmuştur. Yeni bulgularla bu dönemin daha da gerilere götürüleceği düşünülebilir.

    Özetle, insansılarda sosyal yaşamın yoğunlaşması ve alet yapımı/kullanımı ile bağlaşık avcı-toplayıcı yaşam tarzı, primat atatürlerinden günümüz insanına ulaşan çizgideki ekolojik fırsatı oluşturmuştur.(30) Bu yaşam tarzının amaçlarına uygun nitelikteki bilişsel/iletişsel olanak ve boyutlarının geliştirilmesi, sözkonusu fırsatın ileri düzeyde değerlendirilmesinde kaçınılmazlık taşıyan doğal seçilim baskıları karmaşığı kimliğindedir.

    ----------------------------------------------------

    17. Bu konuda genellikle Leakey'lerin Olduvai Gorge'daki başarılarını düşünmek gerekiyor. Konunun ana ayrıntılar! ve özeti için, bknz. Lancaster (1971) ve Dolhinow ve Sarich (1971). Ayrıca, 1970'lerdeki Hadar yöresi bulguları için, bknz. Lewin (1981).

    18. Bununla birlikte, fosil kafataslarının iççeper kalıplarının çıkartılması ve yorumlanması konusunda uzman bir araştırmacı olan Holloway, insansı beyinlerinin temel yapı ve örgütlenme olarak günümüzden en az üç milyon yıl önce bugünkü görünümünü kazanma yoluna girmiş olduğu görüşünü savunuyor (Holloway, 1969; Leakey ve Lewin, 1978 : 49). Beyinlerin değerlendirilmesinde üç ayrı ölçüt sözkonusudur : 1. Toplam hacim; 2. Genel görünüm, ya da işlevsel örgütlenme; 3. Nöronların (sinir hücrelerinin) bağlantı örüntüleri. Hacim açısından sonraları gerçekleşen hizlı büyümenin, önceki yapısal dönüşümlerin yoğunluk kazanması anlamında da yorumlanabileceği açıktır. Leakey ve Lewin'e (1978 : 50) göre, primat atatürlerinden öninsansı beyinlerine dönüşüm günümüzden 15 milyon yıl önce Ramapitekus'la başlamış; dik duruşun gerçekleştirilmesi, yeni enerji kaynaklarına yönelinmesi, ve davranışların sosyal yaşam yönünde yoğunlaşmasıyla bağlaşık bir gelişim çizgisi izlemiştir.

    19. Genel değerlendirmeler için, bknz. Weitz, 1979: 236; Lewin, 1981: 806 - 7.

    20. Gerçekten de, Güney Afrika'lı araştırıcı Raymond Dart, Transvaal eyaletinde gün ışığına çıkardığı insansı fosilleriyle birlikte âlet olarak kullanılmak üzere biçimlendirilmiş kimi hayvan kemikleri bulguladığmı bildirmiştir. Dart, bu kültüre Osteodontokerati adını vermiştir. Ancak bilim dünyası bu konuda Dart ile tam bir görüş birliği içinde değildir (Doç. Metin Özbek ile özel görüşmemden).

    21. Alet kullanımı ve yapımı arasındaki önemli bir farkı IV. Bölümde tartışacağız.

    22. Kenya'da Lake Turkana'da bulunmuş, "1470" adı verilen Homo habilis ("becerili insan") kafatası kastediliyor.

    23. Termit beslenmesi mevsimlik bir etkinliktir. Dört aylık yağmur mevsimi süresinde termitler sekiz kez oğul vermekte; şempanze dışındaki primat türleriyle öteki hayvanlar bu protein kaynağından ancak oğul göçü sırasında yakalayabilirlerse yararlanabilmektedirler. Yılın öteki aylarında deşilemeyecek kadar sert olan termit kayalarındaki kimi geçitleri işçi termitler oğul verme öncesi dönemde dışa doğru oyarak inceltirler. Şempanzeler bu incelmiş kısımları deşmenin yolunu bulmuş, protein beslenmesi açısından mevsim boyu yararlanmalarını sağlayan önemli bir uyarlanma davranışı geliştirmişlerdir (Lancaster, 1971: 348, çeşitli kaynaklardan özetleyerek).

    24. Bir avuç dolusu yaprak ağızda çiğnenerek yumuşatılır, sünger kıvamına getirilir. Hayvanın ağzını yaklaştıramadığı ağaç kovuklarındaki su birikintilerine daldırılmak suretiyle çekilen su emilerek içilir (Goodall, 1964).

    25. Düşmana doğru sallamak ya da o yönde fırlatmak gibi (Goodall, 1964).

    26. Evrim Kuramını anlayabilmek için, düşünce yapımızı neden-sonuç ayrımından arındırarak, toplu uyarlanma anlamında, ekoloji-biyoloji-davranışlar yumağında etkileşme ve bütünleşme kavramını geliştirmemiz gereğine daha önce de değinmiştik.

    (27) Daha yalın bir anlatımla, teknoloji-ekonomi-sosyal ve siyasal sistem karmaşığında çağdaş değişim çizgisini izlemekte güçlük çeken kültür toplulukları için gelecek yoktur. Bu uyarlanmanın tek koşulu vardır: Dogmatizmden uzak durmak, esnek ve fırsatçı toplumsal programlar oluşturabilmek... Özü ve düzeneği, bilimsel fikir oluşumlarına demokratik işlerlik kazandırmaktır diyebiliriz. Hızla değişen bir dünyada, kimliğini koruma felsefesini değil, değişme felsefesini benimseyebilenler varlığını koruyabilmektedir. Evrim açısından bakıldığında, bu belirlemede çelişki sözkonusu değildir.

    28. Bu konuya ilişkin görüş ve araştırma sonuçlarının özetlendiği kısa birer değerlendirme için, bknz. Geschwind (1979), Hubel (1979), Zurif (1980). Öte yandan, bu verilerin "sağ-el tercihli, tek anadilli" kimseleri ilgilendirdiği, ikidilli nüfuslarda yada kişilerin ikinci bir dil öğrenmeleri durumunda, dille ilişkili beyin nörolojisinin kimi farklılıklar gösterdiği yolunda son yıllarda ileri sürülmekte olan görüşmelerin bir özeti için, bknz. Benderly (1981).

    29. Kimi araştırmacılar ise, yarıküre uzmanlaşmasının insanla sınırlı olduğu yada insansıların evriminde geç bir gelişme odağı olduğu görüşüne karşı çıkıyorlar. Falk (1980), bu konuda kendisinin ve öteki araştırmacıların ortaya koydukları verileri gözden geçiriyor.

    30. En eski dönemler insansılarının ekolojisi ve beslenme alışkanlıklarıyla ilgili arkeolojik bulgulara ilişkin bir özet için, bknz. Isaac, 1978.
  3. Yazan: yasaronur
    No Avatar
    KaRaKıZ Dediğimi Tam Anlıyamadın Herhalde ßen Kullanılmayan Aletleri Sordum Mesela Şöle
    1-Telgraf
    2-.......
    Anladınmı Ama Yinede Teşekkürler Eline Sağlık
  4. Yazan: Ay Kız
    Ay Kız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    gramofon
    kaset çalar
    daktilo aklıma sonra geliirse yazarım
  5. Yazan: yasaronur
    No Avatar
    Çok Saol AyßeyazDenizMavi Hiç Yoktan İyidir
  6. Yazan: Ay Kız
    Ay Kız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bişey diil
  7. Yazan: ZEYRAA26
    No Avatar
    merdaneli çamaşır makınesı aklıma ılk gelen bu


  1. Yazan:
    no avatar


    REKLAM



Benzer Konular

  1. Eskiden Kullanılan İletişim Araçları
    Konuyu Açan: Ay Kız, Forum: İlköğretim.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 10.10.2012, 14:02
  2. En son teknolojik gelişmeler nelerdir ?
    Konuyu Açan: Doğukan0, Forum: Teknoloji Haberleri.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 01.06.2012, 16:05
  3. Eskiden Kullanılan Saatler
    Konuyu Açan: 1sidelya, Forum: Genel Konular.
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 13.03.2012, 17:06
  4. Rüzgar Ölçen Aletler Nelerdir
    Konuyu Açan: nuri deniz, Forum: Fizik.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06.06.2010, 04:26
  5. Eskiden Kullanılan Gizli Kameralar
    Konuyu Açan: Firari Sevdam, Forum: Her Telden Resimler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 20.09.2009, 18:34

copyright

Soru Cevap

grafimx