Demokrasinin Doğuşu ve Gelişimi

  1. demokrasi nedir - demokrasinin tanımı - demokrasinin özellikleri - demokrasinin öğeleri - demokratik devletin özellikleri

    Demokratik yönetimlerin doğuşunu ve gelişimini etkileyen başlıca faktörler şunlardır :

    Ekonomik Gelişmeler : Demokrasilerin doğuşunda ve gelişiminde temel etken sanayi devrimi ve onun yarattığı yeni üretim ilişkileri ve sınıflar olmuştur. Sanayi devrimi sonucu delişen burjuvazi siyasal olarak da yönetimde söz hakkı sahibi olmak istemiştir. Bu amaçla köylüleri, yeni doğan ve gelişen işçi sınıfını, dolayısıyla geniş halk yığınlarını eşitlik, özgürlük, adalet istemleri ile ayaklandırıp feodal yönetimleri yıktı. Bunun sonucunda yeni bir yönetim biçiminin kurulması gündeme geldi.

    Yeni Düşünce Akımlarının Doğuşu : Batıda yaşanan Rönesans ve Reform hareketleri, ortaçağın kilise merkezli tek sesli düşünce biçimini sarstı. Ortaçağın kitleleri sürü olarak gören, onların insan olarak görülmelerini engelleyen anlayışına karşı yeni çağla birlikte bireyi, bireyin hak ve özgürlüklerini temel alan yeni düşünce akımları ortaya çıktı.

    * Kitle İletişim ve Ulaşım Teknolojilerinin Gelişmesi : Matbaanın icadı ve yaygın kullanımı, buharın ulaşım teknolojisine uygulanması, birey hak ve özgürlüklerini savunan görüşleri içeren yapıtların çok sayıda basılmasına ve dünyanın dört bir yanından milyonlarca insanın bu yeni düşünce akımlarını tanımalarına ve etkilemelerine yol açtı.
    * Demografik (nüfus) Gelişmeler (Nüfus Hareketleri) : Sanayi devrimi ile birlikte, dünyanın özellikle çalışan nüfus bileşimi değişti. Tarımın makineleşmesi ve kentlerin sanayileşmesi sonucu dünya nüfusu köyden kente yoğun bir göç yaşadı.

    Demokrasinin Öğeleri
    Eşitlik : Demokratik yönetimler, yurttaşları arasında din, dil, ırk, cinsiyet, sınıf, mezhep ayrımı yapmaksızın tüm insanları yasalar önünde eşit sayar.
    UYARI : Demokrasilerde eşitlik, ekonomik eşitlik değil, yasalar önündeki eşitliktir.

    Halk Egemenliği : Demokrasilerde yönetimin belirlenmesinde halk, kayıtsız koşulsuz egemendir. Yani kendini yönetecek olanları halk seçer, halk değiştirir.
    Özgürlük : Demokrasilerde yurttaşların düşünce, düşündüğünü ifade etme yayma ve örgütleme özgürlüğü vazgeçilmez unsurlardır. Yurttaşların ayrıca seçme, seçilme, inanç, ayin, ibadet, iletişim, ulaşım, kendini geliştirme, bilim ve sanatla uğraşma özgürlükleri vardır. Ancak bu özgürlüklerin kullanılması ve sınırları yasalarca belirlenir.

    Güçler Ayrılığı İlkesi : Demokrasilerde, kişi hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması amacı ile yasam, yürütme, yargı güçleri ayrı organlarca kullanılır. Demokrasilerde yasama gücünü parlamento, yürütme gücünü hükümet, yargı gücünü bağımsız mahkemeler kullanır. Bu güçler arasındaki ilişkilerin sınırları yasalarca belirlenmiş ve özellikle yasam ve yürütmenin (parlamento ve hükümetin) yargıya müdahalesi olabildiğince azalmıştır.
    Siyasal Partiler : Yurt ve ülke sorunlarını çözmek ve devleti yönetmek için iktidara gelmek amacı ile kurulan örgütlenmelere siyasal parti denir. Bir örgütlenmeyi siyasal parti yapan temel özellik iktidara gelmek amacıyla örgütlenmesidir. Siyasal partiler programlarına göre ikiye ayrılırlar.
    Dikey nitelikli partiler : Toplumdaki tüm sınıflar, zümreler ile dinsel, mezhepsel, etkin gruplar adına iktidara aday olan partilerdir.
    Yatay nitelikli partiler : Toplumdaki yalnızca bir sınıf, zümre ya da tabaka adına iktidara aday olan partilerdir. Dünyadaki yaygın parti örgütlenmeleri işçi sınıfının iktidarını amaçlayan işçi partileridir.

    UYARI : Tek parti ile demokrasi olmaz. İktidara gelen parti ya da partilerin görevi yönetmek, muhalefet partilerinin görevi iktidarları denetlemektir.
    Baskı Grupları : Yönetenleri mesleki, sınıfsal, zümresel çıkarları için etkilemek amacı ile kurulan örgütlenmelerdir. İşçi sendikaları, mühendis odaları, barolar, dernekler, vakıflar, kooperatifler, yani tüm sivil toplum örgütlenmeleri baskı gruplarıdır. Baskı grupları da yönetenleri etkilemek için kitle iletişim ve propaganda araçlarından yararlanırlar.

    UYARI : Baskı grupları siyasal partilerle karıştırılmamalıdır. Çünkü siyasal partilerin amacı iktidara gelmek, baskı gruplarının amacı iktidarları etkilemektir.
    Parlamento : Halkın oyu ile seçilen ve yasam gücünü kullanan milletvekillerinin oluşturduğu meclistir. Parlamentonun temel görevi yasa yapmak, yasa değiştirmek, işlevini yitiren yasaları yürürlükten kaldırmaktır. Bunun yanı sıra parlamento, hükümetleri oluşturur ve çalışmalarını denetler, yaptığı bütçe ile devletin parasını harcama yetkisini hükümete verir.

    Seçim : Halkın belirli bir süre için kendini yönetecek vekillerini seçmek üzere oy kullanmasına seçim denir. Demokrasilerde seçimler gizli oy, açık sayım ilkesine göre yapılır. Seçimler sonucu çoğunluğun yönetim hakkı doğar. En çok oyu alan parti ya da partiler iktidar olup kurdukları hükümet aracılığı ile yürütme yetkisini kullanırken, diğer parti ya da partiler muhalefet görevini üstlenerek hükümet çalışmalarını denetler. Demokrasilerde iki tür seçim sistemi vardır :

    Çoğunluk Sistemi : Bir bölgede en çok oyu alan parti, o bölgedeki tüm milletvekillerini meclise gönderir. Bu sistem, demokrasisi yeni olan ülkelerde tercih edilir. Çünkü, bir parti güçlü bir biçimde iktidar olur ve koalisyonlar engellenir. Ayrıca her bölgeden bir milletvekilinin seçildiği (dar bölge sistemi) durumlarda da dar çoğunluk sistemi uygulanabilir.
    Nisbi Temsil Sistemi : Bir bölgede her parti aldığı y oranında milletvekili çıkarır. Dünyanın pek çok yerinde ise, ülke çapında belirli bir oranın altında oy alan partilerin milletvekili çıkarmasının engellendiği barajlı nisbi temsil sistemi uygulanmaktadır.

    Hükümet : Parlamento tarafından onaylanan ve yürütme işlevini gören organ hükümettir. Demokrasilerde hükümet, başbakan ve bakanlar kurulundan oluşur ve yaptıkları çalışmalar parlamento tarafından denetlenir. Demokrasilerde hükümet üç biçimde oluşur.

    Doğrudan Hükümet : Oy verme hakkına sahip tüm yurttaşlar yönetimle ilgili kararlara doğrudan katılır. Bu hükümet biçiminin pratikte uygulanması olası değildir. Örneğin; Türkiye’de böyle bir sistem uygulanırsa yaklaşık 35 milyon seçmenin bir araya gelip yönetimle ilgili kararlara doğrudan katılması gerekir.
    Yarı Doğrudan Hükümet : Hükümet halkın kaderini doğrudan etkileyecek konularda kendini yetkili görmez ve kararların sorumluluğunu halkla paylaşır. Yarı doğrudan hükümetin halkla kararları paylaşırken kullandığı temel araçlar referandum ve plebisittir. Referandum, tek konuda çift seçenekli (evet-hayır) halk oyuna başvurmaktır. Plebisit ise birden çok konuda ve çok seçenekli halkoyuna gitmektir. Bu sistem dünyada yaygın olarak uygulanmamaktadır.
    Çünkü;
    - Halk oylamaları uzun zaman almakta ve masraflı olmaktadır.
    - Halkın yönetim kararları ile ilgili bilinç düzeyi yetersiz olabilmektedir.
    Temsili Hükümet : Halkın yönetme yetkisini bir süre için temsilcilerinin oluşturduğu hükümete bırakmasıdır. Hükümet kendine verilen süre içinde halk adına kararlar alır, devleti yönetir.
    Bağımsız Mahkemeler : Yasalara uymayanları yargılama ve cezalandırma yetkisini bağımsız mahkemeler kullanır. Yargıç ve savcıların oluşturduğu mahkemeler yasama ve yürütmeden bağımsız olarak çalışmalarını yürütür.

    Demokratik Devleti Özellikleri

    Laik Devlet : Demokrasilerde devlet dinsel kurallara göre yönetilmez. Laik devlette;
    Devletin resmi dini yoktur.
    Devlet, tüm din, mezhep ve inançlara eşit uzaklıktadır.
    Devlet tüm din ve mezheplerin ayin ve ibadetlerinin özgürce yerine getirebilmelerinin güvencesidir.

    Sosyal Devlet : Demokrasilerde devlet, yurttaşlarının sosyal ve kültürel gereksinimlerini karşılamak zorundadır. Devlet bu görevi yerine getirmek için vergi alır, bütçeden bu etkinlikler için pay ayırır.

    Hukuk Devleti : İnsan hakları ve kişi hak ve özgürlüklerine dayanan evrensel hukuk kurallarına göre yapılan yasaların, yönetim görevini üstlenen kişi ve organları da bağladığı devlettir. Hukuk devleti “hukukun üstünlüğü” ilkesine dayanır.

    Hukuk;

    Yasaları yapan parlamenterlerin,
    Yasaları uygulayan başbakan, bakan ve tüm yöneticilerin,
    Yasalara uymayanları yargılayan yargıç ve savcıların üstündedir.
    Yönetim görevini üstlenen herkes hukuka ve yasalara uygun davranmak zorundadır.

    Demokrasilerde “hukukun üstünlüğü” yasama, yürütme, yargı güçlerini kullanan organların karar ve eylemlerinin yüksek mahkemelerce denetlenmesi ile somutlaşır. Anayasa mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, ve Sayıştay devlet organlarının işleyişini denetleyen yüksek mahkemelerdir.

    UYARI : Hukuk, devleti ve hukukun üstünlüğünü yüksek mahkemeler aracılığı ile yönetenlerin keyfi davranışlarından korur. Yasarlın anayasaya uygun olması zorunluluğu devlete süreklilik kazandırmak içindir. Nitekim, bunun için anayasalar yasalara göre daha zor değiştirilir. Hatta bazı anayasa maddeleri asla değişmez. Anayasa Mahkemesi ayrıca siyasi partilerin kapatılmasına karar verir ve suç işleyici hükümet üyelerini “Yüce Divan” adı altında yargılar.

    Anayasa Mahkemesi : Parlamentonun yaptığı yasaların anayasaya uygun olup olmadığını denetler. Anayasalar yasalardan üstündür ve yasalar anayasaya uygun olmak zorundadır. Çünkü anayasalar halk oyuyla kabul edilir ve halkın doğrudan yaptığı anayasalar, temsilcilerinin yaptığı yasalardan üstün sayılır.

    Yargıtay (Temyiz) : Bağımsız mahkemelerin yargılamalarının sonucunda aldıkları kararların yasalara uygunluğunu denetler.

    Danıştay : Hükümetle yurttaş arasındaki sorunları inceleyen Bölge İdare Mahkemeleri’ni denetler. Hükümetin gücünü kötüye kullanmasını ve yurttaşına haksızlık yapmasını önler.

    Sayıştay : Parlamento bütçe ile devlet adına para harcama yetkisini hükümete verir. Sayıştay, hükümetin bu paraları parlamentonun belirlediği alanlara harcayıp harcamadığını parlamento adına denetler.

    alıntı

     

     

    BiR-DOST - 26.03.2011 - 18:38



Benzer Konular

  1. Türkiyede demokrasinin gelişimi
    Konuyu Açan: Kayıtsız Üye, Forum: Soru - Cevap.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 07.01.2013, 14:16
  2. Tarımın Başlangıcı
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Lise.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 15.10.2011, 22:47
  3. Sosyal Demokrasinin Doğuşu
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Siyaset bilimi.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05.06.2011, 21:46
  4. Sosyolojinin Doğuşu ve Gelişimi
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Üniversite.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 16.04.2011, 10:30
  5. Türk Dilinin Tarihsel Gelişimi - Türkçenin Tarihi Gelişimi
    Konuyu Açan: Leyl-i Lal, Forum: Edebiyat.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05.12.2010, 13:19

copyright

Soru Cevap

grafimx