Yeterlilik Sınavına Hazırlık Soruları- 1 TECVİD

  1. Yeterlilik Sınavına Hazırlık Tecvit Soru Ve Cevaplar - Yeterlik Sınav Soruları - Diyanet Yeterlik Sınavına Hazırlık Soruları - KKÖ Tecvit Deneme Testi










    TECVİD’İN TANIMI


    Sözlükte; “Bir şeyi süslemek”, “güzel ve hoşça yapmak” anlamlarına gelir.

    Istılahta; "Kur'an-ı Kerim'i güzel bir biçimde okumak için uyulması gereken kuralları içeren ilim” dir.

    وَ هُوَ اِعْطاَءُ الْحُرُوفِ حَقَّهاَ مِن كُلِّ صِفَةٍ وَمُسْتَحَقَّهاَ وَ رَدَّ كُلِّ وَاحِدٍ لاَصْلِهِ

    “Harflerin lâzımî ve arızî sıfatlarının hakkını vererek her bir harfi mahrecinden çıkartmaktır.”

    TECVİDİN KONUSU

    Kur'an-ı Kerim'in harflerinin ve kelimelerinin, dilin fonetiğine uygun ve kulağa hoş gelen biçimde seslendirilmesi için öngörülen kurallardır.

    Buna göre tecvit, harflerin çıkış yerleri, sıfatları, idğam, ğunne, uzatma, kalkale, izhar vb. konuları içerir.

    TECVİDİN İLGİ ALANI KUR’AN-I KERİM’DİR

    TECVÎDİN GAYESİ VE AMACI

    Tecvit, Kur’an’ın, Arapçanın fonetiğine uygun olarak, belli bir ses ahengi ve düzeni içinde güzel bir biçimde okunmasını amaçlar. İlahî kelâmın okunuşunda, dili her türlü hatadan korumaktır.

    Kur'an'ı güzel okumak, dinleyen üzerinde olumlu bir etki uyandırır. Nasıl güzel okunan bir şiir/ezgi, notasına uygun icra edilen bir musikî, dinleyenleri etkilerse, güzel okunan Kur'an da dinleyenleri olumlu yönde etkiler. Onlarda güzel duyguları uyandırır. Bu bakımdan Kur'an'ın güzel okunması, Müslümanların geleneğinde çok önemli görülmüştür.

    TECVİDİN HÜKMÜ

    Kur’an’ı Kerim’in tecvitli okunması farzdır.

    Namaz kabul olacak kadar Kur’an’ın tecvitli okunması farz-ı ayn,

    Kur’an’ın tamamının tecvitli okunması farz-ı kifayedir.


    İdris YAVUZYİĞİT

     

     

    papatya_28 - 26.09.2012 - 19:15
  2. TECVİD İLMİNDE LAHN (OKUYUŞ HATASI)

    Hata etmek ve doğrudan sapmak gibi manalara gelir. Tecvid ilminde: Tecvid kaidelerine uymamaktan meydana gelen hata demektir. İki kısma ayrılır:

    LAHN-I HAFİ: Küçük ve gizli hatadır ki ancak tecvidi iyi bilen, kuran ve kıraat ilmi konusunda ehil olan kimselerin fark edebileceği hatalardır.

    a) İhfayı, idğamı, iklabı, izharı yerine getirmemek, vacip medleri eksik çekmek, yahut medd-i tabiiyi fazla uzatmak gibi. Bu hataları yaparak okumak tahrimen mekruh olarak kabul edilmiştir.


    b) “ra” harfindeki tekrir sıfatında, “nun” ve “mim”deki ğunne sıfatında (ifrad ve tefride kaçmak) hata etmek, lam harfini ince okunması gereken yerde kalın okumak, ra’yı kalın okunması gereken yerde ince okumak gibi. Bu türden lahn-ı hafi tenzihen mekruh olup okuyuşu bu tür hatalardan korumak müstehaptır.


    LAHN-I CELİ: Ağır ve açık hata demektir. Kur’anı okuyabilen herkesin kolaylıkla fark edip anlayabileceği derecedeki hatalı okuyuşlardır.

    a) Harflerin mahreç veya sıfat-ı lazimelerini bozmak. (خَلَقَ) yarattı (حَلَقَ) traş etti, (صِراَطَ) yerine (صِراَدَ) okumak

    b) Harekelerde yapılan hatalar. (اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ) تَ yi ötreli veya esreli okumak gibi. (لِلَهِ) yerine (لِلَّهُ) demek.

    c) Kelimede bir harf ziyade etmek veya eksiltmek. (لَمْ يَلِدْ) yerine (لَمْ يَلِيدْ) gibi.

    d) Medd-i tabiî’leri terk etmek. (قاَلَ) yerine (قَلَ) gibi.

    e) Harekeyi sukûna, sukûnu harekeye çevirmek. (اَلْحَمْدُ) yerine (اَلِحَمْدُ) gibi.


    Bu gibi hatalar vuku bulduğunda, ibarede mana ister bozulmuş olsun ister bozulmasın lahn-ı celi olarak kabul edilmiştir. Bir müslümanın kuranı lahn-ı celiden kurtaracak kadar tecvidi uygulaması farz-ı ayn olduğuna göre lahn-ı celi yapan fahiş bir hata ve haram işlemiş olur. Çoğu zaman namaz bozulmuş olur.

    İdris YAVUZYİĞİT

     

     

    papatya_28 - 26.09.2012 - 19:46
  3. HARF-İ MED

    Sözlükte med: “Uzatmak” demektir.

    Istılahta: Med veya lin harflerinden birisi ile sesi uzatmaya med denir.

    Tecvid ilminde : Bazı şartlarla kendisinden önceki harfi, harekesi doğrultusunda uzatmayı sağlayan harfe “Harf-i med” denir. Ve med harfleri üç tanedir

    Vav ( و), Ye ( ي) , Elif ( ا)



    MEDD-İ TABİİ (Asli med, zati med, tabii med)

    Bir kelimede harfi med bulunup sebebi med bulunmaz ise medd-i tabii olur
    VAV ( و)'IN HARF-İ MED OLABİLMESİ İÇİN

    Kendisi sakin (harekesiz), Makabli mazmûm (ötreli) olunca harfi med olur ve sesi (uzattığı harfin kalın veya ince olmasına göre) “ü” veya “u” istikametinde uzatır.

    رَسُولٌ ، أَعُوذُ ، غَفُورٌ ، نُورٌ ، غَيْرِ الْمَغْضُوبِ ، يَقُومُ ، نَتُوبُ

    YE ( ي) ‘NİN HARF-İ MED OLABİLMESİ İÇİN

    Kendisi sakin, Makablinin meksûr (esreli) olunca harfi med olur ve sesi “i” istikametinde uzatır.

    أَلَّذِينَ ، يَسْتَوِي ، نَسْتَعِينُ ، فِي تَضْلِيلٍ ، تَرْمِيهِمْ ، مَجِيدٌ ، قِيلَ

    ELİF ( ا )’İN HARF-İ MED OLABİLMESİ İÇİN

    Kendisi daima sakin bir harftir. Makabli meftuh (üstün) olunca med harfi olur ve sesi (uzattığı harfin kalın veya ince olmasına göre) “e” veya “a” istikametinde uzatır.

    مَالِكِ ، رَبَّنَا ، لَهَا ، وَ لاَ خَوْفُ ، غَاسِقٍ ، إِذَا ، عَابِدٌ ، شَاهِدٌ ، رَاشِدٌ


    İdris YAVUZYİĞİT

     

     

    papatya_28 - 26.09.2012 - 19:54
  4. ZAMİR “DAMİR”

    Tecvîd ilminin konusu olan zamir, Huve ( هُوَ ) lafzı olup, bu zamirin hangi durumlarda uzatılarak, hangi durumlarda da uzatılmayarak okunacağıdır.

    A) Zamirin Med/SILA Yapılarak (Uzatılarak) Okunduğu Yerler:

    1- Eğer zamirden önceki harfin harekesi üstün ( ـَـ )veya ötre ( ـُـ )olursa, vasl halinde (geçiş durumunda) zamir ötreli olarak sonunda med harflerinden vav ( و ) varmış gibi “Û” sesiyle uzatılarak okunur.

    إِنَّهُ = إِنَّهُو ، صَاحِبُهُ = صَاحِبُهُو ، مَا لَهُ = مَا لَهُو ، رَبُّهُ = رَبُّهُو

    2- Eğer zamirden önceki harfin harekesi esre ( ـِـ )ise vasl halinde zamir esreli olarak sanki sonunda med harflerinden yâ (ي ) varmış gibi “Δ sesi ile uzatılarak okunur.

    بِهِ = بِهِي ، مِنْ قَوْمِهِ = مِنْ قَوْمِهِي ، لِوَلِيِّهِ = لِوَلِيِّهِي ، رَبِّهِ = رَبِّهِي

    B) Zamirin Kasredilerek/Adem-i sıla (Uzatılmadan) Okunduğu Yerler:

    1- Zamirden önceki harf med harflerinden biri ise zamir vasl halinde bile uzatılmadan okunur.

    فِيهِ ، خُذُوهُ ، وَ اجْتَبَاهُ ، وَ هَدَاهُ ، آتَيْنَاهُ ، لأَخِيهِ

    2- Zamirden önceki harf sâkin (harekesiz), yani cezmli bir harf ise zamir vasl halinde yine uzatılmadan okunur.


    إِلَيْهِ ، عَلَيْهِ ، حَمَلَتْهُ ، مِنْهُ ، فَاعْبُدْهُ ، يَأْخُذْهُ ، فَبَشِّرْهُ

    3- Zamirden sonra gelen harfin harekesi yoksa zamir vasl halinde yine uzatılmadan okunur.

    بِهِ اْلإِلَهُ ، لَهُ الْمُلْكُ ، أَنَّهُ الْحَقُّ ، كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ

    Not: Tabiî medde, med harfleri her zaman açık olarak görülmez. Kur'an-ı Kerim'de bazı üstünlü harfler, kendilerinden sonra elif varmış gibi uzatılarak okunur. Okunması kolay olsun diye bu harflerin üzerine dik ve kısa bir uzatma işareti (') konur.


    إِبْرَهِيمَ إِسْحَقَ هَرُونَ وَلَكِنْ طَهَ


    Zamirin Kaideler Dışında Okunduğu İstisnâî İki Durum Vardır

    1. Kaideye uymasına rağmen Zümer 7. âyetinde geçen ( يَرْضَهُ لَكُمْ ) ibaresindeki zamir uzatılmadan, yani kasredilerek okunur.


    2. Furkan 69. âyetinde yer alan ( فِيهِ مُهَانَا ) lafz-ı celîlindeki zamir, kendinden önce med harfi geliyor olmasına rağmen Âsım kırâatında Hafs burayı ( فِيهيِ مُهَانَا ) şeklinde uzatarak okumuştur. Bunun iki sebebi varıdır. Birincisi: Manasındaki dehşetli azaba tenbih ve ikaz içindir. İkincisi: Zamir ( هـ )’nin esresinden sonra mîm (م) harfinin ötresine süratle geçmekte ortaya çıkan güçlük ve külfeti kaldırmak içindir.

    Bunlardan başka zamirle alakası olmadığı halde yazılış itibariyle zamire benzeyen he (( ه ، ـه ) هـ ) harfleri vardır. Bunlar bulunduğu kelimenin asıl harflerinden olduğu için uzatılmadan okunurlar. Kur’ân’daki bu kelimelerin tamamı şunlardır:

    فَوَاكِهُ ، لَمْ يَنْتَهِ ، وَ مَا نَفْقَهُ ، لَمْ تَنْتَهِ ، وَجْهُ أَبِيكُمْ

    İdris YAVUZYİĞİT

     

     

    papatya_28 - 28.09.2012 - 17:01
  5. MEDD-İ TABİİ’NİN HÜKMÜ

    Medd-i Tabiinin bir elif miktarı uzatılması vaciptir.

    İster mana bozulsun isterse bozulmasın doğru yapılmazsa haram işlenmiş olur.

    Bir elif miktarı, sesi iki hareke okuyacak kadar uzatmak demektir ki bu da bir saniye kadar bir süredir. (Bu harekenin birisi med harfinden önceki harfe, diğeri ise med harfine aittir. ) Bu da elif diyecek kadar, elif yazacak kadar zaman ya da bir parmak kaldırıp indirecek kadar zaman miktarı, olarak kabul edilir. Fem-i muhsinden öğrenmek gerekir. Bu ölçüden daha az veya çok uzatılması caiz değildir.

    وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَاتى ثَمَنًا قَليلًا وَاِيَّاىَ فَاتَّقُونِ

    وَالَّذينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا اُولٰـئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فيهَا خَالِدُونَ

    وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُ اِلَيْكَ وَجَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَفى اٰذَانِهِمْ وَقْرًا وَاِنْ يَرَوْا كُلَّ اٰيَةٍ لَا يُؤْمِنُوا بِهَا حَتّٰى اِذَا جَاؤُكَ يُجَادِلُونَكَ يَقُولُ الَّذينَ كَفَرُوا اِنْ هٰـذَا اِلَّا اَسَاطيرُ الْاَوَّلينَ


    SEBEB-İ MED

    Harf-i medden sonra gelip, asli meddi (yani bir elif miktarı olan tabii meddi) bir elif miktarından daha fazla çekmeyi gerektiren harf ve alamete (Bu harf Hemze, alamet ise Sükûn’dur. ) “Sebeb-i med” denir. Sebeb-i med iki kısma ayrılır:

    1.Hemze: Şekil itibariyle elife benzeyen ve hareke alan bütün harfler hemzedir. Kelime başında uzun hemze (ا), kelime ortası veya sonunda kısa (kırık) hemze (ء) şeklinde yazılır.

    2.Sükûn: Harekesizlik demektir, alameti de cezim ( —ْ ) dediğimiz işarettir. Harekesiz harfe “sakin harf” denir. Med harflerinin özel bir işarete ihtiyacı yoktur.

    Hemze:

    Şekil itibariyle elife benzeyen ve hareke alan bütün harfler hemzedir. Kelimelerin öncesinde yer alan hemze Vasıl ve kat’ hemzesi olmak üzere ikiye ayrılır.

    A. Vasl Hemzesi: Kendileri ile başlandığında okunan, kendilerinden önce harekeli bir harf geldiğinde ise okunmayan hemzelere denir. Vasıl hemzeleri şunlardır:

    1. Sülasî fiillerin emri hazırlarının hemzeleri; اِفْتَحْ

    2. İster sülâsi olsun ister rubâî olsun mezid fiillerin - اِفْعَالٌ babı hariç- mazi fiilleri, mastarları ve emri hazırlarının başındaki hemzeleri; اِقْترَبَ اِسْتَمْسَكَ،

    3. اِثْنيَ ْ، اِمْرَاَةٌ ، اِمْرُؤٌ ، اِبْنَةٌ ، إِبْنٌ ، إِسْمٌ kelimelerinin müfred ve tesniyelerinin hemzeleri;

    4. Harfi tarifin (ال) hemzesi;

    B. Kat’ Hemzesi: Hem yazıda hem de okunuşta bulunan, gerek vasıl gerek vakıf halinde değişmeyen, sabit kalan hemzelere denir. Med sebebi olan hemze kat’ hemzesidir. Hemze-i Kat’lar şunlardır:

    1. İstifham hemzeleri; قُلْ أَأِتخَّذْتمُ قل أتخذتم

    2. Mütekellim vahdeh fiilinin hemzesi; أَبْتَغِي حَكَماً

    3. İf’al babının hemzesi, فَأَكْرَمَهُ

    4. Teaccub fiilinin hemzesi, وأَسمِْعْ

    5. İsm-i tafdil hemzeleri; أَكْبَرُ

    6. Efâl vezninin sıfâtı müşebbehelerin hemzeleri; أَصْفَرُ

    7. Fiillerden türetilmiş isimlerin hemzeleri; أحمد

    8. Kırık çoğulların hemzeleri; أنفس

    9. Zamirlerin hemzeleri; أنا ، أنت ، إياك

    İdris YAVUZYİĞİT

     

     

    papatya_28 - 28.09.2012 - 17:03
  6. İKİ ÇEŞİT SÜKUN VARDIR

    1.Ârızî (geçici sükûn): (sükûn-i ârız)

    Herhangi bir yerde durulduğu zaman ortaya çıkan, geçildiğinde kaybolan sükûndur.



    2.Lâzımî (kalıcı sükûn) : (sükûn-i lâzım)

    Kur'an okunurken hem geçildiği, hem de durulduğu zaman okunan sükûndur. Cezimli ve şeddeli harflerdeki sükûn lâzımî sükûndur.



    İdris YAVUZYİĞİT

     

     

    papatya_28 - 28.09.2012 - 17:09
  7. MEDD-İ MUTTASIL


    Bir (aynı) kelimede, harf-i medden sonra, sebeb-i medd olan hemze gelirse “Medd-i Muttasıl” olur.

    جَاءَ Medd-i muttasıldır. Çünkü “cim”i çeken harf-i medden elif var. Sebeb-i medden de hemze var. İkisi de aynı kelimede yan yana geldikleri için “medd-i muttasıl” olmuştur.

    يَسُومُونَكُمْ سُوءَ الْعَذَابِ يُقَتِّلُونَ اَبْنَاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَاءَكُمْ وَفى ذٰلِكُمْ بَلَاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظيمٌ

    وَعَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَاءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلٰئِكَةِ فَقَالَ اَنْبِٶُنى بِاَسْمَاءِ هٰـؤُلَاءِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقينَ

    اِذَا جَاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُ

    ايلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَاءِ وَالصَّيْفِ


    MEDD-İ MUTTASIL’IN HÜKMÜ

    Medd-i muttasılın uzatılması (en az iki elif) vacibtir.

    Bütün kıraat imamları aslî med üzerine ziyade hususunda ittifak etmişlerdir. Ancak bu ziyadenin ne kadar olacağında (iki ila dört elif arasında) ihtilaf etmişler.

    Medd-i muttasıl, İmam Asım Kıraati ve Hafs rivayetinde 4 elif miktarı uzatılır.

    Not: vakıf yapıldığında bazen muttasıl ile arız aynı kelimede oluşur. Bu durumda kuvvetli olan (vacip) muttasıl arıza tercih edilir.


    İdris YAVUZYİĞİT

     

     

    papatya_28 - 28.09.2012 - 17:11
  8. MEDD-İ MUNFASIL

    Harf-i medden birisi kelimenin sonunda, sebeb-i medden hemze de müteakip kelimenin başında (ikisi de ayrı ayrı iki kelimede) yan yana bulunursa, “medd-i munfasıl” olur.



    َيَا أيُّهَا harf-i medden ye’yi çeken elif, أيُّهَا lafzının başında da sebeb-i medden hemze gelmiş ve elif ile hemze ayrı ayrı kelimelerde, yan yana bulundukları için Medd-i Munfasıl olmuştur.

    قَالَ يَا اٰدَمُ اَنْبِئْهُمْ بِاَسْمَائِهِمْ فَلَمَّا اَنْبَاَهُمْ بِاَسْمَائِهِمْ قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ اِنّى اَعْلَمُ غَيْبَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنْتُمْ تَكْتُمُونَ

    اِنَّ اللّٰهَ لَا يَسْتَحْيى اَنْ يَضْرِبَ مَثَلًا مَا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَا فَاَمَّا الَّذٖينَ اٰمَنُوا فَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْ وَاَمَّا الَّذينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰـذَا مَثَلًا يُضِلُّ بِه كَثيرًا وَيَهْدى بِه كَثيرًا وَمَا يُضِلُّ بِه اِلَّا الْفَاسِقينَ

    قُلْ يَا اَيُّهَا الْكَافِرُونَ ﴿١﴾ لَا اَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ ﴿٢﴾ وَلَا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا اَعْبُدُ ﴿٣﴾ وَلَا اَنَا عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْ ﴿٤﴾ وَلَا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا اَعْبُدُ ﴿٥﴾ لَكُمْ دٖينُكُمْ وَلِىَ دٖينِ ﴿٦﴾

    MEDD-İ MUNFASIL’IN HÜKMÜ

    Medd-i munfasılın (medd-i tabiînin medd miktarından fazla) uzatılması, caizdir. (Kıraat imamları asli med üzerine ilave edip etmemede ve edilen ilavenin miktarında ihtilaf etmişlerdir)

    Medd-i munfasıl, İmam Asım Kıraati ve Hafs rivayetinde 4 elif miktarı uzatılır.

    Not: Meddi Munfasıl’a, El-Meddu’l Fasl / El-Meddu’l Besd (iki kelimeyi birbirinden ayırdığı için), El-Meddu’z-Zaid (asli med üzerine ziyade edildiği için), El Meddu’l-İ’tibar (iki kelime bir kelim olarak kabul edildiği için), El Meddu’l-Caiz (kasır ili okunup okunmamasında ihtilaf edildiği için) gibi isimler de verilmiştir.


    İdris YAVUZYİĞİT

     

     

    papatya_28 - 28.09.2012 - 17:13
  9. MEDD-İ LAZIM


    Sözlükte: "Lüzumlu, gerekli" manasına gelir.

    Bir kelimede, harf-i medden sonra sebeb-i medden sükûn-i lazım gelirse "medd-i lazım" olur.




    Bu örnekte dat ( ض ) harfini çeken harf-i medden elif ( ا ), sebeb-i medden ise lâm ( ل ) harfinin üzerindeki şeddenin (ـّـ) sükûn-ı lâzımı vardır. Bu sükûn ister geçelim ister duralım kesinlikle var olan ve asla değişmeyen, kelimenin aslından olan bir sükûndur. Yani bu ibarenin aslı (وَلاَالضَّالْلِينَ ) şeklindedir.

    Medd-i lazım dört bölümde incelenir.

    Kelime-i Müsekkale / Muhaffefe /Harf-i Müsekkale / Muhaffefe

    1. Medd-i lazım kelime-i müsakkale :

    Harfi medden sonra, sebeb-i med olan sükun-i lazım, şeddeli yani idğamlı ise buna “Medd-i lazım kelime-i müsakkale ” denir.

    وَلاَالضَّالِّينَ ، لاَ تُضَارُّ ، قَالَ أ َتُحَاجُّونَنَا ، وَ مَنْ يُشَاقِّ اللَّهَ

    2. Medd-i lazım kelime-i muhaffefe:

    Harf-i medden sonra, sebeb-i med olan sükun-i lazım, cezim ise buna “Medd-i lazım kelime-i muhaffefe” denir. Sadece yunus suresi 51 ve 91. ayetlerde vardır.

    آلْئنَ

    Not: bu kelime teshil ile de okunabilir.

    3. Medd-i lazım harf-i müsakkale:

    Harf-i medden sonra, sebeb-i med olan sükun-i lazım, şedde ise buna “Medd-i lazım harf-i müsakkale” denir. Sadece huruf-i mukataalarda olur. Sin ve lam harfleri.

    الم (أَلِفْ لآمِّيمْ ) , (مِيمْ طسِينْ ) طسم

    4. Medd-i lazım harf-i muhaffefe:

    Harf-i medden sonra, sebeb-i med olan sükun-i lazım, cezim ise buna “Medd-i lazım harf-i muhaffefe” denir. Sadece huruf-i mukataalarda olur.

    ق( قَافْ ) ، ص ( صَادْ ) ، يس ( يَاسِينْ ) ، ن ( نُونْ ) ( مِيمْ ) الم


    MEDD-İ LAZIMIN HÜKMÜ

    Bütün imamlar aslî med üzerine ilave etmede ve bu ilavenin miktarında (4 elif miktarı uzatılır) ittifak ettikleri için “vacip”tir. En kuvvetli med de budur.

    İdris YAVUZYİĞİT

     

     

    papatya_28 - 28.09.2012 - 17:26



Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 21.02.2013, 00:03
  2. 2013 Yeterlilik Sınavına Hazırlık Namazla İlgili Sorular- 2
    Konuyu Açan: papatya_28, Forum: Sınavlar.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06.02.2013, 20:56
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 30.11.2012, 20:24
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 30.11.2012, 20:11
  5. Yeterlilik Sınavına Hazırlık 296 Soru
    Konuyu Açan: papatya_28, Forum: Sınavlar.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 09.10.2012, 20:01

copyright

Soru Cevap