Samsun Bafra İlçesi

  1. Samsun Bafra İlçesi


    Bafra Samsun ilinin en büyük ilçesidir. Bafra ovasında ki konumundan dolayı verimli olan toprakları ile tanılır.

    Bafra Karadeniz'e 20 km. uzaklıkta, denizden yüksekliği 20 m olan ve Kızılırmak'ın biriktirdiği birikinti ovası üzerinde kurulmuş; bir ilçemizdir. İlçe doğusunda ve kuzeyinde Karadeniz, batısında Alaçam, güneyinde Kavak ilçeleriyle çevrilmiştir. Yüz ölçümü 175.000 hektar. Samsun'a uzaklığı 51 km. dir.

    Kızılırmak deltasını kaplayan Bafra ovası güneyde dağlarla çevrilidir. Bunlardan en yükseği 1224 m ile Nebyan dağıdır. Bu dağlar Canik Dağlarının uzantılarıdır. Bafra'nın en büyük, Türkiye'nin ise en uzun akarsuyu Kızılırmak bu dağları derin bir vadi ile geçerek ovaya ulaşır. Bafra ovası tamamen Kızılırmak tarafından oluşturulmuştur. Irmağın denize yakın kısımlarında birçok göl oluşturmuştur. Nebyan dağının etekleri ise yayla durumundadır.

    Kızılırmak'ın uzunluğu 1151 km'dir. Sivas'taki Kızıl Dağ'dan doğar, Orta Anadolu'da geniş bir yay çizerek Bafra'dan denize dökülür. En çok Nisan ve Temmuz dönemlerinde su taşır.

    Kızılırmak'ın denize döküldüğü yerde oluşmuş göller, ırmağın her iki yakasında da yer alır. Batıdaki göl Karaboğaz, Doğudaki ise balık gölleridir. Doğu yakada yer alan göllerin başlıcaları şunlardır; Dutdibi, Liman, Hayırlı, Çernek, Uzungöl, Tombul göl, İnce göl. Göllerin çevresi sazlık ve bataklıktır. Ancak , ormanlık alanlar da göze çarpar. Ekonomik Yapısı


    İlçemiz nüfusunun % 50 ye yakını, son yıllarda görülen kalkınma ve sanayileşme çabalarına rağmen, kırsal kesimde yaşamaktadır. Tarım ve hayvancılık sektörü toplam istihdamın büyük bir kısmına iş alanı olma özelliğini sürdürmektedir.

    Şehir nüfusu da yine büyük oranda tarımsal faaliyet ile ilgili bulunmakta, dolaysı ile tarımsal üretim, toplam üretim içindeki ağırlığını korumaktadır.

    Tarım sektörü; temel gıda maddeleri üretimi ile beslenme sorununun çözümünde, yeterli sermaye oluşumu ile diğer sektörlerin sermaye yapılarının oluşmasında, tarımsal ürünlere dayalı diğer sanayi kollarına hammadde temininde, yurt dışına ihracat imkanı ile döviz girdisi teminine, ilgili olduğu tarım alet- makineleri, ilaç sanayisinin gelişmesinde ve yurt içindeki bölgeler arası kalkınmışlık farklarının ortadan kaldırmasında önemli fonksiyonları üstlenmiş ana üretim sektörlerden biridir.

    Ülkemiz tarım ülkesi olarak bilinmesine rağmen, son zamanlarda görülen yoğun ve bilinçsiz tarımsal üretim uygulamaları, veraset yoluyla toprağın parçalanması gibi sebeplerle bu özelliğini kaybetmekte ve bazı tarımsal ürünleri ithal etmektedir. İlçemizde çiftçi ailelerin kullandığı toprak büyüklüğü genellikle küçük aile işletmesi ölçüsünde olup, ortalama 1-50 dekar arasındadır.bu arazi ölçeğine sahip çiftçi sayısı, toplam aile sayısının %90 ı oluşturmaktadır. Bu kişilerin sahip oldukları arazi miktarları toplam tarım arazisinin % 65 ı dır

    İlçede hakim rüzgarlar genellikle mevsimlere göre farklılıklar gösterir. Yaz mevsiminde Karadeniz Bölgesinde mevzii yüksek basınç, Anadolu'da ise mevzii bir alçak basınç merkezi meydana gelir. Dolayısıyla Karadeniz'den antisiklon merkezine doğru akan rüzgarlar oluşur, ve bunlar Kuzey-Doğu ve Kuzey-Batı rüzgarlarıdır. Kış mevsiminde ise geçici alçak basınç merkezlerini etkisi altındadır. İlçede güney-batı ve Güney yönlerinden esen kuru ve sıcak rüzgarlar, ilçede bulunanan nemi azaltırlar.

    İlçenin nisbi nem ortalaması % 73'dür. Özellikle Nisan ve Mayıs aylarında bu rakam ortalama % 77-79'a ulaşır. Aralık ayında ise % 65'e düşer. İlçenin mutlak nemi ise yılda ortalama 5.0 gramdır. Mutlak nem sıcaklıkla doğru orantılı olduğundan yaz aylarında en yüksek değeri bulur.

    İlçeye en fazla yağış Kasım ayında, en az yağış ise Mayıs ayında düşer. Yıllık ortalama yağış miktarı 700 mm. civarındadır. Yağışlı gün sayısı ortalama 100 dolayındadır.

    İlçenin tarihi M.Ö. 5000 yıllarına kadar uzanmaktadır. İkiztepe ören yerinde yapılan araştırmalarda Kalkolitik Döneme (M.Ö. 5000-4000) ait yerleşmelerin izine rastlanmıştır. İkiztepe ören yerinde İ.Ö. 4000 yıllarından İ.Ö. 1700 yıllarına kadar 2300 yıl boyunca sürekli yerleşim yapıldığı anlaşılmıştır. Burada Eski Tunç Çağı (M.Ö. 3000-2000) ve Erken Hitit (M.Ö. 1900-1800) dönemi kültürlerinin izlerinin taşıyan çok sayıda eser ve kalıntı bulunmuştur. M.Ö. 670 yıllarında Paflogonların'da Kızılırmak vadisinde yaşadıkları bilinmektedir.M.Ö. 6. yy'da Lidyalıların eline geçen bölgeyi M.Ö. 546 da Persler istila etmiştir. İkiztepede Helenistik döneme (M.Ö. 330-30) ait bir anıt mezarda bulunmaktadır. Bu bölge M.Ö. 47'de önce Roma, sonrada Bizans egemenliğine girmiştir. 1071 Malazgirt savaşından sonra Selçukluların eline geçen Bafra'ya 1214 yılında Anadolu Selçuklu Hükümdarı İzzettin Keykuvas Türkmen aşiretlerini yerleştirmiştir. 1243'de başlayan Moğol istilaları Selçuklu İmparatorluğunun yıkılması ve Türk beyliklerinin kurulmaya başlamasına neden olmuştur. İşte bu dönemde bölgede küçük bir Selçuklu beyliği olan Bafra Beyliği kurulmuştur. 1460'da ise Bafra Osmanlı hakimiyetine girmiştir.

    Bafra İlçesi Osmanlı İmparatorluğu devrinde Trabzon iline bağlı Canik Sancağına ait bir yerdi. Hangi tarihte kaza merkezi olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Salname kayıtların göre 1854 yılı sonlarında kaza merkezi olduğu anlaşılmaktadır. İmparatorluk zamanında 1876 harbinden sonra Kırım'dan Bafra'ya çok sayıda Türk gelmiştir. Daha sonraları çıkan Balkan ve I. Dünya savaşları Türk halkının azalıp, fakirleşmesinin, azınlık olmalarına rağmen Rum ve Ermenilerin iktisadi hayatı ellerine geçirip zenginleşmelerini sağlamıştır. Bundan dolayı cesaretlenerek Rum- Pontus imparatorluğunu kurma hevesine kapılan Ermeni ve Rumlar mavri mira cemiyetini kurmuşlardır. Fakat 1919'da Milli Mücadelenin başlamasıyla bu amaçları gerçekleşmemiş, daha sonra Batı Trakya'daki Türklerle değiştirilmişlerdir.

     

     

    FreddyKrueger - 24.08.2007 - 10:53
  2. Bafra'nın Hamamları

    Alptekin AHISHALI

    Şöyle bir gidin elli yıl öncesine ,Bafrada üç tane hamam vardı;Cumhuriyet meydanında Ziraat Bankasının olduğu yerde Paşa Hamamı (Bu hamamı ,Hükümet binasının önündeki çeşmeyi vede polis karakolunun karşısındaki köşede olan paşa camiini yaptıran Tayyar paşadır ve bu zatın ahşap bir kitabe üzerinde yazılı olan ahşap oymalı ve dedeme armağan edip kendi el yazısı ile yazdığı ve son mısraında gazehandeler eyler diye bitirdiği dörtlüğü yıllarca babamın dükkanında asılı durdu ve babam bu kitabeyi en büyük kardeşimize verdi)evet birinci hamam bu bahsettiğimiz paşa hamamı ,bu hamamın işletmesini yapan ise Kötenin Ahmet dayı olduğu için o yıllarda bu hamamın adı Kötenin hamamı olarak bilinirdi.
    Elektrik fabrikasının karşısında olan eski hamam aslında Avukat Mahmut Nedim’in mülküdür
    Oğlu Emin Ali Altay çarşı camii aralığında yedek parça işi yapardı ve bu hamamın işletmesini ise Boyabattan Bafraya yerleşmiş olan Emin dayı ile kardeşi foto Nihat ağabey işletirlerdi,üçüncü hamam ise büyükcamideki uzun hamam idi ve o hamamı ise toduklar işletirdi, peki size bir hamam daha söyleyeceğim fakat bu hamamı sanırım yüz yaşına yaklaşan hemşehrilerimiz bilecektir evet bu hamamın adı han hamamı ,şimdi herkes ne diii la bu böle bir hamam Bafrada varmıymış diyecekler.Evet böyle bir hamam var ,eskiler şöyle bir elli yıl öncesini düşünün ve Nuriibrahim camiinin karşısındaki ,yani eski belediyenin arkasındaki çarıkçıların olduğu sokakta kubbeli bir yıkıntıyı hatırlayın ,o sokağın köşesinde çarıkçılar olurdu işte oradaki yıkıntılar eski han hamamıdır,hani medrese aralığının başında yedibuçuk Mustafa at eşek satardı(Mustafanın oğlu ise Yedibuçuğun Osman lakaplı kasaptı)işte o yedibuçuk Mustafanın babası büyük yedibuçuk bütün gün iptidai bir tulumba ile o hamamın haznesine su doldurur bir taraftanda o günki adı çubuk olan pipo tüttürürmüş. Han hamamı ile ilgili bir iki hikaye belleğimdedir; şehirde yaşanan bir gönül macerası han hamamında son bulmuş ama o günün paparazziliği ise çok değişik bir şekilde ifa edilirmiş ,skandala karışanlar hakkında türkü düzülürmüş(Ah neler oldu duydunmu, han hamamında yundunmu diye başlayan bir türküyü bilirim ama gerisini getirmem ),benim yapmak istediğim kaleme alınmakta çok geç kalınmış olan Baframızın yakın tarihini biraz olsun hatırlatabilmek ve bunları bizlerden çok daha iyi bilen büyüklerimizden bir an önce Baframızla ilgili hikayeleri kaleme almalarını dilemektir,önümüzden büyüklerimiz gittikçe keşke sorsaydım ,keşke yazsaydım diyoruz ama bu keşkelerin hiçbir yararı olmuyor.
    Eski yıllarda evlerde doğru dürüst hamam yoktu(hamamı olan evler ise o yılların varlıklı aristokrat ailelerinde olurdu ,mesela bizim komşularımız olan hacıkabaşların evine bitişik üç kurnası olan ve alttan sıcak su ile ısıtılan kubbeli koskoca bir hamam vardı ve hamam yakıldığında ayni zamanda külhandaki fırında o gün tüm mahalleli ekmeklerini pişirirmiş) evlerdeki hamamlar genelde bacalı odalardaki yüklük dolaplarının içi idi(şimdiki modern dairelerde ebeveyn banyosu)sobanın üzerinde kaynayan güğümdeki sıcak su ile yüklük dolabındaki soğuk suyun ılıştırılması ile o daracık dolapta banyo yapılırdı ama o yıllarda hamama haftada bir gidilir,mevsimine göre göbek taşında meyva,turşu yada bıldırcınlı pilav yenilirdi ,daha sonraki yıllarda göbek taşında soğuk soda yada bira içmek adet olmuştu. Göbek taşı kesmezse hazne ağzında oturulur ter atılırdı ,ter faslı başlayıncada tellak elinde kese ile gelir kese ,lif derken yıkama faslı biterken havluuu diye bağırırdı ve bir görevli havluları getirirdi,usulünce peştamal atılırken havluya bürünülür dışarı çıkılırdı ,siz çıkarken hamamdaki her tanıdığınız sıhhatler olsun temennisinde bulunurdu,giyinme yerine geldiğinizde üzerinizdeki havlular kuru havlularla değiştirilir birde uzanacağınız yere bir havlu serilirdi ve siz orada bir müddet i,stirahat ederdiniz bu arada kızgın külde pişirilmiş kahveniz gelirdi ,eskaza kabinde değilde Emin dayının masasına yakın olan açık bölümde soyunup giyiniyorsam her defasında Emin dayıdan (babanın dükkanında sekiz liraya kız marka İngiliz kumaşından damatlık bir elbise yaptırmıştım ve şu kadar uzun yıl giydim diye anlatırdı ama bazı geceler arkadaşlarla çakırkeyf olarak geldiğimiz hamamda fasıl yapardık ve olabildiğince yüksek sesle şarkılar söylerdik,çünki hamamda söylenen şarkılarda insanlar kendini Pavarotti sanırdı ama komşular rahatsız olduğu için Emin dayıdan ince bir fırça yerdik.
    Malumunuz hamam gündüz bayanlara hizmet veriyor ve Emin dayının hanımı gündüzleri hamamın patroniçesi,bir gün hamamda bir arıza oluyor ve musluklara su gelmiyor bu arızayıda ancak Emin dayı hazne ağzındaki pencereden uzanarak giderebiliyor,eşi Emin dayıyı hamama çağırtıyor Emin dayı arızayı giderecek ama hamamda bayanlar var,yengemiz Emin dayının başına peştemalı doluyor tabii Emin dayı hiçbir şey göremiyor ama eşi elinden tutup hamama sokuyor Emin dayıyı gören hanımlar ay vay diyerek bağırışıp toparlanıyorlar ama bu arada Emin dayının elinden tutup hamamın içinde hazne ağzına giden yengemiz yabancı değil hanımlar Emin dayııız daa yabancı değil diye müşterileri yatıştırıyor ve suyun akışı düzeldikten sonra gene Emin dayının kafasına peştemalı dolayıp hamamdan çıkarıyor.
    Emin dayının kardeşi Foto Nihat ise sabahları hamamı açmak için sabahın beşinde evden çıkıyor motosikletine biniyor yokuş aşağı motoru çalıştırmadan iniyor tam düzlüğe geldiğinde belli bir noktada kontağı açıp motoru vitese atıp birden gürültü ile çalıştırıyor,tam motoru çalıştırdığı yerde şehre yeni taşınmış olan bir savcı o saatteki motor sesini kafasına takıyor ve her sabah ayni saatte motor gürültüsü ile beni uykudan uyandıran kim diye soruşturduğunda bu gürültüyü yapanın foto Nihat olduğunu ve Nihat ağabeyin iki eşi olduğunu söylüyorlar savcı bey ise helal olsun adama hem iki evli ve hemde her sabah hamama gidiyor dediğinde savcı bey Foto Nihat yıkanmak için değil hamamı açmak için her sabah o saatte hamama gidiyor diye kendisine söylüyorlar.
    Perşembeyi cumaya bağlayan geceler berber dükkanları dolu olurdu ve berberden çıkan pek çok vatandaş saçları briyantinli,sinek kaydı sakal traşı olmuş ve yüzü pudralanmış halde Faris dayının şekerci dükkanına gelir genelde bir paket çikolata alır evine giderdi(o yıllarda çiçekçi yoktu adam evine ne götürmeliydi)biz Faris dayının Çetin ağabeyle çikolata alıp gidenlere bıyık altından çaktırmadan güler yarın Emin dayının işleri iyi olacak derdik.Zira Cuma günü sabahı hamam ana baba günü olurdu. Daha sonraki yıllarda insanlar evlerine bakır termosifonlarla sobalı banyolar yaptırınca hamamcılık mesleğide gerilemeye başladı,şimdi ise hamama gitmek lüks oldu.

     

     

    BaL Böcüğü - 26.08.2007 - 15:42
  3.  

     

    BaL Böcüğü - 26.08.2007 - 15:51


  4. ßafra'dan ManzaraLar..

     

     

    BaL Böcüğü - 26.08.2007 - 15:55
  5. Tarımsal üreten ve tarım ürünlerinin pazarlanmasına dayalı bir ekonomi gelişmiştir.Kızılırmak deltasının sulak alan çevresinde yaşayan insanların ise temel geçim kaynakları tarım, hayvancılık, balıkçılık ve sazcılık gibi etkinliklerdir.
    Kızılırmak Deltası Türkiye'nin önemli tarım alanlarından birisidir ve yoğun olarak sebze tarımı yapılmaktadır. Deltanın sulak alan çevresinde ise daha çok çeltik ve hububat üretilmektedir.
    İlçede hayvancılık genellikle sulak alan çevresindeki köylerde yapılmaktadır. İlçede Balıkçılıkta oldukça gelişmiştir. Balık göllerinde tutulan balıklar iç piyasada tüketilirken; 1985 yılında yetiştirilmeye başlanan kerevitin hemen hemen tamamı yurtdışına satılmaktadır.
    Sanayi alanındaki faaliyetlerde başta Tütün olmak üzere oldukça gelişmiştir. İlçedeki Tekel yaprak Tütün Merkez İşletme Müdürlüğü tütünlerin bakım ve işletmesini gerçekleştirir.
    Bölgede 1 Tekel, 6 Konfeksiyon-Tekstil, 35 Orman ürünleri, 8 un- kepek, 2 Balık unu-yağı işletmesi, Ayrıca; Tuğla, Damper, Tanker, Soba, Mibzer, Zirai Aletler Dondurma üretimi yapan işletmelerde mevcuttur.
    Bu alanlarda toplam olarak yaklaşık 3000 kişi istihdam edilmektedir. Bunların dışında diğer imalat ve montaj sanayi dallarından oluşan bir de küçük sanayi sitesi vardır. Bafra'da bir de Kızılırmak üzerinde elektrik üretim ve sulama amaçlı Altınkaya Barajı ile Derbent Barajları bulunmaktadır.
    Bafra Belediyesi tarafından her yıl Ağustos ayı içerisinde düzenlenen Karpuz Kavun Festivali ve tarım Fuarları İlçedeki tarım kaynaklarına önemli hareket getirmiştir.

     

     

    BaL Böcüğü - 26.08.2007 - 15:56
  6. ßafra NostaLji GörüntüLer..














     

     

    BaL Böcüğü - 26.08.2007 - 17:25
  7. cOk özLedim yhA

     

     

    BaL Böcüğü - 10.09.2007 - 11:51
  8. super

     

     

    RedBull - 10.09.2007 - 11:52
  9. cok degerli resimler bunlar, cani gönülden sükranlarimi sunarim

     

     

    akillideli - 06.10.2007 - 18:11



Benzer Konular

  1. Bafra Hedef Dershanesi Samsun Bafra
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Samsun.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08.04.2013, 18:43
  2. Yeşil Bafra Motorlu Taşıt Sürücüler Kursu Bafra Samsun
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Samsun.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 26.11.2012, 16:54
  3. Bafra Özkan Sürücü Kursu Bafra Samsun
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Samsun.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 26.11.2012, 16:51
  4. Samsun - Bafra - Bafra Altınkaya Anadolu Lisesi
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: Liseler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 16.07.2009, 12:58
  5. Samsun - Bafra - Bafra Galip Öztürk Lisesi
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: Liseler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 16.07.2009, 09:56

copyright

Soru Cevap

grafimx