Böbrek Sağlığı için Altın Kurallar

  1. böbrek sağlığını korumak - tuzun böbreklere zararları - su içmenin böbrekler için önemi - suyun böbreklere faydaları

    Lezzetine kanıp bol miktarda tuz eklenen yemekler… Aklımıza gelmediği için tüm gün ağzımıza koymadığımız su…
    Her ikisi de tipik özelliklerimiz arasında yer alıyor. Bu durum günlük hayatımızda herhangi bir soruna yol açmıyor gibi görünse de uzun vadede böbreklerimizin işlevini kaybetmesine neden olabiliyor.

    Böbreklerimiz vücudumuzda adeta filtre görevi görüyor. Günde yaklaşık 200 litre kan temizleyen böbrekler, protein gibi yararlı maddelerin vücutta kalmasını, üre ve kreatinin gibi zehirli atıkların ise idrar yolu ile dışarı atılmasını sağlıyor. Böylece vücuttaki mineral dengesi kurulmuş oluyor. Böbrekler sağlıklı bir vücudun olmazsa olmazlarından. Öyle ki az çalışması vücuttaki tüm dengeleri alt üst ederken, çalışmaması hayatın sona ermesine neden oluyor. Böbrek sağlığına dikkat çekmek için 2005 yılından itibaren her yıl Mart ayının ikinci Perşembe gününün “Dünya Böbrek Günü” olduğu söyleyen International Hospital Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Ülkem Yakupoğlu, hızla artan son dönem böbrek yetmezliği hastalarında en iyi tedavi yönteminin böbrek nakli olduğunu vurgulamak için bu yıl, “Böbreklerinizi bağışlayın” sloganının seçildiğini belirtti. Böbrek sağlığını korumak içinse pek çok konuya dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Ülkem Yakıpoğlu, günlük alışkanlıklarımızın arasında yer alan az su içmenin ve fazla tuz tüketmenin ise böbrekleri tahmin edilenden çok daha fazla yorduğunu vurguladı. Türkiye’de böbrek yetmezliğinin çok sık görülmesinin en önemli nedenlerinin başında suyu sevmeyip, tuza bayılmamız geldiğine dikkat çekti. Doç. Dr. Ülkem Yakupoğlu, 8 Mart Dünya Böbrek Günü öncesinde böbreği en çok yoran 2 etken hakkında bilgi verirken özel önerilerde bulundu.

    AZ SU İÇENLERİN BÖBREKLERİNDE İŞLEV BOZUKLUĞU OLUŞUYOR

    Böbreklerin içinde çok sayıda kılcal damar yumağı var. Kalp kanı pompaladıktan sonra her atımda yüzde 20-25 kan böbreklerimize geliyor ve bu incecik damarlardan süzülüyor, protein gibi yararlı maddeler tutuluyor, üre, kreatinin gibi zehirli atık maddeler ayrıştırılıyor, temizlenen kan sisteme geri dönüyor, atık maddeler ise vücuttaki su fazlası ile idrar haline getirilip vücuttan atılıyor. Eğer her gün vücuda yeterli miktarda su girişi olmazsa böbrekler zehirli maddelerin atılımını gerçekleştiremiyor. Yeterli su tüketmeyen herkesin böbreğinde hayatının bir bölümünde mutlaka işlev bozukluğu gelişiyor.

    FAZLA TUZ BÖBREKLERİ YORUYOR

    Vücudumuzun günlük tuz ihtiyacı ortalama 5-6 gram. Bunun yaklaşık 2 gramı yemeklere hiç tuz konulmasa bile gün içerisinde yenilen sebze ve meyvelerden alınıyor. Eğer yenilen yemeklerde kısıtlama yapılmazsa yiyeceklerdeki yüksek tuz vücuda alınıyor. Bunların yanı sıra içeriğinde fazla miktarda tuz bulunan peynir, turşu ve salça gibi yiyecekler de fazladan tuz alımına neden oluyor. Bazı durumlarda kişilerin tuz alımı 20-25 gramı bulabiliyor. Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği’nin araştırmasına göre Türk halkı günde yaklaşık 18 gram tuz tüketiyor. Tuz tüketiminin böbrek fonksiyonları üzerinde doğrudan etkisi var, fazla tuz tüketildiği zaman böbrek içindeki kılcal damar dolaşım sisteminde kan basıncı yükseliyor. Bu yüksek kan basıncı devamlı hal alırsa küçük kılcal damarların yırtılarak harap olmasına neden oluyor, ayrıca idrardan protein kaçırmaya yol açıyor.

    NE KADAR SU NE KADAR TUZ

    Böbreklerin ve tüm vücudun sağlığı için günde ne kadar su içilmesi gerektiği üzerinde tartışılan bir konu. Halkımızın su içmeyi sevmediğini, günlük su tüketiminin böbrekleri sıkıntıya sokacak kadar az, tuz tüketiminin de gereğinden çok fazla olduğunu ifade eden Doç. Dr. Ülkem Yakupoğlu, şunları söyledi:

    -Sağlıklı bir insanda vücut ağırlığının yüzde 60’ ı sudur. Dolayısıyla vücut ağırlığına göre su tüketin.

    -Normal kiloda erişkin bir kadın günde 1,5-2 litre, erkekler ise günde 2-2,5 litre su içmeli.

    -Çay, meyve suyu ve soda gibi içecekleri günlük tüketimin dışında tutun.

    -Çok terliyorsanız içtiğiniz su miktarını artırın.

    -Çok su içmek de az su içmek kadar zararlı. Günde 4-5 litre su içtiğinizde böbreğinizin idrarı konsantre etme yeteneği zorlanıyor. Bu da vücutta sodyum oranını azaltıyor. Düşük sodyum oranları da beyin fonksiyonlarının bozulmasına yol açıp hayatı tehdit ediyor.

    -Yemek masasında kesinlikle tuz bulundurmayın.

    -Yemek pişirirken tuz oranını mümkün olduğu kadar az tutun.

    Kaynak : Hürriyet

    alıntı

     

     

    BiR-DOST - 09.03.2012 - 00:20
  2. böbreklerimizi nasıl koruruz - böbrek sağlığını korumanın yolları - böbrek hastalıklarından korunmak

    Türk Nefroloji Derneği, Türkiye'de yaklaşık her 10 kişiden birisinin böbrek hastası olduğunu açıkladı ve böbreğin korunması için uyarılarda bulundu.

    Türk Nefroloji Derneği’nin araştırma sonuçlarını Prof. Dr. Kenan Ateş açıkladı. Prof. Dr. Kenan Ateş, Türkiye’de 7,5 milyon kişinin böbrek hastası olduğunu belirtti.

    Şeker hastalığının böbrekleri etkileyen rahatsızlıkların en başında olduğunu anlatan Ateş, Dünya Böbrek Günü’nde bu yıl ’’Böbreklerinizi Koruyun-Kan Şekerinizi Kontrol Edin’’ temasının işlendiğini söyledi. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de diyaliz veya böbrek nakline gerek duyan hastaların büyük bölümünde böbrek yetmezliğine tip–2 diyabetin yol açtığını anlatan Ateş, şunlara dikkati çekti:’’Tip–2 diyabet, özellikle 40 yaşından sonra ortaya çıkar ve her zaman fark edilemeyebilir. Kronik böbrek yetmezliği basit ve ucuz bazı idrar ve kan testleri kullanılarak erken saptanırsa önlenebilir veya ilerlemesi geciktirilebilir. Şeker hastalarının en az yılda bir böbreklerini kontrol ettirmeleri gerekir. 40 yaş üstü kişiler diyabet riskine karşı duyarlı olmalı ve kan şekerlerini belirli aralıklarla ölçtürmelidir.’’

    Şeker hastalığının yanı sıra hipertansiyon, kalp-damar hastalığı, genetik faktörler ve ilerlemiş yaşın, kronik böbrek hastalığı için yüksek risk olduğunu bildiren Ateş, obezite, sigara, böbrek taşı, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu, sık ağrı kesici kullanımı, bağ dokusu hastalıkları ve düşük doğum ağırlığının da ikincil risk faktörü olarak sayılabileceğini belirtti. Prof.Dr. Kenan Ateş, Türkiye’de diyaliz uygulanan veya böbrek nakli yapılmış yaklaşık 50 bin hasta bulunduğuna işaret ederken de bu sayının gelişmiş ülkelerin neredeyse iki kat fazla olduğunu söyledi.

    Prof. Dr. Ateş şöyle devam etti: "Erişkinlerin yüzde 32,7’sinde hipertansiyon, yüzde 12,7’sinde şeker hastalığı, yüzde 32,1’inde obezite ve yüzde 35,2’sinde aktif sigara içiciliği bulunuyor. Bu veriler; toplumsal düzeydeki tıbbi, sosyal ve ekonomik yükü her geçen gün artan kronik böbrek hastalığının kontrolünü sağlamak için toplumda yaşam biçimi değişikliklerine yol açacak ve böbrek hastalığının tedavisinden çok önlenmesine dayalı, ulusal ölçekli bir hastalık yönetimi modelinin bir an önce hayata geçirilmesinin gerekliliğini ortaya koyuyor.’’

    Korunmak İçin Ne Yapmalı?

    Ateş, kronik böbrek hastalığından korunmak için alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:
    -Egzersiz,
    -Sağlıklı beslenme,
    -Sigara, alkol ve fazla kilodan kaçınmak,
    -Yeterli su içmek,
    -Sık ağrı kesici kullanmamak,
    -Kan basıncını kontrol altında tutmak,
    -40 yaşından sonra şeker ölçümü yaptırmak,
    -Şeker hastalığı, tansiyon, ailede böbrek hastalığı varsa ve yaş 60’tan yüksekse böbrekleri belirli aralıklarla kontrol ettirmek.

    alıntı

     

     

    BiR-DOST - 11.10.2012 - 19:59



Benzer Konular

  1. Böbrek sağlığı için 7 besin
    Konuyu Açan: DeRDeST, Forum: Hastalıklar.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 26.06.2013, 22:31
  2. Zayıflamak için Altın Kurallar
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Diyet.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 20.10.2012, 01:26
  3. Böbrek Sağlığı için Kilonun Önemi
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Sağlık Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 27.10.2011, 22:42
  4. Güzelliğiniz için altın kurallar
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: Makyaj Ve Güzellik.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01.07.2009, 08:16
  5. Sağlıklı saçlar için altın kurallar
    Konuyu Açan: selene, Forum: Saç Ve Vücut Bakımı.
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj : 11.03.2006, 12:08

copyright

Soru Cevap