Bacak Sızlaması - Bacak Sendromu

  1. bacakta gerilme - bacakta sızlama nedenleri - bacak sendromu tedavisi - HBS nedenleri


    Pek çok kişi özellikle bacaklarında bazen da kollarında karıncalanma, elektriklenme, kaşınma, çekilme ya da yanma gibi rahatsızlıklar hisseder. Çoğu zaman hissedilen rahatsızlık tarif edilemeyecek yapıdadır ve hasta doktora gitse bile derdine çare bulamaz. Bunun nedeni hastanın dile getirdiği rahatsızlakların birçok farklı hastalığı işaret etmesidir. Nöroloji Uzmanı Dr. Hamit Toprak huzursuz bacak sendromunun nedenleri, teşhisi ve tedavisi hakkında bilgi veriyor!

    Huzursuz Bacak Sendromu nedir?

    Huzursuz bacak sendromu (HBS) toplum içinde yaygın olan ancak çoğu zaman teşhis edilemeyen nörolojik bir rahatsızlıktır. Oturduğumuz veya uzandığımız zaman bacaklarda başlayıp yerimizden kalkıp dolaşmadan kaybolmayan oldukça rahatsız edici bir durumdur. Aynı şikayetler bazen eş zamanlı kollarda da görülebilmektedir.
    Toplumda görülme oranı %8 civarindadır. Genelde erken yaşlarda başlar, yaş ilerledikçe artar. Kadınlarda görülme olasılığı erkeklere göre daha fazladır.

    HBS'nin nedenleri nelerdir?

    Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte son yıllarda yapılan araştırmalar kasların kontrolünde rol alan beyindeki dopaminin dengesizliği üzerinde durulmaktadır. Bu dengesizliğe sebep olan sorumlu genlerdeki kromozomlar teşhis edilmiştir.
    Çoğu zaman HBS’un eşlik ettiği bazı durumlardan söz etmek mümkündür. Hamilelik, obezite, sigara kullanımı, tiroid hastalığı, anemi, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği, bazı ilaçlar, aşırı kahve ve alkol tüketimi bunlardan bazılarıdır. Genetik geçiş, genç vakalar başta olmak üzere, vakaların yarısından fazlasında gösterilmiştir.

    HBS'nin belirtileri nelerdir?

    Hastalar sıklıkla baldır, uyluk, ayak ve kollarda hoş olmayan bu duyuyu ; karıncalanma, sızlama, çekilme, ağrı, kramp, elektriklenme, kaşınma, kemirme veya yanma gibi ifadelerle anlatmaya çalışırlar. Bazen duyunun tarifi hasta tarafından imkansızlaşır, bacaklarını hareket ettirme isteğini anlatmakla yetinirler. Uykuyu böldüğünden dolayı kişide gündüz sersemliği ve uyuklamaya neden olur. Bulguların şiddeti değişkenlik göstermekle birlikte zaman zaman tamamen kaybolabilir. HBS’u başka ciddi hastalık ve durumlara yol açmasa da uykusuzluktan kaynaklanan tedirginlik ve hayat kalitesini düşürecek kadar ruhsal rahatsızlıklara neden olabilir.

    HBS’un karakteristik üç özelliğinden söz etmek mümkündür:

    1- Hareketsizlik sırasında başlar. Genellikle uzanınca veya arabada, uçakta veya sinemada uzun bir süre oturunca ortaya çıkar.
    2- Hareket ile rahatlar. HBS hissi ayağa kalkınca ve hareket edince azalır. Hastalar germe, sarkıtma, sallama, adımlama, yürüme veya egzersiz ile şikayetleri gidermeye çalışırlar.
    3- Akşamları artar. Belirtiler çoğunlukla akşam saatlerinde artış göstermektedir.

    HBS neden kolay teşhis edilemiyor?

    HBS hastaların çoğu şikayetleri ciddiye almadıkları ya da nasıl anlatacaklarını bilemedikleri için doktora başvurmazlar. Başvuranların büyük bir kısmında ise maalesef stres, uykusuzluk ve kramp gibi hatalı teşhisler ile karşılaşırlar. Son yıllarda özellikle medyanın bu konuya daha çok eğilmesi neticesinde insanlar duruma daha çok vakıf olmaya başlamışlar. HBS’a ait belirti ve bulgularını yaşıyorsanız, mutlaka bir nöroloji veya uyku uzmanına başvurmanız gerekmektedir.

    HBS’un teşhisi çoğu zaman hastanın verdiği bilgi ile konulduğundan randevu öncesi rahatsızlığınız ile ilgili hikayeyi toparlamanızı tavsiye ediyorum. Belirtilerinizi, şikayetlerin başlangıç zamanını, gün içinde yayılışlarını ve zamanla artış gösterip göstermediklerini, başka hastalıklarınızı, kullandığınız ilaçları, aile hikayenizi gözden geçirin.
    HBS’unda benzer klinik özellikler gösteren kas ve eklem hastalıkları, şeker hastalığı, fibromyalji, damar tıkanıklığı ve Parkinson hastalığı gibi başka muhtemel hastalıkları dışlamak için kan, sinir ve kas testleri yapılır. Bazı durumlarda dokor tarafından tavsiye edildiği takdirde bir uyku laboratuarında uyku davranışları incelenebilir.

    HBS tedavisi nasıl yapılır?


    Tedavi olarak çoğu zaman demir eksikliği gibi altta yatan nedenin tedavisi ile HBS’un belirtilerinde belirgin bir düzelme gözlenir. Dopamin benzeri yapıya sahip olan Parkinson ilaçları HBS tedavisinde kullanılır. Yaygın olarak tavsiye edilen uyku ilaçları, huzursuzluk hissi üzerinde belirgin etkileri olmamakla birlikte gündüz uyuklamasına da neden olabilir. Çevresel sinir ağrısı üzerinde etkili olan ilaçlar ve bazı epilepsi ilaçları zaman zaman faydalı bulunmuştur. Şikayatlerin başında alınan ağrı kesiciler hastanın rahatlamasını sağlayabilir. Ayrıca banyo ve masaj, sıcak veya soğuk uygulamalar, düzenli hafif egzersizler şikayetlerin azalmasına yardımcı olabilir. Yoga veya meditasyon gibi gevşeme teknikleri zaman zaman faydalı olabilir. Yorgunluğun HBS’un belirtilerini artırdığı bilinmektedir, serin, sessiz ve ışıksız rahat bir ortamda uyumaya, aynı saatlerde yatma ve kalkmaya özen gösterilmeli. Kafein içeren kahve gibi içecekler veya çikolata gibi gıdaları azaltmak faydalı olur. Yatmadan önce beynin uyanık olmasını sağlayan bulmaca gibi aktiviteler şikayetleri azaltır.

    Tedavide en önemli nokta tedavinin vakaya özel olduğunu unutmamaktır. Bazen hastaya özgü ilaç ancak birkaç denemeden sonra bulunabilir. Dikkat edilmesi gereken başka önemli nokta tedavi için seçilen ilacın dozaj yeterliliğidir. Böyle bir durumda ilaç dozu ve alım saati tekrar gözden geçirilmelidir.

     

     

    AYIŞIĞI - 12.10.2011 - 21:31



Benzer Konular

  1. Huzursuz Bacak Sendromu
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Hastalıklar.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 14.06.2011, 19:41
  2. Bacak Sendromu
    Konuyu Açan: MiSS-FENER, Forum: Kadın Sağlığı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 04.12.2010, 01:54
  3. Huzursuz Bacak Sendromu
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Sağlık Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 27.11.2010, 10:34
  4. Huzursuz Bacak Sendromu
    Konuyu Açan: MiSS-FENER, Forum: Hastalıklar.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 31.08.2010, 00:29
  5. Bacak bacak üstüne atmadan iki kere düşünün
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: Kadın Sağlığı.
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 03.05.2010, 02:00

copyright

Soru Cevap