Guatr Testi Nasıl Yapılır

  1. guatr belirtileri nelerdir - guatr nasıl anlaşılır - guatr nasıl belli olur - guatr neden olur - guatr testleri


    Genellikle üzüntü ve sıkıntıdan meydana gelen guatr rahatsızlığının belirtileri nedir guatr testi nasıl yapılır. uzmanların anlatımı ile burada.

    GUATR NASIL TEŞHİS EDİLİR?

    Guatr teşhisinde 5 ana yöntem kullanılır:
    1) Muayene
    2) Kanda serbest tiroid hormonlarının ve antikorlarının ölçülmesi
    3) Tiroid ultrasonografisi
    4) Tiroid sintigrafisi
    5) İnce iğne biyopsisi

    Guatr Var mı?

    Bu sorunun cevabını vermek için yapılan testlere “Tarama Testleri”” denir (Secreening Tests). Bu testler; elle muayene, tiroid ultrasonografisi ve kanda TSH testidir. Bu testler bir kişide tiroid hastalığı olup olmadığına dair yüksek bir kesinlikle bilgi verir. Bu tetkikler olmadan hastada tiroid hastalığı “var” veya “yok” denemez. Bu tetkiklerin her biri ayrı bilgiler verdiğinden “Biri yapılınca diğerine gerek var mıdır” diye düşünmeyiniz Ancak, yine de bu testlere rağmen hastada tiroid hastalığı olduğu halde “yokmuş” gibi sonuçlar ortaya çıkabilir (örneğin Subklinik Hipotiroidizm).

    Yıllık tüm vücut genel çekup testleri içine tiroid hastalıklarıyla ilgili bu testler mutlaka eklenmelidir.

    Nasıl Tedavi Edilir?

    Bu soruların cevabını vermek için yapılan testlere “Tanı Testleri” denir (Diagnostic Tests). Bu testler; elle muayene, ultrasonografi, sintigrafi, kanda Ft3, Ft4, TSH, anti-tg antikor, anti-tpo antikor, tirglobulin, kalsiyum, parathormon, karaciğer ve böbreğe ait fonksiyon testleri ve nodül varsa iğne biyopsisi’dir. Eğer hastada tiroid nodülü varsa mutlaka ince iğne biyopsisi yapılmalıdır.

    Muayene

    Hiçbir tanı yöntemi, hekimin hastayı görerek bizzat yapacağı muayenenin yerini tutamaz. Tiroid muayenesinde; hastanın şikayetleri, hikayesi, öz geçmişi, soy geçmişi ve genel görünümü, diğer hastalıkları olup olmadığı, ilaç kullanıp kullanmadığı, kilosu, boyu, boyun çevresi not edilir. Daha sonra, hekim, elleriyle hastanın boyun ve çene bölgesini, tiroid bezesini, bu bölgelerdeki lenf düğümlerini inceler. Kalp çarpıntısı ve ritm bozukluğu şikayeti varsa hastanın kalbini stetoskop ile dinler, bulguları kaydeder.

    Kan Tetkikleri

    Hastanın kanı alınarak serbest tiroid hormonları (FT3,FT4), tiroidle ilgili beyinden salgılanan hipofiz hormonu (TSH), tiroid antikorları (anti-tg antikor, anti-tpo antikor) düzeyleri ölçülür. Gerektiğinde kanda diğer bazı hormon ve maddelerin ölçümleri de yapılır (örneğin tirglobulin, kalsiyum, parathormon, karaciğer ve böbreğe ait fonksiyon testleri).

    Ultrasonografi

    Tiroid bezesi nispeten yüzeyde yerleştiği için boyun cildi ve adeleleri altında rahatlıkla ultrasonografi ile değerlendirilir. Tiroid ultrasonografisi, deneyimli ellerde yapıldığında tiroid bezesinde nodül, kitle, lenf düğümü büyümesi, kireç oturması, tiroid dokusunda bozulmalara (parankim bozuklukları) mevcut olup olmadığı ortaya konulur. Nodül, kitle, lenf düğümü büyümesi ve tiroidin kendi boyutları ölçülür. Ultrasonografi ile nodülün kanser olup olmadığı anlaşılmaz.

    Tiroid ultrasonografisi, siyah-beyaz olarak yapılır. Çok önemli ve yararlı bir tanı yöntemidir. Yüksek frekanslı (5 MHz ve üstü) ultrasonografi cihazları kullanılır. Tiroid hastalıklarının teşhisinde Dopler incelemesinin ultasonografiye ilave bir avantaj ve üstünlüğü yoktur. Dopler tetkiki, tiroid nodülünün kanser olup olmadığını ortaya koyamaz. Dopler ile nodülün sıcak veya soğuk olduğu anlaşılamaz, bu konuda yorum yapılamaz, raporlarda yer verilemez. Dopler ile tiroid kan akımı, tiroid nodülü kan akımı ve benzeri incelemelerinin bilimsel olarak kabul görmüş bir klinik kullanımı yoktur. Bu nedenle, maliyeti artırmasından ve yanıltıcı sonuçlar vermesinden dolayı Dopler incelemesi tiroid hastalıkları teşhisinde kullanılmaz.

    Tiroid Sintigrafisi

    Tiroid bezesinin ve tiroiddeki nodülün fonksiyonu hakkında bilgi elde etmek için kullanılır. Sintigrafi çekilmeden kısa bir süre önce düşük doz Teknesyum-99m isimli zararsız bir radyoaktif maddenin damardan enjeksiyonunu takiben gama kamera adlı cihazla görüntü alınır. Bu görüntüye sintigrafi denir. Bu ilaç, gerek hastaya gerekse çevresine zararlı değildir ve bu maddelerin temini ve kullanımı Türkiye Atom Enerjisi Kurumunca sıkı sıkıya denetlenmektedir.

    Toplumda genel bir ürküntü, korku ve yanlış bilgilendirme nedeniyle sintigrafi çekimlerinde hastalarda gereksiz tereddütlere şahit olmaktayız. Sintigrafi çekiminde kullanılan madde radyoaktiftir ancak bu insan sağlığına zarar veren bir radyoaktif madde değildir. Hem çok düşük dozda kullanılmaktadır hem de bu radyoaktif maddenin yarılanma ömrü 6 saattir ve bu süreden önce ayrıca idrar, ter, nefes ve dışkı ile de vücuttan hızla atılmaktadır. Tiroid sintigrafisinde kullanılan radyoaktif madde dozu 3 miliküri civarındadır, halbuki kalp sintigrafisinde kullanılan radyoaktif maddenin dozu yaklaşık 40 miliküridir! Kalp sintigrafisinde kullanılan doz bile hiçbir şekilde insan sağlığına zararlı değildir. Bu radyoaktif madde vücutta depo edilmez. Zararlı bir madde olsa zaten tıbben insan üzerinde kullanımı söz konusu olmaz. Kaldı ki hastalıkların teşhisinde kullanılan bütün röntgen filmleri ve tomografi, kalp anjiografisi insan vücuduna radyasyon yükleyen tetkiklerdir. Ancak, sintigrafide olduğu gibi bu film ve tomografilerde de hastaya ulaşan radyasyon düzeyi hastanın sağlığını tehlikeye atan bir düzeyde değildir. Bu tetkik yapıldıktan sonra bazı hastanelerde hastalara 1 hafta evden dışarı çıkmaması, diğer insanlardan uzak durması, ayrı tuvalet ve banyoyu kullanması, yemek takımlarını bir hafta ayrıması sölenmektedir. Bu açıklamalar ve “tavsiyeler” hiç bir şekilde nükleer tıp bilminin gerektirdiği açıklamalar olmayıp tavsiyeyi veren kişinin bilgi ve mesleki yetersizliğini gösterir. Sintigrafi çekiminden sonra hastaların evlerinde tecrit edilmesi, ailesinden uzak durması ve benzeri uygulamalar tamamen cehalet ve bilgisizlik ürünüdür Bu sintigrafi yapıldıktan sonra evde normal günlük işlerini, çalıştığı işyerinde normal görevini yapmasını engelleyen hiç bir radyasyon riski yoktur. Bu sintigrafiden sonra kaçınılması gereken tek şey; 3 ile 6 saat arasında değişen süre içind bebek emzirmektir.

    “Radyoaktif madde” ismi dahi insanı ürpertiyor ama toplumun uranyum ve diğer zararlı radyoaktif maddelerle bu tıbbi radyoaktif maddeyi birbirine karıştırmaması gerekir. Unutmamak gerekir ki çekilen her röntgen filmi radyason ışınlarının vücudumuzu delip geçmesi esasına dayanır. Halbuki hastalar röntgen filmi çektirirken hiç bir tereddüt göstermez iken sintigrafi çekimi sırasında kullanılan radyoaktif maddeden dolayı çok ürkebilmektedir. Sintigrafi, son derece emniyetli, zararsız, allerji dahi yapmayan bir tetkiktir.

    Sintigrafi, deneyimli nükleer tıp uzmanı tarafından yorumlanmalıdır. Sintigrafi, bilgisayarla otomatik olarak değerlendirilen bir “film değil”dir. Nükleer Tıp Uzmanı olmayan kişilerin sintigrafi çekip rapor yazması gerek T.C. Sağlık Bakanlığı gerekse Türkiye Atom Enerjisi Kurumunca yasaklanmıştır; buna rağmen bazen bu şekilde rapor yazıldığına tanık olabiliyoruz. Sintigrafi yorumundaki bir hata bazen hastanın gereksiz yere ameliyata alınmasına neden olduğu gibi bazen var olan bir hastalığın “gözden kaçırılmasına” da neden olabilir.

    İnce İğne Biyopsisi

    Tiroid bezesindeki kitlelere nodül denir. Nodüllerin kanser olup olmadığının öncelikle ortaya konması gerekir. Bu da ancak biyopsi ile mümkündür. Biyopsi, iğne ile yapılır. Tiroid bezesindeki nodülden ince iğne ile numune alınması işlemine tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi (TİİAB) denir. Kalçadan yapılan iğne kadar acı verir, ancak hastalar bu işlemin hafif düzeydeki acısına rahatlıkla tahammül edebilmektedir. Muhakkak ultrasonografi altında yapılmalı, iğnenin nodüle girdiği görülmelidir. Ultrasonografi ile yapıldığında, iğnenin diğer organ ve dokulara zarar vermesi de önlenmiş olur.

    Diğer Tetkikler

    Daha nadiren, bazı karmaşık tiroid hastalıklarında, ağızdan veya enjeksiyonla çeşitli ilaçlar uygulanarak tiroid bezesinin ve hipofizin vereceği tepkilerin değerlendirildiği testler de vardır. Her hastaya uygulanmaz, ancak deneyimli uzmanlar ve merkezlerde hekim kontrolü altında uygulanır.

     

     

    AYIŞIĞI - 19.08.2011 - 00:46



Benzer Konular

  1. Alerji Testi Nasıl Yapılır
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Sağlık Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 16.09.2013, 18:33
  2. Gebelik Testi Nasıl Yapılır
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Hamilelik Ve Çocuk Bakımı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 02.09.2013, 14:51
  3. Efor Testi Nasıl Yapılır
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: Sağlık Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 23.08.2011, 02:35
  4. Guatr Tedavisi Nasıl Yapılır
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Kulak Burun Boğaz.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 17.06.2011, 22:02
  5. Alerji Testi Nasıl Yapılır
    Konuyu Açan: SU-PERISI, Forum: Sağlık Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 11.05.2011, 21:09

copyright

Soru Cevap