REKLAM




+ Konuyu Cevapla

Aft Tedavisi - Ağız Yarası Nasıl Geçer

  1. Yazan: Gül_yarasi
    No Avatar

    REKLAM


    boğaz yarasına ne iyi gelir - Bogaz Yaraları Tedavisi - ağız yaraları - Ağız Kanseri Nedir - Aft Tedavisi - Uçuk Sebepleri - Ağız - Dil Yaralarında Yapılması Gerekenler Nelerdir



    Ağızda çıkan aftlar, ağız ülseri ya da kanser belirtisi olabilir. Ağız kanseri çoğunlukla acı verir ve dilin sert ve bükülmez olmasına neden olur. Böyle belirtiler yaşıyorsanız mutlaka doktora gidin…

    Ağız içinde sürekli beyaz lekeler veya kırmızı lekeler ortaya çıkıyorsa bu “ağız kanseri” oldunuz anlamına gelebilir. Uzmanlar, çok uzun süre geçmeyen ya da sürekli tekrar eden ağız yaralarının mutlaka kontrolden geçirilmesini tavsiye ediyor. Kadıköy Şifa Merkezi´nden Op. Dr. Engin Aktaş, ağız kanseri konusunda merak edilenleri BUGÜN´e açıkladı…

    Ağız kanseri nedir?


    Ağız kanserleri dudak, dil, alt ve üst çene alveoler mukozası, damak, dil, ağız tabanı ve boğaz bölgesiyle sınırlandırılmış alanda görülen kanserler olarak ifade edilebilir. Ağız kanserlerinin 1/3´ü boğaz bölgesini tutarken geri kalan 2/3´lük bölüm ağız boşluğunu tutmaktadır. Ağız kanserleri tüm kanser olgularının yüzde 2-4 arası bir bölümünü oluştururular. Ağız kanseri hastalarının yüzde 95´inin 40 yaş üzerindeki bireyler oldukları ve hastalığın teşhisi sırasındaki ortalama yaşın 60 olduğu bilinmektedir. Kadınların erkeklere oranı yarı yarıyadır.

    KANAMALARA DİKKAT!

    Peki belirtileri nelerdir?


    Uzun süredir ağızda bulunan ve geçme belirtisi göstermeyen şişlik ve lekeler, ağız içi veya dudaktaki ağrı vermese de iyileşmeyen herhangi bir çatlak, kanserin habercisi olabilir. Gelişen bir tümör ağrı vermeyebilir ancak yayılarak kanamaya sebep olabilecek ülserler oluşturabilir. Kanser çoğunlukla acı verir ve dilin anormal bir şekilde sert ve bükülmez olmasına neden olur.

    Düzgün konuşma veya yutkunma zorluğu ve uyuşma hissi görülebilir. Ağız kanserinin gelişimini tetikleyen diğer faktörler arasında: Özellikle sert alkollü içkiler olmak üzere aşırı alkol tüketimi, alkol ve sigarayı bir arada kullanma, yerine oturmayan takma dişler, sayılabilir. Özellikle güneş altında çalışan çiftçi, işçi vs. meslek gruplarından kişilerin dudaklarını koruması şart.

    Tedavi yöntemleri nelerdir?

    Ağız kanserlerinin erken teşhisi çok önemlidir. Erken teşhiste yüzde 90 oranında iyileşme sağlanabilir. Ağız içinde ağrısız büyüyen bir yara kanseri düşündürebilir. Ağız kanserlerinde kesin teşhis biyopsi ile konulur. Tedavide ise cerrahi müdahale, radyoterapi ve kemoterapi yöntemlerinden yararlanılmaktadır.

    KORUNMA YOLLARI

    Sigara, pipo gibi tütün ürünlerini kullanmayın. Meyve ve sebzeden zengin diyetle beslenin. Araştırmalar bu tür diyetin ağız kanseri riskini azaltabileceğini gösteriyor. Düzenli olarak diş hekimine gitmeyi ihmâl etmeyin. Ağızda çıkan aftlar, ağız ülseri ya da kanser belirtisi olabilir. Ağız kanseri çoğunlukla acı verir ve dilin sert ve bükülmez olmasına neden olur. Böyle belirtiler yaşıyorsanız mutlaka doktora gidin..

    Günlük yaşantımızda çok sık karşılaşılan bir hastalık olan ağız içi yaraları ile birkaç kez mutlaka herkes karşılaşmıştır. Ağız içi yaralarının nedenleri ve ağız içi yaralarına karşı alınabilecek önlemler için yazımızın tamamını okumalısınız.

    Ağız içi yaraları, ağız içinde acı veren yaralardır. Yuvarlak ya da oval şekilde, çoğu beyaz renkte oluşumlardır. Bu oluşumların sınırları son derece bariz yani keskindir. Çevresi kırmızı halkalarla çevrilidir. Başlangıçta yanma duygusu vardır. Bir gün sonra yanma duygusu ağrıya dönüşür.

    Tarifinden de anlaşılacağı gibi aft, özünde bir ağız içi iltihabıdır. Bu yüzden de tıp edebiyatında AS (Aftöz Stomatit) olarak tanımlanır ve sık tekrarlayanlarına da RAS adı verilir. Sık tekrarlayan aftlar dikkatle izlenmelidir.

    Behçet hastalığı

    Tekrarlayan ağız ülserleri (RAS), genellikle 30 yaşın altında genç yaşlarda görülür. Bu yaştan sonra görülme sıklığı azalır. 40 yaşın üzerinde gördüğümüz aftlarda ise önce Behçet Hastalığı sonra bağışıklık sistemini zayıflatan hastalıklar üzerine yoğunlaşırız.

    Tekrarlayan ağız ülserleri (RAS), farklı görünümler ile karşımıza çıkarlar. En sık görüleni “Minör Aft” dediğimiz şeklidir. Minör aft, %80 oranında görülür. Bu, en hafif olan şeklidir. Yanaklarımızın ve dudaklarımızın içinde, dilimizin kenarlarında, ağız tabanında çıkar. Bu yaraların çoğu 1 cm yi geçmez ve iki hafta içinde iyileşirler.

    Ergen Aftı

    Ergenlik sürecinde ortaya çıkan tekrarlayıcı aftlar, “Majör Aft” olarak bilinir. % 10 oranında görülür. Majör aftların çapları 1 cm den büyüktür. Bu boyutları ile ağız içinde tükürük bezlerini de etkileyebilir.

    Başlangıçta ateş, yorgunluk, halsizlik ve yutma güçlüğü gibi yakınmalara yol açabilirler. Minör olanlardan daha şiddetli ve dramatik bir ağrıya neden olurlar. Yaralar daha geniş ve derindir. İyileşmeleri de uzun süre alır. Bu, haftalar hatta aylara ulaşabilir. Bu tür aftlar iyileşse bile iz bırakabilir. Kalan bu iz, hastalığın geçmediği sanrılarına yol açabilir.

    Uçuk benzeri aftlar, en az görülenidir. Görülme sıklığı % 5 civarındadır. Bu tür aftları kadınlarda erkeklerden daha fazla görmekteyiz. 1-2 mm çapında uçuk benzeri onlarca döküntü söz konusudur. Bu “uçuklar”, bir araya gelerek büyük bir yara görünümü oluştururlar.

    30 ve ileri yaşlarda daha sık rastladığımız bu tür yaralara tıp dilinde “Herpetik Ülser” adı da verilmektedir. Bu yaralar, senede birkaç defa tekrar ederler.

    Tekrarlayan ağız yaraları, büyük oranda genetik yani soya çekimseldir. Karı ve koca birlikte bu hastalığı taşıyanların çocuklarında görülme yüzdesi, %90dır. Bu, hiç de azımsanmayacak bir orandır.

    Bu hastalığın (RAS) oluşumunda travma, ön sırada sorumlu tutulmaktadır. Çiğnerken sert gıdalar, içerken aşırı sıcak ya da soğuk gıdalar, dişlerin doğrudan teması ve diş fırçası, ağzımızın içinde travmaya yol açan başlıca nedenlerdir. Korunma ve tedavi için de bunlardan sakınmak gerekir.

    Yoğun bir yaşam temposu; ileri derecede gerilime yol açarak endişe, depresyon türünden psikolojik sorunlara neden olabilir. Böyle durumlarda ağızda aft yaraları ortaya çıkabilir. Stresten uzaklaşma ve rahatlama, olumlu etki yapar ve aftlar geriler.

    Yediğinize dikkat etmelisiniz

    Afta neden olan yiyecekler arasında domates, peynir, çilek başta gösterilmektedir. Ayrıca buğday, tahıl, kahve, çikolata, çilek ve fıstık da sayılmaktadır. Konserve katkı maddeleri de pek çok duyarlı kişide ağız yaralarına neden olabilmektedir.

    Bazı ilaçlara karşı duyarlılık ta afta neden olabilir. Böyle bir kuşku halinde kullanılan tüm ilaçlar gözden geçirilmelidir. Sadece ilacın ham maddesine değil, katkı maddelerine karşı da duyarlılık oluşabileceği unutulmamalıdır. Kısa bir zaman önce, böylesine inatçı bir aftı, Zofenopril türevi tansiyon ilacı kullanan bir hastamda gözledim. İlacı kesince sorun kalmadı. Prospektüs bilgisinde yer almasa da ilacın, aft yaralarına neden olduğu açık ve seçik olandı.

    Aftlı hastalarda B vitaminleri, folik asit ve demir seviyelerini kontrol etmekte yarar vardır. Eğer bunlar arasında düşük seviyede olan var ise, yerine konarak iyi sonuçlar elde etmek olasıdır.

    Aft, esas itibarı ile nedeni bilinmeyen bir hastalıktır. Çok az bir kısmı bazı hastalıkların öncesi ya da seyrinde ortaya çıkar. Dolayısıyla tedavi planlarken öncelikle bu tür hastalıkları dışlamayı hedefleriz. Ancak bu hastalıklar ve provoke eden etkenleri dışladıktan sonra tedavi düzenleriz. Alkol içermeyen gargaralar dışında seçilmiş olgularda, kişiye uygun dozlarda lokal ve sistemik kortizon tedavisi ile yüz güldüren sonuçlar almaktayız. Aftların önlenmesi ve tedavisinde ağız temizliği son derece önemlidir, asla ihmal edilmemelidir.

    Ağız içi yaralarına (Aft) neden olan ilaçlar
    - Romatizma ilaçları
    - Kalsiyum kanal blokerleri
    - ACE inhibitörleri

    Ağız içi yaralarına (Aft) neden olan hastalıklar
    - Behçet Hastalığı
    - Ailesel Akdeniz Ateşi
    - Bağırsak hastalıkları
    - Bağışıklık yetmezliği
    - Stres.

    Ağız içi yaraları (AFT) ile uçuk genellikle aynı belirtileri gösterdikleri için birbirleri ile karıştırılabilmektedir. Ancak aralarında birçok temel farklılık vardır. İşte Ağız içi yaraları (AFT=canker sores=mouth ulcers) ile uçuk (fever blisters=cold sores) arasındaki başlıca farklılıklar…

    Ağız içi yaraları (AFT)
    1. Kesinlikle ağız içersinde oluşur.
    2. Bulaşıcı değildir.
    3. Aftın oluşmasına virüsler neden olmaz.

    Uçuk
    1. İçi su toplamış küçük kabarcıklar (blisters) şeklinde başlar.
    2. Nadiren ağız içerisinde olsalar da genellikle ağız dışında meydana gelirler. Aft ağız içerisinde tüm bölgelerde olabilmesine karşın uçuk genellikle ağız içerisinde damak tavanı gibi hareketsiz bölgeleri tutar.
    3. Bulaşıcıdır.
    4. Virüsler tarafından meydana getirilir.

    Uçuğun belirtileri nelerdir?

    Uçuk çıkmadan önce kendini belli eder (0-24 saat önceden); karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama hissedilir. Bunu o bölgenin kızarması, şişmesi ve daha sonra da içi sıvı dolu kabarcıkların ortaya çıkışı izler. Bu kabarcıklar konuşurken, gülerken, yiyip içerken acı ve ızdırap verir. Zamanla kuruyup çatlar, sızıntı yapar ve açılarak görüntüyü bozan çirkin bir yara haline gelir.

    Aft Ağız Yarası daha çok genetik olan, ağızda çıkan beyaz renkte veya renksiz yaralardır. Bu yazı altında Aft Tedavisi, Aft Nasıl Geçer, Aft İlacı gibi sorulara cevap bulabileceksiniz. Bu rahatsızlık Aft olarak bilinmese de çok yaygındır ve geçmesi uzun sürdüğünden dolayı çoğu kişinin kabusudur. Bu yazı altında sizlere AFT konusunda yardımcı olmaya çalışacağız.
    Aft Neden Olur?

    Aft daha çok genetiktir. Ağızdaki yaralar, bazı bünyelerde yaranın oluşumundan 2-3 gün sonra Beyaz veya Renksiz bir yaraya dönüşür. Bu bazı zamanlar ağız bölgesine herhangi bir darbe almadan stresten de olabilir. Sıkıntılı ruh hallerinde ağızda çıkan bu beyaz yaralardan görülmesi mümkündür.
    Aft Tedavisi

    Aft’ın Tedavisi genel olarak kremle mümkündür. Bazı zamanlarda ise mümkün olmayabilir, her bünye her ilaca aynı tepkiyi vermeyeceğinden dolayı bazı metabolizmada ilaçlar fayda etmeyebilir, böyle durumlarda sadece Aft’ın verdiği acıyı dindirme amaçlı ilaçlar kullanılabilir.
    Aft Nasıl Geçer?

    Aftın geçmesi bünyeye göre 3 ila 10 gün arası sürebilir. Bazı kremler etkili olsa da bu süreyi çok aşağıya indirmesi mümkün değildir. Ağızda çıkan Aft yaralarında en sıkıntılı durum yara olan bölgenin acıması olduğundan dolayı, bu komplimanı ortadan kaldırmak için ilaçlar kullanılabilir.
    Aft İlacı

    Aft için sizlere en çok tavsiye edebileceğimiz ilaç. Bu ilaç acıyı hemen geçirmekle birlikte, yaranın iyileşmesinde de önemli rol oynamaktadır.


    Facebook




    Üyelik



  1. Yazan:
    no avatar


    REKLAM



Benzer Konular

  1. Uçuq Müalicəsi - Ağız Yarası Necə Geçer
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Sağlamliq.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 21.04.2012, 09:29
  2. Ağız yaraları Ağız Yarası tedavisi
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: Diş ve Ağız Sağlığı.
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj : 02.05.2011, 07:26
  3. Aft Ağız Yarası Tedavisi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Diş ve Ağız Sağlığı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 14.10.2009, 00:34
  4. Şifalı Bitkilerle Ağız ve Boğaz Yarası Tedavisi
    Konuyu Açan: Şayeste, Forum: Kulak Burun Boğaz.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 23.07.2009, 12:29
  5. Ağız yarası-ağızda yara(AFT) ve Bitkiyle tedavisi
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: Alternatif Tıp.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 21.05.2009, 15:54

copyright

Soru Cevap

izmit düğün salonları - grafimx