Depremlerin Zararlarını Azaltmak İçin Neler Yapardınız

  1. deprem riskini azaltmak için - deprem riski nasıl azalır - deprem


    6. DEPREM ZARARLARININ AZALTILMASINDA
    KULLANILABİLECEK KAYNAKLAR
    6.1. Gerekçe ve Güncel Durum

    Depremler sonrasında yapılan yardımlar, ödenen tazminatlar, yatırım
    giderleri ve tüm ‘yara sarma’ işleri için tüketilen kaynaklarla karşılaştırılacak
    olursa, deprem zararlarının azaltılması amaçlı girişim ve yatırımların, doğru
    ölçek, yer ve sektörlerde yapılması durumunda, ederlerinin defalarca üstünde
    kaynak tasarrufu sağladığı, fiziki ve ekonomik değerlerin kurtarılmasında daha
    verimli olduğu ve değer biçilmesi olanaksız insan hayatı kurtarabildiği
    evrensel bir gerçektir. Türkiye’de bu verimliliğin özellikle yüksek olması
    beklenir. Çünkü tehlike olasılıkları yüksek, tehlike altındaki insan toplulukları
    büyük risklerle karşı karşıya ve olası kayıp hacimleri aşırı düzeylerde
    bulunmaktadır.
    Deprem zararlarının azaltılması amaçlı yatırımlar, bir defalık girişimler
    değil, deprem öncesi dönemlerde düzenli ve yaygınlıkla yerine getirilen,
    olağan yönetim yaklaşımı ve davranış biçimi olmalıdır. Bu yaklaşım, yerleşim
    yerlerinde güvenli zemine sahip arazilerin kullanımınına öncelik veren
    planlama kararları, altyapı sistemleri için doğru güzergah ve yapılar için doğru
    yer seçimi, yapı güçlendirme ve güvenlik artırma işleri, yerel toplulukların
    eğitilmesi kampanyaları gibi kurumlaştırılmış önlemleri de kapsamalıdır.
    Türkiye’nin deprem görmesi olası alanlarının genişliği, kaçak yapılaşmanın
    yaygınlığı, denetimsiz gelişme ve riskli kullanım alışkanlıkları nedenlerinden
    ötürü, yerleşim alanlarının iyileştirilmesi ve yapıların güçlendirilmesi ve
    toplumun genelde hazırlıklı kılınması işleri için, özellikle büyük ölçekli
    kaynaklara gereksinme vardır. Öte yandan, depremler nedeniyle görülecek
    zararların önceden azaltılması için gereken kaynaklar, meydana gelen zararları
    gidermek için gereken kaynaklardan çok daha azdır.
    Türkiye’de deprem zararlarını azaltmayı gözeten bir yönetim sistemi
    bulunmamaktadır. Ayrıca, Türkiye’de deprem öncesi dönemlerde zarar azaltma
    amaçlarıyla kullanılabilecek, düzenli ve büyük bir kaynak oluşturmak için
    seçenekler sınırlıdır.
    Türkiye’nin, deprem zararlarının giderilmesi amacıyla kaynak
    gereksinmelerini karşılamada bugüne kadar başvurmuş olduğu yol, uluslararası
    kuruluşlardan yardım almak olmuştur. Bunun Türkiye ekonomisi üzerindeki
    olumsuzlukları yanısıra, bu kaynakları sağlayan Dünya Bankası gibi
    kuruluşların politikaları da bugün değişmiştir. Toplumların deprem sonrasında
    büyük borç yükleri altında bırakılmaları yerine, bu toplumların kendi
    özkaynaklarını önceden yaratabilmeleri ve bunları etkin biçimlerde
    kullanmaları öngörülmektedir. 1999 depremleri sonrasında Dünya Bankası
    tarafından sağlanan kredilerin önemli bölümlerinin kullanılmaksızın tutulması,
    hem öngörülen projelere başlanmaması hem de borçlanma maliyetleri
    nedenleriyle iki kez kayba yol açmaktadır. Türkiye’de deprem sonrası kaynak
    ihtiyacını karşılamak üzere başvurulan diğer bir seçenek, devlet bütçesi
    tahsisleridir. Deprem öncesinde zarar azaltma yatırımlarına yönelik, düzenli ve
    teknik gerekçelere dayalı bir kaynak kullanımı, Türkiye’de bir türlü
    gerçekleştirilememektedir.
    6.2. Kaynak Gereksinmeleri

    Türkiye’de merkezi ve yerel yönetimler, her deprem sonrasında, başka
    yatırımlarından vazgeçmek pahasına, kendi bütçe olanaklarını ‘yara sarmak’
    üzere aktarmak zorunda kalmaktadırlar. Bu zorluklara karşı izlenebilecek en
    akılcı yöntem, afet öncesi dönemlerde zarar azaltıcı projelere ağırlık vermektir.
    Bu çalışmaların bir defaya özgü ya da bir dönemle sınırlı kalmaması için
    kaynak tahsis işlerinin kurumlaştırılması ve kaynakların süreklilik içinde
    döndürülmesi istenir. Türkiye’de altyapı tesisleri, kamu yapıları ve özellikle
    deprem sonrasında yoğun kullanıma konu olacak hastahane, okul, istasyon,
    terminal, açık alanlar ve diğer üst yapı birimlerinin iyileştirilmesi ve
    güçlendirilmesi gerekmektedir. Ulaşım, iletişim, elektrik ve su şebekelerinin
    güçlendirilmesi ve yedeklenmesi zorunlulukları vardır. Bu işlerin bir atılımla
    yerine getirilmesi ise olanaksızdır. Bu nedenle, belirlenecek öncelikler
    uyarınca her yıl düzenli ve sürdürülebilir bir biçimde bu işlere kaynak
    ayrılması ve bu işleyişin, yönetimlerin değişken kararlarından bağımsız bir
    kurumlaşmaya dönüştürülmesi zorunlu görülmelidir. Deprem öncesi
    dönemlerde zarar azaltma amacıyla kullanılan, sürekliliğe sahip kaynaklar
    oluşturmak gereği vardır.
    Kurumlaştırılan ve sürdürülebilir bir biçimde işletilen bu kaynağın
    kullanımında gözetilmesi gereken ilke ise, çoğaltan etkiler yaratmaktır. Her yıl
    düzenli olarak yapılan tahsislerle, zarar azaltma amaçlı projelere ve bunların
    uygulanmasına büyük ölçeklerde kaynak ayrılması, toplumda ilginin ve daha
    fazla kaynağın aynı yönde ve aynı amaçlarla hareketlendirilmesini sağlar. Kişi
    ve kuruluşlar, güçlendirme ve iyileştirme işleri için kendilerine gerekli olan
    kaynakların hiç değilse bir bölümünü, uzun dönemli kredi, ya da ‘kısmi destek’
    biçiminde bulmaları durumunda, kendi öz kaynaklarını da daha geniş ölçülerde
    aynı amaçla kullanmaya daha yatkın olacaklardır.

    6.3. Kaynak Oluşturma Seçenekleri

    Deprem zararlarının azaltılması amacıyla kaynaklar yaratılması, ancak
    uzun dönemli bir ulusal zarar azaltma stratejisinin varlığı ve verimli yatırımlara
    öncelik veren bir değerlendirme yönteminin geliştirilmesiyle etkili bir politika
    aracı oluşturacaktır. Bu koşullar ise, özellikle merkezi bir yapılanma ve
    yönetim gerektirmektedir. Söz konusu kaynakların ulusal bir havuzda
    toplanması ve siyasi hedeflerden bağımsız olarak teknik gerekçelerle
    kullanılması sağlanmalıdır. Zarar azaltma amaçlarıyla kullanılacak kaynaklar,
    dünya örneklerinde de görüldüğü gibi, ekonominin kamu ve özel sektör
    kesimlerinden edinilebilir. Depremlerle karşılaşıldıkça Bakanlar Kurulu’nca
    Devlet bütçesinden yapılan tahsisler dışında, farklı Bakanlıkların ve tüm
    kuruluşların yıllık bütçelerinden düzenli kesintilerle ayrılacak kaynakların
    kamu zarar azaltma projelerinde kullanılmak üzere toplanması olanaklıdır.
    Merkezi yönetimce bu amaca hizmet edecek bir diğer kaynak yaratma
    yöntemi, yurttaşlardan doğrudan ve sürekli olarak alınan vergilerin özel
    deprem ek kesintileri ile artırılmasıdır. Ek vergilerle oluşturulan kaynakların
    toplamının ve kullanım biçimlerinin açıklanması ve toplumda özveri ve
    gönüllülüğün kaybedilmemesini sağlamak üzere bu kaynakların yönetiminin
    şeffaflıkla yürütülmesi ana ilke olmalıdır. Ancak bunun sürekli olması ve
    depremle karşılaşılmadıkça yürütülmesi siyasi açıdan kolay değildir. Bu
    nedenle, siyasi olabilirliği daha yüksek görülen seçenek, örneğin geçici
    kullanımlar ve lüks tüketimden seçmeli olarak uygulanacak vergiler olabilir.
    1999 depremlerinden sonra toplanan vergilerden kalan tutarların zarar azaltma
    yatırımlarına yönlendirilmesi sağlanabilmelidir.
    Yerel yönetimlerin de kendi gereksinmeleri için kaynak geliştirmeleri,
    günümüzde çok yönlü olarak yürütülebilecek etkinliklerdir. Burada merkezi
    yönetimin vereceği yetkiler içinde başvurulabilecek ek ve kısmi taşınmaz
    vergileri, dış borçlanmalar, ya da yerel yönetimin kendi alacağı kararlara dayalı
    olarak düzenli toplayacağı özel harç, resim vb. uygulamalar, yerel zarar
    azaltma yatırımlarına kaynak oluşturabilir. Türkiye’nin 1999 depremlerinden
    sonra sağladığı büyük ölçeklerdeki dış yardım ve kredilerin kullanılma biçimi
    de, bilgilenme ve değerlendirme girişimlerine açık tutulabilmelidir.
    Hem merkezi, hem de yerel bir yapılanma gösteren sigorta sisteminin
    ve özellikle Türkiye’de yeni oluşturulan Zorunlu Deprem Sigortası’nın zarar
    azaltma amaçlı yatırımlara yöneltilecek kaynaklar yaratmada ayrıcalıklı bir
    yeri olabilir. Bu konunun kendi içinde ele alınması yerinde görülmektedir.
    6.4. Zorunlu Deprem Sigortası Kaynaklarının Niteliği
    Türkiye’de, ölçeği, sürekliliği ve yapı stokundan doğrudan alınması
    nedenleriyle, zarar azaltma amacına en uygun olan, Zorunlu Deprem Sigortası
    kaynaklarıdır. Devlet bütçesinden bağımsız tutularak Doğal Afet Sigortaları
    Kurumu (DASK) tarafından yönetilmekte olan bu sigortanın, gelecekte
    Türkiye’de görülen en önemli birikimlerden biri ve güçlü bir değer olarak
    uluslararası piyasalarda yer alması beklenmelidir. Deprem Sigortası Havuzu’na
    yapılan katkıların, toplumun her kesimi tarafından yaygın ölçeklerde ve
    zamanında yapılmasını sağlamak üzere yeni önlemler alınması gündemdedir.
    Zorunlu Deprem Sigortası kaynakları, siyasi etkenlerden göreli olarak uzak,
    zaman içinde dev ölçülere erişmesi olası bir kaynaktır. Bu havuzdan, zarar
    azaltma amaçlı proje ve yatırımlara kaynak ayrılması için, çok sayıda gerekçe
    sıralanabileceği gibi, yasa taslağının 19. maddesine yalnızca bir cümle
    eklenmesi yeterlidir.
    Doğrudan taşınmaz sahiplerinin öz katkı ve tasarrufları ile oluşturulan
    ve yıldan yıla büyüyen Deprem Sigortası kaynaklarının bir bölümünün düzenli
    olarak iyileştirme amaçlı kullanılması, sigorta hedefleri açısından da yerinde
    görülmelidir. Bu kaynaktan ‘sigortalı binalarda hasar azaltıcı tedbirler alınması
    amacıyla yararlanılabilmesi’ konusunun, Doğal Afet Sigortaları Kurumu
    tarafından da benimsendiği ifade edilmiştir. Zarar azaltma amaçlarına tahsis
    edilecek yıllık paylar başlangıçta ne kadar yetersiz kalırsa kalsın, düzenli ve
    sürdürülebilir bir kurumlaşmanın sağlanması en önemli toplumsal kazanımdır.
    Yakın dönemde sigortanın yaygınlaşması ve birikimlerin artması ile bu payın
    büyük ölçeklere kavuşması olasılığı yüksektir. Hanehalklarının ancak büyük
    bir kısmının sigorta yaptırması durumunda, birikimler etkili bir ölçeğe
    ulaşabilir ve bir depremin açtığı zararlar karşılanabilir. Sigorta sisteminde
    ‘yaygınlaştırma’ hedefi, katılımın genişletilebilmesini ve dolayısıyla kaynağın
    depremlerden etkilenmeyecek büyüklüklere kavuşmasını, ‘etkinleştirme’
    hedefi ise deprem öncesinde risklerin azaltılması için yapılacak yatırımlarla
    deprem sonrası tazminat ödemelerinin küçültülmesini sağlayacaktır. Sigorta
    yaptırmakla, hanehalklarının, kendilerini güvende hissedip risk azaltıcı
    önlemler almaktan uzaklaşmaları olasıdır. Bir büyük afet sonrasında sigorta
    kurumlarını finansal açıdan çözümsüz bırakabilecek asıl istenmeyecek durum
    budur. Bu nedenle Zorunlu Deprem Sigortası yıllık gelirlerinden düzenli olarak
    zarar azaltma yatırımlara pay ayrılması, ilgili tüm taraflar açısından yerinde
    görülmelidir.
    6.5. Kaynak Kullanma ve İşletme Yöntemleri

    Deprem zararlarının azaltılması için kullanılacak parasal yatırımlar hem
    ölçekçe büyük, hem de sürekliliği ve dönüşleri sağlanmış kaynaklar olmalıdır.
    Yapılacak iyileştirme ve güçlendirme işleri, yeterli teknik standartlarda ve
    ekonomik verimliliği sağlayacak biçimlerde yerine getirilmeli ve denetlenebilir
    bir yöntemle yürütülmelidir. Bu düzen, oluşturulacak bir havuz ve oldukça
    küçük kadrolar ile yönetilebilecek bir işleyiştir. Bu nedenle, Zorunlu Deprem
    Sigortası payları gibi merkezileştirilmiş bir kaynağın varlığı
    kurumsallaştırılmalı, ancak başka kanallardan da bu havuza katkılar
    yapılabilmesi yolu açık tutulmalıdır.
    Özellikle yerel yönetimlerin, kamu birimlerinin, ya da kişilerin,
    hazırladıkları projeler ve olabilirlik raporları ile bu tür bir kaynaktan
    yararlanmak üzere başvurmaları durumunda, yüksek risk taşıyan kentsel
    alanların, yapı ve donanımların iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi için önemli
    olnak sağlanmış olacaktır. Bu tür projelerin kısıtlı bir kaynaktan yararlanmak
    üzere başvurmaları, proje önerilerinin de daha başarılı ve verimlisinin
    üretilmesini kamçılayan bir yarışma ortamı oluşturur. Hangi projenin Türkiye
    koşullarında daha verimli (yani daha az kaynak tüketerek daha büyük ölçüde
    zarar azaltmakta) olduğu konusu gündemde kalacak; bu konuda toplumsal
    bilincin gelişmesi yolu açılacaktır. Özendirici bir kaynağın
    kurumsallaştırılması ve politika kararlarından bağımsız kalarak sürekli bir
    işleyişe kavuşturulması, zarar azaltma girişimlerine en önemli katkı olacaktır.
    Zorunlu Deprem Sigortası Fonu’nun yönetim giderlerini karşılamak
    üzere ayrılan pay (%15) kadar yıllık bir kaynak ile, Türkiye’de yerleşmelerin
    altyapısını düzeltmek ve depreme hazırlık çalışmalarını başlatmak, yerel
    yönetimleri, ilgili kuruluşları ve kişileri harekete geçirmek olasıdır. Yapı
    stokunun genişleme eğilimleri de göz önünde tutulursa, nemalanarak ve
    katlanarak büyüyecek bu birikimin yıldan yıla iyileştirme ve güçlendirme
    yatırımlarına yöneltilmesi, başarılı sonuçlar yaratabilir. Bu kaynakla
    yapılabilecekler arasında,
    • Deprem tehlikesi taşıyan yerleşmelere ait mikro bölgeleme haritalarının
    elde edilmesi;
    • Kentsel risk analizleri ve ‘Sakınım Planları’nın hazırlanması;
    • İmar planlarının düzeltilmesi;
    • Yüksek riskli alanlarda eylem programlarının uygulanması işleri sayılabilir.
    Bu yaklaşım, Türkiye’de depreme ilişkin bir zihniyet ve strateji
    değişikliğinin en önemli adımı olacaktır. Ayrıca, yerel yönetimlerin
    önerecekleri çevre düzenleme ve yapı güçlendirme, kentsel iyileştirme
    projelerine bu kaynaktan özendirme ödenekleri sağlanabilir. Yerel yönetimler
    de kendi yetkileri içinde, yapıların sigorta kapsamına girmelerini özendirecek
    ve hatta zorlayacak önlemler alabilirler. Bu yaklaşımla, Doğal Afet Sigortaları
    Kurumu ve yerel yönetimler arasında dayanışmalar yaratılabileceği gibi,
    toplumsal gönüllülüğün artırılması da olanaklıdır.
    Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından ayrılacak payların ayrı bir
    hesapta tutularak, yerel yönetimler ve kamu kuruluşları ile bireylerin
    hazırlayacakları proje ve olabilirlik raporları ile başvuruda bulunmaları
    duyurusunun yapılması, bu işleyişin ilk adımıdır. İletilen projelerin
    değerlendirilmesi ve öncelikler belirlenmesi için bağımsız uzman kurullara
    danışılabilir. Deprem zararlarını azaltma amacına uygun görülen projeler,
    niteliklerine göre kısmi ve aşamalı olarak desteklenebilir. Bu desteğin genelde
    uzun dönemli ve reel faizli kredi biçiminde olması, ancak özel durumlarda
    karşılıksız olarak kullanılması yerinde görülmeli ve asıl hedefin zarar azaltan
    yatırımlar için yerel kaynakların harekete geçirilmesi olduğu göz önünde
    bulundurulmalıdır. Uygulamalar izlemeye alınmalıdır.
    Bu yaklaşımla, Zorunlu Deprem Sigortası’na ilişkin kamu oyununun
    daha olumlu düşünce ve kavrayışlara yol açması ve gönüllülüğün artması
    beklenir. Bu kaynak, başlangıçta ne kadar kısıtlı ve yetersiz olursa olsun,
    sigorta yaptırmayı yerinde görecek psikolojik ortamın yaratılmasına, zarar
    azaltmaya yönelik davranış ve yargıların geliştirilmesine, kamunun bu konuda
    kararlılık içinde olduğunun gösterilmesine, halkın ve ilgili tarafların deprem
    eğitimine ilgilerinin artmasına katkılar sağlayacak, farklı yönlerde çoğaltan
    etkiler yaratacaktır.

    6.6. İlgili Kuruluşlar


    Başbakanlık, Doğal Afet Sigortaları Kurumu, Devlet Planlama
    Teşkilatı, Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü, yerel yönetimler,
    büyükşehir belediye başkanlıkları vb. bu çalışmaların yürütülmesinde anahtar
    kuruluşlardır.

     

     

    Nehir - 19.01.2010 - 11:14



Benzer Konular

  1. Depremlerin Zararlarını Azaltmak İçin Neler Yapılmalıdır
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Genel Konular.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08.05.2012, 10:49
  2. Deprem Zararlarını Azaltmak için Ne Yapmalı
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Güncel Sorunlar Ve Hayat.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 21.03.2012, 00:42
  3. Tüyleri Azaltmak İçin
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Saç Ve Vücut Bakımı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 16.09.2010, 08:49
  4. Elinizden Gelse Neler Yapardınız ?
    Konuyu Açan: cobra_R, Forum: Geyik Muhabbeti.
    Cevaplar: 178
    Son Mesaj : 26.08.2009, 20:52

copyright

Soru Cevap