Tarım ve Verimi Etkileyen Faktörler

  1. toprak ve bakımı - tarım işletme metodları - yag bitkileri - yem bitkileri


    TARIM
    Insanlarin topragi isleyerek, çesitli kültür bitkileri yetistirmesi ve onlardan ürün elde etmesine tarim denir.
    TARIMDA VERIMI ETKILEYEN FAKTÖRLER
    1. Toprak ve Bakimi
    Tarim topraklarinda devamli üretim yapilabilmesi, topragin mineralce zengin olmasina baglidir. Sürekli olarak üzerinde tarim faaliyeti yapilan topragin, çesitli sekillerde bakiminin yapilmasi gereklidir.
    2. Sulama
    Türkiye’de tarimsal verimi etkileyen en önemli faktör sulamadir. Ülkemizin büyük bir bölümü kurak ve yari kurak iklimin etkisindedir. Çogu yerde tarimsal faaliyetin yogunlastigi yaz döneminde, kuraklik hüküm sürmektedir. Bu da tarimdaki su ihtiyacini artirmaktadir. Ayrica, yagislarin düzensiz düsmesi, özellikle tahil tariminin yaygin oldugu sahalarda, her yil üretimde dalgalanmalara neden olmaktadir.
    Türkiye’de sulama yayginlastirilirsa;
    • Kuru tarim (nadas) metodu uygulamasi sona erer.
    • Bir yilda, birden fazla ürün alinan sahalar genisler.
    • Tarim iklime bagimliliktan kurtulur ve bilhassa tahillarin üretiminde yillara göre dalgalanmalar azalir.
    • Üretimde süreklilik saglanir.
    • Ürün artisi saglanir.
    • Tahil tarimi yerine, sebze ve meyve tarimi ile endüstri bitkileri ekimi yayginlasir.
    • Çiftçilerin tarim ürünlerindeki verimi ve geliri artar. Buna bagli olarak, göç olayinda azalma görülür.
    • Tarimin milli gelir içindeki ve ihracatindaki payi artar.
    3. Gübreleme
    Sulamadan sonra, verimi artiran en önemli faktör gübrelemedir. Topragin devamli kullanilmasi minerallerin azalmasina neden olmakta ve verimi azaltmaktadir. Gübreleme ile mineral takviyesi yapilarak topragin verimi artirilmaya çalisilir.
    4. Tohum Islahi
    Tarim ürünlerinden yüksek verim elde edilmesi, sulama ve gübrelemenin yaninda kaliteli tohumun kullanilmasiyla da yakindan iliskilidir.
    5. Zirai Mücadele
    Hastalik ve haserelerin üretimde zaman zaman % 20 - 30 civarinda verim düsüklügüne neden oldugu görülmüstür. Türkiye’de zirai mücadele ile tarlalardaki yabanci otlarin gelismesi önlenmekte ve haserelerin çogalmasina imkân verilmemektedir. Böylece verim düsüklügünün önüne geçilmektedir.
    6. Toprak Analizi
    Toprak analizi ile topraktaki mineral maddeler belirlenir. Böylece topragin hangi tür bitkilere elverisli, hangi tür gübreye ihtiyaci oldugu saptanarak daha bilinçli tarim yapilir.
    7. Makinelesme
    Topraklarin kisa sürede ve zamaninda sürülmesi, hasadin zamaninda yapilabilmesi günümüzde makinelesme ile mümkündür. Türkiye’de bazi alanlarda makineli tarima tam geçilememistir. Bu durumun sebepleri sunlardir:
    • Makine kullanimina elverisli olmayan engebeli arazilerin varligi (Dogu Karadeniz kiyi seridi gibi)
    • Makine fiyatlarinin çiftçinin alim gücünün üstünde olmasi
    • Bazi bölgelerde isgücünün daha ucuz olmasi
    • Makine kullaniminin ekonomik olmayacagi küçük isletmelerin bulunmasi
    8. Çiftçinin Egitimi
    Günümüzde tarim, modern aletler, kaliteli tohum ve hassas ilaçlar kullanimiyla yapilmaktadir. Bütün bunlar çiftçinin egitimini gerektirmektedir. Ülkemiz genelinde çiftçilerin egitim düzeyi düsüktür.
    9. Tarimi Destekleyen Kuruluslar
    Tarim ürünlerinin toplanmasi, pazarlanmasi ve islenmesi yönüyle çiftçilerin desteklenmesi gerekmektedir. Türkiye’de tarima destek saglayan çesitli kuruluslar bulunmaktadir.
    TARIM ISLETME METODLARI
    a. Intansif (Yogun) Tarim: Modern tarim metodu olarak da bilinir. Nüfus yogunlugunun fazla, tarim alanlarinin sinirli oldugu ülkelerde ve bölgelerde gelismislik derecelerine göre uygulanir. (Hollanda, Belçika, Almanya, Israil, Japonya, vb.)
    Bu metodla, birim alandan en yüksek verim elde etme amaçlanir. Bunun için sulama, gübreleme, tohum islahi ve makine kullanimi gibi verimi artiran tüm yöntemler uygulanir. Üretimde yillar arasinda çok farkliliklar olmaz. Elde edilen verim ve gelir fazla olur.
    b. Ekstansif (Yaygin) Tarim: Tarim alanlarinin genis, nüfus yogunlugunun fazla olmadigi ülkelerde ve bölgelerde yaygin olarak kullanilan metoddur. (Arjantin, Kanada, Brezilya, Hindistan vb.)
    Bu metod uygulanirken toprak yogun bir sekilde islenmez. Iklim sartlarina göre, verimde degisiklik olabilir. Daha çok tahil ürünleri yetistirilir.
    c. Nadasli (Kuru) tarim: Buna ilkel tarim metodu da denir. Yagislarin yetersiz oldugu ve sulama yapilamayan sahalarda uygulanir. Topraklardan iki yilda bir ürün alinir. Ürün ekilemeyen yillarda toprak sürülür, havalandirilir. Böylece su depolamasi ve mineral zenginlesmesi saglanir. Türkiye’de en fazla, Iç Anadolu ve Güneydogu Anadolu bölgelerinde uygulanir. Karadeniz kiyilarinda ise, yagisli iklimden dolayi nadas tarimina ihtiyaç yoktur.
    TARIM ÜRÜNLERI ve YETISME KOSULLARI
    A. TAHILLAR
    Bugday: Orta kusakta yari kurak iklim bölgelerinde yetisen ve ülkemizde en yaygin üretilen tarim ürünüdür.
    • Ilkbahar döneminde filizlenmek ve büyümek için yagis, yaz döneminde ise olgunlasmak için kurak ve sicak bir ortam ister.
    • Kislarin asiri soguk geçmedigi yerlerde sonbaharda, Dogu Anadolu’nun soguk yerlerinde ilkbaharda ekilir.
    • Akdeniz ve Ege kiyilarinda Haziran ayinda, Iç Anadolu’da Temmuz’da, Dogu Anadolu’da Agustos’ta hasat edilir.
    • Türkiye’de en fazla üretim Iç Anadolu Bölgesi’nde yapilir. Konya, Ankara ve Adana ise il olarak ilk üç sirayi paylasir.
    • Karadeniz kiyilarinda yazlarin yagisli geçmesinden, Dogu Anadolu’nun yüksek yerlerinde ise yazlarin serin geçmesinden dolayi üretilemez.
    Arpa: Türkiye’de bugdaydan sonra en çok üretilen tahil ürünüdür. Bugdaya göre, biraz daha soguk ve kurak sartlarda ve nispeten mineral orani az olan topraklarda yetisir. Bugdaya göre, daha kisa sürede olgunlasir (80 - 90 gün) Bu nedenle bugdayin yetismedigi Erzurum - Kars plâtolarinda 2000 - 2200 m ye kadar yetisebilir. Üretim alanlari genelde bugday ile paralellik gösterir. Türkiye üretiminin yariya yakin kismini Iç Anadolu karsilar.
    Çavdar: Tahillar içerisinde soguga en dayanikli olanidir. Bu nedenle, bugday ve arpanin yetistirilemedigi serin ve yüksek yerlerde yetistirilebilir. Ülkemizde en çok, Iç Anadolu ve Dogu Anadolu bölgelerinde üretilir.
    Yulaf: Yulaf, sicak ve kurak sartlarda üretildigi gibi, serin bölgelerde de yetisebilir. Daha çok bisküvi ve yem sanayiinde kullanilir. Ülkemizde daha çok Iç Anadolu, Marmara ve Çukurova’da yetistirilmektedir.
    Misir: Yaz döneminde yagis alan veya sulama yapilan sahalarda yetistirilir. En uygun iklim, yaz yagislarinin oldugu Karadeniz iklimidir. Bu özelliginden dolayi arpa ve bugday tarimindan farklilik arzeder.
    Misir, ülkemizde Karadeniz kiyi seridinde, Marmara’nin kuzey kesimlerinde tabii olarak yaz yagislariyla yetisebilirken, bunun disindaki Akdeniz, Ege ve diger iç bölgelerde yazin sulamayla yetistirilir.
    Son yillarda, misirin yem ve yag sanayiinde kullaniminin artmasiyla, özellikle Çukurova’da üretimi yayginlasmistir. Bunun sonucunda da Akdeniz Bölgesi misir üretiminde, Karadeniz Bölgesi’ni geçmistir.
    Pirinç (Çeltik): Yetisme süresi boyunca yüksek nem ve sicaklik istegi vardir. Türkiye’de üretim, genelde akarsu boylarinda ve alüvyal ovalarda yaygindir. Yetisme döneminde çogu zaman suyun içinde kalmasi gerektiginden üretim zordur.
    En fazla, Edirne’de Meriç ve Ergene nehirlerinin kenarlarinda, daha sonra Samsun, Çorum, Kastamonu, Adana, Diyarbakir gibi illerimizden geçen akarsu kenarlarinda yetistirilir.
    B. BAKLAGILLER
    Mercimek: Yetisme döneminde yagis, olgunlasma döneminde sicak ve kurak iklim ister. Her türlü toprak kosullarina dayaniklidir. Ülkemizde kirmizi mercimek en fazla Güneydogu Anadolu’da (%95), yesil mercimek ise Iç Anadolu Bölgesi’nde (%75) üretilir.
    Nohut: Yari kurak iklim sartlarinda yetisebilen nohut, en fazla Iç Anadolu, Akdeniz, Iç Ege ve Güneydogu Anadolu’da üretilir. Baklagiller içerisinde en fazla üretim miktarina sahiptir.
    Fasulye: Yüksekligi 2000 m yi asmayan ve yaz döneminde sulanabilen tüm sahalarda yetistirilir. En önemli yetisme alanlari, kiyi bölgelerimizdeki ovalardir. Özellikle Çukurova ve Antalya ovalari ile Güney Marmara Bölümü’ndeki ovalarda fasulye tarimi yaygin olarak yapilir. Iç bölgelerimizde ise, akarsu boylarindaki bahçelerde yetistirilir. Yillik fasulye üretimimiz 200 bin ton civarindadir.
    C. SANAYI BITKILERI
    Tütün: Kiraç topraklari seven, yetisme döneminde nem ve yüksek sicakliga ihtiyaci olan bir bitkidir. Türkiye’nin genelinde iklim ve toprak yapisi tütün üretimine elverislidir. Fakat, kalitesinin azalmamasi için devlet ekim alanlarini belirlemekte ve kaliteye göre fiyatlandirma yapmaktadir. Bu yüzden üretimde yillara göre dalgalanmalar azalmaktadir.
    Tütün üretiminin % 50′den fazlasi Ege Bölgesi’ndeki Manisa, Izmir, Denizli, Mugla ve Usak gibi illerde yapilir. Karadeniz Bölgesi’nde Samsun, Amasya, Tokat ve Sinop çevresinde, Güneydogu Anadolu’da Diyarbakir, Siirt, Batman çevresinde, Marmara’da Balikesir, Bursa çevresinde, Dogu Anadolu’da Malatya, Mus, Bitlis çevresinde de tütün üretimi yapilmaktadir.
    Pamuk: Yetisme döneminde yagis, olgunlasma döneminde sicak ve kurak iklim ister. Ürün verdigi dönemlerde tabandan sulanmasi gerekir. Bu dönemdeki yaz yagislari ürünün kalitesini düsürdügü için Karadeniz kiyilarinda yetistirilemez.
    Ayrica yüksek yaz sicakligi istedigi için, iç bölgelerimizdeki üretimi Akdeniz ve Ege bölgeleri kadar gelismemistir.
    Pamuk, ülkemizde en fazla Kiyi Ege ovalarinda, Çukurova, Hatay, K.Maras ovalarinda üretilir. Bir kismi da Güneydogu Anadolu Bölgesi’ndeki ovalarda üretilmektedir.
    Sekerpancari: Ülkemizde sekerpancari üretimi, 1926 yilinda Usak ve Alpullu seker fabrikalarinin yapilmasiyla baslamistir. Sekerpancarinin fazla sicaklik istegi yoktur. Ancak, yetisme ve ürün verme döneminde tabandan sulanmasi gerekir. Bu sebeple, üretim alanlarinda mutlaka sulama imkâni gelismistir. Üretimi en fazla, Iç Anadolu Bölgesi’nde yapilir. Daha sonra Orta Karadeniz, Marmara, Dogu Anadolu ve Iç Ege çevresinde üretilir. Fazla yagistan hoslanmadigi için Karadeniz kiyilarinda, asiri sicak ve kurak olan G. Dogu Anadolu’da ve yüksek gelir getiren ürünler bulundugundan Ege ve Akdeniz kiyi ovalarinda yetistirilmemektedir.
    Çay: Tropikal iklim bölgelerinin tarim ürünüdür. Nemli sicak veya nemli iliman iklim kosullarinda tarimi yapilabilir.
    Türkiye’deki çay üretiminin tamamini Karadeniz Bölgesi karsilar. Dogu Karadeniz’de Rize çevresi en önemli çay üretim merkezidir. Artvin, Trabzon, Giresun ve Ordu illerinin yer yer 10 - 20 km içerilerekadar kisi seridinde, 300 - 400m. yüksekliklere kadar çay tarim alanlari olusturulmustur. Böylece çay tarim alanlari genislemistir.
    Hashas: Uyusturucu yapiminda kullanilmasindan dolayi, devletin denetimi altinda, sinirli alanlarda ve az miktarda yetistirilen bir bitkidir. Ekim döneminde 7 - 8°C, olgunlasma döneminde 12 - 13°C sicaklik istegi vardir. Kapsüllerinin toplandigi dönemler olan yaz mevsiminde yagis istemez. Ülkemizde üretim, Iç Ege’deki Afyon, Kütahya, Usak, Denizli illerinden elde edilir.
    Keten - Kenevir: Tropikal bölgelerin bitkisi olan keten - kenevirin liflerinden keten kumasi ve kot bezi yapilir. Ayrica kenevir tohumundan, yag çikariminda faydalanilir. Keten - kenevirden uyusturucu da yapildigindan devletin kontrolü vardir. Keten - kenevir üretimi daha çok, Bati Karadaniz’deki Kastamonu, Sinop ve Zonguldak çevresinde ve Marmara’da Kocaeli çevresinde yapilir.
    D. YAG BITKILERI
    Zeytin: Akdeniz ikliminin tabii bitkilerindendir. Yabani zeytinin (Delice) asilanmasiyla kültür zeytini elde edilir. Soguga karsi duyarli oldugundan, kislarin ilik geçtigi ve don olaylarinin görülmedigi Akdeniz, Ege, Güney Marmara ile Karadeniz’in bazi kiyi kesimlerinde yetistirilir.
    Ülkemizde zeytin en fazla Ege Bölgesi’nde (% 60) üretilmektedir. Güney Marmara kiyilari (Gemlik- Mudanya) ile Akdeniz kiyilari ve Kilis çevresinde de yogun olarak yetistirilir.
    Ayçiçegi: Yetisme döneminde yagis, olgunlasma döneminde günesli bir iklim ister. Olgunlasma döneminde yagis istememesinden dolayi, Karadeniz Bölgesi’nin kiyi kesimlerinde yetistirilemez. Diger bütün bölgelerimizde tarimi yapilabilir.
    Ayçiçegi üretiminin % 70′e yakin kismini Marmara Bölgesi’nde basta Tekirdag ve Edirne olmak üzere Kirklareli, Balikesir, Bursa illeri karsilar. Daha sonra, Iç Anadolu Bölgesi ve Orta Karadeniz Bölümü gelir.
    Soya Fasulyesi: Yagi insan beslenmesinde, unu ise yem olarak kullanilan soya, en çok Akdeniz Bölgesi’nde (%90) üretilir. Yetisme devresi kisa oldugundan ikinci ürün olarak ekilir.
    Susam: Iliman iklim bölgelerinde tarimi yapilmaktadir. Türkiye’de Marmara, Ege, Akdeniz, Güneydogu Anadolu gibi sicak bölgelerde üretilir.
    Yerfistigi: Meyveleri toprak içinde olgunlasir. Sicak ve nemli iklim sartlarinda ve gevsek topraklarda tarimi yapilir. Türkiye’de yerfistigi üretiminin % 90′ini Akdeniz Bölgesi’ndeki Adana, Hatay, ve Mersin illeri karsilar. Ege ve Marmara ovalarinda da üretilir.
    E. YEM BITKILERI
    Yonca, yulaf, fig, burçak ve korunga gibi bitkilere yem bitkileri adi verilmektedir. Türkiye’de ahir hayvanciliginin gelismesi ve et üretiminin artmasinda yem bitkilerinin ayri bir önemi vardir. Çünkü ülkemizdeki çayir ve meralar yetersizdir. Yem bitkilerinden kuru ve yas olarak istifade edilir. Daha çok Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde üretilen yem bitkileri, fabrikalarda islenerek kullanima hazir hale getirilir. Besi hayvanciliginda kullanilir.
    F. SEBZECILIK
    Türkiye’de hemen her tür sebze yetistirilmektedir. Sebze tarimi, tahillardan farkli olarak sulama isteyen ve yogun emek harcanarak üretilen ürünlerdir. Ayrica kisin seracilik sayesinde üretimi devam ettirilerek kesintiye ugramaz.
    Sebze üretiminde ilk sirayi Akdeniz Bölgesi alir. Bu bölgemizde kislar ilik geçtiginden seralarda kisin bile sebze üretilebilir. Ayrica tarla sebzeleri de ilk önce bu bölgemizde üretilir.
    Turfanda sebzecilik ise, bir mevsim basi üretim faaliyetidir. Bazi sebze ve meyvelerin, açik hava kosullarinda erkenden yetistirilip pazarlanmasi esasina dayanir. Ilkbaharin erken basladigi yörelerimizde, sebze ve meyveler erken olgunlasirlar ve 30 - 40 gün önceden pazarlara sunulurlar. Bu üretim faaliyetine turfanda sebzecilik, bu sebzelere de turfanda sebze denir.
    G. MEYVELER
    Findik: Iliman iklim bölgelerinin bitkisidir. Kis sicakliginin 5 - 6°C, yaz sicakliginin da 20 - 25°C oldugu ve yillik 1000 - 1500 mm yagis alan, iliman ve serin iklim bölgelerinde yetisir. Don olayi ve yaz kurakligi verimi düsürür.
    Ülkemizde findik tarimi, Karadeniz kiyilarinda yaygindir. Özellikle Ordu, Giresun ve Trabzon illeri üretimin yarisindan çogunu saglamaktadir. Daha sonra, Bolu ve Zonguldak illeri gelir. Karadeniz Bölgesi toplam üretimin % 80 den fazlasini karsilar. Marmara Bölgesi’nde de Sakarya ve Izmit çevresinde findik üretimi yapilir.
    Turunçgiller: Narenciye adi da verilen bu ürünler portakal, mandalina, limon, greyfurt ve turunçtan olusur. Anavatani Güneydogu Asya’dir. Soguga karsi çok hassastirlar. Kisin sicakligin 0°C nin altina düsmedigi bölgelerde yetisebilir. Ayrica, yüksek sicaklik ve bol su isteyen bir bitkidir.
    Bu özelliginden dolayi turunçgil tarimi deniz kenarlarinda yayginlasmistir. Akdeniz Bölgesi’nin kiyi kesimi üretimin % 85′ini verir.
    Geri kalani ise Ege kiyilarindaki Mugla, Izmir, Aydin illeri saglar. Kislari ilik geçtiginden bir miktar da Rize kiyilarinda yetistirilir.
    Incir: Anavatani Dogu Akdeniz kiyilaridir. Kislarin ilik, yazlarin sicak geçtigi, yillik yagisin 600 - 700 mm oldugu denizel iklimlerde rahatça yetisebilir. Soguga karsi hassas oldugundan iç bölgelerimizde fazla yetistirilemez.
    Incir, en fazla Ege Bölgesi’ndeki Aydin ve Izmir çevresinde üretilir. (%90) Bundan baska, az miktarda Akdeniz ve Karadeniz kiyilari ile, Güney Marmara ve G. Dogu Anadolu’da üretilir.
    Üzüm: Kisin -40°C sicakliga kadar dayanir. Yazin sicakliga ve kurakliga dayanikli bir bitki oldugundan ülkemizde hemen her bölgede yetistirilir. Yazlarin yagisli geçmesinden dolayi Karadeniz kiyilarinda ve Dogu Anadolu’nun sicakligi yetersiz yüksek yerlerinde yetistirilemez.
    Üretim en fazla Ege Bölgesi’nde yapilmaktadir. G. Dogu Anadolu, Iç Anadolu, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde de üretilir. Özellikle Ege Bölgesi’nde Manisa, Izmir, Denizli yörelerinde üretilen çekirdeksiz üzüm kurutularak önemli bir kismi ihraç edilir. Üzüm, soguga ve kurakliga dayanikli oldugundan, ülkemizde elma ile birlikte en yaygin olan meyvedir.
    Elma: Türkiye’de üzümle birlikte en çok yetistirilen bir meyvedir. Çiçek açma döneminde düsük sicakliklardan etkilenir. Diger dönemlerde -35°C ye kadar dayanabilir. Az kireçli ve derin topraklarda yüksek verim saglar.
    Elma üretimi, Iç Anadolu’daki Nigde, Nevsehir, Konya çevresinde, Orta Karadeniz’de Amasya çevresinde, Akdeniz’de Isparta, Antalya ve Burdur çevresinde yaygindir.
    Muz: Tropikal bölge bitkisidir. Yetismesi için yüksek sicaklik ve bol nem gereklidir. Düsük sicakliklarda yetisemez ve don olayina karsi en hassas bitkidir. Türkiye’de, sadece Akdeniz Bölgesi’nde Antalya - Mersin arasindaki çok dar bir kiyi seridinde tarimi yapilabilir.
    Antep fistigi: Dünya’nin oldukça sinirli bölgelerinde yetisen ve meyvesi kuru yemis olarak kullanilan bir bitkidir. Yaz kurakligina ve sicakligina dayanikli bir bitkidir. Ülkemizde en fazla Gazi Antep, Sanli Urfa ve Siirt çevresinde üretilmektedir.
    Kayisi: Ülkemizde karasal iklim bölgelerinin alçak yörelerinde yetistirilmektedir. Kayisi üretimi en fazla Malatya, Elazig, Konya, Ankara ve Izmir illerinde yapilir.

     

     

    SU-PERISI - 28.08.2009 - 13:13



Benzer Konular

  1. Öğrenmeyi Etkileyen Faktörler
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Lise.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 30.01.2012, 01:45
  2. Öğrenmeyi Etkileyen Faktörler
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Genel Konular.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 30.12.2011, 20:00
  3. Öğrenmeyi Etkileyen Faktörler
    Konuyu Açan: MiSS-FENER, Forum: Çocuk Sağlığı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 04.12.2011, 02:33
  4. Ruh Sağlığını Etkileyen Faktörler
    Konuyu Açan: ZELAL, Forum: Ruh Sağlığı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 04.07.2011, 23:57
  5. Cildi Etkileyen Faktörler
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Sağlık Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 14.06.2011, 21:15

copyright

Soru Cevap