Atmosferdeki Gazlar

  1. Dünyanın atmosferinde dört temel gaz bulunur. Bunlar azot (%78), oksijen (%21), argon (%1’den az) ve karbondioksittir (%0.03). Atmosferde bulunan gazlar “reaksiyona giren” ve “reaksiyona girmeyen” olarak iki ana sınıfa ayrılırlar. Reaksiyona giren gazları incelediğimizde bunların yaptıkları reaksiyonların hayat için vazgeçilmez olduğunu, diğer gazların ise reaksiyona girmeleri durumunda canlılığı yokedecek bileşikler oluşturduklarını saptayabiliriz. Örneğin Argon ve Azot pasif gazlardır, bunlar çok çok az kimyasal reaksiyona dahil olabilirler. Ancak bunlar örneğin oksijen gibi kolaylıkla reaksiyona girebilselerdi, okyanuslar nitrik asit haline gelirlerdi.
    Öte yandan oksijen diğer atomlarla, organik bileşiklerle ve hatta kayalarla bile reaksiyona girer. Bu reaksiyonlar su gibi, karbondioksit gibi hayatın varlığı için en temel molekülleri oluştururlar.
    Gazların reaksiyona girme-girmeme özelliklerinin yanısıra, mevcut oranları da canlı hayatı için son derece kritiktir.
    Örneğin oksijeni ele alalım. Oksijen atmosferimizde en yoğun bulunan reaktif gazdır. Atmosferimizdeki bu bol oksijen bizi diğer gezegenlerden de ayıran bir özelliktir, çünkü Güneş sistemindeki diğer gezegenlerde oksijenin zerresine bile rastlanmamıştır.
    Atmosferde şimdikinden daha fazla oksijen olsaydı, yanma reaksiyonları daha süratli olarak gerçekleşecek, kayalar ve metaller çok daha çabuk aşınacaktı. Bu yüzden yeryüzü hızla aşınıp eriyecek ve canlı yaşam için büyük bir tehdit olacaktı. Eğer biraz daha az oksijenimiz olsaydı, solunum zorlaşacak, daha az ozon gazı üretilecekti. Ozon miktarındaki değişmeler de canlılık için öldürücü olacaktı. Şimdikinden daha az ozon, güneşin morötesi ışınlarının dünyaya daha şiddetli ulaşmasına ve canlıların yokolmasına sebebiyet verecekti. Şimdikinden daha fazla ozon ise güneş ısısının dünyaya ulaşmasını engelleyeceğinden öldürücü etkiye sahip olurdu.
    Karbondioksit de benzeri hassas dengelere sahiptir. Bitkiler bu gaz sayesinde güneşin radyasyonunu alır, onu suyla karıştırır, bunun sonucunda da kayaları eriten bikarbonatı oluşturur ve onu okyanuslara bırakırlar. Yine bu gazı ayrıştırarak oksijeni atmosfere geri verirler. Canlıların vazgeçilmez ihtiyacı olan oksijen bu sayede atmosfere sürekli olarak verilir. Öte yandan yine bu gaz sayesinde dünya bir “sera etkisi” yaşayarak şimdiki ısısını muhafaza eder. Bu ısı bu sayede uzaya kaçmaktan kurtulur.
    Eğer daha az karbondioksit olsaydı, karadaki ve denizdeki bitkilerin miktarı azalacaktı, böylece hayvanlar için daha az besin üretilmiş olacaktı. Okyanuslarda ise daha az bikarbonat olacak, bunun sonucunda da asit oranı artacaktı. İklim soğuyacaktı çünkü atmosferin ısıya karşı olan şeffaflığı artacaktı. Atmosferdeki karbondioksitin artması ise kıtaların kimyasal olarak aşınmasını hızlandıracak, okyanuslarda aşırı miktarda bikarbonat oluşacak ve bunun sonucunda da yaşam için zararlı alkali bir ortam oluşacaktı. Öte yandan sera etkisi artacağından dünyanın yüzey ısısı yükselecek ve hayat yok olacaktı.
    Bu saydığımız özelliklerin dışında daha sayılabilecek yüzlerce madde çıkarabiliriz. Ancak buraya kadar değindiklerimiz bile, bizlere kesin bir gerçeği göstermektedir. Dünya, mevcut sistemleriyle tam olarak canlıların varolmaları ve varlıklarını devam ettirebilmeleri amacıyla özel olarak inşa edilmiştir. Tesadüflerin değil, tamamen bilinçli bir düzenlemenin ürünüdür.

     

     

    Nerqish - 22.03.2009 - 02:51



Benzer Konular

  1. Gazlar sıkıştırılabilir mi
    Konuyu Açan: Sarsın, Forum: Kimya.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 11.03.2012, 13:54
  2. Gazlar Nelerdir
    Konuyu Açan: Sarsın, Forum: Fizik.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 07.02.2012, 21:47
  3. gazlar
    Konuyu Açan: Kayıtsız Üye, Forum: Soru - Cevap.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 12.01.2011, 00:03
  4. Atmosferdeki İdeal Oranlar
    Konuyu Açan: Gül_yarasi, Forum: Genel Coğrafya.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05.05.2010, 14:00
  5. Gazlar
    Konuyu Açan: dumanalti, Forum: Kimya.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 06.02.2010, 23:26

copyright

Soru Cevap