REKLAM




+ Konuyu Cevapla

Boğaz Yanması

  1. Yazan: Nerqish
    No Avatar

    REKLAM


    boğaz yanması nedir - boğaz yanması hakkinda bilgiler



    boğaz ağrısı

    Havasızlıktan, toz, sigara içmek, burun tıkanıklığı, dişeti iltihabı gibi nedenlerden kaynaklanır.

    boğaz iltihabı
    Tıp dilinde farenjit veya anjin adı verilen bu hastalığın nedenleri; nezle ve grip gibi ateşli hastalıklarla, havadaki zararlı maddeler, sinüzit, alkol veya sigaradır. Yapılacak ilk iş istirahat etmektir. Mümkün olduğu kadar az konuşmak da yararlıdır.

    afoni
    Ses kaybı. Kısmi veya tam olabilir. Afoni sebepleri, genellikle konuşma kaslarını kontrol eden sinirlerin hastalığı veya zedelenmesi, boğaz, gırtlak hastalıkları veya nörozdur. Histerik afoninin nedeni, şuuraltı, hiç konuşamamak veya özel bir durumda konu

    ateş
    Vücut sıcaklığının yükselmesine ateş denir. Vücut sıcaklığı bedenin her yerinde aynı değildir. Örneğin; termometre ağıza konulduğunda görülen ısı, koltuk altına konulduğunda gösterdiği ısıdan 0,5 derece daha düşüktür. Diğer taraftan, vücut ısısı gün boyunca da 0,5 derece oynar. Sabahın erken saatlerinde ısı düşük, akşam saatlerinde yüksektir. Vücut ısısı 36,2 - 37,5 arasında ise normaldir. Ateşle birlikte; üşütme, titreme, baş ağrısı, bunalma, huzursuzluk, vücut kırgınlığı, iştahsızlık, kabızlık, sayıklama, havale veya koyu renkli idrar çıkarmada görülebilir. Ateşin nedeni, genellikle soğuk algınlığı, grip, bademcik iltihabı, boğaz ağrısı, bronşit, sinüzit, kulak iltihabı, bağırsak iltihabı veya böbrek hastalıklarından biri olabilir. Bu nedenle tedaviden önce nedeni tespit etmek gerekir.

    çocuk felci
    Omuriliğin ön kordonlarının iltihaplanması sonucu felçle neticelenen bir hastalıktır. Tıp dilinde poliomelitis denir. Bilhassa yaz ve sonbahar aylarında görülür. Nedeni bir çeşit virüstür. Lağım sularının yiyeceklere bulaşması, sineklerin taşıdığı mikroplar, hastalığa yakalanmış kişinin ağız ve burnundan çıkan damlacıklarla bulaşır. Çocuk felcine küçükler yakalanabileceği gibi büyükler de yakalanabilir. Hastalık mikrop kapıldıktan 7-21 gün içinde ortaya çıkar. Hastada ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, kusma, yorgunluk, boyunda kasılma, ve sırt ağrıları vardır. Hastalığın ilk günlerinde gerekli tedaviye başlanmazsa, özellikle kol ve bacaklarda felç görülür. Hastalığın başlangıcında hastayı diğer kimselerden ayırmak ve yatırmak gerekir. Çocuk felcinden korunmak için Salk aşısı veya Sabin aşısı yaptırmak gerekir. Bu aşının ilki çocuk 6 aylık olmadan önce, ikincisi ilk aşıdan 2 ay sonra, üçüncüsü, ikinci aşıdan 6 ay sonra yapılır. 5 ve 15 yaşlarında da tekrarlanır. Tedavi için mutlaka doktora başvurmak gerekir.

    frengi
    Zührevi bir hastalıktır. Bulaşıcıdır. Tıp dilinde sifilis denir. Frengili kadının doğurduğu çocuğa, doğuştan geçmesi şekli istisna edilirse; hemen hemen her zaman cinsel ilişkiyle geçer. Mikrop vücuda girdikten 3 hafta sonra belirtilerini göstermeye başlar. Mikrobun vücuda girdiği yerde, yani erkeklerde peniste, kadınlarda vajinada Şankr adı verilen bir yara meydana gelir. Bu yara dudakta, meme ucunda, makatta veya parmaklarda da görülebilir. Zamanla akıntılı bir yara haline gelip; çevresi kızarır ve sertleşir. Mikrobun vücuda girmesinden 6-12 hafta sonra hastada; baş ağrıları, ateş, boğaz ağrısı, deri döküntüleri ve iştahsızlık, görülmeye başlar. 6 ay sonra ise, mikrop vücudun belli başlı organlarına oturur. Tedaviye en kısa zamanda başlanması gerekir.

    gülhatmi
    Balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir. Nezle ve öksürükten kaynaklanan şikayetleri giderir. boğaz, bademcik ve diş eti iltihaplarında kullanılır. Barsak iltihaplarında etkilidir.

    incir
    Bağırsakları yumuşatır. Kabızlığı giderir. Bronşit, öksürük ve boğaz ağrılarında faydalıdır. Enerji verir.

    isteri

    Psikonevrozlar grubuna giren bir çeşit hastalıktır. Tıp dilinde babinski hastalığı veya pithiatisme adı verilir. Hastalığın belirtileri; hastanın sosyal ve entellektüel seviyesine göre değişir. Hastanın gayesi, çevresinin ilgisini üzerine çekmektir. Bunun için aşağıdaki şikayetlerin biri veya birkaçı birden görülebilir. Hastada; ağrılar, baş dönmesi, bayılma, iştahsızlık, titreme, boğazında düğümlenme duygusu, kaslarda gerilme, geçici körlük, sağırlık, herhangi bir uzuvda uyuşma, hafıza kaybı görülür. Tedavinin temeli telkindir.

    jugulum
    Boyun veya boğaz

    kızıl
    Kendine has bir deri döküntüsü ve boğaz ağrısı ile ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır. Tıp dilinde scarlatina denir. Nedeni, bademciklere yerleşen bir çeşit mikroptur. Hastalık aniden ortaya çıkan baş ağrısı, titreme, boğaz yanması, bulantı, ve havale ile başlar. Ateş yükselir. Nabız hızlanır ve bademcikler de şişer. Bu belirtilerin ortaya çıkmasından çok kısa bir süre sonra, ağız çevresi hariç vücudun diğer yerlerinde kırmızı lekeler belirir. Dilin üstü de beyaz bir tabakayla kaplanır. Bu tabaka 3 gün sonra kalkar ve dil ağaç çileği görünümünü alır. Hastalık en fazla 6 hafta içinde geçer. Bulaşmayı önlemek amacıyla, hastanın odası ayrılır. Başkaları ile görüşmesi engellenir. Odası sık sık havalandırılır. Sulu ve sindirilmesi kolay yiyecekler verilir. İyi tedavi edilmezse böbrek iltihabına neden olabilir.

    kitre
    Tragacantha boğaz hastalıkları ve iltihaplarında koruyucudur.

    nezle

    Burun içindeki ince zarın, üst solunum yollarının virütik iltihaplanmasıdır. Nezle bulaşıcıdır. Hastada burun akıntısı, hapşırma, boğaz ağrısı, baş ağrısı, öksürük bazen de ateş görülür. 1-15 gün devam eder. İyi tedavi edilmezse müzminleşir. Tedavinin ilk şartı istirahat etmek ve kalabalık yerlerden uzak kalmaktır.

    öksürük

    Çoğunlukla, göğüs, boğaz veya karın boşluğunda meydana gelen bir rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkan öksürüktür 3 grupta toplanır. - Kuru öksürük Nezle, boğaz iltihabı, bademcik iltihabı, fazla sigara içmek, sindirim bozuklukları, gastrit, ishal, kabızlık, bağırsak solucanları, kalp hastalıkları ve ses tellerinin hastalanmasından kaynaklanan öksürükler balgamsızdır, yani kuru öksürüktür. - Nöbet şeklinde gelen öksürükBu çeşit öksürük, boğmaca veya ciğer şişmesi; gırtlak veya hava borusunun tahriş olması, veya astımdan kaynaklanır. Bu çeşit öksürükte pek az balgam görülür. - Balgamlı öksürük Bu çeşit öksürük, sık sık tekrarlar. Hastada hırıltı vardır. Balgam çıkarır ve nefesini dışarı vermekte zorluk çeker. Balgamlı öksürük; Bronşit, astım, sinüs iltihabı, müzmin sinüzit, kalp hastalıkları veya tüberküloz'un bir işareti olabilir. Öksürük, nasıl olursa olsun, ihmal edilmemesi ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır

    salgın menenjit

    Menegokok adı verilen bir çeşit mikrobun; beyin zarına yerleşmesi ve orada iltihaplanmalar meydana getirmesi sonucu ortaya çıkan bulaşıcı ve tehlikeli bir hastalıktır. Hastalık, boğazlarında mikrop taşıyan hastalar veya kendileri hasta olmadıkları halde boğazlarında menenjit mikrobu taşıyan sağlam kimseler tarafından bulaştırılır. Hastalık çoğu kere üşüme, titreme ve ateşin birdenbire yükselmesiyle başlar. Halsizlik, başağrısı, ve kusma görülür. Dudak ve burun deliklerinin kenarlarında uçuklar belirir. Gözlerini açmakta zorluk çeker. Bir süre sonra, ensesi sertleşmeye ve başını öne eğememeye başlar. Hiç vakit geçirmeden tedaviye başlamak şarttır. Aksi halde, ölümle sonuçlanabilir. Bu günkü tedavi yöntemleri sayesinde hastanın sağlığına kavuşması mümkündür. Salgın menenjit salgını sırasında sağlıklı kimseler hastalarla görüşmemelidir. Kalabalık yerlere gidilmemelidir. Bütün vücudun, özellikle ağız ve burunun temiz tutulması gerekir.

    ses kaybı
    Sesin tamamen kaybolmasına, tıp dilinde afoni denir. Tam veya kısmi olabilir. Nedeni, boğaz veya gırtlak hastalıkları, konuşma kaslarını kontrol eden sinirlerin hastalanması veya sinir bozukluğudur. Tedaviye geçmeden önce, gerçek nedeni bulmak gerekir. 1-2 gün içinde geçmeyen ses kayıplarında doktora başvurmak gerekir.

    ses kısıklığı

    boğaz veya gırtlağın, dışarıdan gelen organizmalar tarafından istila edilmesi sonucu ortaya çıkar. Nedeni, soğuk algınlığı, bağırmak, çok konuşmak, boğazı tahriş edici duman veya benzeri gazlar veya boğaz iltihabıdır. Kısa sürede geçmeyen ses kısıklığında, doktora başvurmak gerekir.



    Facebook




    Üyelik

  2. Yazan: Nerqish
    No Avatar
    Mide, göğüs yanması, nefes almada güçlük, ileri aşamalarda ise kronik farenjit, sinüzit, alerjik astım gibi belirtiler veren ve erişkinlerin yüzde 20’sinde görülebilen reflü hastalığının laparoskopik nissen ameliyatı ile yüzde 90 tedavi edilebildiği bildirildi.

    Acıbadem Kocaeli Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof Dr. Ahmet Alponat, yaptığı açıklamada, halk arasında mide reflüsü olarak bilinen gastro özofageal reflü hastalığının, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması olduğunu belirtti.

    Reflünün, asitli mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun asitten kendini koruma özelliğinin yok olmasından kaynaklandığını ifade eden Alpolat, şunları söyledi: ”Erişkinlerin yaklaşık yüzde 20’sinde reflü görülmektedir. Mide içeriği, midenin salgıladığı hidrojen iyonu nedeniyle belirgin derecede asittir. Eğer onikiparmak bağırsağından mideye doğru safra geri akımı varsa, mideden yukarı çıkan içerik hem asit hem de safra içerir. Alkali özellikli olan safra da mide asidi gibi yemek borusunun tahrişine neden olur. Reflü hastalığı, asitli veya safralı mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun kendini asitten koruyamaması nedeniyle oluşur.”

    Safra kesesi taşı, ülseri ve gastriti olan hastalarda reflünün görülebildiğini kaydeden Alponat, ”Reflü hastalarımızın en sık dile getirdiği şikayet mide yanmasıdır. Bunun yanı sıra göğüste yanma ve ekşime, ağza gelen acı tat, yemeklerden sonra ve tok yatıldığında rahatsızlık verici şişkinlik, geğirme, boğulma hissi ve çarpıntı şikayetleriyle de hastalarımız gelmektedir” dedi.

    LAPAROSKOPİK NİSSEN AMELİYATI
    Alponat, reflünün ileri aşamalarda kronik farenjit, kronik sinüzit ve alerjik astıma yol açabileceğini belirterek, şöyle devam etti: ”Reflü hastalarını 1990′lı yılların başında denenen laparoskopik nissen ameliyatı ile tedavi ediyoruz. Laparoskopik nissen tekniği kronik reflü tedavisinde dünyada standart haline gelmiş durumda. Bu ameliyatla reflü hastaları yüzde 90 tedavi edilebiliyor. Ameliyat sonrası hasta çok kısa sürede iyileşebiliyor, aynı zamanda hastanın ağrısı çok az, olağan yaşama dönüşü çok daha hızlı oluyor.”

    Laparoskopik ameliyatın karından, ancak karın kesilmeden yapılan bir ameliyat olduğunu ifade eden Alponat, ”Laparoskopik nissen ameliyatlarından 6 saat sonra hasta, odasında yürütülür. Geceyi hastanede geçiren hasta sabah hafif bir kahvaltı yaptıktan sonra gün içinde taburcu edilir. Evine gittiğinde de yürüyüp kendi işini yapabilir. Hastaların yaklaşık yüzde 75′i ikinci gün sonrasında ağrı kesici gereksinimi duymaz. Hasta bir hafta boyunca sıvı ve yumuşak gıda tüketir. Yedinci günde pansumanları açılan hastanın ikinci haftanın sonunda yemekleri iyi çiğnemek ve yavaş yemek dışında bir kısıtlaması kalmaz” şeklinde konuştu.


  1. Yazan:
    no avatar


    REKLAM



Benzer Konular

  1. Boğaz Yanması
    Konuyu Açan: AĞRAZ, Forum: Kulak Burun Boğaz.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08.02.2013, 13:59
  2. Boğaz reflüsü - Boğaz yanması
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Sağlamliq.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 07.12.2011, 16:25
  3. Boğaz Reflüsü - Boğaz Yanması
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Kulak Burun Boğaz.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 24.01.2011, 00:01
  4. Boğaz Yanması - Boğaz İltihabı
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Kulak Burun Boğaz.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 22.01.2011, 14:39
  5. Boğaz Yanması
    Konuyu Açan: MiSS-FENER, Forum: Kulak Burun Boğaz.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 09.11.2009, 09:11

copyright

Soru Cevap

izmit düğün salonları - grafimx