Ya Sen Olmasaydın - Bir Genç Kızın Gizli Defteri 9 - İpek Ongun

  1. Ya Sen Olmasaydın / Bir Genç Kızın Gizli Defteri 9 - İpek Ongun kitap tanıtımı - kitap özeti



    Kitabın künyesi

    Ya Sen Olmasaydin - Bir Genç Kizin Gizli Defteri 9
    İpek Ongun
    EPSİLON YAYINLARI
    Yayın Yılı: Şubat - 2010
    Kitap Kağıdı
    240 sayfa
    13,5x21 cm
    Karton Kapak
    ISBN:9944822374
    Dili: TÜRKÇE

    Kitap hakkında

    İpek Ongun'un
    Bir Genç Kızın Gizli Defteri Dizisinin son kitabı

    Aysun, yaz tatili için Almanya dan Türkiye ye gelirken, çelişkili duygular içindeydi.
    Üstelik kendi arzusuyla değil, babasının zorlamasıyla gerçekleşiyordu bu gezi.
    Kuzeni Özgür ve eşi Serra'yla anlaşabilecek miydi?
    Ya Furkan?
    O ne olacaktı?
    Yaz sonunda, evine dönerken ise ne çok şey değişmişti.
    Her şeyden önce ülkesine daha başka bir gözle bakar olmuş
    Yeni arkadaşlar edinmiş
    Serra yla sırlarını paylaşmış
    Ve
    Mustafa Kemal Atatürk ün ülke insanı için neler yapmış, onlara neler kazandırmış olduğunu öğrenmişti.

    Kitap kapağı

    Register

     

     

    Şayeste - 07.02.2010 - 00:37
  2. paylaşımın için sağol ellerine sağlık.

     

     

    nichole - 04.03.2010 - 16:30
  3. yha çok teşekkürler tabii indirme linki olsa daha çok sevinirdik ama bn bi soru sormak istiyorum bu kitapta günlüğe kim yazıyo serra mı başkası mı??

     

     

    671671 - 21.03.2010 - 12:13
  4. cok dandik bi site //////!!!!!!!

     

     

    tufann01 - 24.04.2010 - 12:10
  5. Bir Genç Kızın Gizli Defteri
    Günlük 24 Haziran’la başlar. Serra yaz tatili için gittiği İzmir’deki Kuzeni Sıla’nın anlattıklarıyla konuya başlar. Arkadaşı Zeynep’in Amerika’da okuyan Nilgün ablasının Amerikalı bir gençle evlenme kararı alması ve bunun evdeki yankılarından bahseder. Yaşlıların bu olaya yaklaşımına, anne babanın olaya olumlu yaklaşımına ve genç yaşta Nilgün’ün aldığı böyle bir kararın etrafında yarattığı izlenimlerden bahsediyor. Bu arada Sıla’nın uçuk hareketlerine, ne olduğu belli olmayan mankenlik ajansına manken olmak için başvurmasına, kendini tanımadığı kişilere kaptırıp bir görüşte aşık olmasına ve sorumsuzca fevri hareketlerine yer veriyor. İzmir’den arkadaş grubuyla bir Akdeniz turuna katılır. Bu, annesinden ayrı ilk çıkacağı yolculuklutr. Kendisi on sekiz yaşlarına yeni girmiş lise iki öğrencisidir ve bu geziyi kendi ayakları üzerinde durmanın ilk aşaması olarak görmektedir. Kendisinde çok büyük değişiklikler görmeye başlamıştır. Bir kere, annesini iş nedeniyle üç günlük dış geziye göndererek bu süre zarfında evde yalnız kalmaya ikna etmiş ve bunu da çok güzel başarmıştır.

    Erkek arkadaşının başkasıyla çıkıyor olması onu yıkmıştır, ama bunun gençlikte yaşanan ilk aşklardan olduğunu, unutlması gerektiğini yaşayarak ve tecrübe edinerek öğrenmiştir ve bunu da olgunlaşmanın bir aşaması olarak görmüştür. Arada bir Ankara’ya babaannesinin yanına ve ayrı yaşayan babasına ziyarete gider. Babasının evlenmeyi düşündüğü yeni bayandan, olgun görünen yetişmiş insanların da aynı çocukluk hatalarının yapabileceklerini ima eden konuları duyar. Daha çok okul çevresinde olup bitenlere günlüğünde yer verir. Özellikle öğretmeni Mualla Hanım’ın hayata atılmak ve kendi ayakları üzerinde durmakla ilgili verdiği tavsiyeler öğrencileri bayağı etkilemektedir. Meslek seçimi konusunda şimdiden karar vermeleri tavsiyesi üzerine, Serra da içinde gizli kalan gezme ve görme tutkusunun onu turizm mesleğine daha yatkın olduğunu keşfetmesini sağlar. Bunun içinde hafta sonları bir turizm acentasında çalışmaya gider. Burada gerçekten aradığı mesleğin turizm olduğunu keşfeder ve kararını verir. Mualla hanım o yıl 10 Kasım’ı Ankara’da Anıtkabir ziyareti şeklinde düzenler. Serra bu geziden çok etkilenir ve bu geziyle ilgili “10 Kasım ve Atatürk” diye içinden geldiğince bir kompozisyon yazıp bunu Mualla Hanım’a verir. Kompozisyon çok beğenilir ve bunu bir dershanenin düzenlediği Amerika’ya gezi ödüllü “10 Kasım ve Atatürk” konulu kompozisyon yarışmasına gönderirler. Yarışmada da Serra’nın yazısı birinci gelir ve iki haftalık Amerika gezisini kazanır. Şubat tatilinde de yine yalnız olarak yeni yerleri ve dünyayı keşfetmek için yola çıkar. Sırf bu geziye çıkmak için bile pasaport, vize, uçak bileti alma gibi birçok konuyla Serra ilk defa karşı karşıya gelir ve tüm bunları yaşayarak üstesinden gelmeyi başarır. Serra kendisinin ayakları üstünde durmasını sağlayacak yıldızını bulmuştur. Artık kararını vermiştir ve turizmci olacaktır. Akdeniz gezisi, yazı yarışmasını kazanması ve ABD gezisinin kendisine çok şeyler kazandırdığına inanır. Hem gönlü hem de kafası zenginleşmiştir. Cüneyt’e gelince tüm gezi boyunca hatırlamamıştır bile.


    KİTABIN ANA FİKRİ :

    Bu kitabı okurken, mutluluğu başkalarının gözlerinde değil, kendi içlerinde aramanın önemi fark ediliyor.

     

     

    şefkat eli - 15.08.2013 - 00:44



Benzer Konular

  1. Kendi Ayakları Üstünde - İpek Ongun
    Konuyu Açan: dumanalti, Forum: Kitap Tanıtımı.
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 13.06.2010, 13:25
  2. İşte Hayat - İpek Ongun
    Konuyu Açan: dumanalti, Forum: Kitap Tanıtımı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 14.02.2010, 00:31
  3. Arkadaşlar Arasında - İpek Ongun
    Konuyu Açan: dumanalti, Forum: Kitap Tanıtımı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 14.02.2010, 00:26
  4. Bir Genç Kızın Gizli Defteri - İpek Ongun
    Konuyu Açan: dumanalti, Forum: Kitap Tanıtımı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 14.02.2010, 00:20
  5. İpek Ongun
    Konuyu Açan: NaZ, Forum: Edebiyatçılar.
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj : 09.09.2008, 17:20

copyright

Soru Cevap