Naim Süleymanoğlu

  1. Naim Süleymanoğlu Kimdir - Naim Süleymanoğlu Resimleri - Naim Süleymanoğlu Biyografisi - Naim Süleymanoğlu Hakkında



    NAİM SÜLEYMANOĞLU (1967-....)

    23 Ocak 1967’de Bulgaristan’da dünyaya gelen Naim Süleymanoğlu, haltere 1977'de başladı. 15 yaşında iken Brezilya'da düzenlenen dünya gençler halter şampiyonasında 52 kiloda iki altın madalya alarak şampiyon oldu. Onaltı yaşında rekor kırarak yine şampiyon oldu. Böylece halter tarihinde en genç dünya rekortmeni ünvanını aldı.

    1983-1986 arasında gençlerde 13, büyüklerde 50 olmak üzere tam atmış üç rekor kırarken, yine bu dönemde Dünya ve Avrupa şampiyonalarında 52,56,60 kilolarda şampiyonluklar yaşadı. 1984, 1985 ve 1986'da dünyada yılın haltercisi seçildi. 1986'da Sydney'de düzenlenen Dünya Halter Şampiyonası'nda Türkiye büyükelçiliğine sığınarak Türkiye'ye iltica etti.


    1988'de Avrupa Halter Şampiyonası'na Türkiye adına katıldı ve üç altın madalya kazandı. Bunun yanında 60 kg'de koparmada 150 kg kaldırarak dünya rekoru kırdı.

    1988 Seul Olimpiyatları'na Türkiye adına katılabilmesi için Türk hükümetince Bulgaristan'a 1 milyon dolar ödenerek gerekli izin alındı. Bu olimpiyatlarda Süleymanoğlu 60 kg koparmada sırasıyla 145 kg, 150.5 kg, 152.5 kg, silkmede 175 kg, 188,5 kg, 190 kg, toplamda da 320 kg, 339 kg, 342.5 kg kaldırarak 9 dünya 6 olimpiyat rekoru kırarak muhteşem bir zafer elde etti ve böylece Türkiye olimpiyatlar tarihinde güreş dışında ilk altın madalya kazandıran sporcu oldu.


    1992 Barcelona Olimpiyatları'nda rakiplerine ezici üstünlük sağlayarak altın madalyayı yine ülkemize kazandıran Naim, aynı yıl Uluslararası Halter Basın Komisyonu tarafından “Dünyanın En İyi Sporcusu” seçildi.

    1993 Dünya Şampiyonasında ise 3 altın madalya kazanırken 2 de dünya rekoru kırdı. 1994'te Bulgaristan'da yapılan Avrupa Halter Şampiyonası'nda sadece üç kaldırış yaparak üç dünya rekoru kırdı.

    Atmışaltısı İstanbul'da yapılan Dünya Halter Şampiyonası'nda ilk kez Türk Seyircisi önüne çıktı. Ve bu şampiyonada sakat olmasına rağmen 3 dünya rekoru kırarak üç altın madalya kazandı. Bu da onun dünyanın en güçlü sporcusu ünvanı kazandırdı. 1995 Avrupa halter şampiyonasında sakat olmasına rağmen 1 altın, 2 gümüş kazanarak Türkiye’nin takım halinde birinci olmasında önemli katkı sağladı. Yine Çin'de yapılan dünya şampiyonasında sakat olmasına rağmen 3 altın madalya kazandı.

    1996 Atlanta Olimpiyatları'nda 64 kiloda 4 dünya rekoru kırarak 3. kez olimpiyatlarda madalya kazanarak tarihe geçti.

    Naim Süleymanoğlu, Sidney olimpiyatlarında ise sakatlığı nedeniyle pek bir başarı gösteremedi.

    Süleymanoğlu, Uluslararası Halter Federasyonu'nun 7-9 Aralık 2000'de Atina'da toplanan kongresinde astbaşkanlığa seçildi.


    http://www.main-board.eu/unluler/493...ml#post4498733

     

     

    missx - 27.06.2007 - 12:27







  2. nayim naim suleymanoglu halter avrupa sampiyonu şampiyon resimleri

     

     

    FreddyKrueger - 27.06.2007 - 15:08
  3. $ekLinde HataLarı TemizLeyin Lütfen...

     

     

    FreddyKrueger - 27.06.2007 - 15:09
  4. Naim Süleymanoğlu - Naim Süleymanoğlu Hastaneye Kaldırıldı - Naim Süleymanoğlu Rahatsızlandı - Naim Süleymanoğlu Fenalaştı


    Rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan dünya ve olimpiyat şampiyonu eski milli halterci Naim Süleymanoğlu'nun, önce kalp krizi geçirdiği, ardından da havaleye yakalandığı için hastaneye getirildiği açıklanmıştı.

    Süleymanoğlu'nun ciğerlerinin su topladığı ve bu geceyi yoğun bakımda geçireceği öğrenildi.

    Bu sabah rahatsızlanarak Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'nde getirilen Naim Süleymanoğlu'nu, Halter Federasyonu Başkanı Hasan Akkuş, milli haltercinin kardeşi Muharrem Süleymanoğlu ve bazı yakınları odasında ziyaret etti.

    Ziyaret sonrası hastane çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Federasyon Başkanı Hasan Akkuş, milli haltercinin durumunun iyi olduğunu, şu an için rahatsızlığıyla ilgili tetkitlerin yapıldığını söyledi.

    Başkan Akkuş, Naim Süleymanoğlu'nun kendisine, "İyiyiz, bunu da atlatırız" dediğini ifade ederek, "Kendisiyle görüştüm. Durumu iyiye gidiyor. Akciğerlerinde bir su toplanması olmuş. Ama bunun enfeksiyondan mı kaynaklandığı konusunda doktorların araştırmaları devam ediyor. Naim'in yanındayken kalbiyle ilgili tetkitler yapılıyordu. Ancak şu an için kalbiyle ilgili bir sıkıntısı yok. Doktorlar daha sonra karaciğerine bakacaklar" şeklinde konuştu.

    Milli haltercinin kardeşi Muharrem Süleymanoğlu ise, "Naim, sabah saatlerinde bir kaç kere bayılmış. Doktorlar rahatsızlığıyla ilgili şu an için kesin bir tanı koyamıyorlar. Tetkitler sürüyor" diye konuştu.

    Bu arada Naim Süleymanoğlu'nun bu geceyi yoğun bakımda geçireceği öğrenildi

     

     

    MaRaBoGLu61 - 30.04.2009 - 19:00
  5. ALLAH acil sifalar versin

     

     

    NaZ - 01.05.2009 - 01:52
  6. Naim Süleymanoğlu nun Bulgaristan dan Türkiyeye İltica Ediş Hikayesi


    Biraz casuslar savaşı, biraz bir Başbakan'ın iç dünyası, biraz bir sistemin çöküşü, biraz da bir büyük sporcunun haleti ruhiyesi... Bir yanı eskiyen ama bir yanı hiçbir zaman eskimeyecek bir adamın 'ağır' öyküsü İşte size Naim Süleymanoğlu'nun müthiş hikayesi


    Sistemin seni rahatsız ettiği yıllardan başlayalım.. İsim değiştirmelerden Melborn'da seni ilticaya sürükleyen anlar nasıl gerçekleşti?

    Ben çocukluk dönemimde Filibe'de Bulgarlar arasında okudum. Bir sıkıntım yoktu... Bulgar, Türk veya Çingene; herkes sporcuydu ve birbirine saygı gösterirdi. Ondan sonra 84-85 yıllarında Türkçe konuşma yasağı getirdiler. O zaman bu beni çok rahatsız etti.

    * Ne oldu adın birdenbire?

    Naum Şalamanof oldum. Naum eski bir Bulgar, Şalamanov da bir yahudi ismi. 1985'te Avustralya'ya gittik 15 günlük kamp için. "Avustralyaya gidiyoruz, dönüşte ismini değiştireceğiz" dediler... "Tamam" dedim. Giderken arkadaşlarla yolda konuşuyoruz. "Jirkof mu koyayım, Abacef mi?' diye.. Yani ben hala farkında değilim olayın, daha ismimi değiştirmedim ya... Avustralya'da 5 gün kaldık; orada Türkler soruyorlar, "İsimlerinizi değiştiriyorlarmış, doğru mu?" falan diye. "Senin neden ismini değiştirmediler" dediler. "Değiştirecekler, döndükten sonra" dedim. Gırgırındayım daha işin... "Neden iltica etmiyorsun, neden tepki göstermiyorsun" falan dediler. "Geri dönünce ismimi değiştirsinler de sonra düşünürüm" dedim. Geri döndüm. İsmimi yazmışlar. "Naum Şalamanof olacak adın." dediler. Evime gidip pasaportumu elime aldığımda, başımdan aşağı böyle soğuk bir su aktı, ter bastı beni. Doğmuşsun Naim, olmuşsun Naum...

    * Hakaret gibi hissettin yani...

    Olayla gırgır geçen bir çocukken, birden tiksindim. "En kısa zamanda burdan kaçmalıyım" dedim. Kararımı vermiştim artık.

    * Jivkof rejiminin baskısını hissetmedin mi hiç?

    Ben hissetmedim. Jivkof nasıl yaşıyorsa, biz de öyle yaşıyorduk.

    * Hiç kimseye açılmadın mı?

    Hiçbir kimseye açılamadım. Zaten öyle bir rejim ki annene, babana bile söyleyemezsin... Ondan sonra 85'in Martı'nda ismimi değiştirdiler. Fransa'ya falan gittim ama iltica edemedim; hep koruma altındaydım. İsveç'teki dünya şampiyonasına gittik. Akşam yarıştım, sabah 4'te kaldırdılar beni... Uçakla, direk geri Bulgaristan'a döndük iltica etmeyeyim diye.

    KAÇMAYACAĞIMA İNANDILAR

    * Bir şekilde haberini almışlar yani...

    Bilmiyorum... Türkiye'den birileri geliyor görüşmeye falan diye düşünüyorlar. Sonra yıl 86, bizim yıllık program yapılıyor. Hangi müsabakaya gidersin diye bir kağıt veriyorlar sana, sen de dolduruyorsun. Turnuva bir de... Avrupa var, dünya var. Kazanabilirsen oraya gidiyorsun. Takım halinde... Avrupa şampiyonası Doğu Almanya'da, Dünya şampiyonası Bulgaristan'da. Yani hiç iltica şansım yok. En sonunda baktım Avustralya Melborn'da Dünya Kupası var. Dedim "Naim tamam", yani bir sene daha dayanacaksın ne yapalım. O zaman Avrupa şampiyonu oldum. Doğu Almanya'da Dünya şampiyonası, Sovyetler'de yani... Turnuvaya da davetli olarak çağrılıyorsun. Yani seni, Bulgar hükümeti çağırmıyor. Eğer başarılı olursan, o yıl içinde o kupaya, en başarılıları çağırıyorlar. Beni de birinci sırada çağırdılar. Öyle bir durum ki, Bulgarlar göndermemezlik yapamazlar. Ancak 'sakatlandı' falan derler. Ben de iki defa kupayı kazanmıştım; üçüncü defa kazanmaya gidiyordum. Bir de onun takdiri olduğu için bir şey diyemediler. Güvenmişlerdi, kaçmayacağıma, iltica etmeyeceğime ama mecburen götürdüler bizi oraya...

    Müslüman Türkler başa bela oluyorlar!

    80'li yılların başları! Her şey Bulgaristan Komünist Partisi'nin ve tabii ki Devlet Başkanı Jivkov'un, ülkenin etnik yapısına ve kimliğine dair aldığı acil kararlarla başlamıştı.. Sadece Batı'da değil, sosyalist sistemle yönetilen ülkelerde dahi tartışılır olmuştu uygulamalar.. Başkent Sofya'nın, devlet binalarının kasvetli koridorlarında, bürokrasi çarklarında ve yönetim katlarında o güne dek görülmemiş, hummalı bir faaliyet başlamış ve hızla uygulamaya konmuştu.. Jivkov ve ekibi için gerekçeler de hazırdı.. Ve akılalmaz gerekçelerdi bunlar!.

    Türkler ve müslümanlar o kadar hızla çoğalıyordu ki ileride başabela olacaklardı ve bundan korkmak gerekirdi.. Hatta, işin bir tehlikesi daha vardı, Bulgarlar, gün gelecek ne yazık ki azınlık olacaklardı.. Bir de, Bulgaristan'ın doğusunda yani müslüman Türklerin yaşadığı bölgelerde milliyetçi akımlar almış başını gidiyordu.. Elbette, kökten islami akımlar ya da fundamandalistler de gelişiyordu, bu böyle gidemezdi, Bulgaristan Ortodokstu ve Ortodoks kalacaktı!.. Ülke içinde karışıklık çıkarılıyor ve rejim tehdit ediliyordu? Zaten, tarihte bir hata yapılmıştı ve düzeltilmesi gerekliydi! Öyleyse kaybedilecek bir saniye bile yoktu! Türk isimleri değiştirilmeli, kimlikler acilen yenilenmeliydi! Devlet dairelerinde Türkçe konuşmak yasaklanmalıydı.. Türkçe radyo dinlenmesi engellenmeliydi.. Sünnet törenlerine dahi son verilmeliydi!

    Ve tabii ki tüm bunlara itiraz edenler derhal cezalandırılmalı, hatta "casusluk yapmaya eğilimi var" gerekçesiyle kampa gönderilmeliydi.. Yurdun çeşitli bölgelerinde, Belene'de, kuzey Bulgaristan'da kamplar devreye sokulmalıydı.. Ve bu kamplarda disiplin esas olmalıydı, gerektiğinde sert ve otoriter davranılmalıydı.. Taviz vermeden, gözünün yaşına bakmadan!

    Artık dur durak yoktu...

     

     

    doorcap - 21.02.2010 - 23:30



Benzer Konular

  1. Altınkum Naim Süleymanoğlu İlköğretim Okulu Edremit Balıkesir
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Balıkesir.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 30.03.2012, 11:31
  2. Naim Süleymanoğlu Resimleri
    Konuyu Açan: ZELAL, Forum: Ünlüler.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 09.04.2011, 22:06
  3. Seher Süleymanoğlu
    Konuyu Açan: Dijar Asmen, Forum: Kim Kimdir.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 10.11.2009, 23:23
  4. Hafız Süleymanoğlu
    Konuyu Açan: Nehir, Forum: Kim Kimdir.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 07.06.2009, 23:58
  5. Naim Süleymanoğlu patladı !..
    Konuyu Açan: lazcop, Forum: Spor Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 27.12.2004, 17:56

copyright

Soru Cevap

grafimx