Ergenlikte Arkadaş Ve Akran Grupları

  1. ergenlikte arkadaş - akran grupları - erinlikte arkadaş - ergenin arkadaşları - gençlik döneminde arkadaşlık - gençlerde arkadaş - gençlerde arkadaşlık




    ERGENLİKTE ARKADAŞ ve AKRAN GRUPLARI

    Ergen davranışlarının odaklandığı temel alanlardan biri arkadaş ve akranlarıyla ilişkileridir. Araştırmacılara göre çocuğun varlık merkezi olan aile, değerlerin öğretilmesinde ve kişisel güvenin kazandırılmasında akran grubunun başarısına ulaşamaz. Ergenin arkadaş ilişkileri üç kategoriye ayrılmaktadır. Birincisi geniş kalabalıklar, ikincisi daha küçük yakın klikler, üçüncüsü bireysel dostluklardır. Ergenlik döneminde tek cinsiyetli arkadaş grupları derece derece karşı cinsten grupların etkilerine girerler ve geniş bir ergen kalabalığı oluşur. Ancak daha sonraki aşamada heteroseksüel arkadaş grupları oluşmaya başlar. Böylelikle gevşek örüntülü ergen çiftler grubu oluşur. Bu gruplarda aynı cinslerden oluşan dostluklar da kurulabilir ve çok daha yakın, daha yoğun, açık ilişkiler yaşanabilir. Bu tür dostluklar ergene kendinin ve başkalarının duygularını öğrenmesine katkıda bulunur Ancak bu dönemde yaşanan arkadaşlıklar daha önceden oluşan psikolojik yaraları tedavi edici de olabilir, zararlı da olabilir, genci pişmanlık duyacağı davranışlara da itebilir (Conger ve Galambos 1997).

    Yapılan araştırmalarda ergenin, grup ortamında güç, aidiyet ve güven kazandığını göstermektedir. Tek başına yapamayacağını düşündüğü işleri akranlarıyla birlikte karar vererek ortaklaşa yapmaya çalışır. Ebeveynler bu konuda çocuklarının faaliyetlerini kısıtlamaya çalışır. Ancak bu tür çabalar çoğunlukla başarı değil, başarısızlıkla sonuçlanır. Prestij edinme ve serbestçe hareket ve benzeri davranışlar gruplarda kazanılır. Bu nedenle akran grubunun etkisi ebeveynlerin öğrettikleriyle veya yasaklamalarıyla çelişir. Dolayısı ile akran dünyası çoğu ergen için tutum ve davranışlarının onaylanmasının ve reddedilmesinin kaynağı olur (Horroks 1965: 21).

    Ergenlik döneminde, tavsiyede bulunma, birlikte olma, davranış modeli oluşturma, destek ve geri bildirim sunma, kişisel özellik ve beceri konularında bilgi kaynağı olma bakımından akranlara büyük önem verilir. Öte yandan ergenlerin ebeveynleri ile olan ilişkileri eğitim ve meslek gibi gelecek merkezli alanlarda ve geçiş dönemlerinde önemini korurken, arkadaş ve akranlar gündelik olaylarda, modada, serbest zaman etkinliklerinde daha etkili görünmektedir. Ancak ergenlerin yaşama ilişkin önemli değerleri ebeveynlerinden aldığı, sosyal ilişkilerinde yaşadığı kişisel problemleri konusunda hem ebeveynlerine hem de arkadaşlarına danıştığı belirtilmektedir. Bu bağlamda çok sayıda ergen ailesini değil, akranlarının birlikteliğini tercih ettiğini ifade etmiştir. Ebeveynlere oranla arkadaşlarının baskıcı olmasını eleştirmesi, olaylardan dersler çıkarması daha az olası görünmektedir. Gençler arkadaşlarının birbirlerine sosyal statü kazandırma ve ilgilerini paylaşma konusunda daha isteklidir. Ayrıca akran ilişkileri yetişkin-çocuk ilişkilerine göre daha eşitlikçi ve esnektir, daha anlayışlı ve güven vericidir. Ebeveynler ergenlik döneminde çocuklarının arkadaş seçimi ile çoğu zaman ilgilenirler. Bunun nedeni olarak hayatla yeni tanışan, deneyimsiz bir gencin karşılaşacağı problemlerin neler olabileceği endişesini taşımaları gösterilebilir. Çünkü ergen-gençler benzeri ilgi, özellik ve davranışlar temelinde arkadaşlarını seçerler ve genellikle ergenlikte arkadaş ve akranlara ev dışındaki ortamlarda karşılaşılır. Dolayısı ile ebeveynler çocuklarının bazı arkadaşlarını tanımayabilirler. Böylelikle, gencin arkadaş seçimi büyük önem kazanır. Nitekim madde bağımlılığı, vücuda zarar verme gibi sapmış davranışlar akran etkisinden çok arkadaş seçimine dayanmaktadır (Coleman ve Hendry 1999: 147-148).

    Akran grubunun işlevini bilemeyen ebeveynler ve yetişkinler çoğunlukla akran grubunu atipik ya da istenmedik bir oluşum olarak görebilirler. Dolayısı ile akran grubu bazı yetişkinlerin kriterlerine uygun olmayabilir. Ergenlik dönemlerinde akranların etkisi genelde olumlu ve yapıcı olsa da, akran baskısı, yetişkinler tarafından anti-sosyal davranışların nedeni olarak görülür. Ancak erken ergenlik döneminde çoğu ebeveynler grubun baskılarını onaylamaktadır. Böyle davranan ebeveynler gencin cinsel davranışa ilişkin bilgiler edinmesini, sigara içmesini, alkol kullanmasını asi gençlik davranışları olarak değil, bunların yetişkin değer ve normlarına uyma çabası olduğunu kabul ederler (Coleman ve Hendry 1999: 143, Horroks 1965: 24). Ancak bu noktada genç ebeveyni tarafından anlaşılmadığını düşünürse ve çatışma yaşanırsa genellikle seçimini arkadaş grubu lehine kullanır. Diğer taraftan genel olarak ebeveyn ve akran etkileri birbirini tamamlar ve ergenleri gelecek yaşantılarındaki olgun ilişkilere hazırlar. Çocukluktaki aile ilişkileri ergenlikteki akran ilişkileri için güçlü duygusal bir temel oluşturur. Genellikle akranlar, ebeveynlerinden öğrendikleri davranış ve değerlerde birbirlerine model olur ve bunları pekiştirir. Dubin ve arkadaşlarının yapmış olduğu bir araştırmada ebeveynlerini otoriter olarak karakterize eden gençlerin, gerek yetişkin gerekse akranlarca desteklenen normları ödüllendiren akran grubuna yöneldiği bulunmuştur. Ebeveynlerini ilgisiz olarak karakterize eden kızlar yetişkin değerlerini onaylamayan akran gruplarına eğilim göstermektedir. Ebeveynlerinin hoş görülü olduğunu belirten erkekler eğlence kültürü oryantasyonuna sahip topluluklara girdikleri tespit edilmiştir (Coleman ve Hendry 1999: 148). Böylelikle ebeveynin çocuk bakım tarzı ile (Kullandığı otorite tipi, etiketleme vb.) gencin arkadaş seçimi ve arkadaşlık kurabilmesi arasında korelatif ilişkiler saptanmıştır (Bkz. hipotez 1). Akran grubu ergene kişinin kendisini test etmesini, denemesini ve başkalarıyla başa çıkmasını öğretir, kendini kanıtlama zemini olarak işlev görür ve sosyal hareketlerini başlatma fırsatı da sunar. Bu şekilde ergen ileriki yaşamında sosyal uyum ve katılıma daha emin ve daha kolay bir biçimde yaklaşır. Böylelikle akran grubu gencin sosyal öğrenme deneyimlerini artırır. Bu deneyimin yaşanmaması pek çok sosyal probleminde kaynağını oluşturur. (Bkz. hipotez 3, 4 ve17) Troyn, akran grubuna ilişkin yapmış olduğu çalışmasında ergenlerin toplumda kültürün sosyal süreçlerini yaparak öğrendiği sonucuna ulaşır. Ergenler eylemde bulunarak cinsiyet rollerini öğrenmeyi, birlikte yaşamı paylaşmayı, rekabeti, ortaklığı, sosyal becerileri, değerleri ve amaçları öğrendiklerinden söz eder (Horroks 1965: 21).

    Akran grubu tarafından ergenin kabul edilmesi ve akranlarının kendisi hakkında iyi düşünceler taşıması, onun için her şeyden önemlidir. Çoğu yetişkine oranla ergen akranlarının görüşleriyle ve grup uygulamalarıyla yönetilmeye, davranışlarını inançlarını ve değerlerini düzeltmeye ve düzenlemeye hazırdır. Küçük şeyler yetişkinlere oranla ergenlerde daha fazla anlam ifade eder. Dolayısı ile akran grubu, ergen için güven yaratır ve birincil deneyim kaynağıdır. Akran grubu ergene neyi yapıp neyi yapmayacağını, neyi kabul edip, neyi kabul etmeyeceğini öğretir. Ergen akran grubuna kabul edilir ise gencin en rahat ettiği yer olur. Grubun konumu gencin konumu haline gelirken, grubun jargonu gencin jargonu olur. Bu şekilde genç grupta statü kazanır. Ayrıca genç ebeveynlerin otorite ve kontrolünden uzak olmak için özgürleşmek adına yaptığı mücadelesine burada destek bulur. Böylece akran grubu, gence dünyasını anlama ve yorumlama fırsatı verir, kendini ve evreni anlamlandırmasına yardımcı olur. Artık arkadaşlarım benim hayatımdır demeye başlar (Horroks 1965: 22). Bu bağlamda akran gruplarıyla uyum gösteremeyen ya da onlarla yeterince vakit geçiremeyen gençlerin yaşadıkları sosyal izolasyon süreci sonunda sapmış davranış gösterme, depresyona girme ve hatta intihar düşüncesi taşıma risklerinin diğer gençlere göre artış kaydettiği görülmektedir (Bkz. hipotez 3, 4, 5, 6).

    Tüm ergenlerin akran grubuna eşit oranda duyarlı oldukları ifade edilemeyeceği gibi tek tip olduklarından da söz edilemez. Ergenlerin çoğu, akran grubu merkezli olmamakla birlikte, ancak belli koşullar altında farklı dönemlerde belli akran etkilerine karşı bir ölçüde duyarlıdır. Tüm ergenler akran grubunu kendini göstermek ve deneyim edinmek için en başarılı ve en uygun araç olarak görmeyebilir. Bu bağlamda akran grupları formal, informal, sayısal olarak büyük, küçük şeklinde sınıflandırılmakta ve bu gruplar klik, çete vb. gibi terimlerle tanımlanmaktadır. Bazı akran gruplarının baskıcı olduğu, grubun norm ve değerlerinden sapmaya izin vermeyen, katı davranış kuralları geliştiren, sadakat ve uyum isteyen bir yapı sergiledikleri gözlenmektedir (Coleman ve Hendry 1999: 144, Horroks 1965: 23). Bu açıdan gencin kolay arkadaşlık kurabilmesi ve içine girdiği arkadaş gruplarının türü büyük önem arzeder (Bkz. Hipotez 9). Arkadaş ve akran kültürüne -norm ve değerlerine- uyum motivasyonu, erken ergenlik döneminde artar, orta ve geç ergenlik dönemine doğru ise düşer. Ancak bu uyum ihtiyacı cinsiyete*, sosyo-ekonomik statüye, ebeveyn ile olan ilişkiye ve kişilik faktörlerine göre farklılık göstermekle birlikte, bu durumun gencin romantik ilgilerinin artmasından ileri geldiği belirtilir. Bu ilgiler nedeniyle genç, grup dışına yönelir. Ergenin yaşı ilerledikçe kimliğini, sosyal rolünü ve sosyal statüsünü açığa çıkarır ve akranlarının kabulüne ve desteğine daha az bağımlı hale gelir (*Bkz. hipotez 7) (Conger ve Galambos 1997, Coleman ve Hendry 1999: 144). Dunphy’e göre arkadaş grubunu en temel işlevi iki cins arasındaki ilişkiyi kolaylaştırmaktır. Bu şekilde heteroseksüel davranışlar öğrenilir ve uygulanır. (Coleman ve Hendry 1999: 149). Bu konuda karşı cinsle arkadaşlık kuramayan ergenin sapmış davranış gösterme olasılığı yükselir. (Bkz. hipotezler; 11-16) Nitekim yapılan bir araştırmada intihar eğilimli gençlerin çoğu ya kız ya da erkek arkadaşından ayrılması nedeniyle intihar girişiminde bulunduğunu belirtmiştir (Chiles 1986: 52).

    Akran gruplarının bir başka boyutu da boş zamanları değerlendirme yönüdür. Bu bilgilerin ışığında çalışmamız Türkiye’de gençlerin arkadaş-akran grubu ve flörtleriyle yaşadıkları ilişkilerin onların depresyon belirtileri göstermesindeki ve intihar da dahil sapmış davranışlar içine girmelerindeki rolünü ortaya koymayı amaçlamaktadır ve hipotezlerimiz bu çerçevede oluşturulmuştur.


     

     

    Nerissa-Su - 09.10.2012 - 16:39



Benzer Konular

  1. Akran Baskısı
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Sağlamliq.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 29.09.2011, 17:26
  2. Kan Grupları - Kan Grupları Hakkında Bilgi
    Konuyu Açan: Sarsın, Forum: Sağlık Genel.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 29.07.2011, 13:19
  3. Akran Baskısı
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Ruh Sağlığı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01.04.2011, 11:06
  4. Akran İstismarı
    Konuyu Açan: MiSS-FENER, Forum: Çocuk Sağlığı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 10.02.2011, 02:13
  5. Acıyla Akran
    Konuyu Açan: Şayeste, Forum: Derin Duygular.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 21.08.2010, 00:42

copyright

Soru Cevap