Namaz İle İlgili Sorular Cevaplar

  1. NAMAZ İLE İLGİLİ SORULAR VE CEVAPLAR


    1. Soru : Namaz Kimlere Farzdır ?



    Namaz önce Müslüman olana farzdır.Yani Müslüman namazdan mükelleftir. İkinci olarak; buluğ çağına girene farzdır. Bayanlarda kan görmek, erkeklerde ihtilam olmak veya 15 yaşına girmiş olmak gerekir. Üçüncü olarak akıllı olanlara farzdır.

    Çocuklar için o daha çocuk aman uyusun, aman oynasın denilerek dünya merhameti gösterilmez. Bu merhamet değil, merhametsizliktir. Küçüktü kıyamadım, büyüdü hakkından gelemedim oluyor.

    İnsan aile fertlerinden sorumludur.

    Kuranda; ‘Ailene namazı emret, aile fertlerini cehennem ateşinden koru emirleri vardır.’

    Hz. Peygamber de ‘ çocuklarınıza yedi yaşına geldiklerinde namaz kılmalarını emredin, on

    Yaşına girince kılmayacak olurlarsa dövün ve yataklarını ayırın’ (Ebu Davut, Salat: 26 ) buyurmuştur.



    2. Soru: Namazda Namaz Kılanın Önünden Geçilmesi, Namazını Bozar mı?



    Bozmaz, ama huzuru bozar. Geçen için günahtır.

    Evlerde küçük çocuklara mani olmak mümkün değildir.

    Peygamberimiz; “ Sizden biri namaz kılanın önünden geçmekte nasıl bir günah olduğunu bilseydi, o adımı atmaktansa yüzyıl yerinde kalmak onun için daha hayırlı olurdu”. ( K. Sitte 17/ s:18 ) diyor.

    Namazda kılanın önüne bir engel konulmalıdır. Çünkü bazı hallerde namaz bozulabilirde. ( Bak. K. Sitte 8/s. 171)

    Namaz kılanın önünden geçmek ciddi bir konu, Hz. Peygamber, namaz kılana müdahale etme yetkisi vermiştir. *

    Sütre, ince bir şey olabileceği gibi yarım metre yüksek bir şey de olabilir. Camide sütre koymak mümkün değildir. Bu bakımdan erken çıkacak olanlar, arka saflara durmalı. Sonradan sonradan namaza duranlar da önünden geçilmeyecek şekilde tedbir almalıdır.

    Hasan ile Hüseyin, Peygamberimizin namaz kılarken üstüne de çıkmış, önünden de geçmiştir. Çocukların bu hali namazı bozmaz.



    3. Soru: Sünnet ile Farz Arasında Konuşmak Namazı Bozar mı?



    Farz ile sünnet arasında aslında dünya kelamı konuşulmaz. Eğer bir mazeret varsa, durum önemli ise konuşulur. Çünkü namaz içinde değildir. Dolayısıyla namazı bozmaz. Ancak namazın sevabı az olur.







    4. Soru: Nerelerde Namaz Kılınmaz?



    Hz. Ömer (ra) der ki: ‘Hz. Peygamber (s.a.) yedi yerde namaz kılınmasını yasaklamış.

    1- Çöplüklerde,

    2- Hayvan kesilen yerlerde,

    3- Kabristanda (türbelerde, caminin bir bölümü kabir ise kabir bölümünde kılınmaz)

    4- Yol kenarlarında,

    5- Hamamda,

    6- Deve ağıllarında,

    7- Beytullah’ın üzerinde,

    8- Kilise, havra camiye çevrilirse, orada namaz kılınır.

    9- Bir de başkasına ait mülkte izinsiz namaz kılınmaz.

    10- Gasp edilen yerlerde namaz kılınmaz. Hile ile alınan yerlerde, mirasçıların hakkının verilmediği evde namaz tam olmaz.

    Aslında Müslümanlar için yeryüzü mescittir. Fakat namaz maddi ve manevi temizlik ister.



    5. Soru: Yatsı Namazı ile Vitir Namazı Arasında Namaz Kılınır mı?



    Vitir kapanış namazıdır. Önce ve sonra namaz kılınmaz’ deniyormuş.

    Aslında vitir namazı yatsı namazından hemen sonra kılınmaz. Ama kalkamama endişesiyle ümmetine güçlük olmasın diye Peygamber (AS) yatsıdan sonra hemen kılmıştır.

    Ramazan’da teravihten sonra kılınır. Vitir’in önünde sonunda kaza namazı kılınabilir. Gece namazı, nafile namaz ve teheccüt namazı kılınabilir.



    6. Soru: Süre bitmeden Rükûya Varılır mı?



    Sûre bitmeden rükuya varılmaz. Sürenin bitiminde ‘Allahü Ekber’ denilerek rükuya hareket edilir.

    Rükuda üç defa ‘Sübhane rabbiyel azim’ dedikten sonra doğrulmaya başlanır.

    Peygamber (AS): ‘Rükuda ve secdede ayet okumaktan men edildim’ buyuruyor. Buna göre Fatiha’nın ve surenin bir kısmı rükuda okunmayacaktır.



    7. Soru: Allah Kimin Namazını Kabul etmez?



    Peygamber (s.a.): ‘ Allah üç kişinin namazını kabul etmez:

    1- Kendisini sevmeyenlere imam olanın,

    2- Vaktin dışında namaz kılanın,

    3- Azad ettiğini tekrar köle edinenin’ buyurmuştur. (İ. Canan, Hadis Ans: 8/279)

    4- Kocası haklı olarak dargın geceleyen kadının,

    5- Allah’tan başkası için namaz kılanın,

    6- Haram yiyenin, hak yiyenin namazını Allah kabul etmez.



    8. Soru: Namazı Düşüren Özürler Nelerdir?



    Namazı düşüren özürler şunlardır:

    1- Adetli ve nifaslı olmak,

    2- Akıl hastası olmak,

    3- Bayılma ve koma hali, (beş vakiti geçerse namaz düşer) bunlar sonra kaza da etmezler.

    4- İslama yeni girenin önceki namazları,

    5- Kendini bilmez bir ihtiyarın ve hastanın namazı düşer. Kendini bilen ihtiyar göz ucuyla da olsa kılacaktır.

    Sarhoşluk mazeret olmaz, kalbim temiz iddiası, bizim namazımız kılındı diyenden namaz düşmez.



    9. Soru: Namazda Kıyafet Nasıl Olmalıdır ?



    İslamda temizlik esastır. Elbise temiz olacaktır.

    Erkek kısa kollu ise öyle namaz kılar, kollarını sıvar da kılarsa mekruh olur.

    Elbisede boya, harç gibi şeyler olabilir. Ama necis sayılan şeyler olursa o elbise ile namaz kılınmaz.

    Namaz Allah’ın huzuruna çıkmak olduğundan düzgün ve temiz kıyafetle çıkılmalıdır.

    Pijama ve eşofmanla eğer temiz iseler namaz olur.

    Kadın elleri, yüzü hariç bütün vücudu örtülü olarak namaz kılar. Dar, ince elbiseyle, içini gösteren örtüyle evinde de olsa namaz kılamaz.

    Kadın ayakları görünüyorsa çorapsız namaz kılamaz.

    Takkesiz namaz erkeğe mekruhtur.

    Resimli elbiseyle namaz kılınmaz.



    10. Soru: Seferilik Nedir?



    90 Km.den fazla yere giden, orada on beş günden az kalacaksa seferi olur.

    İnsan kendi evinde, eşinin evinde, ana babanın evinde, yazlığında seferi olmaz.

    90 Km.den fazla da olsa her gün gidilip gelinen yerde, seferilik olmaz. Yolda geçen süre içinde seferilik olur.

    Seferilikte 4 rekat olan farzlar iki rekat kılınır. Sünnet terk edilmez.

    Şehirlerarası şoför veya görev yapan evine dönünceye kadar seferi sayılır.

    Seferi olan bayram, Cuma namazından mesul değildir. Kurban üzerine vacip değildir.

    Namazlar tam kılınırsa son iki rekatı nafile olur.

    Mekke’nin fethinde Peygamber (AS): ‘biz seferiyiz’ demiştir. (H. Döndüren, İslam ilmihali:386)



    11. Soru: Başı Açık Namaz Kılınır mı?

    Erkeğin başı avret değildir. Takkesiz namaz kılana ‘namazın olmadı’ denemez. Belki bir sünneti ihmal etmiş olur. Bunun için sevabı az olur.

    Başı açık namaz kılmak erkeğe mekruhtur.


    Başa giyilen takke veya sarık alnı örtüp yere değmesine mani olmamalıdır.

    Takke Yahudi takkesi gibi küçük olmamalıdır.


    Bir husus da takke üzerinde başka bir inancın sembolünü taşımamalıdır.



    12. Soru: Namazdan Sonra Tesbih Çekmek Bidat mıdır?



    Namazdan sonra çekilen tesbih başka dinlerden geçmemiş ve Peygamber (AS) dan sonra da icat edilmemiştir.

    Peygamber(AS) her namazdan sonra ‘Sübhanelleh, Elhamdülillah, Allahüekber’ denmesini tavsiye etmiştir. ( Müslim Mescit: 146)

    Peygamber (AS) parmakları ile çekmiş, sahabe, zeytin, hurma çekirdeklerini dizerek tesbih yapmışlardır.

    Namazdan sonra tesbih çekmek sünnettir.


    Namazı bir alışkanlık olarak kılan veya üşene üşene kılan tesbihi ihmal eder.

    Bir hadiste: ‘Size tesbih, tehlil, tekbir çekmenizi tavsiye ederim. Bunları parmaklarla sayın. Zira parmaklar nerelerde kullanıldıklarından sorulacaklardır ve konuşacaklardır. ( İ. Canan, Hadis Ans: 16/ 115 ) buyrulmuştur.

    Vasiyet durumunda olan bir hadislerinde de Peygamber(s.a.) şöyle demiştir:

    Namazlardan sonra dua ve tesbihleri sakın terk etmeyin. 33 defa Sübhanellah, 33 defa Elhamdülillah, 33 defa Allahüekber deyin’. ( M.Kapcı, Peygamberin vasiyetleri: 53)

    Birgün fakir Müslümanlar hep zenginlerin sevap kazandığını dile getirince Peygamberimiz: ‘ Bende size bir sır vereyim, sizde çok sevap kazanın’ demiş ve namazlardan sonra 33’er defa Sübhanellah, Elhamdülillah ve Allahüekber deyin’ diye eklemiştir.



    13. Soru: Namaz Nasıl Kılınmalıdır?



    Namaz yatıp kalkmakla olmaz. Peygamber (s.a.) nasıl namaz kıldı ve nasıl tarif ettiyse öyle kılınmalıdır. Allah’ın huzurunda Allah’ı görüyormuş gibi, veda namazıymış gibi kılınmalıdır.

    Hangi vaktin namazını kıldığını, ne kadar kıldığını, ne okuduğunu, kimin için, niçin namaz kıldığını bilerek namaz kılınmalıdır.

    Önem verilmeden kılınan namazların eski bir bohça gibi dürülerek kılana ‘ al bunlar senin namazların’ denilerek suratına çarpılacağını Peygamber (AS) haber vermiştir.

    Namaz kılarken Allah’ı, ahireti, ölümü, kabri, mahşeri, cenneti, cehennemi, sıratı düşünerek veya surelerin manasını düşünerek, vesvesesiz namaz kılınmasını sağlayacaktır.



    14. Soru: Kerahet Vakitleri Hangileridir?



    Üç vakit vardır ki hiçbir namaz kılınmaz: Güneş doğarken, batarken ve tam ortada iken.

    Sabah namazı vakti, sabah namazının sünneti ve farzından başka namaz kılınmaz. (Ramuz: 310/5+481/1+ D.İs.İlm: 209)

    İkindi ile akşam arası nafile kılınmaz.

    Mekruhluk ve yasak sadece namaz içindir, diğer ibadetler yapılır.



    15. Soru: Vesveseye Düşen Ne Yapmalıdır?

    Şeytan, abdestte namazda çok vesvese verir.


    Peygamber(sa) ‘vesvese şeytandandır’ buyurur.Onun için vesveseye itibar edilmemelidir.

    Namazdaki vesvese anında galip zanna göre hareket edilir.

    Vesveseye çare olarak namazdan başka bir şeyle meşgul olunmamalıdır. Allah’ın huzurunda olunduğu unutulmamalıdır. Allah, ölüm, ahiret, kabir düşünülmeli, surelerin anlamı düşünülmelidir.

    Kuran’da ‘kuşkulananlardan olma’ (Bakara:147)

    ‘Şüphelenenlerden olma’ (Ali imran:60) buyurulur.

    Peygamber(s.a.) ‘namazda ölümü hatırla. Namazda ölüm hatırlanırsa, namaz Allah’ı görüyormuş gibi kılınmaya çalışılır. Namazı son namazınmış gibi kıl’ buyurur. (Ramuz el Hadis: 67/3)



    16. Soru: Telefon Çalınca Namaz Bozulabilir mi?



    Olur olmaz şeyler yüzünden namaz bozulmaz. Hele kimden geldiği bilinmeyen telefon için namazı bozmak uygun olmaz. Ama önemli bir telefon bekleniyorsa, acil bir durum varsa, namaz bozulur telefona bakılır.

    Anne baba çağırıyorsa, çocuğa bir şey olduysa, yangın varsa, böyle acil durumlarda namaz bozulur, gereken yapıldıktan sonra tekrar başlanır.

    Namazdan çıkmak içinde hemen selam verilir çıkılır.

    Telefon çalınca, telefona kafa yorulmaz. Kimdi, ne vardı diye düşünülmez. Çünkü Allah’ın huzurundadır.

    Sık sık çalan telefonlar, meşgul bırakılabilir.
    Cafer-i Sadık (r.a.) ın ahırdan atını çalmışlar. Bunu gören çocuklar bağırmışlar: ‘‘atını çalıyorlar’’ diye. Cafer-i Sadık hemen çıkmaz bir müddet sonra çıkar. ‘ Duymadın mı ? Sana seslendik’ demişler.Şöyle cevap vermiş:

    “Namaz kılıyordum, aldığım tat atımın kaybından daha büyüktü, namazımı bunun için bozmadım”.

    Bir husus da telefon çok çaldırılmaz. 3 defa çaldırılması yeterlidir. Telefonda ‘efendim’ denmemelidir. Çünkü efendiliğe layık olan vardır, olmayan vardır.



    17. Soru: Namazda Sure Ayrımı Yapılır mı?



    Namazda sureler sıra ile okunur. Tek sure atlanmaz. Uzun sure daha önce okunur.

    Namazda sure ve ayet okunurken manasına göre okunmaz. İlmihallerde şöyle bir örnek var. Allah’a imanı red eden birine karşı İhlas suresi okuyanın namazı bozulur.

    Kuran’dan kolay olan, hatasız bilinen sure okunur. Şu ayet şu sure okunmaz diye bir ayrım yapılmamıştır.

    Nafile namaz kılarken fatihadan sonra birinci rekatta kafirun, ikinci rekatta ihlas veya Felak, Nas sureleri okunması tavsiye edilmiştir.

    Şu azap ayeti şu sure şunu lanetliyor namazda okunmaz denilemez. Çünkü namazda sure ve ayet manasına göre okunmaz.

    Sure ve ayetler arasında ayrım yapılmaz.


    18. Soru: Gözden Akan yaş Namazı Bozar mı?



    Namazdayken hastalıktan veya esnemekten gelen gözyaşı namazı bozmaz.

    Allah sevgisi, Allah korkusundan dolayı ağlamak namazı bozmaz. Peygamber (AS) secde ettiği yeri ıslatacak kadar ağlamıştır.

    Dünya üzüntüsünden dolayı ağlanırsa namazı bozar.

    Namazda süt akıntısı, ter, gözyaşı, burun akıntısı abdesti de, namazı da bozmaz.



    19. Soru: Sehv Secdesi Niçin Yapılır?



    Namazı ne kadar kıldığını bilmeyen kimse yanılma secdesi ile durumu düzeltemez. Çünkü rekatlar farzdır. Onun için rekatların tam olması lazımdır.

    Namazın farzlarından biri terk edilirse, yine namaz bozulur, secde yapmak, durumu kurtarmaz.

    Sünnet terk edilirse secdeye gerek yoktur.
    İmama uyan, kendi hatasından dolayı cemaatten ayrılıp secde yapamaz. İmama uymuştur.

    Ne zaman secde yapılır? Farzın öne alınması, sonraya bırakılması ve vacibin terki halinde yanlışlık, secde ile düzeltilir, namaz tamamlanmış olur. Buna sehv secdesi (unutma secdesi) denir.

    Son oturuşta yanılma secdesi yapılacaksa, Hanefilere göre ettehıyyatü okuyacak kadar farzdır. Diğer üç mezhebe göre salli, barik’i de okumak, okuyacak kadar oturmak farzdır.

    Sehv secdesi yapacak olanın ettehıyyatü, salli, barik dualarını okuduktan sonra selam verip secdeye varması uygundur. Sadece sağına selam verse de olur.

    Cemaatle namaz kılınıyorsa sadece sağa selam verilir, secdeye varılır. Namaz bitti diye namazdan çıkanlar olmasın diye tek tarafa selam verilir.



    20. Soru: Seccadedeki Şekiller Namaza Mani midir?



    Seccade üzerinde Kabe, mescid-i nebevi, cami gibi resimler namaza mani değildir. Ayrıca mahsuru da yoktur. Çünkü seccade, yer sergisi gibi ayaklar altına serilmiyor. Hakaret maksadıyla serilip üzerine .çıkılmıyor.

    Mü’minin miracı olan namaz maksadıyla Allah’ın huzuruna çıkılıyor, namaz bitince de dürülüp kaldırılıyor. Dürerken de ayak basılan yerle secde edilen yer üst üste getirilmiyor.

    Seccadede tabiat resmi; ağaç, dağ, nehir gibi manzaralar da namaza mani değildir.

    Seccadede insan, hayvan resmi veya kötü, islama, ahlaka uymayan bir görüntü olursa namaza manidir.

    Seccade çok süslü olup insan zihnini meşgul etmemelidir. Seccade, sade olursa daha uygun olur.

    Üzerimizdeki paradaki, kimliklerdeki resimler, cüzdandaki resimler de namaza mani değildir. Çünkü kapalıdır. Eğer resim odada varsa kaldırılır, kaldırılamazsa üzeri örtülür. Değilse resimsiz odada kılınır.



    21. Soru: İşyerinde Namaz Kılınır mı?



    Bir tarlada, bahçede, özel mülkte namaz kılabilmek için, özel bir sudan abdest alabilmek için sahibinden izin alınır.

    İşyerinde de abdest alıp namaz kılabilmek için iş sahibinden izin alınır.

    İş sahibi, ibadet etme imkanını sağlamakla sorumludur.

    Farz, vacip ibadetlere yasak konamaz. Namaz kıldırmamak, oruç tutturmamak, Cuma’ya salmamak yüce Allah’a isyana ve din düşmanlığına girer.

    Fıkıhta bir kural vardır. ‘Allah’a isyan edene itaat edilmez’ diye. Eğer ibadete müsaade edilmiyorsa başka bir iş arayışı içinde olunur. İhtiyaç varsa, iş buluncaya kadar çalışılır. Kılınamayan namazlar kaza edilir.

    Çalışan da işi aksatmaz, aldığını hak eder. Çabuk kılar, hemen işine döner veya ibadet için çalışmadığı zamanı telafi eder.



    22. Soru: Cuma Namazı ile İlgili Kısa Bilgi Verir misiniz ?



    Cuma, bayram namazlarından kadın sorumlu değildir.

    Cuma’nın şartları şunlardır:

    1- Erkek olmak,

    2- Hür olmak,

    3- Misafir, yolcu olmamak,

    4- Hasta, ihtiyar olmamak.

    Cuma’yla ilgili Kur’an’da sure vardır. Özürsüz üç Cuma’yı terk edenin kalbinin mühürlendiği bildirilmiştir.

    Cuma saati erkeğe alışveriş, iş haramdır.Ezan okununca iş, güç, alışveriş bırakılacaktır. Camiye gitmekle mükellef olmayan çocuk, özürlü ve kadın iş yapabilir.

    Cuma mü’minin bayramıdır. Temizlik esastır.
    Cuma darül harpte bile olsa üç kişi bir araya gelince mezhebimize göre kılınır. ‘Devlet başkanı kıldırmıyor veya darül harpteyiz’ diyerek başkalarının Cuma kılmasına mani olmak, sevap olan bir iş değil, büyük vebali olan iştir.

    Cuma namazı, 4 sünnet+2 farz+4 sünnet = 10 rekattır. Cuma’nın kabul olmaması halinde, zuhruahir ve 2 rekat vakit sünneti kılınır. Farzı kılıp kaçmamak lazım. Hz. Peygamber ‘‘Sizden biri Cuma’yı kıldı mı 4 rekat daha kılsın’’(K.Sitte 8/S:449)

    Zuhruahir kılmak, tedbirdir, takvadır. Eğer Cumamızdan emin isek, yine zuhruahiri kılmakta fayda var, kaza borcu ödemiş olunur. Son iki rekatı da son kazaya kalmış Sabah namazı olarak niyetlenebilinir.

    Kerahat vaktinde ve hutbe okunurken namaz kılınmaz. Mescid namazı kılanlar, saatin kaç olduğuna dikkat etmelidir.

    Erken çıkanlar namaz kılanların önünden geçmemelidir. Bunun için arka saflarda namaz kılarlarsa daha uygun olur.

    Camid e uyumak, konuşmak, herhangi bir yolla rahatsızlık vermemek gerekir.

    Cuma’ya gidemeyen özür sahibi, o günün öğle namazını kılar.

    Eğer iş sahibi Cuma’ya salmazsa, çalışanın, işi bırakıp Cuma’ya gitmesi caiz değildir. Bu durumda izin isteyecektir, vermezse münasib bir dille meseleyi anlatacaktır. Değilse uygun bir iş arayacaktır. İş bulamazsa, çalışmaya da mecbur ise uygun iş buluncaya, Allah’ın kendisine çıkar bir yol gösterinceye kadar orada çalışır. Cuma’nın yerine de öğle namazı kılar.

    Cuma günleri bacılarımızla bir araya gelip kur’an okumalı, dua etmeli, zikretmeli yani Cuma’yı değerlendirmelidir. Analık, kadınlık gibi kutsal görevlerin aksamaması için Cuma’nın kendilerine farz kılınmadığı için bir eksiklik hissetmemelidirler.

    Bacılarımız, Cuma’yı bayram bilir, temizlik yapar, yakınlarını hazırlayıp camiye gönderir, kendi de Cuma’ya saygılı olur, cumalaşırsa Cuma sevabı olacaktır.



    23. Soru: Cuma Namazı Kaç Rekattır?



    Bazıları Cuma namazı 2 rekattır diyor, izah etmiyor, kafa karıştırıyor.

    Cuma namazının farzı iki rekattır. Ama önce 4 rekat sünnet, sonra da 4 rekat son sünnet vardır. Hz. Peygamber, sahabe, tabiin ve bugüne kadar hep böyle kılınmıştır.

    Mezhepsiz ve sünnetsiz bazı kimseler peygamberlere ve mezheplere itibar etmediği için Cuma 2 rekattır deyiveriyor.

    Peki 10 rekat kılan Cuma namazını kılmış olur mu? Olur, ama Hz. Peygamber ve sahabe devrini değilde günümüzü ve insanımızın durumunu düşünerek hareket edersek, mezhep imamlarının görüşüne de itibar edersek, isabet etmiş oluruz.

    İslam’ın yayılması ile bazı haller değişmiş, mezhep imamlarımızda açıklık getirmiştir.

    Bugün 10 rekat Cuma kılan çıkıp gitmezse daha iyi olur, konmuş tedbirlere uyarsa kendi lehinedir.

    Diyelim ki; altta üstte, yolda, bahçede sıkış tepiş kılınan Cuma eksik oldu. O zaman son kazaya kalmış öğlen namazı kılınacak olursa, Cuma yerine öğlen namazı kılmış oluruz. Cuma kabul olduysa, bir öğle namazı borcu ödemiş oluruz. Son iki rekatı da kazaya kalmış sabah namazı olarak niyetleniriz.

    Bu konuda hiç münakaşaya gerek yok.

    Bundan iki üç ay önce bir camide cereyan kesiliverdi, hoca yattı, cemaat kalktı, cemaat yattı, hoca kalktı.Ne oldu şimdi? Bana sordular. Zuhru ahir kıldınız mı? Evet diyenler oldu, hayır diyenler oldu.

    Bir kardeşimizde cemaat kalabalıktı, yolun öbür tarafında bir binada Cuma kılmış, oldu mu? diye sordu.

    Bizden önce bazı şeyler boşuna düşünülmemiş, boşuna tedbir alınmamıştır. Bazı konuları tartışmakta yarar yoktur. Bize de sorumluluk getirir.

    Bazı konuların ısıtılıp ısıtılıp temcit pilavı gibi gündeme getirilmesi yanlışlıklara yol açar.

    Bir husus da Cuma namazı cemaatle kılınır, evde kılınmaz.



    24. Soru: Kadın Camiye Gidebilir mi?



    Fıkıh kitaplarında ‘‘herhangi bir fitne yoksa kadın gündüz camiye gidebilir. Gece ise yanında mahremi olmadan camiye gidemez’’ denilmektedir.

    Kadın camiye uygun elbise ile gidebilir. Koku sürünemez.

    Peygamberimiz (AS) kadına görevleri açısından mescidinin evi olmasını tavsiye etmiştir.

    Erkek camiye giderse 27 derece fazla sevap, kadın evinde namaz kılarsa 27 derece fazla sevap alacağı bildirilmiştir.

    Kur’an da Nur suresinde kadınlar için ‘‘Evlerinizde oturun’’ buyrulmuştur. Peygamber (s.a.)da; ‘‘ kadınların namazgahı evleridir’’ buyurur.

    Kadının işi, çocukların bakımı, eğitimi ve kadının asli vazifesine göre yeri evidir.







    25. Soru: Kadın – Erkek Aynı Hizada Namaz Olur mu?



    Kadının öne geçip erkeklere namaz kıldırması haramdır. Hepsinin namazı bozulur.

    Kadının kadınlara imamlığı mekruhtur. Nafile namaz kılarken mesela; tesbih namazı için biraz öne çıkar veya safta kalır. O dışından okur, diğerleri tekrar eder.

    Kadınla erkeğin yakınlığı ne olursa olsun aynı hizada namaz kılamazlar. İkisinin de namazı bozulur. Kadının geride kılması gerekir.

    Kadın-erkek birbirine yabancı ise arada mutlaka bir perde bulunması lazımdır.

    İmam olan erkeğin eşi, anası, kızı gibi yakını olmazsa, erkeğin kadınlara imamlığı mekruhdur. Erkek cemaat varsa o zaman mekruh olmaz.

    Ramazan, cuma ve bayramlarda kapalı yerlerden imama uyulmaz. Hoparlör olsa da uyulmaz. Mutlaka bir açıklığın olması gerekir.

    Kadınlar erkek çocuklarla da aynı hizada namaz kılamaz. Önce erkekler, arkada erkek çocuklar ve arkada da kadınlar saf tutmalıdır.



    26. Soru: Hoparlörle Ezan ve Namaz Olur mu?



    Hoparlörden gelen ses yankı değildir. Hoparlör, sesi taşıyıcı ve yükseltici bir alettir.

    Hoparlörden çıkan ses makinenin sesi değildir. Hoparlörle ezan okunur. O sese uyup namaz kılınır.

    Yalnız radyodan, televizyondan gelen sese uyulup namaz kılınmaz.



    27. Soru: Camiye Gitmemek İçin Özürler Nelerdir ?



    Erkeklerin namazı camide kılmaları kuvvetli bir sünnettir. Peygamber (AS) şöyle buyurur:

    ‘‘Ezan okuyayım da gelmeyenlerin evini yasım geliyor.’’ Namazı camide kılan erkeğe 27 derece fazla sevap olduğu bildirilmiştir.

    Cemaate katılmamak için şu özürler geçerlidir.

    1- Gidemeyecek kadar ihtiyarlık ve yaşlılık,

    2- Sağlık açısından tehlike mevcutsa,

    3- Malın çalınma tehlikesi varsa,

    4- Hava şartları müsait değilse,

    5- Cami çok uzaksa,

    6- Çocuk, hasta bakıyorsa,

    7- Görev yönünden müsait değilse,

    8- Özür sahibi ise,

    9- Başkalarına rahatsızlık verecek bir hal varsa,

    10- İlmi çalışmalar yapıyorsa o kişi camiye gitmeyebilir.



    Şeyhülislam Mevlana Şemseddin-i Fanari cemaate katılmıyor diye Yıldırım Bayezid’in şahitliğini kabul etmemiştir.

    Bir hadiste: ‘‘Camiye gidenin her attığı adıma karşılık Allah onun bir günahını affeder, onu bir derece yükseltir. O kişi camide olduğu müddetçe namazda sayılır. Melekler onun için dua eder’’ buyrulmuştur. (Buhari, Salat:87)

    Hz. Ömer (r.a.) oğlu Abdullah’la çarşıyı dolaşırken ezan okununca, halkın işini bırakıp camiye koştuğunu görünce şöyle der: ‘‘ Bunlar hakkından ayet nazil olmuştur.’’



    28. Soru: Kutuplarda Namaz Nasıl Kılınır?



    Bazıları bilmesi gerekeni bilmez, yapması gerekeni yapmaz. Kendini ilgilendirmeyen şeylerle uğraşır.

    Üzerinde bir sürü kaza namazı borcu vardır. Normal namaz kılmaz. Mesela; kerahat vakitlerini bilmez, kıbleyi bilmez. Cuma, bayram namazları nasıl kılınır merak etmez. Ama kutuplarda nasıl namaz kılınır ? bunu merak eder. Merakının sebebi, islamda eksik bulmak, islamın çözemediği bir konu aramaktır.

    Sorsak: - Kutuplara gittin mi? Cevap ‘‘Hayır’’ gidecek misin? Hayır. Seni oraya götürseler orada namaz kılar mısın? Hayır olacaktır.

    İslamda cevabı olmayan bir soru yoktur. Yani islamın çözemediği bir problem yoktur. Bu sorunun cevabı da şöyledir:

    Kutuplarda oruç tutan ve namaz kılan en yakın ülke ve namaz vakitleri belirlenen yere göre hareket eder. Yani en yakın yerin takvimi esas alınır.

    Uçakla bir yere giden kimse nerede niyetlendiyse, o yerin saatine göre orucunu bozar. İsterse güneş batmamış olsun.

    İslam, kıyamet dinidir. Çağlar üstü bir dindir. Çağları arkasından sürüklemeye devam edecektir.



    29. Soru: Namazda Göz Kapatılır mı?



    Dikkatim dağılmasın diye göz kapatılmaz. Kapatılırsa, insanın gözünün önüne bir çok şey gelir.

    Gözün ara sıra kapanmasında sakınca yoktur, ama devamlı kapatmak mekruhtur. Körün imamlığının mekruh oluşu, gözünün kapalı oluşundandır.

    Göz ayakta secde yerine, otururken iki dizin arasına bakacaktır. Rükuda da ayak uçlarına bakacaktır.



    30. Soru: Namazda Herhangi bir İşaret Verilebilir mi?



    Namazda gözle, kaşla, elle, ses yükselterek, ayetin anlamı ile, öksürükle herhangi bir işaret manasına gelen bir hareket namazı bozar.

    Birisi ile haberleşme gibi, ben buradayım manasında ses çıkarmak gibi şeyler namazı bozar.

    Bakkal namaz kılarmış, biri dükkana girince ‘‘ben buradayım, namaz kılıyorum’’ diye öksürürmüş... Bu şekilde kılınan namazlar kabul olmaz.



    31. Soru: Türkçe Namaz Olur mu?



    Cenab-ı Allah ibadetleri emrederken Kur’an dili ile emretmiştir.

    Cihan şumül olan islam’da ibadet aynı dilde yapılır.

    ‘‘Türkçe ezan, Türkçe namaz’’ diyenler sanki ‘‘Haydi namaza!’’ diye ezan okunsa koşup namaz kılacaklar.

    Ezan ve namaz vahiy yolu ile gelmiştir, değişmez.

    Hz. Peygamber (s.a.): ‘‘Beni nasıl namaz kılar görürseniz öyle namaz kılın’’ buyurmuştur.

    Kur’an dilinden başka bir dille namaz olmaz.
    Kıraat yani okumak namazın farzlarındandır. Allah da: ‘‘Namazda Kur’andan kolay geleni okuyun’’ buyurur.

    Tercüme Kur’an değildir.

    Hz. Peygamber’e çeşitli dilde insanlar geldi, Müslüman oldu. Peygamber (s.a.) onlara Arapça namaz öğretti. Kendi dilinde namaz kılabilirsin demedi.

    Bir insan ancak kendi dilinde dua eder, şükreder, tevbe eder, ama namaz kılamaz.

    Bir ayette: ‘‘Kur’andan tane tane oku’’ buyurarak Kur’andan okunması emredilmiştir.

    Namazın Arapça’dan başka bir dil ile kılınamayacağına dair Din İşleri Yüksek Kurulu’nun fetvası vardır.

    Kolaylık olur, daha fazla insan namaz kılar gibi masumane düşünceler gibi göstererek İslam’a yönelen bu sinsi düşmanlıklara asla kulak asılmamalıdır.

    Peygamber (s.a.) şöyle buyurur:

    ‘‘Kur’andan okumadan namaz olmaz’’ (Müslim, Salat:11)

    ‘‘Fatiha okumayanın namazı sahih değildir.’’ (Buhari, Salat:95)

    ‘‘Beni nasıl namaz kılar görürseniz öyle namaz kılınız’’ (Buhari, Ezan:18)

    ‘‘Bizim işimiz Kur’an’la’’ deniyor. Sünnet red ediliyor. ‘‘Okuduğumuzu anlamadan namaz olur mu?’’ deniliyor. Namaz, Kur’an-ı anlamak için değildir. Kur’an-ı anlamak isteyen Kur’an-ın tercümeleri vardır, açar okur. Mesele üzüm yemek değil. Bunlar iyi niyetli kimseler değildir. İşleri güçleri kafa karıştırmaktır.



    32. Soru: Ölenin Namaz Borcu Nasıl Ödenir?



    Namaz için gerekli her türlü kolaylık gösterilmiş, her durumda herkesin kılması için fırsat verilmiştir. Bu bakımdan diğer ibadetler gibi namazın kefareti yoktur.

    Kasten terk edilmiş, bile bile kılınmayan namazlar için kefaret olmaz. Ancak hastalığın ağırlaştığı, iyice acizliğin olduğu anlardaki kılınamayan namazların hesaplanıp fidyesi verilir.

    Bu konuda vasiyet varsa, o yılın fıtır sadakası kadar her vakit için verilir. Kabulü için dua edilip affı umulur.

    Aciz düşmüş bir insanın vasiyet etmesine de gerek yoktur. Malın üçte birinden 6 vakit için 6 fidye verilir.

    Ölüm olayı olmadan fidye verilmez.

    Keyfi ve ihmalden dolayı kılınmayan namazlar için fidye verilmez.

    Az bir paranın elden ele dolaştırılması gerekli değildir. Ancak ‘‘İyilikler kötülükleri götürür’’ ayetine göre sadaka verilir, kabulü için dua edilir.

    Namaz borcu, başkası tarafından kılınıp ödenemez. En güzeli imkan varken kılmaktır.



    33. Soru: Namazın Kazası Olur mu?



    Vaktinde kılınamayan namaz kazaya kalır. (Cuma, bayram namazları kazaya kalmaz) kazaya beş vaktin farzları ve vitir namazı kalır.

    Sabah namazının sünneti vaktinde kılınmadıysa, o gün kuşluk vakti kılınır.

    Başlandıktan sonra bozulan sünnet ve nafileler, sonra kaza edilir.

    Namazı geciktirmek tevbe gerektirir, terk ise günahtır. İslam’da ancak unutma ve uyuyakalmak mazeret sayılır. Unutmak ve uyuyakalmakta günah yoktur.

    Namazı vaktinde kılmayan için kaza kılma izni bir fırsattır.

    Hendek Savaşı’nda 4 vakit namaz kılınamamıştı. Akşam topluca kaza edildi.

    Namaz, eğer kaza ile ödenirse, borç ödenmiş olur. Sevabı az olur.

    Kaza borcu olan sayısını tam bilemezse, kanaat getirinceye kadar kılar.

    Kaza namazları kerahat vaktinin dışında her zaman kılınır.

    Kaza borcu olanlar hiç zaman kaybetmeden kazaya kalmış namazları hesap etmeli, ettirmeli bir an önce kılmaya başlamalıdır. Çünkü ölüm her an gelebilir. Borcunu gözünde büyütmemelidir. Bir an önce başlamalıdır. Kılamasa, bitiremese bile Allah niyetine göre muamele edeceğine inanıyorum.



    34. Soru: Bir Namaz Kılarken Başka Namaza da Niyet Edilebilir mi?



    İki namaz birden kılınamaz, aynı anda iki namaza birden niyet edilmez.

    Farz ayrı, sünnet ayrı, nafile ayrıdır. Ayrı ayrı emredilmiştir. Zamanları farklıdır, emredenleri farklıdır, kılınışı farklıdır. Ayrıca her ibadet, başlı başına bir ibadettir. Her ibadetin niyeti farklıdır.

    Namazlarda çift niyet olmaz.

    Niyet, namazın farzlarındandır. Bu niyet, kesin ve açık yapılmalıdır. Ne kılınıyorsa niyet onadır. Bir hadiste: ‘‘Ameller niyete göredir’’(Buhari, Vahiy:1) buyrulmuştur.

    Niyette namazın türünün belirtilmesi ve ona göre niyet edilmesi şarttır. (H.Döndüren, İslam İlmihali:236)

    Kimse kılmadığı namazı kılmış sayılmaz.

    Sünnet kılarken, geçmiş kaza namazına da niyetlenenin bir anda ikisini de kılanın içine sinecek midir? Aklı buna ‘‘Evet’’ diyecek midir?

    Şüphe ile ibadet olmaz. Kimsenin içine sinmeyecektir. Kimse böyle kılınan namazlardan zevk de almayacaktır.



    35. Soru: Sünnet Namazlar Terk Edilir mi?



    Şafi mezhebine göre kaza borcu olan, kaza borcunu ödemeden sünnet ve nafile kılmaz. Bir an önce borcunu öder.

    Hanefi mezhebine göre bir insanın kaza borcu da olsa, sünnetleri terk edemez. Hatta nafileleri bile kılar. Kaza da kılınır, sünnet de kılınır, nafileler de kılınır.

    Kaza borcu olan kaza kılacağım diye sünnetleri terk etmemelidir. Zaten kazaya bırakmakla günah işlemiştir. Bir de sünneti terk ederek ikinci bir günah işlememelidir.

    Sünnet de bir emirdir. Müslüman sünnetten de sorumludur. Sünneti yapan nasıl sevap alırsa, terk edende günah işlemiş olur.

    Sünneti terk eden peygamberi hoşnut edemez ve şefaatinden mahrum olur.

    Kur’an da Cenab-ı Allah 50 kadar ayette Peygamber’e uymayı emrediyor. Buna göre; Muhammet ümmeti Peygamber’inin şefaatine vesile olacak sünneti terk etmemelidir.

    Kur’an da: ‘Allah’a ve Resulüne uyun ki, amelleriniz boşa gitmesin’ (Muhammet: 33) buyurularak Peygambere uymayanın amelinin boşa gideceği haber verilmiştir.

    Sünneti terk, Peygamberi terktir. Sünnetten uzaklaşan Peygamber’den de uzaklaşır. Peygamber de ondan uzaklaşır.

    Bazı sünnetler vardır ki, farza yakındır, nasıl terk edilir?

    Peygamber’i seven sünneti de sever. Sünnetine uymakla ancak onun sevgisini kazanır.

    Unutmayalım Ebucehiller, Ebulehebler Peygamberlere uymadıkları için Allah’ın düşmanı oldular.

    Hakkında ayet ve hadis olan bir namazı terk etmek asla doğru değildir.

    Beş vakit namazın her vaktine işaret eden ayet vardır.

    Sünnet ve nafile namazlar için de Hz. Peygamber’in hadisleri vardır. Mesela; Hz. Peygamber(s.a.) şöyle buyurur:

    ‘Sabah namazının iki rekat sünneti dünya ve dünyadaki her şeyden hayırlıdır’.(Müslim Salat:96)

    ‘Öğleyin 4 rekat sünnet, 4 rekat farz ve 2 rekat sünnet vardır’. ( Tirmizi, Cuma: 66)

    ‘‘İkindinin sünnetini kılana Allah merhamet etsin. Dünya ve dünyadakilerden hayırlıdır. (Tirmizi, Salat:201)

    ‘‘Akşamın iki rekat sünneti farzla beraber yükseltilir ve Allah’a arz olunur.’’

    Peygamber yatsının son sünnetini asla terk etmemiştir.

    Teravih müekkeh sünnettir. Yılda bir ay kılınır.
    Ayrıca kuşluk, evvab’ın, teheccüt ve tesbih namazlarını Peygamber terk etmemiştir. Kılın diye tavsiye etmiştir.

    Allah’ın bir veli kulu der ki:

    · - Rızkın bereketini kuşluk namazında,

    · - Kabrin ışığını teheccüt namazında,

    · - Kabir sorgusunun cevabını Kur’an okumakta,

    · - Kıyametteki kurtuluşu Allah’ı zikirde bulduk

    Sünnet de efal-i mükellefindendir.

    Şimdi nasıl terk edeceğiz bunları ?

    36. Soru: Namaz Kılmaya Başladım, Zevk Almadım Ne Yapayım?



    Namaz, Müslüman olmanın şartlarındandır. Onsuz olmaz. Dinin de direğidir. Dinini ayakta tutmak isteyen namazlarını kılacaktır.

    Namazın ihmali isyandır. Geciktirilmesi ise tevbe istiğfarı gerektirir.

    Namaz, bizi yaratan Allah’ın emri olduğu için kılınır. Zevk almak için, sağlık için ve başka bir maksatla kılınmaz.

    Namaz, günahlardan, haramlardan uzak sırf Allah rızası için kılınmalıdır.

    Ebu cehil, Peygamber (s.a.) namaz kılarken ona saldırmak üzere harekete geçince, aniden arkasını dönmüş, ellerini kaldırarak korunmuştu. Ne oldu? Dediler: ‘‘aramızda ateşten bir engel oluştu’’ cevabını verdi. Ve Alak suresinin 10-19 uncu ayetleri nail oldu.

    ‘‘Sakın sen ona uyma, sen secde et, rabbine yaklaş’’ buyuruluyordu.



    37. Soru: Alkol ve Kolonya Elbisemize Dökülse, Tuz Döksek Alkol Tuzu Kırar mı?



    Alkol ve kolonya dökülen elin, yüzün ve elbisenin yıkanması gerekir. Yıkanmadan namaz kılınmaz.

    Peygamber (s.a.) ‘‘temizlik üçtür’’ demiştir. Üç defa yıkamak gerekir.

    Yıkamayıp da tuz dökülmesi alkolün necisliğini gidermez. Haramlığını helale döndürmez.



    38. Soru: Bile Bile Haram Yiyenin Namazı Kabul Olur mu?



    Olmaz. Peygamber (s.a.) ‘‘kırk gün kabul olmaz diyor, bir lokma haram için’’. Mesela; faiz Kur’an’da, sünnette haram. Faiz yiyenin de namazı kabul olmaz.





    39. Soru: Namazda Zorlama Dlur mu?



    İmanda zorlama olmaz. İnandıktan sonra mutlaka namaz kılınacaktır.Aile reisi, önce eşine, çocuklarına namazı öğretecek, sonra da kılmalarını isteyecek, kılmazlarsa görünecek, zorlayacak, hatta çocuğunu gerekiyorsa dövecek bile.



    40. Soru: İçki İçiren Bir Lokantanın veya Bir Otelin Bir Yerinde Namaz Kılınabilir mi?



    Lokanta yemek yenmek, otel yatıp kalkmak için yapılmıştır. Buralarda çalışanlar veya otelde kalanlar temiz bir köşede namaz kılar.



    41. Soru: Namazla Alay Edene, Namaza Karşı Gelene Susmak mı Gerekir, Yoksa Bir Şey Söylemek mi Gerekir?



    Namaz Allah’ın emri. Hakkında ayet var, hadis var. İnkar eden, alay eden küfre girer.

    Böyle bir durumda uzun uzun tartışılmaz. Hata yaptığı söylenir. Uygun bir dille uyarılır.

    Susmak doğru olmaz. Çünkü Peygamber (s.a.): ‘‘haksızlık karşısında susan dinsiz şeytandır.’’ buyurmuştur.

    Hakikat karşısında susunca karşı tarafın üstünlüğü ve haklılığı kabul edilmiş olur.

    Dinimizde tepki göstermek ve iyiliği emredip kötülükten men etmek, aynı zamanda tebliğ etmek müslümanın üzerine farzdır.


     

     

    CA-CHALLENGE - 02.02.2008 - 19:48
  2. TEŞEKKÜRLER ARKDŞLAR ELİNİZE SAGLIK ALLAH RAZI OLSUN HEPİNİZDEN EMEGİ GECEN VEYA GECMEYEN HERKEZDEN
    SELAMÜN ALEYKÜM

     

     

    kerem254 - 13.05.2008 - 22:29
  3. paylaşımının devamını dilerim cihan abi

     

     

    VULKAN - 21.06.2008 - 17:46
  4. paylaşılmayan ve tekrar edilmeyen her konu gizli bir hazinedir

     

     

    CA-CHALLENGE - 25.06.2008 - 13:00
  5. emeğine sağlık önemli bilgiler teşekkürler

     

     

    Asiyan - 26.06.2008 - 10:06
  6. teşekkkür ederim

    saolun

     

     

    yakuppp - 04.11.2008 - 18:36
  7. emeğine sağlık çok değerli bilgiler için

     

     

    kuber - 04.11.2008 - 20:21
  8. Allah razı olsun kardeşim.

     

     

    M.Kutsi Çil - 15.12.2008 - 20:09
  9. 3. Soru: Sünnet ile Farz Arasında Konuşmak Namazı Bozar mı?



    Farz ile sünnet arasında aslında dünya kelamı konuşulmaz. Eğer bir mazeret varsa, durum önemli ise konuşulur. Çünkü namaz içinde değildir. Dolayısıyla namazı bozmaz. Ancak namazın sevabı az olur.


    Bu cevabı nette aramıştım main-board çıktı...
    Allah razı olsun.. Aydınlandım..

     

     

    Şayeste - 09.03.2009 - 14:32



Benzer Konular

  1. Sorular Cevaplar
    Konuyu Açan: gulcan57, Forum: İslami Sorular Ve Cevaplar.
    Cevaplar: 223
    Son Mesaj : 27.04.2012, 09:53
  2. Popüler Diyetler İle İlgili Sorular Cevaplar
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Diyet.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 17.08.2011, 05:27
  3. Obsessif Kompulsif Bozukluk İle İlgili Sorular Ve Cevaplar
    Konuyu Açan: MiSS-FENER, Forum: Sağlık Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01.02.2011, 14:59
  4. İslami Sorular Ve Cevaplar
    Konuyu Açan: eskitoprak, Forum: İslami Sorular Ve Cevaplar.
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 08.12.2008, 22:34
  5. DİNİ SORULAR ve CEVAPLAR
    Konuyu Açan: CA-CHALLENGE, Forum: İslami Sorular Ve Cevaplar.
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj : 11.12.2007, 09:45

copyright

Soru Cevap