İslam Dinine Göre Kadının Giyimi Nasıl Olmalıdır - 3

  1. giyimde özenti - başkasına özenmek - modaya uymak

    BENZEŞMEK NE KÖTÜDÜR :

    Cenab-ı Allah kadınla erkeği ayrı iki cins olarak yaratmış, ikisinede ayrı ayrı görevler vermiştir. Cins özelliklerinin dışına çıkmalarını yasaklamıştır.

    Başkalarına özenmek ve benzemek, kişilerin benliğini ve kimliğini yok eder, şeklen benzeşme diğer benzeşmelere götürür. Onun içindir ki erkekleşmiş kadınlar, kadınlaşmış erkekler görmek mümkündür.

    İlim adamları kız ve erkek çocuklarını yetiştirirken oyuncaklarının ve giyiminin farklı olmasına dikkat çekmektedirler.

    Kadın erkek benzeşmesi, sapık ilişkileri teşvik etmektedir. Ayrıca toplumda yetki ve görevler birbirine karışmaktadır. Bunalıma düşen ve intihar edenlerin sayısını artırmaktadır.

    Kur’an yahudi ve hıristiyanlara benzememe konusunda ciddi uyarılarda bulunmuştur.

    İslâm peygamberi hicret sırasında yahudilere benzememek için orucunu bozmuştur. Yanındakilerinde bozlamalarını istemiştir.

    - Bir hadislerinde : “Kendilerini erkeklere benzetmeye çalışan kadınlara,kendilerini kadınlara benzetmeye çalışan erkeklere Allah lânet etmiştir. Erkeklerden kadınlara, kadınlardan da erkeklere benzeyenlere lânet olsun” (Buhari Libas) Prof. Dr. J. Canan (Hadis Ans : 17/1903) buyurmuştur.

    - Birine de : “Yüzü koyun yatma, o cehennem ehlinin yatışıdır.” demiştir. (Age:17/1123) Diğer hadislerinde de:

    - “Bir topluluğa benzeyen onlardandır”

    - “Kadın elbisesi giyen erkeklere ve erkek elbisesi giyen kadınlara lânet olsun” (Riyaz’us-Salihın : 3/1663)

    - “Üç kişi cennete giremez. Allah kıyamet gününde onlara rahmet nazarı ile bakmaz :

    1-Anababasına isyan eden evlat,

    2-Eşini kıskanmayan koca,

    3-Erkeklere benzemeye kalkan kadın, kadınlara benzemeye kalkan erkek.” (Ahmet bin Hanbel : 11/134) buyurmuştur.

    Kadınımsı davranışlar sergileyen biri için Hz. Peygamber sorar: -Bu nasıl bir adamdır? –“Kadınlara özenir” derler. Peygamber : “Bu adamı sürün çıkarın” buyurur.

    Benzeşme gayreti çirkin, çirkin olduğu kadar da tehlikeli durumlara düşürür, farklı gözle baktırır.

    Yaşlı bir kadın, uzun saçlı, kız görünümlü gence:

    -“Kızım” der. Genç:

    -“Ben kız değilim” deyince kadın:

    -“Pek de erken evlenmişsin.” Genç:

    -“Ben evli değilim.” deyince kadın :

    -“Vah vah yavrum genç yaşta dul kalmışsın.” demiştir.

    Erken yaşlarda başlayan benzeşme, Hünsa denilen kadın mı, erkek mi olduğu belli olmayan bir yaratık ortaya çıkar.

    Allah insanı erkek olarak yarattıysa erkekçe yaşamalı, kadın olarak yarattıysa, hanım efendi olarak yaşamalıdır. Değilse sevimsizleşecektir, mânende kendisi zarar görecektir.

    Benzeşme, iyi yönde ve güzel şeylerde olursa, güzel olur. Birde örnek güzel olursa, sonuçda güzel olacaktır.



    MODAYA UYMAK

    Moda, normal bir gelişme değildir. Sık sık değişir, zaman zamanda kendini inkâr eder. Bunun için çoğu kez olumlu olmaktan ziyade olumsuz gelişmelere neden olur. Bir bakıma moda, çılgınlığın adıdır. Bunun için modacılar, bir şeyler ortaya atarken bir de kural koymuşlardır : “Modanın eleştirisi olmaz” diye.

    Moda çıldırtıyor, ne yapsın, nasıl yapsın baş döndürtüyor, israfı körüklüyor, aldatıcı, güdümlü bir hayat yaşatıyor, her şeyi altüst ediyor, ahlâki dinî ve millî değerlere isyan ettiriyor, tenkit edemiyorsun. Beğenen de, beğenmeyen de modacının ve modanın esiri oluyor.

    Nasreddin Hocaya : “Bir şey icat ettin mi?” demişler. “Ettim” demiş. “Ama bende beğenmedim” diyede ilâve etmiş. “Neydi o icat ettiğin?” demişler: “Karla ekmek yemek” demiş.

    Bir şey olsada olmasada, uysada uymasada adı moda oluyor, akan sular duruyor. Beğenen modacı oluyor…

    Kendini bilen, kimlik kişiliğini kaybetmeyen, modanın esaretine girmiyor. Her zaman işin mantıklı olanını yapıyor.

    Bugün dünyada moda evlerinin hemen hemen hepsi yahudilerin elindedir. Böyle olunca da kimlik kaybı ve israf söz konusu oluyor.

    Çağdaş giyim olarak ifade edilen moda, inançtan ve geleneklerden uzaklaştırmaktadır. Onun için moda ile tesettür olmaz. Çünkü; tesettürün gayesi kötü bakışlardan korumakken, moda bütün dikkatleri toplamaktadır.

    Moda da kişinin iradesi olmuyor. Kişi kendine yakışanı değil, yakıştırılanı seçmek zorunda kalıyor. Böyle oluncada bir kısım insanlar gülünç duruma düşüyor. Palyaço gibi maskaralık olur.

    İslâm’da taklit yoktur, dikkat çekme yoktur.

    PANTOLON GİYMEK

    İslâm’da tesettürün özelliği, örtülmesi gereken yerlerin örtülmesi, içini göstermemesi, dikkat çekici ve vücut hatlarını belli etmemesidir. Pantolon, dar olup vücut hatlarını ortaya çıkardığı, dikkatleri çektiği ve erkek elbisesine benzediği için sadece pantalonun giyilmesi islâmi değildir.

    Pantolon, etek altı, manto altı giyilirse ve genişçe olursa giyilebilir.

    Pantalonun dar olması, sağlık yönünden de uygun değildir. Yetkili ağızlardan birkaç örnek verelim:

    -“Deri ve Zührevi Hastalıklar Mütehassısı Dr. Yasemin Fatih, dar pantalonun kısırlığa ve mantar hastalıklarına yol açtığını, kandolaşımını engellediğini açıklamıştır.” (14-04-1994 Türkiye Gaz.)

    -“ Uzmanlara göre dar pantolon, kandolaşımını ve kanın kalbe dönmesini güçleştirir. Damarların genişlemesine yol açarak, varise sebep olur. Ayrıca damar pıhtılaşmasına sebep olur. Hava almayı önler, mikropların üremesini kolaylaştırdığı için mantar ve egzama gibi deri hastalıklarına ve bacak sinirlerinin zedelenmesine, ayrıca erkeklerde cinsel iktidarsızlığa yol açar.” (Doç. Dr. Sefa Saygılı, Aile Sağlığı Ans. 2/284)

    -“Dar giysiler nedeniyle dokuların kanla beslenmesi, engellenmektedir. Naylon, sentetik ve kot türü kumaşlar insan sağlığı açısından büyük risk taşımaktadır. (Doç. Dr. Ömer Faruk Şendur Selçuk Ün. Tıp Fak. Fizik ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başk.)

    - Dr. Recep Yoldaş : “Dar pantolon ve streçler varisin önemli bir nedenidir. (30-07-2002 Yeni Asya).

    - Aile Sağlığı Ansiklopedisinde : “Kadın doğum doktorları sağlıksız giyimden şikayetçi : Dar giysiler nedeniyle cinsel organlarda tahriş, ödem, deride çatlak, yırtık ve her çeşit tahribat, enfeksiyon, vajinal veya üriner iltihap gibi problemler görülmektedir.” denmiştir.

    Görülüyor ki, dar elbise hem dinen, hem de sağlık açısından uygun değildir.

    ÇALIŞMA ORTAMINDA KADIN

    İslâm’da kadın çalışmaz diye bir şey yoktur. Meşru işlerde ve meşru ortamlarda kadın çalışmaya ihtiyacı varsa çalışır.

    Çalışma ortamında kadın giyimine, davranışlarına dikkat edecek ve kadın, ciddiyeti elden bırakmayacaktır. Açık saçık, boyanıp, kokulanıp kadın çalışamaz.

    Kadının meşru olmayan işte, meşru olmayan kıyafetle çalışması, kabul edilemeyeceği gibi kazancıda helâl olmaz. Kendi isteğiyle açınan kadının kazancının helâl olacağını kimse söyleyemez.

    Açık saçık işçi, sekreter çalıştıran kimsede günaha girer. Bu yolla kazanılan paranında huzur veren bir para, hayır işlerine gidecek bir para olacağı söylenemez.

    Durum böyle olunca giyimin, işin, işyerinin uygun olanı tercih edilirse, günahtan korunulmuş olacaktır.

    Giyim, insanın inancının ve iffet anlayışının bir parçasıdır. Namuslu olmanın birinci şartı, namuslu görünmektir. “Sen kalbe bak”la olmaz. Kalbe Allah bakar, insanlar ise şekle şemâle bakar. Güzel kadın, açılıp saçılan kadın değildir. Açıklık, ciddi insan görünümü vermez. Eş, analık, evlilik gibi konularda da güven vermez. Açıklık genellikle şehvet duygusunu ön plana çıkarır. Taciz ve tecavüzlere kadar giden olaylara neden olur.

    Örtünmek kadar örtüye lâyık olmak, islâma ve müslümana laf getirmemek de önemlidir. Her şeyden önce örtünmek hidayet işidir, herkese nasip olmaz. Örtünen, örtüye lâyık olması lazımdır. Neden? Çünkü onunla uğraşan çok olur. Örtü düşmanı onunla uğraşır, şeytan onunla uğraşır. Şeytan, çırılçıplak olanı ne yapsın? Onunla ne diye uğraşsın? Bu ona vakit kaybı olur.

    Bir de insanın en yakınları uğraşır. En çok üzende budur. Babası, kocası örtünen bir kadına “aç” derse üzücü olmaz mı?

    Birde zorla örtü olmaz. “Babam öyle istiyor, kocam öyle istiyor” denilerek örtünülmez. İslâm kadını, taviz vermediği gibi laf olsun diyede örtünmez. O, Allah’ın emrini yerine getirmenin şuuru ile örtünür. En önemliside islâm’ı temsil eder.

    İslâmi tesettür, yarım yamalak örtü, karış karış yırtmaç, bakışları celbeden süs de değildir. Örtü Alemlerin Rabbı olan Allah’ın emridir. Allah emrettiği için örtünülür.

    “Seni görünce bana fenalık basıyor, çok sıcak, nasıl böyle örtünüyorsun ayol!” diyene de bacım : “Allah böyle istiyor, ve cehennem daha sıcak!” diyebilmelidir.

    Ayrıca: “örtünemiyorum”, “yapamıyorum” demek de insanın imanına zarar verir. Çünkü; Allah’ın emrine karşı gelinmiştir.

    Mustafa Öselmiş


    alıntı

     

     

    BiR-DOST - 23.12.2013 - 23:04



Benzer Konular

  1. İslam Dinine Göre Kadının Giyimi Nasıl Olmalıdır -2
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 23.12.2013, 23:04
  2. İslam Dinine Göre Kadının Giyimi Nasıl Olmalıdır -1
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 23.12.2013, 23:04
  3. İslam Dinine Hizmet Nasıl Olmalıdır
    Konuyu Açan: Asiyan, Forum: İslami Sorular Ve Cevaplar.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 13.04.2010, 11:04
  4. İslam Dinine Göre Organ Bağışı
    Konuyu Açan: Nerqish, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 17.08.2009, 13:44
  5. Dinimize göre düğün nasıl olmalıdır?
    Konuyu Açan: ua_nihal, Forum: Ayet Hadis Ve Dini Bilgiler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05.08.2009, 02:30

copyright

Soru Cevap