Menzil Şeyhi Muhammed Raşid Erol

  1. Menzil Şeyhi Muhammed Raşid Erol kimdir - Menzil Şeyhi Muhammed Raşid Erol resimleri - Abdulbaki erol menzil adıyaman



    Register

    Adıyaman iline 80 km, Kahta ilçesine 50 km uzaklıktadır.
    Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı vardır ve 2008 yılı içinde 15 yataklı bir hastahane inşaatına başlanacaktır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Ayrıca çok güzel ve bilinen bir yerdir. İnsanları sıcak ve misafirperverdir.

    Yaygın kanı; Çorbası suyu ve ekmeği bütün hastalıklara şifadır. Kanser Verem Tifo ve Dizanteri gibi amansız hastalıklara da şifadır. Gidip yenildiğinde ve içildiğinde daha iyi anlaşılır.

    2004 yılından beri Medeni Gündüz ( 2008 seçimleri ile birlikte Erkan KILIÇ ) muhtarlık yapmaktadır. Yaklaşık 500 Kişilik yerli halk bulunmasına rağmen günlük 1000 kişilik turizm potansiyeli vardır. Bu rakam hafta sonları 10000 i bulabilmektedir.
    Köyün ekonomisi Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Kahta ilçesinde seracılığın başlatıldığı ilk köydür. Aynı zamanda köyde süt ve süt ürünleri fabrikası var. Süt, peynir, yoğurt, ayran vs. üretimi yapılmaktadır. Bu haliyle ilçedeki tek ve en modern tesistir. Ayrıca nar ve nar ekşisi üretimi yapılmaktadır. Turizm elbette ki önemlidir.

    Nakşibendîlik

    Menzil köyü Nakşibendîlik tarikatının merkezlerindendir.

    Nakşibendilik (Nakşbendiyye, Osmanlıca: ﻪﻴﺪﻨﺒﺸﻘﻧ), Abdulhalik-ıl Güjdevani tarafından sistemleştirilen, Muhammed Bahauddin Şah-ı Nakşibendi'nin isim babası olduğu İslam dini tarikatı.
    "Nakış yapan" anlamına gelen Nakşibend; Nakşibendi mürşitlerinin, kalbi dünyadan ahirete bağladığı düşünüldüğü için bu adı almıştır.
    Nakşibendi tarikatında sessiz zikir uygulanır.


    Abdulhalik-ıl Gücdevani'nin tespit ettiği tarikat prensibleri

    * 1- Vukuf-ı Zamanî: Müridin zamanı çok iyi değerlendirmesidir.
    * 2- Vukuf-ı Adedî: Dersin adedi ve gerçek manası düşünülmelidir.
    * 3- Vukuf-ı Kalbî: Kalbi uyanık tutmak gerekir.
    * 4- Hûş der-dem: Nefes alıp verirken, gaflette olmamak..
    * 5- Nazar ber-kadem: Başkasına değil, kendine bakmalıdır..
    * 6- Sefer der-vatan: Halktan ayrılıp Hakk'a gitmesidir.
    * 7- Halvet der-encümen: Halk içinde de olsa, halvet hali olmalıdır.
    * 8- Yâd kerd: Şeyhin verdiği zikri, kalb ve dil ile daima tekrarlamak.
    * 9- Bâz geşt: Zikirle Allah'a dönüş, vuslât düşünülmelidir.
    * 10- Nigah-daşt: Kalbi zararlı düşüncelerden korumak.
    * 11- Yâd-daşt: Masivâyı bırakarak, sadece Allah'ı düşünmektir

    Adıyaman Menzil Grubu

    Günümüz Nakşibendîliğinin en yaygın kollarından biri, Adıyaman Menzil Grubu. Menzil grubu, siyasete yakınlığı ile biliniyor. Menzil kolunun başında 1993'e dek Şeyh Seyyit Muhammet Raşit Erol bulunuyordu. Muhammet Raşit Erol, Hz. Hüseyin soyundan geldiği için kendisine ''El Hüseyni'' deniliyordu. .

    "Muhammet Raşit Erol Hz leri vefatından sonra yerine GAVSI sani Abdülbaki Erol hz leri geçmiştir" Adıyaman'ın Kâhta ilçesi Menzil köyünde örgütlenerek adını alan cemaatin üyelerinin İstanbul, Ankara, Kütahya ve Sakarya'da olduğu biliniyor.
    MUHAMMED RAŞİT EROL (MENZİL ŞEYHİ)

    Muhammed RAŞİD 1930 yılında Siirt in Baykan ilçesine bağlı Siyanüs köyünde dünyaya geldi. Babası Gavs-ı Bilvanisi Seyyid Abdulhakim el-Hüseyni ve dedeleri ilim ehli olup, Peygamber (S.A.V.) Efendimizin nesebinden gelen seyyidlerden olduğu rivayet edilmektedir. Hazret daha çok "Seyda" ve "Sultan hazretleri" ünvanlarııla anılmış ve tanınmıştır.

    Muhammed Raşid hz.leri; ilk ilim hayatına babasının yanında başladı. Babasından sonra Güneydoğu da meşhur olan molla Muhyiddin, molla Nasır, molla Ramazan ve molla Abdulbaki den sarf, nahiv, mantık, belagat gibi âlet ilimlerinin yanında tefsir, hadis ve fıkıh dersleri aldı. Seyyid Abdulhakim el-Hüseyini Hz. nin oğlu olması münasebetiıle ilim öğrenip talebe yetiştirmenin yanında, tekke hizmetleriıle de meşgul oldu.
    Seyda hz.lerinin ömrü üç devreye ayrılabilir:
    Birinci devre; 1968 yılına kadar olan ilimle meşguliyet. İkinci devre; 1968/1972 yılları arasında devam eden tekke hizmeti. yani babasının misafirlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için hem bedenen hem de ilmen onlarla alakadar olma. Üçüncü devre; 1972 de şeyhi ve babasının vefatından sonra onun vasiyetleri ve işaretleriyle başlayıp, 22.10.1993 de vefatına kadar devam eden irşad faaliyeti. İrşad merkezi, Adıyaman ilinin Kahta ilçesine bağlı köyündeolmuştur.



    Seyda hazretleri, Allah Teâlânın Kıyamet e kadar açık tuttuğu tevbe kapısından herkesi tevbeye davet etti. Hazretin duası, niyazı ve Allah indindeki kıımeti ve bereketiıye binlerce insan tevbekar oldu. Yurt içinden ve yurt dışından ziyaretçi akınına uğraması sebebiıye, 12 Eylül darbesinden sonra 1983 yılının Mart ayında Gökçeada da mecburi ikamete tabi tutuldu. Bu zaman zarfında sadece akrabaları ve yakın birkaç talebesinden başka kimse ile görüştürülmedi. Merkezi idare, Seyda hazretlerini Gökçeada dan sonra Ankara ya nakledip 16 ay gözetim altında tuttuktan sonra, tekrar irşad merkezi olan Menzile dönmesine müsaade etti.

    Devlet erkanının Menzile dönmesine müsaade etmesinden sonra, mecburi ikametten önce olduğu gibi tebliğ ve irşad hizmetlerine devam etti. 1990 yılının Ramazan bayramında müridleri ile bayramlaşırken zehirli bir enjektörle kendisine suikast yapıldı. Vücuduna şırınga edilen zehir sebebi ile uzun süre ızdırap çekti. Seyda hazretleri, şeker ve yüksek tansiyon hastalığı sebebi ile senelerce tedavi gördü. 1993 Cuma günü 63 yaşında Ankara da rahmet-i Rahman a kavuştu. Mübarek naaşı Menzilde toprağa verildi. Türbesi şu an Menzil köyünde olup, her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir.

    Kendisinden sonra yerine geçen kardeşi Seyyid Abdulbaki Hazretleri halen bu görevi Menzil Köyünde devam ettirmektedir.

    SEYYİD MUHAMMED RAŞİD EROL (MENZİL ŞEYHİ) (1930) - (1993) (KAYNAK-2)
    Seyda hazretleri ismiyle anılan Eşşeyh Esseyyid Muhammed Raşid Erol (k.s.) hazretleri, vefat yıldönümünde rahmet ve dualarla anılıyor.

    Muhammed Raşid Erol (k.s.) hazretleri 23 Mart 1930 tarihinde Siirt'in Baykan ilçesine bağlı Siyanüs köyünde dünyayı şereflendirmişlerdir.

    Babası Gavs-i Bilvanis-i Seyyid Abdulhakim Hüseyni (k.s.) hazretleri olup Nakşibendi büyüklerindendir. Dedeleri Seyyid Muhammed Şeyh Muhammed Diyauddin (k.s.) hazretlerinin halifelerindendir. Baba ve dedeleri ilim ve tarikat ehli olan Seyda hazretleri Evladı Resul olup Bilvanis seyyidlerindendir. Hz. Hüseyin (r.a.) soyundan geldiği için de "El-Hüseyni" denilmektedir.

    Dedesi Seyyid Muhammed (k.s.) medreselerde yetişmiş çok büyük bir alimdi. Hüsn-ü hat sanatinda çok mahirdi. Hazret'e intisab etmiş, Nakşibendi halifesi olarak icazet ve hilafet almişti.

    Fakat kendisi şeyhine "Sizin sağliğınızda kendi halifeliğimi açıklıyamam, sizden sonraya kalırsam, açıklanmasını birisine vasiyyet edersiniz. Aksi takdirde sizin yaşadığınız devirde ben mürşidim ben şeyhim diyemem, lütfen beni gizleyiniz" diye rica etmişti.

    Şeyhinden önce vefat ettiği içinde halifeligi açıktan ilan edilmeyip gizli kalmiştir. Babası olan Gavs hazretlerini Seyyid Muhammed'in vefatı üzerine Seyyid Maruf (k.s.) (seyda hazretlerinin dedesinin babası) büyütmüştür.

    Gavs hazretleri Siyanüs seyyidlerinden olan Fatime Validemizle evlenmişler, bu izdivaçtan Seyyid Muhammed (k.s.), Seyyid Muhammed Raşid (k.s.) ve Seyyid Zeynel Abidin isimlerinde üç oğlu ile Halime ve Hatice isminde iki kızı olmuştur. Zeynel Abidin küçük yaşta vefat etmiştir.

    İlk zevcesinin teşvikiyle evlendiği Taruni köyünden Seyyide olan ikinci hanımı Sıdıka Validemizden de Seyda hazretlerinin diğer kardeşleri, Seyyid Abdülbaki (k.s.), Seyyid Ahmed, Seyyid Abdülhalim, Seyyid Muhyiddin ve Seyyid Enver ile Aynulhayat, Refiate, Raikate, Naciye adlı kızkardeşleri olmuştur. Seyda hazretleri 2 yaşlarında iken Seyyid Maruf vefat edince Gavs hazretleri evini Siyanüs köyünden Taruni köyüne taşıdı. Burada 13 sene kaldılar. Daha sonra mürşidi Ahmedi Haznevi'nin (k.s.) izniyle Bilvanis köyüne hicret ettiler.

    Şah-ı Hazne Seyda Hazretlerini 9 yaşındayken görür. Yüzü aydınlanır. İleride çok sofileri olacağını belirtir ve Allah'a şükrederek "Biz onun cemaatında bulunamazsak da, o çok kalabalık cemaatın çobanını görmek te büyük bir nimettir" derler.

    Seyda hazretleri (k.s.) bu köyde yine Seyyide olan Sekine Validemizle evlenmişlerdir. Bu evlilikten Seyyid Fevzeddin, Seyyid Abdülgani, Seyyid Taceddin, Seyyid Mazhar, Seyyid Abdurrakib isimli oğullan ile Haşine, Muhsine, Hasibe, Rukiye, Münevver, Mukaddes, Mümine ve Hediye isimli kızları dünyaya gelmiştir.

    KASRİK'TEN MENZİL'E

    Gavs hazretleri Bilvanis köyünde 6 sene kaldıktan sonra Seyda hazretleriyle birlikte Bitlis'in Kasrik köyüne taşındılar. Burada 11 sene kaldıktan sonra Siirt'in Kozluk kazasının Gadir köyüne hicret ettiler. 9 sene (Burada iken vatan görevini önce acemi birliği olan Manisa'da, sonra Diyarbakır'da tamamladı) kaldıkları Gadir'den hayatının sonuna kadar ikamet edecekleri Adıyaman ilinin Kâhta kazasının Menzil köyüne yerleştiler. Babası Gavs hazretleri 1 Haziran 1972 yılında vefat edince başhyan irşad görevi 21 sene 4 ay 19 gün devam etmişti. Seyda Hazretleri babasının vefatında buyurdular:

    "Allah (cc) Resulüne "Biz seni alemlere rahmet olarak göndermekten başka birşey için göndermedik. Allah Rasûlünün ölümü dünyanın üzerine musibet halinde çöktü. Benim babam da Allah Rasûlünün varislerindendir. Ben onun Allah yolunda insanları irşad ve ilimle uğraştığına şahidim. Biz onu Allah yolunda olduğu için seviyorduk. Babam vefat etti. Nakl-i mekan etti. Allah Hayy'dır ve mekândan münezzehtir. Öyleyse aşka, Allah'a... herşey fanidir."

    SÜRGÜN YEDİ

    1968 yılında halifelik icazetini alan 1972 yılında irşad görevine başlayan Seyda hazretlerinin (k.s.) yurtiçinden ve yurdışmdan aşırı ziyaretçisinin gelmesi 18 Temmuz 1983 tarihinde Çanakkale'nin Gökçeada ilçesinde mecburi ikametine yolaçmıştır.

    Önce Adıyaman'a, sonra Adana'ya oradanda Gökçeada'ya götürülen Seyda hazretleri çektiği sıkıntı ve adanın havasının, sıhhatini etkilemesi sonucu 30. Ocak 1985 tarihinde Ankara'ya nakledilmiştir.

    Burada da 16 ay gözetim altında tutulduktan sonra Merkezi idarenin müsadesiyle tekrar Menzil'e dönmüştür.

    SUİKAST GİRİŞİMİ

    Tekrar tebliğ ve irşad hizmetine devam ederken 1991 yılının Ramazan Bayramı bayramlaşması sırasında içerİsine zehirli böcek ilacı çekilmiş şırıngayla suikast yapılmış, eline isabet eden zehir etkisini göstermiş, acil müdahaleyle hastaneye yatırılan Seyda hazretleri (k.s.) hayati tehlikeyi atlatmış, fakat elinin üstündeki ve içindeki yaralar sebebiyle uzun süre ızdırap çekmiştir.

    Şeker, damar sertligi, tansiyon ve romatizma hastaliklari nedeniyle uzun yillar tedavi gören Seyda hazretlerinin ölümünden bir yil önce ayagi kirilmiş çektigi izdiraplarina bir yenisi eklenmiş, fakat irşad faaliyetleri kesintisiz devam etmiştir.

    Romatizma sebebiyle her yaz gittiği Afyondaki kaplıcalardan Ankara'ya dönüşünden bir kaç gün sonra 22 Ekim 1993 Cuma günü cuma namazından önce 63 yaşında Rahmet-i Rahmana kavuşmuştur.

    Vefat haberini alan yüzbinlerce sofinin katılımıyla ertesi gün Menzil'de babasının yanı başında toprağa verilmiştir.

     

     

    Leyl-i Lal - 23.03.2011 - 12:06



Benzer Konular

  1. Menzil Şeyhi Seyyid Abdülbaki
    Konuyu Açan: Leyl-i Lal, Forum: İslami Multimedia.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 22.03.2011, 12:45
  2. Seyyid Muhammed Rasit Erol -Menzil
    Konuyu Açan: Leyl-i Lal, Forum: İslami Resimler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 22.12.2009, 11:42
  3. Muhammed Raşid Erol Kimdir
    Konuyu Açan: Leyl-i Lal, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01.12.2009, 23:42
  4. Seyyid Muhammed Raşid EROL 1930-1993
    Konuyu Açan: KaRaKıZ, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 13.08.2009, 13:34
  5. Muhammed Raşid Erol Hz.(k.s.)
    Konuyu Açan: dabanlıoglu, Forum: Kim Kimdir.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 14.03.2009, 15:14

copyright

Soru Cevap