REKLAM




+ Konuyu Cevapla

Peygamber Efendimizin Şakalaşması

  1. Yazan: leotombak
    No Avatar

    REKLAM


    Peygamber Efendimiz, Allahın elçisi olması dolayısıyla ciddi, vakarlı, ağırbaşlı ve heybetli bir insandı. Bu hali zaten normaldi. Çünkü taşıdığı görev, üstlendiği vazife bunun gereğiydi. Ancak her haliyle o da bir insandı. Hem de çok cana yakın.

    Herkese samimi ve içten davranırdı. Zaman olur, şakalaşır, tatlı ve güzel bir hava oluştururdu. Çünkü başka türlü olsaydı, insanlar Peygamberimize yaklaşamazlar, Ona soru bile soramazlardı.

    Zaten insan her zaman ciddi ve ağır meseleleri konuşamaz, bazen ortamın yumuşatılması ve insanların rahatlatılması gerekir.

    Bunun yanında, Peygamberimiz insanlarla alay etmez, hafife almaz, dalga geçmez, küçük düşürmez, mahcup etmez, zor durumda bırakmaz, işletme gibi olumsuz tavırları hoş karşılamazdı.

    Peygamberimizin yaptığı şakalar yerli yerinde ve mesaj doluydu. Lüzumsuz ve yersiz değildi. Daha çok gönül alıcı ve sevindirici şakalar yapardı. Çocuklarla, hanımlarıyla, yaşlı ve kimsesiz kişilerle şakalaşması bu türdendi.

    Peygamberimiz aile içinde mükemmel bir eş, şefkatli ve sevimli bir babaydı. Zaman zaman eşleriyle şaka yapar, onlarla olan samimiyetini geliştirirdi. Hz Aişe genç ve zeki bir hanım olduğu için Peygamberimiz ona ayrı bir ilgi gösterdi. Hazreti Aişe anlatıyor:

    Ben zayıf, ince belli, genç bir hanımdım. Bir seferde Peygamberimizle birlikte bir yolculuğa çıktım. Peygamberimiz bir yerde sahabilere:

    Siz ilerleyin dedi. Onlar gidince ikimiz arkada yalnız başına kaldık. Bana:

    Gel seninle yarışalım dedi ve koşmaya başladık. Ben kendisini geçtim.

    Aradan birkaç yıl geçmişti. Yine onunla birlikte bir yolculukta iken bir yerde sahabilere:

    Siz ilerleyin dedi ve ikimiz yalnız kaldık.

    Gel yarışalım dedi. O zamanlar ben kilo almıştım. Önceki yarışmayı da unutmuştum. Koşmaya başladık. Fakat bu sefer de o beni geçti. Gülümseyerek:

    Bu sefer ki benim seni geçişim, o gün beni geçişine bedel olsun buyurdu.

    Peygamberimizin buna benzer bir lâtifesini Hasan-ı Basri Hazretleri rivayet ediyor.

    Bir gün yaşlı bir kadın Peygamberimize gelerek:

    Ya Resûlallah! Cennete girmem için bana dua eder misiniz?dedi.

    Peygamber Efendimiz:

    Yaşlı kadınlar Cennnete giremez diye ona takıldı.

    Bunun üzerine kadın ağlayarak oradan ayrıldı.

    Peygamberimiz sahabilere:

    Gidin ona söyleyin, Sen Cennete yaşlı olarak giremezsin . Cenâb-ı Hak, Biz onları yepyeni bir yaratılışla yarattık da, eşlerine sevgi ile düşkün hep aynı yaşta genç kızlar yaptık buyurmuyor mu? (Vakıa Sûresi, ../36)

    Avf bin Malik anlatıyor:

    Tebük savaşında Peygamberimizin huzuruna gittim. Deriden yapılmış bir çadırın yanındaydı. Kapıdan selam verdim. Selamımı aldı ve bana:

    Buyur, gir dedi.

    Bütün vücudumla mı gireyim? dedim.

    Bütününle gir dedi ve girdim.

    Çadır küçük olduğu için Avf şakayla, Bütün vücudumla mı gireyim demişti.

    Böylece Peygamberimiz şakaya şakayla karşılık vermişti.

    Bütün sahabilerin şahit olduğu bir lâtifeye de yer verelim:

    Sahabilerin içinde Nuayman adında çok şakacı birisi vardı. Yaptığı şakalar bazen aşırıya kaçardı. Fakat yine de Peygamberimiz onu anlayışla karşılardı. Bir gün çölde yaşayan bedevi Araplardan birisi Peygamberimizi ziyarete gelmişti. Devesini Mescidin avlusuna bağlayıp içeri girmişti.

    Sahabilerden birisi deveyi görünce Nuaymana:

    Şu deveyi kessen de etini yesek, eti çok özledik. Nasıl olsa Peygamberimiz devenin parasını ödeyecektir.

    Nuayman da itiraz etmedi ve deveyi yere yatırdı, kesti ve başladı yüzmeye.

    Devenin sahibi Peygamberimizin huzurundan çıkınca bir de ne görsün, devesinin deresi yüzülüyor.

    Eyvah! Devemi kesmişler diye feryada başladı.

    Peygamber Efendimiz dışarı çıktı.

    Bunu kim yaptı diye sordu.

    Nuayman yaptı dediler.

    Nuayman kaçmıştı. Peygamber Efendimiz Nuaymanın peşine düştü, aramaya koyuldu.

    Sonunda Duabaa adında bir kadının evinin bahçesinde buldu. Nuayman evin avlusundaki çukura girmiş, üzerini de hurma ağacı yaprağı ile örtmüştü.

    Peygamberimiz eve girince birisi bir taraftan yüksek sesle:

    Biz onu görmedik diyor, bir taraftan da parmağıyla Nuaymanın saklandığı çukura işaret ediyordu.

    Peygamberimiz gitti, onu çukurdan çıkardı. Nuaymanın yüzü gözü toz toprak içinde kalmıştı. Peygamberimiz sordu:

    Niçin böyle yaptın?

    Nuayman:

    Ya Resûlallah, size burada olduğumu söyleyenler yaptırdılar bana...

    Peygamber Efendimiz bir yandan Nuaymanın yüzünü gözünü siliyor, diğer yandan da gülüyordu.

    Peygamberimiz daha sonra deve sahibine devesinin parasını ödedi ve işi tatlıya bağladı. Selametle.


    Facebook




    Üyelik

  2. Yazan: cristiana
    No Avatar
    Iste bunlar sevimli sakalardır.
    Sınırları tasmamak, baskasını incitmemek sartıyla arada sırada bu tur saka yapmak mustehaptır. Az ve yerinde olan şakayı Peygamber Efendimiz de tasvip etmislerdir.
    Ancak, sakaların devamlı yapılmasından sakınmak gerekir. Bir kısım mubahlar vardır ki onlara devam edildigi takdirde gunaha donebilirler. Sakanın eziyet, sıkıntı verici ve rahatsız edici olanı yasaktır.

    Hz. Peygamber (s.a.s) ve ashabının yaptıgı bu tur sakalar,kırıcı ve yalan cinsinden olmayan sakalardır. Boylesi sakalar ise insanlar arasında muhabbeti arttırır. Ancak her iste oldugu gibi sakada da asırı gitmemelidir.

    El sakaları ve oldurtucu, yaralayıcı aletlerle yapılan sakalar tehlikeli olabileceginden yasaklanmıstır. "Her kim kardesine-isterse ana baba bir kardeşi de olsa-(korkutmak uzere) demirle isaret ederse, onu bırakmaya
    kadar melekler o kimseye lanet ederler. " "Sakın sizden biriniz (din) kardesine silah ile isaret etmesin. Cunku isaret eden kimse bilmez ki belki Seytan o silahı elinden kaydırır, isaret edilen adamı vurur da bu yuzden cehennemden bir cukura yuvarlanır" (Riyazu's-Salihin, III,293).

    Ellerine yuregine saglik,bizle paylastigin icin tesekkurler.

    Selam ve dua ile
  3. Yazan: bilinmez
    No Avatar
    Paylaşımın için çok teşekkür ederim arkadaşım vallahi okurken kapıldım anlatışına ve konunun güzelliğine.
  4. Yazan: gulcan57
    No Avatar
    LATIF BIR LATIFE de benden:

    Zeyd b. Eslem söyle anlatiyor:
    Ümmü Eymen bir ihtiyaci icin Resulüllah'a geldi. Resulüllah (s.a.v) "kocan kim?" diye sordu.
    Kadin "filan" diye cevap verdi.
    Resulüllah (s.a.v) "su gözünde beyaz olan adam mi? " dedi.
    Kadin " Ya Resulüllah! Onun gözünde beyazlik yoktur" dedi.
    Resulüllah "Blakis, onun gözünde beyazlik vardir" dedi.
    Kadin yien "Hayir" dedi.
    Resulüllah(s.a.v) sonunda " Her insanin gözünde beyazlik vardir" buyurdu.
    Eve dönüp kocasina dikkatlice bakinca, kocasi "Sana ne oldu?" diye sordu.
    "Resulüllah (sav) senin gözlerinde beyazlik oldugunu söyledi" dedi.
    Kocasi; " Görmüyor musun? Gözlerimin beyazi siyahindan cok" dedi.


    Edit By DermanAbi Sadece Noktalamaları Düzelttim.
  5. Yazan: mauncan
    No Avatar
    Resûlullah (s.a.v) Ebû Hüreyre'den (r.a) rivayet edilen bir hadis-i şeriflerinde,
    "İmandan sonra güzel davranışların en üstünü, insanlara karşı sevgi beslemektir" buyurmuşlardır (Süyûtî).
    Diğer bir hadis-i şeriflerinde buyururlar ki:

    İnsanlarla güzel geçinmek, insanları sevindirmek ahlâkî olgunluğun günlük hayattaki ve beşerî münasebetlerdeki sonucu olmaktadır.
    Bu uygulamanın ölçüsü de Peygamber Efendimiz (s.a.v) tarafından, başkalarının kendisine yapmasını istemediğini onlara yapmamak şeklinde belirtilmiştir.



    hocam ellerine ve yüreğine sağlıkk
    Register
  6. Yazan: leotombak
    No Avatar
    Allah sizden de razı olsun mauncan kardeşi ve katkıda bulunan arkadaşlar. Peygamber Efendimizin yalan katmadan yapmış olduğu şakalar insanlarla olan muhabbetini, onlara duyduğu sevgi ve saygıyı gösterir. Müslüman güleryüzlü ve cana yakın olmalı. Şakalaşma da bunu sağlayan etkenlerden bir tanesidir.

    *Peygamberimiz (sav), hem hanımları hem de çocukları ile çok yakından ilgilenmiş, onların imanlarını, sağlıklarını, neşelerini ve ilimlerini artırmalarına vesile olmuştur. Rivayetlerde Peygamberimiz (sav)'in hanımları ile oyunlar oynadığı, koşu yarışları yaptığı da belirtilir. Sahabeler "Peygamber (sav) hanımlarıyla en fazla şakalaşan kişiydi (Hasan B. Süfyan Müsnedi'nde aktarılmıştır; Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s.105) " diyerek, Peygamber Efendimizin eşlerine olan ilgisini belirtmiştir.

    Ayrıca Hz. Aişe (ra)'den rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz, "Hanımlarına karşı insanların en yumuşağı, en kerimi, güler yüzlüsü ve mütebessim olanı idi (G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 531/7) ." Selametle.
  7. Yazan: leotombak
    No Avatar
    Peygamberimiz (sav) sahabelerine şakalar yapar, onlarla birlikte gülerdi

    Sahabelerin aktardıkları olaylardan anlaşıldığı gibi, Peygamber Efendimiz hem ailesi hem de sahabeleri ile sık sık şakalaşır, onların yaptıkları esprilere güler ve onlara güzel isimler veya lakaplar takardı. Ancak, her konuda olduğu gibi şakalaşma konusunda da Peygamberimiz (sav) çok ince düşünceli, vicdanlı ve anlayışlı davranırdı. Peygamberimiz (sav)'in şakalar konusunda ashabına verdiği tavsiyeler şöyle özetlenebilir:

    "Ben şaka yaparım ama sadece doğru olanı söylerim"

    "Bir Müslümanın kardeşini korkutması helal değildir"

    "Kardeşinle münakaşa etme, alaya alarak onunla şakalaşma."

    "Başkalarını güldürmek için yalan söyleyene yazıklar olsun."

    "Kul, şaka da olsa yalan söylemeyi, doğru da olsa münakaşa etmeyi bırakmadıkça iyi bir mümin olamaz."

    "Şaka da olsa yalan söylemeyin (Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 15. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 209) ."175
    Selametle.
  8. Yazan: mauncan
    No Avatar
    Affetmek, zaferin zekâtıdır."

    Hz. Muhammed

    2- "İman, aklın çalışmasının ürünüdür."

    Ahmed Hulûsi

    3- "Kişi anasından iki kere doğmadıkça, Göklerin Melekûtuna ulaşamaz."

    Hz. İsa

    4- "Sevgin nefrete dönüşmesin, sana ancak yük olur."

    A.F.Y

    6- "Vücudun, ilmi ilahide, ilimden ibaret olduğunu müşahade, vahdet-i şuhuddur."

    Ahmed Hulûsi






    7- "Musibetin sevabına talip olmaklığın, musibeti çekmekte iken de varsa, zahidsin."

    Hz.Muhammed

    8- "Yaşam kabullenmektir."

    A.F.Y

    9- "Mollanın namazında Hakkın ne Celali vardır, ne de Cemali. Mollanın ezanı bize seher vaktini bile bildirmez."


    Register

    Muhammed İkbal


    selametle
  9. Yazan: SAHABELER
    SAHABELER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    O ki kainatın nuru,O ki efendiler efendisi,O ki rahmet peygamberi,O ki ahlakın yegane timsali,O güllerin efendisinin her halinde bir edep var.şakalaşmasında bile bu edep her daim devam ederdi.bu güzel kutlu doğum haftasında efendimizi anlatan çok güzel kitaplar var sevgili arkadaşlar,bir kitapta siz hediye edin sevdiklerinize.benimki sadece bir fikir.selam ve dua ile


  1. Yazan:
    no avatar


    REKLAM



Benzer Konular

  1. Peygamber Efendimizin Atı
    Konuyu Açan: Kayıtsız Üye, Forum: Soru - Cevap.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 09.09.2011, 14:28
  2. Peygamber Efendimizin Son Sözleri
    Konuyu Açan: Nerqish, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 30.08.2009, 13:03
  3. Peygamber Efendimizin Bir Öğüdü
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: Ayet Hadis Ve Dini Bilgiler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 28.08.2009, 05:58
  4. Peygamber Efendimizin Bir Günü
    Konuyu Açan: MaRaBoGLu61, Forum: Hikayeler Menkibeler İslami Şiirler.
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj : 18.10.2008, 12:53
  5. Peygamber efendimizin evi
    Konuyu Açan: dijiman, Forum: İslami Resimler.
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj : 16.09.2008, 22:58

copyright

Soru Cevap

grafimx