Islamda Tüplerin bağlanması Caizmi

  1. Islamda Tüplerin Bağlanması Hakkinda - Evleniniz, çoğalınız Hadis-i Şerifi Mealince - Sakatlık ihtimalinde bağlanma Caizmi - Erkeğin Tüplerini bağlanması Caizmi - Kordonları bağlatmaya, tıbbî deyimiyle tüplerin bağlanması hangi nedenlerde caiz?



    “Evleniniz, çoğalınız, çünkü ben Kıyamet gününde sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim.”


    “Sevimli, doğuma müsait kadınlarla evlenin” hadis i şeriflerinden evlilikte esas alınan önemli bir noktayı öğreniyoruz, o da neslin devamını sağlamaktır. Bu meselede dikkat edilmesi gereken husus, neslin üremesini engelleyici tedbirleri baştan almaktır. Yani doğurabilen hanımlarla evlenmektir.

    Her meselede olduğu gibi, bu meselenin de şüphesiz birtakım istisnaları vardır. Bazı şartlarda hadis-i şeriflerde de müsaade edildiği “azl”e, bugünkü tabirle doğum kontrolüne ruhsat verilmektedir.

    Kordonları bağlatmaya, tıbbî deyimiyle “tüplerin bağlanması” meselesine gelince


    Gerek erkeğin ve gerekse kadının tüplerinin bağlanması yolu ile bir daha çocuk yapma kabiliyetinden mahrum kalmaları hem dinen, hem tıbben mahzurlu bir metoddur. Birçok yan tesiri vardır. Geçici kısırlaştırma ise kısmen benimsenebilir. Bazan anne adayının sağlığını ciddi şekilde tehlikeye sokan hallerde kısırlaştırma yapılabilmektedir.

    Meselâ üçüncü sezaryen ameliyatlarından sonra bir yenisi anne için riskler taşıyorsa, batın yavrunun çıkarılması için hazır açılmışken tüpler bağlanarak kısırlaştırma yapılabilmektedir.

    Görüldüğü üzere, bu uygulama hem geçici, hem de herkes için her zaman değildir. Yani ancak zaruret halinde başvurulabilecek bir çaredir. Bu çeşit meselelerde tıp müsaade etmiyorsa, din de müsaade etmez. Çünkü dinin eseslarından birisi de neslin ve canın muhafazasıdır. Bunun için böyle bir zaruretle karşılaşınca tek doktorun kararından ziyade, tıbbî bir kurulun kararına itimat etmelidir.

    Sakat doğma ihtimali ve kordon bağlatma olayı


    Soru: Doktor, henüz durumu kesinleşmemekle beraber çocuğumun sakat doğma ihtimali olduğunu, istersem aldırabileceğimi söyledi. Sakat doğma ihtimali yüzünden çocuk aldırılır mı? Ayrıca bir daha çocuk olmaması için kordon bağlatabileceğimi de söyledi. Kordon bağlatmanın dinî hükmünü bilmiyorum. Bu konuda da bilgi verebilir misiniz?


    Cevap: Birinci soru, içinde başka soruları da bulunduran kapsamlı bir sorudur. Önce akla şu sorular gelmektedir:

    Sakatlık kesin mi, yoksa ihtimal mi, bedensel mi, zihinsel mi.? Sakatlık bitkisel hayat derecesinde ağır mı, yoksa kendi ihtiyaçlarını kendi karşılayacak derecede hafif mi?.. gibi ihtimalleri de hesaba katarak konuyu düşünmek gerekmektedir. Bunların hepsi de aile ile doktorunun netleştirmeleri gereken mühim konulardır. Karar verebilmek için sakatlığın ağırlık derecesini, ihtimal nispetini netleştirmeye ihtiyaç vardır. Bütün bunlarla birlikte ilim adamlarının verdiği cevaplar da vardır. Bundan sonra onları da hesaba katmak icap etmektedir. Mesela bazı din âlimleri konuya daha kolay şekilde bakıyor, “geçerli mazereti olanlar! bir buçuk iki ayı geçirmeden rahimdeki çekirdeğin alınabileceği..” yolunda izahlar yapıyorlar. Yeter ki geçerli mazeret olsun, bir buçuk, ya da iki ayı geçirmeden aldırmış olsunlar... Bazı ilim adamları ise buna da cevaz vermiyor, rahme düşmüş insan adayının dokunulmazlığı olduğunu, sakatlık ihtimalinden dolayı insan adayının öldürülemeyeceğini ifade ediyorlar...

    Bunların içinde dünyevi açıdan bakım riski bulunsa da, uhrevi açıdan manevi riski olmayan en emniyetli görüşü, yani Hayreddin Karaman hocaefendinin yaklaşımını arz etmek istiyorum sizlere. ‘Hayatımızdaki İslam’ kitabında geniş bilgi verdiği konu hakkındaki soru ve cevap aynen şöyledir:

    Soru: Ana rahmindeki bir ceninin 2,5-3 aylık veya daha ileri bir gebelik döneminde, eğer tıbben bedenen sakat doğacağı bilinse, bu çocuğun aldırılmasında beis var mıdır? Hem bedenen hem de zihinsel olarak sakatlık durumunda hüküm yine aynı mı olur?



    Cevap: ‘Kadının yumurtası erkeğin spermi ile aşılandıktan, rahim duvarına tutunarak beslenmeye başladıktan sonra artık her şeyi (cinsiyeti, boyu, rengi...) belirlenmiş ve zaman içinde ortaya çıkacak olan bir çocuk (insan) vardır. Bu çocuğa (rahim içinde iken adı cenîndir) yapılacak işlem ile, doğmuş çocuğa yapılacak işlem arasında -cinayet ve günah bakımından- önemli bir fark yoktur. İslam ceza hukukunda cenînin düşmesine sebep olanlar tazminat öderler; bu da gösteriyor ki, orada cansız veya belirsiz bir et parçası yoktur, bir insancık vardır. Doğmuş bir çocuğu bedeninde veya zihninde bir özür var diye öldürmek caiz olmadığı gibi, cenîni de bu sebeple öldürmek caiz olmaz. Müminler ahirete de inanırlar; bu dünyada değil bir sakat insana, hayvana bile yapılan hizmetin ecri, sevabı, ahirette güzel karşılığı vardır. Bir tek istisna, rahimde kaldığı veya doğurulduğu takdirde annenin kesin olarak ölme ihtimali durumudur; ancak bu durumda cenînin alınması caiz görülmüştür.” Hayreddin Karaman.net’e de bakılabilir.

    Bir daha çocuk olmaması için kordon bağlatma teşebbüsüne gelince

    Kordon bağlatmaktan kasıt bir daha hiç çocuk doğuramayacak şekilde kısırlığa sebep olan bir yöntem uygulamak ise bunun uygun olmadığını söyleyenler çoğunluktadır. Çünkü diyorlar: Bir kadının doğurgan olması mükemmellik işaretidir. Onu çocuk doğuramaz hale getirmek, yani kısırlaştırmak ise noksanlaştırmak, kusurlu hale getirmek olur. Allah’ın mükemmel yarattığını, insanların kusurlu hale getirmeye hakları yoktur. Ayrıca, günün birinde değişen şartlar çocuk sahibi olmayı da gerektirebilir. Kısırlaştırmak ise kadının bu ihtiyaca cevap verebilme imkanını da elinden almış olur... Kaldı ki, çocuk olmaması için kısırlaştırmaya yönelmek de şart değildir. Bunun dışında mahzuru olmayan yöntemler de vardır. Başka ilaçlar kullanılabilir. Tıbbî tedaviler uygulanabilir. Gerektiğinde yine çocuk sahibi olunabilir. Kadını, değişen şartlar içinde karşılaşabileceği ihtiyaca cevap veremez duruma düşürmek, kadının lehine olan bir sonuç değildir... Demek oluyor ki, kanal bağlatma, kısır kalmaya sebep olmayacak durumda olursa caiz olabilir, kısırlaştırırsa caiz olmayacağı anlaşılmaktadır...

     

     

    GaYe - 29.03.2010 - 19:56
  2. teşekkürler Gaye mecbur kalmadıkça başvurulacak en son yöntem gibi görünüyor..

     

     

    Asiyan - 29.03.2010 - 21:15



Benzer Konular

  1. Tüplerin Bağlanması
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Kadın Sağlığı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 07.05.2012, 14:42
  2. Tüplerin Bağlanması
    Konuyu Açan: ZELAL, Forum: Kadın Sağlığı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 14.04.2012, 09:51
  3. İslamda tüplerin bağlanması
    Konuyu Açan: Kayıtsız Üye, Forum: Soru - Cevap.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 31.07.2011, 13:13
  4. Tilki Kürkü Kullanmak Caizmi
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: İslami Sorular Ve Cevaplar.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 18.05.2011, 11:21
  5. Tüplerin Bağlanması
    Konuyu Açan: laremmm, Forum: Kadın Sağlığı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01.01.2010, 16:32

copyright

Soru Cevap