Abdullah Bin Cahş'ın Hayatı

  1. Uhud şehitlerinden - ABDULLAH BİN CAHŞ'ın Hayatı



    ABDULLAH BİN CAHŞ (Uhud şehitlerinden.)


    Sad bin Ebî Vakkâs hazretleri Uhud harbinde Hz. Abdullah bin Cahş"la arasında geçen konuşmayı şöyle anlattı:

    "Uhudıda savaşın çok şiddetli devam ettiği bir andı. Abdullah bin Cahş yanıma sokuldu elimden tuttu ve beni bir kayanın dibine çekti. Bana şunları söyledi:

    - Şimdi burada sen duâ et ben "âmin" diyeyim. Sonra ben duâ edeyim sen de "âmin" de!

    Kıyasıya vuruşayım

    Ben de "Peki!.." dedim ve şöyle duâ ettim:

    - Allahım bana çok kuvvetli ve çetin kâfirleri gönder. Onlarla kıyasıya vuruşayım. Hepsini öldüreyim. Gâzi olarak geri döneyim.

    Abdullah bin Cahş benim yaptığım bu duâya bütün kalbiyle "âmin" dedi. Sonra kendisi şöyle duâ etmeye başladı:

    - Allahım bana zorlu kâfirler gönder kıyasıya onlarla vuruşayım. Cihâdın hakkını vereyim. Hepsini öldüreyim.

    En sonunda bir tanesi de beni şehîd etsin.

    Gönlüm böyle bir duâya "âmin" demek arzu etmiyordu. Fakat o istediği ve önceden söz verdiğim için mecbûren "âmin" dedim.

    Kılıcı kırıldı

    Daha sonra kılıçlarımızı çektik savaşa devam ettik. İkimiz de önümüze geleni öldürüyorduk.

    O son derece bahadırâne harbediyor düşman saflarını tarumar ediyordu. Düşmana hamle üstüne hamle ediyor şehîd olmak için derin bir iştiyakla hücûmlarını tazeliyordu.

    "Allah Allah!.." diye çarpışırken kılıcı kırıldı. O anda sevgili Peygamberimiz ona bir hurma dalı uzatarak savaşa devam etmesini buyurdu.

    Bu dal bir muıcize olarak kılıç oldu ve önüne geleni kesmeye başladı. Birçok düşmanı öldürdü."

    [Daha sonra bu kılıç vârisleri elinde uzun seneler kaldı. En son bir Türk kumandanı iki yüz altına bunu satın almıştır.]

    Savaşın sonuna doğru Abdullah bin Cahş Ebûl Hakem isminde bir müşrikin attığı oklarla arzu ettiği şehâdete kavuştu.

    Şehîd olunca kâfirler bu mübârek şehîdin cesedine hücûm ederek burnunu dudaklarını ve kulaklarını kestiler. Her tarafı kana boyandı.

    Muharebe bittikten sonra Abdullah bin Cahşıı şehîd edilmiş bulan Hz. Saıd durumu ve onun yaptığı duâyı Peygamber efendimize anlattı.

    Resûlullah efendimiz de onun duâsının kabûl edildiğini ve bu dünyada istediğine kavuştuğunu âhırette de istediğine kavuşacağının anlaşıldığını bildirdi.

    Hz. Abdullah bin Cahşıı ve dayısı "Seyyidüşşühedâ" yaınî "Şehîdlerin efendisi" Hz. Hamzaıyı aynı kabre defnettiler.

    Abdullah bin Cahş hazretleri Resûlullahın halası Ümeyme ile Cahşıın oğludur. Zevcât-ı tâhirâttan Zeyneb binti Cahşıın kardeşidir. Habeşistan"a iki kere hicret etti. Birkaç kere ordu kumandanı yapıldı.Hz. Ebû Bekirıin vasıtasıyla kelime-i şehâdet getirerek ilk Müslümanlardan olmak şerefine kavuştu.

    En çok katlananınızdır

    Abdullah bin Cahş hazretleri İslâmiyeti heyecanla yaşayan zâtlardandı. İlk Müslüman olduğu yıllarda kâfirler kendisine her türlü ezâ ve cefâyı yapmışlardı. Hepsine de îmânının verdiği güç ile mukabele etmiş ezâ ve cefâlara katlanmıştır. Peygamber efendimiz kendisi için buyurmuştur ki:

    - Açlığa ve susuzluğa en çok dayanan ve katlananınızdır.

    Resûlullah efendimizin şehîdler için verdiği müjdeleri duyarak hep şehîd olmaya can atar harplerde hep en önde kahramanca çarpışırdı.

    Peygamber efendimiz hicretin ikinci senesinde Nahleıde Kureyş müşriklerini gözetlemek üzere ilk önce Ebû Ubeyde bin Cerrâhıı göndermek istemişti. Hz. Ebû Ubeyde Peygamber efendimizden ayrılmaya dayanamıyarak ağlamaya başladı. Bunun üzerine Peygamberimiz onu göndermekten vazgeçti. Hz. Abdullah bin Cahş der ki:

    "O gün Resûlullah aleyhisselâm yatsı namazını kılınca bana buyurdu ki:

    - Sabahleyin yanıma gel! Silahın da yanında bulunsun! Seni bir tarafa göndereceğim.

    Sabah olunca mescide gittim. Kılıcım yayım ok ve çantam üzerimde kalkanım da yanımda idi. Resûlullah efendimiz sabah namazını kıldırdıktan sonra muhâcirlerden benimle birlikte gidecek birkaç kişi buldu. Bir mektup vererek buyurdu ki:

    - Seni bu kişilerin üzerine kumandan tayin ettim. Git! İki gece yol aldıktan sonra mektubu aç! Orada yazılanlara göre hareket et!

    - Yâ Resûlallah! Hangi tarafa gideyim?

    - Necdiye yolunu tut! Rekiyeıye kuyuya yönel!"

    Abdullah bin Cahş hazretleri Nahle seferine görevlendirildiği zaman ilk defa "Emîr-ül-müıminîn" sıfatı verildi. Böylece İslâmda ilk tayin olunan "emîr" oldu. Mücâhidlerin iki kişisi için bir develeri vardı.

    Kimseyi zorlama!

    Sekiz veya oniki kişilik bir birlik ile iki gün sonra Melel mevkiine vardıklarında mektubu açtı. Mektupta şunlar yazılıydı:

    Bismillâhirrahmânirrahîm. Bu mektubu gözden geçirdiğin zaman Mekke ile Tâif arasındaki Nahle vâdisine ininceye kadar Allahü teâlânın ismi ve bereketiyle yürüyüp gidersin.

    Arkadaşlarından hiçbirini seninle birlikte gitmeye zorlamayasın! Nahle vâdisindeki Kureyşlileri Kureyşlilerin kervanını gözetleyip denetleyesin! Onların haberlerini bize bildiresin!

    Emîr-ül-müıminîn Hz. Abdullah bin Cahş Peygamberimizin mektubunu okuduktan sonra "Bizler Allahü teâlânın kullarıyız ve hep Oına döneceğiz. İşittim ve itâat ettim. Allahü teâlânın ve sevgili Resûlünün emrini yerine getireceğim" diyerek mektubu öpüp başına koydu. Sonra arkadaşlarına dönerek dedi ki:

    - Hanginiz şehîd olmayı istiyor ve özlüyorsa benimle gelsin! Gelmek istemeyen dönüp gidebilir hiçbirinizi zorlayıcı değilim. Gelmezseniz ben tek başıma gidip Resûl aleyhisselâmın emrini yerine getireceğim.

    Biz de işittik

    Arkadaşları hep birden cevap verdiler:

    - Biz de işittik. Allahü teâlâya Peygamber efendimize ve sana itâat edicileriz. Nereye istersen Allahü teâlânın bereketi ile yürü.

    Saıd bin Ebî Vakkâs hazretlerinin de bulunduğu küçük ordu ile Hicâzıa doğru yol aldılar ve Nahleıye geldiler. Bir yere gizlendiler. Oradan gelip geçen Kureyşîleri gözetlemeye başladılar.

    Bu sırada bir Kureyş kâfilesi geçti. Develer yüklü idi. Mücâhidler Kureyş kâfilesine yaklaşarak onları İslâma daıvet ettiler. Kabûl etmeyince çarpışma başladı. Çarpışma sonunda birisini öldürdüler ikisini esir aldılar. Birisi de atlı olduğu için ona yetişemediler. Kâfirlerin bütün malı mücâhidlere kaldı.

    Hz. Abdullah bin Cahş bu ganimet mallarının beşte birini Resûlullah efendimize ayırdı. Bu ganimet Müslümanların aldıkları ilk ganimetti. Bu beşte bir hisse de ilk ayrılan beşte bir idi. İlk öldürülen müşrik ve alınan esirler de bu Nahle seferindeydi. Daha henüz ganimetle ilgili âyet-i kerîmeler gelmemişti.

    Bundan sonra Bedir gazâsı oldu. Alınan esirler için Resûlullah efendimiz Hz. Ebû Bekir Hz. Ömer ve Hz. Abdullah bin Cahşıa danıştı. Hicretin üçüncü senesinde yapılan Uhud harbinde büyük kahramanlıklar gösterdi. Hz. Abdullah bin Cahş yiğitliğin sembolüydü.

    En çok özlediği

    Abdullah bin Cahş Peygamberimize çok bağlı idi. Resûlullah efendimiz onu emîr tayin ettiği vakit kendisine sormuştu:

    - Ey Abdullah! Dünyada en çok arzu ettiğin özlediğin nedir?

    Bunun üzerine "Allah ve Resûlüne muhabbettir" diye arzetmişti.

    Hz. Abdullah orta boylu çok yakışıklı bir zât idi. Peygamber efendimizi pek ziyâde severdi. Bu muhabbet uğrunda canını fedâdan çekinmemiş Uhud harbinde en büyük kahramanlığı göstererek Allahü teâlânın rızâsı uğrunda şehâdet şerbetini içmiştir.

    Eshâb-i kirâm arasında lâkabı "El Mücâhidü fillah" yaınî "Allah yolunun fedâisi" idi. Şehîd olduğunda 40 yaşlarında idi. Allah yolunda Habeşistanıa yapılan ikinci hicretten sonra âilece Medîneıye hicret etmişti. Medîneıye hicret edince Asım bin Sâbit ile kardeş oldu.

     

     

    sevgi - 17.08.2009 - 14:06



Benzer Konular

  1. Hamne Binti Cahş'ın Hayatı
    Konuyu Açan: sevgi, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 16.11.2009, 19:06
  2. Abdullah Bin Zeyd'in Hayatı
    Konuyu Açan: sevgi, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 24.08.2009, 04:00
  3. Abdullah Bin Süheyl'in Hayatı
    Konuyu Açan: sevgi, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 23.08.2009, 15:07
  4. Abdullah Bin Cahş
    Konuyu Açan: sevgi, Forum: Hikayeler Menkibeler İslami Şiirler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 17.08.2009, 14:10
  5. Abdullah Bin Amr'ın Hayatı
    Konuyu Açan: sevgi, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 17.08.2009, 14:03

copyright

Soru Cevap