REKLAM




+ Konuyu Cevapla

İngilizcede En Çok Kullanılan 1000 Kelime

  1. Yazan: CA-CHALLENGE
    No Avatar

    REKLAM


    B]


    İNGİLİZCEDE EN ÇOK KULLANILAN 1000 KELİME


    WORDS MEANINGS
    abbreviation: kısaltma
    ability: beceri
    able: becerikli
    about: hakkında
    above: üstünde, -den yukarı
    abroad: yurtdışına
    absence: yokluk
    absent: dalgın
    accept: kabul etmek
    acceptable: kabul edilebilir
    accident: kaza
    accidental: kaza ile olan
    according: e göre
    account: hesap
    achive: başarmak
    achivement: başarı
    acid: asit
    across. karşıda
    act: davranmak
    action: olay
    active: aktif
    activity: aktivite
    actor,actress: aktör, aktris
    actual: gerçek
    actually: aslında, gerçekten
    add: eklemek
    addition: eklenti
    additional: ilave
    address: adres
    adjective: sıfat
    admiration: taktir hayranlık
    admire: hayran olmak
    admit: içeri almak,kabul etmek
    adult: yetişkin
    advanced: gelişmiş, ileri
    advantage: avantaj
    adventure: macera
    adverb: zarf
    advertise: ilan vermek
    advertisement: reklam ilanı
    advice: tavsiye
    advise: danışman
    affair: mesele
    affect: etkilemek
    afford: gücü yetmek
    afraid: korkmak
    after: sonra
    afternoon: öğleden sonra
    afterwards: daha sonra, sonradan
    again: tekrar
    against: karşıda
    age: yaş
    ago: önce
    agree: razı olmak, anlaşmak
    agreement: anlaşma
    ahead: ileride, öne doğru
    aim: amaç, hedef
    air: hava
    aircraft: uçak
    airport: hava limanı
    alcohol: alkol
    alive: yaşayan
    all: hepsi
    allow: izin vermek
    almost: hemen hemen
    alone: yalnız
    along: boyunca
    alphabet: alfabe
    already: zaten
    also: ayrıca
    although: e rağmen
    always: her zaman
    among: arasına
    amount: tutar
    amuse: eğlendirmek
    amusement: eğlence
    amusing: eğlenceli
    an: bir
    ancient: antik, eski
    and: ve
    anger: sinir
    angle: melek
    angry: sinirli
    animal: hayvan
    announce: ilan etmek
    annoy: rahatsız etmek
    annoying: rahatsız edici
    another: diğer
    answer: cevap
    anxiety: tasa, kaygı
    anxious: endişeli, kaygılı
    any: hiç
    anyone: herhangi biri
    anything: herhangi bir şey
    anywhere: herhangi biyer
    apart: ayrı
    apartment: apartman
    appaer: gözükmek
    appaerance:
    apple: elma
    aproval:
    approve: onaylamak
    area: meydan
    argue: tartışmak
    arguement: münakaşa
    arm: kol
    army: ordu
    around: etraf
    arrange: planlamak
    arrangement: düzenleme
    arrival: geliş, varış
    arrive: varmak, ulaşmak
    art: sanat
    article: makale
    artificial: yapay
    as: gibi
    as opposed to: tersi anlamı
    ashamed: utanmış
    ask: sormak
    asleep: uykuda
    association: kurum, ilişki, çağrışım
    at: de da
    atom: atom
    attack: saldırı
    attempt: girişim
    attend: uğraşmak
    attention: dikkat
    attitude: davranış
    attract: cezbetmek
    attractive: çekici
    authority: uzman kimse
    autumn: sonbahar
    available: hazır, meşkul değil
    average: avaraj
    avoid: kaçınmak, sakınmak
    awake: uyanık
    away: uzağa
    awkward: uygunsuz, zor
    baby: bebek
    back: geri
    background: geri taraf
    backward: geri kalmış
    bad: kötü
    bag: yatak
    bake: fırında pişirmek
    balance: ayar
    ball: top
    band: bando
    bank: banka
    bar: bar
    base: üs,taban,kurmak,dayanmak
    basic: kolay
    basket: çöp kutusu
    bath: banyo
    battle: savaş
    be: olmak
    beach: sahil, pilaj
    beak: gaga
    beam: yaymak, gülümsemek,ışın
    bean: fasulye
    bear: ayı
    beat: vurmak,karıştırmak,tempo
    beautiful: güzel
    beauty: güzellik
    because: çünkü
    become: dönüşmek
    bed: yatak
    beer: bira
    before: önca
    begin: başalamak
    begining: başlangıç
    behave: davranmak
    behaviour: davranış
    behind: arkasında, gerisinde
    belief: inanç
    believe: inanmak
    bell: zil
    belong: ait olmak
    below: aşağıda, altında
    belt: kemer
    bend: eğmek, bükmek
    beneath: altında
    beside: yanına
    best: en iyisi
    better: daha iyi
    between: arasında
    beyond: ötede, ileride, - den sonra
    bicycle: bisiklet
    big: büyük
    bill: hesap, kanun tasarısı
    bird: kuş
    birth: doğmak
    bit: biraz, bir parça
    bite: ısırmak
    bitter: acı, üzücü
    black: siyah
    blade: bıçak
    blame: sorumluluk, suçlu tutmak
    blind: kör
    block: blok
    blood: kan
    blow: üflemek
    blue: mavi
    board: tahta
    boat: bot, sal
    body: vücut
    boil: yağ
    bomb: bomba, patlamak
    bone: kemik
    book: kitap
    boot: bot, tekmelemek
    border: sınır
    bored: sıkılmış
    boring: sıkıcı
    born: doğmuş
    borrow: ödünç almak
    both: ikiside
    bottle: şişe
    bottom: kıç
    bowl: kase, tas
    box: kutu
    boy: erkek çocuk
    brain: beyin
    branch: şube, dal
    brave: cesur
    bread: ekmek
    break: ara, mola, tenefüs
    breakfast: kahvaltı
    breast: meme
    breath: nefes
    breathe: nefes almak
    breed: üretmek, beslemek
    brick: tuğla
    bridge: köprü
    bright: parlak
    bring: getirmek
    broad: geniş
    broadcast: radyo yayını
    brother: erkek kardeş
    brown: kahverengi
    brush: fırçalamak
    build: inşa etmek
    building: bina
    bullet: mermi
    burn: yanmak
    brust: vahşi
    bury: gömmek
    bus: otobüs
    bush: çalı
    business: mühendis
    busy: meşgul
    but: ama
    butter: tereyağı
    button: buton, düğme
    buy: satın almak
    by: ile,-e kadar yakınında
    cake: kek
    calculate: heaplamak
    call: çağırmak, seslenmek
    calm: sakin olmak
    camera: fotğraf makinası
    camp: kamp kurmak
    can: e bilmek
    cap: kep
    capital: başkent
    car: araba
    card: kart
    care: bakım, umursamak
    careful: dikkatli
    careless: dikkatsiz
    carrige: havuç
    carry: taşımak
    case: kutu,durum
    castle: kale
    cat: kedi
    catch: yakalamak
    catlle: sığır
    cause: neden olmak
    ceiling: tavan
    celebrate: bayram
    cell: satmak
    central: merkezi
    centre: merkez
    century: yüzyıl
    ceremony: tören
    certain: kesin
    chain: zincir
    chair: sandalye
    chance: şans, fırsat
    change: değiştirmek
    character: karakter
    charge: şarj etmek
    chase: kovalamak
    cheap: ucuz
    cheat: kopya çekmek,aldatmak
    check: kontrol etmek
    cheek: yanak
    cheerful: neşeli
    cheese: peynir
    chemical: tıbbi
    chemistry: kimya
    cheque: çek
    chest: göğüs
    chicken: tavuk
    chief: şef
    child: çocuk
    children: çocuklar
    chin: çene
    chocolate: çikolata
    choice: seçim
    choose: seçmek
    church: kilise
    cigarette: sigara
    cinema: cinema
    circle: daire
    circular: dairesel
    citizen: vatandaş
    city: şehir
    claim: iddia etmek, talep etmek
    class: sınıf
    clay: kil
    clean: temiz
    clear: temizlemek
    clever: akıllı
    cliff: tepe
    climb: tırmanmak
    clock: saat
    close: kapalı
    cloth: örtü, kılıf
    clothes: elbise
    clothing: giyecek
    cloud: bulut
    clup: klup
    coal: kömür
    coast: sahil, yokuş aşağı kaymak
    coat: kot
    coffee: kahve
    coin: katılmak
    cold: soğuk
    collar: yaka, tasma
    collect: toplamak
    college: kolej
    colour: renk
    comb: tarak
    combination: bileşim
    combine: birleştirmek
    come: gelmek
    comfort: konfor
    comfortable: konforlu
    command: emretmek, komuta
    committee: komite
    common: olağan, genel, müşterek
    communicate: haberleşmek
    communication: iletişim
    company: kampanya
    compare: karşılaştırmak
    comparison: karşılaştırmak
    compete: rekabet etmek
    competition: yarışma
    competitor: rakip
    complain: şikayet etmek
    complaint: şikayet
    complete: tam, bitirmek
    completely: tamamen
    complicated: anlaşılması güç
    compound: bileşim
    computer: bilgisayar
    concern: kaygılanmak, ilgilendirmek
    concerning: ilişkin
    concert: konser
    condition: koşullandırmak
    confidence: güven
    confident: kendinden emin
    confuse: karıştırmak
    confusing:
    connect: bağlanmak
    connection: bağlantı
    conscious: bilinçli
    consider: iyice düşünmek
    consist: ibaret olmak
    contain: içermek
    container: içerik
    continue: devam etmek
    continuous: sürekli
    contract: kontrat
    control: kontrol etmek
    conversation: konuşma
    cook: yemek pişirmek
    copy: kopya etmek
    corn: mısır
    corner: köşe
    correct: doğru
    cost: fiyat
    cotton: pamuk
    cough: öksürmek
    could: e bildi
    council: konsey
    count: saymak
    country: ülke
    countryside: kırsal bölge
    courage: cesaret
    course: kurs
    court: kart
    cover: örtmek
    cow: inek
    crack: kırmak, çatlak
    crash: çarpmak, çarpışma
    crazy: çılgın
    cream: krema
    creature: yaratık
    crime: suç
    criminal: suçlu
    criticism: eleştiri
    criticize: timsah
    crop: ürün
    cross: karşıda
    crowd: kalabalık
    cruel: zalim
    crush: ezmek
    cry: ağlamak
    cup: kupa
    cupboard: dolap
    cure: iyileştirmek
    curl: büklüm
    current: geçerli
    curtain: kesin
    curve: eğri
    custom: alışkan
    customer: müşteri
    cut: kesmek
    cycle: çevrim

    daily: günlük
    damage: zarar
    dance: dans etmek
    danger: tehlike
    dangerous: tehlikeli
    dark: koyu
    date: tarih, randevu
    daughter: kız çocuk
    day: gün
    dead: ölü
    deal: mukavele
    deal with: uğraşmak
    death: ölüm
    dept: derinlik
    decay: çürümek
    deceive: aldatmak
    decide: karar vermek
    decision: karar
    decorate: dekore etmek
    decoration: dekorasyon
    decrease: azaltmak
    deep: derin
    defeat: yenmek, yenilgi
    defence: savunma
    defend: savunmak
    definite: kesin
    definitely: kesinlikle
    degree: derece
    delay: ertelemek, gecikme
    deliberate: kasti
    deliberately: kastice
    delicate: narin
    deliver: dağıtmak
    demand: istemek
    department: bölüm
    depend: e bağlı olmak
    dependent: bağımlı olmak
    depth: derinlik
    describe: tanımlamak
    description: tanımlanmış
    desert: çöl
    deserve: hak etmek
    design: dizayn
    desirable: arzu edilen
    desire: arzu etmek
    desk: sıra
    destroy: patlamak
    destruction: yıkım
    detail: detay
    determination: azim
    determined: azimli
    develop: gelişmek
    dictionary: sözlük
    die: ölmek
    difference: farklılık
    different: farklı
    difficult: zor
    difficultly: zorca
    dig: kazmak
    dinner: akşam yemeği
    direct: yönetmek
    direction: talimat
    dirt: kir
    dirty: kirli
    disappoint: umudunu kırmak
    disappointing: hayal kırıcı
    discover: keşfetmek
    discovery: keşif
    discuss: tartışmak
    discussion: tartışma
    disase: felaket
    dish: çanak
    dismis: işten çıkarmak
    distance: mesafe
    distant: uzakta
    divide: bölmek
    do: yapmak
    dollar: dolar
    door: kapı
    double: çift
    doubt: nokta
    down: aşağı
    draw: çizmek
    drawer: çizici
    dream: rüya
    dress: sıra
    drink: içmek
    drive: sürmek
    drop: düşürmek
    drug: eczane
    drum: davul
    drunk: sarhoş
    dry: ıslak
    duck: ördek
    dull: sıkıcı, hafif
    during: boyunca
    dust: toz
    duty: nöbetçi
    each: her
    eager: istekli
    ear: kulak
    early: erken
    earn: öğrenmek
    earth: dünya
    east: doğu
    eastern: doğuya ait
    easy: kolay
    eat: yemek
    economic: ekonomik
    edge: kenar
    educate: eğitmek
    educated: eğitimli
    education: eğitim
    effect: etkilemek
    effective: etkili
    effort: efor harcamak
    egg: yumurta
    eight: sekiz
    either: her iki, ya
    elbow: dirsek
    elect: seçmek
    elction: seçili
    electric: elektrikli
    electricity: elektrik
    electronic: elektronik
    else: başka
    embarrass: rahatsız etmek
    embarrassing: rahatsız edici
    emotion: his, duygu
    emphasize: vurgulamak
    employ: işçi çalıştımak
    employer: iş veren
    employment: işçi
    empty: boş
    enclose: etrafını çevirmek
    encourage: cesaretlendirmek
    end: son
    enemy: düşman
    energy: enerji
    engine: motor
    engineer: iş adamı
    enjoy: eğlenmek
    enjoyable: eğlenceli
    enjoyment: eğlence
    enough: yeterli
    enter: giriş
    entertain: eğlenceli
    entertainment: eğlence
    entrance: enterans
    envelope: zarf
    environment: çevre
    equal: eşit
    equioment: malzeme
    escape: kaçmak
    even: hatta, bile
    evening: akşam
    event: olay
    ever: hiç, herhangi bir zaman
    every: her
    everyone: herbiri
    everything: herşey
    everywhere: heryer
    evil: günahkar, kötü
    exact: kesin
    exactly: kesinlikle
    examination: sınav
    examine: incelemek
    example: örnek
    excellent: mükemmel
    except: hariç
    exchange: değişim
    excite: tahrik etmek
    exciting: ilginç
    excuse: affetmek, özür
    exercise: egzersiz
    exist: var olmak
    existance: var oluş
    expect: ummak
    expensive: pahalı
    experience: deneyim, maruz kalmak
    explain: açıklamak
    explanation: açıklama
    explode: patlamak
    explosion: patlama
    explosive: patlayıcı
    express: hızlı, açık, kesin, ifade
    expression: ifade
    extreme: aşırı
    exteremly: aşırıca
    eye: göz
    face: yüz, surat
    fact: gerçek
    factory: fabrika
    fail: başaramamak
    failure: başarısızlık
    fair: dürüst
    fairly: dürüstçe
    faith: güven
    faithful: güvenli
    fall: düşmek
    false: yanlış
    familiar: aşina
    family: aile
    famous: ünlü
    far: uzak
    farm: çiftlik
    farmer: çiftçi
    fashion: moda
    fashionable: modern
    fast: hızlı
    fasten: bağlamak
    fat: kilolu
    father: baba
    fault: faul
    favourable: olumlu
    favorite: favori
    fear: korku
    feather: tüy
    feature: özellik
    feed: beslemek
    feel: hissetmek
    feeling: his
    female: kız
    fence: parmaklık
    fever: ateş
    few: az
    field: tarla
    fifth: ellinci
    fight: kavga, dövüş
    figure: figür
    fill: doldurmak
    film: film
    final: sonuç, final
    finally: sonuçta
    financial: finansal
    find: bulamk
    find out: öğrenmek
    fine: iyi
    finger: parmak
    finish: bitiş
    fire: yangın, ateş
    firm: sabit, şirket
    first: ilk
    fish: balık
    fit: sağlık
    five: beş
    fix: onarmak, sabitleştirmek
    flag: bayrak
    flame: alev, ateş
    flash: flaş, ani parlak ışık
    flat: kat
    flesh: insan veya hayvan eti
    flight: uçuş
    float: su üstünde durmak
    food: yiyecek
    floor: yer
    flour: un
    flow: akmak
    flower: çiçek
    fly: uçmak
    fold: kıvrım, katlanmak
    follow: takip etmek
    fond: düşkün
    foot: ayak
    football: futbol topu
    for: için
    force: güç
    foreign: yabancı
    foreigner: yabancılık çekmek
    forest: orman
    forget: unutmak
    forgive: affetmek
    fork: çatal
    form: form
    formal: resmi
    former: önceki
    fortunate: talihli
    forward: ileri
    four: dört
    frame: çerçeve
    free: serbest,özgür,hür
    freedoom: özgürlük
    freeze: buz dolabı
    frequent: sık
    fresh: tazı
    friend: arkadaş
    friendly: arkadaşça
    frighten: korkunç
    frightening: korkutucu
    from: dan den
    full: tam
    fun: eğlence
    funeral: cenaze töreni
    funny: eğlenceli
    fur: kürk
    furtiture: öfke
    further: daha uzağa
    future: gelecek
    gain: kazanmak
    game: oyun
    garage: garaj
    garden: bahçe
    gas: gaz
    gate: kapı
    gather: toplanmak
    general: general
    generally : genellikle
    generous: cömert
    gentle: nazik
    gentlement: baylar
    get: sahip olmak, işitmek, olmak
    gift: hediye
    girl: kız
    give: vermek
    glad: memnun olmak
    glass: bardak
    glue: yapıştırmak
    go: gitmek
    goat: keçi
    god: tanrı
    gold: altın
    good: güzel
    goodbye: hoşça kal
    goods: mal, eşya
    govern: hükümet etmek
    government: hükümet
    graceful: zarif
    gradual: kademeli
    garin: gösterişli
    gram: dil bilgisi
    garmmer: gramer
    grand: büyük
    grandfather: büyükbaba
    grandmother: büyükanne
    grandparent: büyük aile
    grass: çim
    grateful: minnettar
    grave: mezar, ciddi
    great: büyük
    green: yeşil
    greet: güzel
    greeting: selamlama
    grey: gri
    ground: bahçe
    group: grup
    grow: yetişmek, büyümek
    growth: büyüme
    guard: korumak
    guess: tahmin etmek
    guest: konuk
    guide: kılavuzluk etmek, rehber
    guilty: suçlu
    gun: silah
    habit: huy, alışkanlık
    hair: saç
    half: yarı
    hall: salon, koridor
    hammer: çekiç
    hand: el
    handle: kol, elle kullanmak
    hang: sarkmak
    happen: oluşmak
    happy: mutlu
    hard: zor
    hardly: zorca
    harm: zarar
    harmful: zararlı
    hat: şapka
    hate: nefret etmek
    hatred: nefret
    have: sahip olmak
    he: o (erkek için)
    head: kafa
    health: sağlık
    healthy: sağlıklı
    hear: duymak
    heart: kalp
    heat: ısı
    heaven: cennet
    heavy: ağır
    heel: topuk
    height: yükseklik
    hello: merhaba
    help: yardım etmek
    helpful: yardım sever
    herself: kendisi (kız için)
    here: bura
    hide: tırmanmak
    high: yüksek
    hill: tepe
    him: onu (erkek için)
    himself: kendisi (erkek için)
    his: onun (erkek için)
    historical: tarihsel
    history: tarih
    hit: vurmak
    hold: kilitlemek, tutmak
    hole: delik
    holiday: tatil
    hollow: delik
    holy: kutsal
    home: ev
    honest: dürüst
    honour: onur
    hook: çengel
    hope: ümit etmek
    hopeful: ümitli
    horn: korna
    horse: at
    hospital: hastane
    hot: sıcak
    hotel: otel
    hour: saat
    house: ev
    how: nasıl
    human: insan
    humorous: nükteli
    humour: espri, mizah
    hundred: bin
    hungry:
    hunt: avlamak
    hurry: acele etmek
    hurt: acı
    husband: koca
    ice: buz
    - iceberg : buzdağı
    idea: düşünce,fikir
    if: eğer
    ignore: önem vermemek
    ill: hastalık
    illegal: yasa dışı, kanunsuz
    illness: hastalık
    image: imaj, görüntü
    imaginary: hayali
    imagination: hayal
    imagine: hayal etmek
    immediately: hemen
    importence: ithalatçı
    important: önemli
    impressive: etkileyici
    improve: gelişmek
    improvement: gelişme
    in: içinde
    include: içine almak
    including: dahil
    income: gelir
    increase: yükselmek
    independent: özgürlük
    indoor: binanın içinde
    industrial: endüstriyel
    industry: endüstri
    infect: bulaştırmak
    infection: bulaşma
    infectious: bulaşıcı
    influence: etkilemek
    inform: bilgi vermek
    information: bilgi
    injure: incitmek
    injury: incinmiş
    ink: mürekkep
    inner: dahil, iç
    insect: böcek
    inside: içine
    instead: nın yerine
    institution: kurum
    instruction: talimat
    instrument: enstrüman
    insult: hakaret etmek
    insulting: sigorta
    insurance: sigorta
    insure: sigorta ettirmek
    intelligence: akıl, zeka
    intelligent: akıllı
    intend: niyet etmek
    intention: niyet, maksat
    interest: ilgilendirmek
    interesting: ilginç
    international: uluslar arası
    interrupt: sözünü kesmek
    into: içine
    introduce: tanıştırmak
    introduction: başlangıç
    invent: icat etmek
    invitation: icat
    invite: davet etmek
    involve: gerektirmek
    inwards: kızgın, öfkeli
    iron: metal
    island: ada
    it: o (cansız)
    its: onun
    jaw: çene
    jewel: mücevher
    jewelery: kuyumcu
    jop:
    join: katılmak
    joint: ortak
    joke: şaka yapmak
    journey: yolculuk
    judge: tenkit etmek
    judgement: yargı, karar
    juice: meyve suyu
    jump: zıplamak
    just: sadece
    justice: adalet
    keep: saklamak,tutmak,işletmek
    keen: istekli
    key: anahtar
    klick: beceri,hüner
    kill: öldürmek
    kilo: kilo
    kilogram: kilogram
    kilometre: kilometre
    kind: tür
    king: kral
    kiss: öpmek
    kitchen: mutfak
    knee: diz
    kneel: diz çökmek
    knife: bıçak
    knock: vurmak
    knot: düğümlemek
    know: bilmek
    knowledge: bilgi
    lack: yoksulluk
    lady: bayan
    lake: göl
    lamb: lamba
    lamp: kuzu
    land: kara
    language: dil
    large: geniş
    lately: son zamanlarda
    laugh: gülmek
    laughter: gülünç
    law: yasa
    lawyer: avukat
    lay: yumurtlamak
    layer: tabaka
    lazy: ******
    lead: kılavuzluk etmek,baş rol
    leaf: yaprak
    lean: yaslanmak,dayanmak
    learn: öğrenmek
    least: l
    leather: liste
    leave: ayrılmak
    left: sol
    leg: bacak
    legal: yasal
    lend: borç vermek
    lesson: ders
    let: izin vernek
    let go of:
    letter: harf
    level: bölüm
    library: kütüphane
    lid: kapak
    lie: yalan söylemek, yatmak
    lie down: uzanmak
    life: yaşam
    lift: kaldırmak
    light: hafif, ışık
    like: hoşlanmak
    likely: olası
    limit: limit
    line: çizgi
    lion: kaplan
    lip: dudak
    liquid: sıvı
    list: liste
    listen: dinlemek
    literature: edebiyat
    litre: litre
    little: orta
    live: yaşamak
    load: yüklemek
    local: yerli
    lock: kilitlemek
    lonely: yalnız
    long: uzun
    look: bakmak
    look after: e bakmak
    look for: aramak
    look sth up:
    loose: ayrılmak
    lord: efendi
    lose: kaybetmek
    loss: zarar
    lot: hisse, çok
    loud: yüksek ses
    love: sevgi
    low: alçak
    lower: azaltmak
    loyal: sadık
    loyalty: sadakat
    luck: şans
    lucky: şanslı
    lung: akciğer



    KAYNAK: cihanasran



    [/B]


    Facebook




    Üyelik

  2. Yazan: eskitoprak
    No Avatar
    guzel bir paylasim ellerine saglik
    ben 6 ay ders gordum hic bir sey ogrenmedim ogrenmek istemedim ama bu dakkadan sonra isimede yaramaz insallah
  3. Yazan: missx
    No Avatar
    teşekkürler
    ben ingilizce bilmiyorum ama öğrenmeyi çok istiyorum
    bu konuda benim için faydalı olacaktır mutlaka..
  4. Yazan: CA-CHALLENGE
    No Avatar
    umarım bu konu bütün üyelere yararlı olur
  5. Yazan: Yabangülüm
    No Avatar
    teşekkürler güzel paylaşım
  6. Yazan: Mr.Kenan
    No Avatar
    teşekkür ederim çok güzel olmuş
  7. Yazan: CA-CHALLENGE
    No Avatar
    Umarım arkadaşlar yararını görüyorsunuzdur
  8. Yazan: NarCicegi
    NarCicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Vayy be..

    T$KLer..
  9. Yazan: mhmtogz88
    No Avatar
    dil öğrenmede en çok kullanılan kelimeleri öğrenmenin çok önemli bir aşama olduğunu düşünüyorum.


  1. Yazan:
    no avatar


    REKLAM



Benzer Konular

  1. İngilizcede En Çok Kullanılan Fiiller
    Konuyu Açan: CA-CHALLENGE, Forum: Ingilizce.
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj : 21.11.2012, 05:53
  2. İngilizcede En Çok Kullanılan 3600 Kelime
    Konuyu Açan: CA-CHALLENGE, Forum: Ingilizce.
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj : 06.07.2012, 10:57
  3. İngilizcede En Çok Kullanılan Fiiller
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Ingilizce.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 30.01.2011, 20:49
  4. İngilizcede En Çok Kullanılan 1000 Kelime
    Konuyu Açan: Nehir, Forum: Ingilizce.
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj : 05.12.2010, 10:04
  5. İngilizcede En Çok Kullanılan 100 Fiil
    Konuyu Açan: CA-CHALLENGE, Forum: Ingilizce.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 30.03.2010, 18:23

copyright

Soru Cevap

izmit düğün salonları - grafimx