REKLAM




+ Konuyu Cevapla

Sizin Kahveniz Nasil Olsun ...

  1. Yazan: Kemal50
    No Avatar

    REKLAM


    Bir fincan acı kahvenin 40 yıl hatırı vardır!
    Bu lafıda biz TÜRK'lerden baskası söyleyemezdi...
    Ne de olsa bir acı kahvenin 40 yıl hatırı var.
    Dostlukla yudumlayacagimiz bir kahve molasi vermeye ne dersiniz.



    Register name="movie" value="Register style="font-family: Times New Roman">Acı kahve;
    Kahve içme kararırsın gibi deyimler kıtlığın dilimize ve kültürümüze armağanlarıdır sadece.
    Aslında ne içince kararırız kahveyi, ne de kahvemiz acıdır...

    Benimle bir fincan kahve icermisin ?


    Facebook




    Üyelik

  2. Yazan: Kemal50
    No Avatar
    KAHVE !

    Register


    Kahvenin edebiyatımızda, kültürün değişik alanlarında da özel bir yeri var.
    Kahveyle ilgili deyimler, atasözleri, maniler, şiirler, şarkılar var.
    Kız istemeye gidince, ta Osmanlı'dan bu yana, kahveleri sunan gelin adayının etraflıca görülebildiği
    nadir anlardan biri, elinde tepsi, kahvelerin içimi bitinceye dek beklemesidir.
    Bu arada damada içirilen bol tuzlu kahveyi de atlamamak gerek.
    Kahve öncesi ikram edilen su, kahveyi ağızda kalan tüm tatlardan arındırarak,
    sadece içilecek kahvenin tadını yerleşmesini sağlamak içindir.
    Osmanlı'da varolan acı kahve öncesi tatlı şeker, lokum ikramı günümüzde terkedilmiştir.
    Saraylarda özel giysili, kahve ikramından sorumlu kahveci güzelleri de
    ancak turistik otellerde, ya da tatil köylerindeki özel gecelerde karşımıza çıkıyor.
    Ama hala kahveyi çekirdek olarak alıp, tavalarda kavurarak değirmende çeken tiryakiler, varlığını sürdürüyor.

    Kahve falı artık bazı kişilerin geçim kaynağı.
    Hatta ilgi ve para çekmek için müşterilerinin falına baktıran kahvehaneler de var artık.
    "Fala inanma, ama falsız da kalma" düsturundan yola çıkıp, fala baktırmayan azdır sonucuna varabiliriz.
    "Neyse halim, çıksın falım" cümlesinin ardında ne ümitler saklıdır.
    Üstad Abdülbaki Gölpınarlı'nın derlediği bir maniyle halk kültürümüzdeki kahveye geçelim:

    "Kahvelerim pişti gel
    Köpükleri taştı gel
    İyi günüm dostları
    Kötü günüm geçti gel."

    Gelelim atasözleri ya da deyimlere...

    "Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır",
    "Kahve, tütün, keyifler oldu bütün",
    "Kahvenin yüzü kara, ama yüz ağartır",
    "Acı kahvesini içmek",
    "Kahve peykesinde aleme nizam vermek"

    Bir de nükteler, dizeler var:

    "Gönül, ne kahve ister, ne kahvehane,
    Gönül ahbab ister, kahve bahane"
    "Ehli keyfin keyfini kim yeniler, kim tazeler?
    Taze elden, taze pişmiş, taze kahve tazeler"
    Bol köpüklü kahve, "üzerinde at nallanır" diye övülür.
    Geciken kahve için "Yemen'den yeni geliyor" diye şikayet edilir.
    Kahveyle dilekler de dilenir.
    Bir evde kahve içtikten sonra en güzel teşekkür, "Ferah kahveleri olsun" sözüdür.
    Bandırma'da düğün armağanı vermenin de kahveyle bağlantılı bir geleneği vardır.
    Gelin evine "kahve içmesi"ne giden dost ve akrabalar, armağanlarını da o gün veriyorlar.
    Sadece kahve içmekle sınırlı kalmıyor, pasta, börek, çörek ikramı yapılıyor.
    Ev sahibi çalgıcılar getirtip, oyunlar oynanıyor. Gelin, bu davette gelinliğiyle oturuyor ve servise karışmıyor.

    Kahvesini sade yaptırıp, şekerini yanına koyduranlar da var.
    Buna "yandan çarklı" deniyor. Bazı dedelerle torunlar arasında da bu konuda bir espri var.
    Kaç torun varsa, kahve fincanının tabağına onların sayısı kadar kesme şeker konuyor
    ve daha dede kahvesini içmeye başlamadan her çocuk kesmeşekeri kahveye batırarak ağzına atıyor "hakkını alıyor".
    "Kahve içme, kararırsın" sözü bizim çocukluğumuzda da söylenirdi
    ama hevesle baktığımızı gören büyüklerimiz fincanın tabağında bize kahve verirdi.

    Zaman zaman kahve servislerinde ya da yapım şekillerinde ilginç durumlarla karşılaşabiliyoruz.
    Örneğin, Ankara'da bir pastanede kızgın kumda pişirilen kahve,
    Levent'te bir meyhanede kağıt peçeteyle sarılı olarak gelip, çakmakla yakılarak üstü açılan kahve,
    Balıkesir'de yanında likör ve bir adet çiçekle ikram edilen kahve gibi...
    Yörelere göre de farklı kahveler var. Mardin'in süzme kahvesi "mırra" gibi...
    İçel'de de kenger bitkisinin tohumları kavrulup, çekilerek kahve gibi içiliyor.
  3. Yazan: Kemal50
    No Avatar
    Her kahve ayni tadi tasimaz... Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona göre degisir.

    ***Sahilde oturdugun rüzgarli bir sonbahar günü, en sevdigin dostun aglarken içtigin kahvenin tadi kederlidir... Kahve telvesine yüreginin acisi karisir.

    ***Bir pazar ögle sonrasi annenin "hadi bir kahve yap da içelim" dedigi kahve huzurludur... Köpükler annenin göz bebeklerine yansir... Dudagin kiyisinda kalan küçük bir gülümsemedir...

    ***Bir gece vakti zil zurna sarhos birinin içtigi kahve düsülen kuyudan çikma çabasidir... Koyu kivamli kahverengi bir ipe tutunur çikarsin ... çiktgiin an uyuyakalirsin... ferahliktir..!

    ****Dostlarla içilen kahve nesedir... Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer...

    ***Tek basina gece vakti balkonda içtigin kahve yalnizliktir...Acidir tadí... Ama garip de bir keyfi, lezzeti vardir...

    ***Baban için yaptigin kahve sevgi doludur... çay bardaginda, az sekerli...Kahve gibi görünmez sana... Ama sicaktir dumani tüter ve kokusu büyülüdür...

    ***Beklemedigin bir anda sana uzatilan kahve baskadir... Isitir insanin...içini...

    ***Yorgun oldugunda içtigin kahve hafifletir seni... Kendine getirir, unutturur gunun agirligini

    ***Kahve ayni kahvedir belki... köpügüyle, rengiyle, dumaniyla ayni kahvedir ama içilen kahveler ruhunun süzgecinden geçer ve tadlari degisir...Her kahve ayni degildir bu yüzden...

    Ben de sizleri sevgiyle pisirilen bir kahve içmeye davet ediyorum. aksam, ögle öncesi, sonrasi ya da gece kahvesi. ne zaman isterseniz...



  4. Yazan: Kemal50
    No Avatar



    Mayonez Kavanozu ve 2 Fincan Kahve:

    Ne zaman hayatında bazı şeyler taşınamaz hale gelirse, ne zaman 24 saat kısa gelmeye başlarsa, o zaman mayonez kavanozu ve 2 Fincan Kahveyi hatırlayınız!
    Bir gün bir Felsefe profesörü, elinde birkaç kutu olduğu halde derse gelir. Ders başladığında, hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alır ve ağzına kadar tenis topları ile doldurur
    Öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar; Öğrenciler ittifakla kavanozun dolduğunu ifade ederler, Bu sefer profesör önündeki kutulardan bir tanesinden aldığı çakıl taşlarını, çalkalayarak kavanoza döker,
    böylece çakıl taşları kayarak, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurur ve öğrencilere tekrar kavanozun dolup dolmadığını sorar, onlar da 'evet' doldu derler, profesör bu defa masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve içindeki kumu yavaşça kavanoza döker.
    Tabii Ki kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları doldurur.
    Ve tekrar öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar,Öğrenciler de koro halinde 'evet' derler.
    Bu sefer profesör masanın altında hazır bekleyen 2 fincan kahveyi alır ve kavanoza boşaltır, Kahve de kumların arasında kalan boşlukları doldurur. Öğrenciler gülerler!
    Profesör öğrencilerin gülüşünü destekleyerek 'eveet' Diyerek;
    Ben 'Bu kavanozun sizin hayatınızı simgelediğini ifade etmeye çalıştım ' Der.
    Şöyle ki; Bu tenis topları hayatınızdaki önemli şeylerdir; aileniz, çocuklarınız, sıhhatiniz, arkadaşlarınız ve sizin için önemli olan şeylerdir.
    Diğer şeyleri kaybetseniz de, bu önemli şeyler kalır ve hayatınızı doldurur. O çakıl taşları ise daha az önemli olan diğer şeylerdir; işiniz,
    eviniz, arabanız vs. Kum ise diğer ufak tefek şeylerdir. 'Şayet Kavanoza önce kum doldurursanız...' diye, anlatmaya devam eder,
    - Cakıl taşlarına Ve özellikle de tenis toplarına (yeterli) yer kalmaz. Aynı şey hayatımız için de geçerlidir. Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz, önemli şeyler için vakit kalmayacaktır.

    Dikkatinizi mutluluğunuz için önem arz Eden şeylere çevirin.
    Çocuklarınızla oynayın. Sağlığınıza dikkat edin.
    Eşinizle yemeğe çıkın.
    Evinizin ihtiyaçlarını karşılayın...

    Öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin.

    Öncelikleri, sıralamayı iyi bilin . Gerisi hep kumdur.

    Bu Ara Bir öğrenci sorar;

    - 'Peki, O iki fincan kahve nedir?'

    - Profesör gülerek: 'Bu soruyu bekliyordum."Hayatınız ne Kadar dolu olursa olsun, her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle bir fincan Kahve içecek kadar yer vardır"diye cevap verir.
  5. Yazan: zeynep18
    No Avatar
    Güzel kahve yaparımRegister
  6. Yazan: MahsuMZeyneP
    No Avatar
    O zaman niye bana yapmıyorsunnn :(
  7. Yazan: OnLyGirL
    OnLyGirL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Register



    bol köpüklü olsunlütfen orta şeker li olsun birde xD
  8. Yazan: nuri deniz
    No Avatar
    Emeğiniz ve paylaşımınız için teşekkür ederim...


    1. Yazan:
      no avatar


      REKLAM



    Benzer Konular

    1. Sizin gibi anne olmaz olsun
      Konuyu Açan: ultimatom, Forum: Karikatürler.
      Cevaplar: 0
      Son Mesaj : 14.10.2009, 20:09
    2. Göğsünüz nasıl olursa olsun sizin havanız yerinde olsun
      Konuyu Açan: uCuRuM ciCegi, Forum: Makyaj Ve Güzellik.
      Cevaplar: 1
      Son Mesaj : 12.09.2009, 04:52
    3. Hangisi sizin olsun
      Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: Her Telden Resimler.
      Cevaplar: 8
      Son Mesaj : 28.06.2008, 12:35
    4. Alın miydem sizin olsun
      Konuyu Açan: puslukurt, Forum: Ilginç Ve Komik Resimler.
      Cevaplar: 11
      Son Mesaj : 29.06.2006, 13:08
    5. kefeniniz sizin olsun
      Konuyu Açan: BaL Böcüğü, Forum: Yaşam Hikayeleri.
      Cevaplar: 6
      Son Mesaj : 03.04.2006, 09:35

    copyright

    Soru Cevap

    grafimx