REKLAM




+ Konuyu Cevapla

Helal Rızık

  1. Yazan: Nerissa-Su
    Nerissa-Su - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    REKLAM


    dini hikayeler - gizemli öyküler - rızıkla ilgili hikayeler



    Merhum Mahmud Şirazî, bir dönemler Şiraz’da, yakın zamanda da Tahran’da eczanelere toptan ilaç pazarlayan merhum Hacı Mirza Hasan Ziyauttüccar Şirazî’den şöyle işittiğini nakleder:

    “Bir gün Kirmanşah yoluyla Kerbela ziyaretine gitmeye karar verdim. Bunun için bir merkep kiralayıp yolculuk hazırlıklarına başladım. Daha sonra bir kafileyle birlikte hareket ettim.

    Kazvin’e kadar yaya yürüyen bir adam beni yalnız görünce yanıma gelip bana eşlik etti. İşlerimde bana yardımcı oluyordu. Akşam yemeğini birlikte yedik. Kazımeyn’e kadar baba yardımcı oldu. Ben de bu yardımlarının karşılığı olarak ona yiyeceğime ortak ettim.

    Nihayet Kazımeyn’e varmıştık. Ayrılma zamanı gelince ona ismini sordum. “İsfahan’a bağlı Komşe nahiyesinden Kerbelaî Muhammed” diye cevap verdi. Kerbelaî Muhammed bana şunları anlattı:

    Yedi yıl önce İmam Rıza’nın (as) ziyaretine gittiğimde Esterabad yakınlarında, Türkmenler tarafından saldırıya uğradık. Kafilemizdeki tüm mallarımızı yağmalayıp beni de kendileriyle birlikte götürerek kendilerine hizmetçi yaptılar. Gündüzleri sürekli çalıştırıyorlardı. Bu durumdan oldukça rahatsızlık duyuyor, sıkılıyordum. Bir gün ne pahasına olursa olsun ellerinden kaçıp kurtulmaya karar verdim.

    “Eğer Rabbim bana yardım eder de vatanıma dönmem için beni bunların elinden kurtarırsa, aynı yoldan Kerbela’ya müşerref olacağım” diye nezrettim. Sonra bir bahaneyle onlardan uzaklaştım. Akşam olduğu için uyuyup kalmışlardı. Bu yüzden beni fark etmediler. Hızla onlardan uzaklaştım. Epey ilerledikten sonra artık onların şerrinden güvende olduğumu anlamıştım. Rabbime şükürler ederek aynı yerden Kerbela ziyaretine geldim.

    Merhum Ziyauttüccar der ki: Ben Samerra’ya gitmek istiyordum. Ona, “Gel birlikte gidelim. Kerbela’ya daha sonra gideriz” dedim. Ne kadar ısrar ettiysem kabul etmedi. “Hiç vakit kaybetmeden nezrimi yerine getirmeliyim” diyordu. Bir miktar para uzatarak “Ne kadar istiyorsan al” dedim. Önceleri almak istemedi. Israr edince üç İran riyali alarak yanımdan uzaklaştı. Bir daha da onu görmedim.

    Bir süre sonra Necef’e varmıştık. Bir ara kutsal avlunun üst tarafından geçerken kalabalık bir gruba rastladım. Bu kalabalık, bir adamın etrafına toplanmış onu dinliyordu. Kalabalığı yarıp aralarına girdiğimde bu kişinin sefer arkadaşım Komşeli Kerbelaî Muhammed olduğunu gördüm. Boynuna geçirdiği bir parçayla kendini mukaddes revakın parmaklıklarına bağlamış, ağlıyordu. Tahranlı bir adam ona “Ne istersen sana vereyim” diyordu. Yüz tümen vermeye bile razıydı. Ama Kerbelaî Muhammed kabul etmedi. Yanına yaklaşarak “Ey arkadaşım, İmam Ali’den (as) ne istiyorsun? Kalk da eve gidelim. Ne ihtiyacın varsa ben sana veririm!” dedim. Yine kabul etmedi. “Benim hacetimi şu yüce zattan başka kimse veremez. Ondan başka kimsenin bunu vermeye gücü yetmez. O yüzden de hacetimi alıncaya kadar buradan bir yere gitmeyeceğim!” diye karşılık verdi. Israrlarımın bir faydası olmadığını görünce onu kendi haline bırakıp yanından ayrıldım.

    Ertesi gün, avluda yine ona rastladım. Bu kez oldukça sevinçli ve güler yüzlüydü. Beni görünce “Gördün mü hacetimi aldım!” dedi. Elini cebine sokup bir belge çıkardı. “İşte bak, bunu İmam Ali’den (as) aldım!” dedi. Belgeye baktım Dört yanı birbiriyle eşit yazılmış gayet okunaklı bir yazıydı. “Bu belge de neyin nesi, kime ait?” diye sordum. “Bunu ancak onu elde ettiğimde sana haber verebilirim” dedi. Daha sonra Tahran’daki adresimi alarak yanımdan ayrıldı.

    Aradan birkaç yıl geçmişti. Tahran’daki mağazama geldi. Onu hatırladıktan sonra “Hani bana İmam Ali’nin (as) sana olan inayetini haber verecektin?” diye sordum. “Birkaç kez Tahran’a geldim ama siz Şiraz’a gitmiştiniz. Şimdi onu size haber vermeye geldim. Ben İmam’dan ömrümün sonuna kadar rahat geçinmek için helal rızk istemiştim. O yüce İmam da beni muhterem seyitlerden birine havale ederek bana ekili bir arazi vermesini emretti. Seyit, İmam’ın (as) bu emrine itaat ederek ekili araziyi bana verdi. O yıldan bu yana o tarlayı ekiyor ve hiç sıkıntı çekmeden rahatça yaşıyorum” dedi.”a


    Facebook




    Üyelik

  2. Yazan: GhOsTs_
    No Avatar
    Teşekürler Register


  1. Yazan:
    no avatar


    REKLAM



Benzer Konular

  1. Rızık
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Ayet Hadis Ve Dini Bilgiler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 14.07.2013, 03:00
  2. Rızık
    Konuyu Açan: 1sidelya, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 27.12.2009, 10:13
  3. helal olan helal yiyene gelir
    Konuyu Açan: KaRaKıZ, Forum: Hikayeler Menkibeler İslami Şiirler.
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj : 24.12.2008, 11:29
  4. Rızık
    Konuyu Açan: KONAMI, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj : 28.12.2007, 23:28
  5. Helal Olan Helal Yiyenlere Gelir
    Konuyu Açan: KONAMI, Forum: Hikayeler Menkibeler İslami Şiirler.
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj : 10.01.2007, 11:20

copyright

Soru Cevap

grafimx