Buram Buram Kokun Gelir Ya Resûlallah

  1. Register


    KARA YÜZÜM SÜRE GELSEM
    SANA CANIM VEREBİLSEM
    NUR CEMALİN GÖRE BİLSEM
    YA MUHAMMED EY CAN AHMED

    Register

    SENIN RAVZAN GÜZEL KOKAR
    HASRETİN BAGRIMI YAKAR
    GÖZ YAŞLARIM CAĞLAR AKAR
    YA MUHAMMED EY CAN AHMET

    Register

    PEYGAMBERSİN AHIR ZAMAN
    MAHŞER GÜNÜ EYLE AMAN
    SENİ BİLEN BULUR İMAN
    YA MUHAMMED EY CAN AHMED

    Register

    EŞİGİNE YÜZÜM SÜRSEM
    ARZU HALİM DİYEBİLSEM
    NUR CEMALİN GÖRE BİLSEM


    Register

     

     

    Leyl-i Lal - 11.05.2010 - 04:06
  2. Register


    Hoş geldin ! Ey, kutlular kutlusu !
    Hoş geldin ! Ey, Nebiler Nebisi ! Hoş geldin !

    Sen öyle bir iklimde geldin ki, Medine'deki çöl ortasında açan tek güldün.. gül kokulu ferah iklimler getirdin beraberinde ve bölük bölük melekler indiler yeryüzüne, senin yüzün suyun hürmetine..

    Hoş geldin Allah'ın Resulü ! Hoş geldin !
    Kutlu bir gecede, şereflendi dünya.. çünkü seninle tanıştı.. karanlık çökmüş dünyadaki tek aydınlık misali, mehtaplı bir gecede yanıp sönen ışıltılı yıldızlar gibi, daha da güzel, tarifsiz bir nurla, nurunla teşrif ettin yeryüzüne.. sen ki Muhammed Mustafa'sın ve sen ki alemlere rahmet olarak gönderilensin ve Sen ki.. peygamberimizsin elhamdülillah

    Register

    Senin nurunla aydınlandı dünya.. senin için söylendi en güzel şiirler...
    Necip Fazıl;
    "Müjdecim, Kurtarıcım, Efendim, Peygamberim;
    Sana uymayan ölçü hayat olsa teperim ! " dedi..en güzel dizilerinden birinde..

    Ve seni seven insanların en güzel zamanları yaşandı bu dünya üzerinde ve insanlar kul hakkından korkar, iyiliği ve güzeli severdiler.. çünkü seni unutmamıştı insanlar..seni tanıyorlardı.. Ya şimdi?..
    Ümidimizi yitirmek hiç yakışmasa da bizlere, içimdeki vaveylalar artarken bir çığ gibi.. bazen ben de istemesem de düşüveriyorum yes'lere, üzüntülere.. senin nurlu mekanın Kabe'nin resimleri avutabiliyor zavallı kalbimi..
    ve belki de bir avuntuyu arıyorum resimlerde..

    Register

    Senin yattığın ebedi mekanı binlerce insan tavaf edip eriyorken o yüce mertebede.. aydınlık sanki sadece o mübarek beldelerde.. bizim içimizi gittikçe büyüyen karanlıklar kaplarken, senin bulunduğun beldeler gece karanlığında bile ışıl ışıl Ya Resul Allah!..

    Dünya senin nur'un olmadan daha ne kadar dönebilir yörüngesinde? ya da ne zaman ne kadar güzel ve bereketli sensizliği çekerken iliklerine? Özledim seni, Özledik seni ya Resul Allah!

    Register

    Zulmün arşa değeceği zamanlarda senin merhametini özledik, zalimlerin başlarımıza kara bulutlar gönderdiği zamanlarda senin sabrını özledik.. Zenginin fakiri gözetmediği zamanlarda senin cömertliğini özledik.. Özledim seni, özledik seni ya Resul Allah!..

    Mavi Gezecen maviliğini siyaha devrediyor sanki.. ve gittikçe bir şeyler azalıp yitiyor usulca.. ve dünya her zamankinden daha ağır ve daha miskin sanki şu zamanlarda...

    Register

    Zor zamanlarda yaşıyoruz velhasıl ! Ölesiye zor zamanlarda başladı sana olan sevdamız.. Zar zamanlarda sürüp gidiyor sana olan yangınımız. Sevgiliyi unutmak üzere olan bir gezegende yeniden SEVGİ diyebilmek ! barışı istemeyen gözlere senin barışçılığını düşünerek, sıcacık ve içten illa ki BARIŞ diyebilmek, acımasız yüzlere, senin merhametini düşünerek MERHAMET'in varlığını hatırlatabilmek, her şeye rağmen, senin yüzün suyun hürmetine ve Allah rızası için illa ki GÜZEL'den, illaki SEN'den bahsedebilmek..

    Register

    Ve tüm çirkinliğe inat senin o sonsuz güzelliğini, seni o Sonsuz Nur'unu düşünüp güzel görebilmek..zor olsa da imkansız olmuyor seni tanımakla.. seni hissetmekle.. ve Allah'ın lütfettiği güçle...




    Özledik seni Allah'ın Resulü, Özledik seni Ya Hz. Muhammed (a.s.m) ve seni hep özlüyoruz Canım Peygamberim.. ama ne mutlu ki, özlemler en sonunda seni hissettiriyor bize.. zor zamanların aşılmazlarını aşabiliyoruz senden aldığımız güçle ve Rabbimizin ilham ettiği düşüncelerle..

    Register

    Senin teşrifinle aydınlandı, kutlandı evren ve Allahın izniyle senin nurunu yaşatmaya çalışan ışıl ışıl, bu zamandan alabildiğine soyut ve bir o kadar güzel gençlerle, devam edecek güzeller ve senden geler gül kokulu ilhamlarla dağıtacağız elimizdeki kırmızı gülleri tüm evrene ve bir gün her şey güzele, gül'e dönecek ve Allah Nur'unu tamamlayacak inşaallah...

    Register

    Seni düşünmek ve yeniden güzel ümitlerle dolmak ne güzel !.. Dünya'nın tüm çirkinliğine inat, yeniden yeni ümitlerden, senden ve sevginden bahsetmek ne güzel..sen ve senin getirdiğin gül kokulu ilhamlar zor zamanların en güzel armağanları elhamdülillah..
    ve derince bir özlem dahi güzeli sürüklerken peşinden yine de...

    Seni ve senin Gul güzelliğini özledik Özledim Sen'i, Özledik Sen'i, Ya Resul Allah !...


    Register

     

     

    Leyl-i Lal - 13.05.2010 - 02:34
  3. Register

    "Ya RasulAllah firakın yaktı ben soldum bugün,
    Ah! Nasıl etsem tahammül, dertliyim doldum bugün..."
    EFENDİM'e...(s.a.v)! Ey Yar!

    Sana müştak gönülden dökülen bir nağme, bir ince sızıdır bu. Düşür ki gönlüme adını, sevdam sana yazılsın...Ver elini, elimden değil tut yüreğimden ki Rahmani dokunuş yüreğime kazınsın. Ey Yar!
    Kırıldı ikliminden uzak tutunduğum düşlerim... Sessizliğin sükutu ile gündüze uyanan gece gibi zifiri karanlığımda,ışığım sen ol isterim. Sen de vuslatı bulmak, sende vuslat olmak isterim. Yüreğimden süzülen sevdamın kırık hüznünü, bana kılınmış yalnızlıkla el tutuşturup adını bilmediğim karanlık girdaplara sürüklerken ve düşünürken benliğimin aynaya yansıdığı şeklini içimden akan samimi bir nida ile: "Yanımda hep sen ol,sen ol isterim."


    Register

     

     

    Leyl-i Lal - 14.05.2010 - 01:47
  4. Register


    Seni görmekten, Seni duymaktan aciz…
    Neredesin ey Rasûl, neredesin Yâ Rasûlallah?

    Bu dava mahzun, bu dava garip, bu dava öksüz büyüdü.
    Bir Veysel, Seni tâ Yemen’den görürdü.
    Görürdü de, Senin dişini kıran o taşa üzülürdü,
    Üzülürdü de, sıkıntıdan kendi dişleri dökülürdü.
    Yâ Rasûlallah, Sen buyurmuştun ya hani, Yemen tarafına bakarak
    “Bu taraftan iman kokusu geliyor” diye…
    Bu yüzden o iman kokulu yâre, o göz nuru hırkanı bırakmıştın.
    “Kimdir bu yâ Rasûlallah?” diyenlere ise,
    “O beni görür ben de onu görürüm
    O Veysel’dir.” buyurmuştun…

    Register

    Sen kâinatın yaradılış sebebi…
    Sen Adem’in affedilme nedeni…
    Sen Rabbin biricik sevgilisi…
    Hal böyle iken yâ Rasûlallah,
    Sen açlıktan karnına taşlar bağlıyordun…
    Bizler, daha Senin gibi, bir gün olsun karnımıza taş bağlamadık…
    Bırak taş bağlamayı…
    Sıcak döşeklerimizi terk edip bir gece olsun,
    Gönülden teheccüde kalkamadık…
    Vazgeçtik nafilelerden…
    Umut kestik ya…
    Ümmetin içinde farzları ihmal edenleri görüyor musun yâ Rasûlallah?
    Görüyorsun da içinde kırıklıklar mı oluşuyor?
    Neredesin ey Rasûl, neredesin yâ Rasûlallah?

    Register

    Çok uzaklara bakıyorum… Görebildiğimin Bir gece vakti, düştün yine hiç çıkmadığın aklıma.
    Neredesin ey Rasûl? gözlerim hep yollarda.
    Bir damla yaş akar şimdi gözlerimden yanağıma…
    Neredesin ey Rasûl, neredesin Yâ Rasûlallah?

    Sen yoksun ya yıkılası dünyanın içinde,
    Ne saatlerin kıymeti var benim için, ne de günlerin…
    Neredesin ey Rasûl?
    Kalmadı bu davaya sancaktar,
    Bırakıp kaçıyor,
    Menfaatini bulamayan sahtekâr.

    Register

    Bizler çok değiştik, ya Rasûlallah
    Bizler kendimizi tanıyamaz hale geldik…
    Başımızı kaldırıp da Seni göremiyor, duyamıyoruz.
    Biliyorum Sen buradasın…
    “Gelin, ben buradayım” diyorsun…
    Bir yerlerden bana bakıyorsun…
    “Kimse kalmasa bile ben yeterim bu davaya!” diyorsun…
    Diyorsun, diyorsun da..
    “Biz Ümmeti Muhammediz” diye övünenleren uzağına,
    Batan bir güneşin arkasında Seni arıyorum…
    Vefasızlar kervanından bıktım yâ Rasûlallah!
    “Beni arayan Kevser’e gelsin,
    Kevser’i isteyen kendine dikkat etsin…” buyurmuştun.
    Ya Rasûlallah…
    Hani Sen bir gün ashabınla dertleşiyordun…
    “Sizi kıyamette terler içerisinde görüyorum” demiştin…
    Onlar ki sahabeydiler…
    Sana kul köleydiler…
    Onları ter içinde gören gözlerin…
    Bizi hangi ateşin içinde görüyor yâ Rasûlallah…
    Görüyor da gözlerini görmemek için kapatıyor musun?
    Gel yâ Rasûlallah… Gel Efendim… Gel… Gel…
    Çok yalnız kaldık asırlardır…
    Hiçbir şey koymadılar vefasızlar
    Yiyip bitirdiler.

    Register

    Anlatamadığım,
    Anlatmaya kelimeler bulamadım.
    Duygular var yüreğimde…
    Biliyorum bir Sen anlayabilirsin ancak bunu.
    Her gün aynı günahlara batıp gömülmekten bıktım yâ Rasûlallah!
    Yâ Rasûlallah, Sen bir gün Hazreti Ömer’e buyurmuştun ya,
    “Beni kendinden daha çok sevmedikçe
    İman etmiş olmasın…”
    Hal böyle iken yâ Rasûlallah
    Biz Senin aşkının yerine ne fâni aşklar koyduk,
    Kimlere Senin yerine “sevgili” dedik?
    Fâniler bu kadar çabuk mu alacaktı Senin yerini?
    Efendim… Yürekler unutuyor Seni…
    Fâni aşkların peşinden yürüyor ümmet…
    Halbuki yürüdüğü aşk değil, ateşten bir kafes!
    Gel yâ Rasûlallah… Gel Efendim… Gel… Gel…


    Register

     

     

    Leyl-i Lal - 15.05.2010 - 03:53
  5. emeğine sağlık kardeşim"ALLAH C.C." razı olsun..
    paylaşım için teşekkür ederim...
    dua ile...

     

     

    faşo - 15.05.2010 - 08:03
  6. Register

    Gül açmaz çağlayan akmaz, İlâhi nurun olmazsa
    Gönül hun oldu şevkinden boyandım Ya Rasûlallah(sav)
    Nasıl bilmem bu nîrana dayandım Ya Rasûlallah
    Ezel bezminde bir dinmez figandım Ya Rasûlallah
    Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah

    Register

    Yanan kalbe devasın sen, bulunmaz bir şifasın sen
    Muazzam bir sehasın sen, dilersen rehnümasın sen
    Habîb-i Kibriyasın sen, Muhammed Mustafa’sın sen
    Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah

    Register

    Gül açmaz çağlayan akmaz, İlâhi nurun olmazsa
    Söner âlem, nefes kalmaz, felek manzûrun olmazsa
    Firak ağlar,visal ağlar, ezel mestûrun olmazsa
    Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah

    Register

    Erir canlar o gül bûy’i revan bahşın hevasından
    Güneş titrer, yanar didarının bak ihtirasından
    Perişan bir niyaz inler hayatın müntehasından
    Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah

    Register

    Susuz kalsam, yanan çöllerde can versem elem duymam
    Yanardağlar yanar bağrımda, ummanlardan nem duymam
    Alevler yağsa göklerden ve ben messeylesem duymam
    Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah

    Register

    Ne devlettir yumup aşkınla göz, rahında can vermek
    Nasip olmaz mı sultanım haremgahında can vermek
    Sönerken gözlerim asan olur âhında can vermek
    Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah

    Register

    Boyun büktüm, perişanım, bu derdin sende tedbîri
    Lebim kavruldu ateşten döner pâyinde tezkîri
    Ne dem gönlün murad eylerse taltif eyle kıtmîri
    Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah(sav)


    Register

     

     

    Leyl-i Lal - 16.05.2010 - 02:16
  7. Register


    Gel ey, güllerin efendisi!..
    Gel ey, konuşurken dudaklarına tebessümler karışan,yüzüne üzgünlerin üzüntüsünü dağıtmak yaraşan!.. Gel ey, âteş-i aşkına yanmak için âşıkları birbiriyle yarışan!..

    Register

    Gel ey!..
    Önce kendine çektin, sonra mugaylan dolu beyabanlarda dermansız koyup bizi bir başımıza gittin dönmemek üzere. Ve dudağının dokunduğu çeşmeler de gitti. Gittin ve vecd ile kendinden geçen zamanlar, sensizlik bunalımlarının gelgitleriyle kör kuyulara gömüldü. Gittin ve tenha elvedalarda düğümlendi sevinçlerimiz; durmuş çarklara sıkışıp kaldı çığlıklarımız. Sen gidince yanlış hesaplarında önce pazarlar kurduk köhne dünyanın, sonra köhne hesaplarıyla mezada çıkarıp aşklarımızı dünyalıklara sattık. Gittin de savrulan umutlarımızı ektik yollarına; sabrımızın gözlerine çekilen milleri çelik masıyetlerle mıhladık. Gerilmiş yaylarımız kepade düştü hoyrat ellerde, uykulu oyunlarda şahlarımız mat oldu; ve bileyli kılıçlarımız pas tuttu karanlık kınlarında.

    Register

    Ak kor olduk... Nemrudî alevlere soktular başlarımızı, hakikat, ak kor olduk... Vurdular durmadan dinlenmeden... Örslere konuldu başlarımız, hakikat vurdular dinlenmeden durmadan. Ağlattılar ağladıkça biz... Çeliğe su verelim diye ağladıkça ağlattılar bizi... Heyhât! Tutturamadık kıvamını suyun, isabet ettiremedik gözyaşlarımızın damlalarını çeliğe ve ilk çalışta kırıldı kılıçlarımız kara keçelere. Yenildik, yorulduk, yığılıp kaldık çıkmaz sokaklarda. Bütün sorularımızın cevapları cevapsız kaldı; bütün hayallerimizin hayali hayal oldu. Tel tel arzulara mahkûm edildi nefislerimiz ve ruhlarımız tül tül alevlerde yandı. Gizemli bilinmezliklerimizin iksirlerini gizli dünyalara gizlediler bizden.

    Register

    Gel ey!..
    Hani dostların vardı, kimi aşk okuyan Kitaplar Kitabı'ndan; kimi ilham dokuyan hitaplar hitabından. Kimine köşkler düşmüştü cennetten, kimi cennette köşklere düştüydü hani. Kiminin ateşlerine rengi düşerdi gülün de; kimi güllere rengini düşürürdü ateşin. Kimine yıldızlar düşerdi göklerden, kiminin yıldızına düşerdi gökler ya...
    Hani sen "Yıldızlarım," demiştin, "hangisine uyarsanız doğru yola ulaşacağınız yıldızlarım!.." Sen gittin efendim ve hasretin yıldızlarını da çekti senden yana. Şimdi kim varsa yıldızlaşmaya yüz tutan, gökleri üzerine kapatıyor ehremenler. Bizler yanıyoruz, yanmamakta direniyor gökte yıldızlarımız... Güllerimiz küle durmakta yokluğunda, sultanlarımız kula dönmekte...

    Register

    Gel ey!..
    Ayrılığında çoğalan alevleriyle arınalım aşkının; yanalım yandıkça ve yandıkça yanalım. Aşk yüzünden elbisesi yırtılan da, Hak uğruna gözlerini kurutan da seni arzulamakta şimdi. Bizi kendine madem yine sensin bağlayan ve ayrılığının derdine yine sensin ayrılıkla derman olan, o hâlde gülümse bize efendim, bize gülümse. "Allah onları sever; onlar da Allah'ı sever" sırrına ermekte rehberimiz ol, tut günahkâr ellerimizden; günahkâr ellerimizden tut.

    Register

    Sen ey!..
    Gelsen hayallerimize bir kez... Ve üzerine sepet sepet güller döksek biz. Gelsen düşüncelerimize bir an... Ve baharları sersek ayağına çiçek çiçek, mevsim mevsim, ıtır ıtır... Dolunaylar yerine doğsan dünyamıza bir vakit... Ve zatını gündüz değilse, hayalini gece göstersen bizlere. Girsen ansızın düşlerimize, şefkat parmaklarınla okşasan başımızı ışık ışık... Ve ışığına düşsek pervaneler gibi; pervaneler gibi ışığına düşsek.

    Register

    Gel efendim...
    Bir kez doğ içimize de isterse kaybolsun dolunaylar, güneşler... Gir gözümüze de bir nefes, isterse silinsin tûtyâlar, sürmeler... İlham olup ak gönlümüze bir anda, isterse yitirilsin uçtan uca naatler ve gazeller, beyitler ve dizeler uçtan uca yitirilsin isterse...
    Gel efendim, dostluğuna muhtacız; umutsuz ve çaresiz bırakma çaresizlerini. Gel yeter ki, hakkımızda verilecek her hükme razı olalım.
    Gel ey, bitir bitmeyen hasretini içimizde!
    Gel ey, onsuz mutluluk bulamadığımız!..
    Gel ey, kendisine layık olamadığımız!..

    Register

    Gel benim efendim, bir kez olsun dokun yüreğime, yüreğime dokun bir kez olsun...
    Yüreğim kanıyor efendim, kanıyor yüreğim!..
    Çığlık çığlığa beşeriyet, çiğnenmiş reyhanlar misali hep seni arıyor. Uyandır zindanlara koyduğumuz Yusufî sevdalarımızı efendim. Uyandır bahtını üftadelerinin...
    Şeb-i hicrân yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
    Uyarır halkı efgânım kara bahtın uyanmaz mı?


    Register

     

     

    Leyl-i Lal - 19.05.2010 - 01:21
  8. Register


    Register
    Kainatın Efendisine...

    Seni hayal etmek bile bu kadar mutlu eder mi insanı? Ya ruh inceliğimizin

    şahitleri olan, meleklerin Kulaklarındaki küpelerden daha değerli olan o

    Gözyaşlarımızı Senin için sarfetmek... Ağyara dökülürkenn o inci taNelllerinin

    ızdırap vermesi, ama asıl hakkiki sahibine atfedince sonsuz güzelliklere gark

    olması... Her şey Senin varlığınla alâkadar olunca ehemmiyet kazannıyor. Bütün

    varlık Sana hasret Efendim, Senin getirdiğin o nurlu çağı özlüyor. Öyle ki,

    dünyanın ikindi vakti en saadetli asırdı. Çünkü kainat yaratılış sebebini

    tanımıştı. Bütün varlık Sana aşık olmuş, esfel-i safilinden

    âlâ-yı illiyyine çıkmıştı.

    Register

    Ay Senin Aşkından dolayı ikiye bölünmüştü. Yılan, Hazreti Ebu Bekiri

    ısırmak zorunda kalmıştı, sırf Seni görebilmek için...



    Bir ağaç kütüğü inim inim inleyerek ağlıyordu ve hasretle kopan bir taş, Sana

    bir kez olsun dokunabilmek için o mübarek dişine çarpmıştı.



    Şimdi biz de Seni özlüyoruz ya RasûlAllah (c.c)!



    Olur ya, bir gün gelirsin diye boş bir seccadeye gül koyuyoruz; öyle ki, o gül

    bile Seni orada beklerkenn sararıp soluyor. Biz bir gül kadar bile olamadık ya

    RasûlAllah (c.c)!

    Register

    Bunca günahımıza rağmen yine de, rüyada bile olsa teşrif eder misin? Günahlarla

    kirlenen kalbimizi temizler misin ya RasûlAllah (c.c)?



    Bizler burada Sana müştak seyircileriz. Hepimiz ayrı ayrı fıtratlarda

    yaratıldık. Büyük kova-küçük kova misali, Senin Aşkını istidadımıza göre

    dolduruyoruz.



    hakkiki erenler, büyük kovalara sevgi kaselerini daldırırlarkenn, yolda kalmışlar

    veya Senin sevgini tam derk edememişler küçük kovalara daldırıyorlar.



    Bizler bu dünyada olmasa da, Cennette Senin o mübarek gül cemalini göreceğimizin

    ümidi içerisindeyiz. Belki de Sen "Bu güzelliğe sizin kalbiniz dayanmaz,

    olduğunuz yerde düşüp kalırsınız" düşşüncesiye, yüzünü nazlı bir gelin edasıyla

    saklıyorsun. Ne kadar da düşşüncelisin!



    Bizler de, bunları düşşünürkenn sadece hakk rızasına ve sana kilitleniyoruz.

    Yaptığımız salih amellerde, bizim Seni zahiri olarak göremediğimizi ama Senin

    her an bizi gördüğünü hissederek on sekiz bin aleme Seni sevdiğimizi

    haykırıyoruz.



    Bu haykırışın içinde dönüp bir anlık kenndimize baktığımız zaman Hazreti Sevban

    (radiyAllah (c.c)u anh) gibi korkuyoruz. Cennete gitsek bile aşağı mertebelerde

    takılıp kalacağız diye, ama hemen ardından Senin ruhlara hayat üfleyen elmas,

    yakut, pırlanta sözlerin çınlıyor Kulaklarımızda:



    "Kişi sevdiğiyle beraberdir"



    Bizler istidadımız nisbetinde Seni çook seviyoruz ve inanıyoruz ki, Sen de

    bizleri çook seviyorsun. Sevmesen Gözyaşlarına boğulur muydun?



    Günahlarımız dağlar cesametinde ama Senin o engin sevgi denizinde, bizim

    günahlarımız sadece bir damla hükmünde kalır.



    Şimdi ya RasûlAllah (c.c), ölü ruhlarımızı diriltip yine sevgi şerbetiyle imdadımıza

    koşar mısın? Kanayan manevi yaralarımıza merhem Sürer misin? Ve bir gün, rüyada

    bile olsa, O nazlı yüzünü gösterir misin?



    Binlerce Salat, binlerce selam, ağaçların yaprakları adedince, denizlerin

    köpükleri adedince ve yağmurr katrelerinin miktarınca Senin üzerine olsun

    Ey Allah (c.c)'ın Sevgilisi...



    Register

     

     

    Leyl-i Lal - 20.05.2010 - 10:38
  9. ALLAH razı olsun çok güzel bi paylaşım olmuş

     

     

    yanardağ55 - 21.05.2010 - 01:52



Benzer Konular

  1. Narçiçeğim Yaban Gülüm Buram Buram Mor Menekşem
    Konuyu Açan: papatya_28, Forum: Derin Duygular.
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 08.12.2012, 17:40
  2. Mustafa Yılmaz - Buram Buram Medine
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: İslami Multimedia.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 27.07.2011, 15:09
  3. Buram Buram Kokun Gelir Ya Resullallah
    Konuyu Açan: Leyl-i Lal, Forum: Müzikli Şiirler.
    Cevaplar: 26
    Son Mesaj : 26.02.2011, 16:26
  4. Buram İşte Buram Acıyor
    Konuyu Açan: Şayeste, Forum: Derin Duygular.
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj : 01.02.2010, 00:39
  5. Zafer Erdaş Buram Buram Anadolu
    Konuyu Açan: Sindy, Forum: Albüm Kapakları.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 20.09.2007, 19:39

copyright

Soru Cevap