Kutlu Doğum Haftası Şiirleri



  1. Adı güzel, kendi güzel Muhammed

    Canım kurban olsun senin yoluna,
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed,
    Şefâat eyle bu kemter kuluna,
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed

    Mü'min olanların çoktur cefâsı,
    Ahirette olur zevk-u sefâsı,
    On sekiz bin âlemin Mustafâ'sı,
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed

    Yedi kat gökleri seyrân eyleyen,
    Kûrsûn üstünde cevlân eyleyen.
    Mi'râcda ümmetin Hak’dan dileyen,
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed

    Ol çâriyâr anın gökler yâridir,
    Anı seven günahlardan beridir,
    On sekiz bin âlemin serveridir,
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed

    Aşık Yunus neyler iki cihânı sensiz,
    Sen Hak Peygambersin şeksiz, gümânsız
    Sana uymayanlar gider imânsız,
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed.

    Sizlerdende siir paylasimlarinizi bekliyorum bu güzel hafta için...

     

     

    CiCeGiM - 06.04.2009 - 21:06
  2. Nur oldu; nurdan oldu;
    Kutlu doğum haftası…
    Ol fahri cihan oldu,…
    Müminlere sefası,
    Kutlu, Doğum haftası…

    Kalplere dolan nurun,
    Etrafında oturun,
    Allaha zikre durun,
    Gayri yoktur dahası,
    Kutlu, doğum haftası…

    Âlemlerin sahibi,
    Ol Muhammet Habipi,
    Yeniden doğmuş gibi,
    İnsanlığın en hası,
    Kutlu, doğum haftası…

    İnananlar saf tutun,
    O nur olsun tek sütün,
    Vahdet ile bir bütün
    Muhammed Mustafa sı
    Kutlu, doğum haftası…

    Yeri, göğü yaratan,
    Doğ ,diyince doğar tan
    Âlemlere renk katan,
    Şahlara kul yaftası,
    Kutlu, doğum haftası…

    Müminlere şen ola,
    Gülleri Gülşen ola,
    Gönüllere pusula,
    Yüreklerin taftası,
    Kutlu, doğum haftası…

    Dr.Gürsoy SOLMAZ

     

     

    CiCeGiM - 06.04.2009 - 21:11
  3.  

     

    CiCeGiM - 06.04.2009 - 21:13
  4. Rahmet Peygamberi


    Dünyamızı şereflendirdiğinde,
    Sanki güller açmıştı kainat.

    Müjdeleşiyordu tüm varlık alemi,
    'Muhammedü'l-Emin' doğdu diye...

    Kainat o an eğilmiş bir dal gibi,
    Selamlıyordu varoluş sebebini.

    Ardından aralandı kara bulutlar,
    Bir güneş gibi parladı, islamın nuru.

    Yağmaya başladı sağnak rahmet yağmuru.
    Ne kisralar dayanabildi rahmetine,
    Ne de bin yıllık mecusi ateşi...

    Selamlar olsun sana, Ya Muhammed!
    Selamlar olsun sana, Ya Resulüllah!

     

     

    CiCeGiM - 06.04.2009 - 21:17
  5.  

     

    CiCeGiM - 06.04.2009 - 21:24


  6. Nurlu Peygamberimiz
    (İnsanlığın son kurtarıcısı Efendimizin doğum günü anısına)

    Senin için yaratıldı bu kâinat,
    Selâm verdi; melekler, semâvat,
    Şefâat eyle ümmetine ey Resûl!
    Dökülüyor dudaklarımızdan salâvat...

    Hep ümmetine rehberlik ettin,
    Yüce Allah’ın yoluna sevk ettin
    Şefâat eyle ümmetine ey Resûl!
    Kalbimizi, ruhumuzu sen serinlettin...

    Cennet ile müjdeledin müminleri
    Ateş ile korkuttun münkirleri,
    Şefâat eyle ümmetine ey Resûl!
    Seni arzular hakikat erleri...

    Mübarek dilinden okudun Yüce Kur’ân’ı,
    Aydınlattın; ufukları, bütün cihanı,
    Şefâat eyle ümmetine ey Resûl!
    Senin yoluna verelim bu canı...


    Zekayi Şahin

     

     

    CiCeGiM - 06.04.2009 - 21:25
  7. HZ. MUHAMMED SAV.
    Dünya cehalete boğulurken,

    Bir ilim olarak geldi Muhammed

    Yoksullar yerde sürünürken

    Mekke’de güneş gibi doğdu Muhammed



    Doğmadan babasını yitirdi

    İnsanlığa adaleti getirdi.

    İyiliği emretti, kötülüğü bitirdi.

    İnsanlık timsali geldi Muhammed



    Hiçbir zaman durgunluğu sevmezdi

    Sahtekarlık, yalan dalan bilmezdi

    Halkı ağlayınca o da gülmezdi

    Kendini Hak yoluna verdi Muhammed



    Yüzü güzel, huyu güzel hoş idi

    O’nu görmek herkes için düş idi

    Seherde ağlayan gözde yaşardı

    Dillerden düşmeyen Muhammed



    Büşra Emre
    5 sınıf öğrencisi

     

     

    CiCeGiM - 06.04.2009 - 21:26



  8. Ümmetin oluşumuzla övünürüz
    Kaybetmiş oluşumuza üzülürüz

    Miski amberdir dokun ve kokun
    Hala, üzerimizdedir ölüm şokun

    Umarız kıyamet günü şefaatinize
    İnşallah alırsınız hepimizi safınıza

    Nebilerin piri, ölmedi yaşıyor dipdiri
    O’nun gelmesiyle silindi beşerin kiri

    Dünya, senin gelişinle anlam kazandı
    Çünkü yokluğunuzda her yer hazandı

    Ey Nebi, benzeyen değil, benzetilensin
    Çünkü sen en güzel şekilde bezenensin

    Duyduğumuz her sese, kulak kesiliyoruz
    Ya gelmenizi/ya gel demenizi bekliyoruz

    Nerde adınız anılsa ümmetin boyun eğer
    Ümmetim deseniz başımız ta göğe değer

    Ümmetin olmamızdandır bu ihsan ve lütuflar
    Her adem ahrette şefaat edeceğinizi umutlar

    Bencileyin, acizdir edipler seni met-ü senadan
    Çünkü seni övmüştür en güzel şekilde Yaratan

    Ey Nebi, hakkında ne yazıp söylesem, noksan olur
    Bence tüm övgüleri sadakna demek en doğru olur


    Bayram Tunca

     

     

    Şayeste - 15.04.2009 - 14:20
  9. Sen Yoktun

    Sen yoktun...
    Hz Âdem’deydi nurun
    Önce cenneti,
    Sonra yeryüzünü şereflendirdin.
    Âdem nuruna affedildi
    Arafat bu affa şâhitti

    Sen yoktun
    Nuh’un gemisindeydi Nurun...
    Dalgalar yeryüzünü boğarken
    Taprağın bağrındaki su
    Gökyüzüyle buluşurken
    Ve bu bir ilahi azap derken,
    Allah nurunu taşıdı binbir sebeple
    Tûfan, nurunu selamladı edeple...

    Sen yoktun...
    Hz.İsmail’in alnındaydı Nurun
    İbrahimî bir dua yükseldi kimsesiz çöllerden
    “Rabbimiz” dedi,
    “Onlara kendi içlerinden
    Senin ayetlerini okuyacak
    Kitap ve hikmeti öğretecek onlara,
    Onları temizleyecek bir elçi gönder,
    Amin dedi on sekiz bin âlem
    Nurunla aydınlanan minicik ellerini semaya kaldırarak
    Amin dedi İsmail.
    Hira Nur dağı amin diyerek ayağa kalktı
    Medine’den adı Uhud olan bir amin yankılandı sevr dağında.

    Sen yoktun...
    Hz.İsa “Ahmed” diye muştuladı seni
    Alemlerin efendisi diye sana seslendi.
    Artık ben sizinle çok söyleşmem, dedi havarilerine..
    Çünkü bu âlemin reisi geliyor...
    Bekleyin Ahmed geliyor.
    Kainata rahmet geliyor.
    Havarilerin yüzünü okşayan,
    Ölüleri dirilten bir nefes oldun
    Ama sen yoktun...


    Sen yoktun Sultânım,
    Hz. Abdullah’ın alnındaydı Nurun
    Başı eğik gezerdi mazlum
    Huteyle göklerden seni sorardı
    Varaka seni arardı semada
    Anneler kız çocuklarını hep ağlayarak sevdiler.
    Ağlayarak süslediler ölüme...
    Ağlayarak hadi dayına gidiyorsun dediler.
    Sen yokken,
    Canlı canlı toprağa gömülmenin adıydı dayıya gitmek.
    Anne yüreğinin çıldırtan çaresizliğiydi.
    Ve yavrusunun ölüme gidişini seyretmesiydi...
    En son çocuk atılırken çukura
    Annesinin suretinde bir melek tuttu onu
    Ve tebessüm ederek hira nur dağını gösterdi.
    Melekler süslüyordu hirâyı.
    Efendisine hazırlanıyordu cebel-i nur,
    Efendisine hazırlanıyordu mekke.
    Âlem Efendisine hazırlanıyordu
    Kainatın gözü Hz. Aminedeydi.
    Toprak yalvarıyordu rabbine,
    Allahım gönder artık diyordu.
    Gel diye ağlıyordu mazlumlar, gözleri semada


    Ve bir gelişin vardı ya rasulallah,
    Bir inişin vardı yer yüzüne...
    Önünde cebrail!
    Ardında yalın kılıç melekler!
    Bir inişin vardı yer yüzüne...
    Yetimler en huzurlu geceyi geçirdi belki de
    Öksüzler annelerine sarıldı doya doya.

    Sonra bir sessizlik kapladı seher vaktini.
    Herşey sus pus olmuştu.
    Hadi diyordu yıldızlar, Hadi diyordu ay!
    Kainat bir isim duymak istiyordu.
    Ve bir ses yükseldi Âmine’nin evinden;
    Muhammed!
    Karanlıklar aydınlığa bıraktı yerini.
    Muhammed!
    Melekler öptü o nurdan ellerini.
    Muhammed!
    Seni yaratan Allah’a kurbânız ey dürri yekta!
    Sana o adı veren rahmana kurbanız


    Artık sen vardın
    Susuz topraklara rahmet indi seninle
    Annenden sonra anne halime sevindi seninle
    Yağmura mı ihtiyaç var?
    Kaldır şehadet parmağını,
    Yağmurları salsın Allah.
    Sonra tut ağacın yaprağını,
    Köklerini çıkarttırıp yanında yürütsün Allah.
    Yeterki sen iste,
    Sen iste yarasulallah
    Deki ben kimim?
    Dağlar, taşlar dile gelsin,
    Dilsiz çocuklar ellerinden tutup,
    Ente Rasulullah desin.

    Sen vardın
    Bedir kârdı,
    Uhut dardı
    Hendek yârdı.
    Yiğitlerin vardı.
    Ölmek için yarışan yiğitler...


    Hele bir enesin vardı senin.
    Enes bin malik...
    Uhut’ta öldüğünü duyunca arkadaşlarına,
    Niye burada oturuyorsunuz diye sormuştu.
    Onlar da
    “Allah’ın Rasulü öldürülmüş deyince
    Enes kükremiş:
    “ Peki o öldükten sonra yaşayıp da ne yapacaksınız?
    Kalkın ve O’nun gibi ölün! Demişti.
    Ve savaşın en yoğun olduğu yerde şehit düşmüştü.
    Hem de ne şehit ey nebi!
    Vücudu yaralardan tanınmaz haldeydi.
    Kızkardeşi ancak parmaklarından tanıdı onu...

    Musab Bin Umeyr’in vardı senin.
    Uhut’ta sancağını taşıyan.
    Öyle bir aşkla sana bağlıydı ki
    Allah o gün melekleri Musab’ın suretinde indirdi.

    Ebu hureyren vardı...
    Acıkınca mescidin önünde durur sana bakardı.
    Sen anlardın,
    Ya Ebâhir gel! Derdin.


    Ve sen gittin...
    Bir gidişle gittin
    Ardında hüznün kaldı.
    Hasretin kaldı göklerde.
    Bilal ezan okuyamaz oldu
    Ne zaman teşebbüs etse
    Muhammed rasulullah demeye
    Dizleri üstüne çöker, kendinden geçerdi.

    Sonra günler ay,
    Aylar yıl oldu.
    Ve asırlar oldu
    Sensizliğe açtık gözlerimizi.
    Ama sen bırakmazsın bizi.
    Sen varsın ey şehitlerin sultanı
    Sen varsın!
    Bir şehit bile ölmezken
    Sana nasıl yok deriz.
    Ebutalip şama giderken devesinin önüne geçip
    Beni burda kime bırakıp gidiyorsun demiştin.
    Ne anam var ne babam...
    Ebutalip bırakmamıştı bu yüzden.


    Sensizliğin ızdırabıyla inleyen ümmetini kime bırakıp gidiyorsun Ya Rasûlallah!
    Bırakma bizi ki; Allah;
    Sen onların içindeyken onlara azab edecek değiliz buyuruyor.
    Bırakma bizi!
    Hayatı seninle öğretti Rahman.
    Kulluğu seninle tanıdık.
    Duayı senden öğrendik sevgili!
    Hz Ömer umre için senden izin isteyince,
    “Kardeşcik” dedin ona,
    Kardeşcik, duanda bana da yer ayırır mısın?
    Bizler Ömer değiliz ama
    Bütün dualarımız senin için

    Ey Rabbimiz!
    Rasulünü anışımızdan haberdar et!
    O’na binler salat, binler selam!
    Habibine Makam-ı Mahmut’u ver
    O’na vesileyi lutfet.
    O’nu refik-i Âlâya yükselt
    Bizi de affet
    O’nun hatrına affet
    Zatının hatrına Affet.

    Dursun Ali Erzincanlı

     

     

    GÜLSiMA - 15.04.2009 - 15:01



Benzer Konular

  1. Kutlu Doğum Haftası
    Konuyu Açan: sevo 67, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj : 20.04.2013, 18:01
  2. Kutlu Doğum Haftası
    Konuyu Açan: ZELAL, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj : 11.04.2011, 14:05
  3. Kutlu Doğum Haftası
    Konuyu Açan: selcukbrs, Forum: Önemli Günler ve Haftalar.
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj : 22.04.2010, 21:14
  4. Kutlu Doğum Haftası Şiirleri
    Konuyu Açan: Şayeste, Forum: Hikayeler Menkibeler İslami Şiirler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 25.02.2010, 09:06
  5. Kutlu Doğum Haftası
    Konuyu Açan: NaZ, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj : 18.04.2009, 23:50

copyright

Soru Cevap

grafimx