REKLAM




+ Konuyu Cevapla

KLL Nedir

  1. Yazan: Mavisuperisi
    No Avatar

    REKLAM


    Kronik Lenfositik Lösemi (KLL)

    KLL nedir?

    Lökositleri meydana getiren hücrelerden lenfositler bağışıklık sisteminde bulunan ve enfeksiyonlara karşı savaşan hücrelerdir. Kronik lenfositik lösemi lenfositlerin kan ve kemik iliği başta olmak üzere vücutta aşırı birikmesidir. Bunun sonucunda kemik iliği ve kanda lenfositlerin sayısı çok artar. Ancak lenfositlerin sayısı artmakla beraber bağışıklık sistemi zayıflar. Çünkü bu lenfositler normal değildirler ve mikroplarla savaşamazlar. Kemik iliğinde aşırı derecede lenfositlerin çoğalması sonucu eritrosit, trombosit gibi normal hücrelerin yapılması engellenir. Anormal lenfositler kemik iliği, lenf bezleri, karaciğer ve dalakta birikerek bu organların büyümesine neden olurlar. Kronik lenfositik lösemi akut lenfoblastik löseminin aksine yavaş ilerleyen bir hastalıkdır.

    KLL’de hangi şikayetler görülür?

    Sıklıkla tesadüfen yapılan bir kan sayımında lökosit sayısının yüksek bulunması ile teşhis edilirler veya lenf bezleri veya dalak büyüklüğü nedeniyle araştırılırken tanı konur. Bazen ateş, kilo kaybı, halsizlik ve çabuk yorulma görülebilir.

    KLL’ nin nedeni nedir?

    Nedeni belli değildir. Kalıtsal yolla çocuk ve kardeşlere geçmez. Bulaşıcı bir hastalık olmadığın beraber yaşayanlara hastalığın bulaşması mümkün değildir.


    KLL tanısı nasıl konur?
    Kan sayımında lökosit sayısı sıklıkla yüksektir. Periferik yayma hastalığı destekliyorsa kemik iliği biyopsisi yapılır . Alınan örnekler akım Sitometrisi (flow cytometry) adı verilen özel bir aletle incelenerek tanı konur.
    Hastanın dikkatli muayenesi ve kan tahlilleri ile hastalığın evresi saptanır. Diğer kanserlerin tersine erken dönemdeki KLL’ li hastaların çoğunda tedaviye başlamak gerekmemektedir. Çünkü bu hastaların yaşam süreleri tedavi verilmeden de uzundur. Tedavi hastalığın doğal seyrini etkilemez. Hastalar hastalıkları ile beraber yıllarca yaşayabilirler.

    Hastalığın hangi dönemleri vardır?

    Hastaların evrelendirilmesinde iki sistem kullanılır.1- RAİ 2-Binet sistemi
    RAİ sistemine göre

    Evre 0: Kemik iliği veya kanda lenfositler artmıştır ancak lenf bezleri, dalak veya karaciğer büyümemiştir.Trombosit ve eritrosit yapımı normaldir.
    Evre I : Lenfosit sayısındaki artış lenf bezlerindeki büyüme ile beraberdir.
    Evre II: Artmış lenfosit sayısı dalak veya karaciğer büyümesi ile beraberdir. Bu evrede lenf bezleri normal veya büyümüş olabilir.
    Evre III: Artmış lenfosit sayısı anemi ile beraberdir. Dalak, karaciğer veya lenf bezleri normal veya büyümüş olabilir.
    Evre IV: Artmış lenfosit sayısı trombosit sayısındaki düşüklük ile beraberdir. Dalak, karaciğer, lenf bezleri normal veya büyümüş olabilir.
    Rai 0 evresinde olan hastalar düşük risk grubuna
    Rai I ve II orta risk grubuna ve
    Rai III-IV evresindeki hastalar ise yüksek risk grubuna dahildirler.

    Hastalığın hangi evrede olduğu önemli mi?

    Ortalama yaşam süreleri evre arttıkça azalır bundan dolayı hastalığın hangi evrede olduğu önemlidir. Düşük risk grubunda ortalama yaşam süresi 12 yıl iken orta risk grubunda 7,5 yıl ve yüksek risk grubunda 1,5 yıldır. Düşük risk grubunda bulunan bazı hastalar tedavi edilmeksizin yıllarca yaşayabilirler. Evreleme sistemi dışında hastalığın nasıl seyredeceğini gösteren ve son yıllarda kullanılmaya başlanan bazı testler vardır. Bunlar; kromozom bozuklukları (11, 12, 13 ve 17.kromozom anormallikleri) ve bazı akım sitometri testleri (ZAP 70 ve CD38 gibi) dir. Onbir ve 17. kromozom bozuklukları olanlarda ve ZAP70 ile CD38 pozitif olanlarda yaşam süresleri daha kısa ve tedaviye yanıt daha kötüdür.

    KLL de tedavisiz izlem olur mu?

    Bu hastalarda tedavi her zaman gerekli değildir. Özellikle düşük risk grubunda (erken evre, kromozom bozukluğu olmayan, ZAP 70 ve CD38 negatif, lökosit sayısı çok yüksek olmayan ve çok büyük lenf bezi veya dalağı olmayan) hastalar tedavi edilmeksizin uzun süre yaşayabilirler.
    Tedavi gerekmeyen bu hastalara, tedavinin neden gerekmediği iyice anlatılmalı gerekirse psikiyatrist yardımı alınmalıdır. Çünkü hasta, bir taraftan lösemi gibi kötü bir hastalığa sahip olmasını diğer taraftan doktor tarafından tedavi edilmemesini anlamakta zorlanabilir. Hastaların ilk yıl 3 ayda bir kan tahlilleri yaptırmaları ve muayene edilmeleri yeterlidir.

    Hangi hastalar tedavi edilmelidir?

    Aşağıda belirtilen durumlarda hastaların tedavi edilmesi gereklidir :
    1-Anemisi olan veya trombositleri düşük olan hastalar (Rai evre III -IV veya Binet C)
    2-Ateş, kilo kaybı, terlemesi olanlar, ağrılı veya ileri derecede büyümüş lenf bezi veya dalağı olanlar
    3-İlerleyici hastalığı olanlar ( lökositlerin hızla çoğalması, dalak veya karaciğerin hızlı bir şekilde büyümesi )
    4- Tekrarlayan enfeksiyonlar
    5-Otoimmun hemolitik anemisi olanlar
    6- Hastalığı lenfomaya dönüşenler

    Tedavi, hastaların şikayetlerini ortadan kaldırır, hastalığın ilerlemesini kontrol eder fakat genellikle şifa sağlamaz.
    Ancak genç hastalarda yapılabilinen kök hücre nakli ile şifa sağlanabilir.

    Tedavi seçenekleri nelerdir?

    Kemoterapi:


    Kanser hücrelerini öldürmek için kullanılan ilaçlar KLL tedavisinde de kullanılır. Hastanın yaşına, hastalığın evresine ve hastanın şikayetlerine bağlı olarak kemoterapinin amacı değişir. Bazı hastalarda hastanın şikayetlerini ortadan kaldırmak için tedavi verilirken diğerlerinde hastalığın ilerlemesini durdurmak için verilebilir. Tedavinin amacı, yan etkileri mutlaka doktorla konuşulmalıdır. Kemoterapide ; Chlorambucil (Leukeran®): Ağız yoluyla her gün veya her 3-4 haftada bir, bir veya birkaç gün kullanılır. En önemli yan etkisi anemi, düşük lökosit sayısı (enfeksiyon riski), düşük trombosit sayısı (kanama riski) dır.
    Cyclophosphamide (Endoxan®, Alkyloxan®) : Ağız veya damar yoluyla kullanılır.Yan etkileri anemi, düşük lökosit ve trombosit sayısı, bulantı, kusma, saç dökülmesi, idrar torbasının tahriş olmasıdır.
    Kortizon (Prednol®, Dekort®, Ultralan®): Bazı tedavi programlarında prednizolon gibi kortizon preparatları kullanılır.Yan etkileri enfeksiyonlara dirençsizlik, kan şekerinin ve kan basıncının yükselmesi, kaslarda güçsüzlük, mide problemleri ve kemiklerde zayıflıktır.
    Fludarabin (Fludara® ): Nisbeten daha yeni bir ilaç olup damar ve ağız yoluyla kullanılır. Hastalığı kısmen veya tamamen düzeltebilir. Enfeksiyonlara direnci azaltır, anemi , lökosit ve trombosit sayısında düşüklüğe neden olabilir.
    Bazen birden fazla kemoterapi ilacından oluşan kemoterapi programları kullanılabilir.

    Radyoterapi:

    Genellikle çok büyüyen lenf bezleri veya dalağı küçültmek amacıyla kullanılır. Vücuda dışarıdan radyasyon verilir. Lösemik hücreler radyoterapiye duyarlıdır.

    Kök hücre nakli hangi hastalara yapılır?

    Kök hücre nakli KLL de çok az hastada başvurulan bir tedavi şeklidir. Özellikle 55 yaş altında hastalarda düşünülmelidir. Kemik iliği naklinde lösemik hücreleri öldürmek için yüksek doz kemoterapi ilaçları tek başına veya radyasyon ile beraber kullanılır. Ancak hastaların çoğu ileri yaşta olduğundan kök hücre nakline uygun aday değildirler.

    Biyolojik tedavi nedir?

    Son yıllarda geliştiren bir tedavi yöntemidir. Lösemik hücrelerin yüzeyinde bulunan bazı antijenlere karşı geliştirilen antikorlar (rituximab, alemtuzumab) ile lösemik hücreler öldürülür.

    Hastalık sırasında görülen veya tedaviye bağlı yan etkiler nelerdir?

    Enfeksiyon:


    Enfeksiyon tedaviye bağlı lökosit sayısındaki düşüklüğe bağlıdır. Bazı hastalarda ise doğal antikor düzeyindeki düşüklük enfeksiyona yol açar. Bu durumda immünglobülin verilmesi gerekebilir.

    Kansızlık:

    Hastalardaki anemi hastalığın ileri dönemlerinde oluşabileceğinden kemoterapi ile tedavi edilir. Bazen anemi tedavi etmek için kortizon kullanılması gerekebilir. Hastalarda anemiye bağlı aşırı halsizlik, yorgunluk ve kalple ilgili şikayetler oluşursa eritrosit süspansiyonu transfüzyonu (kan verilmesi) gerekir.
    Düşük trombosit sayısı (trombositopeni): Trombositler kanamayı durduran hücrelerdir, eksikliklerinde kanama oluşur. Trombosit düşüklüğü hastalığa bağlı ise kemoterapi kullanılabilir. Tedaviye bağlı oluşan trombositopenilerde ise trombosit süspansiyonu verilmesi gerekir.


    Alıntı


    _____________________________


    Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) nedir?

    KLL, Kuzey yarıkürede en sık rastlanan yetişkin lösemisidir. Kemik iliği ve kanda oluşan kötücül bir hastalıktır. Lenfosit adı verilen beyaz kan hücrelerini etkiler. Hastalığın görüldüğü durumların yüzde 95’inde, etkilenen lenfositler sağlıklı bireylerin vücudunda, bakteri, virüs ve mantar gibi istilacı mikroorganizmalara saldıran antikor üreten B-hücre lenfositleridir. KLL’si olan hastalarda lenfositler kemik iliğinde ve diğer dokularda oluşur. Bu da lenf düğümleri, karaciğer ve dalağın anormal çalışmasına ve büyümesine sebep olur.

    KLL kimleri etkiler?

    KLL, batı ülkelerinde en sık görülen lösemidir ve lösemilerin 1/3’ünü oluşturur. KLL her 100.000 kişide 3 kişiyi etkiler. ABD’de yılda 7300 ile 12.500 arasında yeni hastalık ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de ise yılda 2000-3000 yeni hastalığın ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. KLL bir ileri yaş hastalığıdır. Ortalama yaş 60 olup hastaların sadece yüzde 15’i 50 yaşın altındadır. Yaş ilerledikçe hastalığın görülme sıklığı artmaktadır.

    KLL’nin nedenleri

    KLL’nin kesin sebebi bilinmemektedir. Beslenmenin ya da ruhsal hastalıkların bu hastalığa yol açtığını gösteren bir bulgu yoktur. Diğer üç lösemi tipinin aksine KLL’nin radyasyona ve ‘benzen’ denen kimyasal maddeye maruz kalmayla ilişkisi yoktur.

    KLL kalıtsal bir hastalık değildir. Anne ve babadan çocuklara geçmez.
    KLL bulaşıcı bir hastalık değildir. KLL’li bir hastaya dokunmak veya öpüşmekle geçmez.

    Belirtileri nelerdir?
    KLL’nin belirtileri yavaş yavaş ortaya çıkar. Hastalar daha çabuk yorulduklarını ve yorucu işlerde nefeslerinin daraldığını hissederler. İştah azalabilir ve kilo kaybedebilirler. Ateş ve gece terlemeleri olabilir. En sık olarak da başkalarına göre daha fazla soğuk algınlığı geçirirler.

    KLL’nin tanısı ve takibi
    Başlangıçta KLL hastanın kendini iyi hissetmesini engellemez. Hatta hastaların bir kısmında tamamen tesadüfen ortaya çıkabilir. Örneğin başka bir sebeple yapılacak ameliyat hazırlıkları sırasındaki kan sayımlarında akyuvar sayısının yüksek bulunması, doktorun KLL’yi düşünmesine yol açan ve en sık karşılaşılan tanı koyma biçimidir. Artan lenfositler lenf düğümlerinde ve dalakta da birikerek bunların büyümesine yol açar. Dalağın büyümesi sonucu karında dolgunluk hissi ve şişkinlik meydana gelebilir.

    KLL - Minimum Tanı Kriterleri

    Periferik kanda lenfosit hakimiyeti
    > 5 x 109/l (NCI/Working Group)
    > 10 x 109/l ( IWCLL)
    Lenfositlerin çoğu küçük ve görünüm olarak olgun olmalıdır.
    Tipik veya klasik KLL (< %10 atipik lenfosit)
    Karışık KLL/PL (kandaki prolenfosit oranı %11- 54)
    Atipik KLL: değişik miktarda atipik lenfosit ve <%10 prolenfosit
    Tipik immünofenotip
    CD5+; CD19+; CD20+; CD23+; FMC7-/+; CD22-/+
    Kemik iliği tutulumu
    Kemik iliğinde > %30 lenfosit


    Tanı Testleri

    Lenf nodlarını içeren fizik inceleme
    Karın ultrasonografisi
    Göğüs röntgen filmi
    Laboratuvar:
    Bilirubin;
    LDH;
    Serum-ß2-Mikroglobulin;
    Serum timidin kinaz;
    Coombs-test;
    Serum-İmmunglobulin düzeyi;
    Serum-elektroforezi;
    İmmun elektroforez
    Sitogenetik


    Evre Klinik Özellikler
    A - Üç alandan az bölgede klinik lenfadenopati; anemi ya da trombositopeni yok
    B - Üç ya da fazla alanda tutulum; anemi ya da trombositopeni yok
    C - Hemoglobin </= 10 g/dl ve/veya trombosit < 100,000/µl


    Prognoz(Hastalık seyri)

    Klinik evre
    Binet evre C ve Rai evre III ve IV’te prognoz kötü
    Lenfositlerin iki katına çıkma zamanı
    1 yıldan az ise prognoz kötü
    Kemik iliği tutulumu
    Serum markerleri
    İmmunofenotipik özellikler
    CD 38 (+) kötü prognoz
    Kromozomal anormallikler
    17p- ve 11q- kötü prognoz
    Moleküler biyoloji


    KLL’li bazı hastaların kanındaki bozukluk çok azdır. Bu hastalar yıllarca aynı durumda kalabilirler. KLL’nin yarattığı sorunlar da gayet az olabilir. Bu hastalara tedavi hiç verilmemektedir. Tedavi verilmeyen hastalar belirli aralıklarla kontrol edilirler ve ilerlemenin olmadığından emin olunur.
    Tedaviye Başlama Kriterleri

    KLL’li hastalarda tedaviye başlama kararına yol açan belirtiler şunlardır:

    Kandaki lenfosit sayısının hızla artması
    Lenf düğümlerinin büyümesi
    Dalağın büyümesi
    Kansızlığın derinleşmesi
    Trombosit sayısının azalması
    Hastalığın ilerlemesine bağlı diğer belirtilerin ortaya çıkışı


    Hastalığa bağlı B semptomlarından en az birinin olması
    Son 6 ayda 10 kg’dan fazla kilo kaybı
    Enfeksiyon yok iken son 2 haftadır ateşin >38C olması
    Gece terlemeleri
    Aşırı yorgunluk
    İlerleyici kemik iliği yetersizliği
    Steroide yanıtsız otoimmün hemolitik anemi veya trombositopeni
    Semptomatik ya da ilerleyici dalak büyüklüğü
    Son 2 ayda % 50’den fazla artan lenfositoz veya lenfosit ikiye katlanma zamanının (doubling time) 6 aydan az olması
    Tekrarlayıcı enfeksiyonlarla birlikte belirgin gammaglobulin düşüklüğü


    KLL’nin Tedavisi

    KLL’nin kesin tedavisi yoktur. Erken evredeki KLL hastaları tedaviye ihtiyaç duymazken ileri evredeki hastaların tedavisinde kullanılan ilaçlar hastanın yaşam kalitesini artırır ve şikayetsiz geçirilen süreyi uzatır.

    Son 10 yılda purin analoglarının kullanılmasıyla birlikte, kronik lenfosit lösemi (KLL) tedavisinde büyük bir dönüşüm sağlanmıştır. Geleneksel tedavi ile kıyaslandığında purin analogları hastaların tedaviye cevap verme oranını artırmış ve şikayetsiz geçirdikleri süreyi uzatmıştır.
    KLL tedavisinde daha önceleri intravenöz (damardan enjeksiyon tedavisi) uygulamak gerekirken, bugün Bayer Schering Pharma (BSP) tarafından üretilen tablet formu hem hastalara hem de doktorlara büyük kolaylıklar sunmaktadır. Bu sayede hastaların hastaneye yatması, enjeksiyon tedavisi görmesi gibi zorunlulukları ortadan kalkmış olup bu hem hastaya hem de sağlık personeline büyük kolaylıklar sağlamaktadır.

    Kortizon + Alkilleyici ajanlar (en sık kombinasyon)
    COP = Siklofosfamid+Vinkristin + Prednison
    CHOP = COP + Doksorubisin
    Purin analogları
    Kemik iliği transplantasyonu: 50 yaş altı için
    Splenomegali şiddetliyse: splenektomi uygulanır (dalak ameliyatla çıkartılır)


    Erken Tanının Önemi
    Yaşlılık lösemisi olarak adlandırılan KLL, çocuklarda görülen löseminin aksine daha yavaş ilerleyen ve daha uzun sürede ölümle sonuçlanan bir lösemi çeşididir. Erken tanı koyulan hastalar en az 10 yıl daha yaşarken, ilerlemiş hastalık döneminde tanı konulan hastaların yaşam süreleri 2 yıldan kısadır.

    Hastalık hiç belirti vermeyeceği gibi halsizlik, çabuk yorulma, sık enfeksiyonlara yakalanma gibi şikayetlerle kendini gösterebilir. Bu şikayetler, yaşlılıkta yaşanan bazı şikayetlerle benzerlik gösterdiği için hastalar hastalıklarını fark etmeyebilir ve bu da KLL’nin tanısını geciktirebilir.



    Alıntı





    Facebook




    Üyelik



  1. Yazan:
    no avatar


    REKLAM



Benzer Konular

  1. Teğet Nedir, Kiriş Nedir, Kesen Nedir, Yay Nedir
    Konuyu Açan: ozan-9, Forum: Matematik.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01.08.2011, 16:59
  2. Bal Nedir - Organik Bal Nedir - Polen Nedir
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: Genel Bilgiler Ve Püf Noktaları.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06.06.2010, 15:35
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 22.05.2010, 22:51
  4. Kâhinlik Falcılık Büyücülük Nedir? Bunlara İnanmanın Hükmü Nedir
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: İslami Sorular Ve Cevaplar.
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj : 09.05.2010, 23:33
  5. Domain Nedir ? Hosting Nedir ? Bandwith Nedir ?
    Konuyu Açan: FreddyKrueger, Forum: Webmaster Genel.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 30.12.2009, 18:21

copyright

Soru Cevap

izmit düğün salonları - grafimx