REKLAM




+ Konuyu Cevapla

Doğum Sonrası Bu Sinyallere Dikkat

  1. Yazan: MiSS-FENER
    No Avatar

    REKLAM


    Doğum Sonrası - Doğum Sonrası Dikkat - Doğum Sonrası Bu Sinyallere Dikkat



    Doğum sonrası, kısa ama çok önemli bir süreç var, Lohusalık. Küçücük bebeğinizle yeni bir yaşam kurmaya çalıştığınız bu günlerde yalnızca hayat biçiminiz değişmeyecek gerek fiziksel gerekse ruhsal değişimler de yaşayacaksınız. Ancak bu süreçte yalnızca bebeğinize odaklanmamanızda yarar var. Kendi bedeninizdeki sinyallere de dikkat etmelisiniz.
    Bu yazımız doğumunu bekleyen ya da yeni doğum yapmış lohusalık sürecini yaşayan anneler için… Tecrübeli anneler bilir; lohusalık her yönüyle özen isteyen bir süreç. Bir yandan yeni bir bebeğe adapte olmak, onun dilini öğrenerek onunla yaşamaya alışmanız gerekir. Bir yandan evinizin değişen düzenine alışmak zorundasınızdır. Bebek, misafirler, ev işleri derken baş döndürücü bir hızla geçen günlerde en sık ihmal ettiğiniz konu; kendi sağlığınızdır. Başa çıkılması gereken o kadar çok iş vardır ki, ne yorgunluğunuz aklınıza gelir ne de uykusuzluğunuz. Üstelik peşinizi bırakmayan işlere ‘yetişememe’ duygusuyla da boğuşur durursunuz. Ancak dikkat! bu dönemde asla kendinizi ihmal etmeyin. Çünkü 6 hafta sürecek lohusalık sürecinde bedeninizin yeniden toplanmaya ve eski sağlığına kavuşma ihtiyacı vardır. Aman bebeğim iyi olsun da, demeyin. Bebeğinizin sağlığını sürdürmesi, sizin sağlıklı olmanıza bağlıdır. Bu yüzden ortaya çıkabilecek sorunlara karşı, doğum öncesi bazı tedbirler almaya bakın. Bu süreci sağlıklı atlatmak, bir ömür sürecek anne olduğunuz günlere sağlıklı bir başlangıç yapmaktır. İşte bu süreçte, nelerle karşılaşabileceğinizi aktaralım istedik. Bu konuda Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Prof. Dr. Tamer Erel’den bilgi aldık.

    Ateş
    Lohusalıkta ateşin yükselmesinin en büyük nedeni, süt nedeniyle memelerde oluşan aşırı dolgunluktan ileri gelir. Buna “süt ateşi” denir. Bebeğinizi gerekli sıklıkta emzirdiğiniz sürece geçicidir.

    Doğum sonrası yükselen ateşin bir nedeni daha var: Enfeksiyon riski. Doğum sonrası enfeksiyona ait belirtiler, eve çıktığınızın 3 ya da 4. gününde meydana gelebilir. Endomiyometrit diye adlandırılan rahim ve rahim iç tabakası enfeksiyonu ve idrar yolu enfeksiyonu lohusalıkta ateş yapan iki enfeksiyon türüdür. Bazen ender de olsa, doğum kesisi yarası enfeksiyonu, sezaryen cilt ve cilt altı yarası enfeksiyonu da ateşe neden olabilir.

    Ayrıca ateş, lohusalıkta da karşılaşabileceğiniz grip, üst solunum yolu enfeksiyonu gibi hastalıkların belirtisi de olabilir. Ateşin sebebi ne olursa olsun, eğer vücut ısınız 38 derecenin üstüne çıkıyorsa, bu durumda hemen yapılması gereken doktorunuzu aramak olmalı.

    Memelerde ağrı ve ateş
    Emzirme döneminde özellikle ilk haftalarda, memelerde ağrı, aşırı dolgunluk hissi ve ısı artışı, meme başı çatlakları gibi rahatsız verici durumlar ortaya çıkabilir. Bu sorunlar, geçici olabileceği gibi, bazı enfeksiyonlara da işaret edebilir.

    Mastit adı verilen meme dokusu enfeksiyonu da bunlardan biridir. Bakterilerin üremesi için uygun bir ortam olan anne sütü, boşaltılamazsa bu bakterilerin ürediği bir zemin haline gelir. Vücudun bağışıklık sistemi her ne kadar üreyen bu bakterileri uzaklaştırmayı başarabilirse de, bakteriler hızlı ürediğinde meme dokusunda iltihaba yol açabilirler. Memelerde dolgunlukla birlikte ateş ve kırgınlık hissi duyuluyorsa, bu enfeksiyondan şüphelenilmelidir.

    Bazen memelerdeki enfeksiyon, daha da ilerler ve meme içi dokusunda abseye neden olabilir. Bu hastalığın belirtileri arasında absenin geliştiği bölgede ağrı, kızarıklık, ateş daha şiddetlidir.

    Annelerin memelerini temiz tutmaları ve bakımını yapmaları bu nedenle çok önemlidir. Anneler bakım konusunda eğitilmeli, meme başlarının temiz ve nemli tutulmaları sağlanmalıdır. Ayrıca, anneler bebeklerini gerekli sıklıkta emzirmelidirler.

    Doktora başvurulması gereken acil durumlar
    · Aşırı kanamanız varsa, (1 saat içinde birden fazla ped değiştiriyorsanız)
    · Loşia kötü kokuluysa,
    · Loşia içinde büyük kan pıhtıları varsa,
    · İlk 24 saat içerisinde ateş 38 dereceden fazlaysa,
    · Memedeki şişkinlik indiği halde yine de yumrular varsa, (süt kanalı tıkanmış olabilir)
    · Doğumdan sonraki ilk günler geçtiği halde memenizde sıcaklık, duyarlılık, kızarıklık ve ağrı varsa, (mastit veya meme iltihabına işaret edebilir)
    · Sezaryenle doğum yapanlar için, dikişlerin olduğu yerde akıntı, sıcaklık artışı, şişlik ve kızarıklık varsa.

    Aşırı Kanama
    Lohusalığın ilk günlerinde kanama görülmesi olağandır. Ancak günlük kanama miktarı, normal adet kanamasından iki kat ya da daha fazlaysa, doktora başvurmak gerekir. Çünkü plesantanın bir parçası rahim içinde kalmışsa ya da endomiyometrit söz konusuysa, ihtimaller bu yolla kendini gösterebilir.

    Akıntı
    Lohusalıkta bu döneme özgü bir akıntı türü görülür. “Loşia” adı verilen bu akıntı, doğumdan sonra 4-6 hafta boyunca devam eder. Bu akıntıyla birlikte rahmin içindeki “hamileliğe bağlı kalıntılar” atılır. İlk günlerde kanama şeklinde olan bu akıntı, zamanla rengini değiştirerek beyaza döner ve sonra tamamen ortadan kalkar. Ancak normalde akıntısı olan kadınlarda, lohusalık bittiğinde de devam eder.

    Akıntılar niteliğine göre değerlendirmelidir. Çünkü bazı akıntılar enfeksiyon belirtisi olabilir. Kötü kokulu akıntı, vajinit belirtisi olabilir. Kötü kokulu akıntının eşliğinde karın ağrısı ve ateş gibi belirtiler de varsa endomiyometrit’ten şüphelenilmelidir. Köpük şeklindeki akıntı trikomonas enfeksiyonu ihtimalini düşündürürken, peynir kesiğini andıranı ise, kaşıntıyla birlikte görülüyorsa mantar enfeksiyonu akla gelmelidir.

    Doğum sonrası ağrıları
    Doğumdan sonra kendinizi çok yorgun hissedebilirsiniz.Bunun yanı sıra vücudunuzdaki ağrılar da hiç geçmeyecek gibi gelebilir. Bu çok normal; çünkü siz doğumdan yeni çıktınız.

    Karnınızda hissettiğiniz o ağrılar, doğumdan sonraki rahim kasılmalarından kaynaklanır. Hamilelikle birlikte büyüyen rahminiz, eski haline dönmek için kasılacaktır. Küçüldükçe, leğen kemiği bölgesindeki yerini alır. Bu ağrılar, emzirme sırasında daha da artabilir. Çünkü daha çok oksitosin hormonu salgılanacaktır.

    Bu ağrılar, kendiliğinden 4-7 gün içinde kesilir. Eğer bu süreçte, ağrılarınız dayanılmazsa, ağrı kesiciler kullanabilirsiniz. Ağrı kesici ilaç içtiğiniz halde ağrılar dinmiyorsa, ya da ağrı bir haftadan uzun sürüyorsa, doktorunuza danışmanızda fayda var.

    Perine Bölgesinde Ağrı
    Normal doğum yapan annelerde, doğumu kolaylaştırmak için perine bölgesine doğum kesisi atılır. Kesi dikildikten sonra ilk saatlerde hissedilen ağrı, bölgede bir kan toplanmasını düşündürebilir. İlk günlerde ortaya çıkan ağrı ise, dikişlerin açılabileceği ya da dikiş bölgesinde enfeksiyon olabileceğinin işaretidir. Yara, 7-10 gün içinde geçmezse, acilen doktorunuza danışmalısınız.

    Bu süreçte perine bölgesine iyi bakmak şart. Çünkü mikrop kapabilir. Perinenin bakımı için aşağıda yapılması gerekenleri uygulayın:
    · Kullandığınız pedleri sık sık değiştirin. En az 4-6 saat saatte bir olmak üzere...
    · Tuvalet ihtiyacınızı karşıladıktan sonra perineyi ılık suyla temizleyin. Kurulama işlemini de önden arkaya doğru yapmayı ihmal etmeyin.
    · Yaranız iyileşmedikçe ona dokunmayın.

    Sezaryen dikişlerinde kızarıklık ve ağrı
    Özellikle şişman annelerde, şeker hastalığı olanlarda, diğer kronik hastalıklarda, hamilelikte normal dışı sorun yaşanmış olunan durumlarda, steril olmayan ya da acil şartlarda yapılan ameliyatlarda dikiş yerleriyle ilgili birtakım sorunlar ortaya çıkabilir.

    Doğumdan sonra sezaryen bölgesinde ağrı ve kızarıklık gibi belirtiler görülüyorsa, bölgesel bir enfeksiyon söz konusu olabilir ve bir doktor tarafından değerlendirilmelidir. Çoğu zaman pansuman ve antibiyotik tedavisiyle iyileşir.

    Bacaklarda şişlik ve ağrı
    Bu belirtiler görüldüğünde bir doktora başvurmak ve tedaviye başlamak en doğrusudur. Çünkü sonu ölüme varabilen bir hastalığın belirtisi olabilir.

    Hamilelikte toplardamarlarda pıhtı oluşumu riski vardır. Bu risk, lohusalıkta da devam ederse, Derin ven trombozu (DVT)’na yol açarak; tıkanıklık oluşan bölgenin gerisinde kızarıklık, ağrı, şişme ve bölgesel ısı artışına neden olur. Bazen belirtilerin hepsi görülür; bazen bu hastalık için sadece birinin olması yeterlidir.

    Bu pıhtı eğer tedavi edilmezse, akciğer atardamarlarından birinin tıkanmasına yol açabilir. Pulmoner emboli (akciğer damarı tıkanıklığı) denilen bu durum, anne ölümlerinin başta gelen nedenlerinden biridir.

    İdrar yapmada güçlük
    Lohusalıktaki problemlerden biri de idrar yapma güçlüğü. Çünkü mesane, doğumdan sonra işlevini yerine getiremez haldedir. Bu güçlüğe rağmen mesane, 6-8 saatte bir boşaltılmalıdır. Böylelikle idrar yolları enfeksiyonu önlenir. Eğer idrar yapmada güçlük çekiyorsanız, şunları yapabilirsiniz:
    · Mesanenizin ve bağırsaklarınızın hareket etmesi için mümkün olduğunca yataktan kalkın ve yürüyün.
    · Eğer yataktan kalkamıyorsanız, bir ördekten yararlanın.
    · İdrarınızı rahat yapabilmek için buz torbası koyun ya da ılık suyla kompres yapın.
    · Su sesi de sizi harekete geçirebilir.

    Gaz problemi
    Doğum sonrası erken dönemde karşılaşılan şişkinlik şikayeti, genellikle bağırsak gazları ve yetersiz rahim küçülmesine bağlı olarak gelişir. Bu yüzden loğusalığın ilk günlerinde olabildiği kadar erken hareket etmelisiniz. Erken dönemde gezinme, hem bağırsak hareketlerini artırır; hem de rahim küçülmesine yardımcı olur. Bu günlerde; sıvı gıdalardan da bolca tercih edin.

    Doğum sonrası depresyonu
    Hamilelikte değişen hormonlar, annelerde ruhsal değişimlere neden olabilir. Kimi anneler bu dönemi rahatlıkla atlatırken, kimileri depresyona girer. Depresyon annenin yeni hayatından mutsuz olmasına, bebeğiyle yeterince ilgilenememesine ve eşiyle sorunlar yaşamasına yol açar. Ayrıca tedavi edilmediğinde, iyileşmesi zaman alabilir ve ilerleme gösterebilir. Bu nedenle tedavi edilmesi için bir psikiyatriste başvurulması gerekir. Eğer anne bu belirtileri görmezden geliyorsa, eşinin ve ailesinin bu durumu sezmesi ve aşağıdaki belirtileri tanıması, hastalığın tedavisi için son derece önemlidir:

    · İlgisizlik, yaşamdan zevk alamama,
    · İştahsızlık ya da aşırı yemek yeme isteği,
    · Günlük işleri yapmada zorluk,
    · Uykusuzluk ya da aşırı uyuma,
    · Huzursuzluk, iç sıkıntısı,
    · Sürekli yorgunluk, bitkinlik, halsizlik hissi,
    · Dikkat eksikliği ve konsantrasyon bozukluğu.

    Bu dönemin sağlıklı geçirilebilmesi için eşin ve yakınların desteği çok önemlidir. Ayrıca, anne adayı, demir ilacını ve emzirdiği sürece vitamin ilaçlarını kullanmalı, uyumaya, beslenmeye özen göstermelidir. Bu süreçte, eşinizle birlikte yapacağınız küçük kaçamaklar size iyi gelebilir. Örneğin sinemaya, konsere gidebilir; alışverişe çıkabilirsiniz.


    Facebook




    Üyelik



  1. Yazan:
    no avatar


    REKLAM



Benzer Konular

  1. Doğum Sonrası
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Hamilelik Ve Çocuk Bakımı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06.10.2011, 09:38
  2. Doğum Sonrası
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Hamilelik Ve Çocuk Bakımı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08.06.2011, 13:41
  3. Vücudunuzun Verdiği Sinyallere Dikkat Edin
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Sağlık Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 24.09.2010, 02:54
  4. Doğum Sonrası Depresyona Dikkat
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: Hamilelik Ve Çocuk Bakımı.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 05.04.2009, 14:18
  5. Doğum sonrası depresyona dikkat!!!
    Konuyu Açan: MechhuL, Forum: Kadın Sağlığı.
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj : 02.03.2005, 01:11

copyright

Soru Cevap

izmit düğün salonları - grafimx