REKLAM




+ Konuyu Cevapla

Okuduğunu Anlama Teknikleri

  1. Yazan: Nerissa-Su
    Nerissa-Su - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    REKLAM


    okumanın faydaları nelerdir - okuma tekniği ile okuduğunu anlamak - eğitimde hızlı okuma tekniğinin önemi

    Okuma, eğitimin tüm basamakları için bel kemiğini oluşturmaktadır. Okuma ile başlayan eğitim hayatında, başarıyı yakalayabilmenin en temel unsurlarından birisi de okuduğunu anlayabilme becerisidir. Günümüzde okur-yazarlığın pek çok çeşidi (medya okur-yazarlığı, e-okuryazarlık gibi) karşımıza çıkmaktadır. Ancak ne tür okur-yazarlık olursa olsun beklenen okuduğunu anlamaktır. Bu çalışma derleme türünde hazırlanmıştır. Bu noktada ilk olarak okuma kavramının üzerinde durularak, okuma ve okumada anlama hakkında kavramsal çerçeve çizilmeye çalışılmıştır. Daha sonra, anlamayı geliştirmek, ölçüp değerlendirebilmek için eğitimde sorular ve soruların sınıflandırılması üzerinde durulmuştur.

    Anahtar Kelimeler: Okuma, Okuduğunu Anlama, Sorular.

    * Bu çalışma, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Sınıf Öğretmenliği Bilim Dalı'nda 2007 yılında kabul görmüş ve Yard. Doç. Dr. Kemal KÖKSAL danışmanlığında hazırlanan “Metinler Arası Okumanın Okuduğunu Anlamaya Etkisi” konulu Doktora tez çalışmasında yer alan kuramsal bilgilerin bir kısmından üretilmiştir.

    GİRİŞ
    Okuma, anlama ile sonuçlandırılmışsa amacına ulaşmış demektir. Başka bir ifade ile okumanın aslına uygun olarak gerçekleşip gerçekleşmediği ancak anlamayla ortaya çıkabilmektedir. Anlama doğrudan ölçülüp değerlendirilememektedir. Anlamayı ölçme ve değerlendirme işlemi için çeşitli tarz ve düzeyde soruların ortaya konulması gerekmektedir. Bu çalışmada da öncelikle okumada anlama daha sonra sorular ve soruların sınıflandırılması üzerinde durularak kavramsal çerçeve çizilmeye çalışılmıştır.

    Okumada Anlama
    Armbruster ve diğerleri (2003:2), çocukların okula gitmeden uzun bir zaman önce okumayı ve yazmayı öğrenebilecekleri ve doğdukları andan itibaren okur olabileceklerini ileri sürmektedirler. Doğdukları andan itibaren okur olabilecekleri iddia edilen çocuklar, aslına uygun okuma yapabilmekte midirler? Bunu anlayabilmek için okumanın ne olduğunun belirlenmesi gerekmektedir.

    Ocak'a (2004: 20) göre okuma; yazılı bir metni mekanik olarak tekrar etmek değil basılı bir materyalden anlam çıkarmaktır. Tüm öğrenmeler için gerekli olan okuma-yazma ancak anlama gücü ile desteklendiği zaman hedefine ulaşır. Bireyin okuduğunu öğrenebilmesi için, okuduğunu anlaması gerekir. Okuma okuyucunun metni yeniden bir araya getirdiği bir süreçtir. Bu süreç, hem zihinsel hem de sosyal yönü olan bir iletişim biçimidir.

    Demirel (1995: 65), okumayı bilişsel davranışlarla psikomotor becerilerin ortak çalışması sonucu, yazılı sembollerden anlam çıkarma etkinliği olarak tanımlamaktadır.

    Okuma bilgi dağarcığını zenginleştirme yollarından biridir. Okuma basılı ve yazılı bir sayfayla iletişime girmek, iletiyi alıp kavramaktır. Gözlerin ve ses organlarının çeşitli hareketlerinden ve zihnin anlama çabasından oluşan karmaşık bir etkinlik olan okuma, bir yazının harflerini, sözcüklerini tanıma ve anlamlarını kavramaktır (Tazebay, 1995:3).

    Yangın (1999: 68) ve Tosunoğlu (2002: 548) okumayı bir yazıdaki sembolleri tanıma ve anlamlandırma olarak tanımlamaktadır (Akt: Şengül ve Yalçın, 2004). Okuma, algısal yönü çok yüksek, motor yanı daha düşük bir psiko-motor beceridir. Okuma sırasında, göz ve beyin ortaklaşa çalışır. Beyin, okuduklarını anlamak için hem zihinsel hem dilsel hem de dil dışı örüntüleri kullanmak üzere beyin hücrelerinin birçoğunu harekete geçirir. Dil sembollerinin anlamlandırılması, dil ögeleri arasında örüntüler oluşturup yeni düşüncelerin üretilmesi, var olan problemlere çözümler üretilmesi gibi etkinlikler göz ve beyinin ortaklaşa gerçekleştirdikleri etkinlikler olarak karşımıza çıkmaktadır (Şengül ve Yalçın, 2004).

    Dündar (2001, 37) ve Günay'a (2001, 15–17) göre okuma ve okuduğunu anlama becerileri, bir metne dökülmüş kimi sözcük ve kavramları seslendirme, yineleme ya da belleme değildir. Yazıya geçirilmiş belirli ölçeklerdeki metinlere can verme, bunları algısal veya yargısal birtakım işlemlerden geçirerek işlevselleştirme, belleğe yerleştirme, bilinçli olarak yeniden anlamlandırma işlemidir (Akt. Şengül ve Yalçın, 2004).

    Akyol'a (2003: 13) göre okuduğunu anlayan, anladığını da içinde yaşadığı ortamı geliştirmek amacıyla çeşitli yönlerden kullanabilen fonksiyonel okuyucuların yetiştirilmesi, okuma-yazma eğitim ve öğretiminin de buna göre düzenlenmesi gerekmektedir. Harris ve Sipay (1990: 10) okumayı, “yazılı dilin anlamlı bir şekilde yorumlanması”, Anderson ve diğerleri (1985), “yazılı kaynaklardan anlam kurma (inşa etme)”, Perfetti (1986), “yazılı unsurların ışığında düşünme süreci”, Kavcar ve diğerleri (1995:41), “bir yazıyı, sözcükleri, cümleleri, noktalama işaretlerini görme, algılama ve kavrama süreci” şeklinde tanımlamışlardır. Yukarıdaki tanımların hemen hepsinde göze çarpan husus anlamanın vurgulanmasıdır (Akt. Akyol, 2003: 13).

    Çelenk (2003: 99), okuduğunu anlama gücü ile desteklenmeyen bir okuma eyleminin gelişigüzel bir seslendirme ya da bir zaman kaybından başka bir şey olmadığını belirtmiştir. Okuma, duyu organları yoluyla sözcüklerin algılanıp, anlamlandırılması, kavranması ve yorumlanmasına dayanan zihinsel bir etkinliktir. Okuma, bilgi edinme ve öğrenmenin en temel dayanaklarından birisidir. Okuduğunu anlama gücünü öğretme-öğrenme sürecinde genel nitelikli bir bilişsel giriş davranışı olarak ele alan Bloom (1979: 48), basit korelasyon yöntemi ile yaptığı hesaplamalarda; okuduğunu anlama gücü ile matematik (6-8. sınıflarda r = .72, 9-12. sınıflarda r =.54), fen bilimleri (6-8. sınıflarda r =.62, 9-12. sınıflarda r =.56), dil ve edebîyat dersleri (her iki grup için de r =.70) arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu saptamıştır (Akt. Çelenk, 2003: 99). Bloom'un çalışması, okuduğunu anlama gücünün tüm eğitim ve öğretim faaliyetlerinin temelini oluşturduğunu göstermektedir. Okuduğundan anlam çıkaramayan birey okuduklarıyla ilgili olarak hangi ders, konu ve içerik ile ilgili olursa olsun başarısız olacaktır.

    Türkçe Dersi (1–5) Öğretim Programı'nda okuma, zihnin gelişimine en büyük katkıyı sağlayan öğrenme alanı olarak tanımlanmaktadır. Bu programda anlama becerilerinin geliştirilmesi amacıyla; sıralama, sınıflama, eleştirme, tahmin etme, ilişki kurma, özetleme, analiz-sentez yapma ve değerlendirme gibi etkinlikler verilmiştir. Ayrıca metin içi, metin dışı ve metinler arası okuma yoluyla anlam kurmaya özen gösterilmiştir. Türkçe Dersi (1–5) Öğretim Programı'nın öngördüğü okumada anlama kazanımlarının sınıflara göre dağılımı aşağıdaki gibidir (MEB, 2004: 15–20, 135).

    1 Ön bilgilerini kullanarak okuduğunu anlamlandırır. X X X X X
    2 Metinde verilen ipuçlarından hareketle karşılaştığı yeni kelimelerin anlamlarını tahmin eder. X X X X
    3 Okuma öncesi, okuma sırası ve sonrasında metinle ilgili soruları cevaplandırır. X X X X X
    4 Metnin giriş, gelişme ve sonuç bölümleri hakkında tahminlerde bulunur. X X X X
    5 Okuduklarını zihninde canlandırır. X X X X X
    6 Okuduklarında duygusal ve abartılı ögeleri belirler ve sorgular. X X X
    7 Okuduklarında ne, nerede, ne zaman, nasıl, niçin ve kim (5N 1K) sorularına cevap arar. X X X X X
    8 Farklı düşünmeye yönlendiren ifadeleri dikkate alarak okur. X X X X
    9 Önem belirten ifadeleri dikkate alarak okur. X X X
    10 Okuduklarında karşılaştırmalar yapar. X X X X
    11 Okuduklarında sebep-sonuç ilişkileri kurar. X X X X X
    12 Betimleyen ve tanımlayan ifadeleri dikkate alarak okur. X X
    13 Genel ve özel durumları bildiren ifadeleri dikkate alarak okur. X X
    14 Destekleyici ve açıklayıcı ifadeleri dikkate alarak okur. X X X
    15 Özetleyen ve sonuç bildiren ifadeleri dikkate alarak okur. X X X
    16 Okuduklarında gerçek olanla hayal ürünü olanı ayırt eder. X X X
    17 Okuduğu metindeki öznel ve nesnel yargıları ayırt eder. X X
    18 Okuduklarının konusunu belirler. X X X X X
    19 Okuduğunun ana fikrini belirler. X X X X
    20 Okuduklarında yardımcı fikirleri ve destekleyici ayrıntıları belirler. X X
    21 Okuduğu şiirin ana duygusunu belirler. X X X X
    22 Okuduğu metnin içeriği hakkındaki düşüncelerini belirtir. X X X
    23 Okumasını, metnin içeriğini ve okuma ortamını değerlendirir. X X
    24 Başlıktan hareketle okuyacağı metnin içeriğini tahmin eder. X X X X X
    25 Başlık ve içerik ilişkisini sorgular. X X X
    26 Metindeki anlam bakımından çelişkili ifadeleri saptar. X X X
    27 Okuduklarından çıkarımlar yapar. X X X
    28 Metinde ortaya konan sorunları belirler ve onlara farklı çözümler bulur. X X X X
    29 Metindeki düşüncelerle kendi düşünceleri arasındaki benzerlik ve farklılıkları belirler. X X X X
    30 Bir etkinliğin veya işin aşamalarını anlatan yönergeleri uygular. X X X X X
    31 Okuduklarıyla ilgili, kendi yaşantısından ve günlük hayattan örnekler verir. X X X X X
    32 Okuduğunu özetler X X X
    33 Okuduklarında “hikâye unsurları”nı belirler. X X X X X
    34 Yazarın amacını belirler. X X
    35 Okuduğu metnin yazarı hakkında bilgi edinir. X X X X X
    36 Okuduklarında geçen varlıkları ve olayları sınıflandırır. X X X X
    37 Okuduğunu anlamlandırmada görsellerden yararlanır. X X X X X
    38 Görsellerden yararlanarak metnin içeriğini tahmin eder. X X X X X
    39 Okuduklarında eksik bırakılan ve konuyla ilgisi olmayan bilgiyi fark eder. X
    40 Okuduklarındaki dil, ifade ve bilgi yanlışlarını belirler. X X X
    41 Verilen örneklerin konuya uygun olup olmadığını sorgular. X
    42 Metin içerisindeki renkli, altı çizili, koyu vb. ifadelerin önemli noktaları vurguladığını bilerek okur. X X X X X

    Yıldız (2003: 83) ilköğretimdeki ana dili derslerinin yalnızca çocukların dil yeteneklerini geliştirme görevi olmadığını, bu derslerin aynı zamanda onların yaşam, deneyim ve dünya görüşleriyle bir bütün olarak ele alınması gerektiğini öne sürmektedir. Tablo 1 incelendiğinde, sınıflar düzeyinde öğrencilerin yaşam, deneyim ve dünya görüşleriyle okuduklarını anlamalarını sağlamak için çeşitli boyutların işe koşulduğu görülmektedir. Locke (1999: 17), herkesin konuştuğu sözcükleri aynı biçimde kullandığını, bu yüzden de dilin kullanımında anlamın çok önemli olduğunu ifade etmektedir. Her insanın ağzından çıkan sözcükler sahip oldukları ve onlarla dile getirdikleri, düşüncelerin yerini almaktadır.

    Calfee ve Drum'a (1986) göre, okuduğunu anlama etkinliğini metin, okuyucu ve metnin okuyucu tarafından yorumlanması oluşturur. Okuduğunu anlama üzerinde yapılan çalışmaların sonuçları kullanılan metinlere, okuyucunun okuma amacı ve bilgisi ile okuyucu tarafından metinle ilgili olarak yapılan yorumlamayı değerlendirmede kullanılan ölçümlere bağlıdır (Akt. Tazebay, 1997: 17-18).

    Gray ve Rogers “Bir yazıyı, yapıtı anlamak, yorumlayabilmektir.” derler ve yorumu da şöyle tanımlarlar: (a) Yazarın sözlerini, öne sürdüğü görüşlerini anlayarak ana düşünceyi kavramak, (b) Yazarın doğrudan anlatmadığı düşünceleri de kavrayıp, düşüncesinin kapsamını belirlemek, (c) Okuduğunu doğruluk, geçerlilik, değer yönlerinden ölçebilmek, (ç) Anladığını, duyduğunu davranışlarında, yaptıklarında uygulayabilmek (Akt. Tazebay, 1997: 17-18).

    Goodman'a göre iyi bir okuyucu, okuduğu metindeki bilgi ile sınırlı olmayıp, yazarın metinde iletmeyi düşündüğünden çok daha fazlasına sahiptir. Okuyucu metne; beklentilerini, önceden edinilmiş bilgilerini ve sosyo-kültürel bilgilerini getirir. Okuyup anlama harflerden başlayıp, kelimelere, kelimeleri cümlecik ve cümlelere bağlayarak gerçekleşmez. Kolers çalışmasında kelime kelime okumanın anlamayı engellediğini, okumanın birbirini takip eden kelimeleri tanımayla sınırlı olmadığını ortaya koymuştur (Akt. Ocak, 1999: 31).

    Okumaya ilişkin tanımların ortak özellikleri, anlama ile gerçekleşen bir etkinlik olduğu yönündedir. Okuma tek başına yapılan bir etkinlik değil birçok olay ve durumu birlikte içeren bir etkinliktir. Okumada amacın anlam kurma süreci ya da anlama olduğu ortaya çıkmaktadır. Anlamanın gerçekleşme derecesinin ortaya konması hem öğrencinin eğitim sonucu kat ettiği mesafenin belirlenmesi hem de öğretmenin başladığı noktadan itibaren geldiği seviyeyi görmesi açısından önemlidir. Anlamanın gerçekleşme derecesini belirlemenin bir yolu da sorulardır. Sönmez (1994: 130); sorusuz öğretim düşünülemediğini, öğretmenin de nasıl soru soracağını, eğitim ortamında soruyu nasıl kullanacağını bilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Pressley de (2002: 16), öğrencinin anlama gücünü geliştirmek için, önceki bilgileri ile bağlantı kurmasının, zihinsel canlandırmalar yapmasının, sorular sormasının ve özet yapmasının gerekliliğini belirtmektedir.

    Okuma ediniminin sonucu olan anlama üç basamakta değerlendirilebilmektedir. Bunlar: (a) yazılı olanı anlamak, (b) yazarın örtülü mesajını aramak, (c) çeşitli araştırmacılar tarafından farklı olarak ifade edilse de (Barret'e göre “değerlendirme”, N.B.Smith'e göre “eleştirel anlama”, Gray'a göre “iletişim anlamlılığı”) ortak nokta; yazarın amacını, fikirlerini muhakeme etmek ve yazılı parçaya düşünsel tepkide bulunmaktır (Akt. Ergenç, 1984: 242-243).

    Pearson (1984) ve Brown (1981), öğrencilerin okuduklarını anlamalarını geliştirmede sınıf içerisinde faydalı olan şu stratejileri önermiştir (Akt. Robinson ve Good, 1987: 148-149);

    1. Öğretme becerisi öğreticiye uygun olmalıdır.

    2. Öğretme basitten karmaşığa doğru ilerlemelidir.

    3. Öğretme sonucunda yapılan analiz ve öğrenilenlerin transferi, anlamanın gerçekleşmediği yeri göstermelidir.

    4. Stratejilerin ne zaman ve nasıl kullanılacağına dair öğretim apaçık olmalıdır.

    5. Sınıftaki tartışmalar ve bağımsız çalışmalar esnasında geri dönüt verilmelidir.

    6. Yeni alanlara etkili bir transfer yapabilmek için farklı metinler kullanılmalıdır.

    7. Öğrencilere işlemleri kendi kendilerine kontrol etme stratejileri öğretilmelidir.

    Okuduğunu anlama düzeyini belirleyebilmek için ölçme ve değerlendirme işine ihtiyaç duyulmaktadır. Ölçme sonucu elde edilen verileri değerlendirebilmek için de sorulara ihtiyaç duyulmaktadır.

    Eğitimde Sorular ve Soruların Sınıflandırılması
    Ölçme işlemini yapabilmek ve değerlendirme sonuçlarına ulaşabilmek için sorulara ihtiyaç duyulmaktadır. Sorular ölçme ve değerlendirmede kullanımının yanı sıra yöntem olarak da ele alınmaktadır. Soruların eğitim içerisindeki yeri ve önemini ortaya koymak için “soru”dan ne anlaşılması gerektiğinin, soruların nasıl tasnif edildiğinin ve bir yöntem olarak soruların nasıl kullanıldığının irdelenmesine gerek duyulmaktadır.

    Sorular, Türkçe dersinin öğretiminde öğrencilerin düşünme, dinleme ve konuşma alışkanlıkları kazanmalarında, iletişim becerilerini geliştirmelerinde ve aynı zamanda anlamayı kontrol etmede başvurulan önemli bir tekniktir (MEB, 2004: 378).

    Sorular öğrenmeleri değerlendirmenin, öğrenciyi tanımanın, yerleştirmenin, öğrenme eksiklikleri ile güçlüklerini belirlemenin, öğretimi değerlendirmenin, öğretim programının sağlamlık ve işe yarama derecesi ve öğretim hizmetinin etkililiğini belirlemek amacıyla ölçme-değerlendirme işleminde kullanılabilmektedir (Demirel, 2002: 247).

    Ölçme ve değerlendirme, öğrenme-öğretim sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır. Öğrencilerin ve öğretmenlerin başarılı ve başarısız yönlerini belirlemeleri açısından da son derece önemlidir (MEB, 2004: 386). Ölçme yapabilmek için de genellikle sorular kullanılmaktadır.

    Fidan (1982: 16) öğretme durumlarında kullanılan yöntemlerin etkililiğinin nasıl artırılabileceğine ilişkin olarak hem öğrenci davranışının hem de kullanılan süreçlerin etkililik derecesinin programın ayrılmaz bir parçası olan ölçme ve değerlendirme ile mümkün olabildiğini ifade etmektedir. Doğan (1982: 244) da değerlendirmenin, program hazırlama ve geliştirme çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ve öğretmenin de öğrencinin saptanmış olan amaca ne oranda eriştiğini sürekli olarak değerlendirmesi gerektiğini vurgulamaktadır.


    Facebook




    Üyelik



  1. Yazan:
    no avatar


    REKLAM



Benzer Konular

  1. Okuduğunu Anlama
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Kişisel Gelişim.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 19.09.2012, 11:45
  2. Hızlı Okuma - Okuduğunu Anlama Teknikleri
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Genel Konular.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 20.04.2012, 19:59
  3. Okuduğunu Anlama Yöntemleri
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Genel Konular.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 20.04.2012, 19:24
  4. Okuduğunu Anlama Stratejileri
    Konuyu Açan: Ay Kız, Forum: Genel Konular.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 20.04.2012, 16:15
  5. Hızlı Okuma Teknikleri ve Okuduğunu Anlama
    Konuyu Açan: ZELAL, Forum: Genel Konular.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 19.04.2012, 22:05

copyright

Soru Cevap

grafimx