Anlatım Nedir - Anlatım Türleri

  1. anlatma nedir - anlatım nasıl tanımlanır - anlatım türleri nelerdir - sözlü anlatım - yazılı anlatım



    Sözlü Anlatım

    Sözlü anlatımda, anlatılmak istenen duygu, düşünce ya da istek söz ile anlatılır. Sözlü anlatıma konuşma da denir. Karşılıklı konuşmadan, tartışmaya, konferansa kadar birçok konuşma türü vardır. Anlatım özellikleri içinde incelenen; iletişim dilinde yetkin olmak, ilginçlik, doğallık, tutarlılık, inandırıcılık, özlülük, duruluk, açıklık, akıcılık, özgünlük sözlü anlatım için de geçerlidir. Aynı konuda çalışan Grize; konuşmada iletişimin sağlanması için söylemek üzere içten davranılmasını, hazırlanan metnin yeterince bilgilendirici olması gerektiğini, uygun ve yeterli dil düzeneklerinin kullanılmasını vurgular.

    Örnek

    Uygun ve yeterli dil düzenekleri gelişmediği için bebeklerle anlaşmak güçtür. Bebek ağladığında annesi ya da bakıcısı “Karnı aç olabilir, altı ıslak olabilir, uykusu gelmiş olabilir, hasta olabilir…” gibi varsayımlardan yola çıkarak susturma yollarını dener.

    Yazılı Anlatım

    Yazılı anlatımda, anlatılmak istenen duygu, düşünce ya da istek yazı ile anlatılır. Yazılı anlatıma kompozisyon ya da yalnızca yazı denir. Anlatım özellikleri yazılı anlatım için de geçerlidir. Yazılı anlatım türleri kendi içinde önce düşünce yazıları, sanat değeri olan yazılar, yazışmalar olmak üzere üçe ayrılır, sonra onlar da kendi içinde birçok türe ayrılır. Bunlarla ilgili bilgiyi gelecek ünitelerde bulacaksınız.

    Duygu, hayal, düşünce, bilgi ve gözlemlerimizi başkalarıyla paylaşmak istediğimizde, anlatma yöntemini kullanırız. Anlatma olayına anlatım denir. Öyle ise anlatım; duygu, hayal, düşünce, bilgi ve gözlemlerimizin başkalarına söz ya da yazı ile açıklanması diye tanımlanır.

    Soru

    Anlama olmadan niçin anlatma olmaz?

    Anlama olmadan anlatma da anlaşma da olmaz. Anlamayı öğrenmeden, anlatma öğrenilemez. Yaşanan, duyulan, okunan olayların, bilgilerin kavranmasına anlama denir. Anlatım ise; bellektekilerin başkasına söz ya da yazı ile aktarılması işleminin adıdır. Anlama edilgin bir eylemdir, anlatma ise etkin bir eylemdir. Anlamada; ilgilenilen konunun neye işaret ettiğini sezebilmek; özünü, gerçeğini kavramak; benzer konular arasında ilişki kurarak bütünü görebilmek; neden-sonuç ilişkilerinden yola çıkarak geleceği görebilmek; sorunları, güçlükleri kolay ve doğru çözebilmek vardır.

    Soru

    Anlatımın kaç yönü vardır?

    Anlaşma da bu verici ve alıcı arasında gönderilen ile alınanın uyuşmasıdır. Öyle ise anlatımın olmazsa olmaz iki yönü vardır. Birincisi, kişi duygu ve düşüncesini söz ya da yazı ile anlatır, buna verici kanal diyebiliriz. İkincisi, kişinin söz ya da yazı ile anlattıklarını bir diğer kişi ya da kişiler dinler ya da okur, buna da alıcı kanal denir. Verici kanalda yer almak sorumluluk ister. Bunun önemini belirtmek için, olayı konuşan olarak değerlendiren Aristo “Konuşma sanatını bilen bir kişi düşündüklerinin hepsini söylemez, fakat söylediklerini düşünerek söyler.” der.

    Bir başka deyişle, anlatım sözlü ise konuşma, yazılı ise yazma adını alır. Konuşma ve yazma eylemleri arasında sıkı bir ilişki vardır. Konuşmada amaç dinletmek, yazmada okutmak olduğuna göre aynı sıkı ilişki dinlemek ile okumak arasında da vardır.

    Konuşma ve yazma arasındaki ilişki

    Günümüzdeki yoğun iletişim ağı içinde çabuk anlama ve kolay anlatım bir zorunluluktur. Birçok meslek var. Bir meslekle uğraşan pek çok kişi var. Meslekler arası ilişkiler var. Bu ortamda kişinin kendi bilgisini, önerisini, çalışma projelerini başkalarıyla paylaşması, başkalarının bu türlü açıklamalarını kavraması gerekmektedir. İş yerindeki yönetenin, iş görevlendirmelerini sağlıklı yapabilmesi için, yönetilenin görevlendirmeleri iyi anlayabilmesi ve çalışmalarını sözlü ya da yazılı raporlaştırabilmesi için kişinin sözlü ya da yazılı anlama ve anlatma da başarılı olması gerekir.

    Soru

    Çabuk anlatma ve kolay anlatım niçin zorunluluktur?

    İnsan; şu anda yeryüzünde düşünen ve konuşan tek varlık olduğuna göre konuşarak, yazarak, dinleyerek, okuyarak anlaşmak; iyi anlaşmak aynı zamanda bizim insanlık görevimizdir. İyi anlaşmanın gizi, anlatılanı iyi anlatmak ve doğru anlamaktadır. Bunun için; hem vericinin hem de alıcı ya da alıcıların söz varlığı zengin olmalı; her iki taraf da duyarlı olmalı ve her ikisinin de hayal gücü zengin olmalı. Ayrıca her iki tarafın da çevresi, bu özelliklerini geliştirecek, destekleyecek durumda olmalıdır. Bu destek; ne yalnız gözlemlemekle ne dinlemekle ne de okumakla olur. İnsanım diyen herkes bu anlama deneyimlerini arttırmalı; anladıklarını sözlü ya da yazılı anlatarak anlatma becerilerini geliştirmelidir. Anlatma ile anlamanın başarılı olması, kişinin öğrenmedeki başarısını ve öz güvenini arttırır.

    Soru

    Anlama, öğretilebilir bir davranış mıdır?

    Anlama öğretilebilir bir davranıştır. Anlamanın da yöntem ve teknikleri vardır. Anlamadaki gizler çözüldükçe kişi anlamayı kavrar, bu konuda eğitilmiş olur. Fakat doğru anlama ve etkili anlatma için yalnız eğitim almış olmak yetmez, kişinin kendi çabası da gerekir. Kişinin, konuşmadaki ya da yazmadaki anlatımı kişiliğinin de göstergesidir. Kendini iyi yetiştiren kişinin anlatımı kendine özgü olur. Anlatım kişiye özgü olmakla birlikte anlatımın ortak araçları, gereçleri vardır.


    alıntı

     

     

    BiR-DOST - 24.09.2011 - 02:17



Benzer Konular

  1. Anlatım Türleri
    Konuyu Açan: NAZLIBÜYÜKDENİZ, Forum: Soru - Cevap.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 15.11.2012, 11:00
  2. Anlatım Türleri
    Konuyu Açan: ZELAL, Forum: Edebiyat.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 10.01.2012, 16:08
  3. Anlatım Türleri - Fıkra
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Lise.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 03.06.2011, 10:39
  4. Anlatım Türleri - Anı
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Lise.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01.06.2011, 22:50
  5. Anlatım Türleri - Günlük
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Lise.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01.06.2011, 22:28

copyright

Soru Cevap

grafimx