Serbest Şiir ve Toplumcu Şiir

  1. Cumhuriyet Devri Edebiyatı - Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı

    Ölçü, uyak, nazım biçimi gibi bağlardan ayrılmış şiir. Nazmın belli kurallara bağlı olduğu düşünülürse, serbest şiir kavramını yeğlemek gerekmektedir. Nitekim ilk serbest şiir örneklerinin verildiği 1930'larda, eski alışkanlıklara bağlı kalınarak serbest nazım terimi kullanılmışsa da, yeni şiir anlayışının yerleşmesiyle nazım terimi bile kullanılmaz olmuştur. Günümüzde değil okur için, genç ozanlar için de nazım terimi hiç bir anlam taşımamaktadır. Cevdet Kudret serbest şiir konusunda şu bilgiyi verir: "özgür (serbest) nazım, ölçeksiz nazımdır. Dizelerdeki hecelerin ne sayıları ne de uzunluk ve kısalıkları belli bir düzene ve belli bir kalıba göre sıralanmaz. O bakımdan, özgür nazımda dizelerin uzunlukları ozanın tutumuna bağlıdır, başka herhangi bir düzene bağlı değildir. Ozan, eğer isterse ayak kullanabilir, isterse hiç kullanmaz; isterse manzumeyi birtakım bentlere ayırabilir, isterse hiç ayırmaz. Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, özgür nazım, hiçbir bağ ile bağlı bulunmayan bir nazım biçimidir. Burada gözden uzak tutulmaması gereken nokta, özgür nazmın ayırıcı niteliğinin ölçeksiz oluşudur; ayaksızlık ve bentlere ayrılmamışlık, özgür nazmın temel öğeleri değildir (nitekim, ölçekli fakat ayaksız ve bentlere ayrılmamış nazım yazılabilir; ama, ölçekli özgür nazım yazılamaz; o yoldaki nazımlar ancak özgür müstezat olur).' ölçekli ve ayaklı nazımda ölçek ve ayaktan gelme bir dış ahenk; bir de, sözcüklerin birbiriyle birleşmesinden doğan bir iç ahenk vardır, özgür nazımda ise ölçek, hattâ kimi zaman ayak da bulunmadığı için, dış ahenkten yararlanma olanağı yoktur, nazmın bütün ağırlığı iç ahengin üzerine yüklenir. Bu da, özgür nazımda sözü kullanma işinin çok önemli olduğunu gösterir.
    Özgür nazımda ölçek bulunmadığı için, dizelerde durak yoktur; ozan, durak gereksemesi duyduğu zaman, satırı kırar, aşağıya geçer:
    Kuşlara, yapraklara dönmüşüm;
    Kuşlara,
    Yapraklara.

    (Orhan Veli, Pırpırlı Şiir)

    Kimi ozanlar, dizelerin başlıklarını -klasik nazımda olduğu gibi- böyle bir hizaya getirir ve dize başlarında büyük harf kullanır; kimi ozanlarsa, kırılan dizeleri, yerine göre merdiven biçiminde yazar; söz dizeden dizeye geçerken cümle bitmemişse, o zaman dize başlarında küçük harf kullanılır; büyük harf, nesirde olduğu gibi, yalnız cümle başlarında kullanılır:
    Yaşamak: Birer birer
    ve hep beraber
    ipekli bir kumaş dokur gibi... Hep birağızdan
    sevinçli bir destan okur gibi
    yaşamak...

    (Nâzım Hikmet, Taranta Babu'ya Mektuplar)

    Klasik nazımda ölçek, ayak ve belli nazım biçimleri, ozanın söyleyişini sınırlayan bağlardı; düşüncenin ya da anlatılan olayın bu bağlarla uzlaşma olanağı kıttı; sözgelimi, çok kısa söylenmesi gereken bir sözü, kullanılan ölçeğin uzunluğuna uydurmak zorunluğu vardı; ya da uzun bir düşünceyi, ölçeğe ve nazım biçimine (sözgelimi, beyite) sığdırmak için kırpmak gerekiyordu, özgür nazım, ozanı işte bu türlü zorlamalardan; anlatımı, ölçek, ayak ve biçim hatırı için gereksiz sözcüklerle doldurulmadan ya da gerekli sözleri kırpmalardan kurtarmış; düşünce ile nazım biçimi kurulmasını sağlamıştır. O kadar ki, klasik nazma uygulama olanağı bulunmayan birtakım söyleyiş biçimleri ancak özgür nazımla gerçekleşebilmiştir; sözgelimi, çok dalgalı bir denizde dalgaların üstünde inip çıkan bir kayığın gittikçe gözden kaybolması (belki uzaklaşması, belki batması), olayı anlatan sözcüklerin de gittikçe azalmasıyla verilmiştir:
    Çıkıyor kayık
    iniyor kayık... Çıkıyor ka
    iniyor ka... Çık... in... çık...

    (Nâzım Hikmet, Bahr-i Hazer)


    Gerçekten biçim açısından bakıldığında, serbest nazım, serbest şiir, özgür koşuk adlarıyla nitelenen ve şiirden ölçü, uyak gibi bağları atan bu akımın başlatıcısı Nazım Hikmet'tir. Ondan önce de bu yolda denemeler yapılmış, özellikle Tevfik Fikret serbest müstezatı alabildiğine geliştirerek şiiri düzyazıya yaklaştırmış, Ahmet Haşim dizeyi kırarak serbest söyleyişe ulaşmak istemiştir, ama böylesi denemeler aruz kalıplarıyla oynayarak gerçekleştirilmiştir. Başlangıçta Milli Edebiyat akımı etkisinde heceyle şiirler yazan Nazım Hikmet ise Anadolu'ya gidişiyle (1921) başlayan ve Moskova'daki öğrenim yıllarında ilkeleri belirginleşen yeni bir şiir anlayışıyla, ölçüsüzlüğü (vezinsizliği) düşünemeyen Türk şiirini kökten değiştirmiştir. Moskova'dayken tanıdığı fütürizm ve constructivisme akımlarından etkilenerek yazdığı şiirlerinde ölçüyü atmakla birlikte uyağı boşlamaz. Ama bu, alışılmışın dışında, geleneğin, divan şiirinin birikimlerinden yararlanan yeni bir uyak anlayışıdır. Türkiye'ye dönüşünde Aydınlık dergisinde yayınladığı (1923-1925) yeni şiirleri, bu nedenle en çok yapıları açısından yankı uyandırmıştır. 1940lara gelindiğinde, biçim açısından serbest şiirin utkusu tamdır. Heceyi, hemen hemen yalnızca Behçet Kemal Çağlar sürdürmekte; Ahmet Kutsi Tecer, Ülkü dergisi çevresinde halk şiiri geleneğinin yaygınlaşmasına çalışmaktadır. Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Sıtkı Tarancı, Cahit Külebi gibi değişik çizgilerdeki ozanlar da serbest şiirler yazmaktadırlar. Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday'ın başlattığı Garip akımı ise nazım anlayışını kökünden yıkar.


    Serbest şiir anlayışı, biçimi boşlamak, önemsememek olarak alınmamalıdır. Boşlanan, önemsenmeyen, şiiri birtakım kalıplara sıkıştırıp özü biçimin buyruğuna sokan kurallardır. Nazım Hikmet bu konuda şunları söyler: "Şiir kafiyeli de kafiyesiz de, vezinli de vezinsiz de, bol resimli, hiç resimsiz de, bağırarak- da fısıldayarak da yazılabilir, yeter ki yazılacak şey olsun ve bu yazılacak şey en uygun şeklini-bazan belirli bir tarihi merhaleye göre en uygun şeklini-en ustaca bulmuş olsun."



    alıntı

     

     

    BiR-DOST - 14.11.2010 - 02:51



Benzer Konular

  1. Toplumcu Şiir Nedir
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Edebiyat.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05.07.2013, 14:24
  2. Cevaplar: 4
    Son Mesaj : 19.07.2011, 09:32
  3. Serbest Şiir
    Konuyu Açan: ZELAL, Forum: Edebiyat.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 15.12.2010, 14:12
  4. Şiir Defteri Şiir Ve Hayat 2009 - Cenk Gündoğdu Şeref Bilsel
    Konuyu Açan: MiSS-FENER, Forum: Kitap Tanıtımı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 29.09.2010, 10:54
  5. Şiir Defteri Şiir ve Hayat 2007 - Cenk Gündoğdu Şeref Bilsel
    Konuyu Açan: MiSS-FENER, Forum: Kitap Tanıtımı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 29.09.2010, 10:53

copyright

Soru Cevap