REKLAM




+ Konuyu Cevapla

Üstün Zekalı Çocuğu Nasıl Anlarız

  1. Yazan: Nehir
    Nehir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    REKLAM


    çocuğunuz üstün zekalı mı - üstün zekalı çocuk nasıl olur - zekalı çocuk nasıl anlaşılır


    Her aile çocuğunun en azından normal bir zekaya sahip olmasını arzu eder.Bazı çocuklar normalden de ileri,üstün bir zekaya sahiptir.İşte böyle bir çocuğunuz varsa,okulda ve evde işiniz zordur.Bu tür çocuklar özel eğitime ihtiyaç duyar.Normal bir sınıfta yaşıtlarının yaptığı uğraşlar onları asla tatmin etmez.

    “Altı yaşında bir erkek çocuğuydu. Sık sık ağırlığı ve yerçekimi üzerinde düşünür bunlar hakkında konuşurdu. Babası bu konuda ona daha fazla bilgi sağlayarak çocuğun ilgisini kamçılıyordu. Bu çocuk çocuk bahçesine gittiği zamanlar oranın seçkin bir amatör antrenörü olurdu. Ayakta durur kayakla kayan çocuklara bağırarak “Dik oturunuz! Ellerinizi yana uzatınız!” gibi emirler verirdi. Kızaktan kayan kız ve erkek çocuklardan bazıları her defasında düşüyorlardı. Bu olay onu üzüyor ve düşündürüyordu. Bunun nedenini aradı ve en sonunda olayla teoriyi birleştirerek bunu buldu. Düşen çocuklara “Çok fazla öne doğru eğilmeyin ağırlık merkezini koruyun!” dedi. Fakat çocuklar şaşırmış hiç biri bu sözlerden bir şey anlamamışlardı. O bulduğu bu sonucu birkaç defa tekrar etti. Yine çocukların hiçbiri onun düşünme yolunu anlayamadılar. En sonunda çocuklar onun söylediklerinden bir anlam çıkaramayacaklarını anlayınca ona “AĞIRLIK” adını taktılar.”

    ************************
    Literatürde genellikle üstün yetenekli ve üstün zekaya sahip çocukların yaşamlarının ilk yıllarından itibaren gelişim aşamalarına normal gelişim standartları gösterenlere göre daha hızlı ulaştıkları vurgulanmaktadır. Ancak üstün yeteneklilik tiplerine göre bu hızlı ilerleme özelliği değişebilir; özel bir alanda yetenekli olan çocuğun tüm gelişim alanlarında hızlı olması beklenmemelidir. Örneğin görsel sanatlar alanında üstün yetenekli olan çocuk sadece bu alanda yaşıtlarından üstün olma özelliği göstermekle birlikte diğer gelişim alanlarında standart gelişim ritmi izleyebilir (ERSOY ve AVCI 2001: 129).

    Dolayısıyla öncelikle üstün zekâ ve yeteneğe sahip çocukların tespit edilmesi ve yetenek alanlarının belirlenmesi gerekir.

    Eğer çocuktaki yetenek düzeyi olağanın çok çok üstündeyse tanımlamak oldukça kolaydır. Herhangi türden bir ölçüm yapılmadan çocuğun kabataslak yeteneği hakkında bir şeyler söylenebilir. Örneğin çocuk üç yaşındayken temel dört işlemi yapabiliyorsa dört yaşından önce kendiliğinde okumaya başladıysa bu çocuğun üstün zekalı olduğunu ölçüm yapmaksızın söyleyebiliriz. Buna benzer olarak üç yaşında her türlü müzik aletini çalabilen ya da olağanüstü resim yapabilen bir çocukta da olağanüstü müzik ve resim yeteneği bulunduğu apaçık ortadadır. Bu türden çocuklar okul sistemi içinde kolaylıkla tanınır. Bunlara uygulanacak ölçümler tanılamadan çok yeteneği kanıtlama biçiminde olacaktır. Üstün zekalıların bir bölümü ise gerek ana-babaları gerekse öğretmenlerince kolaylıkla fark edilemez ya da yanlış yorumlanabilirler. Yapılan araştırmalar böylesi çocukların bazılarının belirli alanlarda üstün başarı diğerlerinde ise düşük başarı gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Bunlar çoğunlukla öğretmenleri ve arkadaşlarınca mantık dışı davranan ya da acayip fikirleri olan kişiler olarak görülebilirler (ATAMAN 1998: 337-338).

    Üstün yetenekli çocukların ileride önemli roller oynayacak yetişkinler haline getirilebilmesi için önce onların erkenden bulunması doğru tanı konulması gerekmektedir. Bu çocukların bazıları üstün gelişimleri ve başarıları ile kendilerini daha kolay tanınabilir hale getirmektedir. Fakat bazılarının yetenekleri çeşitli nedenlerden ötürü gizli kalmaktadır. Gerçekten üstün olan yeteneklerini bir türlü ortaya koyamamışlardır.

    Her toplumun her kuşağında böyle gizli kalmış keşfedilmeden eriyip gitmiş pek çok yetenekli birey bulunmaktadır. Sosyal ekonomik ve kültürel düzeyi düşük ailelerde azınlık gruplarında okula gidememiş ya da çok erken ayrılmak zorunda kalmış olanlarda üstün yeteneklerin fark edilmesi daha güç olmaktadır. Hatta okula devam edenler arasında farkına varılmayıp tersine kanılarla damgalanmış gerçek yetenekleri sonradan ortaya çıkmış olanlar bulunmaktadır. Galton Churchil Edison bu gruba verilebilecek en önemli örneklerdendir. Bu bakımdan üstün yeteneklilerin seçimi önemli bir konu olmaktadır (ÖZSOY ve ark. 1989: 144-171).


    Yukarıda belirtilenlerle birlikte üstün zekalı çocuğun kesin bir tanılamasının güç olduğu söylenebilir. Ancak onu diğerlerinden ayıran belli başlı özellikleri yakın çevresi (Anne-Baba ve öğretmenleri) tarafından bilinirse onların sorunlarına daha sağlıklı çözümler getirilebilir.

    ÜSTÜN ZEKALI VE YETENEKLİ ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ

    Her yüz çocuktan en az ikisinin üstün yeteneklere ve hünerlere sahip olduğu bilinmektedir. Eflatun bu çocukların “Altın Çocuklar” diye adlandırılır (ÇAMURLU 2001: 4).
    Üstün zekalı çocukların en önemli özelliği öğrenme hızlarıdır. Bu tür çocuklar diğerlerine göre daha erken yaşta konuşma okuma ve yazmayı öğrenirler. Doymak bilmez meraklarıyla sürekli yeni şeyler öğrenme azmi taşırlar.
    Dr. Karen Rogers üstün yetenekli 241 çocuğa yönelik yaptığı bir araştırmada üstün zekalıların özelliklerine yönelik şu istatistiki sonuçlara elde etmiştir (ROGERS 1994-1995):

    Bu çocukların :

    % 99.4’ü hızlı öğreniyor
    % 99.3’ü geniş bir kelime hazinesi var
    % 99.3’ünün mükemmel bir hafızası var
    % 99.3’ü mantığını çok iyi kanıtlıyor
    % 97.9’u çok meraklı
    % 96.1’i bazen yaşlarına göre çok olgun
    % 95.9’unun mükemmel bir espri anlayışı var
    % 93.8’i önce bir gözlemleme yeteneğine sahip
    % 93.5’u başkalarına karşı merhametlidir
    % 93.4’ünün renkli bir hayal gücü var
    % 92.9’u sayılar konusunda yetenekli
    % 90.3’ü adalet ve dürüstlük kaygısı taşıyor
    % 89.4’ü bulmaca ve legoları rahatlıkla yapıyor
    % 88.4’ünün yüksek bir enerji seviyesi var
    % 88.3’ü işlerinin mükemmel olması kaygısını taşıyor
    % 85.9’u ilgi duyduğu alanlarda azimli
    % 84.1’i otoriteyi sorguluyor
    % 80.3’ü çok okuyor

    Eğer anne babaları öğretmenleri ve arkadaşları bu çocuklara gerekli ilgiyi gösterir sabırla onları dinler ve motive ederlerse ruhi krizlere düşmeden kendilerinden beklenen performansı gösterirler. Aksi taktirde ilgisizlik hor görülme ve baskı gibi sebepler yüzünden yetenekleri körelir.

    Üstün yetenekli çocukların yaklaşık yarısı okula gitmeden önce okumayı öğrenmekte bağımsız olarak çalışmaya ve araştırmaya da daha erken yaşta başlamaktadırlar. Bu tip tükenmek bilmeyen enerjileri sebebiyle yanlış olarak bazen kendilerinin hiperaktif olduğu söylenmektedir. Görev ve problemleri organizeli hedefli ve verimli bir şekilde ele alacak çözerler. Öğrenme araştırma ve keşfetme konusunda fıtri motivasyonları mevcuttur.

    Üstün zekalı çocuklar, yaratıcılık, sanat, liderlik kapasitesi veya özel akademik alanlarda yaşıtlarına göre yüksek düzeyde motivasyon, performans ve görev sorumluluğu gösteren ve bu tür yeteneklerini geliştirmek için uygun imkanlara gereksinim duyan çocuklardır. Zeka bölümleri 110-120 arasında olanlar parlak, zeka bölümleri 120-130 arasında olanlar üstün zekalı, zeka bölümleri 130-200 ya da daha fazla olanlar ise dahi çocuklardır. Toplumda 130 ve üstündeki zeka bölümüne %2, 140'ın üzerindeki zeka bölümüne ise çıkıldığında % 0.2 oranında rastlanır.

    Üstün zekalı çocukların pek çok ayırt edici özellikleri vardır. en önemli yeteneklerinden biri kolaylıkla kavram oluşturabilmeleridir. Çünkü, kavram oluşturma, soyut düşüncenin temelini oluşturur. Bu çocuklar zihinsel açıdan erken gelişirler ve ortalama çocuklardan daha çabuk öğrenirler. Sürekli soru sorarlar, meraklıdırlar, öğrenme ve bilgiye açlık duyarlar. Öğrenirken çözüme mantıksal değil çoğunlukla sezgisel olarak ulaşırlar. Çeşitli alanlarda özel yetenekleri vardır, derin ve geniş ilgi alanlarına sahiptirler. İlgi alanlarına dikkatlerini yoğunlaştırarak yoğun motivasyon gösterebilirler. Düşünceleri akıcıdır; bir alanda öğrendiği konu ile bir başka alanda öğrendiği onu arasında akla yatkın ilişkiler kurabilirler. Karmaşık ve zor problemlerden hoşlanır ve yaşıtlarının çözemediği problemleri çözebilirler. Orijinal, yaratıcı ve girişkendirler. Sorumluluk duyguları gelişmiştir, kendilerine güvenirler ve kolaylıkla sorumluluk alabilirler. Başkalarıyla kolayca işbirliği yaparlar. Yeni ve değişik durumlara kolay ve çabuk uyarlar. Genellikle yetişkinlerle iletişime girmeyi tercih ederler.

    Üstün zekalı çocuklarla ilgili olumsuz sayılabilecek bazı durumlar da mevcuttur. Bu çocukların sosyal ve duygusal etkilere çok açık olmasıdır. Bu çocuklarda, ortalama toplumda görülenden daha sık olarak patoloji görülür (%20-25). Akademik açıdan başarılı kızlarda daha fazla depresyon, daha düşük özgüven ve daha fazla psikosomatik belirtilere rastlanır. Üstün yetenekli çocukların bir kısmının ise bazı alanlarda yaşıtlarından çok ileride oldukları halde bazı alanlarda geride kaldıkları görülür. Çok başarılı olan bu çocuklarda düzensiz bir profile de rastlanır. Örneğin, 1000 çocukta yapılan bir çalışmada çocukların %95’inin matematik ve sözel ilgi alanlarında güçlü uyumsuzluk gösterdikleri saptanmıştır. Dil sorunu olan çocukların ise yüksek düzeyde mekansal yetilere sahip oldukları görülür. Özellikle görsel sanatlarda başarılı olan çocukların sözel yetilerle mekansal yetileri arasında belirgin kopukluk vardır. üstün zekalı çocuklar özellikle eğitimle ilgili konularda olmak üzere bazı sıkıntılar yaşayabilirler. Bu çocukların bilgi, ilgi ve beceri düzeyleri ortalama öğrencilerin çok ilerisinde olduğundan ihtiyaçları kendi düzeyine uygun olarak karşılanmazsa çabuk sıkılır ve sınıfta huzursuz olurlar. Sınıfta konu işlenirken yanılgıyı bulmak, eleştiri, itiraz gibi davranışları öğretmenlerin olumsuz tepkisine neden olabilir. Bu çocukların imgesel etkinliklerinin güçlü olması nedeniyle imgesel yaşantılarını gerçek yaşantıları ile karşılaştırabilirler. Böyle bir durumda çocuklara hem gerçeği hayalden ayırabilmeleri hem de imgelerini öncelikle yaratıcı etkinliklerde kullanabilmeleri için rehberlik yapılmalıdır. Bu çocuklar, kendilerini yaşıtlarıyla aynı seviyede görmediklerinden dışlanmışlık hissi yaşayarak içe kapanıklık geliştirebilirler ve arkadaş sayıları az olabilir. Üstün yetenekli çocuklar, birbirleriyle çok etkili ve verimli bir iletişim kurabilirler ve böylece anlaşılmaz olma problemleriyle başa çıkabilirler.

    Üstün zekalı çocukların eğitildiği belli amaçlar taşıyan özel okullardan yararlanabilirler. Eğitim programlarının değişik yetenek düzeylerine ve alanlarına cevap verecek nitelikte, çeşitlilikte ve esneklikte üstün zekalı çocuklar için oluşturulan özel sınıflardan da faydalanabilirler. Eğer üstün zekalı çocuk ortalama yaşıtlarıyla aynı eğitim ortamında birlikte eğitim uygulaması görürse, çocuğun yaşıtlarıyla arasındaki seviye farkından kaynaklanan birtakım sorunlar yaşanmaktadır. Birlikte eğitim uygulamasında uygulanabilecek birtakım yöntemler vardır. Yaşıtlarından önce eğitime alınmasına ve sınıf atlatmasına dayalı bir uygulama hızlandırmadır. Bu yöntemde çocuğa programı normal sürecinden daha önce tamamlama imkanı verilir. Hızlandırmanın uygulandığı çeşitli yollar; sınıf atlama, ileride olduğu derslerde sınıf atlama, birkaç sınıf birleştirme, okula erken başlama, kurslar alma ve seminerlere katılmaktır. Bu yöntem, çocukların sıkılmasına fırsat vermez ve çocuğun programlara istekli bir şekilde katılmasını sağlar. Bu uygulamanın olumsuz etkisi ise, çocuğun yaşıtlarıyla iletişim kurma gereksinimlerine cevap verememesi ve çocuğun sınıfa ve okula uyum sağlamada sosyal ve duygusal yönden bir takım güçlüklerle karşılaşabilmesidir. Üstün zekalı öğrencilerin eğitimlerine yaşıtlarının bulunduğu sınıflarda devam etmeleri ama çalışmalarının ve ders programlarının diğer öğrencilere göre daha zengin hale getirilmesi yöntemi ise zenginleştirmedir. Bu uygulamada, ders programına ek olarak, resim, müzik gibi alanlarda çocukları ilgi ve yeteneklerine göre yetiştirmek amaçlanmaktadır. Aynı zamanda çocuğu daha derinlemesine ve detaylı incelemeler yapabileceği projelere ve araştırmalara yöneltmek hedeflenir. Bir diğer yöntem olan gruplamada ise; normal sınıflardaki üstün yetenekli öğrenciler için küme gruplandırmaları, özel bir sınıf gruplandırma, özel bir okulda gruplandırma, kaynak odada gruplandırma ve kaynak merkezlerinde gruplandırma, özel seminerler, özel yan kursları, çeşitli çalışma merkezlerindeki (müzeler, bilim laboratuarları, üniversiteler gibi) özel çalışmalar şeklinde uygulamalar vardır. Bu tarz uygulamalarla çocukların yeteneklerini geliştirmede belirgin düzeyde başarı sağlandığı, çocukların bu uygulamalarla benlik kavramlarının geliştiği görülmektedir.


    Facebook




    Üyelik

  2. Yazan: Düşünen Rakam
    No Avatar
    güzel bilgiler sağol


  1. Yazan:
    no avatar


    REKLAM



Benzer Konular

  1. Üstün Zekalı Çocuk ve Öğtermene Öneriler
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Genel Konular.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 29.12.2012, 00:06
  2. Üstün Zekalı Çocuk Sahibi Aileler
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Kadın Evlilik Ve Aile.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 29.12.2012, 00:04
  3. Üstün Zekalı Çocuk
    Konuyu Açan: muege, Forum: Soru - Cevap.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 04.03.2011, 22:24
  4. Çocuğunuz Üstün Zekalı Olabilir Mi
    Konuyu Açan: Gül_yarasi, Forum: Hamilelik Ve Çocuk Bakımı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08.04.2010, 16:57
  5. Üstün Zekalı Çocuğun Özellikleri
    Konuyu Açan: SU-PERISI, Forum: Hamilelik Ve Çocuk Bakımı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 12.10.2006, 15:32

copyright

Soru Cevap

grafimx