REKLAM




+ Konuyu Cevapla

Çevreyi Kirleten Etkenler

  1. Yazan: BiR-DOST
    BiR-DOST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    REKLAM


    çevre kirliliği nedir - insanların çevreye zarar vermesi - çevre kirliliğinin sebepleri

    Çevre kirliliği ; yeryüzünde yaşayan bütün canlıların sağlığını etkileyen, cansız ve çevredeki maddeler üstünde yapısal zararlar veren ve bazı nitelikleri bozan yabancı maddeleri hava, su ve toprağa karışmasına denir. Başka bir tanımla çevre kirliliği ekosistemde doğal dengeyi alt üst eden ve insan kaynaklı ekolojik zararlardır.

    Çevre Kirliliği Çeşitleri

    Hava Kirliliği, Su Kirliliği, Toprak Kirliliği, Gürültü Kirliliği ve Radyoaktif Kirliliktir.

    Hava Kirliliği Nedir

    Atmosferde toz, duman, gaz, koku ve su buharı şeklinde olan maddelerin, insan ve diğer canlılara zarar verebilecek kadar yükselmesi hava kirliliği olarak adlandırılmaktadır.
    Su Kirliliği Nedir

    Su kirliliği ; zararlı maddelerin suyu bozacak oranda olan miktarda suya karışmasıyla oluşur.
    Su kirliğinin nedenleri

    sanayi kuruluşları, termik santraller, gübreler, kimyasal ilaçlar, sanayi atıkları, nükleer santrallerdeki sıcak sular, toprak erezyonu su kirliliğinin başlıca nedenleridir.

    Toprak Kirliliği Nedir

    Toprağın verirmliliğni düşürecek, toprağın özelliğini bozan her çeşit teknik ve ekolojik olaylar toprak kirliği olarak bilinmektedir.

    Toprak Kirliliğinin Nedenleri

    Toprağın kirlenmesi hava ve suyu kirleten maddelerden oluşur. Mesela kükürt dioksit yüksel olan bir havada yağmur yağdığı zaman asitli yapar ve asitli yağışlar toprağa ciddi zararlar verebilir. Kirli sulama sular, gübre çözeltileri, radyoaktif maddeler, küller gibi maddeler toprağa zarar veren maddelerdir.

    Radyoaktif Kirlenme Nedir

    Radyoaktif ürünler yaydıkları elektron ile çevrede bulunan hava, su, toprak ve bitkilere zarar vermektedir. Buna radyoaktif kirlenme isimi verilir.

    Radyoaktif Kirlenme Nedenler

    Radyoaktif kirlilik nükleer enerji santralleri, nükleer silah üreten tesisler, radyoaktif madde artıkları bu kirlenmeye neden olmaktadır.

    Gürültü Kirliliği Nedir

    Görültü kirliği ; İnsanların sağlıklarını belirli bir süre içinde yada sürekli olarak zarar veren meydana gelen seslerdir.

    Gürültü Kirliliğini Nedenleri ; Gürültü kirliliği ulaşım araçları, sanayiler, eğlence araçları ve yerleri gürültü kirliliğini başlıca nedenidir.

    alıntı


    Register

    Register


    Facebook




    Üyelik

  2. Yazan: adiyamanlihsyn
    No Avatar
    arkadaşım sagol senin sayende fen projesinden kurtulacam


    » Çevre Kirliliği
    Çevrenin doğal yapısını ve bileşiminin bozulmasını, değişmesini ve böylece insanların olumsuz yönde etkilenmesini çevre kirlenmesi olarak tanımlayabiliriz. Artık hepimizin bildiği gibi çevreden, içindeki varlıklara göre en çok yararlanan bizleriz. Çevreyi en çok kirleten yine bizleriz. Bu nedenle "Çevreyi kirletmek kendi varlığımızı yok etmeye çalışmaktır" denilebilir.
    Bilinçsiz kullanılan her şey gibi temiz ve sağlıklı tutulmayan çevre de bizlere zarar verir. Bu nedenle çevre denince aklımıza önce yaşama hakkı gelmelidir. İnsanın en temel hakkı olan yaşama hakkı, canlı ya da cansız tüm varlıklarısağlıklı, temiz ve güzel tutarak dünyanın ömrünü uzatmak, gelecek kuşaklara bırakılacak en değerli mirastır.
    1970'li yıllardan sonra bilincine vardığımız çevre kirliliği dayanılmaz boyutlara ulaştı. Çünkü artık temiz hava soluyamaz olduk. Ruhsal rahatlamamızı sağlayacak yeşil alanlara hasret kalmaya başladık. Yüzmek için denizkıyısında bile yüzme havuzlarına girmek zorunda kaldık. Gürültüsüz ve sakin bir uyku uyuyamaz, midemiz bulanmadan bir akarsuya bakamaz olduk. Kısaca artık kirleteceğimiz çevre tükenmek üzeredir. 2000–3000 yıl önce bir doğa cenneti ve büyük bir kısmı otlaklarla kaplı olan Anadolu'yu günümüzde bu durumlara düşürdük.

    » Çevre Kirliliğine Neden Olan Etmenler


    Doğada kirlenmeye neden olan etmenleri, doğal etmenler ve insan faaliyetleri ile oluşan etmenler olmak üzere iki grupta inceleyebiliriz.

    Doğal Etmenler:
    Depremler, volkanik patlamalar, seller gibi doğadan kaynaklanan etmenlerdir.

    İnsan Faaliyetlerinden Kaynaklanan Etmenler:
    •Evler, iş yerleri ve taşıt araçlarında; petrol, kalitesiz kömür gibi fosil yakıtların aşırı ve bilinçsiz tüketilmesi
    •Sanayi atıkları ve evsel atıkların çevreye gelişigüzel bırakılması
    •Kimyasal ve biyolojik silahların kullanılması
    •Orman yangınları, ağaçların kesilmesi, bilinçsiz ve zamansız avlanmalar
    •Bilinçsiz ve gereksiz tarım ları, böcek öldürücüler, soğutucu ve spreylerde zararlı gazlar üretilip kullanılması
    •Nükleer silahlar, nükleer reaktörler ve nükleer denemeler gibi etmenlerle radyasyon yayılması

    » Kirlenme Tipleri

    Çevre bilimcilere göre genelde, aşağıda verilen iki çeşit kirlenme vardır:

    Birinci Tip Kirlenme
    Biyolojik olarak ya da kendi kendine zararsız hale dönüşebilen maddelerin oluşturduğu kirliliktir. Hayvanların besin artıkları, dışkıları, ölüleri, bitki kalıntıları gibi maddeler birinci tip kirlenmeye neden olur. Kolayca ve kısa zamanda yok olan maddelerin meydana getirdiği kirliliğe geçici kirlilik de denir.

    İkinci Tip Kirlenme
    Biyolojik olarak veya kendi kendisine yok olmayan ya da çok uzun yıllarda yok olan maddelerin oluşturduğu kirliliktir. Plastik, deterjan, tarım ları, böcek öldürücüler (DDT gibi), radyasyon vb. maddeler ikinci tip kirlenmeye neden olur.

    Kalıcı kirlenme de denilen ikinci tip kirlenmeye neden olan maddeler bitki ve hayvanların vücutlarına katılır. Sonra besin zincirinin son halkasını oluşturan insana geçerek insanın yaşamını tehlikeye sokar. Örneğin; Marmara denizine sanayi atıkları ile cıva ve kadmiyum iyonları bırakılmaktadır. Zararlı atıklar besin zincirinde alglere, balıklara ve sonunda insana geçerek önemli hastalıklara ve ani ölümlere neden olmaktadır.
    Köy gibi kırsal yaşama birliklerindeki insanlar genellikle büyük kentlerde yaşayan insanlardan daha sağlıklı ve daha uzun ömürlüdür. Çünkü kırsal ekosistemler, çevre kirliliği yönünden kentsel ekosistemlerden daha iyi durumdadır. Bunu bilen kent insanı fırsat buldukça, çevre kirliliği en az olan kırlara, köylere koşmaktadır.
    Günümüzde en yaygın olan kirlilik su, hava, toprak, ses ve radyasyon kirliliğidir:


    » Su Kirliliği

    Yeryüzündeki içme ve kullanma suyunun miktarı sınırlıdır. Zamanla su kaynaklarının azalması, insan nüfusunun artması ve daha önemlisi, suların kirlenmesi yaşamı giderek zorlaştırmaktadır.
    Su kirliliğini oluşturan etmenlerin başında lağım sularıyla sanayi atık suları gelmektedir. Bunun yanında petrol atıkları, nükleer atıklar, katı sanayi ve ev atıkları da önemli kirleticilerdir. Bunlar deniz kenarındaki bitki ve alg gibi kaynakları yok etmektedir. Kirlenme sonucu denizlerde hayvan soyu tükenmeye başlamıştır. Örneğin; Marmara denizi, kirlilik nedeniyle balıkların yaşamasına uygun ortam olmaktan çıkmıştır. Karadeniz'deki kirlenme nedeniyle hamsi ve diğer balık türleri giderek azalmaktadır. Istakozların larva halindeyken temiz su bulamamaları nedeniyle nesilleri tükenmektedir. Nehir ve göllerimizde kirlilik nedeniyle canlılar tükenmek üzeredir.
    Yeni yeni kurulmaya başlanan arıtma tesisleri, lağım ve sanayi atık sularını hem kimyasal hem de biyolojik olarak temizlemektedir. Böylece hem sulama suyu gibi yeniden kullanılabilir su kazanılmakta hem de denizlerin kirlenmesi önlenmektedir. Bu nedenle sanayileşme mutlaka iş yerleri planlanırken arıtma tesisleri ile birlikte düşünülmelidir.

    » Hava Kirliliği


    Hava, içinde yaşadığımız gaz ortamı oluşturmanın yanında yaşam için temel bir gaz olan oksijeni tutar. Oksijen yanma olaylarını da sağlayan temel bir maddedir.
    Temiz hava olarak nitelendirilen atmosferin alt katmanı; azot, oksijen, karbondioksit ve çok az miktarda diğer gazlardan oluşur. Ayrıca atmosferin üst katmanında bir de ozon gazının (O3) oluşturduğu tabaka vardır. Ozon, güneşten gelen zararlı ışınların çoğunu yansıtıp bir kısmını tutarak yeryüzüne ulaşmasını engeller.
    Evler, iş yerleri, sanayi kuruluşları ve otomobillerin çevreye verdikleri gaz atıklar havanın bileşimini değiştirir. Havaya karışan zararlı maddelerin başlıcaları kükürt dioksit (SO3), karbon monoksit (CO), karbon dioksit (CO2), kurşun bileşikleri, karbon partikülleri (duman), toz vb. kirleticilerdir. Ayrıca deodorant, saç spreyleri ve böcek öldürücülerde kullanılan azot oksitleri, freon gazları ile süpersonik uçaklardan çıkan atıklar da havayı kirletir.
    Zararlı gazların (özellikle kükürt bileşikleri); yağmur, bulut, kar gibi ıslak ya da yarı ıslak maddelerle karışmaları sonucunda asit yağmurları oluşur. Asit yağmurları da bir yandan orman alanları vb. yeşil alanları yok etmekte bir yandan da suları kirletmektedir.



    Aşırı artan CO2, atmosferin üst katmanlarında birikerek ısının, atmosfer dışına çıkmasını engeller. Böylece yeryüzü giderek daha fazla ısınır. Bu da buzulların eriyerek denizlerin yükselmesine kıyıların sularla kaplanmasına neden olabilecektir. "Sera etkisi" denilen bu olay sonucu denizlerin 16 metre kadar yükselebileceği tahmin edilmektedir.
    Freon, kloroflorokarbon (CFC) gibi gazların etkisiyle ozon tabakası incelmektedir. Bunun sonunda güneşin zararlı ışınları yeryüzüne ulaşarak cilt kanseri gibi hastalıklara ve ölümlere neden olmaktadır. Sonuçta, biyosferin canlı kitlesini yok etme tehlikesi vardır.
    Büyük yangınlar da önemli ölçüde hava kirliliği yaratır. Örneğin; orman yangınları, körfez savaşında olduğu gibi petrol yangınları vb.
    Hava kirliliği aşağıda verilen uygulamalarla önlenebilir:

    •Hava kirliliğinin en önemli nedenlerinden olan fosil yakıtlar olabildiğince az kullanılmalı. Bunun yerine doğalgaz, güneş enerjisi, jeotermal enerji vb. enerjilerin kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.
    •Karayolu taşımacılığı yerine demiryolu ve deniz taşımacılığına ağırlık verilmelidir. Büyük kentlerde toplu taşıma hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır. Böylece, otomobil egzozlarının neden olduğu kirlilik azaltılabilir.
    •Sanayi kuruluşlarının atıklarını havaya vermeleri önlenmelidir.
    •Yeşil alanlar artırılmalı, orman yangınları önlenmelidir.
    •Ozon tabakasına zarar veren maddeler kullanılmamalıdır.

    » Ses Kirliliği


    Sanayileşme ve modern teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan çevre sorunlarından biri de ses kirliliğidir. Gürültü de denilen ses kirliliği, istenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen sesler ya da insanı rahatsız eden düzensiz ve yüksek seslerdir.

    Ses kirliliğini yaratan önemli etmenler:
    •Sanayileşme
    •Plansız kentleşme
    •Hızlı nüfus artışı
    •Ekonomik yetersizlikler
    •İnsanlara, gürültü ve gürültünün yaratacağı sonuçları konusunda yeterli ve etkili eğitimin verilmemiş olması
    Ses kirliliği, insan üzerinde çok önemli olumsuz etkiler yaratır. Bu etkiler:

    İşitme sistemine etkileri:
    Ses kirliliği işitme sistemi üzerinde, geçici ve kalıcı etkiler olmak üzere iki çeşit etki yapar. Ses kirliliğinin geçici etkisi, duyma yorulması olarak da bilinen işitme duyarlılığındaki geçici kayıplar şeklinde olur. Duyma yorulması düzelmeden tekrar gürültüden etkilenilmesi ve etkileşmenin çok fazla olması durumunda işitme kaybı kalıcı olur.

    Fizyolojik etkileri:
    İnsanlarda görülen stresin önemli bir kaynağı ses kirliliğidir. Ani olarak oluşan gürültü insanın kalp atışlarında (nabzında), kan basıncında (tansiyonunda), solunum hızında, metabolizmasında, görme olayında bozulmalar yaratır. Bunların sonucunda uykusuzluk, migren, ülser, kalp krizi gibi olumsuz durumlar ortaya çıkar. Ancak en önemli olumsuzluk kulakta yaptığı tahribattır.

    Psikolojik etkileri:
    Belirli bir sınırı aşan gürültünün etkisinde kalan kişiler, sinirli, rahatsız ve tedirgin olmaktadır. Bu olumsuzluklar, gürültünün etkisi ortadan kalktıktan sonra da sürebilmektedir.

    İş yapabilme yeteneğine etkileri:
    Özellikle beklenmeyen zamanlarda ortaya çıkan ses kirliliği, iş veriminin düşmesi, kendini işine verememe ve hareketlerin engellenmesi şeklinde performansı düşürücü etkiler yapar. Gürültünün öğrenmeyi ve sağlıklı düşünmeyi de engellediği deneylerle saptanmıştır.
    Ülkemizde, insanları gürültünün zararlı etkilerinden korumak için gerekli önlemleri içeren ve çevre yasasına göre hazırlanmış olan "Gürültü kontrol yönetmeliği" uygulanmaktadır. Ancak yönetmeliğin hedeflerine ulaşabilmesi için insanların bu konuda eğitilmeleri ve bilinçlendirilmeleri gerekir.
    Ses kirliliğinin saptanmasında ses şiddetini ölçmek için birim olarak desibel (dB) kullanılır. İnsan için 35–65 dB sesler normaldir. 65–90 dB sesler, sürekli işitildiğinde zarar verebilecek kadar risklidir. 90 dB'in üzerindeki sesler tehlikelidir.

    Ses kirliliği aşağıdaki uygulamalarla önlenebilir:
    •Otomobil kullanımını azaltacak önlemler alınmalıdır.
    •Ev ve iş yerlerinde ses geçirmeyen camlar (ısıcam gibi) kullanılmalıdır.
    •Eğlence yerleri vb. ortamlarda yüksek sesle müzik çalınması engellenmelidir.
    •Gürültü yapan kuruluşlar, şehirlerin dışında kurulmalıdır.

    » Toprak Kirliliği


    Canlılığın kaynağı sayılabilecek toprağın yapısına katılan ve doğal olmayan maddeler toprak kirliliğine neden olur. Böyle topraklarda bitkiler yetişmez ve toprağı havalandırarak yarar sağlayan solucan vb. hayvanlar yaşayamaz duruma gelir. Topraktan bitkilere geçen kirletici maddeler, besin zinciri yoluyla insana kadar ulaşır. Hastane atıkları gibi mikroplu atıklar, hastalıkların yayılmasına neden olur.
    Toprak kirliliğine neden olan başlıca etmenler:
    •Ev, iş yeri, hastane ve sanayi atıkları
    •Radyoaktif atıklar
    •Hava kirliliği sonucu oluşan asit yağmurları
    •Gereksiz yere ve aşırı miktarda yapay gübre, tarım ilacı vb. kullanılması
    •Tarımda gereksiz ya da aşırı hormon kullanımı
    •Suların kirlenmesi. Su kirliliği toprak kirliliğine neden olurken, toprak kirliliği de özellikle yer altı sularının kirlenmesine neden olur.

    Toprak kirliliğinin önlenmesi için aşağıdaki uygulamalar yapılmalıdır:
    •Verimli tarım topraklarında yerleşim ve sanayi alanları kurulmamalı, yeşil alanlar artırılmalıdır.
    •Ev ve sanayi atıkları, toprağa zarar vermeyecek şekilde toplanıp depolanmalı ve toplanmalıdır.
    •Yapay gübre ve tarım larının kullanılmasında yanlış uygulamalar önlenmelidir.
    •Nükleer enerji kullanımı bilinçli şekilde yapılmalıdır.

    » Radyasyon


    Radyoaktif element denilen bazı elementlerin atom çekirdeğinin kendiliğinden parçalanarak etrafa yaydığı alfa, beta ve gama gibi ışınlara radyasyon denir. Çevreye yayılan bu ışınlar, canlı hücreleri doğrudan etkileyerek mutasyon denilen genlerdeki bozulmaya neden olur. Çok yoğun olmayan radyasyon, canlının bazı özelliklerinin değişmesine neden olurken yoğun radyasyon, canlının ölümüne neden olabilir. Örneğin; 1945'te Japonya'ya atılan atom bombası, atıldıktan sonraki 7 gün içinde, vücutlarının tamamı 10 saniye radyasyon almış insanların % 90'ı hiç bir yara ve yanık izi olmadan öldü. 26 Nisan 1986'da Çernobil'deki nükleer kazanın; ani ölümler, gebe kadınlarda düşük olayları, kan kanseri, sakat doğumlar gibi olumsuz etkileri oldu.
    Bir çevredeki belli bir dozun üzerinde olan radyasyon, canlının vücut hücrelerini etkileyerek doku ve organlarda bozulmalara, anormalliklere, üreme hücrelerini etkileyerek doğacak yavrularda sakatlıklara neden olur. Uzun süre radyasyon etkisinde kalmanın yaratacağı sonuçlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:

    •Kanser oluşması
    •Ömrün kısalması (erken ölümler)
    •Katarakt oluşması
    •Sakat ve ölü doğumlar
    Radyasyonun zararlı etkilerinden korunmak için, alınabilecek başlıca önlemler şunlardır:
    •Özel giysiler (kurşun önlük, özel maske) kullanılmalıdır.
    •Radyasyon kaynağından uzak durulmalı, en kısa sürede radyasyonlu ortam terk edilmelidir.
    •Radyasyonlu cihazlarla yapılan teşhis ve tedaviye sık sık başvurulmamalıdır.
    Radyasyon, doğadaki radyoaktif maddelerden çok, bunların kullanıldığı ortam ve olaylardan çıkar. Bunlar; nükleer santraller, nükleer enerjiyle çalışan gemiler ve nükleer denemelerdir. Ayrıca teşhis ve tedavide kullanılan bazı cihazlar, tıbbi malzemelerin ve suların dezenfekte edilmesi için kullanılan araçlardan da radyasyon yayılmaktadır.


  1. Yazan:
    no avatar


    REKLAM



Benzer Konular

  1. Dünyamızı Kirleten Etkenler - Dünyayı Kirleten Ülkeler
    Konuyu Açan: Leyl-i Lal, Forum: Çevre Bilimi.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 04.04.2011, 00:02
  2. Çevre Kirliliğinin Nedenleri - Dünyamızı Kirleten Etkenler
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: Çevre Bilimi.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 18.03.2011, 00:00
  3. Dünyamızı Kirleten Etkenler
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Çevre Bilimi.
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 05.03.2011, 16:49
  4. Çevreyi Kirleten Etmenler Nelerdir
    Konuyu Açan: Nehir, Forum: Lise.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 27.03.2010, 20:34
  5. Çevreyi Kirleten Etmenler
    Konuyu Açan: Nerqish, Forum: Lise.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 26.04.2009, 17:24

copyright

Soru Cevap

grafimx