Kanser yapıcı organik bileşikler nelerdir

  1. Kanser yapıcı organik bileşikler nelerdir - Radyonüklidler nedir



    Formaldehitler ve formaldehit vericiler
    Formaldehitler ve formaldehit vericiler koruyucu olarak kullanılmaktadır. Mukozayı tahriş eder ve alerjilere neden olur. Cildi hızla yaşlandırır. Kansere neden olma riski yüksektir.
    Halojenli organik bileşikler brom, iyot ve klor içeren binlerce maddenin oluşturduğu bir gruptur. Çoğu alerjiye, bazıları kansere neden olmaktadır. Bu maddelerin hepsi çevrede birikir, toprağı ve suyu kirletir.

    Triclosan
    Klorlu organik bileşiktir. Deodorantlarda, duş jellerinde, diş macunlarında, losyonlarda, kremlerde ve daha pek çok üründe kullanılmaktadır. Dioksin de içerebilmektedir. Dioksin vücutta birikmekte, az miktarı bile klor aknesi oluşumuna neden olabilmektedir. Kansere neden olma riski yüksektir.

    Aromatik aminler
    Azo boyalarının yapı taşlarıdır. Hayvanlar üzerinde yapılan testler, bazılarının kansere neden olduğunu ortaya koymuştur. Avrupa Birliği 22 aromatik aminin tekstil boyalarında kullanılmasını yasaklamıştır. Bazı Saç boyalarında da aromatik aminler bulunduğu görülmektedir. Kimyasal boyalar yerine, doğal saç Boyaları tercih edilmelidir.

    Akrilamid
    Nişasta içeren besinlerin kızartılması sırasında oluşan zehirli bir maddedir. Hayvanlar üzerinde yapılan testlerde, embriyoya zarar verdiği ve kansere neden olduğu kanıtlanmıştır. Güncel tahminlere göre, yetişkin bir insan kg. başına günde ortalama 0,5-1.0 mikrogram akrilamid almaktadır. Patates kızartmaları ve kızarmış ekmek önemli miktarda akrilamid içermektedir.

    Dezenfeksiyon yan ürünleri
    Yerel veya bölgesel su arıtma tesislerindeki dezenfeksiyon süreçleri sırasında, bir dezenfektan (tipik olarak klor veya kloramin) doğal olarak oluşan organik maddeyle etkileşim kurduğunda düşük seviyede yan ürün oluşabilir. Bu bileşiklere dezenfeksiyon yan ürünleri adı verilmektedir.
    Bu bileşiklerden bazılarının kanserojen olduğundan şüphe edilmektedir ve denetleme kurumları için artan bir kaygı teşkil etmektedirler. Farklı dezenfektan yan ürünler aktif karbonla çeşitli başarı düzeylerinde azaltılabilir
    Kursun suda nadiren doğal olarak bulunmaktadır ancak içme suyuna kursun borulardan veya kursun içeren kaynaklardan girebilir. Düşük seviyelerde bile kursun zehirlenmesi – özellikle çocuklarda – zihinsel geriliklere, okuma ve öğrenme bozukluklarına, duyma zorluğu, düşük dikkat aralığı, hiperaktivite ve diğer davranış problemlerine neden olmaktadır. Kursun pH’ye bağlı olarak suda farklı şekillerde bulunabilir. Cıva, doğal birikmelerin erozyonundan, rafineriler ve fabrikalardan tahliyeden ve yer dolguları ile çiftliklerden çeşitli kaçaklardan çıkarak suya karışmaktadır. Böbrek hasarına neden olabilir.
    Asbest suya doğal yığınlardan veya cam ya da elektronik fabrikalarının atıklarından çıkan sızıntılardan karışabilir. Kronik maruz kalma ciltte hasar, dolaşım sistemi problemleri ve artan kanser riski oluşturmaktadır.

    Böcek ilaçları ve böcek ilacı yan ürünleri
    Yer altı suları ve yüzey sularının böcek ilaçlarıyla kirlenmesi özellikle tarımsal bölgelerde artan bir kaygıdır. İçme suyunun böcek ilaçlarıyla kirlenmesi yaygın gözükmese de, araştırmalar bu tür kirlenmenin de meydana geldiğini göstermektedir. İçme suyunun kirlenme seviyesi ve düşük seviyelerde böcek ilacı tüketilmesinin sağlığa etkileri henüz bilinmemektedir.

    Radyonüklidler
    Radyonüklidler sağlığa zararlı radyoaktif kirletici maddelerdir. Radon tatsız, kokusuz veya renksiz doğal olarak meydana gelen radyoaktif bir gazdır. Radon uranyumun dogal bölünmesiyle oluşur ve uranyum, granit, killi sist, fosfat ve zift içeren topraklar ve kayalarda bulunur.
    Pek çok radon toprak ve kayadan çıkmaktadır ve atmosfere zararsız bir şekilde yayılmaktadır. Ancak radon kuyular gibi yer altı kaynaklarında çözünebilir ve birikebilir Radonla kirlenmiş içme suyu mide kanseri riskini arttırabilir.

    Uçucu Organik Bileşikler (UOB’ler)
    UOB’ler yer altı suyuna karışan ve kimyasal, plastik veya petrol tesislerinden, yer dolgularından, kuru temizlemecilerden veya benzin muhafaza depolarından atik su olarak göl ve ırmaklara tahliye edilen bir grup organik kimyasaldır. Karaciğer problemlerine, anemiye, böbrek ve dalak hasarına veya kanser riskinin artmasına neden olabilirler.
    Benzen, Karbon Tetraklorid, p-Diklorobenzen, 1,2-Dikloro Etan, 1,1-Dikloroetilen, Tetrakloroetilen, 1,1,1- Trikloroetan, Trikloroetilen, Vinil klorid ve ksilenler Vinil klorid içme suyu borularının yapımında sıklıkla kullanılan bir malzeme olan polivinil klorid (PVC) yapımında kullanılan bir gazdır. 1970′lerin ortalarında vinil kloridin kansere neden olabileceği belirlenmiştir. Bunun öncesinde, PVC borular içme suyunu kirletebilecek kadar yüksek seviyede vinil klorid kalıntıları bulunduruyordu.
    PVC boru imalat yöntemleri plastikteki vinil kloridi önemli ölçüde azaltacak şekilde değiştirilmiş olmasına karşın, eski borulardan hala kullanımda olanlar vardır ve içme suyunun vinil klorid kirlenmesi hala görülebilmektedir.

    Partiküller
    Partiküller suda asili küçük parçacıklardır, görülebilir veya görülmeyen toz, pas veya diğer malzemeler olabilir. Bunlar suyunuzun tat, koku veya berraklığını etkileyebilir.

    Mikroorganizmalar
    Mikroorganizmalar koli ve roto virüs gibi insan sağlığına risk teşkil eden binlerce bakteri, protozoan ve virüsleri tanımlayan genel bir terimdir.

     

     

    nuri deniz - 26.05.2010 - 12:07



Benzer Konular

  1. Kanser Yapıcı Organik Bileşikler
    Konuyu Açan: Sarsın, Forum: Kimya.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 21.04.2013, 14:23
  2. Organik ve Anorganik Bileşikler
    Konuyu Açan: erenmelek, Forum: Lise.
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj : 09.01.2013, 19:32
  3. Organik Bileşikler ve Özellikleri
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Kimya.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 29.12.2011, 01:33
  4. Canlılarda Organik Bileşikler
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: Biyoloji.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 22.01.2011, 16:10
  5. Çay Kanser Yapıcı Hücrelere Engel
    Konuyu Açan: Gül_yarasi, Forum: Alternatif Tıp.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 23.03.2010, 01:20

copyright

Soru Cevap