Fındığın Faydaları

  1. Fındığın Faydaları - fındık - ham - kara - kolestrol - aganigi naganigi - yağlı - çakıldak - fındık seçimi - fındık çeşitleri



    Enerji verici ve besleyicidir. Cinsel gücü artırır.

    Böbrek rahatsızlıklarında, güç ve dikkat gerektiren durumlarda yararlıdır.

    Böbrekteki kum ve taşları döker

    Vücudunuzun ihtiyacı olan proteini rahatlıkla fındıktan karşılayabilirsiniz. Fındık vücutta artık madde bırakmadan protein verir ve vücudun normal çalışmasına, zayıf düşmemesine yardımcı olur.

    Gelişme çağındaki çocuklara da hem enerji verip hem de besleyici olmasından dolayı gelişmelerini daha iyi sağlamak için fındık vermeliyiz.

    Hastalığın Ardından Nekahet dönemleri için ve ayrıca bütün gün bedeni ve zihni yıpranmalarla karşı karşıya olanlar için fındık gerekli bir besin kaynağıdır.

    Afrodizyak olduğu tartışılabilir ancak, yüksek tansiyondan prostata, kalp şikayetinden menopoz dönemi sorunlarına kadar bir çok rahatsızlıklarda fındık vücudu güçlendirici ve sağlığımızı koruyucu bir iş yapar.

    Fındığın kolesterolü düşürdüğünü ve kalp krizi riskini azalttığını, içerdiği yüksek kalsiyumdan ötürü kemikleri ve dişleri güçlendirdiğini, cinsiyet hormonlarını geliştirdiğini ve inanılmaz biçimde insana günlük yaşamda enerji verdiğini ortaya koyuyor

    Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir, vücuda kuvvet verir, nekahet devresinin çabuk geçmesini sağlar.

    Fındıkta diyet lifi %1-3 oranında bulunur, barsakta kimyasal bileşiklerin toksik etkilerini, kalın barsak hastalıklarını, kabızlığı ve kalp rahatsızlıklarını önler, serum lipit düzeyi ve kan şekerini düşürür.

    Sodyum düşük, magnezyum ve potasyum yüksek olduğundan vücutta kan basıncını düzenlemede önemli rol oynar.

    Kansızlık, sindirim ve dolaşım sistemi bozukluklarını önlemede gerekli olan demiri içerir. Süt ve mamülleri demir yönünden yetersiz olduğundan fındık bunlarla tüketilirse, açığı kapatır.


    Fındık Yağı


    Fındık yağı bol miktarda kalsiyum ihtiva eder ki bu da kemik ve diş gelişimi ve güçlenmesi açısından çok önemlidir.

    Fındık yağı bol miktarda kalsiyum ihtiva eder ki bu da kemik ve diş gelişimi ve güçlenmesi açısından çok önemlidir.

    Fındık yağı kolesterole iyi gelen, kalbi koruyucu ve kanseri önleyici etkisi olan, kan yapımında gerekli olan demir bakımından da zenginliği kabul edilen bir besindir

    Kolesterolü düşürür, kan şekerini dengeler.

    Demir ihtiva eder, kansızlığa karşı etkilidir.

    Zengin kalsiyum içeriği ile büyümeyi hızlandırır, diş sağlığını korur.

    E vitamini sayesinde hücrelerin yenilenmesini sağlar

    .Kalp damar ve kanser hastalıklarına karşı fındık yağı koruyucu etkiye sahiptir.

    Fındık yağının kansere ve kansızlığa karşı da koruyucu etkisi vardır.

    Fındık yağı bileşiminde %82 ye varan oranlarda oleik asit bulunmaktadır. Oleik asit kanda yüksek yoğunluklu lipoprotein oranının artmasını ve kan kolesterolünün azalmasını sağlar, böylece kalp damar hastalığı riski azalır. Günde en az 1 kez fındık yiyen insan hiç yemeyene göre 1/2 risk taşır

    Fındığın Tarihçesi

    Yaklaşık 5 bin yıldır bilinen fındığın vatanı Anadolu'dur. M.Ö. 400'de Pontus kıyılarından geldiği için Pontus Cevizi adını almıştır. Sicilya ve İspanya'ya Araplar tarafından götürülmüştür. Yeryüzünde 360-410 kuzey enlemlerinde kendine özgü iklim koşullarında yetişebilen fındık, deniz kıyısından en çok 30 km içeride ve 750-1000 metreyi geçmeyen yerlerde ürün vermektedir. Dünya yıllık fındık üretiminin %67-75'ı Türkiye'nin Karadeniz kıyılarında yapılmaktadır. İtalya, İspanya ve Amerika fındık yetiştiren diğer ülkelerdir. Türkiye'nin en çok yağış alan bölgesi Karadeniz'de arazi fazla eğimlidir. Toprağın yapısı ve iklim koşulları Karadeniz Bölgesi'nin önemli bir kısmında fındık dışında başka bir tarıma izin vermemektedir. Fındık, erozyon tehlikesiyle karşı karşıya olan bölgede verimli toprakların yok olmasını engelleyip çevreye olumlu katkı sağlamaktadır. Ayrıca bölgedeki fabrikaları doğal çevrenin bozulmasına neden olan fiziksel ve kimyasal atıklar ortaya çıkarmaz. Fındık tarımı genellikle küçük arazilerde ve aile işletmeciliği biçiminde yapılmaktadır. Türkiye'de yaklaşık 600 bin hektar arazide 400 bin çiftçinin fındık üretimiyle uğraştığı bilinmektedir. Fındık yetiştirildiği bölgelerde doğrudan ya da dolaylı olarak 8 milyon insanı ilgilendirmektedir.

    Bazı kaynaklar fındığın Anadolu'dan bütün dünyaya yayıldığını söyler. Bazı kaynaklar ise fındığın Orta Asya'dan Karadeniz sahillerine göçler yoluyla Türkler tarafından getirildiğini, daha sonra Avrupa'ya götürüldüğünü ifade eder. Bunun için de "Yağ Taşı - Yağmur Taşı" adlı efsane ile "Bugu Tekin" efsanesini kanıt olarak gösteririler. Bu efsanelerde, fındık ağacı kutsal olarak gösterilmekte, Tanrı'nın nurunun ilk defa fındık ağacı üzerine indiği bildirilmektedir.

    Fındık kelimesi Türkçeye muhtemelen Türkler 'in Anadolu'ya yerleşmesinden sonra girmiş olmalıdır. Kelime daha sonra Arap dilinde "bunduk" tarzında söylenmiş ve yerleşmiştir.
    Başta Hıristiyanlık olmak üzere bütün dinler fındığı kutsal meyve saymıştır. Dört bin yıl önce Orta Asya'dan getirilerek çevremizde yetiştirildiği anlaşılmaktadır. Ksenofon "Onbinlerin Ric'atı" adlı eserinde kapalı şekilde fındığa değinmektedir. Yunanlı hekim Dioscorides de Kitabü'l-Haşayış adlı eserinde fındıktan yapılan ilaçlardan bahsetmektedir. Fındığı Romalılar Görele'den İtalya'ya oradan da İspanya'ya ulaştırdılar.

    Fındık tarihe kutsal bir yemiş olarak geçmiştir. Eski Türkler'in din hayatında pek önemli bir yer tutan fındık, aynı zamanda barış ve esenlik sembolü sayılıyordu. Türkler gibi, başka bazı uluslar da fındığı kutsal sayarlardı. Yunanlıların ticaret tanrısı Hermes'in asası bir fındık dalıydı. Eski Romalılar da fındığa önem vermişlerdi. Düğünlerde, çeşitli şenliklerde, bir teke, fındık dallarına sarılıp yakılır, böylece tapınağa kurban edilirdi. Sihirbazların mucizeler yaratan sihirli değnekleri de aslında birer fındık dalıydı. Araplar'a göre elinde fındık dalı bulunan bir kimse, kendini bütün kötülüklerden koruyabilirdi.
    Fındığın kutsallığına inanan uluslar arasında İngilizlerle Fransızlar da vardı. İngilizler Noel sofralarında fındık bulundurmayı, sofrayı fındık dalları ile süslemeyi gelenek haline getirmişlerdi. İtalyanlar da fındık türlerine ermişlerinin adlarını vererek fındığın kutsallığını belirtmek istemişlerdir.

    Müslümanlarda da fındık önemli bir yer tutar. Din adamları fındığın bir cennet meyvesi olduğuna inanmışlardı. Adem babamız gökten yere indiği vakit, Tanrının emriyle 30 çeşit meyveyi de birlikte getirmişti. Bunların arasında fındık da vardı. İnsanoğlu yerleşik düzene geçip tarım yapmaya başladığından beri pek çok bitkiyi ekip biçmiştir. Fındık da bunlardan biridir.

    Karadeniz Bölgesi'nin iklim özellikleri, fındık için en ideal ortamı oluşturur. Fındık, kış aylarında çiçeklenen ve döllenen tek bitkidir. Dişi çiçeklerin çanak yaprakları "çotanak" adı verilen fındık kadehini oluşturur. Fındığın çeşitli türleri vardır. Ülkemizdeki kültür fındıkları,5-6 metre boylanabilir. 'Corylus Avellana' ile 'Corylus Maxima' türlerinin melezleridir.

    Ağustos ayında olgunlaşan fındıklar toplanıp kurutulduktan sonra, Eylül ve Ekim aylarında pazara getirilip satışa çıkarılır. Türkiye'de üretilen fındığın organize alımlarını, en büyük üretici birliği olan Fiskobirlik gerçekleştirir. Fiskobirlik, satın aldığı fındığı çeşitli işlemlerden geçirerek tüketime sunar.

    Türkiye fındığın Anayurdu, Giresun da başkentidir.
    Fındık Türkiye'den Dünyaya sunulan evrensel bir besin ve tat dır.
    Allah fındığı verir ama kırmaz.


    Dünyanın çeşitli ülkelerindeki arşivlerde yapılan araştırmalar sonucunda, fındığın kültürel menşeinin Çin olduğu ve daha sonra İran'a geçtiği, oradan da Anadolu'nun Doğu Karadeniz kıyılarına dikildiği belirlenmiştir. Yaratılış kaynağı Çin olmasına karşın, fındığın anavatanı olarak Türkiye'nin Karadeniz kıyıları gösterilmektedir.Çin kaynaklarına göre fındığın, M.Ö. 2838 yılında yetiştirildiği ifade edilmektedir.

    Fındık bitkisi, bitkiler aleminin Fagales takımı, Betulaceae familyası, Corylus cinsi içinde yer almaktadır. Fındığın Kuzey yarım kürenin ılıman iklim kuşağını, Japonya'dan, Çim, Mançurya, Kafkasya, Türkiye, Avrupa ve Kuzey Amerika'ya kadar yabani formlar biçiminde kapladığı bilinmektedir.

    Kültür formlarını oluşturan en önemli türler ise, Artvin'den Kırklareli'ne kadar uzanan Kuzey Anadolu Dağları ve Kuzey geçit bölgelerinde yoğun olarak bulunmaktadır.

    Fındığın kültüre alınma tarihi 2500 yıl öncelerine kadar dayanmaktadır. Enophen, İsa'dan önce 400 yıllarında Kuzey Anadolu'da Kerasus'da (Giresun) Pontus Yemişi adını verdiği ufak bir meyveden bahsetmektedir. Bu kadar eski kültür izine rastlanması sonucu fındığın anavatanının yurdumuzun Karadeniz Bölgesi olduğu ve kültür fındığının dünyaya buradan yayıldığı kabul edilmektedir.



    Fındık Türleri


    Anavatanı Anadolu olan fındığın (Corylus avellena L.), yetiştiriciliği ülkemizde yaklaşık 2500 yıldan bu yana yapılmaktadır. İşte bu nedenle ülkemiz en değerli yabani türlerle dünya ticaretinde aranılan en kaliteli kültür çeşitlerinin yayılma alanıdır.

    Türkiye yıllara göre 350-600 bin ton yıllık üretimi ile dünya fındık üretiminin %65-70'ini, dünya fındık ticaretinin ise %70-75'ini gerçekleştirmektedir.

    Fındık en uygun yetiştirme koşullarını ülkemizin Karadeniz Bölgesi'nde bulmuş olup, Giresun, Trabzon, Sakarya, Samsun ve Bolu illeri başta olmak üzere 13 ilde ekonomik anlamda yetiştirilmektedir. Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi'nin hemen tek tarımsal ürünü durumundadır. Fındık ayrıca yetiştirme ortamı ve yetiştirme şekliyle de, çok eğimli, toprak derinliği az olan alanların erozyona karşı korunmasında da çok önemli bir işleve sahiptir.


    Çeşitleri

    Türk fındığı kalite açısından Giresun ve Levant olmak üzere ikiye ayrılır.

    Giresun Kalite: Giresun ilinin tamamında yetiştirilen tombul fındıklar ile az çok Giresun kalitesi özelliği taşıyan Trabzon ilinin Beşikdüzü, Vakfıkebir, Çarşıbaşı ve Akçaabat ilçelerinde yetiştirilen tombul fındıklardır. Dünyanın en üstün özellikli fındıklarıdır. Dünyadaki fındık çeşitleri içinde en yüksek oranda zar atan fındıktır.

    Levant Kalite: Giresun kalite fındığın üretim bölgesi dışında kalan bölgelerde üretilen tüm fındıklara verilen ortak isimdir. Yetiştirildiği yere göre Levant Akçakoca, Levant Ordu, Levant Trabzon ve Levant Samsun olarak isimlendirilen bu fındıklar Giresun kalite fındıklardan daha az yağ oranı içermesine rağmen diğer ülkelerde yetiştirilen fındıklardan genellikle daha yüksek yağ oranına sahip olup, tat bakımından da üstün niteliktedirler.


    Yaklaşık 5 bin yıldır tanınıp bilinen fındık, üç ana gruba ayrılır.

    Kabuklu Tombul Fındıklar: Tombul, Palaz, Mincane, Gök, Kalınkara, Kan, Cavcava ve Delisava (Çakıldak) fındığı çeşitleridir.

    Kabuklu Sivri Fındıklar: Sivri, İncekara, Kuş, Acı fındık,Değirmendere ve Uzunmusa fındığı çeşitleridir.

    Kabuklu Badem Fındıklar: Yassı ve Yuvarlak Badem, Foşa, Kargalak, Ordu İkizi fındık çeşitleridir.Ülkemizde yaklaşık ondokuz çeşit kültüre alınarak üretimi yapılamaktadır.

    Giresun Tombul Fındığı:Ülkemizde yetişen en önemli fındık çeşididir. Daha ziyade Giresun ilinde yaygın olarak yetiştirilmektedir. Meyve kalitesinin çok iyi olması uluslararası pazarlarda kolayca tutunmasını sağlamış ve Türk fındığı dünya ülkelerince aranır duruma gelmiştir.Periyodisite özelliği gösteren tombul fındık çeşidi iyi ve bakımlı bahçe koşullarında her yıl düzenli ve oldukça yüksek verim vermektedir.



    Fındık Denince


    Fındığın faydaları ve şifalı özelliklerini saymakla bitmez. Dünyanın en büyük hekimleri bu eşsiz meyveyi övmekle bitirememişlerdir. Zamanımızdan 1800 yıl önce yaşamış Yunanlı Hekim Dioscorides "Otlar kitabı" adlı eserinde diyor ki;
    ·Fındık dövülüp bal ile yenirse müzmin öksürüğe karşı şifadır.
    ·Kavrulmuş fındık biraz karabiber ile yenirse nezleyi bertaraf eder.
    ·Kabuğu ile yakılmış fındıktan içyağı ile ezilerek elde edilen merhem, saçkıran veya başka bir saç hastalığı dolayısıyla saçı dökülen yere sürülürse, yeniden saç çıkmasını temin eder.

    İbn-i Sina diyor ki;

    ·Hayvan ısırmalarından hasıl olan yaralara fındık ezmesi lapası iyi gelir. Fındık ezmesi, incir veya kuru üzümle dövülüp lapa halinde akrebin ısırdığı yere konursa ağrıyı keser ve şifayı temin eder.

    Hippocrate diyor ki;

    ·Fındık aklın gelişmesine yardım eder.

    Lokman Hekim diyor ki;

    ·Günde bir avuç fındık yiyene dert olmaz.
    ·Fındık yaprağından bir miktar suda kaynatılıp içilirse kanı temizler.
    ·Fındık ağacının yakılmasıyla elde edilen hafif ve güzel kömür toz haline getirilip, kahve kaşığı ile alınırsa bağırsaktaki gazları giderir. İshale karşı güzel bir ilaçtır.

    Sadece fındık bununla da kalmayıp, yağı alındıktan sonra geride kalan küspe, tavuk ve büyükbaş hayvanlar için yem olarak kullanılır.


    Fındık ve Sağlık


    Yağ (oleik asit çoğunlukta olmak üzere), protein, karbonhidrat, vitaminler (vitamin E), mineraller, diyabetik lifler, fitosterol (beta-sitosterol) ve anitoksidant fenoliklerin özel bileşimleri nedeniyle insan beslenmesi ve sağlığı açısından fındık, kuruyemiş çeşitleri arasında önemli bir rol oynamaktadır.

    Fındığın besleyici ve duyumsal özellikleri, onu gıda ürünleri için benzersiz ve ideal bir malzeme haline getirmektedir. 60,5 % oranında yağ içerdikleri için fındıklar iyi birer enerji kaynaklarıdır.

    Birçok araştırmacı, fındık tüketiminin insan beslenmesi üzerine olumlu etkileri olduğunu söylemiştir. Bu etkiler, tekli ve çoklu doymamış yağ asidi (82,8 % oleik ve 8,9 % linoleik) bakımından zengin olan fındık lipitlerinin yağlı asit profiliyle ilgili olabilir.

    Araştırmalar göstermiştir ki doymuş yağ oranının düşük ve tekli doymamış yağ oranının (MUFA) yüksek olduğu beslenme çeşitleri kan lipiti düzeyinin kontrolünde etkili olmaktadır; benzer bir sonuç, koroner kalp rahatsızlığı (CHD) riskinde de olumlu bir etken olabilir. Ayrıca (fındık yağında yüksek oranda bulunan) tekli doymamış yağ oranıyla zenginleştirilmiş beslenme çeşitleri CHD vakalarının azlığı, tansiyon düşüklüğü,toplam kolesterol dengesinde düşüklük, lipoprotein yoğunluğunun (LDL) azaltımı veya tersinin çoğaltımı ve kan trigliserin değerinin düşmesi gibi insanlarda benzer, olumlu etkiler oluşturur.

    Fındığın İnsan Sağlığına Yararları

    Kanser ve Kalp Damar Yetersizliğine Karşı Fındık ve Fındık Yağı
    Saglıklı beslenme ve gıda teknolijisi alanlarında kamu ve özel sektör kuruluşlarının kısa ve uzun vadeli sorunlarına iyi donatılmış labaratuar ve teknoliji gücü ile uygulamaya dönük çözümler bulmak amacıyla kurulan TÜBİTAK MARMARA MERKEZİ. Beslenme ve Gıda Teknolijisi Bölümü birim Başkanı Prof.Dr.Mehmet Pala ve çalışma arkadaşları Fındık ve Fındık Yağının saglık açısından degerlendirilmesi proje dahilinde araştırarak sonuçlarını kamuoyuna sundular.

    Prof.Dr.Mehmet Pala ve Dr.Filiz Açkurt yaptıkları açıklamada; Fındık ve Fındık yağının ulusal ekonomiye yaptığı 1 milyar doları aşkın katkının yanında besleyici özellikleri ile en önemli besinlerimizden biri oldugunu açıkladılar.


    Elde edilen sonuçlar degerlendirildiginde; Enerji degeri 639kcal/100g olan fındıgın protein içerigi % 8.2 olarak bulunmuştur.Bu deger bitkisel kaynaklı proteinler için önemli sayılmaktadır. İncelenen fındık çeşitlerinde ortalama yağ oranı % 62.7 olarak saptanmıştır. Bu yagın, yağ asitleri bileşimin %82 sini oleik asit oluşturmaktadır.

    Son yıllarda yapılan çalışmalarda fındıkta çok yüksek düzeylerde bulunan tek çift baglı doymamış yağ asidi oleikasidin kanda kolestürün yükselmesini önledigi ve böylece kalp-damar hastalıklarına karşı korucu etki gösterdigi belirtilmektedir.

    Fındıgın ve Fındık yağının bu açıdan önemi Amerika Birleşik Devletleri Kaliforniya eyalitinde yapılan 6 yıl süreli bir araştırma ile de belirlenmiştir. Bu çalışmaya göre günde en az bir kere fındık yiyen veya fındık yağı kulanan bir insanın, hiç fındık yağı kullanmayan insana göre enfarktüsten ölme riski yarı yarıya azalmaktadır.

    İncelenen fındık ve fındık yağı örneklerinde ortalama vitamin içerikleri;

    B1 vitamin 0.33,
    B2 vitamin 0.12,
    niasin 1.75,
    B6 vitamini 0.24,
    E vitamini 31.4 MG/100GR`dır.

    Fındık ve fındık yağı vucutta karbonhitrat protein ve yağ metobolizmasında düzenleyici olarak görev yapan bazı B gurubu vitaminler için önemli bir kaynaktır. B1 ve B2 vitaminleri için iyi, B6 vitamini içinse çok iyi kaynak oldugu saptanmıştır TÜBİTAK tarafından ülke çapında 960 okul çoçuyla yapılan bir tarama çalışmasında Türk çocuklarının %90'nı B2, %84'ünün de B6 vitamin yönünden yetersiz beslendikleri gözlenmiştir.Kan yapımı ve ruhsal sağlık açısından gerekli olan B2 ve B6 vitaminleri fındık ve fındık yağında önemli düzeylerde bulundugundan bu besinin her gün düzenli olarak tüketilmesi ülkemiz çocuklarının iki ana beslenme sorununa pratik bir çözüm olarak düşünülmektedir.

    Fındık ve fındık yağı E vitaminin bilinen en iyi kaynagıdır. Bu vitaminin kalp ve diger kasların sağlığı ve üreme sisteminin normal çalışması için gereklidir. Alyuvarların parçalanmasını önleyerek yine ülkemizde yaygın olan kansızlıga karşı koruyucu etki oluşmasını önleyerek veya oluştuktan sonra onları etkisiz hale getirerek kanser hastalıgına karşı korumasıdır.

    Fındıkta ve fındık yağında E vitamini yüksek, çok çift baglı doymamış yağ asidinin az olması vucutta özellikle kalp dokularındaki hücrelerin korunmasını sağlamaktadır.

    Fındık ve fındık yağının kemiklerin ve dişlerin yapımı için gerekli olan kalsiyum kan yapımında görev alan demir büyüme ve çinsiyet hormonalrının gelişmesinde rol oynayan çinko için en iyi kaynaklarında birisidir. Ayrıca sinirlerin uyarımı ve kas dokusunun çalışması için gerekli olan potasyumda zengindir. İşte bu yüzden fındığın ve fındık yağının insan yaşamında degerli bir yeri oldugu görülmektedir.

    Fındık ve Fındık Yağı

    Fındık Dünya üzerinde 36-41 enlemlerinde yetişebilen ve kendine özgü iklime ihtiyaç duyan bir bitkidir . Kıyılardan en çok 30 km içerlerde ve yüksekliği 750-1800m yi geçmeyen yerlerde yetiştirilir. Dünyada en önemli fındık dikim bölgeleri; Türkiye, İtalya ve Amerikada dır. Fındık dikimine ve yetiştirilmesine en ungun koşullara sahip ülkelerin başında Türkiye gelmektedir. Türkiye fındık rekoltesinin hemen hemen tamamına yakın bölümünü en uygun toprak ve iklim koşullarına sahip Karadeniz Bölgemizden elde edilir. Bugün Ülkemizde başta Doğu kesimleri olamk üzere tüm Karadeniz yöresinde 300 bine yakın aile yaklaşık 600 bin hektar alanda fındık yetiştiriçiligi yapmakta ve yine yaklaşık 8 milyon kişi doğrudan veya dolaylı olarak geçimini Fındık tarımından sağlamaktadır.

    Fındık tarımında biyolojik, fizyolojik ve cografi faktorler dogrudan dogruya Rekolteye etki etmektedir. Bu nedenle gerek Ülkemiz ve gerekse Dünya fındık üretimi yıldan yıla degişiklikler gösterir. Dünya fındık üretmi son yıllardaki alan artışları ile hemen her yıl 500-600 bin ton dolaylarında gerçekleşmektedir. Türkiye `nin bu üretimdeki payı; İtalya, İspanya, ABD, Yunanistan ve diger ülkelerin önünde %65-75 arasında degişmektedir. Fındık eski çağlardan beri besin degeri yüksek olan insana güç ve kuvvet veren bir ürün olarak bilinir. Gerçekten fındık sağlıklı beslenme açısından büyük dönem taşıyan besin ögelerini taşımaktadır. TÜBİTAK Marmara Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Merkezi Gıda ve Sogutma Teknolijileri Araştırma Bölümünde bu konuda yürütülen kapsamlı çalışmalar sonuçlanmıştır. Bu araştırmanın sonuçlarına göre Fındıgın genel kimyasal bileşimi (g/100g)esas alınarak şöyle oluşmaktadır.

    Fındıgın genel kimyasal bileşimi (g/100g)

    * NEM 4.6
    * YAĞ 62.7
    * KARBONHİDRAT 11.6
    * PROTEİN 16.2
    * SELULOZ 2.7
    * KÜL 2.2

    Fındığın içindeki Vitaminler (mg/100)

    * B1 Vitamini :0.33
    * B6Vitamin :0.24
    * B2 Vitamini :0.12
    * E Vitamini :31.4
    * NİASİN :1.75

    Fındığın içindeki Minareller (mg/100)

    * DEMİR :5.8
    * POTASYUM :655.3
    * BAKIR :1.3
    * KALSİYUM :160.0
    * SODYUM :2.1
    * MANGANEZ :5.1
    * ÇİNKO :2.2
    * MANGNEZYUM :16.2

    Fındık vucutta karbonhidrat protein ve yağ metabolizmasında düzenleyici görevleri olan bir kısım B grubu vitaminler yönünden zengin bir kaynaktır. B1, B2 ve özellikle B6 vitamini fındıkta bol miktarda bulunur. Kan yapımı ve ruhsal sağlık için gerekli olan B2 ve B6 vitaminleri, gelişme çagında okul çocuklarının beslenmesinde büyük önem taşımaktadır. Bu yönüyle okullarımızdaki günlük beslenme programlarında, fındığa yer verilmesi çecuklarımızın sağlıklı beslenmeleri açısından pratik ve ekonomik çözüm olarak düşünülmektedir. Bu gerçek A.B.D de californiya eyalitinde yapılan altı yıl süreli bir araştırma ile de kanıtlanmştır. Bu çalışmaya göre günde en az bir avuç fındık yiyen bir insanın enfarktüsten ölme riski hiç fındık yemeyen bir kimseye göre yarı yarıya azalmaktadır.

    Evet, fındıkta yağ vardır. Hem de %60-70 oranında. Yağların organizmada enerji saglamalarının yanı sıra vücut ısısının korunması dış etkenlere karşı korunma ve yagda eriyen vitaminlerin taşınması gibi önemli foksiyonları vardır. Ayrıca yağların bileşimde organizmamız için çeşitli görev ve yararları olan Yağ Asitleri bulunmaktadır.

    Fındık yağındaki yağ asitleri bileşimini %83 Oleik Asit oluşturmaktadır. Son yıllardaki Tübitak Yıldız Teknik Üniversitesi ve 19 Mayıs Üniversitesinde ve Refik Saydam Hıfzısına Merkezi Başkanlıgınca yapılan Bilimsel araştırmalar da; Oleik Asitin kanda kollestrolün yükselmesini önledigi Kolestrolü %26.2 oranında düşündügünü kan şekerini düzenledigini ve kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu etkiye sahip oldugunu ve kalp hastalıklarında koruyucu Apapratein A-1'i % 28 artırdıgı riskli Apapratein B yi %7,5 azaltıgını ortaya koymuşlardır.

    Fındık yağının bileşimde (mg/100) baz alındıgında E vitamini :11.29 Kalsiyum : 450.00 Demir :2.69 ve bakır :0.75 oranında bulunmaktadır Ayrıca fındık yağında %12 oranında Linoleik Asit vardır Esansiyesl bir yağ asidi olan Linoleik asit vücut tarafından yapılanmakta vücudumuz bu maddegi dışarıdan yani gıdalarla almaktadır. Organızmanın büyümesi ve sağlıklı gelişmesi için son derece gerekli olan bu asit fındık yağında bol miktarda bulunmaktadır. Dolasıyla Fındık yağı oleik asit ve linoleik asit gibi 2 önemli yağ asidini bileşimde bulunduran ender besinlerden birisidir.

    E vitamininin bilinen en iyi kaynagı fındık yağıdır. Bu vitamin kalp ve diger kasların sağlığı ve üreme sisteminin normal çalışması için gereklidir. Alyuvarların Parçalanmasını önleyerek kansızlıga karşı koruyucu etki yapmaktadır. E vitaminin son yıllar da ortaya konan bir başka özelligi de kanser yapıcı etmenlerin oluşmasını önleyerek veya oluştuktan sonra onları etkisiz hale getirerek bu korkunç hastalıga karşı vücudu korumasıdır. Görülüyor ki içeriddigi zengin vitamin yapısıyla fındık yağı kalp damar hastalıklarıyla Kansere karşıda koruyucu etkiye sahiptir.

    1986 Yılı Çernobil Nükleer patlamsından en çok etkilenen bölgelerden 1. Trakya ve 2.derece etkilenen Dogu Kradeniz bölgesi oldugunu hepimiz bilmekteyiz, ancak 1968 yılında türkiye Atom Enerji Kurumunca yapılan tetkiklerde de diger illerde örnegin Bursada kanserli hasta oranı binde 2 iken Kradeniz Bölgemizde bu oran on binde bir olarak belirlenmiştir, bu durumda fındıgın kansere karşı kouruyucu etki yaptığını göstermektedir.

    Bileşimdeki minarellere gelince fındık yağı kemiklerin ve dişlerin güçlenmesi için gerekli olan kalsiyum kan yapımında görev alan demir büyüme ve çinsiyet hormonlarının gelişimde rol oynayan çinko için en iyi bitkisel kaynaktır. Ayrıca sinirlerin uyarımı ve kas dokusunun çalışması için gerekli olan potasyumca zengin dir. Bu açıdan da bakıldıgında fındık yağı saglıklı yaşamda yeri olan degerli bir yağ oldugu görülmektedir.
    Kaynak: findik.com

    İç Fındık

    Kabuklu fındıkların sert meyve kabuğundan çıkarılmış içleridir. Üç gruba ayrılırlar :

    İç tombul fındık : Çapları boylarına eşittir ya da az farklıdır.

    İç sivri fındık : Boyları çaplarından biraz daha fazla ve uçları sivridir.

    Diğer iç fındıklar, tombul ve sivri tanımı dışında kalanlardır.

    İç fındıklar, ekstra, 1.sınıf ve 2. sınıf olarak hazırlanır. Ekstra ve 1.sınıf iç fındıkların en küçük çapı 9 mm'dir.

    Bunun altındaki iç fındıkların ince ya da pikola (6-9 mm.) fındık adını alırlar.
    Ekstra ve 1.sınıf fındıklar alıcı talebine uygun olarak genellikle aşağıdaki boylarda hazırlanırlar:

    ·13-15 mm.
    ·11-13 mm.
    ·11 mm. üstü.

    2. sınıf iç fındıklarda boylama zorunlu değildir.Türk Standartlarına Uygunluk Belgesi'ne sahiptir. TSE markası taşır.

    “Aganigi naganigi” doping etkisi yaptı


    Fındık Tanıtım Grubu (FTG) tarafından hazırlanan "Aganigi Naganigi” adlı fındık reklamı, iç piyasada tüketimi yüzde 50 artırdı. Fındığın tanıtımı için başlatılan 3 milyon dolarlık kampanya ile tüketimin en kişi başına 3 kiloya çıkartılması amaçlanıyor.

    Trabzon Ticaret Borsası (TTB) Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Arslantürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, reklam sonrası özellikle çerez tüketiminde önemli artış sağlandığını vurgularken, “Türkiye'de fındık tüketimi istenilen noktada değil, en az 2-3 katına çıkarılması lazım” dedi.

    Fındıkla ilgili FTG tarafından daha önce de benzer bir reklam hazırlandığını hatırlatan Arslantürk, daha sonra reklamlara uzunca bir ara verildiğını, ihracatçılar, üreticiler tarafından baskı gelince yeni reklam hazırlandığını bildirdi.

    Fındığın tanıtımı için FTG tarafından 2.5-3 milyon dolarlık kampanya başlatıldığını anlatan Arslantürk, şunları söyledi:

    “Reklam, verdiği mesaj ve formatı ile çok eleştirildi. Ama bir gerçek vardır reklam konuşuluyorsa, başarılı olmuşsunuzdur demektir. Bizce amacına ulaştı. İç piyasada çalışan firmalardan aldığımız bilgilere göre, reklam birinci derece amacına ulaşmış durumda. Ama bunun başka reklamlarla yenilenmesi lazım. Reklam sonrası özellikle çerez tüketiminde önemli artışlar oldu. İç piyasada neredeyse yüzde 50 civarında artışa yaşandı.”

    Fındık tüketimi arttırılmalı


    Türkiye'de fındık tüketiminin istenilen noktada olmadığını vurgulayan Arslantürk, kişi başına yılda bir kiloya yakın fındık tüketildiğini, bunu 2-3 katına çıkarmak gerektiğini bildirdi. Arslantürk, “çünkü üretim her geçen gün artıyor. Bunu paralel yurtiçi pazarındaki tüketiminin bir şekilde arttırılması gerekiyor” dedi.

    Fındığın tarihçesi

    Edinilen bilgiye göre, tarihi belgelerde günümüzden 2 bin 300 yıl önce Türkiye'nin kuzeyinde Karadeniz kıyılarında fındık üretilirken, fındığın son 6 yüzyıldan beri Türkiye'den diğer ülkelere ihraç edildiği biliniyor.
    Dünyanın fındık üretimi için gerekli uygun hava koşullarına sahip bir kaç ülkesinden biri olan Türkiye, toplam dünya üretiminin yüzde 75'ini, ihracatının ise yüzde 70-75'ini gerçekleştiriyor.

    FTG'nin hazırladığı “Aganigi Naganigi” adlı reklam ile birlikte son günlerde özellikle gündemde yerini alan fındık, Türkiye'nin Karadeniz sahillerinde yoğun bir şekilde yer alan fındık bahçeleri, sahilden içeriye doğru en fazla 30 kilometreyi geçmeyen alanda, Batı Karadeniz'de Zonguldak'tan başla***** doğuya doğru tüm Karadeniz boyunca deniz ve dağlar arasında yeşil bir kuşak gibi hemen hemen Gürcistan sınırına kadar uzanıyor.

    Türkiye'de 550-600 bin hektar alan üzerinde üretimi yapılan fındık ile dolaylı ve dolaysız olarak 4 milyon insan ilgilenmekte olup, bu durum fındığın sosyo-ekonomik önemini artırıyor. Türkiye de dünyadaki diğer fındık üreten ülkeler arasında, üstün kalitesi nedeniyle seçkin bir yere sahip, üretim ve ihracatta liderliğini sürdürüyor.

    Türkiye ve dünyada çerez olarak da tüketilen fındığın yüzde 90'a yakın kısmı kavrulmuş, beyazlatılmış, kıyılmış, dilinmiş, un ve püre halinde çikolata, bisküvi, şekerleme sanayiinde, tatlı, pasta ve dondurma yapımı ile yemek ve salatalarda yardımcı madde olarak kullanılıyor.

    Yaklaşık beş bin yıldır bilinen fındık, meyvesinden odununa kadar birçok yerde insanlığa büyük yararlar sağlıyor. Fındık kabuğu ise özellikle fındık üretilen bölgelerde, çok değerli ve yüksek kalorili bir yakacak olarak kullanılıyor.
    Dünya fındık üretiminin yaklaşık olarak %70 i ülkemizde gerçekleşmektedir. Bu açıdan bakıldığında fındık ülkemiz tarım ihracatında önemli bir yere sahiptir. Yıllardır yapılan girişimlere rağmen ülkemizde fındığın iç pazarda tüketimi istenen seviyeye bir türlü çıkarılamamıştır. Sanırım bunun da en büyük nedeni halkımızın hala bu enerji deposu tarım ürünü hakkında yeterli bilgiye sahip olmamasıdır. Bu nedenle bu yazıda size fındık çeşitleri ve fındık alma konusunda bilgiler vereceğim.

    Fındığın faydaları üzerine son yıllarda bir çok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalar sonucunda fındığın kolesterolü düşürdüğü, kalp ritmini düzenlediği, cinsel hayatı olumlu yönde etkilediği, çocuklarda kemik gelişimini desteklediği, kansızlığa, akciğer hastalıkları ve soğuk algınlığına iyi geldiği ve cildi güzelleştirdiği belirlenmiştir.
    Ülkemizde yetişen başlıca fındık çeşitleri ise şunlardır:
    • Çakıldak Fındık
    • Kuş Fındık
    • Palaz Fındık
    • Ham Fındık
    • Kara Fındık
    • İkiz Fıdık
    • Yağlı Fındık


    Yağlı Fındık
    Bunlardan evde tüketim açısından en ideal fındık türü yağlı fındık olup, ince kabuğu ve lezzeti ile bölge halkının kendi tüketimlerinde ilk tercihleridir.
    Kuş fındığı uzun yapılı ve ince kabuklu olması nedeniyle fındık hakkında yeterli bilgiye sahip olmayanlar tarafından en çok tercih edilen fındık türüdür.
    Çakıldak fındık ise ülkemizdeki en yaygın fındık türüdür. Gerek boyutu ve kabuk kalınlığı, gerekse lezzeti açısından yağlı fındıktan sonra tercih edilmelidir.
    İkiz fındık aslında bir fındık türü olmayıp yapısal olarak iki fındığın bitişik doğması ve büyümesi sonucu ortaya çıkan fındıktır.
    Palaz fındık bodur ağacı, dikenli posası ve yassı görünümüyle diğer fındıklardan ayrılır. İç fındığı biraz daha beyaz olup lezzeti orta düzeydedir.

    Ham Fındık
    Ham fındık ise bölgede özel olarak üretilmeyip, doğada kendiliğinden yetişen bir fındıktır. Ham fındığın maddi değeri olmasına rağmen çerez olarak tüketimi yoktur.

    Kara Fındık
    Tercih edilmeyen diğer bir fındık türü ise kara fındık olup, kabuğunun son derede kalın olması ve boyutunun büyüklüğü ev tüketiminde tercih edilmeme sebebidir. Fındık seçiminde dikkat edilmesi gerekenler:
    Öncelikle alacağınız fındığın iyi kurumuş olması son derece önemlidir. İyi kurumamış fındık nemli bir ortamda bir süre sonra çürüyebilir. İyi kurumuş fındığı anlamak içinse fındığı salladığınızda iç fındığın kabuk içinde sallandığını ve kabuğu kırarken çıkan sesi hissetmelisiniz. İç fındık dış kabuktan bir miktar daha küçük olmalı fakat asla çok ufak ve ezik olmamalıdır. Tadı ise yenildiğine herhangi bir acılık hissettirmemelidir. Yağlı fındığı dış kabuğuna bakarak ayırt etmek isterseniz ise dış görünüşü yuvarlağa yakın, kabuğunun sivri tarafı değil de arka tarafta bulunan açık renkli daireden başlayan kahve rengi doku parlak ve miktar koyu olmalıdır.


    İyi kurutulmuş fındığın kabuğu ve içi


     

     

    MARDINLI1986 - 12.05.2010 - 01:49
  2. çok detaylı güzel açıklama olmuş
    fındık hakkında bilinmesi gereken herşey konu edilip açıklanmış
    çok faydalandım
    teşekkür ederim.

     

     

    HENDEK54 - 12.05.2010 - 05:54
  3. teşk güzel paylaşım

     

     

    taylancan - 12.05.2010 - 09:28



Benzer Konular

  1. Fındığın En Önemli 5 Faydası
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Alternatif Tıp.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 12.02.2013, 19:57
  2. Fındığın sağlamlıqda rolu
    Konuyu Açan: Sarsın, Forum: Sağlamliq.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05.05.2012, 22:41
  3. Fındığın faydaları
    Konuyu Açan: Sarsın, Forum: Sağlamliq.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 19.08.2011, 14:30
  4. Fındığın Faydaları
    Konuyu Açan: Nerqish, Forum: Alternatif Tıp.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 24.03.2010, 12:43
  5. Fındığın Faydaları
    Konuyu Açan: DİDEM, Forum: Sağlık Genel.
    Cevaplar: 26
    Son Mesaj : 10.02.2007, 01:19

copyright

Soru Cevap

grafimx