Gökkuşağı

  1. Gökkuşağı Renkleri



    Gökkuşağı, güneş ışınlarının yağmur damlalarında veya sis bulutlarında yansıması ve kırılmasıyla meydana gelen ve ışık tayfı renklerinin bir yay şeklinde göründüğü meteorolojik bir olaydır. Gökkuşağında görülen yedi renk; kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, turkuaz, mavi ve mordur.Tipik bir gök kuşağı kırmızı, turuncu, yeşil, mavi ve mor renklerinden meydana gelen bir renk sırasına sahip bir veya daha fazla aynı merkezli arklardan ibarettir. En çok rastlanan çeşidi ilkel (birinci) gökkuşağıdır. Bu çeşidin merkez açısı 42° civarındadır ve kırmızı renk dış tarafa, mor renk iç tarafa isabet eder. Bazen ışığı daha zayıf merkez açısı 50° civarında olan tali (ikinci) gökkuşağına da rastlanır. Bunda renk dizilişi diğerinin tersidir. Bunların haricinde sadece dar kırmızı veya kırmızı-yeşil renk bantlarından müteşekkil küçük kuşaklar da görülür ve bunlar birinci gökkuşaklarının iç tarafında ve ikincilerin dış tarafında bulunurlar.

    Gökkuşakları; ışık ışınlarının yağmur damlaları ve sis tanecikleri tarafından kırılması, yansıtılması ve dağıtılması ile meydana gelir. Büyük damlaların meydana getirdiği kuşaklar en parlak ve renk ayrılması en belirgin olanlarıdır. Küçük yağmur damlalarının meydana getirdiği kuşaklar ise daha zayıf ve daha geniş olurlar. Bunun en tipik örneği sis kuşağı olarak da isimlendirilen ve sis bulutu veya buğusu tarafından meydana getirilen beyaz kuşaklardır. İki kişide baktığında aynı gökküşağını göremez. İki kişi de farklı bir gökkuşağı görecektir.Çünkü yağmur damlaları sürekli yer değiştirdikleri için görünüşü de değişmektedir.

    Genellikle yarım çember olarak gözükmelerine karşın, bir dağ tepesinden veya uçaktan bakıldığında, gökkuşağı konisi olarak adlandırılan çember şeklinde görülebilir.

    Birçok kültür gökkuşağını cennet ile dünya arasındaki köprü olarak görmektedir.Doğadaki en güzel manzaralardan biri olan gökkuşağı batı kültüründe umut ve şans sembolü olmuştur. İran Müslümanlarına göre gökkuşağındaki renklerin bir önemi vardır.Yeşil bolluk,kırmızı savaş ve sarı ise ölüm anlamına gelir.Sibirya’da güneşin dili olarak düşünülür.Güney Amerika’daki Hintliler ise denizin üzerinde görülmesinin bir şans olduğuna inanırlar. Diğer adları; alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisemadır.

    GÖKKUŞAĞI NASIL OLUŞUR

    Su damlası ve yakıcı güneş. İşte gökkuşağı bunlardan oluşur. Atalarımız gökkuşağından çok korkarlardı. Onu Tanrıların elçilerinin geçmesi için yapılmış bir köprü olarak görüyorlardı. Yağmur ve güneş ile ilişkisi ilk olarak milattan önce 310 yıllarında Aristoteles tarafından ileri sürüldü. Günümüzde ise bir sır olmaktan çıktı.



    Altından geçenin cinsiyetinin değişeceği veya yere değdiği noktada bir küp altın gömülü olduğu lafları sadece şakalarda kullanılıyor. Zaten gökyüzünde sabit bir gökkuşağı oluşmuyor. Herkesin bakış yönüne göre, gördüğü gökkuşağı farklı yerde oluyor. Gökkuşağının görüldüğü yere doğru gidilince görülebildiği sürece kişiye hep aynı mesafede kalıyor.

    Gökyüzünde gökkuşağı gördüğünüz vakit biliniz ki, o yağmur damlalarından oluşmaktadır ama güneş kesinlikle arkanızdadır. Güneşin paralel ışınları başınızın üstünden geçerek yağmur damlalarına çarparlar. Yağmur damlaları burada ışığı renklerine ayıracak bir prizma görevi görürler.


    Sarı gibi görünmesine rağmen güneş ışığı aslında beyazdır ve bütün renkler onun içindedir. Yağmur damlasının içine girince kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor renklere ayrışır. Mor renk çemberin içinde kırmızı ise en dışındadır.

    Yağmur damlası çocukken oynadığımız misket veya bilye gibi küresel saydam bir şekildedir. Güneş ışığı bu kendi tarafındaki yüzeyinden doğrudan içine girer. İçinde renklere ayrışır ve kürenin arka duvarına vurarak gerisin geriye yansır. Işığın damlanın ön yüzünden değil de arka yüzünden yansımasının nedeni içbükey, dışbükey mercek özelliklerindendir.

    Ayrışmış renkler, içbükey arka yüzden çeşitli açılarda yansımaları sonucu gözümüze sırayla dizili renklerden oluşmuş bir bant şeklinde görünüyorlar. Gökkuşağını görebilmek için Güneş, biz ve yağmur damlaları, muhakkak belirli bir açıda dizilmek zorundayız. Ama daha önemlisi milyonlarca yağmur damlasından yansıyan ışınların gözümüze geliş açıları mutlaka aynı olmalıdır ki biz gökkuşağını görebilelim.

    Yağmur damlalarından yansıyan ışınların gözümüzde odaklaşabilmeleri için bir daire şeklinde dizilmiş olmaları gerekir. Aslında o bölgedeki bütün yağmur damlaları gelen ışığı renklere ayrıştırarak yansıtırlar ama sadece bir yarım daire içinde olan yağmur damlalarından yansıyanlar gözümüze odaklaşırlar.

    Biz de sadece o yağmur damlalarından gözümüze gelen renklerine ayrılmış ışınları görebildiğimizden gökkuşağını da yarım daire şeklinde görürüz. Bazen bir uçaktan veya yüksek bir dağdan baktığımızda gökkuşağını tam daire şeklinde görmemiz de mümkün olabilmektedir.

    Güneş ne kadar yüksekse gökkuşağı dairesi de o kadar aşağı iner. Bunun içindir ki yedi renkli gökkuşağını sabah ve akşam yağışlarından sonra daha çok görürüz.

    Genellikle fark edilmez ama gökkuşağı daima içice iki halkadan oluşur. İkinci kuşak pek dikkat çekmez. Bir ikinci zayıf kuşağın daha bulunmasının nedeni bazı güneş ışıklarının su damlasının iç yüzeyine bir kez değil iki kez çarpmalarıdır. Böylece parlaklıklarını yitiren ışıklardan oluşan ikinci gökkuşağı zar zor görülür. Birinci kuşakta kırmızı renk şeridin en dışında iken ikinci kuşakta en içtedir. Diğer renklerin sıralamaları da terstir.

    Gökkuşağı Renkleri Demişki

    Dünyanın bütün renkleri birgün biraraya toplanmışlar ve hangi rengin en önemli en özel olduğunu tartışmaya baslamışlar ;

    YEŞİL demiş ki : "Elbette en önemli renk benim... Ben hayatın ve umudun rengiyim. Çimenler, ağaçlar ve yapraklar icin seçilmişim. Şöyle bir yeryüzüne bakın, her taraf benim rengimle kaplı..."

    MAVİ hemen atılmış : "Sen sadece yeryüzünün rengisin, ya ben? Ben hem gökyüzünün hem de denizin rengiyim. Gökyüzünün mavisi insanlara huzur verir ve huzur olmadan siz hicbir işe yaramazsınız..."

    SARI söz almış : "Siz dalga mı geçiyorsunuz? Ben bu dünyaya sıcaklık veren rengim. Güneşin rengiyim. Ben olmazsam soğuktan donarsınız hepiniz..."

    TURUNCU onun sözünü kesmiş: "Ya ben? Ben saglık ve direncin rengiyim. İnsan yasamı icin gerekli vitaminler hep benim rengimde bulunur. Portakalı, havucu dusunun.. Ben pek ortalarda görünen bir renk olmayabilirim ama güneş doğarken ve batarken gökyüzüne o güzel rengi veren de benim unutmayin..."

    KIRMIZI daha fazla dayanamamış : "Ben hepinizden üstünüm! Ben kan rengiyim! Kan olmadan hayat olur mu? Ben tehlike ve cesaretin rengiyim! Savasın ve ateşin rengiyim! Askın ve tutkunun rengiyim!!! Bensiz bu dünya bomboş olurdu..."

    MOR ayaga kalkmis: "Hepinizden üstün olan benim. Ben asalet ve gücün rengiyim. Bütün krallar, liderler beni secmislerdir. Ben otorite ve bilgeligin rengiyim, insanlar beni sorgulamaz... Dinler ve itaat ederler..."

    ....Ve bütün renkler hep bir agizdan kavgaya tutusmuslar... Her biri digerini itip kakıyorken ;

    "En büyük benim" diyormuş...

    Derken bir anda simsekler cakmis,ve yagmur damlaciklari gokten dusmeye baslamis... Bütün renkler neye ugradiklarini sasirmis, korkuyla birbirlerine sarilmislar..

    Ve YAGMUR'un sesi duyulmus... "Sizi aptal renkler. Bu kavganizin anlami ne? Bu ustunluk cabaniz neden? Siz bilmiyor musunuz ki her biriniz farkli bir görev icin yaratildiniz, birbirinizden farklisiniz ve her biriniz kendinize ozelsiniz... Simdi elele tutusun ve bana gelin!"

    Renkler bunun uzerine kendilerinden cok utanmislar. Elele tutusup birlikte gokyuzune havalanmislar ve bir yay seklini almislar...

    Yagmur onlara ; "Bundan boyle..." demis. "Her yagmur yagdiginda siz birlesip bir renk cumbusu halinde gokyuzunden yeryuzune uzanacaksiniz ve insanlar sizi gordukce huzur duyacaklar, güc bulacaklar. İnsanlara yarinlar icin umut olacaksiniz... Gokyuzunu bir kusak gibi saracaksiniz ve size GOKKUSAGI diyecekler. Anlastik mi Huh?"

    Bu yuzden ne zaman dunyamiz yagmurla yikansa, ardindan gokyuzunde GÖKKUŞAĞI belirir..

    Biz de gokkusagindaki o renkler gibi birbirimizden farkliyiz ve hepimiz çok özeliz...

    Bunu bilerek etrafimizla uyum icinde yasamalıyız.

     

     

    Garip07 - 15.04.2009 - 00:02



Benzer Konular

  1. Gökkuşağı
    Konuyu Açan: MiSS-FENER, Forum: Yaşam Hikayeleri.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01.08.2012, 17:13
  2. Gökkuşağı
    Konuyu Açan: cay_guzeli, Forum: Yaşam Hikayeleri.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 18.02.2011, 21:07
  3. Gökkuşağı
    Konuyu Açan: MiSS-FENER, Forum: Sizin Objektifinizden Çıkanlar.
    Cevaplar: 21
    Son Mesaj : 08.03.2009, 22:30
  4. Gökkuşağı
    Konuyu Açan: CA-CHALLENGE, Forum: Manzaralar.
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj : 19.02.2008, 22:37
  5. Gökkuşağı
    Konuyu Açan: Serendipity, Forum: Manzaralar.
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 13.11.2007, 21:55

copyright

Soru Cevap