Peygamberimizin Sünnetleri

  1. Peygambere İtaat - Allah'a itaat - Hadis - Hadislerle Sünnet - Mücedditler



    M. Ali KAYA
    Peygambere itaat etmek Allah’a itaat etmektir.
    Bizler Allah’ın emirlerini peygamberin dilinden alırız. Tatbikatını da peygamberin tatbikatından biliriz. Allah’ı görmediğimize göre Allah’a itaati elçisi olan peygambere itaat ile gösteririz. Allah’ın razı olduğu amelleri peygamberinden öğreniriz. Çünkü peygamber Allah’ın bize elçisi ve bizim de Allah katında elçimiz ve şefaatçimizdir.


    Dinin iki temel kaynağı vardır. Birincisi Allah’ın kelamı olan Kur’an-ı Kerim, ikincisi ise dinin mübelliği olan peygamberimizin (asv) Allah’ın emirlerini uygulaması ve ibadetlerin nasıl yapılacağını göstermesidir. Biz buna “Sünnet” yani “peygamberin yolu” diyoruz. Peygamberin yolunu takip etmeden Allah’ın rızasını kazanmak ve Allah’a yakınlaşmak mümkün değildir.


    Peygamberimiz (asv) yaşayan Kur’andır. Kur’ân-ı Kerimde Allah’ın emirlerini yaşamak ancak peygamberin tatbikatı ile bilinebilir. Peygamberimiz (asv) “Sünnetimden ayrılan benden değildir. Sünnetimi yaşayan beni sevmiş olur, beni seven de cennette benimle beraber olur” (Tirmizi, İlim, 16) buyurmuşlardır.


    Sünnet, Allah’ın peygamberimize Kur’ân-ı Kerimde emrettiği şeylerin nasıl yapılacağını ilham ile bildirmesi ve Hz. Cebrâil (as) ile öğretmesidir. Yüce Allah “Eğer Allah’ı seviyorsanız peygambere uyun ki Allah da sizi sevsin” (Âl-i İmran, 3:31-32) buyurur. Ayrıca “Peygamber size ne verdiyse alın, neyi yasaklamışsa ondan sakının” (Haşr, 59:7) emreder.


    Allah’a itaat peygambere itaattir. Kur’ân-ı Kerim “Allah’a ve resulüne itaat edin” emreder. (Âl-i İmran, 3:32) “Kim peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiştir” (Nisa, 4:80) buyurur. Bu ayet-i kerime gösteriyor ki Allah’a itaatin ölçüsü peygambere itaat etmek ve sünnetine uymaktan geçmektedir.

    Dini ihya etmek sünneti ihya etmektir.
    Dinin tatbikatı sünnet iledir. Hayata hâkim olması da sünnetlere uymakladır. Dine aykırı adetlere “Bid’at” denir. Bid’alar dinin hükümlerini kaldırarak yerine konan adetlerdir. Dini yeniden hayata hâkim kılmak peygamberin sünnetini hayata hâkim kılmaya bağlıdır. Bunun için peygamberimiz (asv) “Bid’at ve dalaletlerin hayata hâkim olduğu, sünnetlerin ortadan kalktığı ve ümmetin fesada gittiği zamanda benim sünnetimi ihya eden kimseye yüz şehidin sevabı verilir” buyurmuşlardır. (Kenzu’l-Ummal, 1:184)


    Mücedditler dini yeniden canlandırırlar. Yani peygamberin sünnetini ihya ederek sünnetin yerine geçen adetleri ve bid’atları ortadan kaldırırlar. Dinin ihyası sünnetleri yeniden hayata geçirmek demektir. Bu da peygamberin hayatını ve sünnetini yani Hadisleri bilmeye, öğrenmeye ve öğrenmeye bağlıdır.

    Peygamberimizin Sünnetleri:
    Peygamberimiz (asv) Kur’an ahlakını hayata geçiren ve her konuda insanlığa Allah’ın razı olacağı amelleri öğreten, yaşayan ve örnek olan Allah’ın elçisidir. Her zaman adeti ve sünneti olan ibadetleri şunlardır:


    1. Her hayırlı işe “Bismillahirrahmanirrahîm” diye başlardı.
    2. Hayırlı bir işi bitirince “Elhamdülillah” derdi.
    3. Her şeyde Allah’ın yardımını talep eder, her şeyi Allah’tan isterdi.
    4. Allah’a güveni, itimadı ve tevekkülü mükemmeldi.
    5. Her taş ve ağacın altında Allah’ı zikrederdi.
    6. Yüksek yerlere çıkınca “Allah-ü Ekber” diye tekbir getirirdi.
    7. Varlıklara “ibret ve tefekkür” gözü ile bakardı.
    8. Konuşmasına Allah’a hamd ve tesbih ederek başlardı.
    9. Sabahleyin erkenden kalkar, seher vaktini ibadet ve Kur’an okumak ile geçirirdi.
    10. Sabah namazından sonra kuşluğa kadar kalkmadan ibadet ve zikirle meşgul olurdu.
    11. Sabah yemeğini yemeden evinden çıkmazdı.
    12. Evinden çıkarken sağ ayağı ile çıkar ve dua ederdi.
    13. Ayakkabısını ve elbisesini daima sağdan giyerdi.
    14. Evine gelince selam verir ve dua ederdi.
    15. Bineğin üzerine binince Allah’a tesbih ve dua ederdi.
    16. Başkasının evine ve odasına girecek olsa kendisini tanıtır ve üç defa izin isterdi.
    17. Farz ibadetlerinden sonra helal rızık için çalışmanın farz olduğunu söylerdi.
    18. Allah rızası için ailesinin geçimini sağlarsa bu çalışma ve harcamanın sadaka olduğunu söyler, geçimini sağlaması gerekeni ihmal etmenin günah olarak yeterli olduğunu ihtar eder, helal rızık için çalışmanın ibadet ve günahlara kefaret olduğunu müjdelerdi.
    19. Her işe sağdan başlamayı severdi. Sağ eli ile yer ve içer, sol eli ile temizlenirdi.
    20. Gusl abdesti gerektiği hallerin dışında Cuma namazı için yıkanırdı.
    21. Abdestte misvak kullanır, ağız ve diş sağlığına önem verirdi.
    22. Daima temiz ve beyaz elbise giymeyi severdi.
    23. Güzel kokuyu sever ve devamlı kullanırdı.
    24. Namaz için “gözümün nurudur” derdi.
    25. İnsanların arasına çıkacağı zaman elbisesini düzeltir ve saçını sakalını tarayarak çıkardı.
    26. Ağırbaşlı ve vakarlı bir şekilde yürürdü.
    27. Hiçbir zaman acele işi sevmez, “Acele şeytandandır” buyururdu.
    28. Elbise giymeye ve yemeğe besmele ile başlar, elbise ve kapların daima temiz kalmasını isterdi. “Temiz elbise ve kap Allah’ı zikreder. Kirlenince tesbihi kesilir” buyururdu.
    29. Sevdiği kimselere hediye vermeyi sever, “Hediye sevgi ve muhabbeti artırır” buyururdu.
    30. Hediyeyi kabul eder, “Bu Allah’ın ikramıdır” derdi; sadakayı ve zekâtı ise kabul etmezdi.
    31. Kıbleye karşı oturmayı sever ve tavsiye ederdi.
    32. Bir meclise girince boş bulduğu yere oturur, her mecliste muhakkak Allah’ı zikir ve tesbih eder, “Allah’ı zikir, tesbih ve istiğfar işlenen hata ve kusurlara kefarettir” buyururdu.
    33. Daima abdestli bulunur, nerede abdesti bozulursa orada abdestini tazelerdi.
    34. Konuşmasına Allah’ı hamd ederek başlar ve herkesin anlayacağı şekilde konuşurdu.
    35. Erken yatar ve erken kalkardı.
    36. Uyumadan önce kapları örttürür, ateşi söndürür ve kapıları kilitletirdi.
    37. Yatarken ve kalkarken Allah’ı tesbih ve hamd eder, dua okurdu.
    38. Sağ yanına yatar ve uyuyana kadar dua, tesbih ve istiğfar ile meşgul olurdu.
    39. Yemeği oturarak yer, suyu oturarak üç yudumda içerdi. İçini görmediği kapdan su içmezdi.
    40. Yemeğe tuz ile başlar, israfı asla sevmez, kapları tertemiz şekilde bırakırdı.

    41. Sıcak yemez, yemekten önce ve sonra ellerini yıkardı.
    42. Yemekten sonra dua eder ve Allah’a hamd ederdi.
    43. Evinde durduğu zaman ailesine sert davranmaz, hayırlı olmaya çalışır ve işlerine yardım ederdi.
    44. Evinde ailesi ve çocukları ile sohbet eder, onlara hikâyeler anlatarak eğitirdi. “Kendisini ve ailesini ateşten korumak için” ne gerekiyorsa yapardı.
    45. Daima anlayışlı ve hoşgörülü davranır, özürleri kabul eder, kimseyi suçlayarak kabahatini hatırlatmazdı.
    46. Anne ve babasına, onlar yoksa akraba ve yakınlarına çok iyi davranır, imanlı olup olmamaların bakmaksızın saygı ve hürmette kusur etmezdi.
    47. Sadaka ve zekâtta önce akraba ve yakınlarından başlamayı emrederdi.
    48. Komşuyu akraba sayar ve komşu hakkına çok riayet ederdi.
    49. Komşuya ve akrabaya hayırlı olmayanı kâmil bir mü’min saymazdı.
    50. Misafirine ikram eder, kapıda karşılar ve kapıya kadar uğurlardı.
    51. Yolda giderken tanıdığına ve tanımadığına selam verir, selamı yaymayı emrederdi.
    52. “Müslüman’ın Müslüman üzerine hakları vardır: Selam vermek ve selamını almak, davetine icabet etmek, hastalanınca ziyaret etmek, aksırınca “Yerhamükellah” demek, cenazesine iştirak etmek, nasihat isterse ona hayırlı nasihatlerde bulunmak ve yol göstermek” buyurur ve kendisi bunları her zaman yapardı.
    53. Esnemeyi ve uyuklamayı gaflet eseri ve şeytandan sayar diama uyanık bulunurdu. “Aksırmak uyanıklık alameti olup Allah’tan, esnemek gaflet eseri olup şeytandandır” buyururdu. Aksırırken elini ağzına tutar, esneyenlere de ağızlarını kapatmalarını tavsiye ederdi.
    54. “Din nasihattir, insanlara hayırlı olmak, hayır tavsiyesinde bulunmak ve yardımcı olmaktır” buyururdu.
    55. “İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır” buyururlar ve bu konuda imanlı imansız ayırımı yapmazdı.
    56. Karşılaştığı insanları güler yüzle karşılar, selam verir ve elini tutarak musafaha ederdi. “Musafaha insanın kalbindeki kini ve düşmanlığı giderir” buyururdu.
    57. Ölenlerin arkasından hayır yapar, sadaka verir ve sevabını bağışlardı. Arkasından dua eder ve dua etmeyi tavsiye ederdi. Mezarlıktan geçerken dua eder ve “Onlar sizin duanızı işitir ve yaptığınız dualar onlara fayda verir” buyururdu.
    58. Kabirleri ziyaret eder ve “kabir ziyareti size ahreti hatırlatır” buyururdu. Kabirde “Yasin” Suresi ve fazileti çok olan, ölümü ve dirilmeyi anlatan ayetleri okur, okutur ve bunların sevabını bağışlardı. “Bu onların azabını hafifletir ve kabirlerini nurla doldurur” buyururdu.
    59. Ölenin arkasından yedi gün Kur’an okutur ve yedi gün sadaka vermeyi tavsiye ederdi.
    60. Başına bir musibet gelen insanın yanına gider ve onun musibetine ortak olur, yardım ederdi.
    61. Her hafta tırnaklarını keser ve fazlalık olan tüylerini alırdı.
    62. Ezana hürmet eder, müezzini takip ederdi. Namazı camide ve ilk vaktinde cemaatle eda ederdi.
    63. “Namaz dinin direğidir, namazı kılmayan dini yıkmış olur. Sizin en hayırlı ameliniz imandan sonra namaz kılmanız ve ondan sonra da en hayırlı ameliniz namazınızı vaktinde kılmanızdır” buyururdu. “Namaz kılanın ahrette kurtulacağını” müjdelerdi.
    64. Cemaatle namazı emreder “Cemaatle kılınan namaz yalnız başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir” buyururlardı.
    65. Allah yolunda, yani rızası için gerek helal kazanç, gerekse ibadet amacı veya cihad için atılan her adımın günahlara kefaret olduğunu söylerdi. “Allah yolunda tozlanan ayaklara cehennem azabı haramdır” buyururlardı.
    66. Abdestin güzelce alınmasına ve Namazda “Tadil-i erkâna” önem verirdi.
    67. Namazdan sonra Tesbihata önem verirdi. 33 defa “Sübhanllah” 33 “Elhamdülüllah” 33 “Allah-u Ekber” denilerek dua ettikten sonra 33 “Lâ ilâhe illallah” zikrini yapar ve arkasından salâvat ve istiğfar ile meşgul olmalarını, namazı kıldıktan sonra hemen kalkıp gitmemelerini ümmetine tavsiye ederdi.
    68. Dua ve istiğfara devam ederdi.
    69. Bilhassa sabah namazından sonra ve gece Kur’an-ı kerimi bol bol okurdu. “Ümmetimin en hayırlı ibadeti Kur’ân-ı kerimi yüzünden bakarak okumaktır” buyururlardı. Ümmetine de Kur’an okumayı tavsiye eder, okuma bilmeyenin öğrenmesini isterdi. “Sizin en hayırlınız Kur’an-ı kerimi öğrenen ve öğretenlerinizdir” buyururdu.
    70. Kur’ân-ı Kerimi okurken manasını tefekkür eder, dua ayetlerinde dua eder, istiğfar emredilen yerde istiğfar eder, tesbih emredilen yerde Allah’ı tesbih ederdi. Bazen bir ayeti defalarca tekrar eder ve üzerine düşünürdü.


    Peygamberimizin belli başlı sünnetleri bunlardır. Peygamberin yolundan gitmek bu sünnetlere elinden geldiği kadar uymak ve hayatına uygulamak demektir. İnsan ancak bu şekilde Allah’ın rızasını kazanabilir.


    İslamiyet insan hayatına ölçü ve denge getirmiştir. Bu konularda ifrat ve tefritten sakınmak gerekir. Peygamberimizin sünnetlerinin dereceleri vardır. Bir kısmı farzlardır. Bunlar asla ihmal edilemez. Çünkü Allah’ın emridir. Peygamberimizin buradaki durumu Allah’ın bu farzlarının nasıl yapılacağını göstermektir. Namaz, Oruç, hac, zekât ve cihad gibi emirler bunlardandır. Bir kısmı farzlara tabi ve farzları tamamlayan sünnetlerdir. İbadete ait ve farzlara tabi olan “Revâtıb Sünnet namazlar” bu kısma girer. Bunlar Allah’ın farz olmayan ama peygamberimize Cebrail’in (as) tavsiyesi olan sünnetlerdir ki “Sünet-i Hüda” tabir edilir. Bunların ihmali dinde büyük bir kusurdur.


    Bir kısım sünnetler vardır ki bunlara “Adab” tabir edilir. Peygamberimizin (asv) insanlık gereği ve ihtiyaçlarını karşılamadaki sünnetleridir. Bunların ihmali günah ve dinde noksan sayılmaz; ama yapılmadığı zaman insanı faziletten ve ahlaktan mahrum eder. Peygamberimizin yaptığı şekilde ona ittiba ederek yapan da “âdetini ibadete” çevirir, büyük sevaba ve fazilete insanı ulaştırır. Yeme, içme ve yatmada sünnetlere uymak bu kısımdandır.


    Peygamberimizin bazen yaptığı şeyleri devamlı gibi göstermek de dindeki muvazeneye zıttır. Bu ifrat ve tefrite insanı düşürür. Bazen hanımlarına yardım etmesi, söküğünü dikmesi gibi hususlar bunlardandır. Farzları ve diğer sünnetleri hiç dikkate almadan bu gibi hususları devamlı insanların nazarına sunmak doğru değildir. Peygamberin asıl uyulması gereken sünnetleri Allah’ın emirlerini yerine getirirken peygamberimizin yaptığı şekilde yapmaya çalışmaktır.


    Allah bizleri hidayet ve istikametten ayırmasın. Âmin!



     

     

    Nerissa-Su - 03.05.2012 - 12:12



Benzer Konular

  1. Namazın Sünnetleri-2
    Konuyu Açan: ZELAL, Forum: Ayet Hadis Ve Dini Bilgiler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 17.05.2012, 23:12
  2. Namazın Sünnetleri - 1
    Konuyu Açan: ZELAL, Forum: Ayet Hadis Ve Dini Bilgiler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 17.05.2012, 22:56
  3. Say'ın Sünnetleri
    Konuyu Açan: Sarsın, Forum: Ayet Hadis Ve Dini Bilgiler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05.03.2012, 14:24
  4. Sa'y'ın Sünnetleri ve Vacibleri
    Konuyu Açan: ZELAL, Forum: İslami Sorular Ve Cevaplar.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06.01.2012, 00:25
  5. Abdestin Sünnetleri
    Konuyu Açan: Dilara66-Gülümcan, Forum: Ayet Hadis Ve Dini Bilgiler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 22.12.2011, 18:08

copyright

Soru Cevap