REKLAM




+ Konuyu Cevapla

İslam'ın İnanç Esasları

  1. Yazan: AYIŞIĞI
    AYIŞIĞI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    REKLAM


    islam dininin inanç esasları - islamiyetin inanç esasları hakkında


    ... Ey insanlar, şüphesiz size Rabbinizden hak gelmiştir.
    Kim hidayet bulursa, o ancak kendi nefsi için hidayet bulmuştur. Kim saparsa,
    o da, kendi aleyhine sapmıştır...
    (Yunus Suresi, 108)

    Allah'tan Başka İlah Yoktur

    İslam'ın temeli, Allah'ın varlığını anlamak ve O'ndan başka hiçbir İlah olmadığını kavramaktır. İslam dini, bu en büyük gerçeğin bir insanın tüm hayatına hakim olması, tüm yaşamını bu gerçeğe göre yaşaması demektir. İslam'ın yegane İlahi kaynağı olan Kuran'da, dinin temeli olan bu en büyük gerçek, Kuran'da şöyle ifade edilir:

    Sizin İlahınız tek bir İlahtır; O'ndan başka İlah yoktur; O, Rahman'dır, Rahim'dir (bağışlayan ve esirgeyendir). (Bakara Suresi, 163)

    İnsanların çoğu, etraflarındaki cisimlerin ve kendi bedenlerini oluşturan maddenin mutlak varlık olduğunu sanır, Allah'ı ise kendilerince soyut bir varlık zannederler. Oysa gerçekte asıl var olan Allah'tır, diğer herşey ise O'nun yarattıklarıdır.

    İçinde yaşadığımız kainatı Allah yaratmıştır. Kainat yaratılmadan evvel ise, maddesel anlamda hiçbir şey yoktu; tüm canlı ve cansızlar, varlık haline getirilmemişti, tam anlamıyla bir yokluktu. Kainatın yaratıldığı anda; zamanı, maddeyi ve mekanı, bunlara tabi olmayan ve sonsuzluğun sahibi Ezeli ve Ebedi olan Allah yaratmıştır. Bir Kuran ayetinde Allah'ın kusursuz yaratışı şöyle haber verilir:

    Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

    Allah, insanların çoğunluğunun sandığının aksine, maddeyi yarattıktan sonra da herşeyi kontrolü altında tutmaktadır. Şu anda meydana gelen herşeyi, her an, Allah yaratmaktadır. Yağan her yağmur damlasını, doğan her çocuğu, yaprakların fotosentezini, canlıların vücutlarındaki işlemleri, galaksilerdeki yıldızların rotalarını, yarılan her tohumu ve düşünüp düşünemediğiniz her olayı Allah sürekli yaratmaktadır. Kendiliğinden oluşan hiçbir şey yoktur. Meydana gelen herşeyi yaratan Allah'tır. Tüm olayların Allah'ın emriyle gerçekleştiği Kuran'da şöyle haber verilir:

    Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah'ın herşeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle herşeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için. (Talak Suresi, 12)

    Ya da halkı sürekli yaratmakta olan, sonra onu iade edecek olan ve sizi gökten ve yerden rızıklandıran mı? Allah ile beraber başka bir ilah mı? De ki: "Eğer doğru söylüyor iseniz, kesin-kanıt (burhan)ınızı getiriniz. (Neml Suresi, 64)

    Kendi haline bırakılmışolsa, herşey, doğal olarak düzensizliğe doğru gider, dağılır, bozulur ve yok olurdu. Oysa, canlı hücrelerinden kainattaki yıldızlara kadar, tüm sistemlerdeki mükemmel düzenin sürekliliği, onların üzerinde her an bir kontrol olduğunu ve her an aynı mükemmellikte yaratıldıklarını gösterir. Kainatın her neresine baksak bu mükemmelliği ve kusursuzluğu görürüz. Ayetlerde şöyle buyrulmaktadır:

    O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' içinde yedi gök yaratmışolandır. Rahman'ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmişbir halde bitkin olarak sana dönecektir. (Mülk Suresi, 3-4)

    Tüm bu gerçeklere rağmen, Allah'ın yaratışını reddedip O'nun yarattığı varlıklara bilinç atfetmek, bir gökdelenin inşaat ustaları tarafından değil de, tuğlaların kendi karar ve iradeleriyle veya hepsinin tesadüfen üst üste dizilmesi sayesinde oluştuğunu iddia etmek kadar saçmadır.

    Evrendeki mükemmel düzen ve canlılardaki kusursuz tasarım, bizlere hepsinin tek Yaratıcı tarafından yaratıldığını göstermektedir. İkinci bir ilah, dolayısıyla, kendi istediği gibi yapmak isteyen ikinci bir irade olsaydı, mutlak surette bir karışıklık, bir uyumsuzluk ve çelişki oluşurdu. Bir Kuran ayetinde, Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığı ve O'ndan başka hiçbir varlığın kainatta gücü bulunmadığı şöyle anlatılmaktadır:

    Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir ve O'nunla birlikte hiçbir ilah yoktur; eğer olsaydı, her bir ilah elbette kendi yarattığını götürüverirdi ve (ilahların) bir kısmına karşı üstünlük sağlardı. Allah, onların nitelendiregeldiklerinden Yücedir. (Müminun Suresi, 91)

    Ayette özellikle vurgulanmışolduğu gibi, Allah'tan başka ilah yoktur. Ve Allah'ın hiçbir surette çocuğu da yoktur. O, bu gibi insani sıfatlardan münezzehtir. Bu ayetten anlıyoruz ki, Allah'ın çocuğu olduğunu, Kendisine "oğul" edindiğini iddia edenler de büyük bir yanılgı içindedirler. Ayetlerde Allah'ın tek olduğu gerçeği şöyle anlatılır:

    De ki: O Allah, Bir'dir. Allah, Samed'dir (herşey O'na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır). O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Ve hiçbir şey O'nun dengi değildir. (İhlas Suresi, 1-4)

    ALLAH HER YERİ KUŞATMIŞTIR


    İnsanların bir kısmı, Allah'ın belirli bir yerde olduğunu zanneder. Özellikle Allah'ın gökyüzünde, evrenin uzak bir yerinde bulunduğu şeklindeki bir batıl inanç oldukça yaygındır. Gerçekte ise, Allah her yerdedir ve herşeyi kuşatmıştır. O, asıl ve tek mutlak varlıktır ve tüm varlıkların O'na boyun eğdiği bir ayette şöyle haber verilir:

    Allah... Ondan başka İlah yoktur. Diridir, kâimdir. Onu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Onundur. İzni olmaksızın Onun Katında şefaatte bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. (Onlar ise) Dilediği kadarının dışında, Onun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar. Onun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların korunması Ona güç gelmez. O, pek Yücedir, pek büyüktür. (Bakara Suresi, 255)

    Allah, her an, her yerdedir. Allah'ın bulunmadığı hiçbir yer, kontrolünün olmadığı, denetlemediği hiçbir varlık ve canlı yoktur. Herşeye gücü yeten Allah her türlü zaaf ve aczden münezzehtir.

    ALLAH İNSANA ÇOK YAKINDIR

    İnsanların büyük bir çoğunluğu Allah'ı kendilerinden uzak zanneder. Oysa gerçekte, Allah "Muhakkak Rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır" (İsra Suresi, 60) ayetinde buyurduğu gibi insanlara çok yakındır. İnsanın her durumunu görür, her sesini işitir. Hatta içinden geçen düşünceleri, kalbindeki sıkıntı ve vesveseleri bilir. Allah bir ayetinde bu gerçeği şöyle bildirmektedir:

    Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.' (Kaf Suresi, 16)

    Allah her dua edenin -içinden etse dahi- duasını işitir ve ona cevap verir. Bu durum Kuran'da şöyle haber verilir:

    Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar. (Bakara Suresi, 186)

    Allah insanın kalbinden geçenleri de bilir. İnsanın yaptığı bir davranışı Kendi rızası için mi, yoksa nefsini tatmin etmek için mi yaptığını bilir. Bir Kuran ayetinde, Allah'ın insanların düşüncelerini bildiği şöyle hatırlatılmaktadır:

    Ve bilin ki, elbette Allah kalbinizden geçeni bilmektedir. Artık ondan kaçının. Ve bilin ki, şüphesiz Allah bağışlayandır, (kullara) yumuşak davranandır. (Bakara Suresi, 235)

    Sözü açığa vursan da, (gizlesen de birdir). Çünkü şüphesiz O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir. (Taha Suresi, 7)

    Allah, bu kitabı okuduğunuz şu an da her an olduğu gibi sizin yanınızdadır, yaptıklarınızı görmekte ve ne düşündüğünüzü de bilmektedir. Bu gerçek Kuran'da şöyle bildirilir:

    Allah'ın göklerde ve yerde olanların tümünü gerçekten bilmekte olduğunu görmüyor musun? Fısıldaşmakta olan üç kişiden dördüncüleri mutlaka O'dur; beşin altıncısı da mutlaka O'dur. Bundan az veya çok olsun, her nerede olsalar mutlaka O, kendileriyle beraberdir. Sonra yaptıklarını kıyamet günü kendilerine haber verecektir. şüphesiz Allah, herşeyi bilendir. (Mücadele Suresi, 7)

    ALLAH HERŞEYİ BİR KADER İLE YARATMIŞTIR


    Hiç şüphesiz, Biz herşeyi kader ile yarattık. (Kamer Suresi, 49)

    Kader; Allah'ın, geçmişve gelecek tüm olayları, zamansızlıkta yani tek bir an olarak takdir edip yaratmışolması ve bilmesidir.

    Allah, maddeyi yaratmış, maddenin hareketi olarak da zamanı yaratmıştır. Zaman ancak insan için geçerli bir boyuttur. Zaman, insan için geçer, insan ancak zaman geçtikçe ne yaşadığını görür. Ancak Allah elbette ki Kendi yarattığı bir kavram olan zamana tabi değildir. Bir başka deyişle, Allah'ın zamanın akışını beklemesi, insanların zaman içinde ne yapacaklarını bekleyerek görmesi kesinlikle söz konusu değildir. Allah tüm bu eksikliklerden münezzehtir. Allah zamana tabi olmadığı, Ezeli ve Ebedi olarak mutlak ve sonsuz olduğu için, bizim için gelecekte yaşanacak olan bir olayı, daha yaşanmadan bilmektedir. Bizim için binlerce yıl sonra olacak bir olayı, Allah zamansızlık boyutunda bilir. Zaten o olayın olmasını dileyen, takdir eden ve yaratan da Kendisidir. Bu büyük sır, bir Kuran ayetinde şöyle bildirilmektedir:

    Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre pek kolaydır. (Hadid Suresi, 22)

    ALLAH HERŞEYE GÜÇ YETİRENDİR


    Allah, herşeyin Yaratıcısı olarak, tüm varlıkların üzerinde tek tasarruf sahibidir. Bulutları Allah sürükler, rüzgarları Allah estirir, Güneş'e Allah ısı ve ışık verir, kuşları havada Allah tutar, tohumu Allah yarar, insanın kalbini Allah attırır, bitkilere Allah fotosentez yaptırır, gezegenleri yörüngesinde Allah gezdirir. İnsanlar bu gibi olayların "fizik kanunlarıyla", "yerçekimiyle", "aerodinamikle" ve benzeri maddi etkenlerle oluştuğunu sanırlar, oysa insanların unuttuğu bir detay vardır: Tüm fizik kanunlarının Yaratıcısı Allah'tır. Kainatta tek kudret sahibi olan, Allah'tır.

    Biz uyurken, otururken, yürürken, aklımızın ucundan bile geçirmezken Allah evrende var olan tüm sistemleri tek tek çalıştırıp idare eder. Varlığımızın devamı için meydana gelen işlemlerin her biri Allah'ın kontrolündedir. Küçük bir adım atabilmemiz bile, yerin çekim kuvvetinden iskelet sistemimize, sinir ve kas sistemimizden beynimize ve kalbimize, hatta dünyanın dönüşhızına kadar herşeyi Allah'ın ince ince hesaplamışolmasına bağlıdır.

    Dünyanın ve tüm evrenin varlığını sürdürebilmesini tesadüflere bağlamak ise çok büyük bir yanılgı olur. Aslında dünyadaki ve evrendeki düzen, tesadüfe kesinlikle yer olmadığının ve Allah'ın sonsuz gücünün açık bir delilidir. Örneğin Dünya, Güneşevresinde dönerken öyle bir yörünge çizer ki, her 29 km'de bir doğru çizgiden yalnızca 2.8 milimetrelik bir sapma gösterir. Eğer bu sapma 0.3 milimetre az veya 0.3 milimetre daha fazla olsa, yeryüzündeki canlılar donarak veya kavrularak ölürlerdi. Küçük bir bilyenin bile milim şaşmadan aynı yörüngede dönebilmesi neredeyse imkansızken, dev kütlesiyle dünya böyle bir dönüşü gerçekleştirir. Kuran'da, "... Allah, herşey için bir ölçü kılmıştır" (Talak Suresi, 3) ayetinde bildirildiği gibi, çevremizde gördüğümüz muhteşem düzen, Allah'ın milyarlarla ifade edilen büyüklükteki sistemleri milimlere bağlı dengelerle koruması sayesinde ortaya çıkar.

    İnsanların çoğu, Allah'ın "herşeyi yaratıp bıraktığı" sonra bu düzenin kendi kendine devam ettiği şeklinde sapkın bir inanca sahiptirler. Oysa evrenin her noktasında her an meydana gelen tüm olaylar Allah'ın izniyle, O'nun bilgisinde ve kontrolü altında gerçekleşir. Kuran'da bildirildiği gibi:

    Allah'ın, gökte ve yerde olanların hepsini bilmekte olduğunu bilmiyor musun? Gerçekten bunlar bir kitaptadır. Hiç şüphesiz bunlar(ı bilmek), Allah için pek kolaydır. (Hac Suresi, 70)

    Canlıların vücutlarında gerçekleşen ve her biri son derece kompleks olan olaylar da, Allah'ın kudretini kavramak için iyi birer örnektir. Örneğin sahip olduğunuz böbrekler her saniye kanınızı taramakta, kanın içinde vücudunuza zararlı olan molekülleri diğerlerinden seçip ayrıştırmakta, zararlıları vücuttan atılmak üzere ayırmaktadırlar. Bunu yapanlar, böbrek hücreleridir. Bir böbrek hücresinin yaptığı bu tarama ve ayrıştırma işlemini yapabilmek için, dev diyaliz makineleri kullanılmaktadır. Bunları ise, tıp ve biyoloji konusunda uzman olan insanlar tarafından planlanmaktadır. Ama böbrek hücresinin ne gözü, ne bir başka duyusu, ne karar verme merkezi, ne de düşünme yeteneği vardır. Kısacası bir böbrek hücresi hiçbir şuura sahip değilken, büyük şuur gerektiren işler yapmaktadır.

    Canlıları incelediğimizde bunun gibi milyonlarca örneğe rastlamak mümkündür. Bilinçsiz maddelerden oluşan moleküller, son derece bilinçli işler yaparlar. İşte burada açıkça görünür hale gelen şuur, Allah'ın sonsuz akıl ve bilgisinin birer tecellisidir. Böbrek hücrelerini de, onlara fayda veren molekülleri de kontrolü altında tutan, yapacakları işleri onlara yaptıran Allah'tır. Allah, yaratmışolduğu varlıklara daimi olarak "emirler" indirdiğini bir ayetinde şöyle haber vermektedir:

    Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah'ın herşeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle herşeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için. (Talak Suresi, 12)

    Kainattaki herşeyi yaratan Allah'ın, elbette ki ölüleri de diriltmeye güç yetireceği apaçıktır. Bu gerçek bir ayette şu şekilde haber verilmektedir:

    Onlar görmüyorlar mı ki, gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan (Allah), ölüleri de diriltmeye güç yetirir. Hayır; gerçekten O, herşeye güç yetirendir. (Ahkaf Suresi, 33)

    ALLAH HERŞEYİ BİLİR VE GÖRÜR

    İnsanlar Allah'ı, O'nun dilemesi dışında göremezler. Göremedikleri için de çoğu zaman gaflete düşer ve Allah'ın kendilerini görmediği zannına kapılırlar. Oysaki Allah kainattaki her olayı en ince ayrıntısına kadar görür ve bilir. Bu gerçek bir ayette şöyle vurgulanmaktadır:

    Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, Latif olandır, haberdar olandır. (Enam Suresi, 103)

    İnsan her nerede olursa olsun Allah mutlaka onunla birliktedir. Şu anda da Allah, sizin bu satırları okuduğunuzu görüyor ve neler düşündüğünüzü biliyor. Her nereye giderseniz gidin, her ne yaparsanız yapın bu gerçek değişmeyecektir. Allah, insanları her yerde gördüğünü Kuran'da şöyle haber verir:

    Senin içinde olduğun herhangi bir durum, onun hakkında Kur'an'dan okuduğun herhangi bir şey ve sizin işlediğiniz herhangi bir işyoktur ki, ona (iyice) daldığınızda, Biz sizin üzerinizde şahidler durmuşolmayalım. Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabbinden uzakta (saklı) kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın. (Yunus Suresi, 61)

    Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden O'dur. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni ve ona çıkanı bilir. Her nerede iseniz, O sizinle beraberdir, Allah, yaptıklarınızı görendir. (Hadid Suresi, 4)

    Bu gerçeğin bilincinde olan mümin, her zaman için kendisini Allah'a teslim etmeli, O'nun himayesine sığınmalı, O'ndan korkmalı ve başka hiçbir şeyden korkmamalıdır. Allah'ın, Hz. Musa ve Hz. Harun'a verdiği emir, tüm müminler için yol göstericidir. Ayette şöyle buyrulmaktadır:

    Dedi ki: "Korkmayın, çünkü Ben sizinle birlikteyim; işitiyorum ve görüyorum. (Taha Suresi, 46)

    HER VARLIK ALLAH'A BOYUN EĞMİŞTİR

    Kainatta bulunan canlı ve cansız her varlık, Allah'ın iradesinin altındadır. Ancak O dilediği takdirde hareket edebilirler ve ne dilerse ancak onu yapabilirler. Örneğin, kendi ihtiyacının çok üstünde bal üreten arılar, balın insana faydalı olacağını bilemezler; balın faydalı ve güzel olmasını gerektiren kimyevi birleşimi de bilemezler. Ayrıca ihtiyaçlarından çok fazla balı neden ürettiklerinin farkında olmadıkları gibi, dizayn ve hesap harikası olan muntazam altıgenlerden oluşan petekleri yapabilecek akıl ve ilme de sahip olamazlar. Arılara tüm bunları yaptıran, bütün varlıkların Kendisine boyun eğdiği Allah'tır. Arıların bunları Allah'ın vahyi ile yaptıkları Kuran'da bize şöyle bildirilmektedir:

    Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 68-69)

    Arıların vahiyle hareket etmesi istisnai bir durum değildir. Arılar gibi, insanlar dahil tüm varlıkların da aynı şekilde Allah'ın ilhamı ile hareket ettiklerini anlamamız için Allah bu örneği vermektedir ve üzerinde düşünenler için bunun bir delil olduğunu vurgulamaktadır. Tüm varlıklar Allah'ın ilhamı ile hareket ettikleri için, O'na gönülden boyun eğmişlerdir. Bu gerçek bir ayette şöyle bildirilir:

    Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur; hepsi O'na 'gönülden boyun eğmiş' bulunuyorlar. (Rum Suresi, 26)

    Bazı insanlar, şeytanın Allah'tan bağımsız müstakil bir güç olduğunu zannederler. (Allah'ı tenzih eteriz) Bazı dinlerde de şeytana Allah'tan ayrı bir güç atfedilir. Oysa tüm bunlar büyük birer sapkınlıktır. Gerek şeytan, gerekse onun yolundan giden inkarcılar, Allah'ın iradesine boyun eğmişlerdir. Allah insanları imtihan etmek için şeytanı yaratmış, ona insanları inkara davet etme gücü ve yetkisi vermiştir. Kuran'da Allah'ın şeytana hitabı şöyle anlatılmaktadır:

    (Allah) Dedi ki: "Öyleyse ordan (cennetten) çık, artık sen kovulmuşbulunmaktasın."

    "Ve şüphesiz, din (kıyametteki hesap) gününe kadar Benim lanetim senin üzerinedir."

    Dedi ki: "Rabbim, öyleyse onların dirilecekleri güne kadar bana süre tanı."

    Dedi ki: "O halde, süre tanınanlardansın."

    "Bilinen vaktin gününe kadar."

    Dedi ki: "Senin izzetin adına andolsun, Ben, onların tümünü mutlaka azdırıp-kışkırtacağım. Ancak onlardan, muhlis olan kulların hariç." (Allah) "İşte bu haktır ve ben hakkı söylerim" dedi.

    "Andolsun, senden ve içlerinde sana tabi olacak olanlardan tümüyle cehennemi dolduracağım." (Sad Suresi, 77-85)

    İnsanın her hareketinin ve her halinin Allah'a bağlı olması gibi, şeytan da tamamen Allah'ın kontrolündedir ve O'nun iradesine boyun eğmişdurumdadır. Kendi başına karar alabilen ve uygulayabilen, müstakil bir iradeye sahip olan bir varlık değildir. Dünyadaki imtihan ortamı içinde, doğrularla yalancıları birbirinden ayırmak için Allah şeytanı bir vesile olarak yaratmıştır.

    ALLAH HAKKINDAKİ BATIL İNANÇLAR

    Allahın hak din kitabı olarak indirdiği Tevrat ve İncil, zaman içinde insan eliyle değiştirildikleri için şu anda hak olma özelliklerini yitirmişlerdir. Nitekim Kuranın gönderilme sebeplerinden biri de budur. Allah, Kurandan önceki İlahi kitapların insan eliyle değiştirildiğini şöyle anlatmaktadır:

    Artık vay hallerine; kitabı kendi elleriyle yazıp, sonra az bir değer karşılığında satmak için Bu Allah Katındandır diyenlere. Artık vay, elleriyle yazdıklarından dolayı onlara; vay kazanmakta olduklarına. (Bakara Suresi, 79)

    Onlardan öyleleri vardır ki, dillerini kitaba doğru eğip bükerler, siz onu (bu okur göründüklerini) kitaptan sanasınız diye. Oysa o kitaptan değildir. Bu Allah Katındandır derler. Oysa o, Allah Katından değildir. Kendileri de bildikleri halde Allaha karşı (böyle) yalan söylerler. (Al-i İmran Suresi, 78)

    Tevrat ve İncil'deki tahrifler, bu kitaplardaki tariflere göre Allah'ı tanıyanların yanlışinançlara sahip olmalarına yol açmıştır. DeğiştirilmişTevrat ve İncil'de, hak din kitabını değiştirmeye cüret edebilecek derecede Allah'a ve dinine duyarsızlığı ve belki de kastı olan insanların, Allah'ı (Allah'ı tenzih ederiz) adeta bir insana benzeterek eksiklikleri olan bir varlık şeklinde tanıttıklarını görürüz. Oysa elbette ki Allah her türlü eksik sıfattan münezzehtir. Allah bu konuyu Kuran'da şöyle açıklamıştır:

    Andolsun, Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık; Bize hiçbir yorgunluk dokunmadı. (Kaf Suresi, 38)

    Onlar görmüyorlar mı ki, gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan (Allah), ölüleri de diriltmeye güç yetirir. Hayır; gerçekten O, herşeye güç yetirendir. (Ahkaf Suresi, 33)


    Yukarıdaki ayetler Kuran'dan önceki İlahi kitapların değiştirilmişolduğunu açıkça göstermektedir. Dolayısıyla bu kitaplara göre inançlara sahip olanların yanlışyollara sürüklendiğini ve Allah'ı gerçek vasıflarıyla tanıyamadıklarını ortaya koymaktadır.

    Kuran ise, Allahın koruduğu ve hiçbir şekilde değiştirilemeyeceği bildirilmiş, orijinal metni günümüzde mevcut bulunan Kutsal Kitaptır. Kuran, Allah Katında tek geçerli din olan İslam dininin kitabıdır. Ayetlerde şöyle buyrulmaktadır:

    Hiç şüphesiz, zikri (Kur'an'ı) Biz indirdik Biz; onun koruyucuları da gerçekten Biziz. (Hicr Suresi, 9)

    Kim İslam'dan başka bir din ararsa asla ondan kabul edilmez. O, ahirette de kayba uğrayanlardandır. (Al-i İmran Suresi, 85)

    Kuran'da, Hıristiyan ve Yahudilerin Allah hakkındaki batıl inançları da bildirilir ve bu inançların doğrusu anlatılır. Örneğin Hıristiyan inancının temeli olan "Allah'ın Hz. İsa'yı oğul edinmesi" iddiası, tam bir batıl inanç ve Allah'a karşı iftiradan ibarettir. Bu gerçeği haber veren ayetlerde şöyle buyrulur:

    Dediler ki: "Allah oğul edindi." O, (bu yakıştırmadan) Yücedir. Hayır, göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur, tümü O'na gönülden boyun eğmişlerdir. Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "Ol" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 116-117)

    Aynı konuda gerçekleri bildiren diğer bazı ayetler ise şöyledir:

    Ey Kitap Ehli, dininiz konusunda taşkınlık etmeyin, Allah'a karşı gerçek olandan başkasını söylemeyin. Meryem oğlu Mesih İsa, ancak Allah'ın elçisi ve kelimesidir. Onu ('Ol' kelimesini) Meryem'e yöneltmiştir ve O'ndan bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve elçisine inanınız; "üçtür" demeyiniz. (Bundan) kaçının, sizin için hayırlıdır. Allah, ancak bir tek İlahtır. O, çocuk sahibi olmaktan Yücedir. Göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Vekil olarak Allah yeter. (Nisa Suresi, 171)

    Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır. O'nun nasıl bir çocuğu olabilir? O'nun bir eşi (zevcesi) yoktur. O, herşeyi yaratmıştır. O, herşeyi bilendir. (Enam Suresi, 101)

    Hıristiyan inancında Allah, ilk anda yarattıktan sonra herşeyi kendi haline bırakmışgibi tarif edilmektedir. Oysa daha önce de belirttiğimiz gibi Allah, her an yaratma halindedir ve kainat sürekli olarak O'nun kudreti altındadır. O'nun dilemesi ve kontrolü dışında yeryüzünde hiçbir olayın gerçekleşmesinin mümkün olmadığı ayetlerde şöyle haber verilir:

    Ya da halkı sürekli yaratmakta olan, sonra onu iade edecek olan ve sizi gökten ve yerden rızıklandıran mı? Allah ile beraber başka bir ilah mı? De ki: "Eğer doğru söylüyor iseniz, kesin-kanıt (burhan)ınızı getiriniz". (Neml Suresi, 64)

    Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor. Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, Kendisi'nden sonra artık kimse onları tutamaz. Doğrusu O, Halim'dir, bağışlayandır. (Fatır Suresi, 41)

    Allah, tüm bu ve daha burada bahsini geçirmediğimiz iftiralara karşı, Kuran'da üstün vasıflarını tarif etmiştir. Bu da, söz konusu yanlışinançlara sahip olanlara hem bir cevap olmuş, hem de onları Allah'ı doğru tanımaya yönlendirmiştir.

    Herkes bilmelidir ki, Allah tektir, O'nun benzeri yoktur, tüm eksikliklerden münezzehtir, her yeri kaplamıştır, her an yaratma halindedir, insanlara çok yakındır, herşeye gücü yetendir, sonsuz merhamet sahibidir, sonsuz adalet sahibidir, din gününün (mahşer, hesap günü) sahibidir, herşeyi görür, işitir, bütün güzel isimlerin ve vasıfların sahibidir.


    Facebook




    Üyelik



  1. Yazan:
    no avatar


    REKLAM



Benzer Konular

  1. Temel İnanç Esasları
    Konuyu Açan: BiR-DOST, Forum: Ayet Hadis Ve Dini Bilgiler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 27.09.2011, 22:19
  2. Batıl İnanç Nedir - Batıl İnanç Örnekleri
    Konuyu Açan: Leyl-i Lal, Forum: Bunları Biliyormuydunuz.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 26.04.2011, 01:27
  3. İslam'ın İnanç Esasları
    Konuyu Açan: CA-CHALLENGE, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj : 28.03.2011, 20:56
  4. Kur'an ve Sünnette İslam Esasları - Fehmi Mendeş
    Konuyu Açan: Nerissa-Su, Forum: Kitap Tanıtımı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 20.12.2010, 10:39
  5. İmanın Esasları
    Konuyu Açan: AYIŞIĞI, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05.06.2009, 20:58

copyright

Soru Cevap

izmit düğün salonları - grafimx