Kutub-i Sitte Hadis-i Şerifleri

  1. 731 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma): "Allah'i zikretmek elbet en buyuktur" (Ankebut, 45) mealindeki ayet hakkinda sunu soyledi: "Kulun Allahu Teala'yi diliyle zikretmesi buyuk (bir ibadet)tir. Onu zikretmesi, herhangi bir gunaha yaklasinca O'ndan korkarak terketmesi, gunah isler oldugu halde diliyle zikretmesinden, daha buyuktur.
    Rezin tahric etmistir, kaynagi bulunamamistir.

    RUM SURESI

    732 - Ebu Sa'id (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bedir gunu Rumlar, Iranlilara galebe caldi. Bu zaferden mu'minler de sevindi. Bunun uzerine su mealdeki ayet nazil oldu (okundu): "Elif Lam-Mim, Rumlar maglub oldu, yakin bir yerde. Halbuki onlar bu yenilmelerinin ardindan galib olacaklar birkac yil icinde. Onunde de sonunda da emir Allah'indir. O gun mu'minler Allah'in nusretiyle ferahlayacak" (Rum 1-4).
    Tirmizi, Tefsir, Rum (3190).

    LOKMAN SURESI

    733 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Gayb'in anahtari bestir" dedi ve su mealdeki ayeti okudu: "O saatin (kiyametin) ilmi suphesiz ki Allah'in nezdindedir. Yagmuru O indirir. Rahimlerde olani O bilir. Hicbir kimse yarin ne kazanacagini bilmez. Hicbir kimse hangi yerde olecegini bilmez. Suphesiz ki Allah (her seyi) bilendir. Her seyden haberdardir" (Lokman 34).
    Buhari, Tefsir, Lokman 2, En'am l,Istiska 29.

    SECDE SURESI

    734 - Hz. Cabir (radiyallahu anh) anlatiyor:
    "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) Elif-Lam-Mim Tenzil ve Tebareke'llezi bi-Yedihi'l-Mulk surelerini okumadan uyumazdi."
    Tavus (rahimehullah), bu iki surenin faziletce Kur'an'daki diger surelerden herbirine yetmis kat ustun oldugunu soylerdi.
    Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 9, (2894), Da'avat 22, (4001).

    735 - Hz. Enes (radiyallahu anh), "Yanlari yataklarindan uzaklasir, korku ve umid ile Rablerine dua ederler.." (Secde 16) mealindeki ayetin, Atame denen yatsi namazini bekleyenler hakkinda indigini soylemistir."
    Tirmizi, Tefsir, Secde (3194); Ebu Davud'daki vechi muteakip rivayette goruldugu uzere biraz farklidir. Tirmizi hadisin sahih oldugunu soylemistir.

    736 - Hz. Enesin rivayeti Ebu Davud'da su sekilde gelmistir: Muslumanlar, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) zamaninda) aksamla yatsi arasinda nafile namaz kiliyorlardi. Bunun uzerine "Yanlari yataklarindan uzaklasir, korku ve umid ile Rablerine dua ederler..:' ayeti nazil oldu."
    Hasan Basri merhum: "Ayet-i kerime kiyamu'l-leyl yani gece namazi ile ilgilidir, o kastedilmektedir" demistir.
    Ebu Davud, Salat 312, (1321).

    737 - Ubey Ibnu Ka'b (radiyallahu anh), "Biz, o en buyuk azabtan once de onlara mutlaka yakin azabtan tattiracagiz, ta ki, ric'at etsinler" (Secde 21. ) mealindeki ayet hakkinda sunu soylemistir: (Yakin azab) dunya musibetleri, Rum ve Batsa veya Duhan'dir. -Hadisin ravisi, Batsa mi derdi duhan mi derdi tereddut eden kimsenin Su'be oldugunu belirtir.
    Muslim, Munafikun 42 (2799).

    AHZAB SURESI

    738 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Biz, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in azadlisi olan Zeyd Ibnu Harise'ye sadece Zeyd Ibnu Muhammed diye sesleniyorduk. Bu davranisimiz, "Onlari babalarina nisbet ederek cagirin.:' (Ahzab, 5) mealindeki ayet ininceye kadar devam etti."
    Buhari, Tefsir, Ahzab 2; Muslim, Fedailu's-Sahabe 62, (2425); Tirmizi, Tefsir, Ahzab (3207).

    739 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdu ki: "Ben her mu'mine, mutlaka, dunya ve ahirette insanlarin en yakiniyimdir. Dilerseniz (bu hususla ilgili olan) su ayeti okuyun: "O peygamber, mu'minlere oz nefislerinden evladir. Zevceleri, mu'minlerin analaridir..." (Ahzab 6). Hangi mu'min (vefatinda) bir mal birakirsa varisleri (asabi) ona varis olsunlar. Borc veya bakima muhtac birini birakmissa o da bana gelsin, ben onun mevlasiyim."
    Buhari, Tefsir, Ahzab 1, Kefalet 5,Istikraz 11, Nafakat 15, Feraiz 4, 15, 25; Muslim, Feraiz 14, (1619).

    740 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma): "Allah bir adamin icinde iki kalp yaratmadi..." (Ahzab, 4) mealindeki ayet hakkinda sunu soylerdi: "Bir gun, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) namaz kilmak icin kalkmisti, namazda bir hata yapti. Cemaatte onunla namaz kilan munafiklar derhal: "Bakin, bunun iki kalbi var, bunlardan biri sizinle, biri onlarla (Ashabiyla)" dediler. Iste onlarin bu sozu uzerine bu ayet nazil oldu."
    Tirmizi, Tefsir, Ahzab, (3197).

     

     

    byHaktan - 10.10.2009 - 22:30
  2. 741 - Hz. Aise (radiyallahu anha), "O vakit onlar hem ustunuzden, hem altinizdan size gelmislerdi. O zaman gozler yilmis, yurekler girtlaklara dayanmisti ve siz Allah'a karsi turlu zanlarda bulunuyordunuz. Iste orada mu'minler imtihana ugratilmisti. Siddetli bir sarsinti ile sarsilmislardi..." (Ahzab, 10-11) mealindeki ayet hakkinda: "Bu, Hendek Savasi ile ilgilidir" demistir.
    Buhari, Megazi 29, Muslim'deki yeri bulunamamistir.

    742 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Biz su ayeti amcam Enes Ibnu'n-Nadr hakkinda indi biliyorduk. (mealen): "Mu'minler icinde Allah'a verdikleri sozde sadakat gosteren nice erler var. Iste onlarin kimi adagini odedi, kimi de (bunu) bekliyor.
    Onlar hicbir suretle (ahidlerini) degistirmediler." (Ahzab 23).
    Buhari, Tefsir, Ahzab 3; Muslim, Imaret 148 (1903); Tirmizi, Tefsir, Ahzab (3198-3199).

    743 - Ummu Umare (radiyallahu anha) anlatiyor: "Ey Allah'in Resulu, dedim, her seyi erkekler icin goruyorum. Hicbir sekilde kadinlarin zikredildigini gormuyorum." Bunun uzerine su ayet indi. (mealen): "Dogrusu, erkek ve kadin Muslumanlar, erkek ve kadin mu'minler, boyun egen erkekler ve kadinlar, dogru sozlu erkekler ve kadinlar, sabirli erkekler ve kadinlar, gonulden baglanan erkekler ve kadinlar, oruc tutan erkekler ve kadinlar, iffetlerini koruyan erkekler ve kadinlar, iste Allah bunlarin hepsine magfiret ve buyuk ecir hazirlamistir" (Ahzab,35).
    Tirmizi, Tefsir,Ahzab (3209).

    744 - Hz. Aise (radiyallahu anha) demistir ki: "Eger Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) kendisine inen vahiyden bir sey gizleseydi su ayeti gizlerdi: "(Habibim) hatirla o zamani ki; Allah'in kendisine -Islam'la- nimet verdigi ve senin de yine kendisine lutufta bulundugun zata sen: "Zevceni uhdende tut. Allah'tan kork" diyordun da Allah'in aciga cikaricisi oldugu seyi icinde gizliyor, insanlarin (dedikodusundan) korkuyordun. Halbuki Allah kendisinden korkmana daha layikti. Simedi madem ki Zeyd o kadindan ilisigini kesti, biz onu sana zevce yaptik. Ta ki ogulluklarin, kendilerinden iliskilerini kestikleri zevceler(ini almakta) mu'minler uzerine gunah olmasin. Allah'in emri yerine getirilmistir" (Ahzab, 37).
    Nitekim Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam), Zeyneb'le evlenince: "Oglunun helalligiyla evlendi" dediler. Bunun uzerine Cenab-i Hakk su mealdeki ayeti indirdi: "Muhammed adamlarinizdan hicbirinin babasi degildir. Fakat Allah'in Resulu ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah herseyi hakkiyle bilendir'' (Ahzab, 40).
    Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Zeyd'i kucukken evlat edinmisti. Buyuyup delikanli oluncaya kadar yaninda kaldi. Herkes onu Zeyd Ibnu Muhammed diye cagiriyordu. Bu sebeple Cenab-i Hakk su mealdeki ayeti inzal buyurdu: "Onlari babalarina nisbet ederek cagirin. Bu, Allah indinde daha dogrudur. Eger babalarinin (kim oldugunu) bilmiyorsaniz o halde (esasen) dinde kardesleriniz (olmakla beraber) dostlarinizdir da" (Ahzab, 5).
    Tirmizi, Tefsir, Ahzab (3206); Muslim, Iman 287, (177); Buhari, Tevhid 22.

    745 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) Zeyneb (radiyallahu anha)'le evlenmislerdi ki, annem Ummu Suleym bana: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a bir hediyede bulunsak" dedi. Ben kendisine:
    - Bir seyler yap! dedim. Bunun uzerine hurma ve yag ve kes getirdi, bir tencereye koyarak bunlarla yemek yapti ve benimle gonderdi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a goturdum.
    Yemegi birak!" dedi. Sonra bana emredip: "Bana falancalari cagir" dedi ve teker teker isimlerini soyledi. Ayrica:
    "- Kime rastlarsan cagir" diye emretti. Enes der ki: Emri yerine getirdim, sonra dondum. Ev insanlarla dolmustu. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) elini mezkur yemegin uzerine koydu ve Allah'tan baska kimsenin bilmedigi bir seyler soyledi. Sonra cemaati onar onar cagirdi. Herkes o yemekten yiyordu. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) yiyenlere:
    " Yemege Allah'in ismini zikrederek baslayin! Herkes onunden yesin!" dedi.
    Bu hal herkesin yemekten yeyip dagilmasina kadar devam etti. Sonunda cikanlar cikti. Bazilari da kalip sohbete devam ettiler. Bir muddet sonra Resulullah (aleyhissalatu vesselam) da cikip hucrelere dogru yurudu. Pesisira ben de ciktim ve:
    "- Davetliler gitti artik!" dedim. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) evine geri dondu (ve derhal vahiy alameti olan) ortuyu uzerine cekti. Bu sirada ben hucrede idim. (Vahiy hali gecince) o (aleyhissalatu vesselam) su vahyi okuyordu:
    "Ey iman edenler, (bundan sonra) Peygamber'in evlerine yemege davet olunmaksizin, vaktine de bakmaksizin- girmeyin. Fakat davet olundugunuz zaman girin. Yemegi yiyince dagilin. Soz dinlemek veya sohbet etmek icin de (izinsiz) girmeyin. Cunku bu Peygamber'e eza vermekte, o sizden utanmaktadir. Allah ise, hak(ki aciklamak)tan cekinmez..." (Ahzab 53).
    Buhari, Tefsir,Ahzab 8, Nikah 67, 64,Et'ime 59, Isti'zan 10, 33, Tevhid 22; Muslim, Nikah 8, (1428);Tirmizi, Tefsir, Ahzab, (3215, 3216, 3217).

    746 - Hz. Urve, Hz. Aise (radiyallahu anha)'den naklediyor: Hz. Aise byurmustur ki: "Havle Bintu Hakim (radiyallahu anha), Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a kendisi gelip evlenme teklif edenlerdendir." Aise (radiyallahu anha) devamla dedi ki: "Ben (kiskancligin sevkiyle): "Kadin kismi bir erkege evlenme teklifi yapmaktan sikilmaz mi?" (diyerek bu sekilde Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e teklifte bulunanlari kinardim). Ne zaman ki: "Onlardan kimi dilersen (nevbetinden) geri birakir, kimi de dilersen yanina alabilirsin. (Nevbetinden) geri biraktiklarindan kimi istersen (nezdine almak)da da sana gucluk yoktur..." (Ahzab, 51) mealindeki ayet nazil oldu, (kendimi tutamayarak): "Ey Allah'in Resulu, goruyorum ki, Rabbin seni memnun kilmada gecikmiyor" dedim.
    Buhari, Tefsir, Ahzab 7, Nikah 29; Muslim, Rida' 49, (1464); Ebu Davud, Nikah 39, (2136); Nesai, Nikah 1, (6, 54).

    747 - Ummu Hani (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) beni istemisti. Kendisine ozur beyan ettim, ozrumu kabul etti. Sonra Cenab-i Hakk su ayeti indirdi.
    "Ey Peygamber! Mehirlerini verdigin zevcelerini ve Allah'in sana ganimet (olarak nasib) ettiklerinden sag elinin malik oldugu kadiinlari, seninle beraber (Medine'ye) hicret eden amcanin kizlarini, halanin kizlarini, dayinin kizlarini, teyzenin kizlarini, bir de eger mu'min bir kadin kendisini Peygamber'e bagislayip da eger Peygamber de nikahla almak isterse onu (fakat bu sonuncusunu) diger mu'minlere degil, yaliniz sana has olmak uzere senin icin helal kildik..." (Ahzab, 50). Ummu Hani (radiyallahu anha) devamla der ki:
    Bu ayet uzerine (kendi kendime): "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a helal kilinmadim, cunku hicret etmedim, ben Fetih gunu hurriyeti bagislananlardanim" dedim."
    Tirmizi, Tefsir, Ahzab (3211).

    748 - Ibnu Abbas, (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) muhacir olan mu'min kadinlar disinda kalanlarla evlenmekten men edildi. Ayet soyle buyurur:
    "Bundan sonra kadinlar(i alman) ve bunlari herhangi zevcelerle degistirmen, guzellikleri hosuna gitse de, sana helal olmaz. Sag elinin malik oldugu (cariyeler) mustesna. Allah her seye nigahbandir" (Ahzab 52). Keza Allah, "Mu'min cariyelerinizi.."
    (Nisa, 25); "Nefsini peygambere bagislayan mu'min kadin"i (Ahzab, 50) helal kildi. Islam'dan baska bir dinde olanlarin hepsini haram kilip sonra da soyle buyurdu. (Mealen):
    "... Kim imani tanimayip kafir olursa her halde butun yaptigi bosuna gitmistir ve o, ahirette en cok ziyana ugrayanlardandir" (Maide, 5).
    Yine ayet-i kerime soyle buyurur:
    "Ey Peygamber! Mehirlerini verdigin zevceleri ve Allah'in sana ganimet (olarak nasib) ettiklerinden sag elinin malik oldugu kadinlari, seninle beraber (Medine'ye) hicret eden amcanin kizlarini, halanin kizlarini, dayinin kizlarini, teyzenin kizlarini, bir de eger mu'min bir kadin kendisini Peygamber'e bagislayip da eger Peygamber de nikahla almak isterse onu -(fakat bu sonuncusunu) diger mu'minlere degil, yalniz sana has olmak uzere- senin icin helal kildik..." (Ahzab, 50) Iste bunlar disinda kalan butun kadinlar Hz. Peygamber'e haram edilmistir.
    Tirmizi, Tefsir, Ahzab (3213).

    749 - Hz. Aise (radiyallahu anha) diyor ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) olmezden once butun kadinlarla nikah kendisine helal kilindi."
    Tirmizi, Tefsir, Ahzab, (3214); Nesai, Nikah 2 (6, 56).

    750 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Hz. Musa (aleyhi's-selam) son derece haya sahibi ve siki ortunen birisi idi. Istihyasi (haya duygusunun fazlaligi) sebebiyle bedeninden hicbir yer gorulmezdi. Beni Israil'den bazilari ona eziyette bulundu. (Soyle ki: Bir gun aralarinda): "Onun bu sekilde siki giyinmesine bedenindeki bir kusur sebep olmasin? Muhakkak ki o, ya abrastir, ya da debbelidir (hayasinda sisme vardir) veya bir baska afete maruzdur" diye dedi-kodu yaptilar. Cenab-i Hakk Hz. Musayi bu dedikodularindan tebrie etmek diledi.
    Yine bir gun Hz. Musa (aleyhi's-selam) bir tenhada, elbiselerini bir tas uzerine birakip tek basina suya girmis yikaniyordu. Yikanmasi tamam olunca, giyinmek. uzere camasirlarina dogru yurudu. Tam bu sirada, uzerinde giyecekler oldugu halde tas yuvarlanmaya basladi. Hz. Musa (aleyhi's-selam) degnegini eline alip tasi yakalamaya calisti. Bu sirada "Elbisem ey kaya ! Elbisem ey kaya !" diye de bagiriyordu. (Tasin pesinden kosarken) Beni Israil'den bir cemaatin yanina kadar vardi. Hz. Musayi ciplak vaziyette gorduler, yaratilisca herkesten guzel (ve kusursuz) ve de dikodulardan beri idi. Kaya durdu. Hz. Musa (aleyhi 's-selam) camasirini alip giydi. Sopasiyla tasa vurmaya basladi. (Ebu Hureyre der ki): "Allah'a kasem olsun, o tasta sopa darbeleri sebebiyle uc veya dort tane bere izi var." Su ayet bu hadiseye isaret etmektedir: "Ey iman edenler, siz de Musa'yi incitenler gibi olmayin. Nihayet Allah onu dedikleri seyden temize cikardi. O, Allah indinde yuzu (itibarli bir zat) idi" (Ahzab, 69).
    Buhari, Gusl 20, Enbiya 27, Tefsir, Ahzab 11, Muslim, Hayz 75 (339), zail, 55 (339); Tirmizi, Tefsir, Ahzab (3219).

     

     

    byHaktan - 10.10.2009 - 22:30
  3. SEBE SURESI

    751 - Ferve Ibnu Museyrk (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e bir gun:
    "- Ey Allah'in Resulu, kavminden yuz cevirenlere karsi, Islam'i benimseyenlerle bir olup mucadele edeyim mi?" diye sordum. Onlarla savasma hususunda bana izin verdi ve beni emir tayin etti. Ben (Medine'den) ayrilinca:
    " Gutayfi ne yapti.?" diye benden sormus. Kendisine, gittigim soylenince hemen pesimden birisini gondererek beni geri cagirdi ve su talimati verdi:
    " Kavmini Islam'a davet et. Onlardan Islam gelenlerin Muslumanligini kabul et. Kabul etmeyenler icin savasmakta acele etme, ben sana yeni bir emir gonderinceye kadar bekle."
    Der ki: Sebe kavmi hakkindaki ayetler nazil olmustu. Bir adam sordu:
    "- Ey Allah'in Resulu, Sebe de ne? Bir yer veya bir kadin midir?"
    " Ne bir yer, ne de bir kadin degildir. Bilakis bir erkektir. On cocuklu bir Arap. Bu cocuklardan altisi Yemen cihetine gidip yerlesti, dordu de Sam cihetine gidip yerlesti. Sam tarafina gidenler Lahm, Cuzam, Gassan ve Amile kabilelerini ortaya cikardilar. Yemen tarafina gidenler ise Ezd, Es'ariyyun, Himyer, Kinde, Muzhic ve Enmar halkini meydana getirdiler. "
    Bir adam: " Enmar da ne?" diye sordu.
    " Enmar, dedi, Has'am ve Becile kabilelerinin mensup oldugu cemaattir."
    Ebu Davud, Hurufve'l-Kira'at 1, (3978); Tirmizi, Tefsir, Sebe, (3220).

    752 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdu ki:
    "Allahu Teala Hazretleri semada bir isin yapilmasina hukmetti mi, Rabb-i Teala'nin sozune ihtiramla, melaike (aleyhimusselam) korku ile kanatlarini birbirine vururlar. Rabb Teala nin isitilen sozu duz bir kaya uzerinde (hareket eden) zincirin sesi gibidir. Meleklerin kalplerinden korku acilinca (Cebrail ve Mikail gibi mukarreb meleklere):
    " Rabbiniz ne buyurdu?" diye sorarlar. Onlar da: "Allah Teala hazretleri hakki soylemistir. Zaten O, yuce ve uludur" derler. O'nun sozunu, kulak kabartan (seytanlar gizlice) isitir. Kulak hirsizi seytanlar (yerden goge kadar) birbirlerinin ustunde (zincirleme) dizilmis ve kulak hirsizligina hazirlanmis bulunur. - Sufyan (Ibnu Uyeyne) eliyle tarif etti: Parmaklarini once (ust uste) dizdi, sonra acti-(En ustteki, ilahi kelami isitir ve alttakine verir, o da kendi altindakine verir.
    Boylece gele gele sihirbaz ve kahinlerin diline kadar ulasir. Bazan kelimeyi asagidakine vermeden once bir sahap, seytana ulasir. Bazan sahap kendisine isabet etmezden once kelimeyi asagisindakine vermis olur. (Sihirbaz ve kahinler kendilerine bu sekilde ulasan hirsizlama habere) yuz kadar da kendileri ilave ederek yalanlar duzerler.
    Emr-i Ilahi yeryuzunde tahakkuk edince halk kendi arasinda: "Bu isin olacagi bize daha once falan falan gunlerde haber verilmemis miydi?" derler. Boylece, semada (kulak hirsiz1igi yoluyla) isitilmis olan haber boylece tasdik edilir."
    Buhari, Tefsir, Sebe 1, Hicr 1; Tirmizi, Tefsir, Sebe, (3221).

    753 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Allahu Zulcelal hazretleri vahiy suretiyle konustugu zaman sema ehli bir ses isitir ki bu, demir bir zincirin duz bir kaya uzerinde hareket etmesiyle cikan cingirak sesine benzer. Sema ehli bu sesi duyunca korku ve hasyetten bayilirlar. Cibril (aleyhi's-selam) kendilerine gelinceye kadar bu halde devam ederler. O gelince korku, kalplerinden acilir. Hemen: "Ey Cibril, Rabbiniz ne buyurdu?" diye sorarlar. O: "Hakki soyledi" der. Sema ehli hep bir agizdan: "el-Hak, el-Hak" diye soylesirler.
    Ebu Davud, Sunnet 22, (4738).

    FATIR SURESI

    754 - Ebu Said (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), "Sonra biz o kitabi kullarimizdan (begenip) sectiklerimize miras biraktik. Iste onlardan kimi nefsine zulmedendir. Onlarin bazisi mutedildir, onlardan bir kismi da Allah'in izniyle hayrat (ve hasenat yarislarin)da oncu ol(up kazan)andir...!" (Fatir, 32) ayeti hakkinda sunu soyledi: "Bunlarin hepsi ayni makamdadir, hepsi de cennettedir."
    Tirmizi, Tefsir, Melaike (Fatir), (3223).

    755 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma): "Onlar orada soyle bagrisirlar: "Rabbimiz, bizi cikar, yapmis oldugumuzdan bambaska iyi amel (ve hareketler)de bulunacagiz." Size, iyice dusunecek kimsenin dusunebileceg'i, ogut kabul edilebilecegi kadar omur vermedik mi? Size (azab ile) korkutan da gelmisti. Simdi tadin (o azabi)! Artik zalimler icin hicbir yardimci yoktur" (Fatir 37) ayetinde gecen "korkutan da gelmisti" ibaresinde kastedilen seyin Kur'an'la gelmis olan Muhammed (aleyhissalatu vesselam) oldugunu soyledi."
    (Rezin ilavesidir, kaynagi bulunamamistir.)

    YA-SÍN SURESI

    756 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) buyurdu ki: "Her seyin bir kalbi vardir. Kur'an'in kalbi de Ya-Sin'dir. Kim bu sureyi okursa, Cenab-i Hakk, bu okumasi sebebiyle kendisine, Kur'an-i Kerim'i -Ya-Sin haric- on kere okumus sevabini verir. "
    Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 7, (2889).

    757 - Ebu Saidi'l-Hudri (radiyallahu anh) anlatiyor: Beni Seleme Medine'nin uzakca bir kenarinda meskun idi. Mescid-i Nebevi'nin yakinlarina tasinmak istediler. Bunun uzerine su mealdeki ayet indi:
    "Suphesiz oluleri dirilten, islediklerini ve eserlerini yazan biziz. Herseyi apacik bir kitapta saymisizdir" (Ya-Sin, 11). Resulullah (aleyhissàlatu vesselam): "Ayak izleriniz (sevap olarak) yaziliyor" dedi.Yerlerinde kaldilar."
    Tirmizi, Tefsir, Ya-Sin, (3224).

    758 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Antakya sehrinde firavunlardan bir firavun vardi. Allahu Teala Hazretleri ora halkina elciler gonderdi. Bunlar uc kisiydiler. Ikisi once geldi, bunlari yalanladilar. Allah bunlari bir ucuncuyle takviye etti. Elciler, onlari hakka cagirip, emredilen seyleri aciklayip, dinlerinin batil oldugunu soyledikleri vakit; peygamberlere: "Biz sizin yuzunuzden ugursuzluga ugradik, vazgecmezseniz sizi mutlaka taslariz. Bizden size muhakkak acikli bir iskence de dokunur" dediler. Peygamberler de: "Sizin ugursuzlugunuz (musibetleriniz), dediler, kendi beraberinizdedir. Size nasihat edilirse mi? Hayir, siz haddi asip tasanlar guruhusunuz.." (Ya-Sin 18-19).
    Rezin ilavesidir. Bu manada bir rivayet Taberi Tefsiri'nde gelmistir (22,101).

    759 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma): "O sehrin en uc, (kenar)indan kosarak bir adam geldi: "Ey kavmim, dedi, uyun o gonderilmis olanlara; uyun sizden hicbir ucret istemeyen o kimselere. Onlar hidayete ermis (zatlar)dir. Ben beni yaratana neden kulluk etmiyecekmisim? Siz (hepiniz) ancak ona donduru(lup goturu)leceksiniz. Ben O'ndan baska tanrilar edinir miyim? Eger O cok esirgeyici (Allah), bana bir zarar (yapmak) isterse onlarin (iddia ettiginiz) sefaati bana hicbir faide vermez. Onlar beni asla kurtaramazlar. Suphesiz ben o takdirde mutlak apacik bir sapiklik icindeyim (demek)dir. Gercek, ben Rabbinize iman ettim. Iste bunu benden duyun. (Ona): Gir cennete, denildi. (O da): Ne olurdu dedi, kavmim bilselerdi, Rabbimin beni bagisladigini, beni (cennetle ikram) edilenlerden kildigini"(Ya-Sin, 20-27) mealindeki ayetler hakkinda su aciklamada bulundu: "Bu zat hayatinda da, olumunde de kavmine nasihatta bulundu."
    Rezin ilavesidir, kaynagi bulunamamistir.

    760 - Ebu Zerr (radiyallahu anh) anlatiyor: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte, mescidde idim, o sirada gunes batiyordu. Bana:
    " Ey Ebu Zerr, biliyor musun gunes nereye gidiyor?" diye sordu.
    "- Allah ve Resulu, daha iyi bilir" dedim.
    "- Arsin altinda secde etmeye gidiyor. (Secde icin once) izin ister. Kendisine izin verilir. Secde ettigi halde kendisinden bunun kabul edilmeyecegi zaman yakindir. O zaman izin ister fakat verilmez, kendisine: "Geldigin yere don ve battigin yerden dog" denir. iste bunu su ayet ifade etmektedir: "Gunes de (ilahi bir ayettir ki) mustekarrina (duracagi zamana) kadar cereyan etmektedir..." (Ya-Sin, 38). Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ilave etti:
    " Bu (durma hadisesi) ne zamandir, bilir misin? Bu, kisiye imaninin fayda vermeyecegi, artik inancsiz hale geldigi zamandir."
    Buhari, Tefsir,Yasin 1, Bed'u'l-halk 4, Tevhid 22, 23; Muslim, Iman 250 (159); Tirmizi, Tefsir, Yasin,(3225).

     

     

    byHaktan - 10.10.2009 - 22:31
  4. SAFFAT SURESI

    761 - Semure Ibnu Cundeb (radiyallahu anh), "(Nuh'un) zurriyetini (yeryuzunde) devamli kalanlarin ta kendileri kildik" (Saffat, 77) mealindeki ayetle ilgili su aciklamayi rivayet etti: "Bunlar Ham, Sam ve Rum'un atasi Yafes'dir."
    Tirmizi, Tefsir, Saffat, (3228-3229).

    762 - Ibnu Abbas ve Ibnu Mes'ud (radiyallahu anhum)'dan rivayet edildigine gore, bunlar, "Ilyas'in Idris (aleyhi's-selam) oldugunu" soyluyorlardi. Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh), ayeti seklinde okumustur (Saffat, 130).
    Rezin'in ilavesidir. Ibnu Kesir bunu, Ibnu Ebi Hatim'in rivayeti olarak kaydetmistir (6, 33).

    763 - Ubey Ibnu Ka'b (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e su ayetten sordum: "Onu (Yunus'u) yuz bin veya daha cok kisiye peygamber gonderdik" (Saffat,147). Bana: "Onlar yirmi bin fazlaydilar" diye cevap verdi."
    Tirmizi, Tefsir, Saffat, (3227).

    764 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma), "Biziz o saf saf dizilenler, mutlak biz" (Saffat,165) mealindeki ayetle ilgili olarak demistir ki:
    "Melaike, Rablerinin yaninda, tesbih ederken saf saf olurlar."
    Rezin ilavesidir. Bu manada bir rivayet Taberi Tefsiri'nde gelmistir. (23, 67). Muslim'in bir rivayeti de bu manayi te'yid eder (Mesacid 4, (522).

    SAD SURESI

    765 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Ebu Talib hastalaninca Kureys de Resulullah (aleyhissalatu vesselam) da yanina geldiler.Ebu Talib'in yaninda bir kisilik yer vardi. Ebu Cehil oraya Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in oturmasini onlemek icin hemen kalkti. Kureysliler Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i Ebu Talib'e sikayet ettiler. Ebu Talib:
    "- Ey kardesimin oglu! Kavminden ne istiyorsun?" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
    " Kendilerinden bir kelime istiyorum. Eger soylerlerse, butun Araplar o kelime sayesinde kendilerine uyacak butun Acem o kelime sayesinde cizye odeyecek" dedi. Ebu Talib atilarak:
    "- Yani tek bir kelime mi?" diye sordu. Resullullah (aleyhissalatu vesselam):
    " Evet amcacigim tek bir kelime! Lailahe Illallah (Allah'tan baska ilah yoktur!) diyecekler."
    "- Tek Allah mi? Biz son dinde bunu isitmedik, bu bir uydurmadir!" dediler. Bunun uzerine su ayetler indi:
    "Sad. O sanli, serefli Kur'an'a yemin ederim ki, (gercek), inkar edenler(in iddia ettikleri gibi degildir). Bilakis (onlarin disi bos) bir onur, (ici ise tam) bir tefrika icindedir. Biz kendilerinden evvel nice ummetleri helak ettik. O zaman ne cigliklar kopardilar. Halbuki (o vakit, azabtaii kacip) kurtulma vakti degildi. O kafirler iclerinden (kendilerinin basina cokecek) tehlikeleri bildiren (bir peygamber) geldig'ine sastilar. "Bu, dediler, bir buyucu, bir yalancidir. O butun tanrilari bir tek Tanri mi yapmis. Bu cidden acayip bir sey!" Onlarin elebaslarindan bir guruh (birbirine): "Yuruyun, mabudlariniza (ibadette) sebat edin. Suphesiz ki, arzu edilecek olan budur" diyerek kalkip gitmisti. Biz bunu diger dinde isitmedik. Bu, uydurmadan baska bir sey degildir. O Kur'an aranizdan ona mi indirilmis? dedi." (Sad,1-8).
    Tirmizi, Tefsir, Sa'd, (3230).

    ZUMER SURESI

    766 - Abdullah Ibnu-z Zubeyr (radiyallahu anhuma) babasindan naklediyor: "Sonra (ey insanlar), hic suphesiz, hepiniz Rabbinizin huzurunda muhakemeye durusacaksiniz" (Zumer 31 ) ayeti nazil oldugu zaman:
    "- Ey Allah'in Resulu, dedim, dunyada iken mahkeme huzurundaki durusmamiz kafi gelmeyecek, ayni durusmayi ahirette bir kere daha mi yapacagiz?"
    "- Evet!" dedi. Ben (Zubeyr):
    "- Oyleyse, dedim, isimiz cok fena!"
    Tirmizi, Tefsir, Zumer, (3234).

    767 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Bir kavim cinayete bulasti ve cokca adam oldurdu, zinaya bulasti ve bunda ileri gitti. Sirke duserek tevhid'i ihlal etti ve bunda ileri gitti. Sonunda Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e muracat ederek:
    Ey Muhammed! Bizi davet ettigin seyler gercekten guzel. Ancak, onceden isledigimiz gunahlarin bir kefareti var mi; bize once bundan haber versen!" dediler. Bunun uzerine su ayet indi:
    "Onlar ki Allah'in yanina baska bir Tanri daha (katip) tapmazlar, Allah'in haram kildigi cana haksiz yere kiymazlar, zina etmezler. Kim bunlar(dan birini) yaparsa cezaya carpar. Kiyamet gunu de azabi katmerlesir ve o (azabin) icinde hor ve hakir ebedi
    birakilir. Meger ki (sirkten) tevbe edip iyi amel (ve hareket)de bulunan kimseler ola. Iste Allah bunlarin kotuluklerini iyiliklere cevirir. Allah cok magfiret edici, cok esirgeyicidir" (Furkan, 68-70).
    Ibnu Abbas su aciklamayi yapti: "Allah sirklerini imana, zinalarini ihsana (muhsanlik = namusluluk) cevirir (demektir" (Su ayet de bu mesele uzerine) indi:
    "De ki: "Ey kendilerinin aleyhinde (gunahda) haddi asanlar, Allah'in rahmetinden umidinizi kesmeyin. Cunku Allah butun gunahlari affeder. suphesiz ki O, cok affedicidir, cok esirgeyicidir."(Zumer, 53).
    Nesai, Tahrimu'd-Dem 2 (7, 86); Buhari, Tefsir, Zumer 1; Muslim, Iman 193, (122); Ebu Davud, Fiten 6 (4273).

    768 - Esma Bintu Yezid (radiyallahu anha) anlatiyor: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'i isittim, su ayeti okuyordu: "De ki: "Ey Kendilerinin aleyhinde (gunahda) haddi asanlar, Allah'in rahmetinden umidinizi kesmeyin. Cunku Allah butun gunahlari affeder..." (Zumer, 53). Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ayetin sonuna, yani "(kim ne islemis olursa olsun) aldirmadan" lafzini ekledi.
    Tirmizi, Tefsir, Zumer,(3235).

    769 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Cebrail (aleyhi's-selam) Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a gelerek:
    "Ey Muhammed, Allah semayi bir parmak uzerine, arzlari bir parmak uzerine, daglari bir parmak uzerine, nehirleri bir parmak uzerine, diger mahlukati bir parmak uzerine koydu, sonra Soyle buyurdu: "Ben (kainat mulkunun) Melikiyim."Resulullah (aleyhissalatu vesselam) guldu ve: "Allah'i hak (ve layik) oldugu vech ile takdir etmediler. Halbuki kiyamet gunu arz toptan ancak O'nun bir kabzasidir. Gokler de onun sag eliyle (toplanip) durulmuslerdir..."(Zumer, 67) mealindeki ayeti okudu."
    Buhari, Tefsir, Zumer 2, Tevhid 19, 26, 36; Muslim, Sifatu'1-Kiyamet 19, (2786); Tirmizi, Tefsir, Zumer (3236).

    770 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allahu Zulcelal Hazretleri, semavati kiyamet gunu durer, sonra onlari sag eliyle alir, sonra der ki:
    "Ben Melik'im cebbarlar nerede? Buyukluk taslayanlar (mutekebbirler) nerede?". Sonra sol eliyle arzi durer, sonra: "Ben Melik'im, cebbarlar, mutekebbirler nerede der. Buhari, Tevhid 19; Muslim, Sifatul-Munafikun 24,
    Ebu Davud, Sunne 21, (4736).

     

     

    byHaktan - 10.10.2009 - 22:32
  5. HA-MÍM el-MU'MIN SURESI

    771 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Her kim aksam olunca Ha-mim el-Mu'min suresini bastan, 3. (dahil) ayetine kadar ve ayete'l-Kursiyi okuyacak olursa bu iki Kur'an kiraati sayesinde sabaha kadar muhafaza olunur. Kim de ayni seyleri sabahleyin okursa onlar sayesinde aksama kadar muhafaza edilirler."
    Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, (2882).

    772 - Ala Ibnu Ziyad'in anlattigina gore, cehennemi zikrederken bir adam kendisine:
    "- Niye milleti umidsizlige sevkediyorsun?" diye mudahale etti. O da:
    "- Allahu Teala: "Ey kendilerine kotuluk edip asiri giden kullarim! Allah'in rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Dogrusu Allah gunahlarin hepsini bagislar. Cunku O, bagislayandir, merhametlidir" (Zumer, 53) ve: "...Asiri gidenlerin ateslikler olduklarinda suphe yoktur" (Mu'min 43) buyurmus olunca, ben umidsizlige dusurebilirim. Ne var ki, siz kotu amellerinize ragmen cennetle mujdelenmekten hoslaniyorsunuz. Halbuki Allah, Muhammed (aleyhissalatu vesselam)'i itaat edenler icin cennetle mujdelemek, isyan edenler icin de cehennemle korkutmak uzere gonderdi." dedi.
    Buhari, Tefsir, Ha-mim el-Mu'min 1. Hadis muallaktir.

    FUSSILET SURESI

    773 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Ka'be'nin yaninda ikisi Sakifli, biri de Kureysli veya ikisi Kureysli biri Sakifli uc kisi biraraya geldi. Bunlar gobek yaglari fazla, anlayislari kit kimselerdi. Birisi:
    " Ne konustugumuzu Allah isitiyor mudur, ne dersiniz?" diye birlaf atti. Bir digeri:
    Sesli konusursak isitir, gizli konusursak isitmez olmali" dedi. Ucuncu de:
    Sesli konusmamizi isitiyorsa, gizli konusmamizi da isitiyordur" dedi. Bunun uzerine su ayet nazil oldu:
    "Siz, ne kulaklariniz, ne gozleriniz, ne de derileriniz kendi aleyhinize sahidlik eder diye (dusunup) sakinmadiniz. Bilakis Allah yapmakta oduklarinizin bircogunu bilmez sandiniz. Rabbinize karsi besledig'iniz su zanniniz (yok mu?) Iste sizi o helak etti. Bu yuzden husrana dusenlerden oldunuz" (Fussilet, 22-23).
    Buhari,Ha-mim Secde Fussilet 1, 2, Tevhid 41; Muslim, Sifatul-Munafikun 5; Tirmizi, Tefsir, Ha-mim es-Secde (Fussilet) (3245).

    774 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Rabbimiz Allah'tir deyip de sonra dogru yolda gidenler var ya! Onlarin uzerlerine "Korkmayin tasalanmayin, vaadolundugunuz cennetle sevinin!" diye diye melekler inecektir.." (Fussilet, 30) mealindeki ayeti okudu ve soyle buyurdu: "Insanlar, bunu hep soylediler. Ancak, sonradan ekserisi kufre dustu, kim bu soz uzere olurse, o kimse istikaimeti dogru olanlardandir."
    Tirmizi, Tefsir, Ha-Mim, Secde (Fussilet) (3247).

    775 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma), "Ne (her) iyilik, ne de (her) kotuluk bir olmaz. Sen (kotulugu) en guzel yol ne ise onunla onle. O zaman gorursun ki, seninle arasinda dusmanlik bulunan kimse bile, sanki yakin dost(un olmus)tur. Bu (en guzel haslete), sabredenlerden baskasi kavusturulmaz. Buna buyuk bir hisseye malik olandan gayrisi eristirilmez" (Fussilet,34-35) ayetiyle ilgili olarak su aciklamayi yapti: "(Ayette kastedilen en iyi yol) ofke anindaki sabir, kotuluge maruz kalindigi andaki aftir. Insanlar bunlari yaptiklari takdirde, Allah onlari korur, dusmanlari da kendilerine egilir. Sanki samimi dost olur."
    Buhari, Tefsir, Ha-mim, es-Secde (Fussilet) 1.

    HA-MIM AYN-SIN-KAF SURESI

    776 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlattigina gore, kendisine: "Ey Muhammed de ki: "Ben sizden (teblig hizmetine) mukabil yakinlara sevgiden baska bir ucret istemem" (Ha-mim-Ayn-Sin Kaf (Sura, 23) ayetinde gecen "yakinlar" hususunda soruldu. Said Ibnu Cubeyr atilarak: "Al-i Muhammed'in yakinlari"diye cevap verdi. Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma): "Acele ettin, Kureys'in her koluna mutlaka Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in bir akrabaligi var, ondan maksad "Sizin, aramizdaki akrabaligin hakkini vermenizi dilerim" demesidir" der.
    Buhari, Tefsir, Ha-Mim-Ayn-Sin-Kaf (Sura) 1; Tirmizi, Tefsir, Sura, (3248).

    ZUHRUF SURESI

    777 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma), "Eger (butun) insanlar (kufre imrenecek) bir tek ummet haline gelmeyecek olsalardi o cok esirgeyen (Allah)'a kufreden kimselerin evlerinin tavanlarini, ustunden cikacaklari merdivenleri, odalarinin kapilarini, uzerine yaslanacaklari tahtlari hep gumusten yapardik!" (Zuhruf, 33-34) ayeti hakkinda su aciklamayi yapti: Yani: "Insanlarin tamamini kuffar kilmayacak olsam, kuffarin evlerine gumusten tavan, gumusten merdiven, gumusten tahtlar yapardim."
    Buhari, Tefsir, Zuhruf 1. (Hadis muallaktir).

    HA-MIM DUHAN SURESI

    778 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim geceleyin Duhan suresini okursa, yetmis bin melek kendisine istigfar ettigi halde sabaha erer."
    Tirmizi Sevabu'1-Kur'an 8, (2890).

    779 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh)'nin bir diger rivayetinde soyle denir: "Ha-mim ed-Duhan suresini cum'a gecesinde kim okursa magfirete mazhar olur."
    Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 8, (2891).

    780 - Mesruk (rahimehullah) anlatiyor: "Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh)'un yaninda oturuyorduk, o da aramizda yatmis vaziyette idi. Kendisine bir adam geldi ve:
    "- Ey Ebu Abdirrahman! Bir kissaci (Kinde kapilari yaninda), Duhan mucizesi gelerek kafirlerin nefislerini alip goturecegini, mu'minlerin ondan nezle seklinde (cok hafif muteessir olarak) gecistirecegini anlatiyor" dedi. Bunun uzerine Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) kizarak oturdu ve sunlari soyledi:
    "- Ey insanlar Allah'tan korkun. Icinizden bir seyler bilenler bildiklerini soylesin. Bilmeyenler de, "Allahu a'lem (Allah bilir)" desin. Zira birinizin bilmedigi bir sey icin "Allah bilir" demesi en buyuk ilimdir. Zira Allahu Teala Resul-i Ekrem (aleyhissalatu vesselam)'i icin soyle buyurmustur:
    "Ben bu hizmetim icin sizden bir ucret istemiyorum, kendiliginden bir sey teklif edenlerden de degilim, de!" (Sad, 86).
    Suphesiz, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam), insanlarda bir gerileme gordugu zaman:
    "Rabbim, Hz. Yusufun yedi (senesi) gibi yedi (kitlik) senesi ver"diye bedduada bulunmustu. Bu beddua uzerine Mekkeli musrikleri oyle bir kitlik yakalamisti ki her seyi silip supurmus, acliktan laselerin derilerini bile yemek zorunda kalmislardi. Onlardan biri semaya bakinca, duman gibi birseyler gorur olmustu. Bu durum karsisinda, (Mekkelilerin lideri olan Ebu Sufyan) Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e muracaat ederek:
    "- Ey Muhammed, sen Allah'a taat ve yakinlarina yardim emrederek geldin. Kavmin helak oldu. Onlar icin Allah'a dua et!" dedi. Bunun uzerine Cenab-i Hakk su ayeti indirdi:
    "Gogun, insanlari buruyecek ve gozle gorulecek bir duman cikaracagi gunu bekle. Bu can yakan bir azabtir. Insanlar: "Rabbimiz bu azabi bizden kaldir, dogrusu artik biz inananlariz" derler. Nerede onlarda ogut almak? Kendilerine gercegi aciklayan bir peygamber gelmisti ve ondan yuz cevirmisler "belletilmis bir deli" demislerdi. Biz sizden azabi az sure icin kaldiracagiz, siz yine de eski inkarciliginiza doneceksiniz" (Duhan,10-15).Abdullah Ibnu Mes'ud soyle dedi:
    "- Haklarinda: "Onlari carptikca carpacagimiz gun intikamimizi mutlaka aliriz" (Duhan 16) buyurulanlardan hic ahiret azabi kaldirilir mi?" Ayette gecen batsa (carptikca carpma), Bedir Savasi' dir."
    Buhari, Tefsir, Hà-mim ed-Duhan (Duhan) 1, Istiska 2,13, Tefsir, Yusuf 4, Rum, Sad; Muslim, Sifatu'l-Munafikun 39, (2798); Tirmizi, Tefsir, Duhan (3251).

     

     

    byHaktan - 10.10.2009 - 22:32
  6. 781 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bir mu'min icin mutlaka (semadan) iki kapi vardir: Birinden ameli yukselir, digerinden de rizki iner. Bu mu'min olunce, her iki kapi da aglarlar. Su ayet bu duruma isaret eder: "Ne gok ne yer onlarin uzerine aglamadi..." (Duhan 29).
    Tirmizi, Tefsir, Duhan, (3252).

    782 - Ebu Sa'id (radiyallahu anh), "Dogrusu gunahkarlarin yiyeceg'i zakkum agacidir. Karinlarinda, suyun kaynamasi gibi kaynayan erimis maden gibidir" (Duhan, 43-46) ayetinde gecen muhl (erimis maden) tabiri hakkinda su aciklamayi yapti: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdu ki: "Bu (muhl) sivi yagin dibine coken tortu gibidir, adamin yuzune yaklastirilinca, yuzunun derisi derhal icine duser."
    Tirmizi, Sifatu Cehennem 4, (2584-2587), Tefsir, Sail (Mearic) 3319).

    AHKAF SURESI

    783 - Yusuf Ibnu Mahik (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Muaviye (radiyallahu anh) Mervan'i Hicaz'a vali tayin etmisti. Bu valiligi sirasinda hutbe okudu ve hutbede Yezid Ibnu Muaviye'nin ismini zikretmeye basladi. Maksadi, babasi (Hz. Muaviye)den sonra ona biat etmekti. Abdurrahman Ibnu Ebi Bekr, ona birseyler soyledi. (Bu soze kizan) Mervan: "Yakalayin sunu!" emretti. (Abdurrahman hemen kacip) Hz. Aise (radiyallahu anha)'nin odasina girdi. Boylece onu yakalayamadilar.
    Bunun uzerine Mervan sunu soyledi: "Bu var ya, hakkinda su ayet inen kimsedir: (Mealen): "Ana ve babasina: "Of size, benden evvel nice nice nesiller gelip gectigi halde beni (tekrar diriltilip kabrimden) cikarilacagimla mi tehdid ediyorsunuz? diyen (adam yokmu) anasi, babasi Allah'a yalvarirlar. (Ona): "Yazik sana. Iman et. Allah'in va'di hic suphesiz haktir" (derler). O ise: "Bu (dediginiz) evvelkilerin masallarindan baskasi degildir" der." (Ahkaf,17).
    Hz. Aise (radiyallahu anha) perde gerisinden Mervan'a su cevabi verdi: "Cenab-iHakk, Kur'an-i Kerim'de bizimle ilgili olarak, (munafiklarin iftirasindan) beraetimi haber veren Nur suresindeki ayetlerden baska hicbir sey inzal buyurmamistir."
    Buhari, Tefsir, Ahkaf 1.

    784 - Alkame anlatiyor: "Ibni Mes'ud (radiyallahu anh)'a dedim ki: "- Sizden kimse, cin gecesinde Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e refakat etti mi?"
    "- Hayir, dedi, bizden kimse ona refakat etmedi. Ancak bir gece O'nunla (aleyhissalatu vesselam) beraberdik. Bir ara onu kaybettik. Kendisini vadilerde ve dag yollarinda aradik. Bulamayinca: "Yoksa ucurulmus veya kacirilmis olmasin?" dedik. Boylece, gecirilmesi mumkun en kotu bir gece gecirdik. Sabah olunca, bir de baktik ki Hira tarafindan geliyor.
    "- Ey Allah'in Resulu, biz seni kaybettik, cok aradik ve bulamadik. Bu sebeple gecirilmesi mumkun en fena bir gece gecirdik" dedik.
    "- Bana cinlerin davetcisi geldi. Beraber gittik. Onlara Kur'an-i Kerim'i okudum" buyurdular. Sonra bizi goturerek cinlerin izlerini, ateslerinin kalintilarini bize gosterdi. Cinler kendisine yiyeceklerini sormuslar. O da: "Elinize gecen, uzerine Allah'in ismi zikredilmis her kemik, olabildigi kadar bol etli olarak sizindir. Her deve ve at mayisi da hayvanlarinizin yemidir" buyurmuslar. Sonra Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bize su tenbihte bulundu: "Sakin bu iki seyle (kemik ve kuru hayvan mayisi) abdest bozduktan sonra istinca etmeyiri, cunku onlar (cinni olan) din kardeslerinizin yiyecekleridir."
    Muslim, Salat 150 (450); Tirmizi, Tefsir, Ahkaf, (3254); Ebu Davud, Tah ret 42, (85).

    FETIH SURESI

    785 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Ey muhammed! Dogrusu biz sana apacik bir zafer saglamisizdir. Allah boylece senin gecmis ve gelecek gunahlarini bagislar, sana olan nimetini tamamlar, seni dogru yola eristirir" (Feth, 1-2) ayetleri Hudeybiye donusu Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e nazil oldu. Ayette gecen "apacik zafer (Feth-i Mubin)" Hudeybiye zaferidir.
    Ayet inince: "Ey Allah'in Resulu, ne mutlu, kutlu olsun, saadetli olsun, Allah Teala hazretleri senin icin ne yapacagini sana acikladi. Acaba bize ne yapacak?" dediler. bunun uzerine su ayet indi:
    "Iman eden erkek ve kadinlari, icinde ebedi kalacaklari, iclerinde irmaklar akan cennetlere koyar, onlarin kotuluklerini orter. Allah katinda buyuk kurtulus iste budur" (Feth, 5).
    Buhari, Megazi 35, Tefsir, Feth 1; Muslim, Cihad 97 (1786); Tirmizi, Tefsir, Feth (3259).

    786 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Sabah namazi sirasinda Ten'im dagindan seksen kisi Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in uzerine geldiler. Niyetleri onu oldurmekti. Yakalandilar. Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) onlari serbest birakti. Bunun uzerine su ayet indi. (mealen): "Sizi onlara ustun kildiktan sonra, Mekke bolgesinde, onlarin ellerini sizden, sizin ellerinizi onlardan geri tutan, savasi onleyen O'dur..." (Feth, 24).
    Muslim, Cihad 133 (1808); Tirmizi, Tefsir, Fetih (3260); Ebu Davud, Cihad 130, (2677).

    787 - Ubey Ibnu Ka'b (radiyallahu anh), "Allah, peygamberine ve inananlara huzur indirdi. Onlarin takva sozunu tutmalarini sagladi" (Feth, 26) ayetinde gecen "takva sozu"nden, Lailahe illallah'in kastedildigini Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'den isittigini soylemistir.
    Tirmizi, Tefsir, Feth, (3261).

    HUCURAT SURESI

    788 - Abdullah Ibnuz-Zubeyr (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Beni Temim kabilesinden binekli bir grup Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in yanina geldiler. Hz. Ebu Bekir: "Ka'ka' Ibnu Ma'bed (radiyallahu anhuma)'i bunlara emir tayin etmesini, Hz. Omer (radiyallahu anh) de Akra Ibnu'l-Habis'i emir tayin etmesini Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e soylediler. Hz. Ebu Bekir, Hz. Omer'e cikisti ve: "Senbana muhalefet etmek istiyorsun!" dedi. Hz. Omer (radiyallahu anh):
    "Asla sana muhalefet etmeyi dusunmedim!" dedi. Aralarinda ithamlasma oldu ve sesleri yukseldi. Bunun uzerine su ayet nazil oldu. (Mealen):
    "Ey iman edenler, Allah'in ve Resulu'nun huzurunda (sozde ve iste) one gecmeyin. Allah'tan korkun. Cunku Allah hakkiyla isiten, (her seyi) bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi Peygamberin sesinden yuksek cikarmayin. Ona, sozle birbirinize bagirdiginiz gibi bagirmayin ki siz farkina varmadan amelleriniz bosa gidiverir" (Hucurat, 1-2).
    Buhari, Tefsir, Hucurat 1, 2, Megaza 67, I'tisam 5; Tirmizi, Tefsir Hucurat (3262); Nesai, Kaza' 6, (8, 226).

    789 - Bera (radiyallahu anh), "Hucrelerin arkasindan sana unleyenler, herhalde ekserisi akli ermiyenlerdir..." (Hucurat, 4) mealindeki ayetle ilgili olarak su aciklamayi yapti: "Bir adam kalkip: "Ya Resulallah, benim ovmem bir yuceltme yermem de alcaltmadir" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Boyle yapmak Allahaittir" cevabini verdi."
    Tirmizi, Tefsir, Hucurat, (3264); Ebu Davud, Edeb 71,(4926).

    790 - Ebu Nadra (radiyallahu anh) anlatiyor: "Ebu Said el-Hudri (radiyallahu anh): "Bilin ki, icinizde Allah'in Peygamberi bulunmaktadir. Eger O, bircok islerde size uymus olsaydi suphesiz kotu duruma duserdiniz. Ama Allah size imani sevdirmis, onu gonullerinize guzel gostermis; kufru, fiski ve isyani da size igrenc gostermistir.." (Hucurat, 7-8) mealindeki ayeti okudu ve soyle soyledi:
    " Iste bu kendisine vahyolunan peygamberinizdir (aleyhissalatu vesselam). Peygamberin uymasi melhuz olan kimseler de -ki ayette "size uymus olsaydi"diye zikredilenler- sizlerin en hayirli imamlariniz olan Ashab'dir. Dunku durum oyle olunca bugun haliniz nedir?"
    Tirmizi, Tefsir, Hucura, (3265).

     

     

    byHaktan - 10.10.2009 - 22:32
  7. 791 - Ebu Cebire Ibnu'd-Dahhak (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bir ayet, biz Beni Selime hakkinda nazil oldu. Soyle ki: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) bize geldigi vakit herkesin mutlaka iki veya uc adi vardi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bu adlarindan biriyle: "Ey falan!" diye bir kimseyi cagirinca kendisine:
    "- Ey Allah'in Resulu! O, bu isimle cagirilinca, kizar" diye ikaz ediyorlardi. Iste bu durum uzerine su ayet indi:
    "Ey iman edenler, bir kavm diger bir kavm ile alay etmesin. Olur ki (alay edilenler Allah indinde) kendilerinden (yani alay edenlerden) daha hayirlidir. Kadinlar da kadinlari (eglenceye almasin). Olur ki onlar (eglenceye alinanlar) kendilerinden daha
    hayirlidir. Kendi kendinizi ayiplamayin. Birbirinizi kotu lakaplarla cagirmayin. Imandan sonra fasiklik ne kotu addir. Kim (Allah'in yasak ettigi seylerden) tevbe etmezse, onlar zalimlerin ta kendileridir" (Hucurat, 11).
    Tirmizi, Tefsir, Hucurat (3264); Ebu Davud, Edeb 71, (4926).

    792 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma), "Ey insanlar! Dogrusu biz, sizleri bir erkekle bir kadindan yarattik. Sizi milletler ve kabileler haline koyduk ki, birbirinizi kolayca taniyasiniz.." (Hucurat, 13) ayetinde gecen suub'u "buyuk kabileler", kabail'i de kabilenin alt bolumu olan boylar olarak aciklamistir.

    KAF SURESI

    793 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma), "Gecenin bir cuz'unde ve secdelerin arkalarinda da onu tesbih et" mealindeki ayette gecen "secdelerin arkalarinda" tabiriyle ilgili olarak: "Cenab-i Hakk, tesbihi, butun namazlarin ardindan yapmayi emretmektedir" demistir.
    Buhari, Tefsir, Kaf 2.

    ZARIYAT SURESI

    794 - Hz. Enes (radiyallahu anh), "Onlar gecenin (ancak) az bir kisminda uyurlardi" (Zariyat, 17) mealindeki ayet hakkinda su aciklamayi yapti: "Onlar aksamla yatsi arasinda namaz kilarlardi."
    Bir rivayette su ziyade var: "Boylece yanlari yataklarindan uzaklasir" (Secde,16).
    Ebu Davud,Salat 312, (1322).

    TUR SURESI

    795 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh)'nin, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'den naklettigine gore, Resulullah Beytu'l-Ma'mur'a her gun yetmis bin melaikenin girdigini gormustur. "
    Buhari, Bed'ul-Halk 6.

    796 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma)'in rivayetine gore, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): "Gecenin bir kisminda ve yildizlarin batisindan sonra dahi tesbih et" (Tur, 49) ayetinde gecen "yildizlarin batisindan sonra" kilinacak namazin (idbare's-sucud), sabahin farzindan once kilinan iki rekat; (Kaf suresinde gecen) edbare's-sucud ile de aksamin farzindan sonra kilinan iki rek'at oldugunu soylemistir."
    Tirmizi, Tefsir, Tur, (3271).

    NECM SURESI

    797 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh), Necm suresinde gecen, "Iki yay kadar, yahud daha yakin oldu"; keza, "Onun gordugunu kalb yalan cikarmadi"; keza, "Andolsun ki, O, Rabbinin en buyuk ayetlerinden bir kismini gormustur" (Necm, 9, 11, 18) ayetlerinde Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in Cibril (aleyhisselam)'i alti yuz kanadiyla gordugune isaret bulundugunu soylemistir.
    Buhari, Tefsir, Necm 1, Bed'u'l-Halk 6; Muslim, Iman 280-282 (174); Tirmizi, Tefsir, Necm (3279).

    798 - Muslim merhum bir rivayetinde: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), Cebrail'i asli suretinde gordu" demistir.

    799 - Tirmizi'nin Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma)'tan kaydettigi bir rivayette, Ibnu Abbas: "Muhammed Rabbini gordu" der. Ikrime (kendisine): "Allah, Kur'an-i Kerim'de (mealen): "Gozler onu idrak edemez" (En'am, 103) demiyor mu?" diye sorunca: "Amma da yaptin, bu gorme isi, Cenab-i Hakk kendi nuru ile tecelli ettigi zaman bunu goremez demektir. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ise Rabbini iki sefer gormustur" aciklamasini yapar."
    Muslim, Iman 284, (176); Tirmizi, Tefsir, Necm (3275, 3276, 3277).

    800 - Sa'bi anlatiyor: Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma), Arafat'ta Ka'b'la karsilasti. Ka'b'a birseyle sordu. Bunun uzerine Ka'b oyle bir tekbir getirdi ki, daglarda yankilar yapti. Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) dedi ki:
    "- Biz Beni Hasim'deniz!"
    Ka'b da: "- Allah ru'yeti ile kelamini Muhammed ile Musa (aleyhimasselat vesselam) arasinda taksim etti. Musa'ya Allah iki kere konustu. Muhammed (aleyhissalatu vesselam) de Mirac'ta Allah'i iki kere gordu."
    Mesruk der ki: "Hz. Aise (radiyallahu anh)'nin yanina girdim ve "Muhammed Rabbini gordu mu?" diye sordum. Bana:
    "- Oyle bir sey soyledin ki, (korkudan) tuylerim kabardi (diken diken oldu)" dedi.
    "- Agir olun, (hemen reddetmeyin) deyip su mealdeki ayeti okudum: "Andolsun ki O, Rabbinin en buyuk ayetlerinden bir kismini gormustur" (Necm,18).
    Buna su cevabi verdi: "-Bu ayet seni nereye goturmus`? (Ayeti anlamakta hata etmissin, ayette Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in gordugu belirtilen sey) Cibril (aleyhisselam)'dir. Sana kim: "Muhammed Rabbini gormustur" derse veya "Emredildigi tebligattan bir sey gizlemistir" derse veya "Allah'in gayb ilan ettigi su bes seyi bildigini soylerse: "Kiyametin ilmi suphesiz ki Allah'in nezdindedir. Yagmuru O indirir. Rahimlerde olani O bilir. Hicbir kimse yarin ne kazanacagini bilmez. Hicbir kimse hangi yerde olecegini bilmez..." (Lokman, 34) bilki en buyuk iftira ve yalanda bulunmustur. Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in, ayette bahsedilen ru'yeti Cebrail'le ilgilidir. Efendimiz'in gordugiu sey, Cebrail'dir. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Cebrail (aleyhisselam)'i alti yuz kanadiyla fitri suretinde ancak iki defa gormustur: Bir defasinda Sidretu'l-Munteha'da, bir defesinda da (Mekke'nin asagisinda) Ciyad denilen yerde, ufku (her cihetiyle semayi) kaplamis vaziyette."
    Tirmizi, Tefsir, Necm (3274); Buhari, Tefsir, Maide 7, Bed'ul-Halk 6, Tevhid 4; Muslim, Iman 287, (177).

     

     

    byHaktan - 10.10.2009 - 22:33
  8. 801 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma), "Allah'i birakip taptiginiz Lat'in, Uzza'nin ve (bunlarin) ucuncusu olan diger Menat'in (herhangi bir sey hakkinda zerrece kudretleri var mi? Bize haber verin" (Necm, 19-20) mealindeki ayet hakkinda su ) aciklamayi yapti: "Lat (Ka'be'yi ziyarete gelen) hacilara (yag ile) sevik(denen yiyecegi) karip hazirlayan bir adamdi."
    Buhari, Tefsir, Necm 2.

    802 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) demistir ki: "Ebu Hureyre (radiyallahu anh)'nin su rivayete temas ettigi seyden Lemem'e daha ziyade benziyenini gormedim: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdu ki: "Allah ademogluna zinadan nasibini yazmistir. Bu mutlaka ona ulasacaktir: "Gozlerin zinasi nazardir, dilin zinasi konusmaktir. Nefis de temenni eder ve istah duyar. Ferc de bunu tasdik veya tekzib eder."
    Buhari, isti'zan 12, Kader 9; Muslim, Kader 20, (2657); Ebu Davud, Nikah 44, (2152).

    803 - Yine Ibnu Abbas (radiyallahu anh), "(O guzel hareket edenler), lemem haric olmak uzere gunahin buyuklerinden ve fuhuslardan kacinanlardir" (Necm, 32) mealindeki ayni ayet hakkinda Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in soyle buyurdugunu rivayet etmistir: "Ey Rabbim, sen affedicisin, hepsini affet, kucuk gunah islemeyen kulun yoktur."
    Tirmizi, Tefsir, Necm, (3280).

    KAMER SURESI

    804 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Kureys musrikleri, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'le kader mevzuunda tartismak icin geldiler. Bunun uzerine su ayet nazil oldu (mealen): "O gun onlar yuzlri ustunde suruklenirler. (Onlara) tadin cehennemin dokunusunu" (denilir). Suphesiz ki biz, herseyi bir takdir ile yarattik" (Kamer, 48-49).
    Muslim, Kader 19, (2656); TirmizI, Kader 19, (2158) Tefsir, Kamer, (3286); Ibnu Mace, Mukaddime 10, (83).

    RAHMAN SURESI

    805 - Hz. Cabir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir gun, Ashabinin huzuruna cikti ve Rahman suresini bastan sona okudu. Hepsi de sukut ettiler. Bunun uzerine:
    "Ben bu sureyi cinlere de okudum, onlar sizden daha guzel karsilik verdiler. Soyle ki: "Cenab-i Hakk'in: "Rabbinizin hangi ni'metini tekzib edersiniz?" kavl-i seriflerini her okuyusumda soyle diyorlardi: "Ey Rabbimiz, biz ni'metlerinden hicbir seyi tekzib edemeyiz, butun hamdler sanadir."
    Tirmizi, Tefsir, Rahman, (3287).

    VAKIA SURESI

    806 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) soyle soyledi: "Kim her gece Vakia suresini okursa ona fakirlik gelmez. Musebbihat'da, (Sebbeha veya Yusebbihu ile basliyan surelerde) bir ayet vardir, (sevabca) bin ayete bedeldir. " Rezin'in ilavesidir.

    807 - Ebu Said el-Hudri (radiyallahu anh), "(Sagcilar)... ve kadri yukseltilmis doseklerdedirler" (Vakia, 34) mealindeki ayet hakkinda, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in sunu soyledigini nakleder:
    "Bunlarin yuksekligi sema ile arz arasindaki mesafe kadardir. Ikisi arasindaki uzaklik ise bes yuz yillik yurume mesafesidir."
    Tirmizi, Sifatu'l-Ceene 8, (2543).

    808 - Hz.Enes (radiyallahu anh), "Biz ceylan gozluleri, defterleri sagindan verilenler icin yeniden yaratmisizdir. Onlari bakire, eslerine duskun ve hepsini bir yasta kilmisizdir" (Vakia, 35-38) mealindeki ayet hakkinda su aciklamayi yapti: "Ayette mevzubahis olan yeniden diriltilenler arasinda dunyada iken ihtiyarlayip, gozlerinin feri kacip capaklanmis pek yasli kadinlar da var."

    809 - Abdullah Ibnu Ebi Bekr Ibni Amr Ibni Hazm (radiyallahu anh), "Hz. Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in Amr Ibnu Hazm (radiyallahu anh)'a yazdigi mektupta: "Kur'an'a sadece temiz olanlar dokunsun" emri de vardi."
    Muvatta, Kur'an 1, (1,199).

    810 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) zamaninda halk yagmura kavustu. Bunun uzerine Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Insanlar bugun iki grup halinde sabaha erdiler, bir grubu kafir, bir grubu mu'mindir" dedi. Ve soyle acikladi: "Bazilari: "Bu yagmur Allah'in bir rahmetidir" derken diger bazisi: "Falan falan yildizin uguru dogru cikti" dedi. Bunun uzerine su ayet nazil oldu:
    "Hayir (hakikatler kafirlerin dedikleri gibi degildir). Iste yildizlarin dustugu yerlere and ediyorum ki, hakikaten bu, eger bilirseniz buyuk bir anddir. Muhakkak o, elbette cok serefli bir Kur'an'dir ki siyanet edilmis bir kitapta (yazili)dir. Ona tam bir surette temizlenmis olanlardan baskasi el suremez. O alemlerin Rabbinden indirilmedir. Simdi siz bu kela,mi mi hor goruculersiniz? Rizkiniza (sukur edeceginize) siz behemahal tekzibe mi kalkisirsiniz?" (Vakia, 75-82).
    Muslim, Iman 127, (73).

     

     

    byHaktan - 10.10.2009 - 22:34
  9. 811 - Hz. Ali (radiyallahu anh), "Rizkiniza (sukredeceginize) siz behemahal tekzibe mi kalkisirsiniz?" (Vakia, 82) mealindeki ayetle ilgili olarak Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in soyle dedigini rivayet etmistir: "Siz Cenab-i Hakk'in size verdigi sukur makaminda, "falanca falanca yildizin batisi veya falanca falanca yildizin dogusu sayesinde yagmura kavustuk" diyorsunuz."
    Tirmizi, Tefsir, Vaki'a, (3291).

    HADID SURESI

    812 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Musluman olmamizla Cenab-i Hakk'in bizi, "Iman edenlerin gonullerinin Allah'i zikretmek uzere yumusamasi ve ondan gelen hakikate baglanmasi zamani daha gelmedi mi? Onlar, daha evvel kendilerine kitap verilip de uzerlerinden uzun zaman gecmis, artik kalbleri kararmis bulunanlar gibi olmasinlar. Onlardan bircogu fasiklardi" (Hadid, 16) mealindeki ayetle azarlamasi arasinda dort yillik zaman mevcuttur."
    Muslim, Tefsir 24, (3027).

    813 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma), "Yeryuzunu, oldukten sonra Allah'in tekrar dirilttigini bilin, akledersiniz diye size delillerimizi acikladik"(Hadid, 17) mealindeki ayetle ilgili olarak soyle buyurdu: "Allah kalbleri kasavet ve katiliktan sonra yumusatir, (tevhid hususunda) mutmain ve (Rabbine) yonelmis kilar. Olmus kalpleri ilimle, hikmetle diriltir (Ayet bu manayi ders vermektedir). Arzin yagmurla diriltilmesi zaten gozle gorulen bir durumdur."
    Rezin'in ilavesidir. ed-Durru'l-Mensur Ibnu'1-Mubarek'in rivayeti olarak kaydetmektedir (6,175).

    814 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) buyurdu ki: "Hz. Isa (aleyhisselam)'dan sonra bir kisim melikler Tevrat ve Incil'i tahrif ettiler. Aralarinda mu'min olanlar da vardi, bunlar Tevrat ve Incil'i okuyorlardi. (Muminlerin okuduklarindan rahatsiz olan) bazilari, meliklerine soyle dediler: "Bunlarin bize yaptigi hakaretten daha agir hakaret, savurduklari kufurden daha galiz kufur gormedik. Kitapta, "Allah'in indirdigi ile hukmetmeyenler kafirlerin ta kendisidirler"(Maide, 44) diye okuyup, kitaptan gosterdikleri ayetlerle bizi yaptigimiz islerden dolayi kiniyorlar (kafir, fasik oldunuz diyorlar.) Onlari cagirip uyarin, bizim okudugumuz gibi okusunlar, bizim inandigimiz gibi inansinlar."
    Melik onlari cagirip topladi, ya olumu ya da tahrif edilmis haliyle Tevrat ve Incil'i okumaktan birini tercih etmelerini teklif etti: Onlar:
    "- Istediginiz bu mu? bizi birakin (bir dusunelim)!" dediler. Sonra bunlardan bir kismi:
    "- Bize bir kule insa edin, bizi icine tikin, yiyecek ve icecegimizi cekebilecegimiz (ip gibi) bir seyler de verin, boylece bizden size hakaret sayilacak bir sey ulasmamis olur" dedi. Diger bir kismi da:
    "- Birakin bizi basimizi alip gidelim. Yeryuzunde dolasir, vahsi hayvanlar gibi yer iceriz. Bizi kendi memleketinizde (faaliyet yapar) bulursaniz oldurursunuz" dedi. Bir grup da:
    "- Bize issiz bir arazinin ortasinda evler insa ediverin. Biz orada kendi basimiza kuyular acip ziraat yapalim, sizinle hic konusmayalim, sizlere ugramiyalim da!" dedi. Bunlarin her kabilede samimi yakinlari vardi. Isteklerini kabul ettiler (ve oldurmediler). Cenab-i Hakk (onlarin kalbine, su ayette temas buyurdugu) ruhbaniyeti inzal buyurdu:
    "...Uzerlerine bizim gerekli kilmadigimiz fakat kendilerinin guya Allah'in rizasini kazanmak icin ortaya attiklari rahbaniyete bile geregi gibi riayet etmediler. Iclerinde inanmis olan kimselere ecirlerini verdik. Ama cogu yoldan cikmislardir" (Hadid, 27).
    Geri kalanlar da soyle dediler: "- Falancalarin ibadet ettigi gibi biz de ibadet edelim. Falancalarin yeryuzunde dolastigi gibi biz de dolasalim, falancalarin edindigi gibi biz de evler edinelim."
    Bunlar sirkleri uzerine devam eden kimselerdi. Bunlar kendilerine uyduklari (diger) kimselerin imanlarini da bilmiyorlardi. Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e nubuvvet geldigi zaman, bu ruhbanlardan pek az kimse kalmisti. Bu kisi, mabedinden indi, seyyah olup dolasan bir kisi seyahatinden dondu, bir kisi de manastirindan cikti. Bunlar gelip iman ettiler ve tasdikte bulundular. (Butun Ehl-i Kitap hakkinda) Cenab-i Hakk soyle buyurdu: "Ey iman edenler, Allah'tan korkun. Onun peygamberine de iman edin ki, (Allah) size rahmetinden iki kat nasib versin" (Hadid, 28).
    Burada zikri gecen iki kat nasibden biri: Hz. Isa (aleyhisselam)'ya Incil'e ve Tevrat'a olan imanlari sebebiyledir, digeri de Hz. Muhammed aleyhissalatu vesselam)'e olan imanlari ve onu tasdikleri sebebiyledir.
    (Ayet soyle devam ediyor): "Sizin icin yardimiyla yuruyeceginiz bir nur lutfetsin..." (Hadid, 28). Bu nurdan maksad Kur'an ve Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e ittiba etmeleridir.
    Vahiy soyle devam ediyor: "...Ehl-i Kitap, hakikaten Allah'in fazl(u kerem)inden hicbir seye nail olamayacaklarini, muhakkak butun inayetin Allah'in elinde bulundugunu, onu (ancak) dileyecegi kimselere verecegini bilmedikleri icin mi (kufurde inad ediyorlar? Halbuki bunu pekala biliyorlar da). Allah buyuk fazl-u kerem sahibidir" (Hadid, 29).
    Nesai, Kad12, (8, 231).

    MUCADELE SURESI

    815 - Hz. Aise (radiyallahu anha) buyurdu ki: "Hamd o Allah'adir ki, butun sesleri isitir. Israrci (mucadeleci) kadin Havle, Hz.Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'i evinin yaninda buldu. Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a birseyler soyluyordu. Azna ne soyledigini isitmiyordum. Cenab-i Hakk su ayeti indirdi:
    "(Habibim) Zevci hakkinda seninle diresip duran (nihayet halinden) Allah'a sikayet etmekte olan (kadin)in sozunu umuldugu vechile Allah dinlemistir. Allah sizin konusmanizi zaten isitiyordu. Cunku Allah hakkiyla isitici, kemaliyle gorucudur" (Mucadele 1).
    Buhari, Tevhid 9; Nesai, Talak 33, (6,168); Ibnu Mace, Talak 25, (2063).

    816 - Havle bintu Malik Ibni Sa'lebe (radiyallahu anha) anlatiyor: "Kocam Evs Ibnu's-Samit bana ziharda bulunmustu. Derhal Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e sikayete geldim.
    Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a durumu arzedince bana: "Allah'tan kork, o senin amcaoglundur" diye onun hakkinda beni iknaya calisiyordu. Ben israrima devam ettim. Derken ayet nazil oldu. "(Habibim) zevci hakkinda seninle diresip duran (nihayet halinden) Allah'asikayet etmekte olan kadinin sozunu umdugu vechile Allah dinlemistir..." (Mucadele,1).
    Vahiy uzerine Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
    " Kocan bir kole azad eder" buyurdu. Ben:
    "- Onun kolesi yok!" dedim. Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
    " Oyleyse ard arda iki ay oruc tutar" dedi. Ben tekrar:
    "- Ey Allah'in Resulu, kocam cok yaslidir, oruca tahammul edemez!" dedim.
    " Oyleyse,dedi, altmis fakir doyursun!"
    "- Onun elinde, dedim, sadaka olarak verecek hicbir seyi yok, (nasil altmis fakir doyuracak?)"
    " Oyleyse, dedi, ona ben yardim edeyim. Su bir arak hurmayi al gotur!"
    "- Ey Allah'in Resulu, dedim, diger bir arak'i da ben verip ona yardim edeyim."
    " Guzel soyledin, dedi, git bunlarla ona bedel altmis fakiri doyur. Sonra da (eski nikahinla) amcaogluna don!"
    Ravi bir arakin altmis sa' miktarinda bir olcek oldugunu belirtti.
    EbuDavud, Talak 17, (2214).

    817 - Ali Ibnu Ebi Talib (radiyallahu anh) anlatiyor: "Ey iman edenler, siz Peygambere mahrem bir sey arzetmek istediginiz vakit bu mahrem konusmanizdan evvel sadaka verin. Bu sizin icin daha hayirli, daha temizdir. Fakat bulamazsaniz Suphe yok ki Allah cok magfiret edici, cok esirgeyicidir" (Mucadele, 12) mealindeki ayet nazil oldugu zaman Hz. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bana:
    " (Bu sadakanin) bir dinar olmasina ne dersin?" diye sordu. Ben:
    "- Bu miktar coktur, takat getiremezler" dedim.
    " Yarim dinara ne dersin?" dedi.
    "- Ona da takat getiremezler" dedim.
    " Oyleyse ne kadar o1sun?" dedi.
    "- Bir kil (agirliginda altin) miktari" dedim.
    " Sen de pek parasizsinl" dedi.
    Bunun uzerine su ayet indi: "Mahrem konusmanizdan evvel sadakalar vereceginizden korktunuz mu? Cunku iste yapmadiniz. (Bununla beraber) Allah sizin tevbelerinizi kabul etti. O halde namazi kilin. Zekati verin. Allah ve Peygamberine (diger emirlerinde de) itaat edin. Allah ne yaparsaniz hakkiyla haberdardir" (Mucadele,13).
    Hz. Ali (radiyallahu anh) der ki: "Allah, benim sebebimle bu ummetin mukellefiyetini hafifletti."
    Tirmizi, Tefsir, Mucadele, (3297).

    818 - Hz. Ali (radiyallahu anh) der ki: "Bu ayet ile benden baskasi amel etmedi."
    Rezin'in ilavesidir. Ibnu Kesir kaydetmistir (4, 326).

    HASR SURESI

    819 - Ma'kil Ibnu Yesar (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim sabaha erdigi zaman uc kere "Euzubillahi's-semi'il-alim mines-seytani'r-racim" der ve Hasr suresinden uc ayet okursa, Allah onun icin yetmis bin melegi vekil tayin eder de onlar, aksam oluncaya kadar kendisine rahmet okurlar. Sayet o gun olecek olsa sehid olarak olur. Aksam vaktinde ayni sekilde okuyacak olsa, (keza sabaha kadar ayni seyler sozkonusudur).
    Tirmizi, Fedailu'l-Kur'an 22,(2923).

    820 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Beni Nadir'in hurmaligini yaktirdi ve kestirdi. Burasi (Medine'de Yahudilerin ikamet ettikleri yer olan) Buveyra (denen mevki) idi. Vak'auzerine su ayet indi: "Herhangi bir hurma agacini kestiniz, yahud kokleri ustunde dikili biraktinizsa (hep) Allah'in izniyledir. (Bu izin de) fasiklari rusvay edecegi icin (verilmis)tir" (Hasr, 5).

     

     

    byHaktan - 10.10.2009 - 22:34



Benzer Konular

  1. Hadis-i şerifleri anlamak
    Konuyu Açan: Sarsın, Forum: Ayet Hadis Ve Dini Bilgiler.
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 13.11.2011, 21:05
  2. kutub ı sitte (hadisi şerif)
    Konuyu Açan: nur_31, Forum: Ayet Hadis Ve Dini Bilgiler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 16.03.2010, 22:15
  3. Hadis-i şerifleri inkâr
    Konuyu Açan: eskitoprak, Forum: İslam Genel.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08.12.2008, 18:31
  4. Peygamber Efendimizin Af ve Mağfiret ile İlgili Hadis'i Şerifleri
    Konuyu Açan: KardeLen, Forum: Hikayeler Menkibeler İslami Şiirler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 10.10.2007, 23:59
  5. Kütüb-i Sitte Hadis-i Serifleri 1 - 500
    Konuyu Açan: ChoaS, Forum: Ayet Hadis Ve Dini Bilgiler.
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj : 14.09.2005, 12:05

copyright

Soru Cevap