Klasik Yönetim Anlayışı - Büro Yönetimi

  1. aöf sosyal hizmetler bölümü dersleri - işletme ve yönetim - yönetim ve organizasyon faaliyetleri - sanayileşme sürecinde yönetim anlayışı - yönetim anlayışları

    İnsan doğasının sosyal yaşamı zorunlu kılan yönü, işbirliği ve işbölümü esasına dayanan toplumsal bir yaşam biçimini ortaya çıkarmıştır. Buna bağlı olarak da insanlar belirli ilkeler ve kurallar etrafında birleşerek çeşitli sosyal örgütleri meydana getirmişlerdir. İnsanlık tarihi boyunca bu kurallar ve ilkeler değişim göstermiş ve farklı yönetim anlayışlarının doğmasına neden olmuştur. Yönetim anlayışlarını, tarihsel gelişim sürecini dikkate alarak klasik yönetim anlayışı ve çağdaş yönetim anlayışı olarak iki temel başlık altında incelemek mümkündür. Bunlar günümüzün yönetim anlayışını açıklamak için altyapı oluşturacaktır.

    arihin başlangıcından sanayi devrimine kadar yönetim ve organizasyon faaliyetleri genellikle toprak, din ve askerlik üzerinde yoğunlaşırken kısmen de küçük iş birimlerinde kendini gösteriyordu. Bu dönemde müşteri talepleriyle sınırlı, siparişe dayalı az sayıda üretim biçimi vardı; yönetim ve organizasyon uygulamalarına geleneksellik hâkimdi. Yönetim daha çok deneyime, sezgilere ve sağduyuya dayalıydı; yöneticiler genelde baskıcı ve otokratikti.

    Sanayileşme sürecinde tarımdan sanayiye, küçükten büyüğe, birim üretiminden kitle üretimine geçişle birlikte yönetim anlayışında da önemli değişmeler oldu. Bu değişimin başlangıcı sayılan klasik yönetim anlayışında, bilimsel yönetim, yönetim süreci ve bürokrasi olmak üzere üç temel yaklaşım vardır. Klasik yönetim anlayışı 1930’lu yıllara kadar geçerliğini korumuştur. Daha sonra insan unsurunu ön plana çıkartan insan ilişkileri yaklaşımıyla neoklasik yönetim yaklaşımı geliştirilmiştir. Ancak bu yaklaşım da esas olarak klasik yönetimin temel ilkeleri üzerine yapılandırıldığı için aynı başlık altında incelenecektir.

    19. Yüzyılda Frederick W. Taylor (1856-1915), yönetim bilimine önemli katkılar yapan çalışmalarla tarihe adını yazdırdı. Bu dönemde Taylor, arkadaşları ve daha sonra izleyenleri tarafından geliştirilen bu yönetim yaklaşımına “bilimsel yönetim yaklaşımı” ya da “Taylorizm” adı verilmiştir.

    Taylor’a göre yönetim gerçek bir bilimdir ve temeli açıkça tanımlanmış kanunlara, kurallara ve ilkelere dayanır. Bu yaklaşımla Taylor, fiziksel görevlerin verimliliği sağlayacak biçimde yapılabilmesi için gerekli olan en iyi yönetim ilkelerini ortaya koymuştur. Bu ilkeler, tüm işlerin, iş yaparken kullanılan araçların ve yöntemlerin standartlaştırılmasını; işlerin en kolay yoldan ve kısa zamanda yapılabilmesi için hareket ve zaman etütlerinin yapılmasını; çalışanların bilimsel yollarla seçilmesini ve eğitilmesini; çalışanların teşvik edilmesi için parça başı ücret sisteminin uygulanmasını; uzmanlaşmayı sağlayacak fonksiyonel ya da bölümlere göre ayrılmış ustabaşılık sisteminin uygulanmasını gerektirmektedir. Taylor tarafından geliştirilen bu yönetim ilkeleri, çağında büyük bir devrim yaratmış ve üretimde verimliliğin artmasını sağlamıştır. Bugün geçerli olan çağdaş yönetim tekniklerinin temelinde de bu ilkeleri bulmak mümkündür.

    O dönemin diğer bir bilimsel yöneticisi Frank Gilberth’di; Lillian Gilberth ile birlikte yaptıkları zaman ve hareket etütleriyle, gereksiz hareketleri ortadan kaldırarak işleri basitleştirmeyi, yorgunluğu azaltmayı ve işin daha kısa sürede yapılmasını amaçlamışlardı. Taylor’un çağdaşı olan Henri Fayol da (1841-1925) yönetim sürecinin analizi için düşünsel bir çatı sunmuştur. Fayol tarafından yönetim faaliyetleri birbirini izleyen, belirli fonksiyonlardan oluşan bir süreç olarak ele alınmış; yapıyla, süreçlerle ve sonuçlarla ilgili bazı ilkeler geliştirilmiştir. Genel olarak Taylor ile Fayol arasındaki temel farkın, Taylor’un işçilerden beklediğini Fayol’un yöneticilerden beklemesi olduğu söylenebilir.

    Aynı dönemde Max Weber (1864-1920), bürokrasiyi ideal bir örgüt biçimi olarak önermiştir. Bürokratik yapının herhangi bir yapıya göre daha üstün olduğunu düşünen Weber’e göre, ileri derecede uzmanlaşma, katı bir hiyerarşik yapı, bilimsel olarak saptanmış ilke ve kurallara dayalı yönetim, çalışanların sadece kendilerine söylenenleri yapmaları ve inisiyatif kullanmamaları, işe atamalarda ve yükseltmelerde liyakata önem verilmesi etkenliği artırır.

    1924-1933 yılları arasında Elton Mayo ve arkadaşları Hawthorne deneyleriyle yönetimin davranış alanına büyük katkılar yapmıştır. Bu katkılar sonucunda doğan insan ilişkileri hareketi, yönetimde yeni bir dönemin başlamasına neden olmuştur. Bu döneme kadar yönetime hâkim olan görüşün “örgüt verimliliğinin ancak formel yapı ve kanallar yoluyla artırılabileceği” yönünde olması nedeniyle, Mayo, deneylerine ışıklandırma, ısıtma, yorgunluk ve fiziki yerleşim düzenlerinin işçilerin verimlilikleri üzerindeki etkilerini ortaya çıkartmak amacıyla başlamıştı. Fakat yapılan deneylerin en önemli bulgusu, fiziksel çalışma koşullarının iyileştirilmesine rağmen verimliliğin tamamen kontrol altına alınmasının mümkün olmadığıydı. Bu nedenle Mayo, daha sonra işçilerin davranışlarını fiziksel, psikolojik, ekonomik ve diğer yönleriyle incelemiş; elde ettiği sonuçların geniş sosyal örgütler ve yönetim üzerindeki etkilerini izlemiştir. Bu çalışmalardan sonra informel grup yapılarının ve kanallarının da yönetimin amaçlarını gerçekleştirmede çok önemli katkılar yapabileceği ortaya çıkmıştır.

    Neoklasik yaklaşımın temel kavramları, insanların sadece fizyolojik değil sosyal varlıklar oldukları, birbirlerinden farklı yapılarının bulunduğu, davranışlarının her birinin bir nedene dayandığı, insanlar ile örgütler arasında karşılıklı bağımlılıkların bulunduğu ve işletme örgütlerinin birer sosyal sistem olduklarıdır. Klasik teorinin rasyonellik, ekonomik insan, iş, görev, düzen, disiplin ve örgüt yapısı gibi üzerinde önemle durduğu kavramlara karşılık, neoklasik ya da insan ilişkileri yaklaşımı, insan davranışları, gruplar, sosyal insan, kararlara katılma, tatmin ve motivasyon gibi değerleri ön plana çıkartmıştır. Öte yandan neoklasik yaklaşım, aşırı işbölümüne, otoritenin merkezleşmesine, sıkı ve dar kontrol alanına karşı çıkarken örgüt içindeki informel gruplara önem vermiş ve insanların öncelikle psikososyal gereksinimlerinin karşılanması gerektiğini savunmuştur.

    Her iki klasik anlayışın ileri sürdüğü biçimsel örgüt yapısını belirleyen unsurlar ve ilkeler, yönetim biliminin daha sonraki aşamalarında eleştiri almış olmakla birlikte, bunların yönetim uygulamaları üzerinde çok güçlü etkileri bulunmaktadır. Günümüzde bile bu yaklaşımların temel ilkeleriyle hareket eden geleneksel yönetim anlayışlarının olduğu söylenebilir.

    Klasik yönetim anlayışına dayalı geleneksel yönetimin temel özellikleri şunlardır:
    - Fiziki ve maddi sermaye çok önemlidir; birincil kaynaktır.
    - Makinelerin ve fiziki emeğin üstünlüğü hâkimdir; insan unsuru ikinci derecede önem taşır.
    - Üretim merkezi temel olarak fabrikadır.
    - Merkeziyetçilik hâkimdir.
    - Büyüklük, etkenlikle eş anlamlı olarak kullanılır.
    - Sermayenin özel mülkiyeti vardır, serbest rekabet ve kâr maksimizasyonu çok önemlidir.
    - İşler dikkatli bir şekilde tanımlanır ve uzmanlaşma sağlanır.
    - Mavi yakalı işçiler ile beyaz yakalı memurlar arasında belirgin bir fark vardır.
    - Dik bir hiyerarşik yapı vardır, yetki sorumluluk ilişkileri ayrıntılarıyla belirlenir.
    - Temsili demokrasi geçerlidir, insan haklarına bağlılık vardır ve insancıllık ilkesi benimsenir.


    alıntı

     

     

    BiR-DOST - 05.08.2011 - 01:13



Benzer Konular

  1. AÖF Büro Yönetimi ve Sekreterlik Programı Dersleri
    Konuyu Açan: Nehir, Forum: AÖF Açık Öğretim.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06.04.2010, 21:40
  2. Büro Yönetimi Öğretmeni
    Konuyu Açan: Garip07, Forum: Meslekler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 18.09.2008, 21:43
  3. Büro Yönetimi Ve Sekreterlik Meslek Elemanı
    Konuyu Açan: Garip07, Forum: Meslekler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 18.09.2008, 21:41
  4. Büro Yönetimi ve Sekreterlik
    Konuyu Açan: Garip07, Forum: Meslekler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 18.09.2008, 15:06
  5. Turizmde Büro Yönetimi
    Konuyu Açan: MaRaBoGLu61, Forum: Genel Konular.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 13.09.2008, 21:59

copyright

Soru Cevap

grafimx