Yunus Emre'nin Ahlak Görüşü

Yunus Emre ve Ahlak Görüşü - Yunus Emrenin Ahlakla ilgili Görüşleri - Yunus Emre ve Ahlak - Yunus Emreden Deyişler

Yunus Emre’nin ahlak davranışında İslamiyet’in özünün ve Türk törelerinin büyük etkisi vardır. 13.yy da Anadolu’da Moğol hücumlarının yaygın olduğu dönemlerde Yunus Emre’nin Ahlak felsefesi insanları rahatlamıştır. Bu rahatlamada Yunus Emre’nin insan davranışına bakışı önemlidir. Yunus Emre insanların diline, mezhebine, rengine yoksul veya zengin olmasına bakmaksızın davranılması gerektiğini ortaya koymuştur. Onun bu husustaki görüşlerini yansıtan şiirlerinden işte bazı örnekler:



Sen sana ne sanırsın

Ayrığında onu san

Dört Kitabın manası

Budur eğer var ise



Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil

Yetmişiki millet dahi elin yüzün yumaz değil



Yetmişiki millete bir göz ile bakmayan

Şer’in evliyası ise hakikatte asidir.



Yunus Emre’nin ahlak anlayışında gönül temizliğinin ve iyi niyetin büyük bir yeri vardır. Bu gönül temizliği sorunu İslam ahlakında önel bir yer tutar.

“Yapılan işler niyete göredir” hadisi de bunun açık delilidir. Yunus Emre’nin şu dörtlüğü bu hususta Türkçe olarak açıklık getirmiştir.



Gönül çalabın tahtı

Çalap gönüle baktı

İki cihan bedbahtı

Kim gönül yıkar ise



Yunus Emre toplumdaki kavgayı da önlemeye çaba göstermiştir. Kavga’lar, kırılmalar insanı kine götürebilir. Kinin ise Yunus Emre’nin felsefesinde yeri yoktur. Bu hususta şu tavsiyelerde bulunmuştur.



Giderdim gönülden kini

Kin tutanın yoktur dini



Ayrıca insanları bir tutan kin’in kötülüğünü yeren şu dörtlükte çok ilginçtir.



Adımız Miskindir bizim

Düşmanımız kindir bizim

Bir kimseye kin tutmayız

Kamu alem birdir bize



Yunus Emre, insanları, bazen dilinin felakete sürükleyeceğini hatırlatır. Bu nedenle insanın ilkin düşünüp, sonra konuşmasını tavsiye eder. Kırıcı olmamayı öğütler.



Söz ola kese savaşı

Söz ola kestire başı

Söze ola ağulu aşı

Balla yağı ede bir söz





Kişi bile söz demini

Demiye sözün kemini

Bu cihan cehennemini

Sekiz uçmağ eder bir söz



Yunus Emre insanlar arasında birlik ve dirlikten yanadır. Dinde nasıl tevhid varsa insanlar arasında da barış ve dirlik olmalıdır. Hayat geçicidir. Başka aleme geçmeden önce insanlar arası ilişkilerde ahengi sağlamak gerekir. Bakınız bu konuda ne diyor. Yunus Emre:



Bu dünyaya kalmayalım

Fanidir aldanmayalım

Bir iken ayrılmayalım

Gel dosta gidelim gönül



Yunus, Ahlak’ın doğruluk ilkesi üzerinde çok durur. Bilindiği üzere üstadı Tapduk Emre’ye odunlarının bile doğrusunu getirirmiş. Onun bu konuda şu dörtlüğü dikkati çekicidir.



Abdestimiz Namazımız

Doğruluktur Taatımız

Aşka bağladık safımız

Safımızdan kim ayıra



Yunus Emre yoksulları, çaresizleri ve kimsesizleri daima düşünmüştür. Bunlara yardım elinin uzatılmasını istemiştir. Bu hususta Özgeci (Diğergam) duyguların en güzel örneğini vermiştir. Bu duyguları şu dizelerde bulmak mümkündür.



Bir hastaya vardın ise

Bir içim su verdin ise

Yarın anda karşı gele

Hak şarabın içmiş gibi



Yunus Emre sabır üzerinde çok durmuştur. Peygamberimizin buyurduğu gibi “Sabır imanın yarısıdır.” Atalarımız” öfkeyle kalkan zararla oturur” demiştir.

Yunus Emre’de bu hususta şu iki dörtlüğü vermekle yetinelim:



Derviş bağrı baş gerek

Gözü dolu yaş gerek

Koyundan yavaş gerek

Sen derviş olamazsın

Döğene elsiz gerek

Söğene dilsiz gerek

Derviş gönülsüz gerek

Sen derviş olamazsın



Yunus Emre’nin felsefesinde, vicdan özgürlüğüne verdiği değerin de büyük önemi vardır. Bu nedenle İslamiyet’i batınsız kurallarından ibaret saymaz. İslamiyet’in özüne önem verir. Herkesin inancına saygıdan yanadır. Ancak kendisi iyi bir mümin olarak İslamı sevdirmeye çalışır. Bu konuda bakınız ne diyor:



Aşk imamdır bizde gönül cemaat

Dost yüzü kıbledir, daim salat



Dost yüzün görünce şirk yağmalandı

Onun için kapıda kaldı şeirat



Hakikat bir denizdir. Şeriat gemisi

Çokları gemiden çıkıp denize dalmadılar.

Şeriat Tarikat yoldur varana

Hakikat marifet ondan içeri



Şeriat güç olur

Tarikat yokuş olur

Marifet sarplık durur

Hakikat yücesi



Görülüyor ki Yunus Emre İslam gerçeğinin iyi anlaşılmasını istemiştir. Bu gerçeği iyi anlayanlar başkalarıyla iyi geçinir ve başkalarının haklarına saygı gösterirler.

Yunus Emre’nin ahlak anlayışı sevgi felsefesine bağlıdır. O Yüce Allah’ı ve onun yaratıklarını sevmiştir.

Yaratılanı yaratandan ötürü sevmek ilkesini ortaya koymuştur. Bu sebeple dostlarına karşı vefayı önerir. Bakınız bu konuda ne diyor:



Benim dilim kuş dilidir.

Benim ilim dost ilidir.

Ben bülbülüm, dost gülümdür.

Bilin gülüm solmaz benim.



Başka bir şiirinde de şunları söylüyor:



Gel varalım bizim ile

Ki giresin bahçelere

Daim öter bülbülleri

Gülüstanım solmaz benim



Bizim ilin bahçeleri

Daim tazedir gülleri

Mamuredir Bostanım

Ağyar gülüm bozmaz benim



Demek ki Yunus Emre gönlünü gül bahçesi gibi tutmaktadır. Ve dost kadrini bilmeyi öğütlemektedir. Onun görüşüne göre Allah’ı seven kulunu da sever. Tanrı sevgisini ifade için bakınız ne diyor:



Ne varlığa sevinirim

Ne yokluğa yerinirim

Aşkın ile avunurum

Bana seni gerek seni



Tanrı sevgisi insanı maddenin köleliğinden kurtarır. Maddenin köleliğinden kurtulanlar ise barışa, dayanışmaya ve ahenge önem verirler. Yunus dayanışma için bakınız ne diyor:



Yeyip yedirgil fakire

Eksilirse Tanrı vere

Birgün tenin yere gire

Geri kalan nendir senin



Yunus sevgiyle dolu bir insan olduğu için yaşama sevgisinden yanadır. Yaşama sevincini gerçekleştirmek isteyenler büyüklenmeden, kıskanmadan, yetim hakkı yemeden uzak dururlar. İlahi hikmetlerle gönüllerini meşgul ederler. Bakınız ne diyor Yunus:



Bir kuş olup uçmak gerek

Bir kenara geçmek gerek

Bir şerbetten içmek gerek

İçenler ayırmaz ola



Yunus Emre, yaratıcılığı ve üretkenliği de tavsiye ediyor. Yaratıcı ve üretken insanlar topluma ve insana daha çok katkıda bulunurlar. Bu husustaki görüşünü de şu dörtlüğüyle tamamlayalım:



Çalış kazan ye yedir

Bir gönül ele getir

Yüz Kabeden yeğrektir

Bir gönül ziyareti

Agah Çubukçu

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 8764
favori
like
share
sezerci Tarih: 14.03.2011 14:41
saol
Terakkiperver Tarih: 03.12.2009 22:58
Kabir ehlinin halleri..(Yunus Emre'den)

Hani şirin yüzlüler,

Hani ol güneş yünlüler?

Bunlar bir vakit beyler idi,

Kapıcılar korkar idi.

Gel şimdi gör bilmeyesin,

Bey hangidir, ya kulları.

Ne kapı var giresi

Ne yemek var yiyesi,

Ne ışık var göresi

Dün (gece) olmuştur gündüzleri.”



Acep bu benim halim,

Yar altında ahvalim,

Varıp yatacak yerim,

Akrep dolamı ya Rab!

Yunus kabre vardıkta

Münker Nekir geldikte

Bize sual ettikte,

Dilim dönemi ya Rab!



“Şunlar ki çoktur malları

Gör nice oldu halleri

Sonucu bir gömlek giymiş

Onunda yoktur kolları”